ÖZET: Bu karar, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından verilen 4 aylık hak mahrumiyeti cezasının yok hükmünde olduğunun tespit edilmesi talebine ilişkindir. Başvuran, TFF Merkez Hakem Kurulu Başkanı’nın kendisine yönelik tehditkar ifadeler kullandığını belirterek, istifa dilekçesinin basınla paylaşılmasının ardından ceza aldığını iddia etmiştir. TFF, başvuranın önceki müsabakalardaki hatalarına atıfta bulunarak disiplin soruşturması başlatmış ve ceza vermiştir. Ancak, başvuranın hakemlik kariyerini sonlandırma iradesinin, MHK Talimatı’na aykırı bir durum oluşturmadığı ve cezanın gerekçesinin hukuken belirli olmadığı değerlendirilmiştir.

Kararda, başvuranın ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiği, TFF’nin uygulamalarının şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkelerine uygun olmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, TFF’nin disiplin kurulu kararlarının gerekçesiz olması ve başvuranın savunmasının dikkate alınmaması, adil bir yargılama ilkesine aykırı bulunmuştur. Sonuç olarak, başvuranın cezasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu kanaatine varılmış ve TFF’ye, disiplin süreçlerinin daha şeffaf ve adil bir şekilde yürütülmesi tavsiye edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 3924-3924 |sayi|86171061-101.07.04-E.86171061-101.07.04-E.

BAŞVURU NO : 2018/11786 2018/ 11786

KARAR TARİHİ : 18/02/2019 |tarih|

TAVSİYE KARARI , TCKN :

Adres :

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : –

BAŞVURUYA KONU İDARE : Türkiye Futbol Federasyonu (TFF)

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, TFF PFDK tarafından hakkında verilen 4 aylık hak mahrumiyeti cezasının yok hükmünde olduğunun tespit edilmesi talebine ilişkindir .

BAŞVURU TARİHİ : 16/08/2018 16.8.2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran Kurumumuza yapmış olduğu 16/ 08/ 2018 tarihli başvuruda;

Türkiye Futbol Federasyonu’ndan istifa dilekçesi vermesini takiben TFF (Profesyonel Futbol

Disiplin Kurulu) PFDK tarafından hakkında 4 ay ceza verildiğini, cezanın Merkez Hakem Kurulu

Talimatı’nın 38/A maddesine göre oyçokluğu ile verildiğini, cezanın talimatlardaki karşılığının hakem, lisans iptali ve ömür boyu TFF bünyesinde MHK üyeliği, gözlemcilik, eğitimcilik, mentörlük gibi hiçbir görev yapamamak olduğunu açıklayarak istifa eden bir hakeme MHK

Talimatına göre ceza verilip verilemeyeceği değerlendirmesiyle birlikte ilgili cezanın yok hükmünde sayılmasını ve lisansının aktif hale gelmesini talep etmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 31/ 10/ 2018 tarih ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına Türkiye

Futbol Federasyonu tarafından verilen 22/ 11/ 2018 tarihli ve sayılı yanıt

1 / 18yazısında; Anayasanın 59’uncu maddesinin üçüncü fıkrası işaret edilerek futbol faaliyetinin

yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu Tahkim yoluna başvurulabileceği, Tahkim Kurulu kararlarının kesin olduğu, bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamayacağı ifade edilmiş, ayrıca İdare Hukuku Profesörü Prof . Dr . ’ın 01/ 02/ 2018 tarihli Hukuksal

Düşüncesinde bulunan; “ Türkiye Futbol Federasyonu’nu “( …) Kamu Denetçiliği Kanununun 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde tanımlanan ve bu kanunu yaparken Yasa Koyucu tarafından amaçlanan “İdare” kavramı ve de “kamu hizmeti” kavramı içine dâhil etmeye hukuken olanak olmadığı, aksi yöndeki bir düşünceden hareketle, Kamu Denetçiliğince, TFF hakkında, mütalâa konusu sorgulama, inceleme ve işlem yapma cihetine gidilmesi ihtimalinde, TFF’nin, UEFA ve FIFA’nın koyduğu kurallarla yaptırımları içeren ve yeri geldiğinde uyguladığı “uluslararası futbol hukukunu” ihlâl etmesi şeklinde değerlendirilebileceği; TBMM’nin, 2011 yılı Anayasa değişikliğinden daha önce alıntıladıkları kelimeleriyle, Türkiye’nin, “küresel egemen addettiği uluslararası spor hukuku kurallarını iç hukukuna yansıtması taahhütlerinin” gereğini yapmaması anlamına geleceği… ” açıklamalarına yer verilmiş, istenen bilgi ve belgeler iletilmemiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 3.1.“Düşünce ve kanaat hürriyeti” başlıklı 25’inci maddesi; “ Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir . Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz .” hükmünü, 3.2.“Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” başlıklı 26’ncı maddesi; “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir . Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar . Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir . Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir .” hükmünü, 3.3. “Sporun geliştirilmesi ve tahkim” başlıklı 59’uncu maddesi; “ Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder .

Devlet başarılı sporcuyu korur .

(Ek fıkra : 17/ 3/ 2011- 6214 / 1 md.) Spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir . Tahkim kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz .” hükmünü, 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “ …

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi

.

2 / 18Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri

inceler … ” hükmünü , 3.5. “Seçimlerin genel yönetim ve denetimi” başlıklı 79’uncu maddesi; “ Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamayacağı ” hükmünü amirdir .

4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin; 4.1. “İfade Özgürlüğü” başlıklı 10’uncu maddesinin birinci fıkrası; “ Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir . Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar . Bu madde, Devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine tabi tutmalarına engel değildir .” ikinci fıkrası; “Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir .” hükmünü amirdir .

5. 29/ 06/ 2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun ‘ Kurumun görevi’ başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”, ikinci fıkrası; “Y asama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri Kurumun görev alanı dışındadır .” hükmünü amirdir .

6. 16/ 05/ 2009 tarih ve 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri

Hakkında Kanun “Amaç” başlıklı 1’inci maddesi; “ Bu Kanunun amacı; her türlü futbol faaliyetlerini milli ve milletlerarası kurallara göre yürütmek, teşkilatlandırmak, geliştirmek ve

Türkiye’yi futbol konusunda yurt içinde ve yurt dışında temsil etmek üzere, özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliğe sahip, özerk Türkiye Futbol Federasyonunun kurulması, teşkilat, görev ve yetkilerine ait esas ve usulleri düzenlemektir” hükmünü , 6.1. Mezkûr Kanunun “Türkiye Futbol Federasyonunun Görevleri” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde ; “ FIFA ve UEFA’nın yetkili organları tarafından konulan kuralların gereği gibi uygulanmasını sağlamak, ulusal talimatlar hazırlamak ve Türkiye’yi futbol ile ilgili konularda yurt dışında temsil etmek”, (f) bendinde; “Üyelerinin, kulüplerin, futbolcuların, hakemlerin, yöneticilerin, teknik direktör ve antrenörlerin, sağlık personelleri, futbolcu temsilcileri ve müsabaka organizatörleri ile diğer tüm ilgililerin FIFA, UEFA ve TFF tarafından konulan Statü, talimat ve düzenlemeleri ile bunların yetkili kurulları tarafından verilen kararlara uymalarını sağlamak .” denilmektedir .

7. TFF Statüsünün; 7.1. “Yan Kurullar” başlıklı 42’inci maddesinde; “ Merkez Hakem Kurulu” yan kurullar arasında

3 / 18sayılmaktadır .

7.2. “Merkez Hakem Kurulu” başlıklı 43’üncü maddesinde; “( 12.06.2009 tarihli Genel Kurul kararı ile değişik) Merkez Hakem Kurulu bir başkan ile sekiz ( 8) üyeden oluşur… . Kurul görevinde bağımsızdır . Üyeler istifa etmedikçe veya çekilmiş sayılmadıkça yerlerine yenisi atanamaz .” hükmünü, 7.3. “TFF organlarına ve kurullarına seçilen üyelerin görev süreleri” başlıklı 87’inci maddesinin ikinci fıkrasında; “ ( 12.06.2009 tarihli Genel Kurul kararı ile değişik) Merkez Hakem

Kurulu, Temsilciler Kurulu ve bu Statü gereğince kurulmasına karar verilen diğer kurullar, işbu

Statünün yürürlüğe girmesinden en geç kırk beş ( 45) gün içinde TFF Yönetim Kurulu tarafından atanır . Bu kurulların süresi TFF Yönetim Kurulu’nun görev süresi ile sınırlıdır .” hükmünü amirdir .

8. Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Talimatının; 8.1. “MHK’nın görev ve yetkileri” başlıklı 5’inci maddenin (a) bendinde; “FIFA, UEFA veya

TFF tarafından organize edilen veya izin verilen her türlü futbol, futsal, plaj futbolu ve HiF müsabakaları için ilgili statü ve talimatlar uyarınca gerekli hakem, yardımcı hakem, gerektiğinde dördüncü hakem ile ilave yardımcı hakemleri, gözlemci ve mentörleri doğrudan veya ilgili kurullar aracılığıyla atamak”, (c) bendinde; “ Profesyonel hakem kadrosuna alınacak veya kadrodan çıkartılacak hakemleri belirleyerek Yönetim Kurulunun onayına sunmak,”, (k) bendinde; “BHK üyeleri ile İHK’leri (İl Hakem Kurulu) atamak ve görevden almak,” sayılmakta (m) bendinde;

“Disiplin soruşturması gerektirecek durumlarda, hakem, yardımcı hakem, gözlemci, mentör ve eğitimciler hakkında gerekli incelemenin yapılması için ilgili belgeleri disiplin müfettişlerine iletmek,” sayılmaktadır .

8.2. “Atamaların Prensip ve Yöntemleri” başlıklı 34’üncü maddesinin (a) bendinde; “ FIFA, UEFA ve TFF tarafından düzenlenen veya onaylanan tüm müsabakalar için tüm hakem, gözlemci ve mentörlerin MHK tarafından atanması esastır . MHK gerekli gördüğü hallerde bu yetkisini bazı müsabakalar için, BHK veya İHK’ye devredebilir .” denilmektedir .

8.3. “Hakem, Gözlemci, Mentör ve Eğitimcilerin Kadroları Hakkında Ana Prensipler” başlıklı 35’inci maddesinin (a) bendinde; “ Hakem, gözlemci, mentör ve eğitimcilerin kadrolarda yükselme ve inmeleri ve kadro sayıları bu talimat hükümlerine göre belirlenir .” denilmekte, (b) bendinde ise;

“ Hakem, gözlemci, mentör ve eğitimciler, atamalara ilişkin kararları sorgulayamazlar . Belirli bir kadroda bulunmak, bir müsabakaya veya hakeme atanma hakkını beraberinde getirmez .” denilmektedir .

8.4. “İtirazlar” başlıklı 36’ıncı maddesinin (h) bendinde; “ Klasman listelerine, listelerin tebliğini izleyen yedi ( 7) gün içinde TFF Tahkim Kurulu’na itiraz edilebilir .” denilmektedir .

8.5. “Disiplin hükümleri” başlıklı 38’inci maddesinin (a) bendinde; “Geçerli mazereti olmadan ısrarlı olarak görev kabul etmeyen, müsabaka sonucunu etkilemeye yönelik girişimlerde bulunan, sosyal yaşamı ve davranışları ile futbol camiasını küçük düşürecek tutum sergileyen görsel, işitsel, yazılı (internet dahil) ve sosyal medyada futbol ve hakem yorumculuğu yapan sosyal paylaşım sitelerinde milli, ahlaki ve sportif kültüre aykırı yazı, yorum ve paylaşımlarda bulunan kurul üyeleri

4 / 18hakem, gözlemci, mentör ve eğitimcilerin lisanları Disiplin Kurulları tarafından iptal edilebilir, hak

mahrumiyeti cezası verilebilir .”, ( b) bendinde; “Herhangi bir nedenle Disiplin Kurulları tarafından bir defada üç ay ve toplamda altı aydan fazla süreyle cezalandırılan ve haklarındaki ceza kararı kesinleşen hakem, gözlemci, mentör ve eğitimcilerin lisansları ayrıca bir karara gerek kalmaksızın iptal edilir .” denilmektedir .

8.6.“Kadro ve unvan eksiğinin tamamlanması” başlıklı 45’inci maddesinin (i) bendinde; “ MHK uygun gördüğü takdirde, Ocak ve Haziran aylarında AKYH, AKH, SLYH ve SLH kadrolarında bulunan hakemlerin (gerekli gördüğü durumlarda aday kursu açarak başarılı olanların arasından), kadro sayısının en fazla %20 oranında bir alt kadroya tenziline veya bir üst kadroya terfiine karar verir, klasman ve unvanlarını belirler .” denilmektedir .

8.7. “Kadronun kaybedilmesi” başlıklı 46’ıncı maddesinin birinci fıkrasında; “Aşağıdaki koşullardan herhangi birini yerine getirenler kadrodan çıkarılırlar : …. (e) hakemliği bırakanların

…” denilmektedir .

8.8. “Kadro belirleme kriterleri” başlıklı 51’inci maddesinde; “ MHK, hakemleri değerlendirirken ve kadrolara ayırırken aşağıda belirtilen kriterlerin tümünü veya bazısını dikkate alabilir a)

Gözlemci Notu b) Müsabaka Zorluk Derecesi c) Müsabaka Ağırlık Değeri d) Müsabaka Sayısı e)

Sınav Notu f) Yabancı Dil Düzeyi g) Öğrenim Durumu h) Yaş Durumu i) MHK Değerlendirmesi j)

Ceza Puanı ( 2) MHK, hakemlerin herhangi bir alt kadroya tenziline veya herhangi bir üst kadroya terfiine karar vermeye yetkilidir .” Denilmektedir .

8.9. “Gözlemciliğe başvuru için gereken belgeler” başlıklı 53’üncü maddenin (f) bendinde;

“ …hakemliği bırakma dilekçesi (hakem ise)…”, denilmektedir .

9. Futbol Disiplin Talimatı’nın; 9.1. “Temel İlkeler” başlıklı 4’üncü maddesinde; “ ( 1) Kulüpler ya da gerçek kişiler sportmenliğe, oyun kurallarına ve TFF kararları ile talimatlarına aykırı davranmaları halinde disiplin cezaları ile cezalandırılır . ( 2) Bu talimatta belirtilen disiplin cezaları temel cezalardır . Özel şartların varlığı halinde, bu cezalar ağırlaştırılabilir ya da hafifletilebilir . ( 3) Sportmenliğe veya diğer disiplin hükümlerine aykırı davranışlarda, hakemin durumu görmemesi nedeniyle bir karar vermemiş olması disiplin cezalarının verilmesine engel olmaz . ( 4) Bu talimat hükümleri uyarınca verilecek cezalar, somut olayın objektif ve sübjektif tüm şartları, ihlalde bulunan kişinin kusur derecesi, ağırlaştırıcı ve hafifletici tüm nedenler değerlendirilmek suretiyle belirlenir .” denilmektedir .

9.2. “Talimatlara aykırı hareket” başlıklı 46’ıncı maddesinde; “Futbol ile ilgili mevzuat hükümlerini, TFF düzenlemelerini, futbol oyun kurallarını ihlal eden kişi veya kulüpler, bu hususta ayrı ceza hükmü bulunmadığı takdirde bu talimatta belirlenen disiplin cezaları ile cezalandırılır . ( 2)

TFF tarafından düzenlenen liglere ya da kupalara katılmayan kulüpler aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece bir alt lige düşürme cezası ile cezalandırılır .” denilmektedir .

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı

.

5 / 18birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Bilindiği üzere, Anayasanın “Sporun geliştirilmesi ve tahkim” başlıklı 59’uncu maddesinde

“(Spor Federasyonları) Tahkim kurulu kararlarına karşı hiçbir yargı merciine başvurulamayacağı” ;

Anayasanın “Seçimlerin genel yönetim ve denetimi” başlıklı 79’uncu maddesinde ise “ Yüksek Seçim

Kurulunun (YSK) kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamayacağı ” kurala bağlanmıştır .

Dolayısı ile kanun koyucu tarafından YSK’nın kararlarına karşı her türlü başvuru yolu kapatılırken

Tahkim Kurulu kararlarına karşı sadece yargı yolu kapatılarak yargı haricindeki hak arama yolları açık bırakılmıştır .

10.1. Anayasanın 74’üncü maddesi “ Herkesin bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir .” hükmünü amir olup 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunun 5’inci maddesinin birinci fıkrası ile Kurumun görevi “… idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmak ” şeklinde düzenlenmiş; ikinci fıkrası ile de Kamu Denetçiliği Kurumunun incelemeyeceği istisnalar belirlenerek “Y asama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri” Kurumun görev alanı dışında bırakılmış, ancak, Kanun ile belirlenen bu istisnalar arasına TFF’nin faaliyetleri ve işlemleri dahil edilmemiştir .

10.2. Bu husus, TFF işlemleri hakkında Kurumumuzca alınan sair başvuruların incelenmesi aşamasında TFF’nin çeşitli gerekçeler ile bilgi ve belge taleplerini karşılamaması üzerine

Kurumumuz tarafından iletilen 20/ 11/ 2017 tarih ve E . sayılı yazıda da; “…Federasyonunuzun söz konusu eylem ve işlemleri için yalnızca yargı denetimi yolu kapatılarak bu alanın, Anayasanın 79’uncu maddesinde YSK kararları için getirilen düzenlemenin aksine büsbütün denetim dışında bırakılmadığı; dolayısıyla, dayanağını Anayasanın 74’üncü maddesinden alarak, yargısal değil, hukukilik ve hakkaniyet denetimi ile kamu gözetimi ve denetimi faaliyetini gerçekleştiren Kamu

Denetçiliği Kurumu için, bahse konu alanın denetiminde Anayasal bir engelin bulunmadığı… ” şeklinde TFF’ye bildirilmiştir .

10.3. Konu bu kez, TFF’nin Kanun ve Kanunun uygulanması amacıyla Genel Kurul tarafından çıkartılan Statüsü açısından değerlendirilecek olursa TFF’nin kamusal niteliğinin ağır bastığı görülmektedir . Konunun detaylarına, Kamu Denetçiliği Kurumunun 31/ 03/ 2017 tarih ve E .

sayılı Kararında ayrıntılı bir şekilde yer verilmiş olmakla birlikte, yine 10.2. no’lu paragrafta yer verilen Kurumumuz yazısında; “ TFF’nin kanunla kurulmuş bir yapı olması ve kanuni ayrıcalıklardan yararlandığı… ” ifade edilerek Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığının 01/ 02/ 2015 tarihli ve 107 sayılı “… Türkiye Futbol Federasyonunun kanunla kurulmuş bulunması ve kanunla kamu gücüne ait bir takım yetkileri kullanması imkanı tanınmış olması karşısında kamu kurumu niteliğinde olduğuna… ” ilişkin kararı hatırlatılarak Federasyonun, 6328 sayılı Kanunun 3’üncü

6 / 18maddesindeki “idare” tanımı içinde yer aldığı ifade edilmiştir .

10.4. Nitekim burada da bir kez daha tekrar etmek gerekirse, Anayasanın 58’inci ve 59’uncu maddeleri, 5894 sayılı Kanunun amacını ve ulaşılmak istenen hedefleri ve gerekçeleri, mezkûr

Kanun ile TFF’ye yüklenilen görev ve sorumluluklar, gerek TFF gerek ilk derece hukuk kurullarının kaynağının Kanun olması, TFF’nin Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) ve Avrupa

Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) nezdindeki yükümlülüğü ile milletlerarası alanda temsil görevinin bulunması, Futbol sporunu ulusal düzeyde yürütme ve buna bağlı olarak ulusal düzeyde etki doğuran, futbola ilişkin bağlayıcı nitelikte düzenleme yapma yetkisini tek başına elinde bulundurması, TFF’ye yüklenilen milli ödev ve sorumlulukların varlığı gibi unsurlar TFF’nin kamu gücünü ve yetkisini kullanan tekel niteliğini haiz kamu hizmeti gören bir kuruluş olduğunun açık ifadesidir . Dolayısıyla, TFF’nin aksi yöndeki nitelemeleri ve 6328 sayılı Kanun karşısında

KDK’nın bilgi ve belge taleplerine karşı sergilemekte olduğu tutum yasal dayanaktan yoksundur .

11. Somut olaya konu başvuru, eski futbol hakemi TFF’ye sunduğu istifa dilekçesinin ardından hakkında isnat edilen 4 ay hak mahrumiyeti cezasının yok hükmünde olduğunun tespiti ile lisansının yeniden düzenlenmesi talebi hakkındadır .

12. Dosya kapsamının incelenmesinden; 12.1. TFF nezdinde A Klasman Hakemi 18/ 02/ 2018 tarihinde oynanacak spor – spor müsabakasında hakem olarak görevlendirildiği, ancak 16/ 02/ 2018 tarihinde TFF MHK Başkanı tarafından yapılan telefon görüşmesinde oynanacak maç hakkında ikili arasında münakaşa geçtiği, bu münakaşanın başvuranın üzerinde baskı ve tehdit oluşturduğu, bunun da maç yönetimini etkileyeceği düşüncesiyle TFF’ye 16/ 02/ 2018 tarihinde istifa dilekçesi sunduğu, dilekçesini aynı gün gazetesine de servis ettiği, istifa dilekçesinin yaklaşık bir saat sonra gazetesinde haber yapıldığı, TFF Hukuk Müşavirliğinin 17/ 02/ 2018 tarih ve sayılı yazısı ile başvuranın 17/ 02/ 2018 tarihinden itibaren tedbirli olarak Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna sevk edildiği, 20/ 02/ 2018 tarih ve E . / – sayılı Karar ile başvuran hakkında MHK

Talimatı’nın 38/a fıkrasına aykırı eylemi nedeniyle FDT’nin 46/ 1. maddesi uyarınca 4 ay hak mahrumiyeti cezası ile cezalandırıldığı, TFF Yönetim Kurulunun 23/ 02/ 2018 tarihli ve sayılı kararında “ A Klasman Hakemi Belediye spor – spor kulüpleri arasındaki müsabakaya atanması sonrasında basınla paylaştığı istifa dilekçesi ve sonrasında tarafından medyada yapılan açıklamalar, söz konusu müsabaka ve hakem hakkında çeşitli şüphelerin oluşmasına sebep olmuştur . Bahsi geçen müsabaka ile ilgili olarak müsabaka sonucunu etkileme yönünde iddia ve şüpheleri incelemek üzere dosyanın Etik Kurul’a sevkine ” karar verildiği, Etik Kurul’un 02/ 03/ 2018 tarihli ve – 1/ – sayılı yazısı ile başvuranın 06/ 03/ 2018 tarih saat 10:00 ’da beyanının alınması için davet edildiği, buraya giderek ifade verdiği, Etik Kurul’un “… çalışma talimatı gereği, kendilerine ulaşan dosyalar konusunda 1 ayda karar verip bilgilendirmesi gerekirken hiçbir karar vermeyip bilgilendirme de yapmamaları, 3 aydır karar verilip şahsına ya da avukatına bilgilendirme …” yapılmaması üzerine

“ görev ihmali bulunan TFF Kurulları hakkında inceleme yapılması” talebiyle 04/ 06/ 2018 tarihinde

7 / 18Kurumumuza başvuruda bulunduğu; Başvuru hakkında Kurumumuz tarafından .. tarihli Gönderme

Kararı verildiği, TFF tarafından başvurana ve KDK’ya geçen süre zarfında yanıt verilmediği;

Başvuranın, tarihli … dilekçesi ile bu kez hakkında PFDK tarafından verilen cezanın yok hükmünde olduğunun tespiti ile Kurumumuzdan talepte bulunduğu görülmektedir .

12.2. Başvuran somut olaya konu dilekçesinde;

“ TFF Hakem İşleri Müdürlüğüne, spor- spor müsabakası ile ilgili olarak Merkez Hakem Kurulu Başkanı tarafından 2 defa cep telefonumdan arandım . Cevapsız çağrılarını gördüğümde kendisine döndüm. Daha önce müsabakası yönettiğimi ve cephesinin tepkileri olmuştu dedi . Bu sebeple doğru dürüst maç yönet, maça MHK üyesi gönderip izleteceğim, bu maçtaki yönetimine göre bir daha maç alamazsın .

Allemi cihan olsan alamazsın, maçın yönetimine göre geleceğini şekillendireceğim!

Bir MHK Başkanı’nın, müsabakaya 48 saatten az kala tehditkar konuşmaları sebebiyle 22 yıldır adaletle icra etmiş olduğum hakemlik kariyerimi noktalıyorum . 16/ 02/ 2018 İmza ” ifadelerine yer vermiştir .

13. Başvuran, Gazetesine göndermiş olduğu yazıda istifa mektubundan farklı olarak sadece (Müsabaka ile ilgili olarak… Bizim sorumluluğumuz sadece Allaha karşıdır . Bizim geleceğimize sadece Allahu Teala karar verir . Bu yapmış olduğu tehditkar konuşmaları ..) ibarelerinin yer aldığı görülmektedir . Aynı gün gazetesinde ‘ MHK Tehdit Etti! Hakemliği Bıraktı! ’ başlıklı haber yapılarak ( 16 Şubat 2018, Cuma 19:50 Son Güncelleme : 16.02.2018 21:47 ) tarih ve saati ile başvuranın kamuoyuna yaptığı duyuru yayımlanmıştır .

14. TFF resmi internet sitesinden yapılan 17/ 02/ 2018 tarihli duyuruda başvuranın 23/ 12/ 2017 tarihinde ve 04/ 02/ 2018 tarihinde görev aldığı müsabakalara ilişkin ‘kusurlarına’ değinilerek başvuran hakkında soruşturma başlatıldığı ifade edilmiştir . Anılan kamuoyu duyurusunda;

“ Bazı gazete ve haber sitelerinde yer alan ” hakemi tehdit etti” başlıklı haber ve yorumlar, aşağıdaki açıklamalar doğrultusunda gerçeği yansıtmamaktadır .

Klasmanı hakemi 1. 23 Aralık 2017 tarihinde görevlendirildiği spor – spor A .Ş.

TFF 1. Lig müsabakası sonunda stadyum koridorlarında hakem soyunma odasına giderken, yaklaşık 1- 1,5 metre arkasında kendisine hakaret eden yöneticilere duyarsız kaldığı ve Federasyon Temsilcilerinin cep telefonu ile belirlediği olay görüntülerine rağmen konuyu raporlamadığı anlaşıldığından kendisi telefonla uyarılmış, bu konudaki sözlü savunması tarafımızdan gerçekçi bulunmamıştır .

2. 4 Şubat 2018 tarihinde MKE –

8 / 18spor TFF 1. Lig müsabakasında görevlendirilmiş, müsabaka öncesindeki

seremoninin, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından hazırlanan ve ülkemizin

UEFA 2024 adaylığı tanıtım sloganı ile ilgili panoların (tobleronların)

arkasında yapılması gerekirken panoların önünde yapılmış olmakla, naklen yayın kapsamında amaçlanan tanıtım gerçekleşmemiştir .

Hakemin, Federasyon Temsilcisinin müdahalesi ve Dördüncü Hakemin iki kez uyarısına rağmen kulaklığını takmadığından uyarıyı anlamadığı görülmüştür .

3. Ayrıca bu müsabakada 9.15 metre mesafe belirlemede uygulanan işaret spreyini kullanmaması, Ankara’da bir hakemden temin etme gayreti de göstermemesi nedeniyle yazılı savunması alınmış ve savunma da Kurulumuzca uygun bulunmamıştır .

Sonuç olarak;

TFF 2. Lig Kırmızı Grup’un ilk iki sırasında yer alan Belediyespor – spor müsabakasının önemi gözetilerek bir üst klasmandan görevlendirilen yukarıda belirtilen açıklamaların içeriğinden de anlaşılacağı üzere, MHK Başkanı tarafından müsabaka gününden 2 gün önce telefonla aranmış, karşılaşmanın önemine yönelik dikkati çekilmiştir .

Önceki müsabakalardaki konsantrasyon eksikliğinden kaynaklanan hataları hatırlatılarak bu müsabakayı küçümsememesi gerektiği, bu müsabakaya gözlemci ile birlikte ayrıca MHK Üyesi da görevlendirileceği, performansının bundan sonraki görevlendirmeleri etkileyeceği cihetle özenli olması gerektiği iletilmiştir .

Bu gerçekler doğrultusunda tehdit edilmesi söz konusu olmadığı gibi, istifasının aynı anda Hakem İşleri Müdürlüğü ile birlikte medyada bazı kişilere gönderilmesi, son günlerde kurulumuza yönelik gerçek dışı açıklama ve yorumların kaynaklarının ortaya çıkması bakımından oldukça düşündürücüdür .

Ayrıca Federasyonumuz konuyla ilgili bir soruşturma da başlatmıştır .

Kamuoyuna saygı ile duyurulur .

Merkez Hakem Kurulu Başkanı” ifadelerine yer verilmiştir .

15. Sporun geliştirilmesi, Anayasanın 59’uncu maddesi ile sosyal hak ve ödevleri arasında düzenlenerek anayasal güvence altına alınmıştır ( 3.3. no’lu prg .) . Bu kapsamda, futbolun diğer spor dallarına nazaran taşıdığı ekonomik büyüklük, sektörleşme vb. özellikleri nedeniyle yıllar itibariyle

Spor Genel Müdürlüğü yapılanmasından ayrı bir teşkilatlanmaya ihtiyaç duyulmuş, 3461 sayılı,

3813 sayılı ve son olarak 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında

9 / 18Kanunu ile özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliğe sahip, özerk Türkiye Futbol Federasyonu

kurulmuştur ( 6 no’lu prg .) .

15.1. TFF Kanunu ve TFF Statüsü ile ülke sınırları içerisinde futbol müsabakası düzenleme görevi de dahil, her türlü futbol faaliyetini yürütmek görevi TFF’ye aittir . Mezkûr Kanunun 3’üncü maddesinin birinci fıkrasında TFF’nin görevleri arasında ulusal talimatlar hazırlamak ve hakemlerin, FIFA, UEFA ve TFF tarafından konulan statü, talimat ve düzenlemeleri ile bunların yetkili kurulları tarafından verilen kararlara uymalarını sağlamakla yükümlü olduğu düzenlenmiştir . Bu kapsamda, 7 no’lu paragrafta yer verilen TFF Statüsü uyarınca Yan Kurul niteliği taşıyan ve bir başkan ile sekiz üyeden oluşan görevinde bağımsız Merkez Hakem Kurulu (MHK) kurulmuştur . Anılan Kurulun ve buna bağlı kurulların yapısı, işleyişi ve görevleri ile hakemlik, gözlemcilik, mentörlük ve eğiticilik ile ilgili konular MHK Talimatında düzenlenmiştir . MHK Talimatının 5’inci maddesinde MHK’nın görevleri arasında profesyonel hakem kadrosuna alınacak veya kadrodan çıkartılacak hakemleri belirlemek ve bunları Yönetim Kurulu onayına sunmak sayılmış; 34’üncü maddesi ile FIFA, UEFA ve TFF tarafından düzenlenen veya onaylanan tüm müsabakalarda hakem, gözlemci, mentör ve eğitimcilerin MHK tarafından atanacağı belirtilmiş; mezkur Talimatın 38’inci maddesi ile hakem, gözlemci, mentör ve eğitimcilerin lisanslarının Disiplin Kurulları tarafından iptal edilebileceği, bir defada üç ay ve toplamda altı aydan fazla süreyle cezalandırılan ve haklarındaki ceza kararı kesinleşen hakemlerin lisanslarının herhangi başka bir karara gerek kalmaksızın iptal edileceği; Talimatın 45’inci maddesi ile MHK’nın uygun gördüğü takdirde, Ocak ve Haziran aylarında A Klasman Yardımcı Hakemi (AKYH), A Klasman Hakemi (AKH), Süper Lig Yardımcı

Hakemi (SLYH) ve Süper Lig Hakemi (SLH) kadrolarında bulunan hakemlerin (gerekli gördüğü durumlarda aday kursu açarak başarılı olanların arasından), kadro sayısının en fazla %20 oranında bir alt kadroya tenziline veya bir üst kadroya terfiine karar vereceği, klasman ve unvanlarını belirleyeceği kurala bağlanmıştır . Bu bağlamda, MHK, hakem kadrolarının belirlenmesi gibi kimi kararları Yönetim Kurulu’nun onayına tabi olan ancak İl Hakem Kurulu (İHK) ve Bölge Hakem

Kurulu (BHK) Başkanlarını görevden almak gibi kimi icraatları onaya tabi olmayan, görevlerinin önemli bir kısmında takdir yetkisi kullanan, futbol sporunun yönetilmesinde son derece önemli görev ve yetkilerle donatılmış TFF’nin güçlü bir organıdır .

16. Somut olaya geri dönülecek olursa başvuranın talebinin değerlendirilebilmesi için öncelikle hakem ve TFF ilişkisinin incelenmesi gerekmektedir . Hakemlik unvanı TFF MHK Talimatı’nda yazılı şartlara uygun olarak MHK’nın kararının Yönetim Kurulu tarafından onaylanmasından sonra kazanılmaktadır . Buna göre aday hakem kadrosunda bulunan kişi bir yılın sonunda il hakemliğine yükseldiği zaman tarafına TFF tarafından lisans numarası verilmektedir . Hakemlerin müsabakalarda görev alabilmesi için bu lisansın her yıl vize işleminin yapılmasının gerektiği (MHK Talimatı md .

29); mazeret göstermeden lisanslarını vize yaptırmayan hakemlerin bir alt kadroya indirilecekleri (MHK Talimatı md . 47); ayrıca, hakemlerin TFF tarafından düzenlenen kurs ve seminerlere katılmak zorunda oldukları (MHK Talimatı md . 30); katılım sağlayamayacakların bu mazeretlerini bildirmeleri gerektiği (MHK Talimatı md . 31) görülmektedir .

17. Diğer yandan, MHK Talimatında hakem olma şartlarının, hakem kadrolarının belirlenmesine

.

10 / 18ilişkin kriterlerin, hakemlerin müsabakalara atanmalarına ilişkin maddelerin düzenlendiği ancak

hakemliği bırakma, hakemlikten çekilme, hakemlikten istifaya ilişkin bir maddenin münhasıran düzenlenmediği görülmektedir . Talimatta ‘Hakemliği bırakma’ eylemi hakemlik kadrosunun kaybedilme şartlarından biri olarak 46’ıncı maddede sıralanmaktadır . Hakemliği bırakma eyleminin geçtiği bir diğer madde ise gözlemci olma şartları arasında bulunmakta, bir kişinin gözlemci olabilmesi için hakemliği bırakma dilekçesi vermesi gerektiği ifade edilmektedir . Buna göre hakemlik işi, hakemlik lisansının iptal edilmesi ya da hakemliğin bırakılması olmak üzere iki şekilde sonlanmaktadır . Ancak, hakemlik lisansının iptali kişinin futbol camiasında bir daha görev almasının önünde engel teşkil ederken, hakemliği bırakmak sadece müsabakalarda hakem olarak görev almaktan kendi arzusu ile vazgeçmesi, TFF bünyesinden ayrılması anlamına gelmektedir . Bu şekilde, hakemliği bırakan kişinin gözlemcilik, eğitimcilik, mentörlük gibi diğer müsabaka görevlerinde bulunma talebiyle TFF’ye başvuru yolu açıktır . Hakemlik lisansının iptal edilmesine ilişkin koşullar ise MHK Talimatı’nın 38’inci maddesinde yer almakta olup lisans iptali disiplin kurulu kararıyla gerçekleştirilebilmektedir 18. Bu bağlamda, hakemliğin isteğe bağlı belli koşullar altında görülen bir hizmet olduğu, bu hizmetin hakem kişi tarafından sonlandırılması için bir dilekçe verilmesinin yeterli olduğu anlaşılmaktadır . Somut olayda, A Klasman Hakemi (AKH) kadrosunda yer alan başvuran 16/ 02/ 2018 tarihinde Hakem İşleri Müdürlüğü’ne “… hakemlik kariyerini noktaladığını …” belirten bir dilekçe sunmuştur . Hakem İşleri Müdürlüğü MHK’nın sekretarya hizmetlerini yürütmekle görevlidir (MHK Talimatı md 4/c) . TFF’nin tebliğe ilişkin iş ve işlemlerini telefon, faks ve e-posta yolu ile yürütüldüğü düşünüldüğünde, başvuranın MHK’nın sekretarya hizmetini gören yetkili idari birime eposta ile dilekçesini 19:15 itibariyle ulaştırmış, benzer beyanatı kamuoyuna da sunmak saikiyle Fanatik gazetesine yapmıştır . Anılan Gazete, hakem başvuranın hakemliği bırakma eylemini kamuoyuna 19:50 itibariyle, başvuranın TFF’ye göndermiş olduğu hakemliği bırakma dilekçesinin bir benzerini yayımlayarak duyurmuştur .

19. Somut olayda, başvuran müsabaka günü mazeretsiz müsabakaya gitmeme, görevi kabul etmeme gibi futbol kulüplerini, TFF’yi, sporcuları, diğer görevlileri, taraftarı zorda bırakacak MHK’da ya da

Futbol Disiplin Talimatı’nda yer alan eylemlerden birini gerçekleştirmemiştir . Hakem MHK Başkanı tarafından telefon ile aranmasını, yine MHK Başkanının 14 no’lu paragrafta yer alan kamuoyu duyurusunda kendisi tarafından da açıkça belirtilen, “performansının bundan sonraki görevlendirmeleri etkileyeceği cihetle özenli olması gerektiği …” ifadelerinin müsabaka yönetimini etkileyeceğini düşünmesi sebebiyle müsabakaya 48 saat kalması karşısında görevi geri çevirmek yerine hakemliği bırakma tercihinde bulunmuştur .

20. İdare başvuran hakkında başvuranın hakemliği bırakma yönündeki tek taraflı irade beyanının peşi sıra 17/ 02/ 2018 tarihinde disiplin soruşturması başlatmıştır . MHK tarafından yapılan kamuoyu duyurusunda başvuranın daha önce yönettiği müsabakalardan bahsedilmiş, başvuran hakkında başlatılan disiplin soruşturmasının nedeni açıkça belirtilmemiştir (bkz . 14 no’lu prg .) . TFF, başvuran hakkında hakemlik görevine ve hizmetine ilişkin önceki müsabakalarda tespit olunan hataları hakkında mevzuatında yer alan sürelere riayet etmek koşulu ile elbette ki disiplin soruşturması

11 / 18açmakla yetkilidir . Dolayısıyla, hakemin hakemlik görevi nedeniyle disiplin sorumluluğunun devam

edeceği anlaşılır bir durumdur . Ancak, TFF PFDK’nın başvuruya konu Kararına bakıldığında soruşturma konusunun başvuranın önceki müsabakaları ile ilgili ya da FDT’ye konu bir eylemine ilişkin olmadığı, soruşturmanın başvuranın dilekçesindeki beyanlar ve beyanların basın ile paylaşılması nedeni ile başlatıldığı görülmektedir .

20.1. Başvurana iletilen PFDK Kararı incelendiğinde Olay, Savunma, Değerlendirme ve Karar başlıklarının bulunduğu, başvuranın istifa dilekçesinin olay kısmında yer aldığı, savunmada başvuranın savunma yazısındaki beyanlarına yer verildiği görülmektedir . Karar oyçokluğu ile alınmış, iki disiplin üyesinin “sevke konu eylemin MHK 38/a fıkrasına aykırılık teşkil etmediği, bu nedenle ceza tayinine yer olmadığı” yönünde karar verilmesi gerektiğini düşündükleri nedeniyle çoğunluk kararına şerh düşülmüştür . Çoğunluk Kararına şerh düşen PFDK üyeleri neden çoğunluğa katılmadıklarını, sevke konu eylemin neden MHK Talimatı’nın 38’inci maddesinin (a) bendine aykırı olmadığına ilişkin hukuki bir tartışma yapmamışlardır .

20.2. Kararın ‘Değerlendirme’ kısmında “ A Klasman Hakemi istifa dilekçesindeki beyanları ve bu beyanların medya ile paylaşıldığı Kurulumuzca tespit edilmiştir .” cümlesinin ardından MHK Talimatının 38/a ve FDT 46’ıncı maddesinin açık yazımına yer verilmiş, son paragrafta da “ … Kurulumuzca A Klasman Hakemi istifa dilekçesinde kullandığı ifadeler ve bu ifadeleri medya ile paylaşması şeklindeki eyleminin futbol camiasını küçük düşürecek tutum sergilemek ” olarak değerlendirildiği, bu maddeye aykırılık nedeniyle adı geçenin 4 ay hak mahrumiyeti cezası ile cezalandırılması hususunda görüş birliği bulunduğu ifadelerine yer verilmektedir .

20.3. ‘Değerlendirme’ kısmında yer verilen cümleler (bkz . 20.2 no’lu prg .) incelendiğinde TFF

PFDK tarafından verilen disiplin cezasının nedeninin hem hakemliği bırakma dilekçesindeki beyanlar hem de beyanların medya ile paylaşılması olarak değerlendirildiği düşünülebilir . Ancak bir hakemin hakemlik lisansının iptali ile sonuçlanan bir disiplin kararının yoruma yer vermeyecek nitelikte olması beklenir .

20.4. ‘Değerlendirme’de başvuranın kamuoyuna sunduğu yazı ile TFF’ye sunduğu hakemliği bırakma dilekçesinin arasındaki farklara dikkat çekilmemiş, başvuranın Gazeteye sunduğu dilekçesi istifa dilekçesi gibi değerlendirilmiş, her iki dilekçede yer alan hangi ifadenin ya da ifadelerin mi yoksa bu dilekçenin medyada yayımlanması eyleminin mi “futbol camiasını küçük düşürecek tutum” olduğuna, basında yer alan hangi ifadenin ne şekilde camiayı küçük düşürdüğüne ilişkin bir tartışmaya girilmemiş, başvurana isnat edilen suçun unsurlarına dair en ufak bir hukuki tartışmaya

Kararda yer verilmemiştir .

20.5. 15.1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere bir kişinin hakemlik lisansının iptal edilebilmesi için

Disiplin Kurulu tarafından bir seferde en az 3 ay hak mahrumiyeti cezası alması gerekmektedir .

Somut olayda başvuran, A Klasman Hakem kadrosunda yer almaktadır . MHK Talimatı’nın Hakem

Kadroları başlıklı 39’uncu maddesine göre 24 farklı hakem kadrosu bulunmakta, bunlardan

AKH’den sonra en üst düzey hakemlik Süper Lig Hakemliği olmaktadır . Bir AKH en üst profesyonel lig dışındaki müsabakalarda ve Türkiye Kupası müsabakalarında hakem; tüm liglerde

12 / 18dördüncü hakem ve amatör müsabakalarda hakem olarak görevlendirilir . Bu anlamda, Karar ’da

hakemlik kariyerinin önemli bir noktasına gelmiş, 22 yıldır futbola hizmet eden bir hakeme neden futbol dünyasında verilebilecek en ağır cezalardan birinin verildiği Kararda gerekçelendirilmemiştir .

Başvuranın, müsabakaları yönetmedeki genel başarısı, gözlemci notları, daha önce disiplin cezası alıp almadığı, futbol camiasında diğer müsabaka görevlilerine karşı tutum ve davranışı, sporculara yaklaşımı, TFF görevlilerine tutumu, futbol oyun kurallarını müsabakalarda uygulamadaki başarısı, daha önce basında futbolla ilgili bir beyanatının bulunup bulunmadığı gibi cezanın hafifletici sebebi olabilecek bir tartışma yapılmamıştır . TFF FDT 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında “Bu talimat hükümleri uyarınca verilecek cezalar, somut olayın objektif ve sübjektif tüm şartları, ihlalde bulunan kişinin kusur derecesi, ağırlaştırıcı ve hafifletici tüm nedenler değerlendirilmek suretiyle belirlenir .” denilmektedir (bkz . 9.1. no’lu prg .) . PFDK’nın bu maddeyi Kararında dikkate aldığına dair bir emare görülmemektedir .

20.6. Diğer yandan, TFF’nin soruşturması somut olayın tek bir tarafı üzerinden yürütülmüş, sadece başvuranın savunması alınmıştır . Başvuranın tabi olduğu MHK Talimatı’nın 38’inci maddesi her ne kadar ‘HAKEM, GÖZLEMCİ, MENTÖR ve EĞİTİMCİLER’ bölümü altında yer alsa da disiplin kuruluna sevk edilecek davranışların sayıldığı madde hükmünde disiplin cezası verilecek kişiler arasında bu eylemleri yapan Kurul üyeleri, hakem, gözlemci ve eğitimciler sayılmaktadır . Bu nedenle anılan hüküm MHK Başkan ve üyeleri için de geçerlidir . Anılan maddede disiplin kuruluna sevk edilmeyi gerektirecek eylemlerden bir tanesi “ müsabaka sonucunu etkilemeye yönelik girişimlerde bulunmak ” olarak sayılmıştır . Yukarıda 14 no’lu paragrafta açıklandığı üzere, bir AKH için son derece nüfuzlu bir pozisyonda olan ve TFF resmi internet sitesinden yapmış olduğu kamuoyu açıklamasında müsabaka öncesi başvuranı telefon ile aradığını, performansının bir sonraki görevlendirmelerini etkileyeceği konusunda beyanda bulunduğunu kabul eden MHK

Başkanı’nın ifadesine PFDK üyeleri tarafından başvurulma gereği duyulmamış , duyuldu ise bu ifadenin PFDK Kararında yer almama gerekçesi tartışılmamıştır .

20.7. TFF, daha önce 06/ 02/ 2015 tarihli resmi internet sitesinden yapmış olduğu “TFF’den

Açıklama ve Uyarı” başlıklı kamuoyu duyurusunda;

“ … Hakemlerimiz kulüp yöneticilerinin görüşleri ve müdahaleleriyle değil, Futbol Oyun Kuralları’yla hareket etmekte ve sadece sahada gördüklerini çalmaktadır . Bu nedenle hakemlerimizi etki altına almaya yönelik tüm hareketler anlamsızdır ve kesinlikle sonuçsuz kalacaktır .

Bu olay göstermiştir ki hakemlerimize yönelik baskı kurma çabası, aklın ve vicdanın kabullenemeyeceği bir seviyeye gelmiştir .

…

Türk futboluyla ilgisi olsun olmasın herkesin bilmesi ve asla test etmeye da Türk futbolunda tek otorite ve kalkışmaması gereken bir gerçek varsa o yegane karar merciinin Türkiye Futbol Federasyonu olduğudur .

Kurumların saygınlığı her şeyin üstündedir, kişisel hesaplara alet edilmesine

.

13 / 18izin verilmeyecektir .”

İfadelerine yer vermiştir .

20.8. Buradan Hakemlerin Futbol Oyun Kuralları’yla hareket etmekle ve sadece sahada gördüklerine göre ‘düdüğü çalmakla’ yükümlü oldukları, dolayısıyla TFF’nin MHK üyeleri de dahil kimse tarafından hakemlerin etki altına alınmasına yönelik eylemlerine tolerans göstermediği, TFF’nin saygınlığını her şeyin üzerinde tuttuğu ve somut olayların şahsileştirilmesi karşısında sert bir yaklaşımının olduğu anlaşılmaktadır . Ancak somut olayın incelenmesinden iki tarafı olan ve disipline konu edilen eylemin sadece tek bir tarafının dinlenildiği ve cezalandırıldığı, bu tercihin gerekçelendirilmediği görülmektedir . Nitekim başvuranın “… müsabakaya atanması sonrasında basınla paylaştığı istifa dilekçesi ve sonrasında tarafından medyada yapılan açıklamalar, söz konusu müsabaka ve hakem hakkında çeşitli şüphelerin oluşmasına sebep olmuştur . ..” gerekçesi ile TFF Yönetim Kurulu tarafından Etik Kurulu’na sevk edilmesi, başvuranın bila tarihli Etik Kurulu başvurusunun dikkate alınmaması, Yönetim Kurulu tarafından da olayın sadece tek bir tarafının değerlendirildiği kanaatinin oluşmasına neden olmaktadır .

20.9.Bu bağlamda, Kurumumuza yapılan 07/ 04/ 2017 tarih ve / sayılı başvuru dosyası hakkında verilen 27/ 07/ 2018 tarih ve sayılı Tavsiye Kararında başvuran . ’ya basında ve sosyal medyada paylaştığı ifadeleri nedeni ile verilen hak mahrumiyeti cezalarına ilişkin TFF

PFDK’nın tarafsızlığı ve bağımsızlığına ilişkin yapılan inceleme mevcut başvuru açısından daha da geçerli hale gelmektedir . Anılan Kararda; “… Buna göre TFF organizasyon yapısı içerisinde PFDK üyeleri Başkan ve Yönetim Kurulunun emirleri altında konumlanmıştır . Bulundukları pozisyon bu üyeleri, kendilerinin PFDK’ya üye olarak atanmalarını sağlayan Başkan ve Yönetim Kuruluna borçlu kılmaktadır . Bu nedenle Başkanın ve Yönetim Kurulunun gerek sarih gerekse zımni, fakat genelde gayrı resmi dilek, talimat, emir ve ricalarına bağlı kalmalarının önünde hiçbir hukuki güvence bulunmamaktadır…” denilmekte, PFDK Kurulunun, Başkanın seçtiği kişiler arasından

Yönetim Kurulu tarafından atanması, huzur hakkının Yönetim Kurulu tarafından belirlenmesi, görev süresinin Yönetim Kurulunun görev süresi ile sınırlı olması unsurlarına dikkat çekilmektedir .

21. Dosya kapsamında yer alan PFDK Kararının incelenmesinden, başvuranın hakemliği bırakma dilekçesinde yer alan ifadelerin ve bu ifadelerin medya ile paylaşılmasının MHK Talimatı uyarınca futbol camiasını küçük düşürecek tutum sergilemek olarak değerlendirildiği, bu nedenle FDT’nin 46/ 1 maddesi uyarınca 4 ay hak mahrumiyeti cezası ile cezalandırıldığı; ancak cezanın unsurlarının somutlaştırılmadığı, dilekçede geçen hangi ifadelerin basında yayımlanmasının futbol camiasını küçük düşürecek tutuma yol açtığının açıklanmadığı, PFDK tarafından doğrudan bir ceza tayinine gidildiği yukarıda ifade edilmişti . Somut olayda başvuran hakemliği bırakma dilekçesi vermiş, dilekçesinin bir benzerini kamuoyuna duyuru metni halinde bir basın organı ile paylaşmıştır . Basında yer alan metinde başvuranın MHK Başkanı tarafından atandığı müsabakaya iki günden az zaman kala aranmasına, bu telefon görüşmesinde geçen diyaloglara ilişkin yaşadıklarını, düşüncülerini ve kararını kamuoyu duyurusu ile basına sunmuştur . Ancak, başvuranın ifade beyanı, başvuranın hakemlik lisansının iptali gibi futbol dünyasında olabilecek yaptırımı en ağır olabilecek şekilde

14 / 18sonuçlanmıştır . Kişinin eylemi ile kamu gücünü kullanan tekel niteliğini haiz bir kamu

otoritesinin müdahalesi arasında adil bir dengenin gözetilmesi gerekmektedir . Somut olayda ifade özgürlüğü kullanımı, kişinin futbol camiasında gelecekte herhangi bir görev almasının önlendiği geri dönülmesi imkânsız bir yaptırım ile sonuçlanmıştır .

22. Düşünce ve kanaat hürriyeti ile ifade özgürlüğü Anayasanın 25’inci ve 26’ncı maddeleri ile

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin taraf olduğu AİHS’in 10’uncu maddesinde düzenlenerek koruma altına alınmıştır . AİHS’in 10’uncu maddesinin ikinci fıkrası ve Anayasamızın 26’ncı maddesinin ikinci fıkrasında söz konusu özgürlüğe getirilebilecek sınırlamaların çerçevesi çizilmiştir . AİHS’in 10’uncu maddesinin ikinci fıkrasında kısıtlamanın “meşru bir amaca” yönelik olması gerektiği ifade edilerek bu amaçlar ulusal güvenlik, toprak bütünlüğü ve kamu emniyetinin, sağlığın ve ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının korunması şeklinde sıralanmıştır (bkz . 4.1. no’lu prg .) . Benzer şekilde Anayasada meşru sınırlama gerekçeleri millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi şeklinde belirtilmiştir (bkz . 3.2. no’lu prg .) . Bu bağlamda, AİHM’e göre ifade özgürlüğü hakkının kullanımına kamusal makamlar tarafından yapılabilecek olası müdahalelerin, ancak müdahalenin hukuken öngörülmüş olması, müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olması ve meşru bir amaç izlemesi şeklinde sıralanan sınırlama ölçütlerine dayalı olduğunda meşru ve

Sözleşme’ye uygun olabilecektir (Macovei, M. ( 2004) . İfade Özgürlüğü Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi’nin 10. Maddesi’nin uygulanmasına ilişkin kılavuz . Strazburg : Avrupa Konseyi .) .

Sınırlamaya duyulan “gereklilik” “acil bir sosyal ihtiyaç” anlamında ele alınmaktadır (Özbey, Ö.

( 2013) . Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Işığında İfade Özgürlüğü Kısıtlamaları . TBB Dergisi , 41- 91) . Anayasada ise ifade özgürlüğü ayrıca Anayasa’nın 13’üncü maddesindeki sınırlama rejimine tabidir . Buna göre “…temel hak ve özgürlüklere yönelik sınırlamalar ancak kanunla yapılabilir ve demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı gibi hak ve özgürlüklerin özlerine de dokunamaz .” (Karan, U. ( 2018) . İfade Özgürlüğü Anayasa Mahkemesine

Bireysel Başvuru El Kitapları Serisi – 2. Ankara : Avrupa Konseyi . s. 109) . Bu bağlamda, İdarenin iş ve işlemlerinin hukuken öngörülebilir olması ve ölçülülük ilkesi çerçevesinde hareket etmesi beklenir .

22.1. Başvuran hakemliği bırakma dilekçesinin bir benzerini TFF makamlarına ulaştırdıktan hemen sonra basın ile paylaşma yoluna gitmiştir . Bu tercih TFF makamlarınca “ Futbol camiasını küçük düşürecek tutum sergilemek ” fiili olarak nitelendirilerek başvurana ceza tayini yapılmıştır . Yaptırıma konu fiil MHK Talimatında bir ibare olarak yer almakla birlikte, anılan fiilin MHK Talimatı ya da

FDT’de tanımı yapılmamış unsurları belirlenmemiştir . Dolayısıyla, anılan fiilin kapsamının ve unsurlarının futbolun yönetimi ve disiplinine ilişkin konularda tekel konumunda bulunan TFF ve ilgili hukuk kurulları tarafından oluşturulması beklenir . Ancak, Tahkim Kurulu ve PFDK’nın kararları gerekçeli şekilde kamuoyuna ve futbol dünyasına duyurulmadığından TFF’nin bu konuda

15 / 18bir içtihat oluşturduğundan bahsetmek mümkün değildir . Nitekim başvuruya konu PFDK Kararında

başvuranın eylemi doğrudan “ Futbol camiasını küçük düşürecek tutum sergilemek ” olarak kabul edilmiş, kimin hangi ifade nedeniyle küçük düştüğü değerlendirmesine gidilmemiştir . Başvuranın eylemi suça ilişkin adeta bir veri olarak kabul edilmiştir . Somut olayda başvuranın hakemliği bırakma gerekçesini kamuoyuna duyurması eyleminin hakemlik lisans iptali ve futbol kariyerinin sonlandırılması ile sonuçlanacağını bilmesinin veya öngörmesinin beklenemeyeceği değerlendirilmektedir . Bu anlamda, PFDK tarafından isnat edilen cezanın hukuken belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir olduğundan bahsetmek mümkün görünmemektedir .

22.2. Futbol disiplin mevzuatında özellikle müsabaka dışındaki spora konu disiplin eylemleri ve bunlara verilecek cezalarda, disiplin hukukunun genel ilkelerinden farklı olarak bir belirsizlik alanı ile TFF’nin uygulama yolu ile çerçevesini genişlettiği bir takdir alanı bulunmaktadır . Her ne kadar uluslararası ve ulusal spor otoritelerinin diğer kamu otoritelerine göre yetkileri belli bir ‘özgüllüğe’ sahipse de bu özgül yetkilerin kullanımının temel hak ve özgürlüklerin kullanımı ile çatıştığı durumlarda, İdarenin daha dikkatli olması beklenir . Bu bağlamda, sporun özgüllüğü çerçevesinde futbol dünyasında ve futbol disiplini alanında başvuranın ifade açıklaması kamu yararına aykırı, futbol sporuna zarar verecek özel bir durum yaratıyorsa bunun kuşkusuz TFF tarafından somutlaştırılması, “toplumsal ihtiyaç baskısı” bulunup bulunmadığının yine TFF tarafından ilgili

Hukuk Kurullarınca irdelenmesi beklenir . Aksi takdirde, kamu otoritesinin iş ve işlemlerine duyulan güven sarsılabilecek, futbol camiasında ifade özgürlüğü kullanımının sınırlanması sorunu ile karşılaşılabilecektir . TFF’nin futbol disiplini üzerindeki takdir yetkisi yasa koyucu tarafından belirlenmiş olmakla birlikte bu takdir yetkisinin kullanımında kamu yararının yine anılan İdare tarafından gözetilmesi gerektiği aşikârdır . Dosya kapsamından, TFF PFDK tarafından üç ayın altında herhangi bir süre ile sınırlı hak mahrumiyeti cezası verilebilecekken hakemlik lisansının iptal edilmesini sağlayacak olan 4 ay gibi bir süre tercihinde bulunulması ile sağlanmak istenen kamu yararı anlaşılamamaktadır . Başvurana isnat edilen ceza ile varılmak istenen amaç anlaşılamadığından başvurana uyuşmazlığa konu yaptırımın Futbol dünyasında ifade özgürlüğü kullanımını caydırıcı nitelikte olabileceği değerlendirilmektedir .

23. Kurumumuza yapılan değerlendirme neticesinde; PFDK’nın Kararında herhangi bir somut norm tartışmasının yer almaması, FDT’nin 4’üncü maddesinin dikkate alınmaması, MHK

Başkanı’nın başvuranı aradığını ve hakemin performansının sonraki görevlendirmelerini etkileyeceğini ifade ettiğini TFF resmi internet sitesinden yapmış olduğu kamuoyu duyurusu yolu ile kabul etmesine rağmen Yönetim Kurulu’nun hakem aleyhine Etik Kurulu’na sevk kararı vermesi, Etik Kurulu tarafından hâlihazırda sonuçlandırılmayan soruşturma süreci, 5894 sayılı Kanun, Ana

Statü ve Talimatlar çerçevesinde PFDK’nın TFF Başkan ve Yönetim Kurulu’na sıkı bağlılığı düşünüldüğünde TFF nezdinde tarafsız ve bağımsız bir soruşturma yürütülmesinin hukuken mümkün verilen cezanın başvuranın futbol kariyerini geri dönülmesi imkânsız bir olmadığı; PFDK tarafından biçimde sonlandıracak özellikte olduğu, ‘ futbol camiasını küçük düşürecek tutum ’ kavramının 5894 sayılı Kanun, TFF Ana Statüsü ya da TFF’nin düzenleme yetkisinde bulunduğu Talimatlar veya içtihat yolu ile yapılmış herhangi bir tanımının bulunmadığı, başvurana isnat edilen cezanın hukuken öngörülebilirliğinden bahsedilemeyeceği, cezaya konu fiilin aşırı muğlak nitelik taşıdığı, bu anlamda

16 / 18ilgililere muğlak suç fiilinin unsurlarına ilişkin bilgiye ulaşılabilecek içtihadın da TFF tarafından

sağlanmadığı, PFDK tarafından verilen ceza ile futbolun korunması arasında gözetilen makul bir dengeden bahsedilemeyeceği, başvuranın gerek dilekçesinde yer alan ifadelerin gerek basın ile paylaştığı ifadelerin yaptırım ile sonuçlanmasının arkasındaki hukuki amacın da anlaşılamadığı, verilen cezanın sonuçları itibariyle kişilerin futbol dünyasında düşüncelerin serbestçe dolaşımı, bilgiyi ve fikirleri açıklama, ifade özgürlüğü kullanımını caydırıcı nitelik taşıdığı değerlendirilerek başvuran hakkında gerçekleştirilen işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine, 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir . Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; TFF’nin Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 18’inci maddesi kapsamında bilgi ve belgeleri iletmediği, TFF Etik Kurulu tarafından başlatıldığı anlaşılan soruşturmanın sonuçlandırılmadığı, PFDK Kararlarının gerekçeli olmadığı bu anlamda “kanunlara uygunluk”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik,”, “makul sürede karar verme”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davranmadığı görülmekte olup bundan sonra bu ilkelere uygun davranması beklenmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

25. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜNE, Türkiye Futbol Federasyonu’nun;

TFF Etik Kurulu’nun 23/ 02/ 2018 tarih ve 77 sayılı TFF Yönetim Kurulu kararınca başlattığı soruşturmayı makul sürede sonuçlandırması, başvurana ve kamuoyuna duyurması;

PFDK’nın özellikle müsabaka dışı uyuşmazlıklara ilişkin kararlarında hukuki tartışmalara yer vermesi, bu bağlamda PFDK Kararlarının gerekçeli olması ve TFF resmi internet sitesinde gerekçeli kararların yayımlanması;

MHK Talimatı 38’inci maddede yer alan ‘ Futbol camiasını küçük düşürecek tutum ’ kavramının sınırlarının hukuki düzenleme ile belirlenmesi;

İyi yönetişim ilkelerinden “kanunlara uygunluk”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik,”, “makul sürede karar verme”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davranması hususunda TAVSİYEDE

BULUNULMASINA ,

Kararın BAŞVURANA ve TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONUNA tebliğine, .

17 / 186328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

Türkiye Futbol Federasyonunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

.