|
ÖZET: Başvuru, Giresun ili Tirebolu ilçesinde bir imar planı ile ilgili olarak yapılmıştır. Başvuran, belirli parsellerin imar durumundaki değişikliklerin hukuka aykırı olduğunu ve bu durumun kendisi ile komşularının binalarını tehlikeye attığını iddia etmektedir. Tirebolu Belediyesi, 2015 yılından itibaren çeşitli meclis kararları ile imar planında değişiklikler yapmış ve bu değişiklikler başvuran tarafından mahkemeye taşınmıştır. Mahkeme, başvuranın itirazlarını değerlendirerek bazı kararları iptal etmiştir. Ancak, yeni imar planları yürürlükte kalmaya devam etmiştir.
Tirebolu Belediye Başkanlığı, başvurana verdiği yanıtta, imar planı değişikliklerinin yasal çerçevede yapıldığını belirtmiştir. Başvuranın itirazları, Giresun Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından da incelenmiş, gerekli mühendislik önlemlerinin alınması gerektiği vurgulanmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerini değerlendirerek, belediyeye yeni imar planında gerekli değişikliklerin yapılması için tavsiyede bulunmuştur. Sonuç olarak, başvurunun kabulü ile birlikte Tirebolu Belediyesi’ne, vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli düzenlemeleri yapması yönünde öneride bulunulmuştur. Bu kararın, belediye tarafından otuz gün içinde bildirilmesi zorunludur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/8799-S.13516
BAŞVURU NO : 2019/6359
KARAR TARİHİ : 20/09/2019
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : TİREBOLU BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Belediyenin yaptığı imar planı hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 18/03/2019
I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1.Başvuran başvurusunda,
1.1.Giresun ili, Tirebolu ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, … numarada ikamet ettiğini, aynı adreste … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların maliklerinden olduğunu, aynı ada üzerinde …-… ve … parsel sayılı komşu taşınmazlar bulunduğunu, bu taşınmazlara ait Tirebolu
Belediyesi’nin aldığı 14/01/2015 tarih ve …/… sayılı Meclis Kararı bulunduğunu, bu karara göre “Ayrık nizam beş kat yapılaşmaya imar” izni verildiğini, aradan bir yıl geçince aynı parsellere 04/02/2016 tarih ve …/… sayılı yeni bir Meclis Kararı alındığını, bu kararda “Ayrık nizam beş kat” izninin “Bitişik nizam beş kata” çevrildiğini, idareye itiraz ettiğini, kararın iptal edildiğini, bu karar değişikliklerinin bir yıl içerisinde 9 defa devam ettiğini, en son 10/11/2016 tarih ve …/… sayılı Meclis kararı ile “… ada … numaralı parsel bitişik nizam 7 kat, … ve …
numaralı parsellerde bitişik nizam beş kat” olarak tekrar imara açıldığını, idareye itiraz ettiğini, idare tarafından 08/12/2016 tarihinde iptal edildiğini, 05/01/2017 tarihinde idarece yeni bir karar alınarak eski kararın (10/11/2016 tarihli) geçerliliğinin sağlandığını, olayı yargıya taşıdığını, … İdare Mahkemesince iptal kararı verildiğini, … Bölge İdare Mahkemesi tarafından … İdare Mahkemesi’nin kararının onaylandığını, Danıştay’da davanın devam ettiğini, parseller üzerinde kazı ve inşa çalışması başladığından bazı binaların risk nedeni ile boşaltıldığını, … numaralı parselde inşaat çalışması devam ettiğini, 7-8 kat bina yükseldiğini, birçok idareye yazılar yazdığını, tehlikeli bir durum yaşandığını iddia etmektedir.
2.Başvuran idareden; durumun tetkik edilerek kendisinin ve komşularının binalarının yıkılmasına mani olunmasını talep etmektedir.
II.İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
3.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Tirebolu Belediye
Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazının tetkikinden;
3.1.İller Bankası A.Ş. tarafından ihale, denetim ve kontrolü altında yaptırılan Tirebolu Belediye ve mücavir alan sınırlarım kapsayan “İlave ve Revizyon İmar Planları” Belediye Meclisinin 09/03/2017 tarih ve …/… sayılı kararı ile askıya çıkarıldığı,
3.2.Başvuranın 23/03/2017 tarihli dilekçesiyle askıya çıkan planlara itiraz ettiği,
3.3.Askı itirazları sonrası uygun görülen imar planı değişikliğinin Belediye meclisinin 23/06/2017 tarih ve …/… sayılı kararıyla onaylandığı,
3.4.Belediye ve İller Bankası A.Ş. tarafından yapılan değerlendirmeler sonucu başvuranın imar planına itirazının uygun görülmediği,
3.5.Konu ile ilgili Giresun Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılan müracaat üzerine yapılan inceleme sonucu 05/06/2018 tarih ve … sayılı yazı ekindeki raporda özetle “… İdare
Mahkemesinin dava konusuna göre karar verdiği ve inşaat alanında, çevre parsellerde gerekli mühendislik önlemlerinin alınması” hususunun belirtildiği,
3.6.İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün 31/05/2018 tarih ve … sayılı yazısı ekindeki raporda özetle; “Bahse konu taşınmazlar üzerine yapılacak inşaatlar için gerekli tedbirlerin alınması” hususunun bildirildiği,
3.7.25/04/2018 tarih ve … sayılı yazıyla bahse konu taşınmazlara ruhsat verilip verilemeyeceği hususunda Tirebolu Belediye Başkanlığı’nın avukatına görüş sorulduğu,
3.8.18/05/2018 tarihli görüş yazısında özetle; “Belediyenin onaylayarak yürürlüğe koyduğu ilave ve revizyon imar planlarına karşı söz konusu ilave revizyonunun iptal istemiyle davacı … … tarafından açılan bir dava ve karar bulunmadığı, dolayısıyla iptaline karar verilen imar planı değişikliğinden sonra yürürlüğe giren ilave ve revizyon imar planına göre yasal izin verilmesinin önünde bir engel bulunmadığı kanaatinde olunduğu” bildirildiği,
3.9.Tirebolu İlçesi, … Mahallesi, … ada, …, … ve … parsel numaralı taşınmazlar ile ilgili yapılan işlemler hakkındaki meclis kararları, plan değişiklikleri, Çevre ve Şehircilik İl
Müdürlüğünün raporu, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün raporu, belediye avukatının yazısı ve diğer bilgi ve belgeler incelenmiş ve değerlendirilmiş olup; Tirebolu Belediye Meclisinin 10/11/2016 tarih ve …/… sayılı kararının iptali için … İdare Mahkemesine açılan dava devam ederken dava konusu taşınmazları da kapsayan Tirebolu Belediye Meclisince yeni bir ilave revizyon imar planı yapıldığı, … İdare Mahkemesine verilen bilirkişi raporlarında ilave-revizyon imar planına da atıfta bulundukları ancak … İdare Mahkemesinin dava konusuna göre (10/11/2016 tarih ve …/…) karar verildiği, iptaline karar verilen imar plan değişikliğinden sonraki onaylanan ilave ve revizyon imar planlarının yürürlükte olduğu, başvuran tarafından yürürlükte bulunan ilave ve revizyon imar planına açılan bir dava ve karar bulunmadığı dolayısıyla … Mahallesi … ada, …, … ve … parsel numaralı taşınmazlarla ilgili işlemlerin yürürlükte bulunan onaylı ilave ve revizyon imar planlarına göre yapılmasının uygun olacağı kanaatine varıldığı, belirtilmiştir.
III.İLGİLİ MEVZUAT
4.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,
5.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,
6.3194 sayılı İmar Kanununun,
6.1.“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde;
“Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.”,
6.2.“Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde;
“Belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapılar bu Kanun hükümlerine tabidir.”,
6.3.“Tanımlar” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Bu Kanunda geçen terimlerden bazıları aşağıda tanımlanmıştır.
Nazım İmar Planı; (Değişik tanım: 29.11.2018 – 7153 S.K/Madde 10) varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır.
Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır…
Yapı; karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir.
Bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarıyan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır…
İlgili idare; belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediye, dışında valiliktir…
Çevre Düzeni Planı; (Değişik tanım: 29.11.2018 – 7153 S.K/Madde 10) varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçek planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen, bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plandır…
Mekânsal Strateji Planı; (Ek tanım: 29.11.2018 – 7153 S.K/Madde 10) ekonomik, sosyal politikalar ve çevre politikaları ile stratejilerini mekânla ilişkilendirerek fiziki gelişmeyi ve sektörel kararları yönlendiren, ülke bütününde ve gerekli görülen bölgelerde hazırlanan, raporu ile bütün olan plandır.
Ayrıca, bu Kanunda adı geçen diğer tanımlar Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte tarif edilir.”,
7. 03/07/2015 tarih ve 5393 sayılı Belediye Kanununun,
7.1.“Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14 üncü maddesinde;
“Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla… İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı… yapar veya yaptırır…”,
7.2.“Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18 inci maddesinde;
“Belediye meclisinin görev ve yetkileri şunlardır…
c) Belediyenin imar planlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni planını kabul etmek…”,
8.Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin,
8.1.“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde;
“Bu Yönetmeliğin amacı; fiziki, doğal, tarihi ve kültürel değerleri korumak ve geliştirmek, koruma ve kullanma dengesini sağlamak, ülke, bölge ve şehir düzeyinde sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek, yaşam kalitesi yüksek, sağlıklı ve güvenli çevreler oluşturmak üzere hazırlanan, arazi kullanım ve yapılaşma kararları getiren mekansal planların yapımına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”,
8.2.“Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde;
“Bu Yönetmelik; her tür ve ölçekteki mekansal planlar ile bu planlara ilişkin revizyon, ilave, değişikliklerin yapılmasına ve incelenmesine, mekansal planlar ile özel amaçlı plan ve projelere yönelik usul ve esasları kapsar.”,
8.3.“Dayanak” başlıklı 3 üncü maddesinde;
“Bu Yönetmelik, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 5 inci, 8 inci ve 44 üncü maddeleri ile 29/6/2011 tarihli ve 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.”,
8.4.“Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde;
“Bu Yönetmelikte geçen;
a) Bakanlık: Çevre ve Şehircilik Bakanlığını…
c) Çevre düzeni planı: Varsa mekansal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile korumakullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı…
d) İdare: Büyükşehir belediyelerini; belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde belediyeleri; bu sınırlar dışında il özel idarelerini ve ilgili mevzuatları uyarınca plan yapma, yaptırma ve onaylama yetkisine sahip kurum ve kuruluşlarını,
e) İl müdürlüğü: Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünü,
f) Kanun: 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununu…
h) Mekansal plan: 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca hazırlanan, kapsadıkları alan ve amaçları açısından üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; mekansal strateji planı, çevre düzeni planı ve imar planını,
ı) Mekansal strateji planı: Ülke kalkınma politikaları ve bölgesel gelişme stratejilerini mekansal düzeyde ilişkilendiren, bölge planlarının ekonomik ve sosyal potansiyel, hedef ve stratejileri ile ulaşım ilişkileri ve fiziksel eşiklerini de dikkate alarak değerlendiren, yer altı ve yer üstü kaynakların ekonomiye kazandırılmasına, doğal, tarihi ve kültürel değerlerin korunmasına ve geliştirilmesine, yerleşmeler, ulaşım sistemi ile kentsel, sosyal ve teknik altyapının yönlendirilmesine dair mekansal stratejileri belirleyen, sektörlere ilişkin mekansal politika ve stratejiler arasında ilişkiyi kuran, 1/250.000, 1/500.000 veya daha üst ölçek haritalar üzerinde şematik ve grafik dil kullanılarak hazırlanan, ülke bütününde ve gerekli görülen bölgelerde yapılabilen, sektörel ve tematik paftalar ve raporu ile bütün olan planı,
i) Nazım imar planı: Mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı…
k) Uygulama imar planı: Nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yörenin koşulları ve planlama alanının genel özellikleri, yapının kullanım amacı ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve çevreye etkisi dikkate alınarak; yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım ilişkileri, parkları, meydanları, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, gerektiğinde; parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi, bağımsız bölüm sayısı gibi yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları, uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1.000 ölçekte onaylı halihazır haritalar üzerinde, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı… ifade eder.”,
8.5.“Mekansal kullanım tanımları ve esasları” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Bu Yönetmelikte geçen mekansal kullanım tanımları ve alan kullanım esasları aşağıda belirtilmiştir…
i) Sosyal altyapı alanları: Birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreatif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik kamu veya özel sektör tarafından yapılan eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlara verilen genel isimdir…”,
8.6.“İmar planı revizyonu ve ilaveleri” başlıklı 25 inci maddesinde;
“İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılır.
İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği durumlarda, mevcut plana bitişik ve mevcut planın genel arazi kullanım kararları ile süreklilik, bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde, bu
Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak ilave imar planı yapılabilir.”,
8.7.“İmar planı değişiklikleri” başlıklı 26 nci maddesinde;
“İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır…”,
9.Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri İle Başvuru Usul ve Esasları Hakkında
Yönetmeliğinin,
9.1.“Görevin Yerine Getirilmesinde Kamu Hizmeti Bilinci” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Kamu görevlileri, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde; sürekli gelişimi, katılımcılığı, saydamlığı, tarafsızlığı, dürüstlüğü, kamu yararını gözetmeyi, hesap verebilirliği, öngörülebilirliği, hizmette yerindeliği ve beyana güveni esas alırlar.” ,
9.2.“Hizmet Standartlarına Uyma” başlıklı 7 inci maddesinde;
“Kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri ve diğer personeli, kamu hizmetlerini belirlenen standartlara ve süreçlere uygun şekilde yürütürler, hizmetten yararlananlara iş ve işlemlerle ilgili gerekli açıklayıcı bilgileri vererek onları hizmet süreci boyunca aydınlatırlar.”,
10.Kamu Hizmetlerinin Sunumunda Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğinin, “Vatandaşın bilgilendirilmesi” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Kanunî sınırlamalar saklı kalmak kaydıyla idare, sunduğu hizmetlere ilişkin bilgileri ve mevzuatı, basılı ya da elektronik ortamda duyurur.”, hükümlerine amirdir.
IV.KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11.Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi”
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A.Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12.Başvuranın dilekçe ve ekleri incelendiğinde, özet olarak başvuran, Giresun ili, Tirebolu ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, … numarada ikamet ettiğini, aynı adreste … ada, … ve …
parsel sayılı taşınmazların maliklerinden olduğunu, aynı ada üzerinde …-… ve … parsel sayılı komşu taşınmazlar bulunduğunu, bu taşınmazlara ait Tirebolu Belediyesi’nin aldığı 14/01/2015 tarih ve …/… sayılı Meclis Kararı ile “Ayrık nizam beş kat yapılaşmaya imar” izni verildiğini, sonradan aynı parsellere 04/02/2016 tarih ve …/… sayılı yeni bir Meclis Kararı ile “Bitişik nizam beş kat” iznine çevrildiğini, idareye itiraz ettiğini, kararın iptal edildiğini, bu karar değişikliklerinin bir yıl içerisinde 9 defa devam ettiğini, en son 10/11/2016 tarih ve …/… sayılı
Meclis kararı ile “… ada … numaralı parsel bitişik nizam 7 kat, … ve … numaralı parsellerde bitişik nizam beş kat” olarak tekrar imara açıldığını, idareye itiraz ettiğini, idare tarafından 08/12/2016 tarihinde iptal edildiğini, 05/01/2017 tarihinde idarece yeni bir karar alınarak eski kararın (10/11/2016 tarihli) geçerliliğinin sağlandığını, olayı yargıya taşıdığını, … İdare
Mahkemesince iptal kararı verildiğini, … Bölge İdare Mahkemesi tarafından … İdare
Mahkemesi’nin kararının onaylandığını, Danıştay’da davanın devam ettiğini, parseller üzerinde kazı ve inşa çalışması başladığından bazı binaların risk nedeni ile boşaltıldığını, 48 numaralı parselde inşaat çalışması devam ettiğini, 7-8 kat bina yükseldiğini, birçok idareye yazılar yazdığını, tehlikeli bir durum yaşandığını iddia edip durumun tetkik edilerek kendisinin ve komşularının binalarının yıkılmasına mani olunmasını talep ettiği tespit edilmiştir.
13.Tirebolu Belediye Başkanlığı’ndan Kurumumuza verdiği cevabı tetkik edildiğinde, İller Bankası A.Ş. tarafından ihale, denetim ve kontrolü altında yaptırılan Tirebolu Belediye ve mücavir alan sınırlarını kapsayan “İlave ve Revizyon İmar Planlarının” Belediye Meclisinin 09/03/2017 tarih ve 3/38 sayılı kararı ile askıya çıkarıldığı, başvuranın 23/03/2017 tarihli dilekçesiyle askıya çıkan planlara itiraz ettiği, askı itirazları sonrası uygun görülen imar planı değişikliğinin Belediye Meclisinin 23/06/2017 tarih ve …/… sayılı kararıyla onaylandığı, Belediye ve İller Bankası A.Ş. tarafından yapılan değerlendirmeler sonucu başvuranın imar planına itirazının uygun görülmediği, konu ile ilgili Giresun Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılan müracaat üzerine yapılan inceleme sonucu 05/06/2018 tarih ve … sayılı yazı ekindeki raporda özetle “… İdare Mahkemesinin dava konusuna göre karar verdiği ve inşaat alanında, çevre parsellerde gerekli mühendislik önlemlerinin alınması” hususunun belirtildiği, İl Afet ve
Acil Durum Müdürlüğünün 31/05/2018 tarih ve … sayılı yazısı ekindeki raporda özetle; “Bahse konu taşınmazlar üzerine yapılacak inşaatlar için gerekli tedbirlerin alınması” hususunun bildirildiği, 25/04/2018 tarih ve … sayılı yazıyla bahse konu taşınmazlara ruhsat verilip verilemeyeceği hususunda Tirebolu Belediye Başkanlığı’nın avukatına görüş sorulduğu, 18/05/2018 tarihli görüş yazısında özetle; “Belediyenin onaylayarak yürürlüğe koyduğu ilave ve revizyon imar planlarına karşı söz konusu ilave revizyonunun iptal istemiyle davacı … …tarafından açılan bir dava ve karar bulunmadığı, dolayısıyla iptaline karar verilen imar planı değişikliğinden sonra yürürlüğe giren ilave ve revizyon imar planına göre yasal izin verilmesinin önünde bir engel bulunmadığı kanaatinde olunduğu” bildirildiği, Tirebolu
İlçesi, … Mahallesi, 109 ada, …, … ve … parsel numaralı taşınmazlar ile ilgili yapılan işlemler hakkındaki meclis kararları, plan değişiklikleri, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün raporu, İl
Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün raporu, belediye avukatının yazısı ve diğer bilgi ve belgeler incelenmiş ve değerlendirilmiş olup; Tirebolu Belediye Meclisinin 10/11/2016 tarih ve …/…
sayılı kararının iptali için … İdare Mahkemesine açılan dava devam ederken dava konusu taşınmazları da kapsayan Tirebolu Belediye Meclisince yeni bir ilave revizyon imar planı yapıldığı, … İdare Mahkemesine verilen bilirkişi raporlarında ilave-revizyon imar planına da atıfta bulundukları ancak … İdare Mahkemesinin dava konusuna göre (10/11/2016 tarih ve …/…) karar verildiği, iptaline karar verilen imar plan değişikliğinden sonraki onaylanan ilave ve revizyon imar planlarının yürürlükte olduğu, başvuran tarafından yürürlükte bulunan ilave ve revizyon imar planına açılan bir dava ve karar bulunmadığı dolayısıyla … Mahallesi …
ada, …, … ve … parsel numaralı taşınmazlarla ilgili işlemlerin yürürlükte bulunan onaylı ilave ve revizyon imar planlarına göre yapılmasının uygun olacağı kanaatine varıldığı, şeklinde belirtildiği tespit edilmiştir.
14.Anayasada, Devletin temel amaç ve görevleri arasında kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacak surette sınırlayan ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak sayılmıştır.
15.Kişilere hukuk güvenliğinin sağlanması, Anayasa’nın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devletinin ön koşullarındandır. Hukuk devleti, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerektirir. Hukuk güvenliğinin sağlanması, bu doğrultuda yasaların geleceğe yönelik öngörülebilir belirlemeler yapılabilmesine olanak verecek kurallar içermesini gerekli kılar. Geriye dönük düzenlemelerle kişilerin haklarının, hukuki istikrar ve güvenlik ilkesi gözetilmeden kısıtlanması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz.
16.Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir.
Bu ilkeye göre, kanun düzenlemelerinin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir tereddüde ve şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu tedbirler içermesi de gereklidir.
Belirlilik ilkesi, hukuki güvenlikle bağlantılı olup birey hangi somut eylem ve olguya hangi hukuki müeyyidenin veya neticenin bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Birey ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını belirler. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. (Anayasa Mahkemesi
26.12.2013 gün ve E.2013/67, K2013/164)
17.İmar Kanununun, amacının, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak olduğu; kapsamının, Belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapılar olduğu öngörülmüştür.
18.Yine İmar Kanununda, “Nazım İmar Planı”, varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak hâlihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak; “Uygulama İmar
Planı”, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak; “Yapı”, karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesisler olarak; “Bina”, kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarıyan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılar olarak; “İlgili İdare”, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediye, dışında valilik olarak; “Çevre
Düzeni Planı”, varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçek planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen, bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plan olarak; “Mekânsal Strateji Planı”, ekonomik, sosyal politikalar ve çevre politikaları ile stratejilerini mekânla ilişkilendirerek fiziki gelişmeyi ve sektörel kararları yönlendiren, ülke bütününde ve gerekli görülen bölgelerde hazırlanan, raporu ile bütün olan plan olarak tanımlamıştır.
19.Belediye Kanununda, belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla imar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapılarını ya kendisinin yapacağını ya da yaptırabileceğini belirtilmiştir.
20.Belediye Kanununda, Belediye meclisinin görev ve yetkileri arasında, Belediyenin imar planlarını görüşmek ve onaylamak olduğuna öngörülmüştür.
21.Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin, amacının, fiziki, doğal, tarihi ve kültürel değerleri korumak ve geliştirmek, koruma ve kullanma dengesini sağlamak, ülke, bölge ve şehir düzeyinde sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek, yaşam kalitesi yüksek, sağlıklı ve güvenli çevreler oluşturmak üzere hazırlanan, arazi kullanım ve yapılaşma kararları getiren mekansal planların yapımına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu; kapsamının, her tür ve ölçekteki mekansal planlar ile bu planlara ilişkin revizyon, ilave, değişikliklerin yapılmasına ve incelenmesine, mekansal planlar ile özel amaçlı plan ve projelere yönelik usul ve esaslar olduğu; dayanağının, 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 5 inci, 8 inci ve 44 üncü maddeleri ile 29/6/2011 tarihli ve 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının
Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi olduğu belirtilmiştir.
22.Yine Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde, “Bakanlık”, Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı’nı; “Çevre Düzeni Planı”, varsa mekansal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma, kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı; “İdare”, Büyükşehir belediyelerini, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde belediyeleri, bu sınırlar dışında il özel idarelerini ve ilgili mevzuatları uyarınca plan yapma, yaptırma ve onaylama yetkisine sahip kurum ve kuruluşlarını; “İl Müdürlüğü”, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nü; “Kanun”, 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununu; “Mekansal Planı”, 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca hazırlanan, kapsadıkları alan ve amaçları açısından üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla, mekansal strateji planı, çevre düzeni planı ve imar planını, “Mekansal Strateji Planı”, ülke kalkınma politikaları ve bölgesel gelişme stratejilerini mekansal düzeyde ilişkilendiren, bölge planlarının ekonomik ve sosyal potansiyel, hedef ve stratejileri ile ulaşım ilişkileri ve fiziksel eşiklerini de dikkate alarak değerlendiren, yer altı ve yer üstü kaynakların ekonomiye kazandırılmasına, doğal, tarihi ve kültürel değerlerin korunmasına ve geliştirilmesine, yerleşmeler, ulaşım sistemi ile kentsel, sosyal ve teknik altyapının yönlendirilmesine dair mekansal stratejileri belirleyen, sektörlere ilişkin mekansal politika ve stratejiler arasında ilişkiyi kuran, 1/250.000, 1/500.000 veya daha üst ölçek haritalar üzerinde şematik ve grafik dil kullanılarak hazırlanan, ülke bütününde ve gerekli görülen bölgelerde yapılabilen, sektörel ve tematik paftalar ve raporu ile bütün olan planı; “Nazım imar planı”, mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı; “Uygulama İmar
Planı”, nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yörenin koşulları ve planlama alanının genel özellikleri, yapının kullanım amacı ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve çevreye etkisi dikkate alınarak; yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım ilişkileri, parkları, meydanları, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, gerektiğinde; parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi, bağımsız bölüm sayısı gibi yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları, uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1.000 ölçekte onaylı halihazır haritalar üzerinde, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı olarak tanımlamıştır.
23.Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde, “Sosyal Altyapı Alanları”, birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreatif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik kamu veya özel sektör tarafından yapılan eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlara verilen genel isimi olarak tanımlamıştır.
24.Yönetmelikte, imar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılacağı ayrıca imar planlarının ihtiyaca cevap vermediği durumlarda, mevcut plana bitişik ve mevcut planın genel arazi kullanım kararları ile süreklilik, bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde, bu
Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak ilave imar planı yapılabileceği öngörülmüştür.
25.Ayrıca Yönetmelikte, imar planı değişikliğinin; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
26.Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri İle Başvuru Usul ve Esasları Hakkında
Yönetmeliğinde, kamu görevlileri, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde; sürekli gelişimi, katılımcılığı, saydamlığı, tarafsızlığı, dürüstlüğü, kamu yararını gözetmeyi, hesap verebilirliği, öngörülebilirliği, hizmette yerindeliği ve beyana güveni esas alacakları; kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri ve diğer personeli, kamu hizmetlerini belirlenen standartlara ve süreçlere uygun şekilde yürüteceği, hizmetten yararlananlara iş ve işlemlerle ilgili gerekli açıklayıcı bilgileri vererek onları hizmet süreci boyunca aydınlatacağı hüküm altına alınmıştır.
27.Kamu Hizmetlerinin Sunumunda Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğinde ise, kanunî sınırlamalar saklı kalmak kaydıyla idare, sunduğu hizmetlere ilişkin bilgileri ve mevzuatı, basılı ya da elektronik ortamda duyurulacağı belirtilmiştir.
28.Kamu hizmetlerinin vatandaşlar için yaşamsal bir önemi bulunmaktadır. Kamu hizmetinin, halkın beklentileri doğrultusunda sunulması ve hizmet alıcılarının maddi ve manevi bakımdan tatmin edilmeleri, kamu idarelerinin hızlı hareket edebilmelerine ve isabetli kararlar alabilmelerine bağlıdır.
29.Kamu hizmetlerinin sunulmasında belirli standartların yakalanması için tüm kamu görevlilerinin uyması gereken kurallar belirlenmiştir.
30.Anayasa Mahkemesi’nin 18.10.2003 tarihli ve E.2003/67, K.2003/88 sayılı kararında:
“Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması hukuk devleti ilkesinin yerine getirilmesi zorunlu koşullardandır. Bireyin insan olarak varlığının korunmasını amaçlayan hukuk devletinde vatandaşların hukuk güvenliğinin sağlanması zorunludur. Devlet açık ve belirgin hukuk kurallarını yürürlüğe koyarak bunları uyguladığı zaman hukuk güvenliği sağlanır.” belirtilmektedir.
31. Buna göre ve Anayasa Mahkemesi kararında da ifade edildiği gibi, hukuk devletinin unsurlarından olan “hukuki güvenlik” ilkesi gereği devlet faaliyetlerinin önceden tahmin edilebilir, öngörülebilir olması gerekmekte olup, takdir yetkisini zorlayan ve keyfiliğe yol açacak kurallara yer vermemelidir. “Belirlilik” ilkesinin gereği ise, maddi hukuk ve usul kurallarının önceden öngörülebilir bir açıklıkta ve kişilerin haklı beklentilerini bariz şekilde bertaraf etmeyecek düzenlemeler yapılmasını gerektirir. Aksi takdirde, verilen yetkilerin sınırlan belirsiz olup takdir keyfiliğe dönüşmesine neden olur ve yasanın verdiği ucu açık yetki kullanımıyla tesis edilen işlemlerin hukuki denetimi de yasa engeli sebebiyle gereği gibi yapılamaz.
32. Hukuk devletinin unsurları, doktrinde de belirlenmiş olup, bunlardan konuyla ilgili iki tanesi “hukuki güvenlik” ve “belirlilik” ilkeleridir. Bireyin devlete güven duyması, ancak hukuki güvenliğin sağlandığı bir hukuk devleti düzeninde mümkün olabilecektir. Anayasada öngörülen temel ve hürriyetlerin kullanılması ve insan haklarının insan hayatına egemen kılması için Devlet, bireylerin hukuka olan inançlarını ve güvenlerini korumakla yükümlüdür.
33. Doktrinde hukuki güvenlik ilkesinin gerekleri de şu şekilde sıralanmıştır;
1- Devlet faaliyetleri, önceden öngörülebilir, tahmin edilebilir olmalıdır.
2- Devlet faaliyeti, önceden hukuk kurallarıyla düzenlenmiştir.
3- Hukuk düzeninde mümkün olduğunca hukuki istikrar sağlanmalıdır.
4- İdarenin tek yanlı işlem yapma üstünlüğüne karşı, güvece niteliğindeki kurallarla (bireylere katılma, dinleme ve savunma hakkı gibi haklar tanınarak) birey ile idare arasında denge sağlanmalıdır.
5- İdare, bireyin haklı beklentilerine uygun davranmalıdır.
6- Yasal düzenlemelerde hukuka ve devlete olan güveni zedeleyici hususlardan kaçınılmalıdır.
7- Devlet kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirilebilmesi için hukuk güvenliğinin sağlandığı bir hukuk devleti yaratmalıdır. (Prof Dr. Bahtiyar Akyılmaz, Prof. Dr. Murat
Sezginer, Doç. Dr. Cemil Kaya- Türk İdare Hukuku – Ankara 2009, 5.130.131)
34.Danıştay 6 ncı Dairesinin 25/09/2017 tarih ve E:2017/386, K:2017/6659 numaralı kararında;
“Dava, davacıların hissedarı oldukları Sivas İli, Merkez, …. Mahallesi, kadastral 880 ada, 36 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerde yapılan parselasyon işlemi sonucunda oluşturulduğunu iddia ettikleri 5302 ada, 2-3-4-5 parsel sayılı taşınmazların üzerinde yer alan yeşil alan ile 4155 ada, 1-2-3-4 parsel sayılı taşınmazların üzerinde bulunan konut alanının yerlerinin değiştirilmesine ilişkin 15/11/2007 tarihli 135 sayılı belediye meclisi kararı ile onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmış; İdare
Mahkemesince, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporun ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, dava konusu edilen plandan sonra 08/09/2014 tarihli 453 sayılı belediye meclisi kararıyla yapılan plan revizyonunda aynı taşınmazlara ilişkin olarak getirilen kullanım kararının üst ölçekli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu olayda, 2007 tarihli imar planı değişikliğiyle 5302 ada, 2-3-4-5 parsel sayılı taşınmazların üzerinde yer alan yeşil alan ile 4155 ada, 1-2-3-4 parsel sayılı taşınmazların üzerinde bulunan konut alanının yerlerinin değiştirilmesi üzerine, plan değişikliğinin iptali istemiyle davacı tarafından işbu dava açılmış, davanın devamı sırasında davalı idarece 08/09/2014 tarihli 453 sayılı belediye meclisi kararıyla onaylanan imar planı revizyonunda hem 5302 ada, 2-3-4-5 parsel sayılı taşınmazlar hem de 4155 ada, 1-2-3-4 parsel sayılı taşınmazlar konut alanına alınarak dava konusu planlama alanındaki yeşil alan tamamen kaldırılmıştır.
İdare Mahkemesince, bilirkişi heyetinden dava konusu edilen plan değişikliğiyle beraber davanın devamı sırasında yapılan plan revizyonunun da uyuşmazlık konusu parsel bakımından şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına göre değerlendirilmesi istenilmiş, bilirkişi raporunda; davaya konu plan değişikliğinin, planlama alanında yer alan yeşil alanın yakın konumda bulunan başka taşınmazlara kaydırılmasından ibaret olduğu, yeşil alanın kaydırıldığı taşınmazların öncekilerle eşdeğer olduğu ve söz konusu plan değişikliğinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan üst ölçekli 1/5000 nazım imar planına uygun olduğu yönünde tespitlere yer verildikten sonra, davanın devamı sırasında 2014 yılında yapılan plan revizyonunun ise, planlama alanında yer alan yeşil alanı tamamen kaldırdığı, bu planın yapıldığı tarihte yürürlükte olan nazım imar planında 4155 ada, 1-2-3-4 parsel sayılı taşınmazların yeşil alanda kaldığı, bu nedenle söz konusu revizyonun üst ölçekli nazım imar planına, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu yönünde tespitlere yer verilmiştir.
Temyize konu mahkeme kararında, dava konusu edilen 15/11/2007 tarihli 135 sayılı Belediye
Meclisi kararı ile onaylı plan değişikliğine ilişkin bilirkişi raporundaki tespitler ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin değerlendirilerek söz konusu plan değişikliği hakkında bir karar verilmesi gerekirken, işbu dava devam ederken uyuşmazlık konusu taşınmazlarla ilgili olarak 08/09/2014 tarihli 453 sayılı belediye meclisi kararıyla onaylı plan revizyonuna ilişkin tespit ve değerlendirmelere yer verilerek, söz konusu revizyon planla uyuşmazlık konusu taşınmazlara getirilen kullanım kararının üst ölçekli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu durumda, mahkemece yukarıda yer verilen çerçevede dava konusu işlem hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, Sivas İdare Mahkemesince verilen 26/11/2015 tarihli, E:2013/1649, K:2015/1852 sayılı kararın BOZULMASINA dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” şeklinde belirtmiştir.
35.Başvuruda bahsi geçen … İdare Mahkemesi’nin 07/12/2017 tarih ve …/…, …/…sayılı kararında;
“…İmar planı değişikliklerinin yargısal denetimi sırasında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı kriterlerinin yanı sıra özelliği itibariyle imar planının bütünlüğü ve genel yapısının da gözetilmesi zorunludur…
Yapılan değerlendirmede, dava devam ederken dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak
Tirebolu Belediye Meclisi’nin 09/03/2017 tarih ve …/.. sayılı kararıyla yeni bir ilave+revizyon imar planı yapıldığı görülmekte ise de, işbu davaya konu edilen imar planına karşı açılan davaya ilişkin davacı itirazları göz önünde bulundurulduğunda, anılan ilave+revizyon imar planı ile davacı itirazlarının giderilmediği görüldüğünden Danıştay Altıncı Dairesinin ilgili karalarında uygulandığı üzere davanın dava konusu edilen 05/01/2017 günlü karar esas alınarak sonuçlandırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
…Bu haliyle de dava konusu kararın şehircilik esaslarına, planlama ilke ve tekniklerine, yürüklükteki imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı, değişiklikle plan bütünlüğünün bozulduğu anlaşıldığından dava konusu imar planı değişikliğinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır…” şeklinde belirtmiştir.
36.Başvuruda bahsi geçen … İdare Mahkemesi tarafından 23/06/2017 tarihli kararı ile konu hakkında mahallinde keşif ve bilirkişi yapılmasına karar verilmiş olup mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda;
“… numaralı parselin yapılaşma koşulunu imar adası içerisindeki diğer parsellerden farklılaşacak şekilde dönüştürülmesi planlama teknikleri ve kamu yararı açısından gerekli ve zorunlu kılan bir hususun bulunmadığı, yapılan değişiklikte … numaralı parsel üzerinde getirilen yapılaşma koşulunun … numaralı parsele ayrıcalıklı yapılaşma hakkı tanıdığı…
50 parsel numaralı taşınmazın imar adası içerisinde bitişik nizam beş kat bulunan kısım içerine
alınmasını planlama teknikleri ve kamu yararı açısından gerekli ve zorunlu kılan bir hususun bulunmadığı…
…Belediye meclislerinin imar planlarında değişiklik yapma yetkisinin sınırsız bir yetki olmayıp, imar planlarının yapımına ilişkin bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, plan bütünlüğü ve şehircilik esasları gözetilerek kullanılması gerektiği, sonuç olarak dava konusu imar planı değişikliğinde şehircilik esaslarına, planlama ilke ve tekniklerine, yürüklükteki imar mevzuatına uyarlılık bulunmadığı, değişiklik ile plan bütünlüğünün bozulduğu…” şeklinde belirtmiştir.
37.Başvuruda bahsi geçen … İdare Mahkemesi’nin …/…, …/… sayılı kararından sonra gidilen … Bölge İdare Mahkemesi’nin …/…, …/… sayılı kararında;
“…Davalı idare tarafından; dava konusu imar planı değişikliğinin eşitlik, kamu yararı, şehircilik ilkesi ve planlama esasları dikkate alınarak yapıldığı, yeni ilave revizyon imar planı ile birlikte davanın konusuz kaldığı ileri sürülerek anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmakta ve kararın kaldırılması istenilmektedir…
… İdare Mahkemesi’nce verilen istinaf başvurusuna konu 07/12/2017 gün, …/…, …/… sayılı karar ve dayanağı gerekçe hukuku ve usule uygun olup, istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istinaf başvurusunun reddine… karar verildi.” şeklinde belirtmiştir.
38.Giresun Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün Tirebolu Belediye
Başkanlığı’na başvuru konusu hakkında teknik elemanlarca hazırlanan raporda;
“…Mahallinde yapılan incelemede; bahse konu taşınmazdaki kazı çalışmaları sebebiyle ayrışmış andezit, killi siltli zeminin sağanak yağmur sebebiyle stabilitesinin bozulduğu, yüzde 30-yüzde 40 arasında ki topografik eğim sebebiyle kademeli ve istinat duvarı destekli kazı yapılmadığı için arazi içindeki obuzda ki su ve meteorolojik suların etkisiyle heyelan oluştuğu; yapılacak kazı çalışmalarının risk yaratacağı tespit edilmiştir.
Olası heyelan bölgesinde litolojik birimler içerisinde yeraltı suyunun olması durumunda boşluk suyu basıncı efektif gerilmeyi azaltmakta kaymaya neden olan kuvvetleri artırarak bozulmaya ve kütle hareketlerine sebep olmaktadır.
Kazı çalışmaları sonucu arazide oluşan heyelan sebebiyle çalışmaların durdurulması ivedilikle inklometre deneyi yöntemi ile heyelan izleme çalışmalarının yapılması ve sonuçlarına göre inşaat alanı ve çevre parsellerde mühendislik önlemlerinin alınması…
Ayrıca uygulamaya esas imar planları hazırlanırken, mahkeme kararlarının gerekçelerinin de dikkate alınması gerektiği kanaatindeyiz.” şeklinde belirtmiştir.
39.Başvuru konusuna ilişkin olarak yapılan değerlendirme neticesinde; Giresun ili, Tirebolu ilçesi, … Mahallesi’nde Tirebolu Belediyesi’nin aldığı Meclis Kararı’nın iptali için
… İdare Mahkemesi’nde dava açıldığı, dava devam ederken idare yeni bir imar değişikliğine gittiği, … İdare Mahkemesi’nin iptal kararı verdiği, … Bölge İdare Mahkemesi tarafından …
İdare Mahkemesi’nin kararının onaylandığı, mahkeme kararlarında ve bilirkişi raporlarında
“şehircilik esaslarına, planlama ilke ve tekniklerine, yürüklükteki imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı, değişiklikle plan bütünlüğünün bozulduğu, can ve mal güvenliği” gibi sebeplerin belirtildiği tespit edilmiştir.
40.Bu kapsamda; mahkeme kararlarında, bilirkişi ve teknik raporlarda belirtilen hususlara göre başvuranın davaya konu ettiği ilk imar planına karşı olan çekincelerinin halen devam ettiği anlaşılmış olup başvuranın talebi doğrultusunda, vatandaşın can ve mal güvenliğini göz önünde bulundurarak, yeni yapılan imar planında gerekli değişiklikleri yapmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
41. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
42.04/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği
Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiş; Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve
Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 38 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da Kurumun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren, altı ay içinde sonuçlandıramaması halinde durumun gerekçesiyle birlikte başvurana tebliğ edileceği ve durmuş olan dava açma süresinin tebliğden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi ve dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu başvurana 16/09/2019 tarihli ve … sayılı yazı ile bildirilmiştir.
VII.KARAR
Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvuranın talebi doğrultusunda, vatandaşın can ve mal güvenliğini göz önünde bulundurarak, mahkeme kararlarında, bilirkişi ve teknik raporlarda belirtilen hususlara göre yeni yapılan imar planında gerekli değişikliklerin yapılması için TİREBOLU
BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, Tirebolu Belediye Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA ve TİREBOLU BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi