|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, İlaç Sanayi Ticaret A.Ş.’nin ruhsat sahibi olduğu “Sefiksim + klavulanik asit” içeren ilaçların ruhsatlarının Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından askıya alınması hukuki uyuşmazlığı ele alınmıştır. Başvuran, ruhsatların usul ve yasaya aykırı olarak askıya alındığını iddia ederken, TİTCK, ruhsatların askıya alınma gerekçesinin, etkinliğin yetersizliği ve klavulanik asidin yan etki potansiyeli olduğunu belirtmiştir. TİTCK, bu kararın bilimsel komisyonlar tarafından alınan değerlendirmelere dayandığını ve ruhsatın askıya alınmasının geri dönüşlü bir uygulama olduğunu ifade etmiştir.
Hukuki değerlendirmede, ruhsatın askıya alınmasının Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği’nin 22. maddesinin (b) fıkrasına dayandığı vurgulanmıştır. İlgili yönetmelik, terapötik etkinin yetersizliğinin tespit edilmesi durumunda ruhsatın askıya alınabileceğini öngörmektedir. Ancak, bilirkişi raporları, şikayete konu ürünlerin ruhsatlandırma sürecinin mevzuata uygun olduğunu ve etkinlik ile güvenlik açısından yeterli verilerin sunulduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak, TİTCK’nın ruhsat askıya alma kararlarının hukuka ve bilimsel temellere uygun olmadığına kanaat getirilmiştir. |
GİZLİ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 5630-5630 |sayi|94019529-101.07.04-E.94019529-101.07.04-E.
BAŞVURU NO : 2018/10845 2018/ 10845
KARAR TARİHİ : 04/03/2019 |tarih|
TAVSİYE KARARI
: –
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran şirketin ruhsat sahibi olduğu
“Sefiksim + klavulanik asit” etkin maddelerini içeren ürünlerinin/ ilaçlarının usul ve yasaya aykırı olarak askıya alındığı iddiası hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 07/09/2018 7.9.2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. İlaç Sanayi Ticaret A.Ş.’nin sahibi olduğu Sefiksim/ Klavulanik asit içeren İnnocef Plus 100/ 62,5 mg Saşe, İnnocef Plus 200/ 62,5 mg Saşe, İnnocef Plus 200/ 125 mg Saşe, İnnocef Plus 400/ 125 mg Saşe isimli ürünlere / ilaçlara ait 11.11.2011 – 237/ 6, 04.11.2011 – 236/ 80,
19.10.2012 – 245/ 75, 19.10.2012 – 245/ 76 tarih ve sayılı ruhsatnamelerin askıya alınmasına
ilişkin TİTCK’nın 24.07.2018 tarih ve ile 10.07.2018 tarih ve sayılı kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla şikâyet başvurusu yapılmış olup, şikayet dilekçesi ve eklerinden özetle;
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
1 / 151.1. TİTCK’nın askıya alma ve geri çekme kararlarının konusu olan şikayete konu ruhsatlı bu
ürünlerin enfeksiyon hastalıklarını önlemek amacıyla kullanılmakta olduğu, ürünlerin sefalosporin grubu ve klavulanik asit kombinasyonu ürünlerden oluştuğu, 1.2. Vitalis İlaç Sanayi Ticaret A.Ş.’nin imal ruhsatlarına sahip olduğu şikayet konusu ürünlerin,
19.01.2005 tarihinde yayımlanan ve halen yürürlükte olan Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma
Yönetmeliğine uygun olarak ruhsatlandırıldığı, 1.3. Sağlık Bakanlığı tarafından 2014 yılında çok geniş kapsamlı bir soruşturma başlatıldığı ve grup firmalarının ruhsatlarının tamamının yeniden incelenip analiz edildiği, iki ayrı üniversiteden iki ayrı bağımsız ve tarafsız bilirkişi heyetleri oluşturulup teknik ve bilimsel raporlar düzenlettirildiği, düzenlenen raporlara dayalı olarak da bizzat TİTCK’nın bilgisi dahilinde grup şirketleri tarafından üretilip pazarlanan ürünlere ilişkin ruhsatların usul, yasa, bilim ve tekniğe uygun olarak verildiğinin tespit edildiği, 1.4. TİTCK ile firmalarının üyesi olduğu GİFD arasında 01.06.2016 tarihinde bu grup ürünlerin de dahil olduğu 138 ürün için görüşmeler başlatıldığı, TİTCK Başkan Yardımcısı ve İlaç
Ruhsatlandırma Daire Başkanı ile yapılan görüşmelerde ürünleri hakkında yapılan ithamların doğruluk payının olmadığı, tüm çalışmalarının bilimsel verilere ve mevzuatlara uygun olduğu hatta sonrasında ilave çalışmaların da firmalarının kendi isteği ile yapıldığı, 1.5. Ürünlerin pazara arzından sonra ve gereklilik olmadığı halde ürünleri ile ilgili olarak TAKEDA firmasının global alandaki klinisyenleri ile dizayn edilen Susceptibility çalışmalarının (antibiyotik duyarlılık) İ . Ü. Çapa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalında yürütüldüğü, bu çalışmanın üst solunum yolundan alınan ve takibi yapılan 100 patojen üzerinde gerçekleştirildiği, İ . Ü. Çapa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı laboratuvarının
T .C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından belirlenen mikrobiyoloji referans laboratuvarı olduğu, dış kalite kontrollerinin yılda iki kez Halk Sağlığı Kurumu tarafından yapıldığı ve kalite belgesi düzenlendiği, ayrıca laboratuvarın İngiltere merkezli
NEQAS Kurumu tarafından anti-mikrobiyal direnç araştırmaları açısından akredite olduğu, çalışma süresince başında ve sonunda TAKEDA firması tarafından denetimler yapıldığı ve çalışmanın eksiksiz bir şekilde tamamlandığı, bu çalışmada klavulanik asit ile kombine ürünlerin mono ürünlere göre daha etkin olduğunun ispatlandığı, 1.6. GİFD aracılığıyla TİTCK’ya yine bu grup ürünlerden olan sefdinir/klavulanik asit kombinasyonunun mono sefdinir kullanımından daha etkili ve mono sefdinir kullanımı kadar güvenli olduğunu destekleyen verilerin ve antibiyotik duyarlılık çalışması sonuçlarının sunulduğu, sonrasında ise diğer sefalosporin grubu ürünler için de duyarlılık çalışmaları yürütüldüğü ve mono sefalosporinlere karşın kombine ürün sonuçlarının daha etkin çıktığı, GİFD tarafından Sefalosporin grubu / Klavulanik asit kombinasyonunu içeren ürünler hakkındaki TİTCK talebine yanıt verildiği, yürütülen antibiyotik duyarlılık çalışma sonuçlarının sunulduğu, 1.7. GİFD tarafından Sefalosporin grubu / Klavulanik asit kombinasyonunu içeren ürünler hakkında klinik çalışma taahhüdü verildiği, 1.8. GİFD tarafından firmalarının ruhsat sahibi olduğu Molcef Plus 400/ 125 mg Film Tablet ürünü
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
.
