ÖZET: Bu karar, başvuranın 06/02/1996 tarihinde Siirt’in Pervari İlçesinde resmi koruma görevini ifa ederken geçirdiği trafik kazası sonucu malullük haklarının verilmesi talebinin reddedilmesi üzerine yapılan bir incelemeyi kapsamaktadır. Başvuran, SGK’nın olayın terör eylemi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönündeki kararına itiraz ederek, yaşanan olayın 1053 sayılı Nizamname çerçevesinde değerlendirilmesini talep etmiştir. Ancak, SGK’nın değerlendirmesi, olayın yalnızca bir trafik kazası olarak kaydedilmesi ve bu nedenle 684 sayılı KHK ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun hükümlerinin uygulanamayacağı yönündedir.

İnceleme sonucunda, başvuranın talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu belirlenmiştir. Olayın terör eylemi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususu, başvuran ile SGK arasındaki ihtilafın temelini oluşturmakta olup, SGK’nın kararında herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Bu nedenle, başvurunun reddi yönünde karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/5534-S.8305

BAŞVURU NO : 2019/1233

KARAR TARİHİ : 12/07/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

1053 sayılı Nizamname kapsamında derece tespiti

BAŞVURUNUN KONUSU :

yapılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 22/01/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde e-başvuru yoluyla yapılan başvuruda başvuran,

684 sayılı KHK ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa ek madde ile eklenen geçici madde

kapsamında vazife malulü sayılma koşullarında değişiklik yapıldığını, söz konusu değişiklik kapsamında polis memuru olarak görev yaptığı Siirt Pervari’de … … resmi koruma görevini ifa ederken geçirdiği trafik kazası neticesinde iç organ kaybı yaşadığı gerekçesiyle bahsi geçen

KHK kapsamın da malullük haklarının verilmesini talep ettiğini, ancak SGK tarafından 06/02/1996 tarihinde yaşanan olayın “trafik kazası” olarak değerlendirildiğini, söz konusu talep için yaşanan olayın terör eylemi nedeniyle gerçekleşmesi gerektiğini, bu nedenle 1053 sayılı

Nizamnameye göre derece tespiti yapılmaksızın talebinin reddedildiğini, oysa söz konusu tarihte yaşanan olaya ilişkin polis ve hastane tutanakları incelendiğinde olayın trafik kazasından ibaret olmadığının açık olduğunu, nitekim olağanüstü hal valiliği uygulamasının devam ettiğini, o tarihlerde alınan tüm güvenlik tedbirlerinin terörle mücadele kapsamında yürütüldüğünü, ayrıca kaza geçirdikleri aracın normal binek araç olmadığını, akrep diye tabir edilen zırhlı personel taşıyıcı olduğunu ve ağır silahlarla desteklendiğini, bununla birlikte geçirdikleri kaza neticesinde yanında bulunan … … isimli komiserin şehit düştüğünü, bu bilgiler ışığında yaşanan olayın trafik kazasından ibaret olmadığını ifade ederek, mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

2. 15/03/2019 tarihli ve … sayılı bilgi belge isteme yazımıza gönderilen, Sosyal Güvenlik

Kurumunun 16/05/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazısında özetle; 2.1. Başvuranın emekli sicil dosyasının tetkikinde; ilgilinin Emniyet Genel Müdürlüğü Siirt İl

Emniyet Müdürlüğü Pervari İlçe Emniyet Amirliğinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 06/02/1996 tarihinde … … Pervari İlçesinden Siirt İline gidişinde yol güvenliğini sağlamak ile görevlendirildiği, yolculuk sırasında içinde bulunduğu aracın ifade ve olay tutanaklarına göre kar ve buzlanma nedeniyle kontrolden çıkarak tek taraflı trafik kazası yaptığı ve yaralandığı, 2.2. Başvuranın 17/07/1996 tarihinde görevine yeniden başladığı ve durumunun maluliyet yönünden incelenmesi için herhangi bir talepte bulunmayan ilgilinin, 19/06/2006 tarihinde isteği üzerine emekliye sevk edilerek, 15/07/2006 tarihinden itibaren tarafına emekli aylığı bağlandığı, 2.3. SGK kayıtlarına 07/03/2018 tarihinde geçen 05/03/2018 tarihli dilekçesi ile hakkında 684 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesi hükümlerinin uygulanmasını talep ettiği, cevaben yazılan 26/03/2018 tarihli yazı ile 06/02/1996 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanması olayının 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (h), (i) ve (j) bentleri kapsamında değerlendirilebilecek bir olay nedeniyle olmadığından hakkında 684 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin uygulanamayacağının bildirildiği, 2.4. Bu itibarla, 06/02/1996 tarihinde yol güvenliğini sağlamak ile görevli iken içinde bulunduğu aracın kar ve buzlanma nedeniyle yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanan ilgilinin yaralanması olayının 3713 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek hakkında 684 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesi ile 3713 sayılı Kanuna eklenen ek 3 üncü madde kapsamında değerlendirilmesine kanunen imkan bulunmadığı, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

5. 12/4/1991 tarihli ve 20843 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 3713 sayılı

Terörle Mücadele Kanunu’nun; ” 5.1. “Y ardım başlıklı 21 inci maddesinde; “ kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hâle gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca; a) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir.

h) Erbaş ve erlerden veya geçici veya gönüllü köy korucularından; terörle mücadele görevi ifa ederken yaralanarak veya engelli hâle gelerek ilgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanlar, 2330 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır. Erbaş ve erlerden veya geçici veya gönüllü köy korucularından; aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan yararlandırılır. Bu fıkra kapsamında er ve erbaşlar için bağlanacak aylıklar, bitirmiş oldukları okullar neticesinde hak kazandıkları unvanlar üzerinden yürütmüş oldukları kamu görevleri sebebiyle daha yüksek aylık bağlanmasına ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; en az dört yıllık yüksek öğrenim mezunu olanlar sekizinci derecenin birinci kademesindeki, diğerleri ise eğitim durumlarına bakılmaksızın onuncu derecenin birinci kademesindeki “Memur” unvanlı kadrolarda bulunanların emekli keseneğine esas aylıkları üzerinden hesaplanacak vazife malullüğü aylığı tutarından düşük olamaz ve bunlar için 5434 sayılı Kanunun ek 77 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre yapılacak yükseltmelerde aynı unvan ve derece başlangıç olarak esas alınır ve derece yükselmelerinde kadro şartı aranmaksızın yüksek öğrenim mezunu gibi işlem yapılır.

i) Yedek subay ve yedek astsubay okulu öğrencileri, harp okulları ve astsubay meslek yüksekokullarında okuyanlar, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi fakülte ve yüksekokullarında okuyanlar, üniversitelerin fakülte ve yüksekokullarında Milli Savunma

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı adına öğrenim görenler ya da kendi hesabına öğrenim görmekte iken Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma

Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına okumaya devam edenler, Polis Akademisi ile Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde veya üniversitelerin fakülte ve yüksekokullarında Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına öğrenim görenler veya kendi hesabına öğrenim görmekte iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına öğrenim görmeye devam edenler, Emniyet Genel Müdürlüğü veya Millî İstihbarat Teşkilatı hesabına açılan okullarda öğrenim görenler ile Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik

Komutanlığı veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına öğrenim görmek üzere temel ve intibak eğitimine tabi tutulanlardan; 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık

Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılmamış olup bu öğrenimleri veya eğitimleri nedeniyle bu Kanun kapsamındaki terör eylemlerinde hedef alınarak hayatını kaybedenler ile yaralanan veya engelli hâle gelenlerden ilgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanların kendileri, 2330 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g)

bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır.

Yukarıda sayılanlardan aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan yararlandırılır.

j) Terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı olanlar bu faaliyetlerinden dolayı hayatını kaybettikleri, yaralandıkları veya engelli hâle geldikleri; ilgili valinin teklifi üzerine Nakdi Tazminat

Komisyonu tarafından karara bağlanan sivillerden Sosyal Güvenlik Kurumuncailgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanların kendileri,

2330 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki

haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır. Yukarıda sayılanlardan aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan yararlandırılır.” 5.2. Ek 3 üncü maddesinde; “21 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (h), (i) ve (j) bentleri kapsamında terör eylemi nedeniyle yaralanmış olup ilgili mevzuatına göre malul sayılmamaları nedeniyle aylık bağlanamayanlardan, talepleri üzerine 13/7/1953 tarihli ve 4/1053 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Vazife Malullüklerinin Nevileri ile

Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre derece tespiti yapılanlara, bu dereceleri esas alınarak aşağıda yazılı gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda, nakdi tazminat karar tarihini takip eden aybaşından başlamak üzere aylık bağlanır.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Dereceler Göstergeler

1 22.382

2 20.821

3 19.259

4 17.698

5 16.136

6 14.616

Ancak, herhangi bir sigortalılık statüsüne tabi çalışmaları olanlara bağlanacak ilk aylığın tutarı, aylık bağlanmasına ilişkin şartlar aranmaksızın bu aylığa hak kazanıldığı tarihteki unsurlar ve mevcut hizmet süreleri esas alınarak hesaplanacak emekli veya yaşlılık aylığının

% 25 artırımlı tutarından az olamaz. Bunlardan aylık başlangıç tarihinden önce ilgili mevzuatı uyarınca aylık bağlanmış olanlara, durumuna göre belirlenecek gösterge rakamı karşılığı bulunacak aylık miktarından az olmamak üzere, aylık başlangıç tarihinde ödenmekte olan veya aylıkları kesilmiş olanlar için ödenebilecek emekli, yaşlılık veya malullük aylıkları % 25 oranında artırılır. Bu madde uyarınca aylık bağlananlar hakkında 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi hükümleri uygulanır. Bu aylıklar, vefatları halinde, anne ve baba için herhangi bir şart aranmaksızın, 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi esas alınarak hak sahiplerine ölüm aylığı olarak intikal ettirilir. Bu şekilde aylığa hak kazanılmasından önce geçen her türlü sigortalılık ve prim ödeme süreleri, iştirakçilik ve fiili hizmet süreleri ile bunların itibari ve fiili hizmet süresi zammı olarak değerlendirilen süreleri; aylığa hak kazanılmasından sonra geçen sigortalılık ve çalışma sürelerinin tabi olacağı sigortalılık haliyle birleştirilmez ve sonradan geçen sigortalılık veya çalışma süreleri yaşlılık/emekli, malullük ya da ölüm/dul veya yetim aylığı bağlanmasında veya toptan ödeme yapılmasında ilgili mevzuatına göre ayrı bir çalışma veya sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Bu şekilde aylık bağlananlardan, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlara, ikramiyeye esas hizmet süreleri için ayrıca emekli ikramiyesi ödenir. Ayrıca, aylık bağlandıktan sonraki çalışmaları için 5510 sayılı

Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümleri uygulanmaz. Bu madde uyarınca aylık bağlananlardan söz konusu yaralanmalarına bağlı olarak sonradan malul olduklarına karar verilenlere, karar tarihini takip eden aybaşından itibaren ilgisine göre bu Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası hükümleri uygulanır ve bu madde hükümlerine göre bağlanmış olan aylıkları vazife malullüğü aylığının başladığı tarihten itibaren kesilir. Bunlardan emekli ikramiyesine hak kazanacak olanların emekli ikramiyesinin hesabında daha önce ikramiye ödenen süreler dikkate alınmaz. Bu Kanunun 21 inci maddesi kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanmış olup, kontrol muayenesi sonucunda maluliyetlerinin sona erdiğine karar verilenlerden bu madde kapsamına girenlere, vazife malullüğü aylığına hak kazanıldığı tarihteki mevcut hizmet süreleri, unsurlar ve memur aylık katsayısı ile varsa almakta oldukları aylıklar esas alınarak birinci fıkra uyarınca hesaplanacak tutarın; aylık artışları ile artırılması sonucu bulunacak tutar üzerinden vazife malullüğünün kesildiği tarihten itibaren bu madde hükümleri uyarınca aylık bağlanır. Ancak, bu kapsamda aylık bağlanması sebebiyle ikramiye ödenmez.”

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

5.3. Geçici 17 nci maddesinde; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 21 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (h), (i) ve (j) bentleri kapsamında terör eylemi nedeniyle yaralanmış olup ilgili mevzuatına göre malul sayılmamaları nedeniyle aylık bağlanamayanlardan talepte bulunanlara, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki hizmet süreleri, unsurlar ve memur aylık katsayısı ile ödenmekte olan aylıkları esas alınarak ek 3 üncü madde hükümlerine göre tespit olunacak tutarda bu maddenin yürürlüğe girdiği takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır.” hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, Emniyet Genel Müdürlüğünden alınan görüş, olaya ilişkin tutanaklar, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yürütülen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı

Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuranın, 06/02/1996 tarihinde Siirt’in Pervari İlçesinde … …nın resmi koruma görevini ifa ederken geçirdiği trafik kazası neticesinde iç organ kaybı yaşadığı gerekçesiyle SGK’dan

684 sayılı KHK kapsamında malullük haklarının verilmesini talep ettiği, ancak SGK

tarafından söz konusu olayın 684 sayılı KHK kapsamında değerlendirilebilmesi için yaşanan olayın terör eylemi nedeniyle gerçekleşmesi gerektiği, dolayısıyla 684 sayılı KHK ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa eklenen ek 3 üncü madde ile 13/07/1953 tarihli ve 4/1053 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Vazife Malullüklerinin Nevileri ile

Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre değerlendirme yapılamayacağı gerekçesiyle talebinin reddedildiği, bunun üzerine başvuranın yaşanan olayın 1053 sayılı

Nizamname kapsamında değerlendirilerek mağduriyetinin giderilmesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunduğu görülmektedir.

8. Başvuruya ilişkin yapılan incelemede; 1053 sayılı Nizamname kapsamında derece tespiti yapılması hususunun ihtilaf dışı olduğu, başvuran ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasındaki ihtilafın, başvuranın 06/02/1996 tarihinde yaşadığı olayın terör eylemi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında toplandığı görülmektedir.

9. 02/01/2017 tarihli ve 684 sayılı KHK ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele

Kanununa eklenen Ek 3 üncü madde ile, terör eylemi nedeniyle yaralanmış olup ilgili mevzuatına göre malul sayılmayanlara, talepleri üzerine 13/7/1953 tarihli ve 4/1053 sayılı

Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri

Hakkında Nizamname hükümlerine göre derece tespiti yapılacağı ve derece tespiti

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

doğrultusunda aylık bağlanacağının hükme bağlandığı, bahsi geçen aylığın bağlanabilmesi için söz konusu yaralanmanın terör eylemi nedeniyle gerçekleşmesinin açıkça hükme bağlandığı görülmektedir.

10. Bu bilgiler ışığında yaşanan olayın terör eylemi olup olmadığına ilişkin tespitin yapılabilmesi amacıyla somut olay kapsamında, 15/03/2019 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge talepli yazımız ile Emniyet Genel Müdürlüğünden 06/02/1996 tarihinde yaşanan olayın mahiyeti sorulmuş, yaşanan olayla ilgili tutanaklar, bununla birlikte başvuranın “yaşanan olaya ilişkin polis ve hastane tutanakları incelendiğinde olayın trafik kazasından ibaret olmadığının açık olduğu, nitekim olağanüstü hal valiliği uygulamasının devam ettiği, o tarihlerde alınan tüm güvenlik tedbirlerinin terörle mücadele kapsamında yürütüldüğü, bununla birlikte geçirdikleri kaza neticesinde yanında bulunan … isimli komiserin şehit düştüğü” iddiaları doğrultusunda olayın terör eylemi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine ilişkin ayrıca görüş talep edilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğünün 29/04/2019 tarihli ve … _…

sayılı cevabi yazısında özetle; 10.1. Başvuru konusu olayın terör eylemi olarak değil tek taraflı ölümlü ve yaralamalı trafik kazası olarak kayıtlara geçtiği, başvurana bu kapsamda 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık

Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde nakdi tazminat ödendiği, 10.2. … … isimli Komiserin 06.02.1996 tarihinde Siirt İli Pervari İlçesinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesi, şehadet olayının (vefat nedeniyle vazife malullüğünün) mülga

Emekli Sandığınca (SGK) 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirildiği, terör kapsamına alınmadığı, ifade edilmiştir.

11. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; gerek Emniyet Genel Müdürlüğünün görüşü gerekse yaşanan olaya ilişkin tutanaklar incelendiğinde, 06.02.1996 tarihinde Siirt İli

Pervari İlçesinde meydana gelen olayın terör eylemi değil de trafik kazası olarak kayda geçtiği, başvurana yaşanan olay nedeniyle 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında

Kanun hükümleri çerçevesinde nakdi tazminat ödendiği, söz konusu olayın Emniyet Genel

Müdürlüğünden alınan bilgi belge ve tutanaklar kapsamında değerlendirilmesi neticesinde, SGK tarafından başvuruya konu talebin; terör eylemi kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, başvuranın 1053 sayılı Nizamname kapsamında derece tespiti yapılmaksızın başvurusunun reddedilmesi işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 12. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme, hesap verilebilirlik, şeffaflık, kararların gerekçeli olması ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

13. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.