ÖZET: Başvuran, 09/07/2023 tarihinde Bodrum’da meydana gelen bir trafik kazası sonrası, kazaya karışan aracın trafik sigorta poliçesi ve kasko bilgilerini talep etmiştir. Başvurusunu Bodrum Kaymakamlığına CİMER üzerinden iletmiş, ancak bu talep reddedilmiştir. Başvuran, bu bilgilerin kendisine verilmesini istemektedir.

İçişleri Bakanlığı, başvuruya ilişkin yaptığı açıklamada, kazaya dair herhangi bir kaza tespit tutanağının düzenlenmediğini ve bu nedenle istenen bilgilerin özel hayatın gizliliği kapsamında değerlendirilerek paylaşılamayacağını belirtmiştir. Ayrıca, olayın adli makamlara intikal ettiği ve bu bilgilerin yalnızca Cumhuriyet savcısının izniyle talep edilebileceği ifade edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığını ve özel hayatın gizliliği nedeniyle bilgilerin verilemeyeceğini belirtmiştir. Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince, kişisel verilerin korunması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesine karar verilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/9571-S.24.14783

BAŞVURU NO : 2024/4381

KARAR TARİHİ : 10.09.2024

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Bilgi edinme talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 28.03.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran; 09/07/2023 tarihinde, saat 15.00 civarında, Ortakent/Bodrum Acıbadem Hastanesi yakınlarındaki anayola cepheli BİM Market önünde park halindeki plakalı aracına, sürücü . .

idaresindeki plakalı aracın arkadan çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ilk esnada araç sürücüsünün kendi sürücü belgesini ve araç ruhsat bilgilerini rızasıyla vererek anlaşmak istediğini ancak sonrasında kendisiyle anlaşamadıklarını, bunun üzerine sürücü hakkında Bodrum

Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, meydana gelen trafik kazası sebebiyle oluşan zararın tazmini bakımından hukuk davası açabilmesi için, söz konusu aracın olay tarihi itibariyle varsa trafik sigorta poliçesi ve kasko sigorta poliçesine ilişkin bilgi ve belgelerin, 2918 sayılı Kanun ve 4982 sayılı Kanun hükümleri kapsamında tarafına verilmesi için Bodrum Kaymakamlığına CİMER üzerinden bilgi edinme başvurusunda bulunduğunu ancak başvurusunun reddedildiğini belirterek başvuru konusu bilgi ve belgelerin erişimine açılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin 21/05/2024 tarihli ve

– – sayılı yazısı ve eklerinde özetle; meydana gelen trafik kazası ile ilgili olarak Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı Trafik Denetleme Büro amirliğince herhangi bir kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 81’inci maddesi hükümlerine göre “Trafik Kazası Tespit Tutanağı” düzenlenmediğinden 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı

Kanunu’nun 21’inci maddesi uyarınca özel hayatın gizliliği kapsamında kalan başvuruya konu bilgilerin paylaşılamadığı, meydana gelen olayın Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının / CBS Soruşturma dosyası ile adli makamlara intikal ettiği, dolayısıyla istenen bilgilerin Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 157’inci maddesi hükümlerine göre soruşturmadan sorumlu Cumhuriyet savcısının yazılı izin ve talimatı ile talep edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20’nci maddesinde: “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.

[…]

Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”

3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde:

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 24/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun; 5.1. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasında: “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir.” 5.2. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5’inci maddesinde: “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” 5.3. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.” 6. 24/3/2016 tarihli ve 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun;

6.1. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde: “(1) Bu Kanunun uygulanmasında; … d) Kişisel veri:

Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi, e) Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi, … ifade eder.” 6.2. “Kişisel verilerin işlenme şartları” başlıklı 5’inci maddesinde: “(1) Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez. (2) Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkündür: a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi. b) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması. c) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması. ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması. d) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması. e) Bir

hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması. f) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması.” 6.3. “Kişisel verilerin aktarılması” başlıklı 8’inci maddesinde: “(1) Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamaz.

(2) Kişisel veriler; a) 5 inci maddenin ikinci fıkrasında, b) Yeterli önlemler alınmak kaydıyla, 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasında, belirtilen şartlardan birinin bulunması hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın aktarılabilir.

(3) Kişisel verilerin aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, park halindeki aracına çarpan plakalı aracın varsa trafik sigorta poliçesi ve kasko sigorta poliçesine ilişkin bilgi ve belgelerin erişimine açılmasını talep etmektedir.

9. Devletin kayıtlarında bulunan ve erişilebilir olmayan bilgi ve belgelere ulaşılmasını güvence altına alan bilgi edinme hakkı, temel hak ve özgürlüklerin korunması ile bireylere daha yakın, şeffaf ve hesap verilebilir bir yönetimin sağlanması hususlarında taşıdığı önemli işlevlerle demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün gereklerindendir.

10. Hukuk devletinin en önemli araçlarından olan yönetimde şeffaflık (açıklık, aleniyet, saydamlık) ilkesi gereği devletin işleyiş şekli, alınan kararlar, yerine getirilen iş ve işlemler ile personelin tutum ve davranışları gibi hususlarda vatandaşlarını bilgilendirmesi gerekmekte olup yönetimde şeffaflık sayesinde

yönetime güven, idarenin işleyişinde objektiflik, adillik ve etkinlik sağlanmaktadır (AYM, B. No:

2016/6815, 15.02.2023, §§ 43-45).

11. Genel anlamda, yönetimin herkesçe görülebilmesini ifade eden yönetimde açıklık kavramı, idari etkinliklerin, dosyaların görülebilmesi, idareden her türlü bilgi ve belgenin alınmasını da kapsamına almaktadır. Bilgi edinme hakkının genel olarak düzenlendiği sistemlerde, idare, yasa ile daraltılmış/yasaklanmış alanlar dışında, her konuda bilgi verme ödevi altında olup bireyler için ise bilgi edinme, bir haktır (Tekin Akıllıoğlu, Yönetimde Açıklık-Gizlilik Bilgi Alma Hakkı, Ankara Üniversitesi

SBF Dergisi, C.46, S.3, 1991, s.9). Bilgi edinme hakkının konusu ise resmî makamlarca tutulan ve kişinin kendisi hakkında olan veya olmayan verilere erişim talebi olabileceği gibi resmî makamlarca tutulan,

kişinin kendisi ile ilgili olmayan ancak kamu yararı taşıyan konulardaki bilgiler de olabilir (AYM, B. No:

2016/6815, 15/2/2023, § 45).

12. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile yasal dayanağını bulan bilgi edinme hakkı, Anayasa’nın 74’üncü maddesine eklenen fıkra ile de anayasal güvenceye kavuşmuştur. Anılan düzenlemelerde herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu hüküm altına alınmış olup 4982 sayılı Kanun’un amacı, demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek olarak belirlenmiştir.

13. Bu çerçevede anılan Kanun’un 5’inci maddesiyle kurum ve kuruluşlar, bu Kanun’da yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi ve belgeyi talepte bulunana sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve

doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır. Bu açıdan ülkemizde bilgi edinme kurumu kişiler açısından bir hak, bilgi vermek ise idare açısından bir yükümlülük olarak düzenlenmiş olup bu Kanun kapsamında yapılan bilgi edinme başvuruları, ancak anılan Kanun’da belirtilen istisnalar çerçevesinde reddedilebilecektir.

14. Bilgi edinme hakkının sınırları ise 4982 sayılı Kanun’un dördüncü bölümünün 15 ila 28’inci maddeleri arasında sayılmıştır. Bu istisnaların; yargı denetimi kapsamındaki işlemler, devlet sırrına, ülkenin ekonomik çıkarlarına, istihbarata, idari ve adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın gizliliği, haberleşmenin gizliliği, ticari sır, fikir ve sanat eserleri, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyelerden oluştuğu görülmektedir.

15. Somut olayda başvuranın bilgi edinme talebi idare tarafından, üçüncü kişilerin özel hayatına haksız müdahale oluşturacak nitelikteki bilgilere ilişkin olduğu değerlendirilerek 4982 sayılı Kanun’un “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21’inci maddesine atıfla karşılanmamıştır.

16. Anılan maddede, kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgelerin, bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğu düzenleme altına alınmıştır.

17. Özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkı Anayasa’nın 20’nci maddesiyle güvence altına alınmıştır.

Özel hayata saygı hakkı kapsamında korunan hukuksal çıkarlardan biri bireyin mahremiyet hakkı olup bu hak bireyin kendisi hakkındaki bilgileri kontrol edebilme hukuksal çıkarını da kapsamaktadır. Bireyin; kendisine ilişkin herhangi bir bilginin kendi rızası olmaksızın açıklanmaması, yayılması, bu bilgilere başkası tarafından ulaşılamaması ve rızası hilafına kullanılamaması, kısaca bu bilgilerin mahrem kalması konusunda menfaati bulunmaktadır. Bu husus bireyin kendisi hakkındaki bilgilerin geleceğini belirleme hakkına işaret etmektedir (AYM, B. No: 2013/9660, 21.01.2015, § 32).

18. Özel hayata saygı hakkının kapsamında olan bireylerin kişisel verilerinin korunması hakkı da

Anayasa’nın 20’nci maddesinde de açık olarak düzenlenmiş olup bu hak, kişinin insan onurunun korunmasının ve kişiliğini serbestçe geliştirebilmesi hakkının özel bir biçimi olarak, bireyin hak ve özgürlüklerini kişisel verilerin işlenmesi sırasında korumayı amaçlamakta olup Devletin özel hayatın gizliliğinin korunması bağlamında kişisel verilerin yetkisiz kişiler tarafından elde edilmesini veya kullanılmasını önleme ve ayrıca bu verilerin ifşa edilmesini engelleme yükümlülükleri bulunmaktadır.

Kamu makamlarınca belirtilen koruma yükümlülüğüne uyulmaması sonucu kişisel verilerin ilgisiz kişilerce öğrenilmesi bireyin özel hayatına saygı hakkının ihlaline yol açar (AYM, B. No: 2014/14187, 10.01.2018, §§ 45-46).

19. Anayasa’nın 20’nci maddesi uyarınca, ülkemizde kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemek amacıyla 24/03/2016 tarihli ve

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kabul edilmiştir.

20. Anılan Kanun’da kişisel veri kavramı, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi olarak ifade edilmekte olup kişisel verilerin işlenmesi kavramı ise; kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlem olarak tanımlanmaktadır.

21. 6698 sayılı Kanun’un 5’inci maddesine göre ise kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemeyecek olup ancak anılan maddenin ikinci fıkrasında sayılı şartlardan birinin varlığı halinde ilgili

kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkün kılınmıştır. Yine Kanun’un 8’inci maddesinde, kişisel verilerin ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamayacağı hükme bağlandıktan sonra maddenin 2’nci fıkrasında ilgili kişinin açık rızası alınmaksızın kişisel verilerinin aktarılabileceği durumlara yer verilmiş olup ayrıca anılan maddenin 3’üncü fıkrasında da kişisel verilerin aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklı tutulmuştur.

22. 6698 sayılı Kanun’da yapılan kişisel veri tanımı karşısında; başvuranın bilgi edinme talebine konu ettiği aracın trafik sigorta poliçesi ve kasko sigorta poliçesinin kişisel veri niteliği taşıdığına şüphe bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu verilerin başvurana açıklanmak suretiyle işlenebilmesi için 6698 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ilgili kişilerin açık rızasının gerektiği ancak somut başvuruda ilgili kişilerin bu yönde bir açık rızası bulunduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belge yer almadığı, bu nedenle söz konusu kişisel verilerin 6698 sayılı Kanun çerçevesinde başvurana aktarılmasına imkân bulunmadığı, bununla birlikte kimliği belirli olduğu görülen kişilere ilişkin sigorta poliçeleri bilgilerinin başvuran ile paylaşılmasının, kişilerin özel hayatına haksız müdahale teşkil edebileceği, bu yönüyle de 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı

Kanunu’nun 21’inci maddesinde bilgi edinme hakkının istisnaları arasında sayılmış olan özel hayatın gizliliği kapsamında kaldığı değerlendirilmiştir.

23. Yukarıda yer verilen açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın talep ettiği bilgilerin verilmemesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde

“kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, ve “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Muğla İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi