ÖZET: Başvuru, 15 Şubat 2019 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yapılmış olup, terörle mücadele kapsamında maluliyet talebine ilişkindir. Başvuran, 2005 yılında Hakkari Yüksekova’da görevdeyken bir bombalı saldırıda yaralanmış ve SGK tarafından yapılan değerlendirmede işitme kaybı oranı düşük bulunarak malul sayılmamıştır. 2017 yılında yeni yasa kapsamında durumunun yeniden değerlendirilmesini talep etmesine rağmen, SGK bu talebi de derecesinin olmaması gerekçesiyle reddetmiştir. Başvuran, bu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını, SGK’nın açıklamalarını ve ilgili mevzuatı incelemiştir. Yapılan değerlendirmelerde, SGK’nın işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından verilen mütalaada da başvuranın malul olmadığı yönünde karar verilmiştir. Bu nedenle, başvurunun reddi yönünde bir öneri hazırlanmış ve Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve bu karar, başvurana ve SGK’ya tebliğ edilmiştir. Başvuranın yargı yoluna başvurma hakkı saklıdır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/13280-S.20659

BAŞVURU NO : 2019/3854

KARAR TARİHİ : 20/12/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Terörle Mücadele Kanunu kapsamında tarafına aylık bağlanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 15/02/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Ocak 2017’de terör olayları sonucu yaralanan ancak vazife malulü sayılacak kadar yüzdede maluliyeti olmayanlara, maluliyet yaşadıkları dereceye göre ek maaş ödemesi yapılacağına ilişkin düzenleme yapıldığını, kendisinin de … 2005 tarihinde polis memuru olarak görev yaparken Hakkari Yüksekova’da bombalı saldırı sonucu yaralandığını, 2009 yılında SGK’ya yaptığı başvuru sonucu Ankara Numune Hastanesine sevk edildiğini, adı geçen hastane tarafından sol kulakta %38 sağ kulakta %28 işitme kaybı tespit edildiğini, ancak SGK tarafından oran düşük olduğu gerekçesiyle malul olmadığının tespit edildiğini, 13/07/2017 tarihli başvurusuyla yeni yasa kapsamında durumunun tekrar değerlendirilmesini talep ettiğini, ancak SGK tarafından verilecek derecesi olmadığı gerekçesiyle başvurusunun reddedildiğini, işitme yetisinin 1/3’ünü kaybettiği halde SGK tarafından 1053 sayılı Nizamnameye göre tespit edilecek derecesinin olmadığına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ifade ederek, mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikayet başvurusunun incelenmesi kapsamında 15/03/2019 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge talepli yazımıza istinaden SGK’dan alınan 10/04/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinden özetle; 2.1. Başvuranın emeklilik sicil dosyasının tetkikinde, Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara

Emniyet Müdürlüğü kadrosunda Polis Memuru olarak görev yapmakta iken, Emniyet Genel

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Müdürlüğünün 24/03/2019 tarihli ve … sayılı yazısı ve ekinde gönderilen belgelerle, Hakkari

Emniyet Müdürlüğü emrinde görevli iken …/2005 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle yaralandığından bahisle durumunun vazife malullüğü yönünden incelenmesini talep ettiği, 2.2. Söz konusu talebi üzerine, hakkında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 06/02/2009 tarihli ve … sayılı raporun SGK Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi neticesinde …/2009 tarihli ve … sayılı kararı ile; “1) Ankara Numune Hastanesince düzenlenen

06.02.2009 tarih ve … sayılı sağlık kurulu raporundaki rahatsızlığının …2005 tarihinde

meydana gelen olaydan sonra oluşan rahatsızlığının devamı olduğuna, 2) Malul olmadığına,” şeklinde karar verildiği, 2.3. Bilahare, temin edilen bilgi ve belgeler doğrultusunda ilgilinin durumunun Vazife

Malullüğü Tespit Kurulunun 17/07/2009 tarihli ve … sayılı kararı ile incelenerek hakkında; “Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara Emniyet Müdürlüğünde Polis Memuru Olarak görev yapan

…’un …/2005 tarihinde Hakkari Emniyet Müdürlüğünde Polis Memuru olarak görev yaparken, Yüksekova İlçesi … Mahallesinde meydana gelen bomba patlaması olayına müdahale etmek üzere olay yerine gittiği esnada ikinci bir bombanın patlaması sonucu yaralanması sonrası

Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 06/02/2009 tarih ve … sayılı raporu ile dosyada mevcut raporları, Sağlık Kurulunca …/2009 tarihinde incelenerek, bu rapordaki rahatsızlığının …/2005 tarihinde meydana gelen olaydan sonra oluşan rahatsızlığının devamı olduğuna ve malul olmadığına karar verildiğinden hakkında 5434 sayılı

Yasanın vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığına, …” şeklinde karar verildiği ve kararın 24/07/2009 tarihli yazılar ile ilgiliye ve Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirildiği, 2.4. İlgilinin vazife malulü sayılmama işleminin iptali talebiyle Ankara 15. İş Mahkemesinde açmış olduğu davada söz konusu Mahkemenin 22/09/2010 tarihli ve E.2009/929 ve K.2010/697 sayılı kararında; “Her ne kadar davacı mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesi ile vazife malullüğünün tespiti ve malullükten dolayı aylık bağlanması talebinde bulunmuş ise de davacının tüm tedavi evrakları getirtilmek sureliyle dosya Yüksek Sağlık Kurulu Başkanlığına gönderilmiş olup Yüksek Sağlık Kurulu Başkanlığının 7.5.2010 tarihli … esas … karar sayılı raporuna göre davacının 5434 sayılı yasanın 44. maddesi gereğince malul olmadığını tespit edildiği ve rapora itiraz olmadığı anlaşılmakla davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiştir.” şeklinde karar verildiği, 2.5. Söz konusu kararın temyiz edildiği, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince “yargı yolu yanlışlığı” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, 2.6. Bilahare, ilgilinin SGK kayıtlarına 24/01/2017 tarihinde geçen aynı tarihli dilekçesi ile 684 sayılı KHK gereğince tarafına aylık bağlanmasını talep ettiği, 2.7. Söz konusu talebi üzerine, hakkında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 06/02/2009 tarih ve … sayılı raporu SGK Sağlık Kurulunca 03/03/2017 tarihinde

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

incelenerek … sayı ile; “l-Bu raporundaki hastalığının …/2005 tarihinde meydana gelen olaydan sonra oluşan rahatsızlığının devamı olduğuna, 2-684 sayılı KHK uyarınca 1053 sayılı

Nizamnameye göre verilecek derecesinin olmadığına,” şeklinde karar verildiği ve söz konusu kararın 18/04/2017 tarihli yazı ile ilgiliye bildirildiği, 2.8. İlgilinin, SGK kayıtlarına 26/04/2017 tarihinde geçen aynı tarihli dilekçesi ile Sağlık

Kurulunun yukarıda belirtilen kararına itiraz ederek durumunun Kurum Yüksek Sağlık

Kurulunca incelenmesini talep etmesi üzerine, durumu Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık

Kurulunca 20/06/2017 tarihinde incelenerek Esas Sayı : 2019/13280-S.20659…, Karar Sayı : 2019/13280-S.20659… sayı ile; “Dosya incelendi_ Sigortalı hakkında SB Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 06/02/2009 tarih ve … sayılı sağlık kurulu raporundaki rahatsızlığının …/2005 tarihinde meydana gelen olaydan sonra Oluşan rahatsızlığının devamı olduğunu, malul olmadığına, 684 sayılı KHK uyarınca 1053 sayılı nizamnameye göre verilecek derecesinin olmadığına,…” şeklinde karar verildiği ve söz konusu kararın 13/07/2017 tarihli yazı ile ilgiliye bildirildiği, 2.9. Buna göre, Hakkari Emniyet Müdürlüğünde Polis Memuru Olarak görev yaparken, …/2005 tarihinde Yüksekova İlçesi İpek Mahallesinde meydana gelen bomba patlaması olayına müdahale etmek üzere olay yerine gittiği esnada ikinci bir bombanın patlaması sonucu yaralanan ilgilinin, hakkında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 06/02/2009 tarih ve … sayılı raporun incelenmesi neticesinde, SGK Sağlık Kurulunca ve ilgilinin yapmış olduğu İtiraz sonrasında SGK Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca malul olmadığına ve 1053 sayılı Nizamnameye göre tespit edilecek derecesinin olmadığına karar verildiğinden, 684 sayılı KHK ile 3713 sayılı Kanuna eklenen Ek 3 üncü ve geçici 17 nci madde hükümlerinden yararlandırılmasına kanunen imkan bulunmadığı, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu

denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,

4) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 12/4/1991 tarihli ve 20843 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 3713 sayılı Terörle

Mücadele Kanunu’nun;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

5.1. “Yardım” başlıklı 21’inci maddesinde “..kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hâle gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca; a) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise,dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir.

…

h) Erbaş ve erlerden veya geçici veya gönüllü köy korucularından; terörle mücadele görevi ifa ederken yaralanarak veya engelli hâle gelerek ilgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanlar, 2330 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır. Erbaş ve erlerden veya geçici veya gönüllü köy korucularından; aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan yararlandırılır. Bu fıkra kapsamında er ve erbaşlar için bağlanacak aylıklar, bitirmiş oldukları okullar neticesinde hak kazandıkları unvanlar üzerinden yürütmüş oldukları kamu görevleri sebebiyle daha yüksek aylık bağlanmasına ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; en az dört yıllık yüksek öğrenim mezunu olanlar sekizinci derecenin birinci kademesindeki, diğerleri ise eğitim durumlarına bakılmaksızın onuncu derecenin birinci kademesindeki “Memur” unvanlı kadrolarda bulunanların emekli keseneğine esas aylıkları üzerinden hesaplanacak vazife malullüğü aylığı tutarından düşük olamaz ve bunlar için 5434 sayılı Kanunun ek 77 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre yapılacak yükseltmelerde aynı unvan ve derece başlangıç olarak esas alınır ve derece yükselmelerinde kadro şartı aranmaksızın yüksek öğrenim mezunu gibi işlem yapılır.

…

i) Yedek subay ve yedek astsubay okulu öğrencileri, harp okulları ve astsubay meslek yüksekokullarında okuyanlar, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi fakülte ve yüksekokullarında okuyanlar, üniversitelerin fakülte ve yüksekokullarında Milli Savunma

Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı adına öğrenim

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

görenler ya da kendi hesabına öğrenim görmekte iken Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma

Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına okumaya devam edenler, Polis Akademisi ile Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde veya üniversitelerin fakülte ve yüksekokullarında Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına öğrenim görenler veya kendi hesabına öğrenim görmekte iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına öğrenim görmeye devam edenler, Emniyet Genel Müdürlüğü veya Millî İstihbarat Teşkilatı hesabına açılan okullarda öğrenim görenler ile Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik

Komutanlığı veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına öğrenim görmek üzere temel ve intibak eğitimine tabi tutulanlardan; 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık

Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılmamış olup bu öğrenimleri veya eğitimleri nedeniyle bu Kanun kapsamındaki terör eylemlerinde hedef alınarak hayatını kaybedenler ile yaralanan veya engelli hâle gelenlerden ilgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanların kendileri, 2330 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g)

bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır.

Yukarıda sayılanlardan aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan yararlandırılır.

j) Terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı olanlar bu faaliyetlerinden dolayı hayatını kaybettikleri, yaralandıkları veya engelli hâle geldikleri; ilgili valinin teklifi üzerine Nakdi Tazminat

Komisyonu tarafından karara bağlanan sivillerden Sosyal Güvenlik Kurumuncailgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanların kendileri,

2330 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki

haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır. Yukarıda sayılanlardan aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan yararlandırılır.

5.2. Aynı Kanuna 2/1/2017 tarihli KHK-684/1 md. ile Eklenen Ek 3 üncü Maddesinde; “21 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (h), (i) ve (j) bentleri kapsamında terör eylemi nedeniyle yaralanmış olup ilgili mevzuatına göre malul sayılmamaları nedeniyle aylık bağlanamayanlardan, talepleri üzerine 13/7/1953 tarihli ve 4/1053 sayılı Bakanlar Kurulu

Kararıyla yürürlüğe konulan Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında

Nizamname hükümlerine göre derece tespiti yapılanlara, bu dereceleri esas alınarak aşağıda yazılı gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda, nakdi tazminat karar tarihini takip eden aybaşından başlamak üzere aylık bağlanır.

Dereceler Göstergeler

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

1 22.382

2 20.821

3 19.259

4 17.698

5 16.136

6 14.616

Ancak, herhangi bir sigortalılık statüsüne tabi çalışmaları olanlara bağlanacak ilk aylığın tutarı, aylık bağlanmasına ilişkin şartlar aranmaksızın bu aylığa hak kazanıldığı tarihteki unsurlar ve mevcut hizmet süreleri esas alınarak hesaplanacak emekli veya yaşlılık aylığının

% 25 artırımlı tutarından az olamaz. Bunlardan aylık başlangıç tarihinden önce ilgili mevzuatı uyarınca aylık bağlanmış olanlara, durumuna göre belirlenecek gösterge rakamı karşılığı bulunacak aylık miktarından az olmamak üzere, aylık başlangıç tarihinde ödenmekte olan veya aylıkları kesilmiş olanlar için ödenebilecek emekli, yaşlılık veya malullük aylıkları % 25 oranında artırılır. Bu madde uyarınca aylık bağlananlar hakkında 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi hükümleri uygulanır. Bu aylıklar, vefatları halinde, anne ve baba için herhangi bir şart aranmaksızın, 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi esas alınarak hak sahiplerine ölüm aylığı olarak intikal ettirilir. Bu şekilde aylığa hak kazanılmasından önce geçen her türlü sigortalılık ve prim ödeme süreleri, iştirakçilik ve fiili hizmet süreleri ile bunların itibari ve fiili hizmet süresi zammı olarak değerlendirilen süreleri; aylığa hak kazanılmasından sonra geçen sigortalılık ve çalışma sürelerinin tabi olacağı sigortalılık haliyle birleştirilmez ve sonradan geçen sigortalılık veya çalışma süreleri yaşlılık/emekli, malullük ya da ölüm/dul veya yetim aylığı bağlanmasında veya toptan ödeme yapılmasında ilgili mevzuatına göre ayrı bir çalışma veya sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Bu şekilde aylık bağlananlardan, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlara, ikramiyeye esas hizmet süreleri için ayrıca emekli ikramiyesi ödenir. Ayrıca, aylık bağlandıktan sonraki çalışmaları için 5510 sayılı

Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümleri uygulanmaz.

Bu madde uyarınca aylık bağlananlardan söz konusu yaralanmalarına bağlı olarak sonradan malul olduklarına karar verilenlere, karar tarihini takip eden aybaşından itibaren ilgisine göre bu Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası hükümleri uygulanır ve bu madde hükümlerine göre bağlanmış olan aylıkları vazife malullüğü aylığının başladığı tarihten itibaren kesilir.

Bunlardan emekli ikramiyesine hak kazanacak olanların emekli ikramiyesinin hesabında daha önce ikramiye ödenen süreler dikkate alınmaz. Bu Kanunun 21 inci maddesi kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanmış olup, kontrol muayenesi sonucunda maluliyetlerinin sona erdiğine karar verilenlerden bu madde kapsamına girenlere, vazife malullüğü aylığına hak kazanıldığı tarihteki mevcut hizmet süreleri, unsurlar ve memur aylık katsayısı ile varsa almakta oldukları aylıklar esas alınarak birinci fıkra uyarınca hesaplanacak tutarın; aylık artışları ile artırılması sonucu bulunacak tutar üzerinden vazife malullüğünün kesildiği tarihten itibaren bu madde

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

hükümleri uyarınca aylık bağlanır. Ancak, bu kapsamda aylık bağlanması sebebiyle ikramiye ödenmez.” 5.3. Aynı Kanuna 2/1/2017 tarihli KHK-684/1 md. ile Eklenen Geçici 17 nci Maddesinde; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 21 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (h), (i)

ve (j) bentleri kapsamında terör eylemi nedeniyle yaralanmış olup ilgili mevzuatına göre malul sayılmamaları nedeniyle aylık bağlanamayanlardan talepte bulunanlara, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki hizmet süreleri, unsurlar ve memur aylık katsayısı ile ödenmekte olan aylıkları esas alınarak ek 3 üncü madde hükümlerine göre tespit olunacak tutarda bu maddenin yürürlüğe girdiği takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır.” hükmünü, 6. 20/04/1982 tarihli ve 17670 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2659 sayılı Adli Tıp

Kurumu Kanunu’nun; “Görev” başlıklı 2 nci maddesinin (a) bendinde; “Mahkemeler, hâkimlikler ve savcılıklar ile Kurumun uygun gördüğü alanlarda kamu kurum ve kuruluşları tarafından gönderilen adlî tıpla ilgili konularda bilimsel ve teknik görüş bildirmek”, “İhtisas

Kurullarının görevleri” başlıklı 16 ncı maddesinin (II) numaralı bendinin (c) alt bendinde; “Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulu: Maluliyetler, meslekte kazanma gücü kaybı, beden çalışma gücü kaybı, meslek hastalıkları, hapis cezalarının infazının ertelenmesi, sürekli hastalık, engellilik ve kocama sebepleri ile belirli kişilerin cezalarının hafifletilmesi veya kaldırılmasına ilişkin işlemler … hakkında bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmek.”, hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, Adli Tıp Kurumu görüşü, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yürütülen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuranın … 2005 tarihinde polis memuru olarak görev yaparken Hakkari Yüksekova’da bombalı saldırı sonucu yaralandığı, 2009 yılında SGK’ya yaptığı başvuru sonucu Ankara

Numune Hastanesine sevk edildiği, adı geçen hastane tarafından sol kulakta %38, sağ kulakta

%28 işitme kaybı tespit edildiği, ancak SGK tarafından oran düşük olduğu gerekçesiyle malul olmadığının tespit edildiği, söz konusu ret işleminin yargıya taşındığı ancak yargı yolu yanlışlığı nedeniyle dilekçenin reddedildiği, başvuranın bu sefer 13/07/2017 tarihli başvurusuyla yeni yasa kapsamında durumunun değerlendirilmesini talep ettiği, SGK tarafından verilecek derecesi olmadığı gerekçesiyle söz konusu başvurusunun da reddedildiği, başvuranın 1053 sayılı Nizamnameye göre tespit edilecek derecesinin olmadığına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Kurumumuza başvurduğu görülmektedir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

9. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 06/02/2009 tarih ve … sayılı raporun incelenmesi neticesinde, SGK Sağlık Kurulunca ve ilgilinin yapmış olduğu itiraz sonrasında SGK Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca malul olmadığına ve 1053 sayılı

Nizamnameye göre tespit edilecek derecesinin olmadığına karar verildiği, dolayısıyla 684 sayılı

KHK ile 3713 sayılı Kanuna eklenen Ek 3 üncü ve geçici 17 nci madde hükümlerinden yararlandırılmadığı görülmektedir.

10. Başvuran ile SGK arasındaki ihtilafın; başvuranın, 684 sayılı KHK ile 3713 sayılı Kanuna eklenen geçici 17 nci maddeden faydalanıp faydalanamayacağı ve buna bağlantılı olarak aynı

Kanunun ek 3 üncü maddesi kapsamında derece tespitine bağlı olduğu, noktasında toplanmaktadır.

11. Söz konusu tespit tıp bilgisini ve uzmanlığını gerektirdiğinden, başvuranın muayene ve tetkiklerini yapan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından temin edilen ilgili evraklar, bilirkişi incelemesi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmiştir. Adli Tıp

Kurumu Başkanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 27/11/2019 tarihli ve … sayılı Adli

Tıp Mütalaasında, “… oğlu … doğumlu …’un ….2005 tarihinde meydana gelen bombalı saldırı olayı nedeniyle malul olmadığı, 13.07.1953 tarihli ve 4/1053 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname kapsamında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı oy birliği ile mütalaa edilmiştir.

12. SGK tarafından sigortalı ve hak sahiplerinin meslekte kazanma gücü kaybı iddialarının kabul edilmediği ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararlarının yargıya taşındığı durumlarda Yargıtay tarafından verilen ve yerleşik içtihat haline gelmiş kararlarda, sigortalının çalışma gücü kayıp oranının ve varsa maluliyetin başlangıç tarihinin Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla tespit ettirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yönünde hüküm kurulduğu görülmektedir.

13. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuran hakkında Ankara Numune

Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgelere istinaden SGK Kurum Sağlık Kurulu ve itiraza binaen Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından verilen 1053 sayılı Nizamnameye göre tespit edilecek derecesinin olmadığı gerekçesiyle 3713 sayılı Kanuna eklenen Ek 3 üncü ve geçici 17 nci madde hükümlerinden yararlandırılmamasına ilişkin verilen karar ve yürütülen işlemlerde -Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan alınan mütalaanın da aynı doğrultuda olduğu gözetildiğinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak darenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

15. 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi ve dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu başvurana 15/08/2019 tarihli ve … sayılı yazı ile bildirilmiştir. İlgili idarenin işlemine karşı

Ankara İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.