|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacı tarafından ödenen tedavi giderlerinin rücuen tazmini talebine ilişkindir. Davacı, kazada yaralanan sigortalısının tedavi giderlerini karşıladığını belirterek, bu giderlerin davalılardan tahsilini istemiştir. Ancak, 6111 Sayılı Yasa’nın 59. maddesi gereğince, trafik kazaları nedeniyle sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı ve sigorta şirketlerinin yükümlülüklerinin sona ereceği belirtilmiştir.
Mahkeme, davacının talebini kısmen kabul etmiş, ancak Yargıtay, yapılan yargılamanın eksik olduğunu ve belgeli tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını vurgulayarak hükmü bozmuştur. Yargıtay, davacının talep ettiği giderlerin hangi kısmının Sosyal Güvenlik Kurumu, hangisinin sigorta şirketleri tarafından karşılanacağının belirlenmesi gerektiğini ifade etmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, davanın yeniden değerlendirilmesi için dosyanın mahkemeye gönderilmesine ve eksik incelemelerin tamamlanmasına karar vermiştir. Bu durum, trafik kazalarına ilişkin tazminat taleplerinde Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluğunun önemini ortaya koymaktadır. |
4. Hukuk Dairesi 2023/13417 E. , 2024/12219 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/14 Esas-2023/347 Karar
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz ve karar düzeltme incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Eureko Sigorta AŞ vekili, davalı … vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı nezdinde Hastalık Kasası mensubu dava dışı Alman vatandaşı 3. Kişinin Türkiye’ye tatile geldiği sırada davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araçların karıştığı kazada ağır biçimde yaralandığını, Türkiye’de tedavisine başlanan sigortalının tedavilerine Almanya’da devam edildiğini, tedavi giderlerinin davacı tarafından karşılandığını, sigortalı için ödenen tedavi giderlerinden davalıların sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 26.198,68 Euro’nun tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
III.YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2014 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne ve 14.921,03 Euro’nun zararın meydana geldiği tarihteki karşılığı olan 27.964,70 TL tazminatın, davalı … şirketleri yönünden dava ve diğer davalılar yönünden kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline, davalı … şirketlerinin poliçe limitiyle sınırlı sorumlu tutulmasına; 10.879,89 Euro tedavi giderinin, zararın meydana geldiği tarih itibari ile karşılığı olan 20.825,76 TL’nin ise, tedavi giderleri için yapılan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, sigorta şirketleri dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline, davalı … şirketleri aleyhine açılan tedavi giderlerine yönelik davanın, 6111 sayılı Yasa ile değişik 2918 sayılı Yasa’nın 98. maddesi gereğince reddine karar verilmiş, hüküm; davacı vekili, davalı … vekili ile davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.06.2018 tarih, 2015/5840 esas – 2018/5773 karar sayılı ilamı ile “… eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğu; görev kurallarının, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiği, dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararı üzerine mahkemeye geldiği dikkate alınmak suretiyle; HMK’nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK’nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi ve Asliye Hukuk Mahkemesi ile doğan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyayı Yargıtay’a göndermesi, görevli yargı yerinin belirlenmesinden sonra gerekirse işin esasının incelenmesi gerektiği… Kabule göre de; davacının düzenlediği poliçe ile onaylı tercümesinin temin edilmesinden sonra, davacının ödediğini iddia ettiği özellikle izin- yıl sonu ücreti- sigorta primlerinin poliçe kapsamında olup olmadığının ve varsa miktarının, Alman sosyal güvenlik mevzuatı konusunda da uzmanlığı bulunan bilirkişiden alınacak raporla denetlenmesi gerektiği.. 6111 sayılı Kanun ile KTK’da yapılan değişiklik gereği, trafik sigortacılarının sorumluluğunun son bulduğu belgeli tedavi giderleri için, trafik sigorta poliçesi gereği sigortacısına prim ödeyen ve sorumluluğunu aktaran araç işleteni ve işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu araç sürücüsünün de yararlanacağı gözetilmeden, işleten ve sürücülerin sorumluluğuna karar verilmesi de doğru değildir… ” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile 19.351,37 Euro’nun davalı …, … ile Garanti Sigorta (Eureko) AŞ’den, 6.450,46 Euro’nun davalı …, … Ltd. Şti., …’den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
lV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davalı Garanti (Eureko) Sigorta AŞ vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu taleplerden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğunu, zarardan teminat limitiyle sınırlı sorumluluğa karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; zarardan sorumlu olmadıklarını, kazaya karışan araçlar yönünden davacı şirket nezdinde düzenlenmiş sigorta poliçesi bulunmadığını, davaya konu zararlardan 6111 Sayılı Yasa gereğince sorumlu olmadıklarını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar … ve … vekili temyiz dilekçesinde; hesaplamanın fahiş olduğunu, zararın sigorta şirketlerinin teminat limitleri kapsamında kaldığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davacı tarafından ödenen tedavi gideri ve diğer giderlerin rücuen tazmini talebine ilişkindir.
1.Davacı vekili, davacının meydana gelen kazada sigortalısının yaralandığını, tedavi giderlerinin davacı tarafça karşılandığını açıklayıp diğer taleplerine ek olarak tedavi gideri zararlarının da davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,mahkemece talebin kabulü yönünde karar verilmiştir.
Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih 6111 Sayılı Yasanın 59. maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı; trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda, sigorta şirketlerince yatırılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının %15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 03.06.2007 tarihli ve 5684 Sayılı Sigortacılık Kanununun 14. maddesinde düzenlenen durumlar için Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. Söz konusu tutar, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebilir. Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer. Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu söz konusu tutarı %50’sine kadar artırmaya veya eksiltmeye yetkilidir” hükmü getirilmiştir. 6111 Sayılı Kanunun, yayımı tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1. maddesi ile de “Bu kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülükleri sona erer” hükmü öngörülmüştür.
Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan yükümlülüğü, 6111 sayılı yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sorumlulukları devam etmektedir.
Somut olayda davacı vekili, davacının Alman Hastalık kasası olup sigortalısının Türkiye’ye tatil için geldiği sırada gerçekleşen kazada yaralandığını, ülkesine dönmek zorunda kalan sigortalının tedavilerine Almanya’da devam edildiğini, sigortalının tedavi giderlerinin ve diğer ek giderlerin davacı tarafından karşılandığını, davalıların zarardan sorumlu olduklarını açıklayıp ödenen tedavi giderlerinin ve diğer ek giderlerin tahsilini talep etmiştir.
Davaya konu trafik kazası Türkiye’de gerçekleştiğine göre kaza nedeniyle ortaya çıkan ve 6111 Sayılı Kanun kapsamında kalan belgeli tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu sorumludur. Buna göre davacı tarafından ödendiği belirtilen ve rücuen talep edilen giderlerin Türkiye’de yapılmış olsaydı hangilerinden Sosyal Güvenlik Kurumunun; hangilerinden aracın işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısının sorumlu olduğu belirlenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kabule göre de; davalı … vekilince, kazaya karışan araçlar yönünden davalı … şirketi nezdinde sigorta poliçesi bulunmadığı savunulmuş olup anılan savunma üzerinde durularak Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/118 esas -2013/312 karar sayılı dosyasının da getirtilerek davalı … şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi gerekmektedir.
2. Bozma neden ve şekline göre davalı Eureko Sigorta AŞ vekili, davalı … vekili ve davalılar … ve … vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
V. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Eureko Sigorta AŞ vekili, davalı … vekili ve davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Eureko Sigorta AŞ vekili, davalı … vekili ve davalılar … ve … vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar Eureko Sigorta AŞ, Allianz Sigorta AŞ, … ve …’e iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.