2 / 15için başlatılması planlanan klinik çalışma için TİTCK’ya görüş sorulduğu, TİTCK tarafından
ürünün ruhsatı askıda olduğu için öncelikle faz III klinik çalışma yerine farmakokinetik ve farmakodinamik çalışmaların yürütülmesinin talep edildiği, 1.9. FDA ve EMA’da hatta Türkiye’de ruhsat alan güncel sefalosporin gruplarına bakıldığında firmalarının ürün geliştirme mantığının uluslararası arenada kabul gördüğünün yeni sefalosporin ve beta laktamaz intibitörleri kombinasyonları ile ortaya konduğunu, yıllardan beri kullanımda olan beta laktamaz inhibitör ilavesinin ise hastada güvenlik riski oluşturmayacağı, 1.10. Yine aynı grup olan sefdinir /klavulanik asit kombinasyonu ürünlerin ruhsat askı ve geri çekme kararının geri alınmasının 25/ 05/ 2018 tarih ve sayılı karar ile
Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından TİTCK’ya tavsiye edildiği, TİTCK tarafından bu Tavsiye
Kararına da uyulmadığı belirtilerek, 1.11. Yukarıda açıklanan nedenlerle, talep konusu ruhsat askı ve geri çekme kararlarıyla ilgili
TİTCK’nın hatalı davranmış olduğunun tespiti, hatalı davranışından dönmesi için şikayet konusu ürünlerin askıya alınması ve geri çekilmesine dair kararların kaldırılması, mağduriyetlerinin giderilmesi, Talep edilmiştir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 04.10.2018 tarih ve sayılı yazısı ile TİTCK’den şikayete konu iddialarla ilgili olarak ayrıntılı açıklama ve bilgi-belge istenmiş olup, TİTCK’nın 07.12.2018 tarih ve
sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle :
2.1. Ülkemizde piyasaya sunulan her ilacın “ Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği ” doğrultusunda yapılan ayrıntılı bilimsel ve idari değerlendirmeler sonucunda ruhsatlandırıldığı, Kurum tarafından ruhsatlanan ürünlerin kalitesinin, etkililiğinin ve güvenliliğinin kanıtlanmış olması gerektiği, ruhsatlandırılmış bir ürünle ilgili olarak da güncel bilimsel gereklilikler doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılabildiği, 2.2. Şikayete konu olan ürünle ilgili olarak da ruhsatlandırma sonrasında ürünlerin bileşiminde yer alan sefiksim + klavulanik asit etkin maddeli ürünlerde yer alan etkin maddelerin sadece sefiksimle kıyaslandığında birlikte kullanımlarında artmış bir etkililiğinin bulunmaması ve hastaların gerekmediği halde klavulanik asitin olası yan etkilerine maruz kalma potansiyelinin bulunmasına dair hususların bilimsel komisyonlarca değerlendirilmesi sonucunda halk sağlığı düşünülerek, Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliğinin askıya alma hükümlerini düzenleyen 22. maddesinin (b) fıkrasında belirtilen “…terapötik etkinin yetersizliğinin tesbiti veya olmadığının tesbiti …” hükmü doğrultusunda söz konusu ilacın ruhsatının askıya alınmasına ve ilaçların piyasadan çekilmesine karar verildiği, karara dayanak teşkil eden bilimsel kararların farklı zamanlarda oluşturulan kurul ve komisyonlarca incelenerek toplamda 86 üye tarafından alındığı, 2.3. Ülkemizde ve dünyada sadece “sefiksim” etkin maddesini içeren ürünlerin piyasada bulunduğu, şikayete konu olan “ klavulanik asit ” ile kombine edilmiş ürünlerin, ülkemiz dışında, dünyanın ilaç piyasası sıkı düzenlenen ve denetlenen ülkelerinde ruhsatlı olarak bulunmadığı,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
3 / 152.4. Sefiksimin de içinde bulunduğu sefalosporin grubu antibiyotiklerin klavulanik asit ile
kombinasyonlarına ait mevcut ruhsatlı ürünlerin endikasyon bilgileri, yurt dışında mevcut olup olmadıkları ve hepatoksisite potansiyeli hakkında Kurumun Bilimsel Danışma Komisyonu tarafından değerlendirme raporu hazırlandığı, rapora göre “ sefiksim + klavulanik asit ” kombinasyonu içeren ürünlerin sefiksim içeren ilaçlardan farkı olmadığı, klavulanik asidin söz konusu sefiksimin oluşturduğu etkiye bir katkısı olduğuna dair bilimsel verinin bulunmadığı, firma tarafından sunulan in vitro çalışma sonuçlarının ise Kurumun Bilimsel Danışma
Komisyonlarınca yeterli bulunmadığı, 2.5. Söz konusu ürünlerin bileşiminde yer alan etkin maddelerin birlikte kullanılmasının terapötik etkiyi arttırdığını kanıtlar çalışmaların yapılması ve sunulması sonrasında yapılacak risk/yarar değerlendirmelerine bağlı olarak ruhsat askıya alma işleminin iptal edilebileceği, askıya alma işleminin geri dönüşlü bir uygulama olduğu, 2.6. Şikayete konu olan ürünlere yönelik yapılan tüm işlemlerin idari tasarruf olmadığı, tamamen mevzuata ve bilimsel temelli olan teknik eksikliklere dayandığı, 2.7. Firma tarafından sunulan İ . Ü. Çapa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalında yürütülen Susceptibility (antibiyotik duyarlılık) in vitro çalışmanın Kurulda ve Komisyonda değerlendirilerek; çalışmaya dahil edilen bakterilerin bir kısmının beta-laktamaz üretmediğinin, bir kısmının ise ürettiği beta laktamazın sefdiniri parçalama özelliğinin bulunmadığının, çalışma yapılacaksa bunun çoklu dirençli gram (-) bakterilerin sebep olduğu üriner sistem enfeksiyonları ve cilt enfeksiyonları gibi toplum kökenli klinik tablolarda yapılması gerektiğinin, yan etkiler yönünden de risk artışına neden olabileceğinden mevcut endikasyonlarda kullanıma gerek olmadığının ve bu nedenlerle bu endikasyonlarda ruhsatların iptalinin uygun olacağının belirtildiği, 2.8. Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından yapılan değerlendirmeye ilişkin 2017/ 14703 sayılı Tavsiye
Kararının 25.05.2018 tarihinde Kurumlarına sunulması üzerine bilimsel komisyon görüşü doğrultusunda hazırlanmış cevabi yazıda (inceleme sırasında ileri sürdükleri etkililikle ilgili gerekçelere ek olarak farklı zamanlarda oluşturulan toplam 86 üyeden oluşan kurul ve komisyonların tamamında ilgili ilaçlar hakkında her seferinde aynı kararın verilmiş olmasına rağmen Kurumumuzun sadece 3 bilirkişinin yazdığı görüşe istinaden karar verdiği, ilaçlarla ilgili düzenleme ve denetleme yetkisinin ve bu konularda oluşacak sorunlar konusunda da yine her türlü sorumluluğun TİTCK’ya verildiği, bu nedenle Kurumlarının bilimsel danışma komisyonlarının aldığı karara göre hareket ettikleri, Kurumları işlemlerinin tesisinde esas alınan bilimsel komisyon kararlarının ilim ve fenne uygunluğunun bilirkişiler aracılığıyla sorgulanmasının ve bilirkişi kararının üstün tutulmasının Kurumda görev yapan Bilimsel
Komisyonların ve dolayısıyla Kurumun işlevini yerine getiremez hale gelmesine neden olacağı, Bilirkişi Heyeti kararının bilimsel komisyon kararından üstün tutulmasında somut kriterler bulunması gerektiği belirtilerek) Tavsiye Kararına uyulmayacağının bildirildiği, 2.9. Kurumlarının temel görevlerinden birinin güncel bilginin takibini ve bu doğrultuda gerekli değerlendirmenin yapılmasını sağlayarak, toplum sağlığını korumak olduğu, bu sebeple alınan her kararın, yapılan her uygulamanın bilimsel ve güncel bir gereklilik doğrultusunda yeniden
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
.
4 / 15değerlendirilerek revize edilebilmekte olduğu, hiçbir firmanın ya da kuruluşun ticari kaygısının
toplum sağlığını etkileyecek hususların değerlendirilmesinde belirleyici temel kriter kabul edilmediği, Belirtilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Anayasamız ın 74’üncü maddesi;
“ …Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler… ”
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun :
4.1. “ Kurumun görevi ” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası;
“ Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” 4.2.“ Bilirkişi görevlendirilmesi ve tanık dinlenmesi ” başlıklı 19 uncu maddesinin birinci fıkrası;
“İnceleme ve araştırma konusu ile ilgili olarak Başdenetçi veya denetçiler bilirkişi görevlendirebilir .” 5. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “ Bilirkişi görevlendirilmesi ” başlıklı 24’üncü maddesi;
“( 1) Başdenetçi veya denetçiler, inceleme ve araştırma konusuyla ilgili olarak özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde alanında uzman kişilerden bilirkişi görevlendirebilir .
Bilirkişiler, adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarınca belirlenen listelerde yer alanlardan, üniversite öğretim elemanlarından veya meslek odası mensuplarından da seçilebilir .
( 2) Bilirkişi olarak görevlendirilecek kişilerin; a) Mesleklerinde en az beş yıllık deneyim sahibi olması, b) Affa uğramış veya ertelenmiş olsa bile Devlete karşı işlenen suçlar ile zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflâs gibi bir suçtan veya kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, gerçeğe aykırı bilirkişilik yapma, yalan tanıklık suçlarından biriyle hükümlü bulunmaması, c) Disiplin yönünden meslekten ya da memuriyetten çıkarılmamış veya sanat icrasından geçici olarak yasaklanmamış olması, gerekir .
( 3) Bilirkişiler, çalıştıkları veya iş ilişkisi içinde bulundukları idareyle ilgili veya kendilerinin, eşlerinin ve üçüncü dereceye kadar (bu derece dâhil) kan ve kayın hısımlarının şikâyet başvurularında bilirkişilik yapamaz .
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
5 / 15( 4) Bilirkişi daha önce bilirkişilik göreviyle ilgili olarak bir kurulda yemin etmemişse,
“Görevimi adalete bağlı kalarak, bilim ve fenne uygun olarak, tarafsızlıkla yerine getireceğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim” şeklinde yemin eder .
( 5) Bilirkişi, Başdenetçi veya denetçi tarafından belirlenen süre içinde raporunu Kuruma sunmak zorundadır . Bu süre, görevin verildiği tarihten itibaren iki ayı geçemez . Konunun kapsamlı ve karışık olması hâlinde bu süre bir ay daha uzatılabilir .
( 6) Bilirkişi, görevi sebebiyle yahut görevini yerine getirirken öğrendiği sırları saklamak, kendisi ve başkaları yararına kullanmaktan kaçınmakla yükümlüdür .
( 7) Bilirkişilere, Kanunun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre ödeme yapılır .”
6. Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği :
“ Ruhsatın Askıya Alınması
Madde 22: Ruhsatlı bir ürün ile ilgili olarak aşağıdaki durumlardan birinin tespiti halinde,
ürüne ait ruhsat Bakanlık tarafından askıya alınır :
a) Normal kullanım şartlarında zararlı etkilerinin ortaya çıkması, b) Terapötik etkisinin olmadığının tesbiti veya yetersiz olduğunun tesbiti, c) Ruhsata esas olan formülasyondan farklı bir formülasyon ile üretilmesi, d) Ruhsata esas formül, doz, farmasötik form, ambalaj ve kısa ürün bilgilerinde Bakanlığın bilgisi ve/veya onayı dışında değişiklik yapılması, e) Ruhsat sahibi tarafından üretim ve kontrol yöntemleri bakımından bilimsel ve teknik ilerlemelerin dikkate alınmaması ve tıbbi ürünün genel kabul gören bilimsel yöntemlerle üretilmesini ve kontrol edilmesini sağlamak amacıyla gerekli her türlü değişikliğin yapılmaması ve bu değişikliğin Bakanlığın onayına sunulmaması, f) Yapılan piyasa kontrolleri sonucunda hatalı olduğu tespit edilen ürünler için yapılan uyarının dikkate alınmaması ve hatalı üretime devam edilmesi, g) Ambalaj ve etiketleme ile ilgili mevzuat hükümlerine uyulmaması ve ruhsat sahibine yapılan uyarının etkisiz kalması, h) Ruhsat sahibi tarafından, ürünle ilgili olarak Bakanlık talimatlarına ve uyarılarına cevap verilmemesi, i) Bu Yönetmeliğin hükümlerine göre bir ürünün ruhsatlandırılması için sunulan bilgi ve belgelerde yanlışlık olduğunun tespit edilmesi, j) (Değişik : RG- 14/ 11/ 2013- 28821) Ruhsat verilmiş bir tıbbi ürünün ruhsatlandırıldıktan sonra üç yıl içinde fiili olarak pazara sunulmaması veya daha önce pazara sunulmuş olan ruhsatlı bir ürünün kesintisiz bir yıl boyunca pazarda mevcut olmaması, k) (Değişik : RG- 22/ 4/ 2009- 27208) Firma tarafından sunulan gerekçelerin Bakanlık tarafından uygun bulunması, l) Farmakovijilans uygulamaları çerçevesinde ulaşan bildirimlerin Bakanlık tarafından
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
6 / 15yapılan risk/yarar değerlendirilmesi sonucunda ruhsatın askıya alınmasına karar verilmesi .
Ruhsatı askıya alınan bir ürünün üretimi (Ek ibare : RG- 22/ 4/ 2009- 27208) veya ithali durdurulur . Dağıtımda ve satışta olan ürünler hakkındaki karar, ruhsatın askıya alınma gerekçesi dikkate alınarak, Bakanlıkça verilir .”
7. Geri Çekme Yönetmeliği :
“Geri çekmenin sınıflandırılması
MADDE 9 – ( 1) Geri çekmenin sınıfı, hatalı veya hatalı olduğundan şüphe edilen ürünün tüketici sağlığına zarar verme riski ve hatanın niteliği değerlendirilerek belirlenir .
( 2) Geri çekmenin sınıfları aşağıda belirtilmiştir :
a) Birinci sınıf : Ciddi ve hayati sağlık sorunlarının çıktığı ve çıkabileceğine dair kabul edilebilir nedenlerin bulunduğu durumlar .
b) İkinci sınıf : Geçici ve tedavi edilebilir sağlık sorunlarının çıktığı veya muhtemel olduğu durumlar .
c) Üçüncü sınıf : Ürünün kullanılmasının sağlığa zararlı olmadığı durumlar .
Geri çekmenin sınırları
MADDE 10 – ( 1) Geri çekmenin dağıtım zincirinin hangi seviyesine kadar ineceği şu şekilde
belirlenir :
a) A seviyesi, nihai kullanıcı seviyesine kadar iner .
b) B seviyesi, nihai kullanıcıya ürünü sağlayan tüm yerlere kadar iner .
c) C seviyesi, toptan satış, depo vesaire seviyesine kadar iner .
…
Geri çekmenin duyurulması
MADDE 12 – ( 1) Bir geri çekme kararı alındığında, durum sorumlu firma tarafından en kısa sürede ek- 2’de yer alan duyuru metnine uygun olacak şekilde, geri çekme seviyesine göre ürünü bulundurabilecek tüm kurum/kuruluşlar ve kişilere bildirilir . Duyurunun yazılı olarak yapılması ve bir örneğinin Kuruma gönderilmesi zorunludur . Yazılı duyuruya ek olarak diğer iletişim yöntemleri ile de duyuru yapılabilir .
( 2) Sorumlu firma tarafından yapılan geri çekme duyurusunda hiç bir reklâm unsuru bulunamaz . Duyuru sadece bilgi vermek amacıyla yapılır .
( 3) Geri çekmenin sınıfına göre aşağıdaki işlemler uygulanır :
a) Birinci sınıf geri çekmelerde süreç aşağıdaki şekildedir .
1) Kurum, tüm kitle iletişim araçlarını kullanarak hatalı ürünler hususunda kamuoyunu
bilgilendirir .
2) Sorumlu firma tarafından, geri çekme seviyesine göre hatalı partiye ait ürünü
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
7 / 15bulundurabilecek tüm kurum/kuruluşlar ve kişilere yazılı duyuru yapılır .
3) Duyurunun yapılmasından sonra sorumlu firma tarafından, 24 saat içinde piyasada mevcut
hatalı ürünün kontrol altına alınması için gerekli tedbirler alınır .
4) Gerçekleştirilen işlemlerle ilgili haftalık olarak Kuruma bilgi verilir .
b) İkinci sınıf geri çekmelerde, duyurunun yapılmasını takiben sorumlu firma tarafından hatalı ürünün 48 saat içinde kontrol altına alınması için gerekli tedbirler alınır .
c) Üçüncü sınıf geri çekmelerde duyurunun yapılmasını takiben sorumlu firma tarafından hatalı ürünün 72 saat içinde kontrol altına alınması için gerekli tedbirler alınır .
ç) Geri çekmelerle ilgili duyurular Kurumun resmî internet sitesinden yapılabilir .” 8. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Bilimsel Danışma Komisyonlarının Teşkili ve
Görevleri Hakkında Yönetmelik :
“Komisyonların görevi
MADDE 7 – ( 1) Komisyonlar, Kurumun görev alanına giren tüm iş ve işlemler ile ihtiyaç duyulan alanlarda bilimsel danışmanlık yapmak ve görüş bildirmekle görevlidir .
…
Komisyonların çalışma usul ve esasları
MADDE 9 – ( 1) Komisyonlar, Kurumun daveti üzerine belirlenen gün ve saatte toplanır .
( 2) Komisyonlar kendi üyeleri arasından bir başkan ve başkan vekili seçer . Kurum idarecisinin komisyona katılımı halinde, başkanlık görevini Kurum idarecisi yürütür .
( 3) Komisyonlar, komisyon üye sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar alır .
( 4) Komisyon kararları tavsiye niteliğindedir . Komisyon kararları bilimsel gerekçelere dayalı olarak yazılmak zorundadır .”
Hükümleri amirdir .
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; şikayete konu ürünün/ ilacın ruhsatının askıya alınması ve geri çekilmesine dair işlemler geri alınarak mağduriyetin giderilmesi için Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna tavsiyede bulunulması gerektiği yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Şikayet başvuru dilekçesinde özetle; İlaç Sanayi Ticaret A.Ş.’nin imal ruhsatlarına sahip olduğu Sefiksim/ Klavulanik asit içeren İnnocef Plus 100/ 62,5 mg Saşe, İnnocef Plus 200/ 62,5 mg Saşe, İnnocef Plus 200/ 125 mg Saşe, İnnocef Plus 400/ 125 mg Saşe isimli ürünlerin / ilaçların 19.01.2005 tarihinde yayımlanan ve halen yürürlükte olan Beşeri Tıbbi Ürünler
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
8 / 15Ruhsatlandırma Yönetmeliğine uygun bir şekilde ruhsat başvuruları yapılarak, ruhsatlandırma
süreçlerindeki bilimsel komisyonlardan geçerek ve idari gereklilikleri sağlanarak Türkiye İlaç ve
Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından ruhsatlandırılmasına rağmen, adı geçen Kurum tarafından usul ve yasaya aykırı bir şekilde ruhsatlarının askıya alındığı iddia edilmiştir .
11. TİTCK tarafından sunulan cevabi yazıda ise; Şikayete konu olan ürünle ilgili olarak da ruhsatlandırma sonrasında ürünlerin bileşiminde yer alan sefiksim + klavulanik asit etkin maddeli ürünlerde yer alan etkin maddelerin sadece sefiksimle kıyaslandığında birlikte kullanımlarında artmış bir etkililiğinin bulunmaması ve hastaların gerekmediği halde klavulanik asitin olası yan etkilerine maruz kalma potansiyelinin bulunmasına dair hususların bilimsel komisyonlarca değerlendirilmesi sonucunda halk sağlığı düşünülerek, Beşeri Tıbbi Ürünler
Ruhsatlandırma Yönetmeliğinin askıya alma hükümlerini düzenleyen 22. maddesinin (b)
fıkrasında belirtilen “…terapötik etkinin yetersizliğinin tesbiti veya olmadığının tesbiti …” hükmü doğrultusunda söz konusu ilacın ruhsatının askıya alınmasına ve ilaçların piyasadan çekilmesine karar verildiği, karara dayanak teşkil eden bilimsel kararların farklı zamanlarda oluşturulan kurul ve komisyonlarca incelenerek toplamda 86 üye tarafından alındığı, firma tarafından sunulan çalışma sonuçlarının ise Kurumun Bilimsel Danışma Komisyonlarınca yeterli bulunmadığı, söz konusu ürünlerin bileşiminde yer alan etkin maddelerin birlikte kullanılmasının terapötik etkiyi arttırdığını kanıtlar çalışmaların yapılması ve sunulması sonrasında yapılacak risk/yarar değerlendirmelerine bağlı olarak ruhsat askıya alma işleminin iptal edilebileceği, askıya alma işleminin geri dönüşlü bir uygulama olduğu belirtilmiştir .
12. Şikayet başvuru dilekçesinde pek çok iddia yer almak beraber şikayet konusunun özünü, Vitalis
İlaç Sanayi Ticaret A.Ş.’nin sahibi olduğu şikayete konu ürünlerin/ilaçların, Beşeri Tıbbi Ürünler
Ruhsatlandırma Yönetmeliği’nin 22. maddesinin (b) fıkrası gereği “…terapötik etkinin yetersizliğinin tesbiti veya olmadığının tesbiti …” hükmü doğrultusunda TİTCK tarafından askıya alınması kararlarının ilim ve fenne uygun olup olmadığı hususu oluşturmaktadır .
13. Bu hususun açıklığa kavuşturulması amacıyla Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 19’uncu maddesi ve Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğinin 24’üncü maddesi hükümleri çerçevesinde, enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji (Prof .Dr…), enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji (Prof . Dr…) ve tıbbi farmakoloji (Prof . Dr…) alanlarından akademisyenlerin Kamu Denetçiliği Kurumuna davet edilmesi suretiyle oluşturulan bilirkişi heyetine dosyalar incelettirilmiş olup, bilirkişi raporunda;
“ Kamu Denetçiliği Kurumu Başvuru Tarihi : 07/09/201807.09.2018
Kamu Denetçiliği Kurumu Dosya No : 2018/ 10845 ( İlaç)
Başvuru Konusu Olan Ürünler :
…
Vitalis İlaç
İnnocef Plus 100/ 62,5 mg Saşe – Ruhsatlı, henüz pazara sunulmadı
İnnocef Plus 200/ 125 mg Saşe – Ruhsatlı, henüz pazara sunulmadı
İnnocef Plus 200/ 62,5 mg Saşe – Ruhsatlı, henüz pazara sunulmadı
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
.
9 / 15İnnocef Plus 400/ 125 mg Saşe – Ruhsatlı, henüz pazara sunulmadı
Ürünlerin Ruhsat Aldığı Tarih ve Ruhsat No :
…
Vitalis İlaç
İnnocef Plus 100/ 62,5 mg Saşe ( 11.11.2011 – 237/ 6), İnnocef Plus 200/ 125 mg Saşe ( 19.10.2012 – 245/ 75), İnnocef Plus 200/ 62,5 mg Saşe ( 4.11.2011 – 236/ 80), İnnocef Plus 400/ 125 mg Saşe ( 19.10.2012 – 245/ 76)
Kullanım alanı :
Bakteri enfeksiyonları için kullanılan bakterisid antibiyotik
İlacın etken maddesi :
Beta-laktam grubu antibiyotik olan sefalosporinler ve beta-laktamaz inhibitörü olan klavulanik asit kombinasyonu
TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU’NUN RUHSAT ASKI GEREKÇESİ :
10.07.2018 tarihinde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından Beşeri Tıbbi Ürünler
Ruhsatlandırma Yönetmeliği’nin 22. maddesinin, b) fıkrasında yer alan “Terapötik etkisinin olmadığının tesbiti veya yetersiz olduğunun tesbiti” gerekçesi ile, Beşeri Tıbbi Ürün Klinik
Değerlendirme Komisyon Kararı ile; sefalosporin (sefiksim, sefpodoksim, seftibüten, sefaklor, sefuroksim)/klavulanik asit kombinasyonları ile ilgili olarak sadece mikrobiyolojik verilerin sunulmuş olduğu, klinik çalışma sonuçlarının, biyoyararlanım ve güvenlilik verilerinin dosyada mevcut olmadığı tespit edilmiş olduğundan beta-laktamaz direnci yüksek sefalosporinlere (sefuroksim, sefdinir gibi) beta-laktamaz inhibitörü eklenmesinin biyoyararlanımının, klinik olarak etkililiği ve güvenliliğinin (başta endikasyon alanına giren çocukluk çağı olmak üzere tüm yaş gruplarında) kontrollü klinik çalışmalar ile kanıtlanmasının gerekli görülmesi sebebiyle ruhsatları askıya alınmıştır . 24.07.2017 tarihinde ise Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından 2. sınıf C seviyesinde (toptan satış, depo vs .) geri çekme işlemi uygulanmıştır .
AÇIKLAMA
Beta-laktam halkası içeren antibiyotikler genel etki mekanizması bakımından bakterilerin hücre duvarında yer alan penisilin bağlayıcı proteinlere (PBP) bağlanarak hücre duvarı sentezini durdururlar . Penisilinler ve sefalosporinler, beta-laktam antibiyotikler sınıfındadır .
Sefalosporinler kimyasal yapı ve etki mekanizmaları bakımından penisilinlere yakından benzerler; her iki antibiyotik grubu da yapısında bir beta-laktam halkası bulundurur .
Beta-laktam halkası içeren antibiyotiklerden olan penisilin ve sefalosporin grupları, dünyada uzun yıllardır satışta ve kullanımı olan en güvenli antibiyotiklerdendir . Etkililik ve güvenlilikleri yayınlanan birçok çalışma ile kanıtlanmıştır . Penisilinler ile kıyaslandığında sefalosporin grupları yan etki profili açısından daha güvenlidir .
Beta-laktam halkası içeren antibiyotiklerden penisilin ve sefalosporinler için direnç mekanizmaları arasında, bakteriler tarafından üretilen beta-laktamaz enzimleri rol oynar . Bu enzimler penisilin ve sefalosporin grubu antibiyotiklerde bulunan Beta-laktam halkasının parçalanmasını sağlayarak direnç oluşmasına da sebebiyet verirler . Ambler ’in altgrub 2e’de yer alan sefalosporinazların sefalosporinleri parçaladıkları ve antibiyotiğin etkisizleştirdikleri bilinmektedir . Beta-laktamaz inhibitörü olan klavulanik asit bu grupta yer alan
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
.
10 / 15Beta-laktamazlara karşı etkili bir Beta-laktamaz inhibitörü olup sefalosporinin parçalanmasını
önler .
Penisilin grubu ile bu direnç mekanizmasına karşı beta-laktam grubu antibiyotik olan ama tek başına kullanılmayan beta-laktamaz inhibitörleri kullanır iken, güncel bilimsel veriler incelendiğinde beta-laktam grubu içeren sefalosporinler ile beraber de beta-laktamaz inhibitörlerinin beraber kullanıldığı görülmektedir . FDA ve EMA’da hatta Türkiye’de ruhsat alan güncel sefalosporin gruplarına bakıldığında firmanın ürün geliştirme mantığının uluslararası platformda kabul gördüğü yeni sefalosporin ve beta-laktamaz inhibitörleri kombinasyonları ile ortaya konmuştur .
“Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği” doğrultusunda bilinen etkili ve güvenli iki etkin madde içeren ürünler, sabit kombinasyon başvurusu olarak mevzuata uygun şekilde biyoyararlanım çalışması ile etkililik ve güvenliği kanıtlamış, ruhsatlandırma süresince ilgili bilimsel komisyonlardan geçerek son olarak da idari inceleme sonunda ruhsat almaya hak kazanmışlardır . Firma tarafından sunulan veriler ışığında TİTCK tarafından talep edilen tüm bilgi ve belgelerin Kurum’a tam zamanında eksiksiz hatta ilave veriler ile gönderildiği görülmektedir .
Pazara çıkan ve toplamda 2.4 milyon kutu kadar satılan “Sefalosporin/Klavulanik Asit” içeren sabit doz kombinasyonu Neutec grup firmalarının ürünleri ilgili olarak yarar/risk dengesini ortadan kaldıracak herhangi bir yan etki ve/veya etkisizlik bildirimi mevcut değildir . Bu ürünler reçeteli ürünler olup alt ve üst solunum yollarında hekimler tarafından reçetelenen ürünler olduğu için bu kadar yüksek volümlü satış hacmine sahip ürünlerde etkisizlik ve yan etki olduğu takdirde hekimin konuyu ilgili merciye ulaştırmaması gibi bir olasılık mümkün değildir .
Ürünlerin pazara arzından sonra ve gereklilik olmamasına rağmen, firma tarafından, İ .Ü. Çapa
Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’nda Japon Takeda firmasının global alandaki klinisyenleri ile dizayn edilen Susceptibility çalışmaları (antibiyotik duyarlılık) yürütülmüştür . Bu çalışma Türkiye’nin en saygın, en büyük patojen veri bankasına sahip Çapa Tıp Fakültesi’nin
Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı’nda konusunda uzman kişiler tarafından yürütülmüştür . Çalışma süresince başında ve sonunda Takeda firması tarafından denetimler yapılarak eksiksiz bir şekilde tamamlanan bu çalışma ile klavulanik asit ile kombine ürünlerin mono ürünlere göre daha etkin olduğu ispatlanmıştır .
Duyarlılık çalışma sonucunda beta-laktam enzimi salgılayan ve salgılamayan organizmaların hepsinde klavulanik asitli kombinasyonun sefdinire karşı duyarlı olduğu görülmüştür .
Beta-laktamaz enzimi salgılamayan organizmalarda görülen bu duyarlılık parametresinin ise aslında tek başına kullanılmayan antibiyotik olan klavulanik asitin sefdinir ile sinerjik etkisinden kaynaklandığı aşikardır . “Central Asian and Eastern European Surveillance of Antimicrobial
Resistance (CAESAR)” raporunda belirtildiği gibi antibiyotik direnci tüm dünyada tehlikeli seviyelere ulaşmaktadır . Sağlık Bilimi bu sebeple yeni antibiyotikler geliştirilmesini yoğun bir şekilde desteklemektedir . Gelişen mikrobiyoloji florası hızlı bir direnç mekanizması geliştirerek literatürde mevcut olan bilgileri hızlı bir şekilde eskitmektedir . Zaman içinde sefalosporinlere de direnç gelişimi başlamasından dolayı, beta-laktamaz enzim inhibitörü klavulanik asitin sefalosporinlerle kombine edilmesi, hekim ve hasta açısından önemli bir tedavi seçeneği olmakla beraber ayrıca akılcı ilaç kullanımını destekleyici bir projedir . Beta-laktamaz üretmeyen patojenlerde de, beta-laktamaz inhibitörü olan klavulanik asitin zayıf antibiyotik etkisi ile oluşturduğu sinerjik etki ve spektrum genişletme etkisi ile mono ürüne karşı etkililiğinin artırıldığı kanıtlanmıştır . Mikrobiyoloji alanında bu sinerjik etki her zaman direnç gelişimini engellemek amacıyla rutin kullanılan bir stratejidir .
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
11 / 15Sefalosporin grup moleküllerine klavulanik asit eklenmesinin hiçbir etki göstermediği gerekçesi
ile ruhsat askısına gidilmesi bu çalışmadaki bilimsel verilerin dikkate alınmadığı veya gözden kaçırıldığı endişesini oluşturmaktadır . Duyarlılık testi çalışmaları in-vitro çalışma olduğu için bilimsel değerinin az olduğu iddia edilse de; konu antibiyotik olduğunda çalışmalara yön veren testlerdir . Direnç mekanizmalarının anlaşılması ve direnç mekanizmaları sayesinde direnç epidemiyolojisinin takibinde bu testler çok büyük önem taşımaktadır . Ayrıca günümüzde beta-laktamaz inhibitörü olan klavülanik asidin sefalosporinler ile kombine edildiklerinde ek etki gösterebildikleri de inkar edilemez . Bunlardan birincisi; etkilerini hücre duvarında bulunan ve hücre duvar yapımında ve dolayısı ile bakterinin yaşamında, çoğalmasında önemli role sahip olan penisilin bağlayan protein 2 (PBP 2)’ye bağlanarak bakterisidal etki gösteren beta-laktam grubu antibiyotiklerden farklı olarak klavulanik asid pnömoni, otitis media ve sinüzit’in yarısından sorumlu etken mikroorganizma olan Streptococcus pneumoniae’ya karşı PBP 3’e bağlanarak söz konusu bakteri için bakterisidal etkinin ortaya çıkmasına katkıda bulunur .
Bir diğer durum da penisilin grubu beta-laktamlarda olmasına karşın sefotetan ve sefoksitin hariç diğer sefalosporinlerde olmayan bir etki olan anti-anaerobik etkinliktir . Bilindiği gibi ileri yaşlarda ve bağışık sistemi baskılanmış hastalarda gelişen alt solunum yolu enfeksiyonlarında anaerob bakteriler de mikroaspirasyonlar ile alt solunum yollarına ulaşıp pnömoniye neden olmaktadır . Sefalosporinlerin, klavülanik asid ile kombine edilmeleri ile sinerjistik antibakteriyel etkinlik yanı sıra anti-anaerobik etkinlik de kazandırılır .
Ayrıca yukarıda bahsedilen kombinasyonu içeren ürünlerden bazılarının global bir firmaya bu çalışmalar ve denetimler sonrasında ruhsat devri yapıldığı görülmüştür . Yerli sanayinin global sektörden lisans aldığı bir ortamda, global firmanın bu ürünlerin lisans hakkını alması daha önce yerli sektörde görülmeyen nadir işlemlerdendir .
Satışta olan ürünlerden gelen herhangi bir yan etki profili bulunmaması ayrıca penisilin ve penisilin / klavulanik asit kombinasyonlarının yıllardan beri yüksek hacimlerde satıldığı göz önüne alındığında klavulanik asit kombinasyonlarının güvenlik profili olarak en güvenli seviyede olduğu düşünüldüğünde, klavulanik asit/sefalosporin kombinasyonunun yan etki riski oluşturması beklenmeyecektir . Ayrıca sefalosporin / klavulanik asit kombinasyonu ürünlerin kullanım sonucunda da yan etki riski oluşmamış olduğu gözlenmiştir . Literatürde 1/ 10.000 oranında bildirilen kolestatik hepatit gelişimi amoksisilin + klavulanik asid, ampisilin + sulbaktam kullanılması ile görüldüğü gibi tek başına ampisilin kullanımı sonucunda da geliştiği rapor edilmiştir . Kolestatik hepatitin ayrıca söz konusu antibiyotiklerin 2 haftadan daha uzun süre boyunca kullanımlarına bağlı geliştiği kaydedilmiştir . Bu veriler 1/ 10.000 oranında gelişebilecek kolestatik hepatitin penisilinlerin kullanımları ile geliştiğini ortaya koymaktadır .
Yan etki konusuna bir başka açıdan bakarak yorumlamak gerekirse; karaciğer toksisitesi açısından literatüre baktığınızda karaciğer nakli gerekecek ilaç toksisiteleri açısından bakıldığında bazı antibiyotiklerin (amoksisilin/klavulanik asit, trimetoprim-sulfametoksazol, florokinolonlar, makrolidler, nitrofurantoin, minosiklin, ornidazol vb .) ve birçok antibiyotik dışı ilacın sorumlu tutulduğu olgular ve kohort çalışmaları bildirilmiştir . Bu ilaçlar klinik pratiğimizde çok sıklıkla başvurduğumuz antibiyotiklerdir .
Ayrıca Neutec grup firmaları tarafından sefalosporin/klavulanik asit kombinasyonu ile ilgili olarak yürütülen karşılaştırmalı faz IV çalışmasının da Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ve
Etik Kurul’dan onayı alınmış etkililik ve güvenlik verisi olarak yukarıdaki bilimsel verilerin bir kez daha bilimsel verilerle kanıtlanması sağlanmıştır .
Neutec grup firmalarının ruhsat askısına sahip olduğu Sefalosporin/Klavulanik Asit kombinasyonu grubundan olan “Sefdinir / Klavulanik asit kombinasyonu ürünlerinin” ruhsat
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
12 / 15askı ve geri çekme kararlarının iptali için Neutec grup firmaları tarafından Kamu Denetçiliği
Kurumu’na başvuru yapılmış olup, başvurular değerlendirilmiştir . Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından;
25.05.2018 tarih ve sayılı
25.05.2018 tarih ve sayılı
25.05.2018 tarih ve sayılı yazılar ile ürünler üzerindeki işlemin geri
alınması gerektiği tavsiye kararı verilmiştir .
Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından alınmış olan kararlarda özetle;
.. açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, …. İlaç’ın sahibi olduğu “……” isimli ürünlerin/ilacların ruhsatlarının askıya alınması ve geri çekilmesine dair işlemler geri alınarak mağduriyetin giderilmesi yönünde TÜRKİYE İLAÇ VE
TIBBİ CİHAZ KURUMUNA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır .
Antibiyotik direncinin böylesine yaygın olduğu ve dirençli bakteriyel enfeksiyonlara bağlı olarak tüm dünyada ölümlerin giderek arttığı günümüz koşullarında antibiyotiklere karşı direncin gelişmesinde en belli başlı neden hem Gram pozitif hem de Gram negatif bakteriler tarafından
Beta-laktamaz enzimlerinin oluşturulması ve salgılanmasıdır . Yeni antibiyotiklerin keşfinin ve geliştirilmesinin neredeyse durma noktasına geldiği ve bugün yeni bir molekül saptansa dahi bunun etkili olup olmayacağının ancak 10 yılı aşabilen süreler gerektiren çalışmaların sonrasında antibiyotiğin etkili olup olmadığının anlaşılacağı gerçeğinden hareketle bugün başta
Amerika Birleşik Devletlerindeki Food and Drug Administration (FDA) olmak üzere Avrupada’ki tüm onay makamları da çareyi mevcut, kullanımda olan beta-laktam antibiyotiklere bir beta-laktamaz inhibitörünün eklenmesi ile oluşturulmuş antibiyotiklerde aramakta ve bulmaktadırlar . Bunlara örnek; seftolozan+ tazobaktam, seftazidim+avibaktam hatta meropenem+vaborbaktam verilebilir . Buradan da anlaşılacağı gibi etkinliği artırmak ya da beta-laktam antibiyotiklerin beta-laktamazların etkisine karşı korumak amacıyla tüm dünyada şu an beta-laktamaz inhibitörlü sefalosporinler ön planda olmak üzere beta-laktam grubu antibiyotikler onay alma süreçlerinde ve bir kısmı bu onayları alıp klinik kullanıma da girmiş durumdadır .
Beta-laktamaz kombinasyonları açısından bakıldığında, bilinen amoksisilin/klavulanik asit ve tikarsilin/klavulanik asit ilaç molekülleri belli indikasyonlarla bugüne kadar kullanılmış ve kullanılagelmektedir . Ancak direnç sorununun artmaya başladığı ancak bu sorunun henüz farkındalığının yaygınlaşmamış olduğu dönemde klavulanik asit ve duyarlılıkları ESBL pozitif bakterilerin direnç durumunu ortaya koymak için bir indikatör iken son birkaç yıldır yayımlanan uluslar arası referans laboratuvarlarına ait kılavuzlarda [Clinical Laboratory Standards
Institute (CLSI 2018) ve The European Committee on Antimicrobial Susceptibility Testing (EUCAST)] bu kombinasyonların duyarlılığına ait güncel bilgileri vermekle kalmayıp kullanımını da önermektedir . Bu bilgiler de beta-laktam/beta-laktamaz inhibitörlerine ait bilgilere ve kullanımına duyulan gereksinimin ne kadar açık olduğunu ortaya koymaktadır . Bunu bir başka örnekle ortaya koymak için 2013 yılında yayımlanan CLSI kılavuzunda klavulanik asit referans bilgilerine amoksisilin/klavulanik asit ve tikarsilin/klavulanik asit bilgileri yeterli bulunurken 2017 ve 2018 CLSI kılavuzunda sefotaksim/klavulanik ve seftazidim/klavulanik asit moleküllerini denenmesini önermiştir .
Sonuç olarak; söz konusu ürünler ruhsatlandırma yönetmeliğine uygun olarak ruhsatlandırılmış
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
13 / 15ve 2015 yılında Sağlık Bakanlığı incelemesi sonucunda bir kez daha bilimsel gerekliliklere uygun
olduğu kanıtlanmıştır . Sefalosporin/klavulanik asit kombinasyonu ürünler için yürütülen in vitro ve in vivo çalışmalar ve söz konusu ürünlerin uzun süreden beri kullanımda olması ve yarar/risk dengesini bozacak herhangi bir etkisizlik ve güvenli olmadığına dair verisi bulunmaması nedeniyle ve yukarıda yapılan açıklamalar ışığında TİTCK’nın aldığı ruhsatı askıya alma kararlarının bilimsel yaklaşım ve mevzuata uygunluk açısından doğru olmadığı kanaatine varılmıştır .”
Yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür .
14. Sonuç olarak bilirkişi raporunda; – Şikayet konusu ürünlerin/ ilaçların Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliğine uygun olarak ruhsatlandırıldığı, – 2015 yılında Sağlık Bakanlığı incelemesi sonucunda bir kez daha bilimsel gerekliliklere uygun olduğunun kanıtlandığı, – Sefalosporin/ klavulanik asit kombinasyonu ürünler için yürütülen in vitro ve in vivo çalışmaların bulunduğu, söz konusu ürünlerin uzun süreden beri kullanımda olduğu ve yarar/risk dengesini bozacak herhangi bir etkisizlik ve güvenli olmadığına dair verisinin bulunmadığı, yönünde tespitler yapıldığından, şikayete konu ürünlerin / ilaçların ruhsatlarının askıya alınması dair Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun kararlarının bilimsel yaklaşım ve mevzuata uygun olmadığı kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idarenin karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup, idareden bahse konu ilkelere uygun davranması beklenmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse varsa dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, Vitalis İlaç Sanayi Ticaret A.Ş.’nin sahibi olduğu İnnocef Plus 100/ 62,5 mg Saşe, İnnocef Plus 200/ 62,5 mg Saşe, İnnocef Plus 200/ 125 mg Saşe, İnnocef Plus 400/ 125 mg Saşe isimli ürünlerin/ ilaçların ruhsatının askıya alınmasına dair işlemler geri alınarak mağduriyetin giderilmesi yönünde TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMUNA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
.
14 / 156328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;
TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMUNA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi