|
ÖZET: Bu karar, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 21/01/2019 tarihli Genelgesi’nin 4. maddesinin iptali talebine ilişkin bir şikâyet üzerine verilmiştir. Başvuran dernek, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un Geçici 3. maddesinin düzenlemelerine aykırı olarak, toplu taşıma hizmetleri için belirlenen erişilebilirlik sürelerinin uzatılmasını eleştirmiştir. İlgili Genelge ile, 7/7/2018 tarihine kadar erişilebilir hale getirilmesi gereken araçlar için 7/7/2020 tarihine kadar ek süre verilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir.
Danıştay, yapılan inceleme sonucunda, 5378 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin yürürlükteki halinin, düzenleyici işlemlerle çelişmediğine ve hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Bu bağlamda, başvurunun reddine ve Genelge’nin iptali yönündeki talebin uygun görülmediğine hükmedilmiştir. Ayrıca, engelli bireylerin ulaşım hizmetlerine erişimlerinin sağlanması için gerekli tedbirlerin alınmasının önemine vurgu yapılmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/845-S.20.1356
BAŞVURU NO : 2019/14619
KARAR TARİHİ : 17/01/2020
RET KARARI
AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yayınladığı
21.01.2019 tarihli ve 2019/1 sayılı Genelgenin 4 üncü
maddesinde yer alan ilgili hükmün iptali yönünde tavsiye kararı verilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 26/08/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Derneği tarafından Kurumumuza gönderilmiş olan şikâyet başvurusunda özetle; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yayınladığı 21.01.2019 tarihli ve 2019/1 sayılı Genelgenin 4 üncü maddesinde yer alan “Komisyon tarafından, 5378 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin “altıncı” fıkrasında yer alan “… Denetim sonucunda ilgili belediye ve kamu kurum ve kuruluşları ile umuma açık hizmet veren her türlü yapıların ve açık alanların malikleri ile toplu taşıma araçlarının sahiplerine eksikleri tamamlaması için birinci fıkrada belirtilen sürenin bitiminden itibaren iki yılı geçmemek üzere ek süre verilebilir.” hükmüne istinaden, sürücü koltuğu hariç dokuz ila on altı oturma yeri olan araçlarla verilen toplu taşıma hizmetleri, turizm taşımacılığı yapılan araçlarla sağlanan taşıma hizmetleri ile özel ve kamu şehirlerarası toplu taşıma hizmetleri sağlayıcıları ile yolcu gemilerinin sahiplerine eksiklikleri tamamlaması için 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 07/07/2018 tarihinden itibaren iki yılı geçmemek üzere ek süre verilebileceğinin göz önünde bulundurulması gerekmektedir.” şeklindeki değerlendirmenin, 2012 yılında yapılan kanuni düzenleme ile önceki yıllara ait eksik işlemlerin giderilmesi için 5378 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesinin altıncı fıkrasıyla getirilen ek süre hakkının, 2014 yılında aynı Kanunun birinci fıkrasındaki yeni düzenlemeyle kesin süreye (07/07/2018) bağlanmasına rağmen, eksikliklerin giderilmesi gerekçesiyle bu süre üzerinden de tekrar altıncı fıkra uyarınca iki yıllık ek süre (07/07/2020) verilmesinin, yasa koyucunun açık iradesine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle ilgili Genelge hükmünün iptali yönünde tavsiye kararı verilmesi talep edilmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyetçi a Derneği tarafından 21.01.2019 tarihli ve 2019/1 sayılı Genelge’nin 4. maddesinde yer alan ilgili düzenlemenin iptali konusunda 12.02.2019 tarihli ve 7473 sayılı yazı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına başvurulduğu, anılan Bakanlığın 06.03.2019 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ile söz konusu başvurunun reddedildiği, akabinde adı geçen Dernek tarafından 26.08.2019 tarihinde Kamu Denetçiliği
Kurumuna başvurulduğu anlaşılmıştır.
3. Bu kapsamda, Kurumumuz tarafından verilecek karara esas olmak üzere, 17.10.2019 tarihli ve sayılı yazı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Engelli ve Yaşlı
Hizmetleri Genel Müdürlüğünden, “21.01.2019 tarihli ve 2019/1 sayılı Genelgenin, bahse konu
4 üncü maddesindeki düzenlemenin hangi zorunlu ihtiyaçlardan kaynaklı olarak hüküm altına
alındığı ve söz konusu maddede belirtilen bu şekilde bir süre uzatımı yapılmasının zorunluluk teşkil edip etmediği, zorunluluk teşkil ediyor ise buna ilişkin somut gerekçe ve yasal dayanakların neler olduğu” konusunda gerekli tüm bilgi, belge ve görüşlerin verilmesi talep edilmiştir.
4. Kurumumuzun talep yazısına istinaden Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 05.11.2019 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 4.1. 2005 yılında yürürlüğe giren 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinde erişilebilirliğin izlenmesi ve denetlenmesine yönelik de hükümlerin yer aldığı, söz konusu hükümlere göre her ilde valilikler bünyesinde kurulan Erişilebilirlik İzleme ve
Denetleme komisyonları tarafından denetleme faaliyetlerinin yürütüldüğü, 4.2. Anılan Kanunda, ayrıca Geçici 3 üncü madde kapsamında toplu taşıma araç ve hizmetlerinin erişilebilirliğine ilişkin düzenlemelerin yapıldığı, düzenlemeler kapsamında istisnai olarak şehir içi toplu taşıma hizmeti veren minibüsler ve gemiler ile şehirlerarası yolcu taşıma hizmeti ile servis ve turizm taşıma hizmetleri için nihai olarak 07/07/2018 tarihinin belirlendiği, 4.3.Söz konusu tarihten itibaren erişilebilir olmayan minibüslere belediyeler tarafından ruhsat verilmeyerek Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonlarından erişilebilirlik belgesi almalarının istendiği, 4.4.Komisyonlara yapılan başvurular sonucu, anılan Kanunun Geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında minibüslerin erişilebilir hale getirilmesi için verilen son tarihin, aynı maddenin altıncı fıkrasındaki“…eksikleri tamamlaması için birinci fıkrada belirtilen sürenin bitiminden itibaren iki yılı geçmemek üzere ek süre verilebilir.” hükmü ile birlikte değerlendirildiğinde nihai tarihin 07/07/2018 olarak mı, yoksa 07/07/2020 olarak mı kabul edilmesi gerektiği konusunda uygulamada tereddütler yaşadığı, 4.5. Söz konusu Genelge ile bu konuda ülke genelinde standart bir uygulama yapılmasının sağlandığı, ayrıca komisyonlarca gerekli görülmeleri halinde, anılan Genelge’de belirtilen araçlara, bunların erişilebilir hale getirilmesi için 07/07/2020 tarihine kadar ek süre verilebileceğinin de göz önünde bulundurulması gerektiğinin bildirildiği, 4.6. Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinde 07/07/2018tarihinekadar süre tanınan belirli toplu taşıma araç ve hizmetleri, yani minibüsler ve gemiler ile turizm taşımacılığı yapılan araçlarla sağlanan taşıma hizmetleri ve özel ve kamu şehirlerarası toplu taşıma hizmetlerinin denetimleri sonucu, komisyonlar tarafından bunlarda tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için uygun ve gerekli bulunması halinde, en fazla 07/07/2020 tarihine kadar ek süre verilebileceğine ilişkin, Kanun’da yer alan hükümlerde belirtilen hususun, Bakanlık tarafından yayımlanan 2019/1 sayılı,2019 yılı Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Planı konulu Genelgesinde de yer aldığı, Genelge ile yapılan düzenlemenin erişilebilirlik için ayrıca bir süre uzatımı veya öteleme olmadığı, 4.7. Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonlarının, yaptıkları denetimlerde tespit ettikleri eksikliklere göre işlem yaptığı, bu işlemler arasında 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un
Geçici 3 üncü maddesinin altıncı fıkrasındaki “Denetim sonucunda ilgili belediye ve kamu kurum ve kuruluşları ile umuma açık hizmet veren her türlü yapıların ve açık alanların malikleri ile toplu taşıma araçlarının sahiplerine eksikleri tamamlaması için birinci fıkrada belirtilen sürenin bitiminden itibaren iki yılı geçmemek üzere ek süre verilebilir” hükmüne istinaden tespit edilen eksikliğin giderilmesi amacıyla, eksikliğin kapsamı ve niteliğine göre belirlenen sürenin verilebildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının; 5.1.“Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 5.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 5.3. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir… Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”, 5.4. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinde; “…Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır…”, 5.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir…Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 6. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu
Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 6.2. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7. 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 7.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin (f) ve (g) bentlerinde; “Bu Kanunun uygulanmasında; f) Erişilebilirlik: Binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin, engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasını, g) Erişilebilirlik standartları: Türk Standartları Enstitüsünün erişilebilirlikle ilgili yayımladığı standartları,… ifade eder.”, 7.3. “Erişilebilirlik” başlıklı 7 nci maddesinde; “Yapılı çevrede engellilerin erişebilirliğinin sağlanması için planlama, tasarım, inşaat, imalat, ruhsatlandırma ve denetleme süreçlerinde erişilebilirlik standartlarına uygunluk sağlanır.
Özel ve kamu toplu taşıma sistemleri ile sürücü koltuğu hariç dokuz veya daha fazla koltuğu bulunan özel ve kamu toplu taşıma araçlarının engellilerin erişebilirliğine uygun olması zorunludur.
Bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin engelliler için erişilebilir olması sağlanır.”, 7.4. Geçici 3 üncü maddesinin birinci ve altıncı fıkralarında; “Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler, şehir içinde kendilerince sunulan ya da denetimlerinde olan sürücü koltuğu hariç dokuz veya daha fazla koltuğu bulunan araçlarla sağlanan toplu taşıma hizmetlerinin engellilerin erişilebilirliğine uygun olması için gereken tedbirleri alır. Mevcut özel ve kamu toplu taşıma araçları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren sekiz yıl içinde, sürücü koltuğu hariç dokuz ila on altı oturma yeri olan araçlarla verilen toplu taşıma hizmetleri, turizm taşımacılığı yapılan araçlarla sağlanan taşıma hizmetleri ve özel ve kamu şehirlerarası toplu taşıma hizmetleri ile yolcu gemileri7/7/2018 tarihine kadar engelliler için erişilebilir duruma getirilir.
Bu Kanunun geçici 2 nci maddesi ile bu maddede belirtilen erişilebilirlik standartlarının ve yükümlülüklerinin uygulanmasının izlenmesi ve denetimi her ilde Aile ve Sosyal Politikalar, Bilim, Sanayi ve Teknoloji, İçişleri, Çevre ve Şehircilik, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Bakanlıkları ile engelliler ile ilgili konfederasyonların temsilcilerinden oluşan komisyon tarafından yapılır. İhtiyaç halinde birden fazla komisyon kurulabilir. Denetim sonucunda ilgili belediye ve kamu kurum ve kuruluşları ile umuma açık hizmet veren her türlü yapıların ve açık alanların malikleri ile toplu taşıma araçlarının sahiplerine eksikleri tamamlaması için birinci fıkrada belirtilen sürenin bitiminden itibaren iki yılı geçmemek üzere ek süre verilebilir.”, 8. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel
Müdürlüğünün 21/01/2019 tarihli ve 2019/1 sayılı Genelgesinin 4 üncü maddesinde; “Komisyon tarafından, 5378 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesinin altıncı fıkrasında yer alan ‘Denetim sonucunda ilgili belediye ve kamu kurum ve kuruluşları ile umuma açık hizmet veren her türlü yapıların ve açık alanların malikleri ile toplu taşıma araçlarının sahiplerine eksikleri tamamlaması için birinci fıkrada belirtilen sürenin bitiminden itibaren iki yılı geçmemek üzere ek süre verilebilir.’ hükmüne istinaden, sürücü koltuğu hariç dokuz ila on altı oturma yeri olan araçlarla verilen toplu taşıma hizmetleri, turizm taşımacılığı yapılan araçlarla sağlanan taşıma hizmetleri ve özel ve kamu şehirlerarası toplu taşıma hizmetleri sağlayıcıları ile yolcu gemilerinin sahiplerine eksikleri tamamlaması için 5378 sayılı Engelliler
Hakkında Kanunun Geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 7/7/2018 tarihinden itibaren iki yılı geçmemek üzere ek süre verilebileceğinin göz önünde bulundurulması gerekmektedir”, Hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Derneği şikâyet başvurusunda özetle; kanun koyucu tarafından 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun Geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında en son 2014 yılında yapılan değişiklik doğrultusunda; sürücü koltuğu hariç dokuz ila on altı oturma yeri olan araçlarla verilen toplu taşıma hizmetleri, turizm taşımacılığı yapılan araçlarla sağlanan taşıma hizmetleri ile özel ve kamu şehirlerarası toplu taşıma hizmetleri ve yolcu gemilerinin en geç 7/7/2018 tarihine kadar engelliler için erişilebilir hale getirilmesi hüküm altına alınmasına rağmen, aynı maddenin daha önce düzenlenen altıncı fıkrasındaki iki yıllık ek süre verilebileceğine ilişkin hükmü doğrultusunda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığının 21/01/2019 tarihinde yayımladığı 2019/1 sayılı ve ‘2019 Yılı Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Planı’ konulu Genelgesinin 4 üncü maddesiyle, eksikliklerin giderilmesi için nihai sürenin kanun koyucunun iradesine aykırı şekilde 7/7/2020 olarak belirlendiğinden bahisle, kanuna aykırı genelge hükmünün iptali konusunda tavsiye kararı verilmesini talep etmiştir.
11. Bilindiği üzere; Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden birisi de “belirlilik”tir. Anayasa Mahkemesinin 17/04/2008 tarih ve 2005/5 Esas, 2008/93 Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulanan belirlilik ilkesine göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup, bireyler belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi şekilde müdahale yetkisi verdiğini bilmelidir.
Ancak bu durumda kişiler kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlayabilir. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır.
12. Özellikle son yıllarda çeşitli toplum kesimleri gibi “engellilere” yönelik uluslararası metinler de artmakta olup, bunların bir bölümü ilke kararı, tavsiye kararı ve bildirge gibi yol gösterici ve tavsiye niteliğindeki metinler, bir bölümü ise altında imzası bulunan ülkeleri bağlayıcı ve o ülkelerin uymak zorunda oldukları hukuk normları şeklinde yapılan düzenlemelerdir.10 Aralık 1948’de Birleşmiş Milletlerce kabul edilen İnsan Hakları Evrensel
Bildirgesi ile başlayan süreç, toplumun diğer kesimlerine olduğu gibi engellilere yönelik uluslararası metinlerin de ateşleyicisi olmuş, bu doğrultuda Birleşmiş Milletlerce 1975 yılında kabul edilen “Sakat Kişilerin Hakları Beyannamesi” ile yine Birleşmiş Milletler tarafından
1993 yılında kabul edilen “Sakatlar İçin Fırsat Eşitliği Konusunda Standart Kurallar” metni o
dönemde hukuki bağlayıcılığı olmamakla birlikte en kapsamlı ve önemli yazılı belgeler olmuşlardır.13 Aralık 2006 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen ve imzaya açıldığı 30 Mart 2007’de aralarında ülkemizin de bulunduğu 81 ülke tarafından imzalanarak yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi ise altında imzası bulunan ülkeleri bağlayıcı ilk sözleşme olması nedeniyle büyük öneme sahiptir. 50 maddeden ve 1 İhtiyari Ek Protokolden oluşan Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi, “Sakat
Kişilerin Hakları Beyannamesi” ve “Sakatlar İçin Fırsat Eşitliği Konusunda Standart Kurallar” metninin uyumlu bir sentezi niteliğinde olup, yeni haklar getirmemekle birlikte, bu güne kadar çeşitli metinlerde ifadesini bulmuş olan haklar, bu Sözleşme içerisinde derlenip kapsamlı ve bütünlüklü bir duruma getirilmiştir. Sözleşme içerisinde engellilerin ekonomik, kültürel, politik vb. konulardaki hakları ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiştir. Engellilerin aile yaşamından, kent yaşamından, istihdamından sosyal güvenliğine, çocuk, kadın ve yaşlı engellilerin durumundan ayrımcılığa, hemen her konudaki temel engelli hakları güvence altına alınarak bu konuda devletlere görev ve sorumluluklar yüklenmiştir. Bu kapsamda T.C. Anayasasının 5, 10 ve 61.
maddeleri ile 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu ve bu kanunların uygulanmasına dair
yönetmeliklerde yer alan pek çok maddede “engelli hakları” güvence altına alınacak şekilde düzenlemeler yapılmıştır.
13. Yukarıda bahsi geçen şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulabilmesi için; Öncelikle şikâyete konu Genelgeye dayanak teşkil eden 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı
Engelliler Hakkında Kanunun Geçici 3 üncü maddesinde bu güne kadar yapılan değişikliklerin
tarihsel evreler halinde ayrı ayrı irdelenmesi gerekmektedir:
13.1. 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulduğu 7/7/2005 tarihinde bahse konu Kanunda yer alan Geçici 3 üncü madde “tek fıkra” halinde düzenlenmiş ve geçici maddenin bu ilk halinde “Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler, şehir içinde kendilerince sunulan ya da denetimlerinde olan toplu taşıma hizmetlerinin özürlülerin erişilebilirliğine uygun olması için gereken tedbirleri alır.
Mevcut özel ve kamu toplu taşıma araçları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlüler için erişilebilir duruma getirilir” hükmüne yer verilmiş olup, maddenin bu ilk haline göre toplu taşıma araçlarının eksiklikleri giderilerek 7/7/2012 tarihine kadar engellilerin erişimine uygun hale getirilmesi öngörülmüştür.
13.2. Kanun koyucu tarafından öngörülen nihai sürenin (7/7/2012) dolmasına 3 gün kala yani 4/7/2012 tarihinde çıkarılan 6353 sayılı Kanunun 34. maddesiyle bahse konu Geçici 3 üncü maddenin birinci fıkrasındaki yedi yıllık süre bu defa sekiz yıla (7/7/2013) çıkarılmış, ayrıca geçici maddeye eklenen ikinci fıkra ile yine maddeye eklenen üçüncü ve dördüncü fıkralarla kapsam genişletilmiş, maddeye eklenen ikinci (şimdiki altıncı) fıkra doğrultusunda ilgili belediye ve kamu kurum ve kuruluşları ile umuma açık hizmet veren her türlü yapıların ve açık alanların malikleri ile toplu taşıma araçlarının sahiplerine eksikleri tamamlamaları için birinci fıkrada belirtilen sürenin (7/7/2013) bitiminden itibaren iki yılı geçmemek üzere ek süre verilebileceği de hüküm altına alınarak, böylece eksikliklerin giderilmesi için nihai süre (ek süre dâhil 8+2 yıl) kanun koyucu tarafından 7/7/2015 tarihine ötelenmiştir.
13.3. Daha sonra 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunla sadece 5378 sayılı Engelliler
Hakkında Kanunda ve dolayısıyla Geçici 3 üncü maddede geçen “özürlüler” ve “özürlülerin” tabirleri “engelliler” ve “engellilerin” şeklinde değiştirilmiş, o tarihte bahse konu geçici maddede şikâyet konusunu etkiler mahiyette esaslı bir değişiklik yapılmamıştır.
13.4. Akabinde, kanun koyucu tarafından verilen nihai süre (7/7/2015) dolmadan çıkarılan 6/2/2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanunun 75. maddesiyle Geçici 3 üncü maddenin birinci fıkrası daha açıklayıcı ve ayrıntılı olarak düzenlenmiş, bu fıkrada yer alan “sekiz yıl” ibaresi 7/7/2018 olarak değiştirilmiş, birinci fıkradan sonra gelmek üzere geçici maddeye ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralar eklenmiş, mevcut ikinci (şimdiki altıncı) fıkra, araya eklenen bu yeni fıkralar sebebiyle bu defa “beşinci fıkra” olarak eski haliyle (iki yılı geçmemek üzere ek süre verilebileceği ibaresiyle) maddedeki varlığını korumuştur.
13.5. Ardından, 6/2/2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanunun 75. maddesiyle Geçici 3 üncü maddenin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralardan dördüncü fıkra, bu defa 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanunun 144. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış, şikâyete konu Genelgeye dayanak o tarihteki beşinci fıkra ise (iki yılı geçmemek üzere ek süre verilebileceği ibaresiyle) yine maddedeki varlığını korumaya devam etmiştir.
13.6. Son olarak; 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanunun 144. maddesiyle yürürlükten kaldırılan Geçici 3 üncü maddenin dördüncü fıkrası, 18/11/2014 tarihli ve 6567 sayılı Kanunun 1. maddesiyle yeniden düzenlenmiş, bu dördüncü fıkradan sonra gelmek üzere geçici maddeye bu defa yeni bir beşinci fıkra eklenmiş olup, maddenin son haline göre şikâyete konu
Genelgeye dayanak o tarihteki beşinci fıkra ise en nihayetinde “altıncı fıkra” olarak (iki yılı geçmemek üzere ek süre verilebileceği ibaresiyle) halen yürürlüktedir.
14. Diğer taraftan; her ne kadar kamu idarelerinin düzenleyici işlemleri Anayasa’da kanun hükmünde kararname, tüzük ve yönetmelik olarak gösterilmiş ise de, idarelerin uygulamada
“kararname”, “karar”, “tebliğ”, “sirküler”, “genelge”, “ilke kararı”, “yönerge”, “talimat”, “duyuru” ve “tarife” gibi değişik isimler altında da genel, soyut ve objektif hukuk kuralları koyabildiği ve doktrinde bu işlemlerin adsız düzenleyici işlemler olarak kabul edildiği görülmektedir. Kaldı ki, Anayasa’nın 138/2 maddesinde yer alan; “Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.” hükmü de nazara alındığında, idarelerin üst normlara (anayasa, kanun, tüzük ve yönetmeliklere) uygun olmak koşuluyla genelge çıkarma yetkilerinin olduğu kabul görmektedir.
15. Bu itibarla; şikâyet konusu olayda asıl sorun, ilgili Bakanlığın 5378 sayılı Engelliler
Hakkında Kanunun Geçici 3 üncü maddesindeki sürelerin nasıl yorumlanacağı konusunu da ortaya koyan bir “Genelge” çıkarmış olması değil, bu Genelgenin anılan Kanun maddesinin içeriğine aykırılık teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
16. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun yürürlüğe girdiği 7/7/2005 tarihinden itibaren şikâyete konu Genelgeye dayanak teşkil eden Geçici 3 üncü maddesi; günümüze kadar yasama organı tarafından sırasıyla 4/7/2012 tarihli ve 6353 sayılı Kanun, 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanun, 6/2/2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanun, 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanun, 18/11/2014 tarihli ve 6567 sayılı Kanun ile toplam beş kez değiştirilmiş olup, söz konusu maddedeki tüm değişiklikler yukarıda şikâyet konusunun gerektirdiği ölçüde açıklanmıştır.
17. Her ne kadar insan haklarına saygılı demokratik toplum düzeni ile bireylerin kişisel ve toplumsal ihtiyaçlarını önceleyerek ekonomik, kültürel ve sosyal adalet anlayışını temel alan ülkemizin 30 Mart 2007 tarihinde 81 ülke ile birlikte taraf olduğu Birleşmiş Milletler Engelli
Hakları Sözleşmesi hükümleri ile Anayasa’nın 2, 5, 10 ve 61. maddeleri, 2828 sayılı Sosyal
Hizmetler Kanunu, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun,6328 sayılı Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanunu ve bu kanunların uygulanmasına dair yönetmeliklerde yer alan ve “engelli haklarını” güvence altına alan ayrıntılı düzenlemeler nazara alındığında, 5378 sayılı Engelliler
Hakkında Kanunun Geçici 3 üncü maddesindeki engellilerin şehir içi ve şehirlerarası toplu taşıma araçları ile yolcu gemileri tarafından verilen taşıma hizmetlerine gereği gibi erişimlerinin bir an evvel sağlanması için yapılan düzenlemenin, her defasında yasa koyucu tarafından geçici maddede yapılan değişikliklerle ötelenmesi farklı platformlarda haklı eleştiri konusu yapılabilir ve böylelikle bahse konu Geçici maddenin aradan geçen 15 yıllık süreçte halen yürürlükte olması “kanun yapma tekniği” bakımından akademik düzlemde eleştirilebilir ise de, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler
Kurumun görev alanı dışında olduğundan, 5378 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesinin yürürlükteki mevcut haline göre değerlendirme yapmak daha uygun olacaktır.
18. Bu itibarla, yukarıdaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; 5378 sayılı Engelliler
Hakkında Kanunun Geçici 3 üncü maddesinin yürürlüğe girdiği 7/7/2005 tarihinden itibaren günümüze kadar toplam beş kez yasama organı tarafından değiştirildiği, özellikle 6/2/2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanunun 75 inci maddesiyle yapılan değişiklikle Geçici 3 üncü maddenin birinci fıkrasındaki sürenin 7/7/2018 olarak düzenlendiği, hem o tarihte hem de sonrasında
6552 sayılı Kanun ve 6567 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerde fıkra numarası değişmekle
birlikte maddenin son halindeki altıncı fıkranın (iki yıllık ek süre verilebileceğine ilişkin fıkranın), maddeye pek çok defa başka fıkralar eklenip çıkarılmasına rağmen kanun koyucu tarafından bilinçli şekilde yürürlükte tutulduğu, bu haliyle nihai sürenin (asıl süre+ek süre)
7/7/2018 tarihine iki yıl eklenmek suretiyle 7/7/2020 olarak belirlenmesinde ve bu kapsamda
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel
Müdürlüğünce yayımlanan 21/01/2019 tarihli ve 2019/1 sayılı Genelgenin 4. maddesindeki düzenlemede hukuka aykırı bir yön bulunmadığından, başvurucu Derneğin düzenleyici işlemin iptali yönünde tavsiye kararı verilmesi talebi uygun görülmemiştir.
19. Buna karşılık, (17) numaralı paragrafta da kısmen değinildiği üzere, insan haklarına saygılı ve demokratik toplum düzenini benimsemiş, hukukun üstünlüğünü ilke edinen tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizin de hedeflediği evrensel insan hakları standartları nazara alındığında, engelli vatandaşların ulaşım hizmetlerine erişimlerini düzenleyen 5378 sayılı
Kanunun Geçici 3. maddesindeki emredici hükümlerin en geç 7/7/2020 tarihine kadar hayata geçirilmesini teminen ilgili idareler tarafından şimdiden gerekli tedbirlerin alınmasının ve böylece ileride doğabilecek benzer mağduriyetlerin önüne geçilmesinin hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, görevli ve yetkili İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın, BAŞVURUCU DERNEK ile AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER
BAKANLIĞINA tebliğine, Bununla birlikte, bahse konu kamu hizmetinin hakkaniyete uygun şekilde ve gereği gibi ifası ile gerekli tedbirlerin süresinde alınarak ileride doğabilecek mağduriyetlerin önlenmesini teminen karar suretinin, 5378 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince erişilebilirlik standartları ile yükümlülüklerin uygulanmasının izlenmesi ve denetimi konusunda görevlendirilen AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI,
SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI, İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, ÇEVRE VE
ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ile ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞINA iletilmesine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi