|
ÖZET: Uyuşmazlık, 27.08.2002 tarihinde meydana gelen trafik iş kazasında, sigortalıya bağlanan sürekli iş göremezlik aylığı ve geçici iş göremezlik ödeneği üzerinden Kurumun rücuen tazminat talebine ilişkindir. Mahkeme, sigortalının iş göremezlik oranının %19 olarak belirlendiği ve bu oran üzerinden hesaplanan gelir ile geçici iş göremezlik ödeneği toplamının tahsilini istemiştir. Davalı taraf, poliçe gereği sorumluluğun sınırlı olduğunu ve kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay, Mahkeme kararının bozulmasına ve yeniden rapor alınarak iş göremezlik oranının belirlenmesine karar vermiştir. Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, sigortalının maluliyet oranının %23 olarak belirlendiği ve buna göre Kurumun talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu belirtilerek, Kurumun talep ettiği miktarın yasal faiziyle birlikte tahsil edilmesine hükmedilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, temyiz itirazlarını reddederek Mahkeme kararını onamış ve dosyanın ilgili Mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. Bu süreç, rücuen tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde iş göremezlik oranlarının belirlenmesinin önemini vurgulamaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/7151 E. , 2024/8647 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/323 E., 2023/732 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı …’nın 27.08.2002 tarihinde kendi yönetimindeki … plakalı sayılı tanker ile seyir halinde iken davalı …’ya sigortalı ve davalı … yönetimindeki … plaka sayılı kamyon ile çarpıştığını ve kurum sigortalısının meslekte kazanma gününü %47 oranında kaybettiğini, Kurum tarafından sigortalıya 85.870,38 TL PSDG tutarında sürekli iş göremezlik aylığı bağlandığını ve 2.692,16 TL iş kazası geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 TL ile 2.692,16 TL toplamı 52.692,12 TL’nin gelirin onay, masrafların sarf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; … plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle davalıya sigortalı olduğunu ve poliçe gereğince sakatlanma halinde şahıs başına 18.000 TL ile sınırlı olduğunu, ayrıca kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini ve olay nedeniyle Fatsa Asliye Ceza Mahkemesinde görülmekte olan 2002/334 Esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasını istemiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesi ile özetle davacının davaya konu kaza sebebiyle Fatsa Asliye Ceza Mahkemesinde açılan dava sonunda şerit ihlali nedeniyle kusurlu bulunarak mahkumiyetine karar verildiğini, poliçe kapsamında davalı şirketin de müteselsil sorumlu olduğunu ve trafik sigortalarının mahiyeti gereği rücuen tazmini talep olunan miktarın öncelikle mali durumu güçlü olan davalı şirketten tahsili gerektiğini, bilirkişi incelemesi yapılarak gerçek zarar ve sorumluluk miktarının tespiti ile Kurum müfettiş raporu doğrultusunda açılan davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.06.2016 tarihli, 2004/549 Esas, 2016/486 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, gelir yönünden 16.853,18 TL’nin tahsis onay ve geçici iş göremezlik ödeneği yönünden 2.692,11 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı … şirketinin dava tarihi itibariye temerrüde düştüğü ve poliçedeki teminat ile sınırlı sorumlu olduğu nazara alınarak) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 27.03.2019 tarihli ve 2016/16417 Esas, 2019/2828 Karar sayılı bozma kararında; 27.08.2001 tarihinde geçirilen trafik iş kazası sonrası davacı Kurum tarafından, kazaya bağlı olarak sürekli iş göremezlik derecesinin %47 olarak belirlendiği, dava ve ıslah dilekçesinde de Kurum tarafından %47 SİD oranı üzerinden bağlanan peşin değerli gelirin tahsilinin istenildiği, yargılama aşamasında SİD oranına itiraz üzerine alınan Yüksek Sağlık Kurulunun 03.11.2006 tarihli raporu ile sigortalının 27.08.2002 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı SİD oranının %27.2 olarak ve 1 yıl sonra kontrol muayenesi gerekir şeklinde belirlendiği, 01.12.2007 tarihli kontrol muayenesi sonucu alınan sağlık kurulu raporu ile SİD oranının %19 olarak belirlendiği, Yüksek Sağlık Kurulunun 17.08.2012 tarihli raporu ile sigortalının 27.08.2002 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı SİD oranının %19 olarak, kontrol gerekmez şeklinde belirlendiği, sonrasında sürekli iş göremezlik derecesine herhangi bir itirazın olmadığı ve Mahkemece bu oran üzerinden bağlanan peşin değerli gelir üzerinden hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de verilen karar eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olup Mahkemece sigortalının iş göremezlik oranının kaza tarihinden itibaren % 19 olup olmadığı yönünde yeniden rapor alınmalı, aksi halde iş göremezlik oranında meydana gelen artış ve azalma oranlarının ve bu artma ve azalma oranlarının hangi tarihler itibariyle geçerli olduğunun belirtilen prosedür çerçevesiden belirlenerek ve belirlenecek olan iş göremezlik oranına göre ilk peşin sermaye değerli gelir belirlenmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda, dava dışı sigortalının ATK’ya sevki konusunda talimat yazılmış, sigortalının defaatle hazır edilememesi üzerine ilgili raporun tanzim olunamadığı görülmüş, dosya dışı sigortalının Mardin 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2017/376 Esas sayılı dosyasında Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından 03.05.2019 tarihli raporun alındığı, kazalı sigortalı …’nın 27.08.2002 tarihinde geçirmiş olduğu kazaya bağlı yaralanmasında meslekte kazanma gücü kaybı oranının %23.0 olarak belirlendiği, iyileşme süresinin 27.08.2002 tarihinden itibaren 24 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği görülmüş, iş bu rapor dosya ile doğrudan bağlantılı olduğundan uzayan yargılama süreci de dikkate alınarak dosya arasına alınmakla taraflara tebliği sağlanmış, tarafların rapora karşı beyanlarının sunulması sağlanmış olup sigortalının değişen maluliyet oranı ile ilgili olarak PSD belirlemesi yapılıp yapılmadığının tespiti amacıyla ilgili SGK’ya müzekkere yazılmakla dosya arasına alınan evraklarla dosya hesaplama yapılması amacıyla alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, davalı …’nin kazaya karışan … plaka sayılı aracın sürücüsü ve davalı … şirketinin de trafik sigortacısı olduğu görülmüş ve tarafların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları değerlendirilmiş, Kurum sigortalısının azalan maluliyet oranı ile Kurumun 26.07.2023 tarihli cevabı yazısında belirtilen miktarlar nazara alınmış, 14.08.2023 tarihli raporun hükme esas nitelik ve yeterlilikte olduğu kanaatine varılmakla; davanın kısmen kabulüne, gelir yönünden 8.985,21 TL’nin tahsis onay tarihinden ve geçici iş göremezlik ödeneği yönünden 2.692,11 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı … şirketinin dava tarihi itibariye temerrüde düştüğü ve poliçedeki teminat ile sınırlı sorumlu olduğu nazara alınarak) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili; fiili ödemeler dikkate alınmadan sigortalıya %47 SİD üzerinden bağlanan ilk PSD değerinin kusuru üzerinden karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 27.08.2002 tarihinde gerçekleşen trafik iş kazasında sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan peşin sermaye değerli gelir ile geçici iş göremezlik ödeneği toplamından oluşan Kurum zararının 506 sayılı Kanun’un 26 ıncı maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369′ uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanunu’nun 26 ıncı maddesidir.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; kararın bozulmasını gerektirecek bir husus görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen
tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.