ÖZET: Başvuran, adli suçlardan toplam 33 yıl hapis cezası almış ve terör örgütü propagandası yapmak suçundan ek olarak 1 yıl ceza almıştır. Bu nedenle, terör örgütü mensuplarının bulunduğu koğuşa yerleştirilmiş ve dört buçuk yıldır burada kalmaktadır. Başvuran, terör örgütü propagandası yapmaktan aldığı cezanın infazını tamamladığını belirterek, adli suç grubuna uygun bir koğuşta barındırılma talebinde bulunmuştur.

Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek ve suç işlenmesini önlemek amacı taşımaktadır. 5275 sayılı Kanun’un 6. maddesi, hükümlülerin insan onuruna yaraşan koşullarda yaşam sürmelerini sağlamak için idareye yükümlülükler getirmektedir. Somut olayda, başvuranın terör suçları nedeniyle gruplandırma sistemine tabi tutulması gerektiği ve idarenin bu bağlamda hukuka uygun hareket ettiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, başvuranın talebi reddedilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/14521-S.21.23264

BAŞVURU NO : 2021/9199

KARAR TARİHİ : 08/10/2021

RET KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Başvuranın, adli koğuşa geçme talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 29/04/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılmış olan şikayet başvurusunda başvuran özetle; Bandırma 1 Nolu T Tipi Ceza

İnfaz Kurumunda bulunduğunu ve cezasını adli koğuşta infaz etmeyi talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 23/12/2020 tarih ve S. sayılı Gönderme Kararı neticesinde Ceza ve

Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 19/04/2021 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1 Başvuranın, “Kilitlenmek Suretiyle Muhafaza Altına Alınan Eşya Hakkında Hırsızlık”, “Nitelikli

Olarak Konut Dokunulmazlığını İhlâl Etme”, “Mala Zarar Verme”, “Ruhsatsız Ateşli Silâhlarla Mermileri

Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma”, “Bir Suçu Gizlemek veya Başka Bir Suçun Delillerini

Gizlemek ya da Yakalanmamak Amacıyla Öldürme”, “Yol Kesmek Suretiyle Silâhla Birden Fazla Kişi İle

Yağma”, “Basit Yaralama”, “Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Silâhla Tehdit”, “Hükümlü veya

Tutuklunun Kaçması”, “Yaralama”, “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçlarından toplamda 54 yıl

54 ay hapis cezasını infaz ettiği,

2.2 İnfaz ettiği cezalarının arasında “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçunun bulunduğu, birden fazla

hapis cezası bulunması nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Kanun’un 99 uncu maddesinin birinci fıkrası, “Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak bir kişi hakkında başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/42 md.) Adli para cezasından çevrilen ve ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelen hapis cezaları da toplama kararına dahil edilir.” hükmü gereği, hapis cezalarının Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/04/2019 tarihli ve İş sayılı kararı ile içtima edildiği, “Terör

Örgütü Propagandası Yapmak” suçundan bulunan hapis cezasının da diğer cezaları ile toplatıldığının anlaşıldığı,

2.3 Bu kapsamda, başvuranın Bandırma İnfaz Hâkimliğine hitaben yazmış olduğu dilekçe ile toplama

kararının çözülerek “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçunun ayrı infaz edilmesini talep ettiği, Bandırma İnfaz Hâkimliğinin 24/09/2020 tarihli ve Esas, Karar sayılı kararı ile adı geçenin talebinin reddedildiği, infaz hâkimliği kararına karşı Ağır Ceza Mahkemesine itiraz ettiği, Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 21/10/2020 tarihli ve D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine dair karar verildiği,

2.4 Bahse konu başvuruda geçen iddialara ilişkin olarak, ceza infaz kurumu idaresi ve görevli personelin

görevleri yönünden herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığı, yapılan işlem ve uygulamaların ilgili mevzuat gereğince yerine getirildiği belirtilmiştir.

3. Kurumumuz 20/08/2021 tarihli ve S. sayılı yazısı ile şikayet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Bandırma 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Bandırma 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından gönderilen 27/08/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

3.1 Başvuranın, Kuruma 20/04/2017 tarihinde giriş yapmış olup, sırasıyla ve nolu koğuşlarda

barındırıldığı, halen kurumda kalmaya devam ettiğini, Kurumda kalan hükümlü ve tutukluların suç grubuna göre ayrıldığı farklı koğuşlarda cezalarının infazının gerçekleştirilmesinin sağlandığı,

3.2 Hükümlü ‘nın Kilitlenmek Suretiyle Muhafaza Altına Alınan Eşya Hakkında Hırsızlık,

Nitelikli Olarak Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme, Mala Zarar Verme, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla

Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma, Bir Suçu Gizlemek veya Başka Bir Suçun Delillerini

Gizlemek ya da Yakalanmamak Amacıyla Öldürme, Yol Kesmek Suretiyle Silahla Birden Fazla Kişi İle

Yağma|Basit Yaralama, Birden fazla kişi tarafından birlikte silahla tehdit, Hükümlü veya Tutuklunun

Kaçması, Yaralama, Terör Örgütü Propagandası Yapmak suçundan Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24/04/2019 tarih ve esas, karar sayılı ilamı ile 54 Yıl 54 Ay HAPİS cezalarını infaz ettiği, adli suçular dan ayrıca Cezalarının arasında Terör Örgütü Propagandası Yapmak suçunun bulunduğu, birden fazla hapis cezası bulunması nedeniyle 5275 sayılı Kanunun 99. maddesinin 1. fıkrası “Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/42 md.) Adli para cezasından çevrilen ve ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelen hapis cezaları da toplama kararına dahil edilir.” hükmü gereği adı geçenin işlemiş olduğu hapis cezalarının Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24/04/2019

tarih ve D.İş sayılı kararı ile içtima edildiği, Terör Örgütü Propagandası Yapmak suçundan bulunan hapis cezasının da diğer cezaları ile toplatıldığı anlaşıldığı,

3.3 Adı geçenin Bandırma İnfaz Hakimliğine yazmış olduğu dilekçe ile toplama kararının çözülerek Terör

Örgütü Propagandası Yapmak suçunun ayrı infaz edilmesini talep ettiği, bu talebinin Bandırma İnfaz

Hakimliğinin 24/09/2020 tarih ve Esas sayılı kararı ile kabul edilmediği, hükümlünün bu karara karşı itiraz etmesi nedeniyle Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 21/10/2020 tarih İş sayılı kararı ile Bandırma İnfaz Hakimliğinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu, hükümlü ‘nın 28/09/2020 tarihli itirazının reddine karar verildiği,

3.4 Kişinin adli suçlarla birlikte mahkeme kararıyla aktif örgüt üyesi (PKK-SOL TERÖR) olarak karar

kılındığı, kişinin almış olduğu suçtan ötürü kurum asayiş ve güvenliği ve olumsuz bir durum yaşanmaması için (PKK-SOL TERÖR) suçu mevcut olduğundan diğer adli koğuşlarda kalmasının mümkün olamayacağı,

3.5 Kişinin pkk-sol terör örgütü mensubu olan kişilerle infazının gerçekleştiği, kişinin adli koğuşlarda

infazının gerçekleşme talebinin olmadığı, böyle bir durumun oluşması durumunda almış olduğu terör suçundan dolayı idare gözlem kurulunca talebinin reddedilebileceğinin öngörüldüğü, almış olduğu terör suçunun infazının tamamlamış olup da adli mercilerce örgüt suçunun ortadan kalktığına dair bir bilgi gelmesi halinde değerlendirileceği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

4.1 “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler,

özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”;

4.2 “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı

gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”,

4.3 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.

fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8. maddesinde; “Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir…”, 6. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

6.1 “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin

infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”,

6.2 “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ilgili

bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:.. c)

Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.

Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunilik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır…”,

6.3 “Hükümlülerin gruplandırılması” başlıklı 24. maddesinde; “Hükümlüler; a) İlk defa suç işleyenler,

mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler, b) Aklî ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler, c) Tehlike hâli taşıyanlar, d) Terör suçluları, e) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular, Gibi gruplara ayrılırlar. Hükümlüler ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılırlar.”,

6.4 “Kurumların iç güvenliği” başlıklı 33. maddesinde; “Kurumların iç güvenliği, Adalet Bakanlığına

bağlı infaz ve koruma görevlileri tarafından sağlanır. İç güvenlik görevlileri, gerektiğinde dış güvenlik görevlileri ile işbirliği yapar. Açık kurumlar ile çocuk eğitim evlerindeki idare ile infaz ve koruma görevlileri; firarların önlenmesi, asayiş ve disiplinin sağlanması için gözetim ve denetimle yükümlüdürler…”,

6.5 “Hükümlünün barındırılması ve yatırılması” başlıklı 63. maddesinde; “Tehlikeli hâli bulunan

hükümlü ancak bir veya üç kişilik odalarda, diğer hükümlüler ise kurumun fizikî yapısı, kapasite durumu ve güvenlik gerekleri göz önüne alınarak cezaevi yönetimi tarafından belirlenecek sayıda mahkûmun kalabileceği odalarda barındırılırlar. (2) Her hükümlüye yöresel iklime uygun nitelikte tek tip yatak ve yeterli sayıda yatak takımı verilir. (3) Kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmez. (4) Oda ve kısımlarda iklim koşulları göz önüne alınarak yeterli yer, ışık, ısınma, havalandırma ve hijyen sağlanır.”

6.6 “Birden fazla hükümdeki cezaların toplanması” başlıklı 99. maddesinde; “Bir kişi hakkında

hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/42 md.) Adli para cezasından çevrilen ve ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelen hapis cezaları da toplama kararına dahil edilir.“ 7. Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri İle Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik’in

7.1 “Hükümlülerin gruplandırılması” başlıklı 19. maddesinde; “Hükümlüler, bulundukları veya

gönderildikleri ceza infaz kurumlarında; a) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler, b) Zihinsel ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler, c) Tehlike hâli taşıyanlar, ç) Terör suçluları, d) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular, e) Gözlem sürecinin devamına karar verilenler, gibi gruplara ayrılırlar.”

7.2 “Hükümlülük sürelerine ve suç çeşitlerine göre gruplandırma” başlıklı 20. maddesinde; “19 uncu

maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen gruplara ayrılan hükümlüler; a) Hükümlülük süreleri ve suç çeşitlerine göre; 1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, 2) Müebbet hapis cezası, 3) Süreli hapis cezası, b) Süreli hapis cezaları, süreleri itibarıyla; 1) İki yıla kadar, 2) İki yıldan altı yıla kadar, 3) Altı yıldan fazla, c) Suçların çeşitleri itibarıyla; 1) Uluslararası suçlar, 2) Kişilere karşı suçlar, 3) Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, 4) Topluma karşı suçlar, 5) Millete ve devlete karşı suçlar, olarak gruplandırmaya tabi tutulur.”

7.3 “Örgütsel durumları nedeniyle gruplandırma” başlıklı 24. maddesinde; “19 uncu maddenin birinci

fıkrasının (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen suçlular ayrıca; a) Örgüt lideri olanlar, b) Aktif örgüt üyesi olanlar, c) Örgütten ayrılanlar, ç) Tarafsız olanlar, şeklinde gruplandırmaya tâbi tutulurlar. ”

8. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Yönetmeliğin;

8.1 “İdare ve gözlem kurulunun görev ve yetkileri” başlıklı 28. maddesinde; “İdare ve gözlem kurulu

aşağıda sayılan işleri yapmakla görevli ve yetkilidir: a) Hükümlülerin suç türlerini belirleyerek, durumlarına uygun kurumlara ayrılmalarını sağlamak ve bunlara uygun olacak infaz ve iyileştirme rejimini saptamak. b) Hükümlülerin kurumlara kabullerinden sonra kalacakları odaları belirlemek. c) Kurumlarda kalmakta olan hükümlüleri gruplandırmak. ç) Hükümlülerin kalmakta oldukları odaları değiştirmek…” hükümleri düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, bilirkişi raporu, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda, adli suçlarından toplamda 33 yıl hapis cezasının bulunduğunu, terör örgütü propagandası yapmak suçundan da 1 yıl ceza aldığı, bundan dolayı bulunduğu koğuştan alınıp terör örgütü mensuplarının barındırıldığı hükümlülerin bulunduğu koğuşa verildiğini, dört buçuk yıldır bu koğuşta barındırıldığını, terör örgütü propagandası yapmaktan verilen cezanın infazını tamamladığı için barındırıldığı koğuştan alınıp, suç grubuna uygun olan bir koğuşta barındırılmasını talep etmektedir.

11. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, Kanunun 3. maddesinde, “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır.

12. 5275 sayılı Kanunun “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin (b)

bendinde, hükümlülerin, insan onuruna yaraşan maddî ve manevî koşullar altında düzenli bir yaşam sürdürmelerinin sağlanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda, idarenin söz konusu bendin gereği olarak, hükümlülerin iyi şartlar altında cezalarını çekmesini temin etme yükümlülüğü bulunmaktadır.

13. Somut olayda; İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde;

13.1 Başvuranın, çeşitli adli suçlar dahil “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçlarından toplamda 54

yıl 54 ay hapis cezası bulunduğu,

13.2 Birden fazla hapis cezası bulunması nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Kanun’un 99 uncu maddesinin birinci fıkrası, gereğince hapis cezalarının Söke 1. Ağır Ceza

Mahkemesinin 24/04/2019 tarihli ve İş sayılı kararı ile içtima edildiği,

13.3 Daha sonra Başvuranın, Bandırma İnfaz Hâkimliğine hitaben yazmış olduğu dilekçe ile toplama

kararının çözülerek “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçunun ayrı infaz edilmesini talep ettiği, Bandırma İnfaz Hâkimliğinin 24/09/2020 tarihli ve Esas, Karar sayılı kararı ile talebi reddettiği, başvuranın infaz hâkimliği kararına karşı itiraz ettiği, Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 21/10/2020 tarihli ve İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilerek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

14. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun; infaz kurumuna kabul edilecek hükümlülerin, kişisel ve adli durumlarının birbirinden farklı olması ve farklı kişilikleri bulunmaları, başkalarına zararlı etki yapabilmeleri, yönetim, güvenlik gerekleri ve uygulanacak iyileştirme metot ve programlarının farklılık gösterebilmesi nedeniyle hükümlülerin gruplandırılması gerektiğini belirtmiştir.

15. Kanun; girişte toplanan bilgi ve bulguların, tutuklu ve hükümlünün özel barınma ihtiyacını tanımlama için kullanılabileceğini, tutuklu ve hükümlünün yerlerinin belirlenmesinin, sağlık ve cezaevi personeli tarafından yapılması gerektiğini, böylece saldırı, baskı ve hastalıkların sirayeti risklerinin azaldığı bir çevre oluşturulabileceğini, gruplandırma sisteminin, hükümlüler arasında çatışmaların asgariye indirilmesini sağlayacağı gibi, emosyonel stres ve enfeksiyon hastalıklarının da daha az görülmesini sağlayacağını belirtmiştir.

16. Gruplandırmada göz önünde bulundurulacak kişisel ve adli durum ve esaslar, Kanunun 24. maddesinde düzenleme altına alınmıştır. Hükümlüler bu gruplandırmalarına göre ya ayrı kurumlarda bulundurulacak ya da bir kurumun ayrı kesimlerine konulacaklardır. Düzenlemeye konu durum ve esaslara baktığımızda; Grupların bir kısmının Türk Ceza Kanunu ve diğer kanunlarda da tanımlanmış olduğunun belirtildiğini ve ilk defa suç işleyenler, mükerrirler itiyadi suçlular, suç işlemeyi meslek edinenler, akli durum, terör suçluları, çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olanlar, suç örgütleri, yaş gibi kriterlere göre sınıflandırılabileceği gibi hükümlülük süreleri itibarıyla, uzun veya kısa yahut orta süreli olarak da tasniflenebileceği hususlarının düzenlendiğini görüyoruz.

17. Somut olayda; başvuranın, Kuruma 20/04/2017 tarihinde geldiği, sırasıyla ve Nolu koğuşlarda barındırıldığı, halen kurumda koğuşunda kalmaya devam ettiği, Kurumda kalan hükümlü ve tutukluların suç grubuna göre gruplara ayrıldığı ve farklı koğuşlarda cezalarının infazının gerçekleştirilmesinin sağlandığı bu kapsamda başvuranın adli suçlarının yanında “Terör Örgütü

Propagandası Yapmak” suçunun bulunduğu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Kanun’un 99 uncu maddesinin birinci fıkrası hükmü gereği, hapis cezalarının Söke 1. Ağır Ceza

Mahkemesinin 24/04/2019 tarihli ve İş sayılı kararı ile içtima edildiği, başvuranın, Bandırma

İnfaz Hâkimliğine hitaben yazmış olduğu dilekçe ile toplama kararının çözülerek “Terör Örgütü

Propagandası Yapmak” suçunun ayrı infaz edilmesini talep ettiği, Bandırma İnfaz Hâkimliğinin 24/09/2020 tarihli ve Esas, Karar sayılı kararı ile talebi reddettiği, başvuranın infaz hâkimliği kararına karşı itiraz ettiği, Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 21/10/2020 tarihli ve İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilerek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

18. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; infaz kurumuna kabul edilecek hükümlülerin, kişisel ve adli durumlarının birbirinden farklı olması ve farklı kişilikleri bulunmaları, başkalarına zararlı

etki yapabilmeleri, yönetim, güvenlik gerekleri ve uygulanacak iyileştirme metot ve programlarının farklılık gösterebilmesi nedeniyle hükümlülerin gruplandırılması gerektiği, gruplandırma sisteminin, hükümlüler arasında çatışmaların asgariye indirilmesini sağlayacağı gibi, emosyonel stres ve enfeksiyon hastalıklarının da daha az görülmesini sağlayacağı, Bandırma 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda da Kanun ve Yönetmelik kapsamında hükümlü ve tutukluların suç grubuna göre gruplara ayrıldığı, Başvuranın, başvuranın adli suçlarının yanında “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçunun bulunduğu,

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 99 uncu maddesinin birinci fıkrası

hükmü gereği, hapis cezalarının Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/04/2019 tarihli ve İş sayılı kararı ile içtima edildiği anlaşıldığından, idarenin ret işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde idareler tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

20. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. Maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE; Bu Kararın BAŞVURANA ve CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi