onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı ile davalı TOKİ Başkanlığı arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davanın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden husumetten reddine, TOKİ Başkanlığı yönünden kabulüne karar vermiştir. TOKİ Başkanlığı’nın istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, TOKİ’nin el atma iddialarını reddederek ilk kararı onamıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın TOKİ konutlarını kapsayan alan için ayrıldığını ve taşınmazın sınırına yapılan istinat duvarı ile su tahliye kanalının TOKİ tarafından yapıldığını belirterek, TOKİ’nin sorumlu olduğuna hükmetmiştir. Ayrıca, taşınmazın değeri ile ilgili emsal karşılaştırması yapılarak, bedelin tahsiline karar verilmiştir.

Yargıtay, temyiz başvurusunu değerlendirirken, TOKİ’nin el atma iddialarının yerinde olmadığını ve mahkeme kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek, temyiz itirazlarını reddetmiştir. Bu durumda, TOKİ Başkanlığı’nın taşınmaza fiilen el attığı ve bedelin tahsilinin hukuken geçerli olduğu sonucuna varılmıştır.

5. Hukuk Dairesi         2024/4416 E.  ,  2024/10036 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/1088 Esas, 2024/369 Karar
    DAHİLİ DAVALI : Toplu Konut İdaresi Başkanlığı vekili Avukat …
    DAVA TARİHİ : 31.01.2020
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2020/40 Esas, 2023/29 Karar

    Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı … Büyüşehir Belediye Başkanlığı yönünden husumetten reddine, dahili davalı TOKi Başkanlığı yönünden kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın dahili davalı TOKİ Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı TOKİ Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, …, Yukarıyurtçu Mahallesi 62864 ada 1 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsilini talep etmiştir .

    II. CEVAP
    1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
    2. Dahili davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu parsele idareleri tarafından el atılmadığını, kot farkı nedeniyle parsel sınırına istinat duvarı yapıldığını, parseli de kapsayan plan ve parselasyon planının ilgili belediye tarafından hazırlandığını, husumetin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, idari yargının görevli olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı … Büyüşehir Belediye Başkanlığı yönünden husumetten reddine, dahili davalı TOKi Başkanlığı yönünden kabulüne karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı TOKİ Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Dahili davalı TOKİ Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinat duvarının kaldırıldığını, su kanalı ile kurumun bir ilgisinin bulunmadığını, görev tanımına da uymadığını, el atmanın idarelerince gerçekleştirilmediğini, husumetin imar planını onaylayan idareye ait olduğunu, taşınmaza malik olmadıklarını, kabul anlamına gelmemekle birlikte el atma kararı verilecekse el atılan kısma ilişkin karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu parselin TOKİ konutlarını kapsayan alan için davalı TOKİ Başkanlığı tarafından hazırlanıp davalı … Belediyesince onaylanan uygulama imar planında rekreasyon alanı olarak ayrıldığı, taşınmazın sınırına istinat duvarı yapıldığı, istinat duvarının üst kısmında yer alan betonarme su tahliye kanalının parsel içinde olduğu, tahliye kanalı ve beton zeminin davalı TOKİ Başkanlığı tarafından ihale yolu ile yaptırıldığı, bu yönüyle sorumlu idarenin TOKİ Başkanlığı olduğu anlaşılmış olup, taşınmazın arsa niteliğinde kabulü ile emsal karşılaştırması yapılıp vergi değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline ve taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tesciline dair kararda, dava konusu taşınmazın paydaşı tarafından davalı TOKİ Başkanlığı aleyhine açılan ve Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2017/34145 Esas, 2019/13645 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen dosyadaki bedel de dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından davalı idare vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı TOKİ Başkanlığı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Dahili davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinat duvarının kaldırıldığını, parselin fiili durumundan dolayı önceki kararların emsal olarak alınamayacağını, taşınmaza malik olmadıklarını, kabul anlamına gelmemekle birlikte el atma kararı verilecekse sadece el atılan kısma ilişkin karar verilmesi gerektiğini, husumetin imar planını onaylayan idareye ait olduğunu, taşınmazın ticari rekreasyon alanında kaldığını, el atmalarının olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmü şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
    3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.
    4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.

    3.Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazdaki istinat duvarı kaldırılmışsa da, su tahliye kanalı ile beton zeminin taşınmaz içesinde bulunduğu anlaşılmış olup, Dairemiz denetiminden geçen paydaş dosyaları da dikkate alındığında taşınmaza davalı TOKİ Başkanlığınca fiilen el atılmış olduğu ve 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak hesaplanan bedelin aynı bölgeden Dairemize intikal eden dosyalar dikkate alındığında yerinde olduğu gözetilerek bedelin dahili davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Dahili davalı TOKİ Başkanlığı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.