|
ÖZET: Başvuran, 17 Mayıs 2022 tarihinde yaptığı başvuruda, 07 Ekim 2020 tarihinde dayanışma aidatı ödemeyi kabul ederek toplu iş sözleşmesinden geriye dönük haklardan yararlanmak istediğini belirtmiştir. Ancak, yetkili sendikaya üye olmaması nedeniyle bu haklardan mahrum bırakıldığını ifade etmiştir. Başvuran, 17 Ağustos 2021 tarihinde yetkili sendikaya üye olduğunu, dolayısıyla eşitlik ilkesi gereği tüm işçilerin aynı haklara sahip olması gerektiğini savunarak, toplu iş sözleşmesinden doğan hakların geriye dönük olarak kendisine ödenmesini talep etmiştir.
Sağlık Bakanlığı, başvuruya ilişkin açıklamalarında, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun ilgili maddelerine atıfta bulunarak, toplu iş sözleşmesinden yararlanmanın, sendikaya üyelik durumuna bağlı olduğunu belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 03 Mart 2021 tarihli kararı ile, toplu iş sözleşmesinin imza tarihinden önceki taleplerin geçerliliği iptal edilmiştir. Bu bağlamda, başvuranın toplu iş sözleşmesinin imza tarihi olan 08 Eylül 2021 tarihinde sendikaya üye olmaması nedeniyle, geriye dönük haklardan yararlanamayacağı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın toplu iş sözleşmesinden yararlanma talebinin reddedilmesi, ilgili mevzuat ve Anayasa Mahkemesi kararları çerçevesinde hukuka uygun bulunmuştur. Başvuranın, toplu iş sözleşmesinin imza tarihinden sonraki üyelik durumuna göre haklardan faydalanabileceği ifade edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/8294-S.22.12699
BAŞVURU NO : 2022/7136
KARAR TARİHİ : 28/06/2022
RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, geçmişe dönük Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden faydalanma talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 17/05/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, 07/10/2020 tarihinde çalıştığı kuruma verdiği dilekçe ile dayanışma aidatı ödemeyi kabul ederek toplu iş sözleşmesinden doğan geriye dönük haklardan faydalanmak istediğini belirtmesine rağmen söz konusu haklardan yetkili sendikaya üye olmadığı için mahrum bırakıldığını, toplu iş sözleşmesi imzalanmadan önceki dönemde yani 17/08/2021 tarihinde yetkili sendikaya üye olduğunu, diğer taraftan 03/03/2021 tarihinden önce dilekçe verenlerin toplu iş sözleşmesinden doğan geriye dönük haklardan faydalanacağının belirtildiğini, eşitlik ilkesi gereği bütün işçilerin aynı haklara sahip olması gerektiğini de belirterek, konunun araştırılmasını, dolayısıyla toplu iş sözleşmesinden doğan hakların geriye dönük olarak tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun konuya ilişkin 24/05/2022 tarihli ve sayılı bilgi ve belge talep yazısına cevaben, Sağlık Bakanlığının 10/06/2022 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;
2.1. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun “Sendika üyeliği ve üyeliğin kazanılması” başlıklı 17 nci maddesinin beşinci fıkrasında, “Sendikaya üyelik, Bakanlıkça sağlanacak elektronik başvuru sistemine e-Devlet kapısı üzerinden üyelik başvurusunda bulunulması ve sendika tüzüğünde belirlenen yetkili organın kabulü ile e-Devlet kapısı üzerinden kazanılır…” hükmüne, “Sendika üyeliğinin sona ermesi ve askıya alınması” başlıklı 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, “Çekilme, sendikaya bildirim tarihinden itibaren bir ay sonra geçerlilik kazanır. Çekilenin bir aylık süre içinde başka bir sendikaya üye olması hâlinde yeni üyelik bu sürenin bitimi tarihinde kazanılmış sayılır.” hükmüne ve
/
“Toplu iş sözleşmesinden yararlanma” başlıklı 39 uncu maddesinde, “Toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanır. Toplu iş sözleşmesinden, sözleşmenin imzalanması tarihinde taraf sendikaya üye olanlar yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır… Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye olmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye olup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bunun için işçi sendikasının onayı aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma, talep tarihinden geçerlidir.” hükümlerine yer verildiği,
2.2. Diğer taraftan, 03.03.2021 tarihli ve 31412 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 30.12.2020 tarihli ve
E.2020/57 – K.2020/83 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi
Kanununun 39 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının “…imza tarihinden önceki talepler imza tarihi itibariyle hüküm doğurur.” cümlesinin iptaline karar verildiği,
2.3. Anayasa Mahkemesi Kararının Resmi Gazetede yayımlandığı 03.03.2021 tarihinden önce (01.01.2021 tarihi ile 02.03.2021 tarihleri arasında herhangi bir tarihte) Bakanlığımıza, dayanışma aidatı ödemek suretiyle işletme toplu iş sözleşmesinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan işçilerin işletme toplu iş sözleşmesinden ne şekilde yararlanacakları konusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına görüş sorulmuş olup Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından alınan 28.05.2021 tarihli ve sayılı cevabi yazıda, “… dayanışma aidatı ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanmada talep tarihinin dikkate alınması talebin ileriye etkili olması ve her bir toplu iş sözleşmesi için ayrı ayrı talepte bulunulması … Anayasa Mahkemesi iptal gerekçesinde, dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanmak isteyen işçilerin, toplu iş sözleşmesinin geriye etkili olan hükümlerinden faydalanamamalarını toplu iş sözleşmesi hakkının sınırlanması olarak görmüştür. Buna göre yetkili işçi sendikasının belirlediği tarih itibariyle aidatların kaynakta kesilerek işçi sendikasına gönderilme yükümlülüğünün doğmasından hareketle Kanununun uygulanmasına binaen dayanışma aidatı başvurularının yetkili işçi sendikasının tespit edildiği tarih itibariyle yapılmasının toplu iş sözleşmesi düzeni açısından uygun olacağı, yetkili işçi sendikasının henüz belli olmadığı bir tarihte dayanışma aidatı başvurusunun yapılması durumunda ise ortada henüz başlamış bir toplu iş sözleşmesi süreci bulunmadığından toplu iş sözleşmesinden yararlanmanın söz konusu olamayacağı, işçi sendikasının belirleneceği tarihe kadar işverenliğin aidat kesme yükümlülüğünün doğmayacağı, ayrıca Anayasa
Mahkemesi kararlarının geriye dönük uygulanamayacağı mütalaa edilmiştir.” şeklinde görüş bildirildiği,
2.4. Bakanlığın üyesi bulunduğu Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS) ile Bakanlık işyerlerinde görevli işçiler için işletme toplu iş sözleşmesi yapmaya Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yetkili kılınan Öz Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası (Öz-Sağlık İş)
arasında yapılan görüşmeler neticesinde, Bakanlık merkez ve taşra teşkilatlarında 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uyarınca istihdam edilen işçilerin (375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 23 üncü maddesi kapsamında 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçişi yapılan işçilerde dahil olmak üzere)
mali ve sosyal haklarına ilişkin 01.01.2021 – 31.12.2022 yürürlük süreli İşletme Toplu İş Sözleşmesinin bağıtlanarak 08.09.2021tarihinde imza altına alındığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı işçi sendikası üyelik dökümlerinde 17.08.2021 tarihinde Öz Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası’na üyelik talebinde bulunduğu, 17.08.2021 tarihinde üyeliğin ilgili sendika tarafından işleme alındığı ancak
/
halihazırda Türkiye Sağlık İşçileri Sendikasına üye olunması nedeniyle 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş
Sözleşmesi Kanununun 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca üyeliğin 18.09.2021 tarihinde onaylanarak başladığı, 13.11.2021 tarihinde üyelikten çekilme talebine istinaden üyeliğin düşürüldüğü,
21.11.2021 tarihinde yeniden Öz Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası’na üyelik talebinde bulunduğu,
26.11.2021 tarihinde üyeliğin ilgili sendika tarafından işleme alındığı ve üyeliğin 26.11.2021 tarihinde
onaylanarak başladığının anlaşıldığı,
2.5. Bu çerçevede, 01.01.2021 – 31.12.2022 yürürlük süreli İşletme Toplu İş Sözleşmesi’nin imza tarihinde (08.09.2021 tarihi) başvuranın, Öz Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası’na üye olmadığı, üyeliğinin
01.01.2021 – 31.12.2022 yürürlük süreli İşletme Toplu İş Sözleşmesinin imza tarihi olan 08.09.2021
tarihinden sonra (yetkili sendikanın 27.09.2021 tarihli ve sayılı yazı ile) Bakanlığa bildirildiği,
13.11.2021 tarihinde üyelikten çekilme talebine istinaden üyeliğinin düşürüldüğü, ikinci kez yetkili
sendikaya üyeliğinin, sendikanın 29.11.2021 tarihli ve sayılı yazısı ile Bakanlığa bildirildiği anlaşıldığından, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 39 uncu maddesinin “…imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır…” hükmü gereği Öz Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikasınca ilk üyeliğinin Bakanlığa bildirildiği tarihten üyelikten çekildiği 13.11.2021 tarihleri arasında ve Öz Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri
Sendikasınca ikinci kez üyeliğinin Bakanlığa bildirildiği tarihten ileriye dönük olarak İşletme Toplu İş
Sözleşmesinden yararlanabileceği, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine
Başvurma Hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun “Sendika üyeliği ve üyeliğin kazanılması” başlıklı 17’nci maddesinin beşinci fıkrası; “Sendikaya üyelik, Bakanlıkça sağlanacak elektronik başvuru sistemine e-Devlet kapısı üzerinden üyelik başvurusunda bulunulması ve sendika tüzüğünde belirlenen yetkili organın kabulü ile e-Devlet kapısı üzerinden kazanılır. Üyelik başvurusu, sendika tarafından otuz gün içinde reddedilmediği takdirde üyelik talebi kabul edilmiş sayılır. Haklı bir neden gösterilmeden üyelik başvurusu kabul edilmeyenler, bu kararın kendilerine tebliğinden itibaren otuz gün içinde dava açabilir.
Mahkemenin kararı kesindir. Mahkemenin davacı lehine karar vermesi halinde üyelik, ret kararının alındığı tarihte kazanılmış sayılır.”
4.1. Anılan Kanunun “Sendika üyeliğinin sona ermesi ve askıya alınması başlıklı” 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrası; “Çekilme, sendikaya bildirim tarihinden itibaren bir ay sonra geçerlilik kazanır.
Çekilenin bir aylık süre içinde başka bir sendikaya üye olması halinde yeni üyelik bu sürenin bitimi tarihinde kazanılmış sayılır.”
4.2. “Toplu iş sözleşmesinden yararlanma” başlıklı 39 uncu maddesinde;
Toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanır.
/
Toplu iş sözleşmesinden, sözleşmenin imzalanması tarihinde taraf sendikaya üye olanlar yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır.
Toplu iş sözleşmesinin imza tarihi ile yürürlük tarihi arasında iş sözleşmesi sona eren üyeler de, iş sözleşmelerinin sona erdiği tarihe kadar toplu iş sözleşmesinden yararlanır.
Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye olmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye olup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bunun için işçi sendikasının onayı aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma, talep tarihinden geçerlidir. (İptal dördüncü cümle: Anayasa
Mahkemesinin 30/12/2020 tarihli ve E.:2020/57; K.:2020/83 sayılı Kararı ile)
Dayanışma aidatının miktarı, üyelik aidatından fazla olmamak kaydıyla sendika tüzüğünde belirlenir.
Faaliyeti durdurulmuş sendikalara dayanışma aidatı ödenmez.
Bu Kanun anlamında işveren vekilleri ile toplu iş sözleşmesi görüşmelerine işvereni temsilen katılanlar, toplu iş sözleşmesinden yararlanamaz.
Grev sonunda yapılan toplu iş sözleşmesinden, 65 inci maddeye göre zorunlu olarak çalışanlar dışında işyerinde çalışmış olanlar aksine hüküm bulunmadıkça yararlanamaz.
hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
5. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
6. 1 no.lu paragrafta da açıklandığı üzere başvuran özetle, 07/10/2020 tarihinde çalıştığı kuruma verdiği dilekçe ile dayanışma aidatı ödemeyi kabul ederek toplu iş sözleşmesinden doğan geriye dönük haklardan faydalanmak istediğini belirtmesine rağmen söz konusu haklardan yetkili sendikaya üye olmadığı için mahrum bırakıldığını, toplu iş sözleşmesi imzalanmadan önceki dönemde yani 17/08/2021 tarihinde yetkili sendikaya üye olduğunu, diğer taraftan 03/03/2021 tarihinden önce dilekçe verenlerin toplu iş sözleşmesinden doğan geriye dönük haklardan faydalanacağının belirtildiğini, eşitlik ilkesi gereği bütün işçilerin aynı haklara sahip olması gerektiğini de belirterek, konunun araştırılmasını, dolayısıyla toplu iş sözleşmesinden doğan hakların geriye dönük olarak tarafına ödenmesini talep etmektedir.
7. Sağlık Bakanlığının üyesi bulunduğu Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS) ile Bakanlık işyerlerinde görevli işçiler için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili kılınan Öz Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası (Öz-Sağlık İş) arasında 01/01/2021-31/12/2022 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesi 08/09/2021 tarihinde imza altına alınmıştır.
/
8. Başvuran, 17/08/2021 tarihinde toplu iş sözleşmesi tarafı işçi sendikasına üyelik talebinde bulunmuş ancak anılan tarih itibariyle bir başka sendikada üyeliği mevcut olduğundan üyeliği 6356 sayılı Kanunun 19’uncu maddesinin üçüncü fıkra hükmü olan “Çekilme, sendikaya bildirim tarihinden itibaren bir ay sonra geçerlilik kazanır. Çekilenin bir aylık süre içinde başka bir sendikaya üye olması halinde yeni üyelik bu sürenin bitimi tarihinde kazanılmış sayılır.” (4.1. paragraf) uyarınca 18/09/2021 tarihinde onaylanarak başlamıştır.
8.1. Başvuranın 18/09/2021 tarihinde yetkili işçi sendikasında başlayan üyeliği 13/11/2021 tarihinde üyelikten çekilme talebine istinaden düşürülmüştür. Başvuran, 21/11/2021 tarihinde yeniden Öz Sağlık ve
Sosyal Hizmet İşçileri Sendikasına üyelik talebinde bulunmuş olup 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş
Sözleşmesi Kanununun 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan imza tarihinden sonra üye olanların toplu iş sözleşmesi hükümlerinden üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren başlayacağına ilişkin düzenleme gereğince 29/11/2021 tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandırılmıştır.
9. Bilindiği üzere işçiler yetkili sendikaya üye olmadan, başka bir sendikaya üyeliği devam ettirerek ya da hiçbir sendikaya üye olmadan, işverene dayanışma aidatı dilekçesi vererek TİS’ ten yararlanma hakkına sahip olabilmektedir. Dayanışma aidatı dilekçesi, verildiği günden başlayarak TİS’ ten doğan hakların işçi tarafından kazanılmasını sağlamaktadır.
10. 03/03/2021 tarihli ve 31412 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin oy çokluğu ile aldığı 31/12/2020 tarihli kararında 6356 sayılı Kanunun 39. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “İmza tarihinden önceki talepler imza tarihi itibarıyla hüküm doğurur.” hükmü Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi söz konusu iptal kararından anılan hüküm nedeniyle dayanışma aidatı dilekçesi veren işçinin TİS’ ten doğan hakları kullanmaya başlamasını TİS’ in imza tarihi itibariyle başlatmakta olup Anayasa Mahkemesi kararını; dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanmak isteyen işçilerin imza tarihi öncesine yönelik haklardan yararlanmalarının mümkün olmamasının hem olumsuz hem olumlu sendika hakkını hem de toplu iş sözleşmesi hakkını sınırladığı, kuralla getirilen sınırlamanın sendikalar arası rekabeti taraf sendika lehine haksız şekilde bozduğu ve demokratik toplum düzenine uygun olmadığı gerekçelerine dayandırmıştır.
11. Anayasa Mahkemesi kararının yayınlandığı 03/03/2021 tarihi itibariyle söz konusu hüküm madde metninden çıkarılmış ve 6356 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinin dördüncü fıkrası “Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye olmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye olup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bunun için işçi sendikasının onayı aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma, talep tarihinden geçerlidir.” şeklini almıştır.
12. Anayasa Mahkemesi iptal gerekçesinde, dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanmak isteyen işçilerin, toplu iş sözleşmesinin geriye etkili olan hükümlerinden faydalanamamalarını toplu iş sözleşmesi hakkının sınırlanması olarak görmüştür. Buna göre yetkili işçi sendikasının belirlendiği tarih itibariyle aidatların kaynakta kesilerek işçi sendikasına gönderilme yükümlülüğünün doğmasından hareketle Kanunun uygulanmasına binaen dayanışma aidatı başvurularının yetkili işçi sendikasının tespit edildiği tarih itibariyle yapılmasının toplu iş sözleşmesi düzeni açısından uygun olacağı, yetkili işçi sendikasının henüz belli olmadığı bir tarihte dayanışma aidatı başvurusunun yapılması durumunda ise ortada henüz başlamış bir toplu iş sözleşmesi süreci bulunmadığından toplu iş sözleşmesinden
yararlanmanın söz konusu olamayacağı, işçi sendikasının belirleneceği tarihe kadar işverenliğin aidat kesme yükümlülüğünün doğmayacağı, ayrıca Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye dönük uygulanamayacağı Çalışma Bakanlığınca mütalaa edilmiştir. (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının
Sağlık Bakanlığına hitaplı sayılı yazısı)
13. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun yukarıda yer verilen 19 ve 39’ncu maddesi hükümleri uyarınca başvuranın, Öz Sağlık ve Sosyal Hizmet
İşçileri Sendikasınca ilk üyeliğinin onaylandığı tarih olan 18.9.2021 ile üyelikten çekildiği 13.11.2021 tarihleri arasında ve anılan Sendika tarafından ikinci kez üyeliğin Sağlık Bakanlığına bildirildiği
29.11.2021 tarihinden ileriye dönük olarak İşletme Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlanabileceği,
ancak üyeliğinin bulunmadığı tarihler için yukarıda yer verilen mevzuat ve açıklamalar gereğince İşletme
Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlanamayacağı değerlendirilmektedir.
14. Nitekim, eski TİS dönemine ait dayanışma dilekçesine dayanarak yeni TİS hükümlerinden yararlanma talebini içeren no’lu dosyada, Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, başvuranın, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi
Kanunu’nun 39’ncu maddesi hükümleri uyarınca dayanışma dilekçesini verdiği tarih itibariyle TİS hükümlerinden yararlanabileceğinden başvuranın eski TİS dönemine ait dayanışma dilekçesine dayanarak yeni TİS hükümlerinden yararlanma talebinin reddi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
15. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; İşletme Toplu İş Sözleşmesinin imza tarihinde yetkili işçi sendikasına üyeliği bulunmayan başvuranın, üyeliğinin bulunmadığı tarihler için Toplu İş
Sözleşmesinden faydalanma talebinin reddine ilişkin işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin karara karşı başvuru yollarını gösterme ilkesine uygun davranmadığı anlaşıldığından, bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Şanlıurfaİş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURAN ve SAĞLIK BAKANLIĞI’na tebliğine,
/
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi