onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 31.08.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu maluliyet durumu ve bu duruma bağlı olarak 2330 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanması talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının görevli olduğu esnada meydana gelen kazanın, vazife malullüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir. Davalı Kurum ise, 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamayacağını savunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi, davacının trafik kazası sırasında yaptığı görevin 2330 sayılı Kanun’un 1. maddesinde belirtilen işler kapsamında olduğunu belirterek, davacının maluliyetinin bu kanun çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Mahkeme, davacının vazife malullüğü durumunun tespitine ve buna bağlı olarak aylık bağlanmasına karar vermiştir.

Sonuç olarak, temyiz edilen karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunmuş ve onanmıştır. Bu karar, kamu görevlilerinin görevleri sırasında meydana gelen kazalar sonucu maluliyet durumlarının 2330 sayılı Kanun kapsamında nasıl değerlendirileceğine dair önemli bir içtihat oluşturmuştur.

10. Hukuk Dairesi         2022/7548 E.  ,  2024/13545 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/445 E., 2022/1012 K.
    KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2019/282 E., 2020/273 K.

    Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yapmakta iken 31.08.2018 günü Cumhurbaşkanının geçiş güzergahında görev almak üzere seyir halinde iken meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanarak iş gücü (efor) kaybına uğradığını, olayın polislik yani iç güvenlik görevinin sebep ve tesiri ile meydana geldiğini, olayda müvekkilinin herhangi bir kastı veya kusuru bulunmadığını, davacıya 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü aylığı bağlanması için Kuruma yapılan başvurunun reddedildiğini, Kurum işleminin yerinde olmadığını, işlemin iptali için açılan davada Ankara 17. İdare Mahkemesi 2019/1858 E., 225 K. sayılı karar ile iş mahkemesinin görevli olduğuna karar verildiğini, bu nedenle davacıya 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun kapsamında emekli aylığı bağlanmamasına yönelik Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı hakkında olayın durumuna göre 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamayacağını, Kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olup, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile getirtilen belgeler ve dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacıya 2330 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanması gerekip gerekmediğine yönelik olduğu, davacının 18.11.2011 tarihinde 5510 sayılı Kanun’un 4/I-c bendi kapsamında sigortalı olarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak göreve başladığı, 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre Mahkemnin görevli olduğu, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü B Bölgesi Trafik Ekipler Amirliğinin 31.08.2018 saat 07.00 ile 01.09.2008 saat 07.00 arasında Günlük Görev Listesinde davacının 31.08.2108 saat 12.00’den itibaren bölge genelinde Tonaj Ekibi olarak görevlendirildiği, davacının görevli olduğu esnada 31.08.2018 tarihinde saat 16.30 sularında geçirdiği trafik kazası sonucunda yaralandığı, Vazife Malullüğü Tespit Kurulunun 11.07.2019 tarihli ve 795 sayılı Kararı ile Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda polis memuru olarak görev yapan …’in, 31.08.2018 tarihinde İstanbul Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü B bölgesi Trafik Ekipler Amirliğinde bölge geneli tonaj ekibinde görevli iken, sevk ve idaresindeki resmi araç ile İstanbul ili Kağıthane ilçesi Cendere caddesinde seyir halinde iken aniden önüne çıkan araca çarpmamak için yaptığı manevra nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek geçirdiği trafik kazası sonucu omurgasının kırıldığı ve bu yaralanmasından dolayı Sağlık Kurulunca malul olduğuna karar verildiği anlaşıldığından hakkında, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına oy birliği ile karar verildiği, davacı vekili 26.08.2019 tarihli ve 792275 varide sayılı dilekçesi ile müvekkiline 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Kanun hükümlerine göre emekli aylığı bağlanmasını talep ettiği, Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının 13.09.2019 tarih ve 23361321-85.825.159-205.01.01-E., 13264362 sayılı yazısı ile müvekkilinin vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesini talep edilmiş ise de 31.08.2018 tarihinde İstanbul Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü B bölgesi Trafik Ekipler Amirliğinde bölge geneli tonaj ekibinde görevli iken, sevk ve idaresindeki resmi araç ile İstanbul ili Kağıthane ilçesi Cendere Caddesinde seyir halinde iken aniden önüne çıkan araca çarpmamak için yaptığı manevra nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek geçirdiği trafik kazası sonucu omurgasının kırıldığı ve bu yaralanmasından dolayı Sağlık Kurulunca malul olduğuna karar verilmesi üzerine, vazife malullüğü durumu Vazife Malullüğü Tespit Kurulunca 11.07.2019 tarihinde incelenerek 795 sayı ile hakkında 5510 sayılı Kanun’un 47 nci maddesinin birinci fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verildiğinden hakkında 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığının davacı vekiline bildirildiği somut olay açısından yapılan değerlendirmeye göre 2330 sayılı Kanun hükümleri gözetildiğinde, trafik ve yol güvenliğinin sağlanması ve korunması ile görevli olan davacının 2330 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki “Bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıklar, % 25 artırılarak ödenir hükmünün davacı hakkında uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacıya 2330 sayılı Maddi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun kapsamında malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 31.08.2018 tarihinde İstanbul Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü B Bölgesi Trafik Ekipler Amirliğinde bölge geneli tonaj ekibinde görevli iken sevk ve idaresindeki resmi araç ile İstanbul ili Kağıthane ilçesi Cendere caddesinde seyir halinde iken aniden önüne çıkan araca çarpmamak için yaptığı manevra nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek geçirdiği trafik kazası sonucu yaralandığı ve vazife malülü olduğu, davacının yaptığı görevin 2330 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinde sayılan işler kapsamında olduğu, bu görev sırasında meydana gelen kaza sonucu yaralanan davacının da 2330 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi hükmü karşısında bu yasadan yararlanması gerektiği anlaşılmakla kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 47 nci maddeleri, 2330 sayılı Kanun.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle ceza dosya içeriği ile dosyada bulunan deliller kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    20.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.