ÖZET: Bu karar, İstanbul Valiliği tarafından son üç yıldır yasaklanan Onur Yürüyüşü ile ilgili başvurunun reddine ilişkindir. Başvuran, yürüyüşün güvenlik gerekçesiyle yasaklandığını, ancak daha önceki yıllarda herhangi bir güvenlik sorunu yaşanmadığını ve yasaklamanın sadece bir bahane olduğunu iddia etmiştir. Anayasa’nın 25. ve 34. maddeleri uyarınca, herkesin düşünce ve ifade özgürlüğüne sahip olduğu, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının da bu özgürlükler çerçevesinde değerlendirileceği belirtilmiştir.

İstanbul Valiliği, yürüyüşün düzenlenmek istendiği alanların, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na uygun olarak belirlenmediğini ve bu nedenle yürüyüşe izin verilmediğini savunmuştur. Ayrıca, yürüyüş esnasında provokatif eylem ve olayların meydana gelebileceği gerekçesiyle kamu güvenliğinin tehlikeye girebileceği değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak, başvuru, yürüyüşün yasaklanmasının kamu düzeni ve güvenliği gereği meşru bir amaca dayandığı gerekçesiyle reddedilmiştir. İdarenin işleminde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Bu durum, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının sınırlandırılabileceğini göstermektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 55-55 53878609-101.07.05.99-E.

BAŞVURU NO : 2018/8707

KARAR TARİHİ : 03/01/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL VALİLİĞİ

BAŞVURUNUN KONUSU : Herhangi bir güvenlik sorunu yaşanmadan on altı boyunca düzenlenen, ancak son üç yıl izin verilmeyen Onur

Yürüyüşü hakkında İstanbul Valiliğince uygulanan yasağın kaldırılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 30/06/2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

(1) İsminin gizli tutulması talebi ile iletilen bir gerçek kişi başvurusunda, aşağıda kayıtlı

hususlar hakkında şikâyette bulunulmaktadır:

(1.1) İstanbul Onur Haftası Komitesi olarak her yıl olduğu gibi bu yıl da Haziran ayının son haftasına denk gelen haftalarını ve bu haftanın son gününe denk gelen Onur

Yürüyüşünü organize etmek üzere bir araya geldikleri, (1.2) Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 3 üncü maddesinde de ifade edildiği gibi barışçıl olduğu sürece her türlü toplantı ve yürüyüşü düzenlemenin önceden izin alınmaksızın her vatandaşın hakkı olduğu; buna rağmen her yıl yaptıkları üzere bu yıl da Valilikten bir görüşme talep ettikleri; Vali Yardımcısı ile yaptıkları görüşmede, “önceki yıllarda yürüyüşün Ramazan’a denk geldiği için yasaklandığı, bu yıl böyle bir durum olmadığı için yürüyüşün önünde bir engel olmadığı fakat son kararı yine de

Vali’nin vereceği cevabını” aldıkları; bu görüşmenin ardından, yazılı olarak da hafta ve yürüyüş hakkında Valiliğe bildirimde bulundukları, (1.3) Valiliğin verdiği cevapta, aslında kendilerinin protesto haklarını korumaya alması gereken Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu gerekçe gösterilerek, güvenliklerinin korunamayacağı ve Onur Yürüyüşünün düzenlenmesinin uygun bulunmadığının bildirildiği, (1.4) İlk başta Ramazan’ı ardından güvenlik meselesini bahane eden İstanbul

Valiliğinin, son iki yıldır Ramazan’a denk gelmeyen ve bu yıl hiçbir tehdit almamış olan yürüyüşlerini yasaklama noktasında gösterdiği gerekçenin sadece bir bahane olduğu, iddia ve şikâyet edilerek, (2) LGBTİ bireylerini hem ötekileştirip hem de güvenlik güçleri ile karşı karşıya getiren bu yasağın kaldırılması talep edilmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

(3) Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca İstanbul Valiliği ve İçişleri Bakanlığı nezdinde inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir.

(4) İstanbul Valiliğinden, İstanbul Onur Haftası Komitesinin Valilik yetkilileri ile gerçekleştirdiği ifade edilen toplantıya dair varsa toplantı tutanağının bir sureti, aynı Komitenin

Valiliğe muhatap bildirimi ve Valilikçe verilen cevabın bir sureti, bahse konu yürüyüşün yasaklanmasının yasal gerekçesi, bu yasaklama kararının, “idari işlemin unsurları” açısından sebep ve gerekçesinin bildirilmesi talep edilmiştir.

(5) İstanbul Valiliğinin 13.7.2018 tarih ve … sayılı yazısında; 26. Onur Haftası Tertip

Komitesi tarafından 22.06.2018 tarihli dilekçe ile Valiliğe müracaatta bulunulduğu, iddia edildiği şekilde bir toplantının düzenlenmediği, kapalı alan etkinlikleri açısından Valiliklerince herhangi bir yasaklama kararı alınmadığı, ancak yürüyüş düzenlenmek istenilen alanların, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 6 ncı maddesi ile aynı Kanunun uygulanmasına dair Yönetmeliğin 3 üncü maddesi hükümleri çerçevesinde, Valilik Makamının

31.01.2018 tarihli ve 9876 sayılı Olur’u ile belirlenerek ilan edilen 2018 yılında düzenlenecek

toplantı ve gösteri yürüyüş alanları içerisinde yer almadığından; 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri

Yürüyüşleri Kanununun “Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri” başlıklı 23 üncü maddesinin (d) fıkrasında kayıtlı “6 ve 10 uncu maddeler gereğince belirtilen yerler dışında …

yapılan toplantılar veya gösteri yürüyüşleri Kanuna aykırı sayılır.” hükmüne istinaden, yürüyüşlerin yapılmasına izin verilmediği, ifade edilmiştir.

(6) Bunun üzerine Kurumumuzca İstanbul Valiliğinden, Valilik Makamının 31.01.2018 tarihli ve 9876 sayılı Olur’u ile belirlenerek ilan edilen 2018 yılında düzenlenecek toplantı ve gösteri yürüyüş alanlarını gösteren listenin, toplantı ve karar tutanağı ile birlikte bir örneğinin iletilmesi ve bahse konu Tertip Komitesine, açık alan etkinliklerini gerçekleştirmeleri amacı ile alternatif toplantı ve gösteri yürüyüşü alanı teklif edilip edilmediği, bilgisi sorulmuştur.

(7) Valilikten alınan 11.8.2018 tarih ve E.72447 sayılı yazıda, müracaatta bulunanların toplanma özgürlüklerine müdahale edilmediği, yürüyüş düzenlenmek istenilen güzergâhın

2018 yılı toplantı ve gösteri yürüyüş alanları içerisinde yer almadığı ve söz konusu yürüyüş

esnasında provokatif eylem ve olayların meydana gelebileceği, etkinliğe katılacaklar da dâhil halkın huzur, güvenlik ve esenliğinin, kamu güvenliği ve düzeninin bozulmasına sebebiyet verebileceği değerlendirildiğinden, talep edilen alanda yürüyüş düzenlenmesinin uygun görülmediği, İstanbul 26. Onur Haftası Tertip Komitesine, İstanbul il sınırları içerisinde belirlenen alanlar dışında toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlenmesinin ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olduğunun Valiliklerince yazılı olarak bildirildiği, arşiv kayıtlarında yapılan incelemede tertip komitesi tarafından Valiliklerince belirlenerek ilan edilen alanlarda yürüyüş düzenlenmek üzere herhangi bir müracaatta bulunulmadığı, müracaatta bulunulması halinde talebin değerlendirilebileceği, İstanbul 26. Onur Haftası Tertip Komitesi tarafından sunulan dilekçedeki program kapsamında bir dizi kapalı ve açık alan etkinliklerinin düzenlenmek istenildiği, yürüyüş yapılmak istenilen güzergâhların toplantı ve gösteri yürüyüş alanları içerisinde yer almadığından Valiliklerince yürüyüş talebinin uygun görülmediği, bununla birlikte etkinliğin tamamen yasaklanması yönünde genel bir yasaklama yapılmadığı, kapalı alanlar ile Valiliklerince belirlenen toplantı ve gösteri yürüyüş alanlarında düzenlenmek üzere barışçıl nitelikli toplanma özgürlüklerinin engellenmesine yönelik Valiliklerince alınan bir kararın olmadığı bilgisi Kurumumuza iletilmiştir. Ayrıca, Valiliğin 31.01.2018 tarihli ve

9876 sayılı Olur’u ile belirlenerek ilan edilen 2018 yılında düzenlenecek toplantı ve gösteri

yürüyüş alanlarını gösterir liste ile buna ilişkin basın duyurusu metni Kurumumuza iletilmiştir.

(8) Somut başvuru hakkında yapılacak değerlendirmeye ışık tutmak üzere, İçişleri

Bakanlığından, bahse konu iddialar hakkında değerlendirmeleri; “barışçıl olan ve şiddet içermeyen” aynı zamanda “gündelik hayatı aşırı derecede olumsuz etkilemeyen” düşünceyi açıklama ve toplanma özgürlüklerinin önünün daha da açılması noktasında, 2911 sayılı

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununda bir değişiklik yapılmasına ihtiyaç olup olmadığı ve kolluk birimlerine muhatap yeni bir çalışma yapılıp yapılmadığı yönündeki değerlendirmeleri; bu özgürlüğünün kullanımının genişletilmesi amacı ile Bakanlıklarınca geçmiş dönemde yayımlanan genelge vd. idari düzenleyici işlemler ile hâlihazırda yürürlükte olan genelge vd. idari düzenleyici işlemlerin birer sureti talep edilmiş olup; cevabi yazı ve ekleri dosyasında muhafaza edilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

(9) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı

2 nci maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin, diğer unsurları yanı sıra bir hukuk devleti olduğu

vurgulanmıştır. “Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü” başlıklı 11 inci maddesinde, “Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.” hükmü düzenlenmiştir. “Düşünce ve kanaat hürriyeti” başlıklı 25 inci maddesinde, “Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.

Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir.

“Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” başlıklı 26 ncı maddesi birinci fıkrasında, “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.” hükmü, aynı maddenin ikinci fıkrasında da “Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.” hükmü kural atlına alınmıştır.

(10) Yine Anayasanın “Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı” başlıklı 34 üncü maddesinde, “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.” hükmü düzenlenmiştir.

(11) Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 10 Aralık 1948 tarih ve 217A(III) sayılı Kararıyla ilan edilen, 27 Mayıs 1949 tarih ve 7217 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 6 Nisan 1949 tarih ve 9119 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde tamim edilen İnsan Hakları Evrensel

Beyannamesinin 19 uncu maddesi, “Herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır…”, 20 nci maddesi, “Herkesin silahsız ve saldırısız toplanma, dernek kurma ve derneğe katılma özgürlüğü vardır.” hükmüne yer vermiş bulunmaktadır.

(12) Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmesi

“İfade özgürlüğü” başlıklı 19 uncu maddesi birinci fıkrası, “Herkes, kimsenin müdahalesi olmaksızın istediği düşünceye sahip olma hakkına sahiptir.”, ikinci fıkrası, “Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak bir kimsenin ülke hudutlarıyla sınırlanmaksızın sözlü yazılı, basılı veya sanatsal ürün şeklinde veya kendi tercih ettiği başka bir iletişim vasıtasıyla her türlü bilgi ve düşünceyi arama, edinme ve ulaştırma özgürlüğünü de içerir.” hükmüne;

“Toplanma özgürlüğü” başlıklı 21 inci maddesi, “Barışçıl bir biçimde toplanma hakkı hukuk tarafından tanınır. Bu hakkın kullanılmasına ulusal güvenliği veya kamu güvenliğini, kamu düzenini, sağlık veya ahlakı veya başkalarının hak ve özgürlüklerini koruma amacı taşıyan, demokratik bir toplumda gerekli bulunan ve hukuka uygun olarak getirilen sınırlamaların dışında başka hiç bir sınırlama konamaz.” hükmüne yer vermiştir.

(13) İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi – AİHS) “İfade özgürlüğü” başlıklı 10 uncu maddesi birinci fıkrası, “Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir…” ve ikinci fıkrası, “Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.” hükmünü düzenlemiştir. Aynı Sözleşmenin

“Toplantı ve dernek kurma özgürlüğü” başlıklı 11 inci maddesi birinci fıkrası, “Herkes barışçıl olarak toplanma … hakkına sahiptir.”, ikinci fıkrası “Bu hakların kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplum içinde ulusal güvenliğin, kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli olanlar dışındaki sınırlamalara tabi tutulamaz…” hususunu güvence altına almış bulunmaktadır.

(14) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, Kamu Denetçiliği Kurumunun, şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olduğu hüküm altına alınmıştır.

(15.) 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun (15.1) “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkı” başlıklı 3 üncü maddesi, “Herkes, önceden izin almaksızın, bu kanun hükümlerine göre silahsız ve saldırısız olarak kanunların suç saymadığı belirli amaçlarla toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.” hükmünü haizdir.

(15.2) Aynı Kanunun, “Toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergahı” başlıklı 6 ncı maddesinde, “Toplantı ve gösteri yürüyüşleri, tüm il ve ilçe sınırları içerisinde aşağıdaki hükümlere uyulmak şartıyla her yerde yapılabilir.

İl ve ilçelerde toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhı, kamu düzenini ve genel asayişi bozmayacak, vatandaşların günlük yaşamını aşırı ve katlanılamaz derecede zorlaştırmayacak şekilde ve 22 nci maddenin birinci fıkrasında sayılan sınırlamalara uyulması kaydıyla Türkiye

Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan siyasi partilerin il ve ilçe temsilcileri ile güzergâhın geçeceği ilçe ve il belediye başkanlarının, en çok üyeye sahip üç sendikanın ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının il ve ilçe temsilcilerinin görüşleri alınarak mahallin en büyük mülki amiri tarafından belirlenir. İl ve ilçenin büyüklüğü, gelişmişliği ve yerleşim özellikleri dikkate alınarak birden fazla toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhı belirlenebilir.

Belirlenen toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhı yerel gazeteler ile valilik ve kaymakamlık internet sitelerinden ilan edilerek halka duyurulur.

Toplantı ve gösteri yürüyüşleri yer ve güzergâhı hakkında sonradan yapılacak değişiklikler de aynı yöntemle yapılır. Bu değişiklikler duyurudan on beş gün sonra geçerli olur.

Birden fazla toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhının belirlendiği il ve ilçelerde düzenleme kurulu, kamu düzenini ve genel asayişi bozmayacak belirlenen yer ve güzergâhlardan birisini tercih edebilir.” hükmünü amirdir.

(15.3) Kanunun “Düzenleme Kurulu” başlıklı 9 uncu maddesinde, “Bu Kanuna göre yapılacak toplantılar, fiil ehliyetine sahip ve onsekiz yaşını doldurmuş, en az yedi kişiden oluşan bir düzenleme kurulu tarafından düzenlenir…” hükmüne yer verilmiştir.

Bildirim verilmesi (15.4) Kanunun “Bildirim verilmesi” başlıklı 10 uncu maddesinde, “Toplantı yapılabilmesi için, düzenleme kurulu üyelerinin tamamının imzalayacakları bir bildirim, toplantının yapılmasından en az kırksekiz saat önce ve çalışma saatleri içinde, toplantının yapılacağı yerin bağlı bulunduğu valilik veya kaymakamlığa verilir.” hükmü düzenlenmiştir.

(15.5) Kanunun “Toplantının ertelenmesi veya bazı hâllerde yasaklanması” başlıklı 17 nci maddesinde, “Bölge valisi, vali veya kaymakam, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla belirli bir toplantıyı bir ayı aşmamak üzere erteleyebilir veya suç işleneceğine dair açık ve yakın tehlike mevcut olması hâlinde yasaklayabilir.” hükmünü amirdir.

(15.6) Kanunun “Yasak yerler” başlıklı 22 nci maddesinde, “Parklarda, mabetlerde, kamu hizmeti görülen bina ve tesislerde ve bunların eklentilerinde ve Türkiye Büyük Millet Meclisine bir kilometre uzaklıktaki alan içinde toplantı yapılamaz ve şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşleri düzenlenemez. Genel meydanlardaki toplantılarda, halkın ve ulaşım araçlarının gelip geçmesini sağlamak üzere valilik ve kaymakamlıklarca yapılacak düzenlemelere uyulması zorunludur.” düzenlemesi kayıt altına alınmıştır.

(15.7) Kanunun “Direnme” başlıklı 32 nci maddesinde, “Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılanlar, ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar ederlerse, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçu, toplantı ve gösteri yürüyüşünü tertip edenlerin işlemesi halinde, bu fıkra hükmüne göre verilecek ceza yarı oranında artırılarak hükmolunur. İhtara ve zor kullanmaya rağmen kolluk görevlilerine karşı cebir veya tehdit kullanılarak direnilmesi halinde, ayrıca 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza

Kanununun 265 inci maddesinde tanımlanan suçtan dolayı da cezaya hükmolunur…” hükmü yer almaktadır.

(16) 29 sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet Kanununun; (16.1) 1 inci maddesinde, polisin, asayişi amme, şahıs, tasarruf emniyeti ve mesken masuniyetini koruyacağı, halkın ırz, can ve malını muhafaza ve ammenin istirahatini temin edeceği hüküm altına alınmıştır.

(16.2) Aynı Kanunun 2 nci maddesinde polisin, kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine, yönetmeliklere, hükümet emirlerine ve kamu düzenine uygun olmayan hareketlerin işlenmesinden önce bu kanun hükümleri dairesinde önünü alacağı; işlenmiş olan bir suç hakkında Ceza Muhakemeleri Kanunu ile diğer kanunlarda yazılı görevleri yapacağı düzenlenmiştir.

(16.3) Aynı Kanunun “Zor ve silah kullanma” başlıklı 16 ncı maddesi ikinci fıkrasında, “Zor kullanma yetkisi kapsamında, direnmenin mahiyetine ve derecesine göre ve direnenleri etkisiz hale getirecek şekilde kademeli olarak artan nispette bedenî kuvvet, maddî güç ve kanunî şartları gerçekleştiğinde silah kullanılabilir.” hükmü düzenlenmiştir.

(17) 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu Ek madde 33’te, “Emniyet Teşkilatının her türlü göreviyle ilgili eylem ve işlemleri İçişleri Bakanlığı, mülki idare amirleri ve kendi amirleri tarafından denetlenir ve teftiş edilir.” hükmü yer almaktadır.

(18) 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun hükümleri (19) 24.4.1979 tarih ve 16618 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet

Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri (20) 8.8.2018 tarih ve 18836 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümleri (21) Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları

Ofisinin, Barışçıl Toplanma Özgürlüğü Rehberinin (2. Baskı, 2010) “Barışçıl Toplanma

Özgürlüğü” başlıklı Bölüm A, 1.1 numaralı bendi, “Barışçıl toplanma özgürlüğü, bireylerin, birey gruplarının, kayıt dışı derneklerin, tüzel kişilerin sahip oldukları ve kullandıkları en temel bir insan hakkıdır. Toplanma özgürlüğü, farklı, azınlıkta kalan ve rağbet görmeyen görüşlerin ifadesi dâhil çok değişik amaçlara hizmet etmektedir… Barışçıl toplanma özgürlüğünün korunması, farklı inanç, yaşayış veya politikalara sahip grupların barış içerisinde birlikte yaşayabilecekleri, hoşgörülü ve çoğulcu bir toplum oluşturmak için çok önemlidir.” ilkesine yer vermektedir. Aynı Rehberin 165 inci paragrafında ise “Gösterilerin dağıtılması: Gösteriler barışçıl olduğu sürece, kolluk kuvvetleri tarafından dağıtılmamalıdır. Gösteriler, ancak son çare olarak ve uluslararası standartların getirdiği kurallar uyarınca dağıtılmalıdır…” hükmüne yer vermektedir.

(22) Avrupa Konseyinin Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu (Venedik

Komisyonu) tarafından hazırlanan Barışçıl Toplanma Özgürlüğü Rehberinin (15/07/2013 derlemesi) birçok bölümünde, kamu otoritelerinin, barışçı nitelikteki gösterilerin korunması ve kolaylaştırması; takdir hakkını bu özgürlüğün gerçekleşmesi yönünde kullanmaları, sağlıklı bir demokrasinin şartlarından olduğu vurgulanmaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE

ÖNERİSİ

(23) Başvuranın iddiaları, idarenin konu hakkında açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi”

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hukuka, İnsan Haklarına ve

Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme (24) Şikâyet başvurusunun kapsamı, 16 yıldır düzenlenen Onur Yürüyüşünün, 13 yıl boyunca aralıksız hiçbir güvenlik sorunu yaşanmadan gerçekleştirildiği; ilk başta Ramazan’ı ardından güvenlik meselesini bahane eden İstanbul Valiliğinin, son iki yıldır Ramazan’a denk gelmeyen ve bu yıl hiçbir tehdit almamış olan yürüyüşlerini yasaklama noktasında gösterdiği gerekçenin sadece bir bahane olduğu iddiasına istinaden, farklı bahanelerin arkasına gizlenerek son 3 yıl izin verilmeyen ve LGBTİ bireylerini hem ötekileştirip hem de güvenlik güçleri ile karşı karşıya getiren bu yasağın kaldırılması talebinden ibarettir.

(25) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına göre herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilecektir. Anayasada, ifade ve ifadeyi açıklama özgürlüğüne paralel şekilde toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının da çerçevesi somut bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre, herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahip olup; bu hak ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilecektir.

(26) Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usullerin belirlendiği 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununda ise herkesin, önceden izin almaksızın, bu kanun hükümlerine göre silahsız ve saldırısız olarak kanunların suç saymadığı belirli amaçlarla toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahip olduğu kayıt altına alındıktan sonra, “Toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergahı” başlıklı 6 ncı maddesinde, il ve ilçelerde toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhının, kamu düzenini ve genel asayişi bozmayacak, vatandaşların günlük yaşamını aşırı ve katlanılamaz derecede zorlaştırmayacak şekilde ve 22 nci maddenin birinci fıkrasında sayılan sınırlamalara (parklar, mabetlerde, kamu hizmeti görülen bina ve tesisler ve bunların eklentileri ile Türkiye

Büyük Millet Meclisine bir kilometre uzaklıktaki alanlar) uyulması kaydıyla Türkiye Büyük

Millet Meclisinde grubu bulunan siyasi partilerin il ve ilçe temsilcileri ile güzergâhın geçeceği ilçe ve il belediye başkanlarının, en çok üyeye sahip üç sendikanın ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının il ve ilçe temsilcilerinin görüşleri alınarak mahallin en büyük mülki amiri tarafından belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Aynı maddede, il ve ilçenin büyüklüğü, gelişmişliği ve yerleşim özellikleri dikkate alınarak birden fazla toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhı belirlenebileceği, belirlenen toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhının, yerel gazeteler ile valilik ve kaymakamlık internet sitelerinden ilan edilerek halka duyurulacağı, toplantı ve gösteri yürüyüşleri yer ve güzergâhı hakkında sonradan yapılacak değişikliklerde de aynı yönteme riayet edileceği, birden fazla toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhının belirlendiği il ve ilçelerde düzenleme kurullarının, kamu düzenini ve genel asayişi bozmayacak şekilde belirlenen yer ve güzergâhlardan birisini tercih edebileceği hüküm altına alınmıştır.

(27) İstanbul Valiliğinin 13.7.2018 tarih ve … sayılı yazısında; Onur Haftası Tertip Komitesi tarafından 22.06.2018 tarihli dilekçe ile Valiliğe müracaatta bulunulduğu, kapalı alan etkinlikleri açısından Valiliklerince herhangi bir yasaklama kararı alınmadığı, müracaatta bulunanların toplanma özgürlüklerine müdahale edilmediği, ancak yürüyüş düzenlenmek istenilen alanların, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 6 ncı maddesi ile aynı Kanunun uygulanmasına dair Yönetmeliğin 3 üncü maddesi hükümleri çerçevesinde, Valilik Makamının 31.01.2018 tarihli ve 9876 sayılı Olur’u ile belirlenerek ilan edilen 2018 yılında düzenlenecek toplantı ve gösteri yürüyüş alanları içerisinde yer almadığından; 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun “Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri” başlıklı 23 üncü maddesinin (d) fıkrasında kayıtlı “6 ve 10 uncu maddeler gereğince belirtilen yerler dışında … yapılan toplantılar veya gösteri yürüyüşleri

Kanuna aykırı sayılır.” hükmüne istinaden, yürüyüşlerin yapılmasına izin verilmediği değerlendirmesinde bulunulmuştur.

(28) Valilik 11.8.2018 tarih ve … sayılı yazıya konu cevabı ile ayrıca, yürüyüş düzenlenmek istenilen güzergâhın 2018 yılı toplantı ve gösteri yürüyüş alanları içerisinde yer almadığı ve söz konusu yürüyüş esnasında provokatif eylem ve olayların meydana gelebileceği, etkinliğe katılacaklar da dâhil halkın huzur, güvenlik ve esenliğinin, kamu güvenliği ve düzeninin bozulmasına sebebiyet verebileceği değerlendirildiğinden, talep edilen alanda yürüyüş düzenlenmesinin uygun görülmediği; İstanbul Onur Haftası Tertip Komitesine, İstanbul il sınırları içerisinde belirlenen alanlar dışında toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlenmesinin ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olduğunun Valiliklerince yazılı olarak bildirildiği, Valiliklerince belirlenerek ilan edilen alanlarda yürüyüş düzenlenmek üzere herhangi bir müracaatta bulunulmadığı, müracaatta bulunulması halinde talebin değerlendirilebileceği, bununla birlikte etkinliğin tamamen yasaklanması yönünde genel bir yasaklama yapılmadığı, kapalı alanlar ile Valiliklerince belirlenen toplantı ve gösteri yürüyüş alanlarında düzenlenmek üzere barışçıl nitelikli toplanma özgürlüklerinin engellenmesine yönelik

Valiliklerince alınan bir kararın olmadığı değerlendirmesini Kurumumuza iletmiştir.

(29) Valilik, 31.01.2018 tarihli ve .. sayılı Olur’u ile belirlenerek ilan edilen 2018 yılında

İstanbul’da düzenlenecek toplantı ve gösteri yürüyüş alanlarını gösterir liste ile buna ilişkin basın duyurusu metnini Kurumumuza iletilmiş olup; Yenikapı Sahil Alanı, Maltepe Sahil

Alanı, Kartal Meydan Alanı, Kadıköy Yeni Salı Pazarı Alanı, Pendik Cumartesi Pazar Alanı, Bakırköy

Cumhuriyet Meydanı, Bakırköy Cumartesi Halk Pazarı Alanı, Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet

Camii Otopark Alanı ve Avcılar İDO İskelesi Önü Otopark Alanı, 2018 yılı içerisinde

İstanbul’da düzenlenecek toplantı ve gösteri yürüyüş alanları arasında sayılmıştır.

(30) İstanbul Valiliğinin açıklamaları, yukarıda kayıtlı mevzuat hükümleri ışığında değerlendirildiğinde, şikâyete konu yürüyüş hakkında herhangi bir yasaklama kararı alınmadığı ve müracaatta bulunanların toplanma özgürlüklerine müdahale edilmediği, ancak açık alan etkinliklerinin ve yürüyüş alanlarının, 2911 sayılı Kanununun 6 ncı maddesi ile aynı Kanunun uygulanmasına dair Yönetmeliğin 3 üncü maddesi hükümlerine uygun bir şekilde Valilik tarafından 1.01.2018 tarihli ve 9876 sayılı Olur’u ile belirlenerek ilan edilen 2018 yılında düzenlenecek toplantı ve gösteri yürüyüş alanları içerisinde yer almadığından; anılan 2911 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinde kayıtlı 6 ve 10 uncu maddeler gereğince belirtilen yerler dışında yapılan toplantılar veya gösteri yürüyüşlerinin Kanuna aykırı sayılacağı hükmüne istinaden, yürüyüşlerin yapılmasına izin verilmediği; bu kısıtlamanın kamu düzeni ve güvenliği gereği getirildiği, meşru bir amaca dayandığı, süresiz bir kısıtlama niteliğinde olmadığı görülmüş olup; idarenin işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme (31) İyi yönetim ilkelerine 28.3.2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin

Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İstanbul Valiliği tarafından Kurumumuzca talep edilen bilgi, belge ve değerlendirme talep yazılarımıza, gereken hassasiyet ile süresinde cevap verilmiştir.

(32) Bununla birlikte; “barışçıl olan ve şiddet içermeyen” aynı zamanda “gündelik hayatı aşırı derecede olumsuz etkilemeyen” düşünceyi açıklama ve toplanma özgürlüklerinin önünün daha da açılması ve zaman zaman yaşandığı gözlenen sıkıntıların çözüme kavuşturulması noktasında, 2911 sayılı mezkûr Kanunun 6 ncı maddesi zımnında il ve ilçeler için ilan edilen toplantı ve gösteri yürüyüş alanlarının belirlenmesi sürecinde, özellikle barışçıl şekilde daha önceden defalarca gerçekleştirilen ve bu anlamda “geleneksel” hale gelen bir dizi düşünceyi açıklama etkinliğinin, düzenleme kurullarının talep ettiği daha ufak alanlarda kullanılmasının önünün açılmasına yönelik çalışma yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

(33) 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden (varsa) kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, İstanbul İdari Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın, BAŞVURANA ve İSTANBUL VALİLİĞİNE ayrıca bilgi için İÇİŞLERİ

BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi