|
ÖZET: Başvuran, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi (TCDD) 2. Bölge Müdürlüğünde sanatkar işçi olarak çalıştığını ve 26. Dönem Toplu İş Sözleşmesi’nde yer alan uygulamaların eşitlik ilkesine aykırı olduğunu iddia etmiştir. Özellikle, 2013 yılı sonrası işe giren işçilerin fazla mesai ücretleri bakımından haksızlığa uğradığını belirterek, bu durumun 4857 sayılı İş Kanunu’na aykırı olduğunu ifade etmiştir. Başvuran, toplu iş sözleşmesindeki ayrımcılığın incelenmesini ve adaletsizliğin giderilmesini talep etmiştir.
TCDD İnsan Kaynakları Dairesi, başvuranın iddialarına yanıt verirken, toplu iş sözleşmelerinin yasal çerçevede ve sendikaların özgür iradesiyle imzalandığını belirtmiştir. Ayrıca, farklı ücret skalalarının yalnızca TCDD’ye özgü olmadığını, benzer uygulamaların diğer kamu kurumlarında da görüldüğünü vurgulamıştır. Türkiye Demiryolu İşçileri Sendikası ise, toplu iş sözleşmelerinin müzakere süreçlerinin sendikal mücadele ile şekillendiğini, geçmişteki farklılıkların zamanla giderileceğini ifade etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, toplu iş sözleşmesindeki farklılıkların hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığına karar vermiştir. Bu bağlamda, başvurunun reddine yönelik öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 5045-5045 53878609- 101.07.05-E.
BAŞVURU NO : 2016/4945 2016/ 4945
KARAR TARİHİ : 23/05/2017 |tarih|
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : –
BAŞVURUYA KONU İDARE : T .C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel
Müdürlüğü
BAŞVURUNUN KONUSU : Toplu iş sözleşmesi hükümlerinin eşitliğe aykırı olduğu iddiası hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 15/11/2016 15.11.2016
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran; Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi (TCDD) 2. Bölge Müdürlüğünde
daimi işçi olarak sanatkar işçi statüsünde çalıştığını, işyerinde uygulanan 26. Dönem Toplu İş
Sözleşmesinde yer alan farklı uygulamalarla sanatkar işçiler arasında ayrım yapıldığını, 2013 yılı sonrasında işe girmiş olanların sözleşmeden kaynaklı haksız durumlarla karşılaştıklarını, örneğin fazla çalışma ücretleri bakımından 2013 yılından önce işe girmiş olanlarla bu tarihten sonra işe girmiş olanlar arasında farklılık yaratıldığını, 2013 yılından önce işe girmiş olanların hem saat ücretlerinin hem de fazla çalışma ücretlerinin daha yüksek olduğunu ve hak ettiklerini alabildiklerini, bu durumun 4857 sayılı İş Kanunu’na aykırılık teşkil ettiğini, ücretlerdeki ayrımın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirterek, toplu iş sözleşmesindeki aykırılıkların incelenmesini ve fazla çalışma ücretlerindeki adaletsizliğin giderilmesini talep etmiş; başvuran elektronik ortamda yaptığı başvurusunda gizlilik kaydını da talep etmiştir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) TCDD İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığı İş Mevzuatı Şube Müdürlüğünün konuya ilişkin
13/ 02/ 2017 tarihli ve sayılı yazısında özetle;
2.1) Teşekküllerinde istihdam edilen işçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında
Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te belirtilen esaslar çerçevesinde alındığı, ücret ve diğer mali ve sosyal haklarının yasalardaki emredici kurallara uymak şartıyla yetkili sendika ile imzalanan toplu iş sözleşmeleriyle belirlendiği,
1 / 82.2) 2013 ücret skalası dışında, 01/ 03/ 1993 tarihinden önce ve sonra olmak üzere farklı skala
ücretlerinde de işçi istihdam edildiği, zaman içerisinde imzalanan toplu sözleşmelerle 01/ 03/ 1993 öncesi ve sonrası skalalar arasındaki farkın kapandığı ve en son 01/ 09/ 2015 tarihinden itibaren 01/ 03/ 1993 öncesi ve sonrası skalaların birleştirilerek tek skala haline dönüştürüldüğü,
2.3) Farklı ücret skalası uygulamanın sadece teşekküllerine münhasır bir husus olmadığı, aynı
işveren sendikası olan Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikasına (TÜHİS)
üye olan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, İl Özel
İdareleri, Türkiye Denizcilik İşletmeleri ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü gibi kurum ve kuruluşlarda da işçiler arasında aynı işi yapmalarına rağmen farklı skalalar uygulandığı,
2.4) Toplu iş sözleşmelerinin yasalardaki emredici kurallara uymak şartıyla tarafların özgür
iradeleriyle imzalandığı,
2.5) İşçilerin bireysel iş sözleşmelerinde ücret ve mali-sosyal haklar konusunda toplu iş sözleşmesi
hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, ifade edilmiştir .
