|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, terör saldırısı sonucu ağır yaralanan bir davacının maluliyetinin tespiti ve vazife malullüğü aylığı talebi üzerine kuruludur. Davacı, 28.12.2017 tarihinde terör örgütü tarafından gerçekleştirilen bir havan saldırısı sonucunda malul duruma düştüğünü ve bu maluliyetin askeri görevinden kaynaklandığını öne sürmüştür. Davalı kurum ise, zamanaşımı ve diğer usul itirazları ile davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi, davacının maluliyetinin askeri görev sırasında meydana geldiğini ve bu nedenle 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığına hak kazandığını belirlemiştir. Mahkeme, davacının maluliyetinin koşullarının sağlandığını ve yasal faizle birlikte aylık bağlanması gerektiğine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi de bu kararı onaylamıştır. Yargıtay, temyiz başvurusunu değerlendirirken, davanın yasal dayanakları ve dosya kapsamını incelemiş, davalı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğuna hükmetmiştir. Sonuç olarak, temyiz başvurusu reddedilerek, mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/9669 E. , 2024/13733 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/35 E., 2024/1782 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/313 E., 2022/255 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 28.12.2017 tarihinde terör örgütü tarafından gerçekleştirilen havan saldırısı sonucunda ağır yaralandığını, uzun süren tedavi sürecine rağmen mağduriyeti her geçen gün artarak malul … geldiğini, maluliyetin askerliğin sebep ve tesiri ile gerçekleştiğini, maluliyettin meydana gelmesinde kendisinin hiçbir kusur, kast veya ihmali bulunmadığını belirterek, davalı İdarenin cevabında atfedilen 23361321 – 95.629.013 – 205.01.02 – E.11127388 sayılı ve 18.09.2020 tarihli Kurum işleminin iptal edilerek, davacının 3713 sayılı Kanun kapsamında malul … geldiğinin tespit ile vazife malullüğü aylığı bağlanmasına ve bağlanan aylıkların başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davanın, Kurum işleminin iptali ile davacıya 3713 sayılı Kanun gereğince vazife malullüğü aylığı bağlanması gerekip gerekmediğinin ve aylıklara yasal faiz işletilmesi gerekip gerekmediğinin tespitine ilişkin olduğu, davacının 5510 sayılı Kanun’un 4/c. maddesi kapsamında kamu görevi ifa ettiği bir dönemde, terör örgütü militanlarınca gerçekleştirilen havan saldırısı sonucunda yaralanarak, TSK Jandarma Genel Komutanlığı Sahil Güvenlik Komutanlığının 12.09.2019 tarihli Sağlık Raporu ile askerliğe elverişli olmadığına karar verilmesi sonrasında Kara Kuvvetleri Komutanlığınca davacının sözleşmesinin 30.10.2018 tarihinde feshedildiği, olayın niteliğine ve maluliyete ilişkin bir anlaşmazlık bulunmayıp uyuşmazlığın sözleşmenin feshedilmesi sonrasında davacının statüsüne bağlı olarak vazife malulü sayılıp sayılamayacağına ilişkin olduğu, maluliyetin davacının 4/c kapsamındaki görevi sırasında meydana gelen olaydan kaynaklandığının sabit olmasına göre vazife malullüğü koşullarının bulunduğu kanaati ile davanın kabulü ile davacının 3713 sayılı Kanun kapsamında malul … geldiğinin, davacıya vazife malullüğü aylığı bağlanması ve Kuruma başvuru tarihini takip eden 3 ay sonrasından itibaren aylıklara yasal faiz işletilmesi gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun 47 nci maddesi ile 3713 sayılı Kanun maddeleri, sağlık raporları, olay tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.