|
ÖZET: Başvuru, TOKİ’den alınan bir taşınmazın KDV’sinin peşin ödendiği halde, 6 ayda bir ek KDV alınmasına itiraz niteliğindedir. Başvuran, bu ek KDV’nin kaldırılmasını ve ödediği tutarın iade edilmesini talep etmektedir. İdare, başvuranın KDV’nin peşin alındığını belirtmesine rağmen, satış sözleşmesinde yer alan hükümlere atıfta bulunarak, ek KDV’nin yasal bir dayanağı olduğunu savunmaktadır.
İdarenin açıklamalarında, TOKİ’nin gerçekleştirdiği açık artırmaların teklif alma toplantısı olduğu, satış sözleşmesinin şartlarının açıkça belirtildiği ve KDV’nin peşin alınacağına dair hükümlerin bulunduğu ifade edilmiştir. Ayrıca, 3065 sayılı KDV Kanunu gereğince, taşınmazın teslim tarihindeki güncelleme oranları üzerinden KDV tahsil edilmesinin zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Başvuranın iddialarının, sözleşme şartları ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum tespit edilmemiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş, başvuranın iddialarının yasal dayanağı olmadığı belirtilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuru sürecinin iyi yönetim ilkelerine uygun şekilde yürütüldüğünü ve başvuranın yargı yoluna başvurma hakkının saklı olduğunu ifade etmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/7880-S.24.12385
BAŞVURU NO : 2024/2906
KARAR TARİHİ : 31.07.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : TOPLU KONUT İDARESİ BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Güncelleme tutarı üzerinden alınan Katma Değer Vergisine itiraz hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 23.02.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran; TOKİ’den almış olduğu taşınmazın KDV’sini peşin ödediği halde tarafından 6 ayda bir ek
KDV alındığını belirterek ek KDV’nin kaldırılmasını ve ödediği tutarın tarafına iade edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Strateji Geliştirme
Başkanlığının başvuru konusuna ilişkin 20.04.2024 tarih ve sayılı yazısında;
2.1. İdarelerince gerçekleştirilen açık arttırmaların teklif alma toplantısı olduğu, teklifleri idare onaylananların gayrimenkul satış sözleşmesi imzalayarak teklif verdikleri taşınmazı satın almış olduğu, şartnamenin “8-Taşınmazlar hakkında internet sitelerindeki tanıtım veya broşür, katalop, kitapçık ve ilanlarda verilen bilgiler ( Metraj ve Vasıflar vb.) ile şartnamede yazılı diğer bilgiler taahhüt niteliğinde olmayıp genel bilgi niteliğindedir.” maddesi uyarınca genel bilgilendirme yapıldığı ve yine şartnamenin
“14. …(Tüm taşınmazların Katma Değer Vergisi (KDV) teslim aşamasında peşin olarak tahsil edilecektir.)
maddesi ile KDV’nin peşin alınacağının belirtildiği,
/
2.2. İdareleri ile alıcılar arasında borçlanma ve her türlü hukuki düzenlemeyi içeren temel belge olan satış sözleşmesinin 25.03.2023 tarihinde tarafından imzalandığı, söz konusu satış sözleşmesinin 2.2 KDV TAHSİLATLARI başlığında, “2.3.1. 3065 sayılı KDV Kanunu gereği, işbu sözleşmeye konu Gayrimenkulün anahtar teslim tarihinde, sözleşme tarihindeki başlangıç satış fiyatı işe teslim tarihine kadar tahakkuk eden dönemsel güncelleme oranı tutarları toplamı üzerinden hesaplanacak anahtar teslim tarihindeki toplam satış bedeli esas alınarak 3065 sayılı yasa kapsamında geçerli KDV oranı üzerinden Katma Değer Vergisi tutarı tahsil olunur. 2.3.2. Ayrıca, teslimden sonraki her bir altı aylık dönemin başında da borç bakiyesine uygulanan dönemsel güncelleme oranlarından ilk taksit ödemesiyle birlikte peşin olarak dönemsel güncelleme oranı tutarı üzerinden KDV tahsil edilecektir.” ibaresinin yer aldığı,
2.3. İdarelerince gerçekleştirilen konut ve iş yeri teslim işlemlerinin 3065 sayılı KDV Kanunu gereğince
KDV’ye tabi tutulduğu, bu kapsamda gayrimenkullerin teslimiyle Kanunun öngördüğü nispette hesaplanan
KDV tutarından bu gayrimenkullerin üretimi nedeniyle yüklenilen KDV tutarlarının indirim yapılarak
İdareleri mükellefiyetinde beyan edildiği,
2.4. 3065 sayılı KDV Kanunun 24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altından sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin KDV matrahına dahil olduğunun hükme bağlandığı, buna göre taksili olarak yapılan satışlarda artış tutarı üzerinden hesaplanan KDV’nin İdarelerince beyan edilerek ödenmesi gerektiği, KDV’nin ödenmesi şart ve şekil açısından İdarelerince değil 3065 sayılı KDV Kanunu ile belirlendiği, belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 3.1. “Vergi Ödevi” başlıklı 73 üncü maddesinde, “ Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi
Cumhurbaşkanına verilebilir.”, 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceleri”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
5.1. “Vergi Kanunlarının uygulanması ve ispat” başlıklı 2 nci maddesinde, “ … B) İspat:
Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.
Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz.
İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.”, 5.2. “Mükellef ve vergi sorumlusu” başlıklı 8 inci maddesinde, “Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzel kişidir…
Vergi kanunlariyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz…”, 5.3. “Vergiyi doğuran olay” başlıklı 19 uncu maddesinde, “Vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar. Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.” 6. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun 6.1. “Verginin konusunu teşkil eden işlemler” başlıklı 3 üncü maddesinde; Türkiye’de yapılan aşağıdaki işlemler katma değer vergisine tabidir:…
“d)Müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında yapılan satışlar ile 10/2/2005 tarihli ve 5300 sayılı
Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanununa göre düzenlenen ürün senetlerinin, senedin temsil ettiği ürünü depodan çekecek olanlara teslimi,..” 6.2. “Mükellef” başlıklı 8 inci maddesinde, “Katma Değer Vergisinin Mükellefi: d)Müzayede mahallerinde yapılan satışlarda bu satışları yapanlar,” 6.3. “Teslim ve hizmet işlemlerinde matrah” başlıklı 20 nci maddesinde, “ 1. Teslim ve hizmet işlemlerinde matrah, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedeldir.
2. Bedel deyimi, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade eder.
3. (Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
4. Belli bir tarifeye göre fiyatı tespit edilen işler ile bedelin biletle tahsil edildiği hallerde tarife ve bilet bedeli Katma Değer Vergisi dahil edilerek tespit olunur ve vergi müşteriye ayrıca intikal ettirilmez.” 6.4. “Matraha dahil olan unsurlar” başlıklı 24 üncü maddesinde, “Aşağıda yazılı unsurlar matraha dahildir:…
c) Vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan
her türlü menfaat, hizmet ve değerler.” 7. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun;
7.1. “Sözleşme özgürlüğü” başlıklı 26’ncı maddesinde: “Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.”
7.2. “Kesin hükümsüzlük” başlıklı 27’nci maddesinin birinci fıkrasında: “Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.”
8. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un Tüketici sözleşmelerindeki haksız şartlar” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “(1) Haksız şart; tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilen ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme şartlarıdır.”
9. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin
9.1. “Müzayede Mahallinde Yapılan Satışlar” başlıklı (I/B-6) bölümünün “Genel Olarak” alt başlıklı (I/B-6.1.) ayrımında, “3065 sayılı Kanunun (1/3-d) maddesine göre, cebri icra, izale-i şüyu, ipoteğin paraya çevrilmesi, tasfiye gibi nedenlerle yapılan açık artırma, pazarlık ve diğer şekillerdeki satışlar da dahil olmak üzere, müzayede mahallerinde yapılan her türlü satışlar KDV’ye tabidir. Kanunun istisna ve vergi oranlarına ilişkin hükümleri bu satışlar için de geçerlidir. Bu satışlarda vergiyi doğuran olay, satışın yapıldığı tarihte vuku bulmaktadır. Verginin mükellefi 3065 sayılı Kanunun (8/ç) maddesine göre, satışları düzenleyen özel veya resmi kişi ve/veya kuruluşlar olup, 3065 saylı Kanunun (23/d) maddesi hükmüne göre, satılan malın kesin satış bedeli KDV’nin matrahıdır…”
9.2. “Vade Farkları” başlıklı (III/A-5.2.) bölümünde, “3065 sayılı Kanunun (24/c) maddesine göre, teslim ve hizmet işlemlerine ait faturada ayrıca gösterilen vade farkları matraha dahil edilir ve işlemin tabi olduğu KDV oranı üzerinden vergilendirilir. Öte yandan, vadeli işlemlerde bedelin zamanında ödenmemesi nedeniyle ortaya çıkan yeni vade farkları da vadeli satışa konu teslim ve hizmete ilişkin matrahın bir unsuru olduğundan, bu vade farklarının ayrıca fatura edilmesi ve vadeli satışa konu teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemlerin tabi olduğu oran üzerinden KDV hesaplanarak, vade farkı faturasının düzenlendiği döneme ilişkin beyannamede beyan edilmesi gerekmektedir.”
9.3. “Matrah ve İndirim Miktarlarının Değişmesi” başlıklı (III/C-6.) bölümünün “Genel
Açıklamalar” başlıklı (III/C-6.1.) alt ayrımında “… matrahta değişikliğin vuku bulduğu tarihte işlemin tabi olduğu KDV oranının değişmiş olması halinde düzeltme işleminin, ilk teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan KDV oranı esas alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir…”
10. 17/06/2014 tarih ve 29033 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız
Şartlar Hakkında Yönetmelik’in “Haksız şart” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “(1)
Tüketici ile kurulan sözleşmelerde yer alan bir şartın haksız şart olarak kabul edilebilmesi için; a)
Tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dahil edilmesi, b) Tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olması, unsurlarının bir arada bulunması gerekir.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12. Başvuran; TOKİ’den almış olduğu taşınmazın KDV’sini peşin ödediği halde tarafından 6 ayda bir ek
KDV alındığını belirterek ek KDV’nin kaldırılmasını ve ödediği tutarın tarafına iade edilmesini talep etmektedir.
13. Somut olayla ilgili olarak şikayet başvurusu ve ekleri incelendiğinde; başvuranın, 3 Ağustos 2023 tarihinde Toplu Konut İdaresinin (TOKİ) emlak müzayede üzerinden yapmış olduğu açık arttırma ihalesi ile Malatya Mahallesi ve Etap Toplu Konut Projesinde yer alan lot (20 metrekare)
işyerinin başvuru sahibi tarafından %25’i peşin ödeme, kalan kısmının ise 120 ay taksitle (6 ayda bir memur maaş artış oranında artırımlı) ödeme şeklinde 1.800.000 TL’ye satın aldığı, satış şartnamesinin 14 üncü maddesinde yer alan “Tüm taşınmazların katma değer vergisi (KDV) teslim aşamasında peşin olarak tahsil edilecektir” ibaresine istinaden satın alınan taşınmaza ait 360.000 TL KDV’nin peşin olarak ödediği, ayrıca damga vergisi, ihale karar pulu vs. ödemelerinin de yapılmasıyla sözleşme imzalanarak anahtarın başvuran tarafından teslim alındığı, satın alınan taşınmaza ait taksitlerin 11.250 TL olarak ödenmeye başlandığı,
2024 yılı Ocak ayında memur maaş artış oranına göre yeniden belirlenen taksitlerin 13.224 TL’ye çıktığı
ve toplam borcun da 1.305.000 TL’den 1.534.027 TL’ye çıktığı, artan toplam borç olan 229.027 TL fark için (%20) oranı ile 45.805 TL olarak ek KDV hesaplandığı ve bu KDV uygulamasının her altı ayda bir yeniden artış oranına göre tekrarlanacağının TOKİ müşteri temsilcisi tarafından başvurana bildirildiği, başvuran tarafından tüm KDV’nin işyerinin değeri 1.800.000 TL iken peşin olarak ödendiği, dolayısıyla taşınmazın değeri şu an artıyorsa ödenen KDV’sinin de tamamı o oranda parasal olarak değer kazandığı ve ihale şartnamesinin hiçbir yerinde geçmeyen ek KDV uygulamasının mağduriyet oluşturduğu belirtilerek taşınmazın KDV’sinin peşin olarak ödendiğinden bahisle, altı ayda bir ödenen ek KDV’nin kaldırılması ve önümüzdeki altı ay için ilk ödemesi yapılan KDV’nin iade edilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
14. Konuya ilişkin olarak idareden edinilen bilgi ve belgelerden ise, İdarece gerçekleştirilen açık arttırmaların teklif alma toplantısı olduğu, teklifleri idarece onaylananların gayrimenkul satış sözleşmesi imzalayarak teklif verdikleri taşınmazı satın almış olduğu, şartnamenin “8-Taşınmazlar hakkında internet sitelerindeki tanıtım veya broşür, katalop, kitapçık ve ilanlarda verilen bilgiler ( Metraj ve Vasıflar vb.) ile şartnamede yazılı diğer bilgiler taahhüt niteliğinde olmayıp genel bilgi niteliğindedir.” maddesi uyarınca genel bilgilendirme yapıldığı ve yine şartnamenin “14. …(Tüm taşınmazların Katma Değer Vergisi (KDV)
teslim aşamasında peşin olarak tahsil edilecektir.) maddesi ile KDV’nin peşin alınacağının belirtildiği,
İdareleri ile alıcılar arasında borçlanma ve her türlü hukuki düzenlemeyi içeren temel belge olan satış sözleşmesinin 25.03.2023 tarihinde tarafından imzalandığı, söz konusu satış sözleşmesinin 2.2 KDV TAHSİLATLARI başlığında, “2.3.1. 3065 sayılı KDV Kanunu gereği, işbu sözleşmeye konu Gayrimenkulün anahtar teslim tarihinde, sözleşme tarihindeki başlangıç satış fiyatı işe teslim tarihine kadar tahakkuk eden dönemsel güncelleme oranı tutarları toplamı üzerinden hesaplanacak anahtar teslim tarihindeki toplam satış bedeli esas alınarak 3065 sayılı yasa kapsamında geçerli KDV oranı üzerinden Katma Değer Vergisi tutarı tahsil olunur. 2.3.2. Ayrıca, teslimden sonraki her bir altı aylık dönemin başında da borç bakiyesine uygulanan dönemsel güncelleme oranlarından ilk taksit ödemesiyle birlikte peşin olarak dönemsel güncelleme oranı tutarı üzerinden KDV tahsil edilecektir.” ibaresinin yer aldığının belirtildiği görülmüştür.
15. Bilindiği üzere, 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/3-d maddesinde, müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında yapılan satışların KDV’ye tabi olduğu, 8/1-ç maddesinde, müzayede mahallerinde yapılan satışlarda bu satışları yapanların KDV’nin mükellefi olduğu, 20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde, matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile teslim edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, 24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil olan unsurlardan olduğu hüküm altına alınmıştır.
16. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde ise, müzayede mahallerinde yapılan her türlü satışlar
KDV’ye tabi olduğu, 3065 sayılı Kanunun (24/c) maddesine göre, teslim ve hizmet işlemlerine ait faturada ayrıca gösterilen vade farkları matraha dahil edileceği ve işlemin tabi olduğu KDV oranı üzerinden vergilendirileceği belirtilmiştir.
17. Somut olayla ilgili olarak başvuran tarafından TOKİ’den alınan taşınmazın satış sözleşmesinde belirtilen vade farkının bu taşınmaz satışına ilişkin KDV matrahına dahil edilmesinin 3065 sayılı Kanunun 24/c maddesi hükmü gereği olduğu kanaatine varılmıştır.
18. Öte yandan, sözleşme serbestisi, kamusal kısıtlamalara tabi olmadan taraf iradelerinin mutabık kaldığı noktalarda sözleşmeler akdedilebilmesi imkânını sağlamaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 26’ncı maddesinde kendine yer bulan bu esasın istisnası ise, anılan Kanunun 27’nci maddesinde düzenlenmekte ve kanunların emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin taraflarca düzenlenemeyeceği ortaya konulmaktadır. Bu bakımdan, özel hukuk sahasında yapılan sözleşmelerde, tarafların, kesin hükümsüzlük sonucunu doğuracak hususlar haricinde her konuyu hükme bağlayabilmeleri mümkündür.
19. Başvuruya konu ek KDV’nin başvurandan tahsil edilmesinin dayanağı da Malatya Mahallesi ve Etap Toplu Konut Projesi Gayrimenkul Satış Sözleşmesidir. Söz konusu sözleşmenin 2.2 KDV
TAHSİLATLARI başlığında, “2.3.1. 3065 sayılı KDV Kanunu gereği, işbu sözleşmeye konu
Gayrimenkulün anahtar teslim tarihinde, sözleşme tarihindeki başlangıç satış fiyatı işe teslim tarihine kadar tahakkuk eden dönemsel güncelleme oranı tutarları toplamı üzerinden hesaplanacak anahtar teslim tarihindeki toplam satış bedeli esas alınarak 3065 sayılı yasa kapsamında geçerli KDV oranı üzerinden
Katma Değer Vergisi tutarı tahsil olunur. 2.3.2. Ayrıca, teslimden sonraki her bir altı aylık dönemin başında
/
da borç bakiyesine uygulanan dönemsel güncelleme oranlarından ilk taksit ödemesiyle birlikte peşin olarak dönemsel güncelleme oranı tutarı üzerinden KDV tahsil edilecektir.” ifadelerine yer verilmek suretiyle sözleşmeye konu taşınmazın dönemsel güncelleme oranı tutarı üzerinden KDV tahsil edileceği açıkça belirtilmiştir.
20. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 5’inci maddesinde haksız şart; tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilen ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme şartları olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla bir sözleşme hükmünün haksız şart olduğundan söz edilebilmesi için tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilmesi ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olması; unsurlarının bir arada bulunması gerekmektedir.
21. Somut başvuruda uygulama konusu olan sözleşmenin 2.2 KDV TAHSİLATLARI başlığı incelendiğinde; bahse konu hükmün 3065 sayılı KDV Kanunu çerçevesinde ilgili sözleşmeye dahil edildiği, ayrıca başvuran tarafından da sözleşmeye herhangi bir ihtirazı kaydın da konulmadığı, öte yandan gerek mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukavelelerin vergi dairelerini bağlamayacağı yönündeki 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 8 inci maddesi ile 3065 sayılı KDV Kanunun yukarıda değinilen maddeleri gerekse sözleşmenin ilgili şartları dikkate alındığında tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizlik oluştuğundan söz edilemeyeceği, tüm bu sebeplerle anılan sözleşme hükmünün haksız şart olduğuna dair herhangi bir tespitin yapılamadığı ve başvuranın bu yöndeki iddiasının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
22. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 28/06/2018 tarihli ve E.2018/2187 K.2018/7434 sayılı kararında da
“…Taraflar arasında imzalanan Merkez Kunduzhan Mahallesi Kentsel Yenileme Projesi Gayrimenkul
Satış Sözleşmesi”nde yer alan 2.1. maddesinde peşinatın binde beş oranında 160,91 TL banka komisyonun alınması, kredi kullandırma masrafları olmayıp bankanın TOKİ ile alıcı arasındaki aracılık hizmeti nedeniyle almış olduğu komisyon olduğu, imzalanan sözleşmede açıkça belirtildiği gözetilerek haksız şart olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından…” ifadelerine yer verilmek suretiyle TOKİ ile imzalanmış olan gayrimenkul satış sözleşmesindeki bir hükmün sözleşmede açıkça belirtildiğinden bahisle haksız şart niteliğinde olmadığı yönünde karar verilmiştir.
23. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; TOKİ ile akdedilen gayrimenkul satış sözleşmesinden dönemsel güncelleme oranı tutarı üzerinden KDV tahsil edilmesine ilişkin iş-işlemlerin, vergi mevzuatı ve sözleşme şartları gereği tesis edildiği ve başvuranın iddia ettiği şekilde hukuka aykırılık içermediği ve bu gerekçeyle hakkaniyete aykırılık içermediği anlaşılmış olup başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.
/
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Malatya Vergi Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve TOPLU KONUT İDARESİ BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/