3) Türkiye Demiryolu İşçileri Sendikası Genel Merkezinin (Demiryol-İş) konuya ilişkin 14/ 02/ 2017
tarihli ve sayılı yazısında özetle;
3.1) Sektörde 2010 yılında yapılan yatırımlar ve kaydedilen gelişme sebebiyle TCDD’nin makiniste,
tren teşkil görevlisine ve bazı mesleklerde sanatkar işçiye duyduğu ihtiyacın arttığı, söz konusu ihtiyaç duyulan personelin daha ucuz maliyetli olan taşeron işçi yoluyla temin edilmesi planlanırken
Demiryol-İş Sendikasının dönemin Ulaştırma Bakanı ile yaptığı temaslar neticesinde 10/ 11/ 2010 tarihinde TCDD ile protokol imzalandığı ve taşeron işçi yönteminden vazgeçilerek taşeron işçiye verilecek ücrete yakın ücret karşılığında TCDD’ye kadrolu işçi alımı yoluna gidildiği, söz konusu protokolden önce TCDD’ye engelli, eski hükümlü ve özelleştirilen kurumlardan gelen alınması zorunlu işçiler dışında en son 1999 yılında yeni işçi alındığı, söz konusu protokolden sonra başlayan farklı ücret skalası uygulaması sayesinde bugüne kadar 3600 gencin iş güvenceli, toplu sözleşmeli ve sendikalı olarak kamu işçisi statüsünde çalışmaya başladığı,
3.2) Farklı ücret skalalarını öngören sözleşmeler imzalanmadan önce gerek TCDD gerekse
sendikanın hukukçularının konuyu incelediği, bu tür uygulamaların işverenin yönetim hakkı kapsamında kaldığı yönünde Yargıtay kararları olduğunun bildirildiği,
3.3) Diğer yandan henüz sendika üyesi olmadan TCDD ile bireysel iş sözleşmesi imzalayarak işe
başlayan bu işçilerin ilk işe girdiklerinde ve sonrasında kurumda örgütlü tek sendika olan
Demiryol-İş Sendikasına üye olduklarında alacakları ücretler konusunda bilgilendirilerek işe başladıkları,
3.4) Farklı ücret skalası uygulamasının pek çok kamu kurumunda uygulandığı, kamu işyerlerinde
‘ 01/ 03 / 1993 Skalası’ adı altında farklı ücret uygulaması yapıldığı, bu uygulamaya çalışanlar tarafından açılan davalarda işçi lehine hüküm çıkmadığı,
3.5) Çalışma hayatında toplu sözleşmelerin tamamen karşılıklı pazarlık sürecinde oluştuğu, işçi
kesimini temsil eden sendika ile işveren arasında karşılıklı taleplerin görüşüldüğü, 6356 sayılı Kanun ile düzenlenen sözleşme süreci sonunda tarafların uzlaşamaması halinde greve gidilebildiği, geride
.
2 / 8bırakılan iki toplu iş sözleşmesi döneminde her ne kadar grev oylamasına gidilmemişse de
üyelerinden gelen tepkilerin olumlu yönde olduğu, ücret skalası uygulamasının zaman içerisinde sendikal mücadele ile giderileceğine inandıkları, nitekim zaman içerisinde sendikalarının çalışmaları neticesinde ikinci skaladan yapılan iyileştirmeler ile artık TCDD’de 01/ 03/ 1993 skalasının ortadan kalktığı, 2017 yılında yapılacak 27. toplu sözleşme sürecinin başladığı ve işverene teslim edilecek sözleşme taslağının hazırlandığı, söz konusu taslaktaki talepleri arasında 2013 ücret skalasının da ortadan kaldırılması, fazla mesai ücretlerinin %100’e çıkarılması, hafta tatili sürelerinin 24 saatten
32 saate çıkarılması gibi pek çok iyileştirme taleplerinin bulunduğu, söz konusu pazarlık sürecinde
bu taleplerini işverene kabul ettirebilmek için çaba gösterileceği, ifade edilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler .”,
5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrası ; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”,
6) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme
hakkı” başlıklı 53 üncü maddesinin ilk iki fıkrasında; “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler . Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir .”, “Grev ve lokavt hakkı” başlıklı 54 üncü maddesinin ilk iki fıkrasında; “Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında, uyuşmazlık çıkması halinde işçiler grev hakkına sahiptirler . Bu hakkın kullanılmasının ve işverenin lokavta başvurmasının usul ve şartları ile kapsam ve istisnaları kanunla düzenlenir .”,
7) 4857 sayılı İş Kanunu’nun;
7.1) “Eşit davranma ilkesi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “İş ilişkisinde dil, ırk,
renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz .”,
7.2) “Fazla çalışma ücreti” başlıklı 41 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Her bir saat fazla
çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir .”,
7.3) “Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma” başlıklı 44 üncü maddesinde; “Ulusal
bayram ve genel tatil günlerinde işyerlerinde çalışılıp çalışılmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmeleri ile kararlaştırılır . Sözleşmelerde hüküm bulunmaması halinde söz konusu günlerde çalışılması için işçinin onayı gereklidir . Bu günlere ait ücretler 47 nci maddeye göre ödenir .”,
7.4) “Genel tatil ücreti” başlıklı 47 nci maddesinde; “Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde
.
3 / 8çalışan işçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde
çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir .”,
7.5) “Hafta tatili ücreti” başlıklı 46 ncı maddesinin ikinci fıkrasında; “Çalışılmayan hafta tatili
günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam olarak ödenir .”,
8) 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun;
8.1) “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı, işçi ve işveren sendikaları ile
konfederasyonların kuruluşu, yönetimi, işleyişi, denetlenmesi, çalışma ve örgütlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile işçilerin ve işverenlerin karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumları ile çalışma şartlarını belirlemek üzere toplu iş sözleşmesi yapmalarına , uyuşmazlıkları barışçı yollarla çözümlemelerine, grev ve lokavta başvurmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir .”,
8.2) “Sendika üyeliği ve üyeliğin kazanılması” başlıklı 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasında;
“Sendikaya üye olmak serbesttir . Hiç kimse sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamaz .”,
8.3) “Toplu iş sözleşmesi ve çerçeve sözleşmenin içeriği” başlıklı 33 üncü maddesinde; “( 1)
Toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hükümleri içerir . ( 2)
Toplu iş sözleşmesi, tarafların karşılıklı hak ve borçları ile sözleşmenin uygulanması ve denetimini ve uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yolları düzenleyen hükümleri de içerebilir . … ( 5)
Toplu iş sözleşmeleri ve çerçeve sözleşmeler, Anayasaya ve kanunların emredici hükümlerine aykırı düzenlemeler içeremez .”, düzenlemelerine yer verilmiştir .
9) Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS) ile Türkiye
Demiryolu İşçileri Sendikası (Demiryol-İş) arasında aktedilen 01/ 03/ 2015- 28/ 02/ 2017 yürürlük tarihli 26. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin incelenmesinden;
9.1) “Derece, saat ücretleri ile ücrete bağlı ödemelerin artış esasları” başlıklı 39 uncu
maddesinde, sanatsız ve sanatkar işçiler için iki ayrı ücret tablosunun belirlendiği, her iki işçi grubu içinde işe giriş tarihi esas alınarak farklı saat ücreti skalaları belirlendiği, bu kapsamda sanatkar işçi grubu için ilk skalanın 01/ 03/ 1993 tarihi esas alınarak belirlendiği, bu tarihten önce giren işçiler için bu tarihten sonra işe girenlere oranla daha yüksek saat ücreti belirlendiği, 10/ 11/ 2010 tarihinden sonra işe giren mimar ve mühendis işçiler için ayrı ücret skalasının belirlendiği, yine 01/ 01/ 2013 sonrası işe giren sanatkar işçiler için diğerlerine oranla daha düşük tutarda ücret skalasının belirlendiği,
9.2 ) Söz konusu ücret skalalarının 01/ 03/ 2013- 28/ 02/ 2015 döneminde ( 25.Dönem) yürürlükte olan
bir önceki Toplu İş Sözleşmesinde de mevcut olduğu,
9.3) 1993 tarihinden sonra işe başlayan işçiler için belirlenen ücret skalasının 11/ 09/ 2015 tarihli ve 2
no.lu protokol ile 01/ 09/ 2015 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırıldığı,
9.4) 26. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin Altıncı Bölümünde, 01/ 01/ 2013 tarihinden sonra işe
.
4 / 8başlayan işçiler için iş süreleri, hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil günü ve fazla mesai ücretleri
bakımından farklı hükümler öngörüldüğü,
9.5) 01/ 01/ 2013 tarihinden sonra işe giren sanatkar işçiye, hafta tatili gününde çalıştırılması halinde
hafta tatili ücretinden ayrı ve ek olarak saat ücretinin %50 zamlı ödeneceği düzenlenmişken, 01/ 01/ 2013 tarihinden önce işe giren işçi için bu ücretin %100 zamlı olarak ödeneceğinin hükme bağlandığı (md .36/ 3, 141/ 3)
9.6) 01/ 01/ 2013 tarihinden sonra işe giren sanatkar işçilere, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde
tatil yapmayarak çalıştırıldıkları takdirde bu süreye ait ücretlerinin %50 arttırılarak ödeneceği düzenlenmişken, 01/ 01/ 2013 tarihinden önce işe giren işçi 6 gün ve 45 saat esasına göre çalışıyor ise 7,5 saati; 5 gün 45 saat esasına göre çalışıyor ise 9 saati, emek zammı dahil saat ücretlerinin %100 zamlı tutarına %50 tazminat ilave edilmek suretiyle bulunan tutar üzerinden saat ücreti ödeneceğinin hükme bağlandığı (md .36/ 5, 141/ 4),
9.7) 01/ 01/ 2013 tarihinden sonra işe giren sanatkar işçilere fazla mesai ücreti olarak saat ücretinin
%50 artırımlı tutarının ödeneceği düzenlenmişken, 01/ 01/ 2013 tarihinden önce işe giren işçiler için fazla mesai ücretinin günlük 3 saate kadar olan fazla çalışmalarda saat ücretinin %75 zamlı, üç saati aşan fazla çalışmalarda saat ücretinin %100 zamlı ödeneceğinin hükme bağlandığı (md .37/ 5, 142/ 2), görülmüştür .
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
10) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirildiğinde; şikayete konu toplu iş sözleşmesi hükümlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11) Başvuran, çalıştığı işyerinde sanatkar işçiler arasında saat ücreti ve diğer ücretler bakımından işe
giriş tarihine göre toplu iş sözleşmesinden kaynaklı farklılıkların olduğunu, ücretlerdeki farklılığın eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiğini belirterek, 01/ 01/ 2013 tarihinden sonra işe giren işçilerin aleyhine olan söz konusu haksızlığın giderilmesini talep etmektedir .
12) 6 ncı paragrafta belirtilen Anayasa hükmüne göre işçiler ve işverenler karşılıklı olarak ekonomik
ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler . 6356 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesine göre taraflar, aktedecekleri toplu sözleşmelerde
Anayasaya ve kanunların emredici hükümlerine aykırı olmamak üzere karşılıklı hak ve borçlarını düzenleyen hükümleri serbestçe belirleyebilirler . Pazarlık usulüne dayanan toplu sözleşme görüşmelerinde taraflar taleplerini karşı tarafa kabul ettirebilmek için gerektiğinde Anayasa ve 6356 sayılı Kanun’dan kaynaklanan grev ve lokavt haklarını kullanabilmektedirler .
r .
5 / 813) Şikayete konu hususun başvuranın çalıştığı işyerinde geçerli olan 26. Dönem Toplu İş
Sözleşmesi hükümlerinden kaynaklandığı, söz konusu sözleşmede işe giriş tarihine göre değişik saat ücreti skalalarının olduğu, işe daha sonraki tarihte girenler diğer bir deyimle kıdemi daha düşük olan işçiler için daha düşük saat ücretlerinin belirlendiği, yine saat ücreti dışındaki fazla mesai ücreti, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışma karşılığında ödenecek ücretler bakımından da aynı prensibin benimsendiği tespit edilmiştir .
14) Saat ücretlerinin, usulüne uygun şekilde imzalanan ve yürürlüğe konulan bir toplu iş sözleşmesi
ile işe giriş tarihine bir diğer deyimle kıdeme göre farklı belirlenmiş olmasının, Anayasamızın eşitlik ve ücrette adalet prensiplerine, 4857 sayılı İş Kanunu’nda düzenlenen işverenin eşit davranma borcuna yahut İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa Sosyal
Şartı gibi uluslararası hukuki metinlerdeki eşit davranma ilkesine aykırı olarak nitelendirilebilmesi için söz konusu farklılığın hukuken yasaklanmış bir ayrımcılık sonucunda ya da farklı davranışın subjektif bir nedene dayanması hallerinde mümkün olacağı değerlendirilmektedir .
15) Şikayet konusu olayda Anayasamızın eşitlik ilkesine ya da 4857 sayılı İş Kanunu açısından eşit
davranma ilkesine aykırılığın ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmektedir . Zira işveren sendikası ile işçi sendikası tarafından müzakere edilmiş ve karşılıklı anlaşma neticesinde bağıtlanmış bulunan toplu iş sözleşmesi ile saat ücretine ilişkin hususlar tespit olunmuştur . Buna göre iş mevzuatı uyarınca işyerinde toplu iş sözleşmesi imzalamaya yetkili bulunan işçi sendikasının da kabulü ile, toplu iş sözleşmesinin imzalanması esnasında sanatkar işçiler arasında işe giriş tarihine göre farklı ücret skalaları öngörülmüş olup, işveren aynı durumda olan işçiler için aynı uygulamayı yapmaktadır . Bu bakımdan 26. Dönem Toplu İş Sözleşmesi ile getirilen düzenlemenin İş Kanunu’nun emredici hükümlerinden olan eşit davranma ilkesine aykırılık teşkil etmediği açıktır .
16) Taraflar arasında işverenin eşit davranma borcuna aykırı davranıp davranmadığı noktasında
uyuşmazlık bulunan bir davada Yargıtay 9. Hukuk Dairesince verilen 24/ 03/ 2011 tarihli, sayılı kararda; “ Eşit davranma ilkesi tüm hukuk alanında geçerli olup iş hukuku bakımından işverene işyerinde çalışan işçiler arasında haklı ve objektif bir neden olmadıkça farklı davranmama borcu yüklemektedir . Bu bakımdan işverenin yönetim hakkı sınırlandırılmış durumdadır . Başka bir ifadeyle işverenin ayrım yapma yasağı iş yerinde çalışan işçiler arasında keyfi biçimde ayrım yapılmasını yasaklamaktadır . Bununla birlikte eşit davranma borcu tüm işçilerin hiçbir farklılık gözetilmeksizin aynı duruma getirilmesini gerektirmemektedir .
Bahsi geçen ilke eşit durumdaki işçilerin farklı işleme tabi tutulmasını önlemeyi amaç edinmiştir .
Öte yandan anılan ilke hakların sınırlandırılması yerine korunmasına hizmet eder . 4857 sayılı İş
Kanunu sistematiğinde, eşit davranma borcu, işverenin genel anlamda borçları arasında yerini almıştır . Buna rağmen eşitlik ilkesini düzenleyen 5 inci maddede, her durumda mutlak bir eşit davranma borcu düzenlenmiş değildir .” ibaresine yer verilmiştir .
17) Yargı kararlarında belli bazı durumlarda işverenin eşit davranma borcunun varlığından söz
edilmiş, ancak esaslı nedenler olmadıkça ve biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça bu yükümlülüğün bulunmadığı vurgulanmıştır . Yine işverence, nesnel nedenlerin varlığı halinde işçiler arasında farklı uygulamaya gidilmesi durumunda eşit işlem borcuna aykırılıktan söz edilemeyeceği belirtilmiştir .
6 / 818) Demiryol-İş Sendikası ile TÜHİS arasında yapılan 20. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin işçi
ücretlerinde ayrım yapılmasını düzenleyen hükmünün iptalinin talep edildiği dava sonucunda
Sakarya İş Mahkemesi tarafından verilen Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 20/ 09/ 2005 tarihli, ve sayılı Kararı ile onanan 27/ 05/ 2005 tarihli, ve sayılı Kararda da; “İşçi ücretlerinin belirlenmesinde işverenin mutlak bir eşitliğe uymak zorunluluğu bulunmamaktadır . Vasıflı ve kıdemli işçi, işçinin verimi, tecrübesi, yani özelliği olan işçilere daha fazla ücret ödeneceği Toplu iş Sözleşmesi ile kararlaştırılabilir . Dava konusu Toplu İş
Sözleşmesinde ücret belirlenirken kişi esas alınarak belirlenmemiş olup, işe giriş tarihi esas alınmış, bir noktada kıdem esası benimsenmiştir . Bu kıstas da objektif bir kıstas olup bir ayrımcılık söz konusu değildir . İş hukukunda eşit işe eşit ücret kuralı aynı tarihte işe giren veya aynı işi yapan işçiler için geçerli olduğundan davacının davasında haklı olmadığı kanaati ile davanın reddine karar vermek gerektiği sonucuna varılmıştır .” hükmünün verildiği görülmüştür .
19) Ücretlerin ve iş koşullarının, işverenlerin ya da işveren örgütlerinin çalışanların örgütleriyle
isteğe bağlı görüşmeleri neticesinde toplu sözleşme ile belirlenmiş olduğu durumlarda, bu düzenlemelerden memnun olmayan işçilerin toplu iş hukukunun doğası gereği, sendika içerisinde mücadele etme, sendikadan ayrılma, başka bir sendikaya geçme ve yeni bir sendikal örgütlenmeye gitme alternatifleri bulunduğu bilinmektedir .
20) Nitekim, 3.5 no.lu paragrafta değinildiği üzere Demiryol-İş’ten alınan cevabi yazıda sendikal
mücadele sonucunda 1993 ücret skalasının ortadan kaldırıldığı, diğer 2013 skalasının da önümüzdeki dönem toplu iş görüşmeleri sürecinde kaldırılması için mücadele edileceği belirtilmiş; TCDD’nin cevabi yazısı ekinde gönderilen 26. Dönem Toplu İş Sözleşmesi metninden de 1993 ücret skalasının 11/ 09/ 2015 tarihli ve 2 no.lu protokol ile 01/ 09/ 2015 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırıldığı teyit edilmiştir .
21) Diğer yandan, Toplu İş Sözleşmesinde belirlenen fazla mesai ücretleri ile hafta tatilinde, ulusal
bayram ve genel tatil günlerinde çalışma halinde ödenecek ücretlerin İş Kanunu’nda belirlenen emredici hükümlere aykırı olmadığı da tespit edilmiştir . (Bkz . §7.2- 7.5, 9.5- 9.7)
22) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; işçi ve işveren sendikalarının toplu iş
sözleşmeleri görüşmeleri neticesinde karşılıklı pazarlık sonucu serbest iradeleri ile akdettikleri toplu iş sözleşmesinde işe giriş tarihi baz alınarak farklı ücret skalaları belirlenmesinde, yukarıda açıklanan gerekçelerle, hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir .
23) Yapılan incelemede, daha önce benzer konuda Kurumumuza yapılmış bir başka şikayet
başvurusu ile ilgili olarak da 23/ 12/ 2015 tarihli Ret Kararı verildiği anlaşılmıştır . (Şikayet no:2015 / 3407)
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
24) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; bu yönden yapılan incelemede Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde
Kurumumuza gönderildiği, böylece İdarenin “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davrandığı memnuniyetle karşılanmıştır .
7 / 8VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana
tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Bu kararın BAŞVURANA ve TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLET DEMİRYOLLARI
İŞLETMESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, başvurunun gizli tutulması talebi dikkate alınarak başvuranın kimlik bilgilerinin gizli tutulmasına, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
.