|
ÖZET: Bu karar, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu bir başvuranın Ziraat Odasına üye olma zorunluluğundan muaf olup olmadığını incelemektedir. Başvuran, çiftçilik belgesi almak için Ziraat Odasına başvurmuş, ancak Beykoz Ziraat Odası, 6964 sayılı Ziraat Odaları Kanunu gereğince çiftçilik mesleğini icra edenlerin oda üyeliğinin zorunlu olduğunu belirtmiştir. Başvuran, TSK İç Hizmet Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca meslek kuruluşlarına üye olma zorunluluğunun bulunmadığını savunmuştur.
İdare, başvuranın kamu görevlisi olarak çiftçilik yapmasının yasal olarak mümkün olduğunu, ancak çiftçilik belgesi almak için Ziraat Odasına kayıt olmasının zorunlu olduğunu ifade etmiştir. Ancak, başvuranın durumu, TSK İç Hizmet Kanunu’nun 43. maddesi gereğince muafiyet sağlamaktadır. Bu nedenle, Ziraat Odasının başvuranın çiftçilik belgesi talebini reddetmesi hukuka aykırı bulunmuş ve başvurana çiftçilik belgesi verilmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/6859-S.22.10539
BAŞVURU NO : 2021/20505
KARAR TARİHİ : 31/05/2022
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE ZİRAAT ODALARI BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI
MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
BEYKOZ ZİRAAT ODASI BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın çiftçilik belgesi istemi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 01/12/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran başvuru dilekçesinde özetle; Türk Silahlı Kuvvetleri personeli olduğunu, hobi bahçesi vb.
faaliyetler adı altında bir sanat uğraşısı olan çiftçilik faaliyeti için çiftçi belgesi almak ve çiftçi kayıt siteminde ticari bir faaliyet gütmeksizin kayıtlı olarak kendini geliştirmek istediğini, bu kapsamda TSK İç
Hizmet Kanunu md 43 hükümleri kapsamında “Silahlı Kuvvetler mensupları kanunla kurulan meslek kuruluşlarına üye olamaz ve organlarında görev alamazlar.” hükmü gereğince Kanunla kurulan ve kanunlarında bir meslek kuruluşu olduğu belirtilen Ziraat Odası üyeliğine katılmasının, TSK İç Hizmet
Kanunu’nun 43. maddesinde yasak olduğunu ve aynı zamanda 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu’na göre idari yaptırıma tabi olduğunu, öte yandan TSK İç Hizmet Kanunu 43. maddesi hükümlerinin devamında, “Belli bir meslek veya sanatın icra edilebilmesi için meslek kuruluşlarına üye olmayı zorunlu kılan kanun hükümleri Silahlı Kuvvetler mensupları hakkında uygulanmaz.” hükümleri gereğince anılan çiftçilik faaliyeti kapsamında Ziraat Odası Kanunundaki odaya kayıt olmayı zorunlu kılan hükümlerinin kendisi hakkında uygulanmamasının ve söz konusu üyelikten muaf olmasının gerekmekte olduğunu belirtmektedir.
Başvuran “Ziraat Odasına Üye olma” hükümlerinden İç Hizmet Kanunu 43. maddesi gereğince açık bir biçimde muaf olup olmadığının tespit edilerek Ziraat Odasının yaptığı işlemin hukuka aykırı olduğuna karar verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 27/12/2021 tarih ve sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına istinaden
Beykoz Ziraat Odası Başkanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 25/01/2021 tarih ve – sayılı yazı ve eklerinde özetle;
2.1) Ziraat Odalarının Anayasa’nın 135’inci maddesi kapsamında, 6964 sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat
Odaları Birliği Kanunu’na göre kurulmuş, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olup, Türkiye Ziraat
Odaları Birliği de aynı kanunla kurulmuş kamu tüzel kişiliğini haiz meslek üst kuruluşu olduğu,
2.2) Anayasa’nın 135’inci maddesinde, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları ile üst kuruluşlarına
üye olmak için ilgili mesleği icra etme zorunluluğu şartı getirmiş olduğu, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmayacağını ancak bunun dışında bu mesleği icra edenlerin üyeliklerinin zorunlu olduğu hüküm altına alındığı, halen ülkemizde Anayasa’nın 135.maddesi kapsamında kurulmuş 21 meslek odasının bulunduğu, (barolar, ticaret ve sanayi odaları, mimar mühendis odaları, noter odaları, tabip odaları…gibi)
2.3) Ziraat Odalarının başta üyelik işlemleri olmak üzere, diğer iş ve işlemleri 6964 sayılı Kanun ve bu
Kanuna dayanılarak çıkarılan Nizamname, Yönetmelik ve sair mevzuat düzenlemeleri kapsamında yürütüldüğü,
2.4) 6964 sayılı Kanunu’nun 1/A maddesi “Çiftçilik” ve “Çiftçi” ile ilgili tanımları, “Odaların Üyeleri”
başlıkları 4. maddesinin kimlerin oda üyesi olabileceği/olması gerektiğini belirttiği, “Re’sen kayıt” başlıklı 35. maddesi ise, “bu kanuna göre odaya üyelik yapılmadığı tespit edilen çiftçilerin re’sen kaydedilebileceğini” düzenlendiği,
2.5) Anılan Kanun’un “Odaların görev ve yetkileri” başlıklı 3’üncü maddesiyle, çiftçi kayıtlarını tutmak,
çiftçilikle ilgili bilgi ve belgeleri düzenlemek, her türlü tarımsal desteklere ilişkin gerekli bilgi ve belgeleri çiftçilere ve ilgili kuruluşlara vermek görevi ziraat odalarına verildiği, bu yasal düzenlemeler kapsamında kanunda tanımı bulunan “çiftçilik” faaliyetini fiilen yürüten gerçek ve hükmü şahısların sicil kayıtlarını tutmak yükümlülüğü olan ziraat odalarının kanun gereği verdiği Çiftçilik Belgesinin “oda kaydının sureti” niteliğinde bir belge olduğu,
2.6) Çiftçi belgesinin oda üyesi olan kişinin talebi üzerine verildiği, çiftçi belgesinde çiftçinin kişisel
bilgileri yanında çiftçinin sahip olduğu arazi ve eşdeğer arazi (tarla arazisi dışında kalan diğer tarımsal varlıklardan elde edilen gelir miktarı esas alınarak hesaplanan ve bu varlıklarının eşdeğeri olan tarla arazisi varlığına dönüşümü) varlığı, bunların niteliği, çiftçilik faaliyet şubeleri, tarımsal ekipman ve bina varlığı gibi bilgilerinin yer aldığı, resmi ve özel kurum ve kuruluşlar nezdinde oda üyesi çiftçinin üyeliğinin ispat aracı olan resmi sicil kayıt sureti olduğu,
2.7) Çiftçi Kayıt Sisteminin ise ayrı bir sicil olduğu, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tutulan bir sicil
olduğu, Çiftçi Kayıt Sistemine kayıt, ilgili ziraat odasından alınan “Çiftçilik Belgesi” esas alınarak oluşturulduğu,
2.8) Ziraat Odası, hukuki statüsü yukarıda izah edildiği gibi Anayasal meslek örgüt olduğu, çiftçilik
mesleğini fiilen yürütenlerin üyeliğinin zorunlu olduğu, üye olmayanların re’sen üye yapılacağı yasanın amir hükmü olduğu, Anayasanın 135. maddesi gereği, ilgili meslek kuruluşuna üyelik zorunlu kılındığı,
6964 sayılı Kanunda ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği
Nizamnamesinde çiftçilik faaliyeti olarak tanımlanan işleri, meslek olarak yapan kişiler Ziraat Odasına kayıt olmak zorunda olduğu, diğer bir ifadeyle ziraat odasına kayıt olmanın ilk koşulunun çiftçilik yapmak olduğu,
2.9) Öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 28’inci maddesiyle, memurlara ticaret ve diğer
kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağının getirildiği, bu kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı
getirildiği, bu kazanç getirici faaliyetler arasında “çiftçilik faaliyeti” sayılmadığı, bu kapsamda 657 sayılı
Devlet Memurları Kanuna tabi olarak çalışan bir memurun çiftçilik faaliyeti yürütebileceği gibi “çiftçilik mesleğinin” Anayasal meslek örgütü olan Ziraat odasına kayıt olmasında da yasal bir sakınca olmadığı, Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’nun 43. maddesindeki istisnanın silahlı kuvvetler mensupları için getirilmiş bir istisna olduğu, Odaya kayıt yaptırmadan çiftçilik faaliyetlerini yürütme keyfiyeti tanıyan bir istisna olduğu,
2.10) Çiftçilik belgesinin bir sicil sureti olduğu, ancak Oda kaydı bulunan gerçek ve tüzel kişilere
verilebilen bir resmi belge olduğu, Odaya kaydı olmayan bir kişi veya kuruluşa kayıt sureti verilmesinin imkânsızlığının izahtan uzak olduğu, tıpkı Baro kaydı olmayan hukuk fakültesi mezunu bir kimseye avukatlık ruhsatı verilemeyeceği gibi olduğu, şikâyetçinin bu konuda tek örnek olduğu, bugüne kadar odaya kaydı olmayıp kayıt belgesi (çiftçilik belgesi) talep eden kimse olmadığı, kamu görevlilerinin de çiftçilik belgesi almasının mümkün olduğu, 657 sayılı Kanunda kamu görevlilerine çiftçilik yapma yasağı getirilmediği, çiftçilik yapan kamu görevlilerinin bölgesindeki ziraat odasına kayıt yaptırabildiği, kayıtlı ziraat odasından da talebi halinde kayıt sureti (çiftçilik belgesi) alabildiği,
2.11) Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanlar aynı
zamanda çiftçilik de yapıyor ise odaya kayıt zorunluluklarının olmadığı, yani bir Odaya kayıt yaptırmadan çiftçilik faaliyetlerini sürdürmelerinde yasal sakınca olmadığı, ancak devletçe çiftçilere tanınan desteklemelerden yararlanabilmek için oda kaydının zorunlu olduğu, zira Oda kaydı olmadan Tarım ve
Orman Bakanlığı bünyesinde tutulan Çiftçi Kayıt Sistemine kayıt olma imkânı bulunmadığı,
2.12) Meslek olarak çiftçilik faaliyeti yürütenlerin ziraat odası kayıtlarının (kayıt etme/silme) Oda Yönetim
Kurulu Kararı ile yapıldığı ve sadece kayıt olan kişilere çiftçilik belgesi verildiği, kaydı olmayan bir kimseye kayıt sureti (çiftçilik belgesi) verilmesinin söz konusu olamayacağı,
3) Ziraat Odaları Birliğinin 05.01.2022 tarih ve sayılı yazısında; Meslek olarak
çiftçilik faaliyeti yürütenlerin ziraat odası kayıtları (kayıt etme/silme), Oda yönetim kurulu kararı ile yapıldığı ve sadece kayıt olan kişilere çiftçilik belgesi verildiği, yasal düzenlemeler kapsamında çiftçilik mesleğini fiilen yürüten gerçek ve hükmi şahısların sicil kayıtlarını tutmak yükümlülüğü olan ziraat odalarının Kanun gereği verdiği “Çiftçi Belgesi” oda kaydının sureti niteliğinde bir belge olduğu, TSK İç
Hizmet Kanunu’nun 43’üncü maddesindeki düzenlemenin çiftçiliği fiilen yürüten TSK mensupları için getirilmiş bir istisna hüküm olup, bu statüdeki gerçek kişilerin ziraat odasına kayıt zorunluluğunu ortadan kaldırdığı, bu nedenle de oda kaydı olmayan bir kişi veya kuruluşa “Çiftçi Belgesi” verilmesinin kesinlikle mümkün olmadığının değerlendirildiği,
4) Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının başvuruya ilişkin 11.03.2022 tarih ve
E.34718 sayılı görüş yazısında; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Tarımsal destekleme ödemelerinde kazanç istisnası” başlıklı Mükerrer 20/C maddesinde; Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan tarımsal destekleme ödemeleri gelir vergisinden müstesnadır” hükmünün yer aldığı, diğer taraftan vergi mevzuatında çiftçilerin vergilendirilmesinde uyulacak usul ve esaslara ilişkin düzenlemeler ile Vergi Usul
Kanunu hükümlerine göre mükellefiyete dair ödevlerini yerine getirmeyen çiftçilerin kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen destek unsurlarından yararlandırılamayacağına ilişkin müeyyide hükümlerine yer verildiği, bunun dışında çiftçilere verilecek destekleme ödemelerine ilişkin usul ve esaslar konusunda herhangi bir belirleme yapılmadığı, ayrıca konuya ilişkin olarak yayımlanan muhtelif Cumhurbaşkanı
Kararlarına göre, tarımsal destekleme ödemelerine ilişkin ihtiyaç duyulacak belgeleri belirlemeye ve değiştirmeye, bu Kararların yürütülmesine ilişkin diğer düzenlemeleri yapmaya, uygulama esaslarını belirlemeye Tarım ve Orman Bakanlığının yetkili kılındığının anlaşıldığı, yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, adı geçenin tarımsal destekleme ödemelerinden yararlanması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından adı geçene yapılacak tarımsal destekleme ödemeleri, gelir vergisinden istisna olup vergiye tabi olmadığının mütalaa edildiği,
5) Millî Savunma Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün başvuruya ilişkin 19.03.2022 tarih ve
E.1056303 sayılı görüş yazısında; Konuya ilişkin mevzuatta yapılan incelemede; 926 sayılı Türk Silahlı
Kuvvetleri Personel Kanunu’nun “Silahlı Kuvvetler personelinin hizmet yerleri” başlıklı 124. maddesinde; “ Muvazzaf subay ve astsubaylar, Milli Savunma Bakanlığı hizmetlerinden başka bir göreve verilemezler.
Ancak, zorunlu durumlarda Cumhurbaşkanı kararı ile Milli Savunma Bakanlığı kadrolarında gösterilmek ve aylık, ödenek, her türlü zam ve tazminatlar ile diğer mali ve sosyal hak ve yardımlarını ve istihkaklarını mevcut hükümler çerçevesinde, kendi bağlı bulunduğu Bakanlık bütçesinden almak şartı ile Milli Savunma
Bakanlığı dışındaki Devlet hizmetleri ile Türk Hava Kurumu hizmetlerinde görevlendirilebilirler. Bu personelin görev süresi azami iki yıl olup görevlendirme süresi Cumhurbaşkanı kararında belirtilir. Milli
Savunma Bakanlığının teklifi ile bu süre kısaltılabilir veya uzatılabilir. Görev süresi uzatılmayan personel, yeni bir karara gerek kalmaksızın görev süresinin sonunda Milli Savunma Bakanlığı kadrolarındaki asli görevine iade edilir.” hükmünü,
5.1) Anılan Kanunun “Meslekî faaliyet ve serbest meslek icrası yasağı” başlıklı Ek-27’inci maddesinde;
“Bu Kanun kapsamına girenler, kanunlarda belirtilen istisnalar dışında mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf üniversitelerinde çalışamaz.” hükmünü,
5.2) 211 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’nun 43’üncü maddesinde; “Silahlı Kuvvetler
mensupları kanunla kurulan meslek kuruluşlarına üye olamaz ve organlarında görev alamazlar. Ancak üye olamamaları kanunlarda belirtilen diğer kayıt ve şartlara uymak kaydıyla meslekleriyle ilgili görevlerde çalışmalarına, mesleki hizmetleri yürütmelerine, yetkilerini kullanmalarına, mesleki eğitim ve öğretim yaptırmalarına, kurum amirlerinin izniyle kuruluşun bilimsel çalışmalarına katılmalarına, meslek kural ve koşullarına uymak yükümlülüklerine, haklarında disiplin cezası uygulanmasına, özel kanunların öngördüğü kayıtlarla mesleklerini serbestçe icra etmelerine, resmi veya özel bir görev almalarına engel teşkil etmez. Belli bir meslek veya sanatın icra edilebilmesi için meslek kuruluşlarına üye olmayı zorunlu kılan kanun hükümleri Silahlı Kuvvetler mensupları hakkında uygulanmaz.” hükmünü,
5.3) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma
yasağı” başlıklı 28. maddesinde; “Memurlar Türk Ticaret Kanununa göre (Tacir) veya (Esnaf)
sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar. (Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler hariç).
Memurlar, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışamaz. Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri ile özel kanunlarda belirtilen görevler bu yasaklamanın dışındadır. (2) Eşleri, reşit olmayan veya mahcur olan çocukları, yasaklanan faaliyetlerde bulunan memurlar bu durumu 15 gün içinde bağlı oldukları kuruma bildirmekle yükümlüdürler.” hükmünü,
5.4) 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun “Hizmet yerini terk etmeme cezasını
gerektiren disiplinsizlikler” başlıklı 19’uncu maddesinde; “(1) Hizmet yerini terk etmeme cezasını gerektiren disiplinsizlikler şunlardır:… k) İzinsiz üyelik: Meslek kuruluşları, dernek ve vakıf üyelikleri ile spor kulüplerinin faal üyeliklerine izin almaksızın girmektir.” hükmünü,
5.5) 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun Ek 1. maddesinde; “Aşağıda yazılı fiilleri ilk defa yapan
subaylarla askeri memurlar ve astsubaylara iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir: Tekerrürü halinde evvelce verilmiş olan ceza bir kat arttırılmakla beraber zabitlerle askeri memurlar hakkında (ihraç)
astsubaylar hakkında (rütbenin geri alınması) cezaları da birlikte hükmolunur. A) Ticaret yapmak veya yaptırmak, B) Ticari ve sınai müesseselerde vazife kabul etmek.” hükümlerinin amir olduğu,
5.6) Anılan personelin yukarıda yer alan mer’i mevzuat hükümlerine rağmen ziraat odasına kaydolması
durumunda; 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümlerinin uygulanmasının gerekeceği, ayrıca personelin Ziraat Odasına kaydolup “çiftçi belgesi” alarak çiftçilik yapacak olmasından dolayı bu faaliyetin kişinin kendi ihtiyaçlarını aşan ölçüde tarım faaliyeti sayılabileceği ve bu durumda da ticari faaliyetin manevi unsurun (kazanç elde etmek niyet ve gayesi ile kar amacına yönelik olarak ve bu maksatla devamlılık arz edecek bir şekilde yapılması) gerçekleşmiş olması nedeniyle ticari faaliyette bulunmuş sayılabileceği değerlendirildiğinden, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu hükümlerine göre hakkında adli tahkikatında da başlatılabileceğinin mütalaa edildiği,
5.7) Sonuç olarak, 211 sayılı Kanun’un 43. maddesinde, mesleklerini icra edebilmeleri için mevzuat gereği
meslek kuruluşlarına üye olma zorunluluğu olan aksi halde mesleklerini icra edebilmesi mümkün olmayan (doktor, mühendis, avukat, mimar vb.) meslekler kastedilmekte ve bu mesleklerden birinin Türk Silahlı
Kuvvetleri kadrolarında icra edilmesi halinde bu personel için böyle bir zorunluluğun bulunmadığının hüküm altına alındığı, bu düzenlemenin askeri personelin mesleğiyle ilgili olmayan bir alanda uygulanmasının maddenin düzenleniş amacına aykırı olacağının değerlendirildiği,
6) Tarım ve Orman Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının başvuruya ilişkin 25.03.2022 tarih
ve E.4985330 sayılı görüş yazısında; 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 19’uncu maddesi ve 10.11.2021 tarihli ve 4760 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan 2021 yılında yapılacak Tarımsal
Desteklemeler ve 2022 yılında Uygulanacak Gübre ve Sertifikalı Tohum Kullanım Desteklerine İlişkin
Karar kapsamında; bombus arısı kullanım desteği, fındık alan bazlı gelir desteği, geleneksel zeytin bahçelerinin rehabilitasyonu desteği, iyi tarım uygulamaları desteği, katı organik organomineral gübre desteği, küçük aile işletmesi desteği, mazot ve gübre desteği, organik tarım desteği, sertifikalı fidan/fide ve standart fidan kullanım desteği, sertifikalı fidan üretim desteği, sertifikalı tohum kullanım desteği, Türkiye tarım havzaları üretim ve destekleme modeline göre fark ödemesi desteği, yem bitkileri desteği ve sertifikalı tohum üretim desteği uygulamaları 08.12.2021 tarihli ve 31683 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Bitkisel
Üretime Destekleme Ödemesi Yapılmasına Dair Tebliğ” doğrultusunda yürütüldüğü,
6.1) Tarım Kanunu’nun 20. maddesi 1’inci fıkrası (d) bendinde; “Üreticilere yapılacak her türlü destekleme
ödemelerinde, entegre idare ve kontrol sistemi kullanılır.” hükmü, Geçici 2’nci maddesinde ise; “Entegre idare ve kontrol sistemi oluşturuluncaya kadar üreticilere yapılacak bitkisel üretimle ilgili destekleme ödemelerinde çitçi kayıt sistemi esas alınır” düzenlemelerinin yer aldığı, yine Cumhurbaşkanı Kararı ile bu Kararın uygulama usul ve esaslarını belirleyen Tebliğ’in ilgili bölümlerinde de desteklemelerden yararlanmanın ön koşulu olarak üretim yılı içerisinde ÇKS’ ye kayıtlı olma zorunluluğunun getirildiği, bu kapsamda Tebliğin “Tarımsal destekleme başvurularının kabulü” başlığı altında 7’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Üretim yılı içerisinde ÇKS ve/veya ÖKS’de kayıtlı olan ve desteklemelerden faydalanmak isteyen çitçiler, bu Tebliğde anılan sertifikalı tohum kullanım desteği için 19.10.2020 tarihinden, sertifikalı fidan/fide ve standart fidan kullanım desteği için 21.4.2021 tarihinden, diğer desteklemeler için bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren ÇKS ve ÖKS’ ye kayıt oldukları il/ilçe müdürlüklerine EK-3’te yer alan Bitkisel
Üretime Destekleme Ödemesi Başvuru Dilekçesi şahsen veya yasal temsilci aracılığı ile başvuruda bulunurlar. Dilekçe ekinde yer alan Dilekçesi ile şahsen veya yasal temsilcisi aracılığıyla başvuruda bulunurlar. EK-4 Destekleme Talep Formunda yararlanılmak istenen destek adayının onay kutucuğu (X)
işaretlenir, başvuruda bulunulan her bir destekleme için ayrı dilekçe alınmaz.” hükmünün yer aldığı,
6.2) Bu kapsamda bitkisel üretim destekleme uygulamalarının; mal sahibi, kiracı, yarıcı veya ortakçı olarak
devamlı veya en az bir üretim dönemi veya yetiştirme devresi tarımsal üretim yapan gerçek ve tüzel kişilerden, Bakanlık tarafından oluşturulan ve çiftçilerin kayıt altına alındığı tarımsal veri tabanına (ÇKS)
kayıtlı çiftçilere yapıldığı,
6.3) Bu bağlamda Kanun koyucunun Odalara tarım ve çiftçilikle ilgili haber ve bilgileri toplamak, gerekli
inceleme, endeks ve istatistiki çalışmaları yapmak ve yayımlamak, gerektiğinde ilgililerce istenilen bilgi ve kayıtları vermek, tarımın gelişmesi için gerekli gördüğü mevzuat değişikliklerinin yapılabilmesi veya yeni mevzuat oluşturulması hususunda Birliğe önerilerde bulunmak, çiftçi kayıtlarını tutmak, çiftçilikle ilgili bilgi ve belgeleri düzenlemek, her türlü tarımsal desteklere ilişkin gerekli bilgi ve belgeleri çiftçilere ve ilgili kuruluşlara vermek, çiftçilerin tarımsal girdilerini teminen her türlü faaliyette bulunmak v.s. gibi bir takım görevler yüklediği, sayılan bu amaçların gerçekleştirilmesini teminen çitçileri kendine asli üye olarak kabul etme ve çiftçilere de kaydolma zorunluluğu getirildiği,
6.4) Öte yandan, odaya kayıt olma ve çiftçilik belgesi almanın çiftçinin yararlanabileceği başta sosyal
güvenlik ve destekleme uygulaması olmak üzere birçok imkândan yararlanmada veri altlığı oluşturduğu, Tarım BAĞKUR’u başlatmak, tarımsal kredi başvurusunda bulunmak, ÇKS kaydını başlatmak, ÇKS belgesini güncellemek ve bu mesleği ifa ettiğini belgelemek için şart olduğu, ancak Türk Silahlı Kuvvetleri
İç Hizmet Kanunu’nun 43’üncü maddesi 4 ve 5’inci fıkra hükmünün gayet açık olduğu, “…Belli bir meslek veya sanatın icra edilebilmesi için meslek kuruluşlarına üye olmayı zorunlu kılan kanun hükümleri
Silahlı Kuvvetler mensupları hakkında uygulanmaz.” hükmünün bulunduğu,
6.5) TSK İç Hizmet Kanunu’nun yukarıdaki emredici hükmü karşısında, tarımla iştigal etmek isteyen
dilekçe sahibi bakımından ziraat odasına kayıtlı olma ve çiftçilik belgesi sunma şartı aranamayacağı, aksinin kabulünün yaptığı görev itibariyle adı geçen aleyhine idari ve disiplin sorumluluğu sonucunu doğurabileceğinin değerlendirildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
7) Anayasa’mızın;
7.1) “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin
üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
7.2) “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları” başlıklı 135’ inci maddesinde; “Kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir.
Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz.
Bu meslek kuruluşları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar.
Bu meslek kuruluşları ve üst kuruluşları organlarının seçimlerinde siyasi partiler aday gösteremezler.
Bu meslek kuruluşları üzerinde Devletin idari ve mali denetimine ilişkin kurallar kanunla düzenlenir.
Amaçları dışında faaliyet gösteren meslek kuruluşlarının sorumlu organlarının görevine, kanunun belirlediği merciin veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine mahkeme kararıyla son verilir ve yerlerine yenileri seçtirilir.
Ancak, milli güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, meslek kuruluşlarını veya üst kuruluşlarını faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmi dört saat içerisinde görevli
hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idari karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.”
8) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
9) 15/5/1957 tarihli ve 6964 sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Kanunu’nun;
9.1) “Odaların kuruluş amacı ve kapsamı” başlıklı 1’inci maddesinde; “Ziraat odaları, bu Kanunda
yazılı esaslar uyarınca meslek hizmetleri görmek, çiftçilerin müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, çiftçilik mesleğinin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak, meslek disiplin ve ahlâkını kollayıp gözetmek, çiftçilikle iştigal edenlerin meslekî hak ve menfaatlerini korumak amacıyla kurulan, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.”
9.2) “Tanımlar” başlıklı 1/A maddesinde; “Bu Kanunda geçen;
Bakanlık : Tarım ve Köyişleri Bakanlığını, Oda : Ziraat Odasını, Birlik : Ziraat Odaları Birliğini, Çiftçilik : Bu Kanunun uygulanması bakımından ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yoluyla yahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünleri elde edilmesini, bu ürünlerin yetiştiricileri tarafından işlenip değerlendirilmesini, muhafaza ve pazarlanmasını, Çiftçi : Çiftçilik faaliyetlerini mal sahibi, kiracı, yarıcı veya ortakçı olarak devamlı veya en az bir ekim veya yetiştirme devresi yapanları,…ifade eder.”
9.3) “Odaların görev ve yetkileri” başlıklı 3’üncü maddesinde; “ Odaların başlıca görev ve yetkileri
şunlardır :
a) Tarım ve çiftçilikle ilgili haber ve bilgileri toplamak, gerekli inceleme, endeks ve istatistikî çalışmaları yapmak ve yayımlamak, gerektiğinde ilgililerce istenilen bilgi ve kayıtları vermek.
b) Kamu ve özel kurum, kuruluşlara faaliyet konuları ile ilgili önerilerde bulunmak, işbirliği yapmak; ticaret ve sanayi odalarına, borsa, hâl ve mezbahalara, umumî sergilere, biçerdöver kontrolleri için oluşturulacak komisyonlara ve gerekli gördüğü diğer yerlere temsilci göndermek.
c) Tarımın gelişmesi için gerekli gördüğü mevzuat değişikliklerinin yapılabilmesi veya yeni mevzuat oluşturulması hususunda Birliğe önerilerde bulunmak.
d) Tarım ve kırsal kesimin kalkınması için her türlü eğitim, yayım ve danışmanlık faaliyetlerinde bulunmak, ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak, katkı ve önerilerde bulunmak.
e) Çiftçi kayıtlarını tutmak, çiftçilikle ilgili bilgi ve belgeleri düzenlemek, her türlü tarımsal desteklere ilişkin gerekli bilgi ve belgeleri çiftçilere ve ilgili kuruluşlara vermek.
f) Çiftçilerin tarımsal girdilerini teminen her türlü faaliyette bulunmak.
g) Yurt içi veya yurt dışı fuar, sergi düzenlemek ve katılmak, müsabakalar düzenlemek.
h) Meslek ihtilaflarında hakem olmak, mahkemelere bilirkişi göndermek.
ı) Yurt içi ve Birliğin izniyle yurt dışındaki diğer meslek odaları ve kuruluşlarla işbirliği yapmak…”
9.4) “Odaların üyeleri” başlıklı 4’üncü maddesinde; “Odaların aslî ve fahrî olmak üzere iki tür üyesi
vardır.
I – Aslî üyeler : Çiftçilikle iştigal eden gerçek ve tüzel kişiler ile tüzel kişiliğe sahip olmasa da Devlete, katma ve özel bütçeli dairelere ve bu dairelere bağlı döner sermayeli kuruluşlara, belediyelere ve kamu iktisadî teşebbüslerine ait işletme ve kuruluşlardır.
II – Fahrî üyeler : Çiftçilikle iştigal etmedikleri halde odaların faaliyetine yakın ilgi gösteren, maddî ve manevî yardımlarda bulunan kişi ve kuruluşlardır. Fahri üyeler oda meclisleri tarafından seçilir.”
9.5) “Üye kaydı” başlıklı 5’inci maddesinde; “4 üncü maddede yazılı aslî üyelerden gerçek kişiler
hakkında, yönetmelikte istenen bilgiler köy veya mahalle ihtiyar heyetlerince, cetvel halinde düzenlenip onaylandıktan sonra muhtarlıklar tarafından il merkezlerinde valilere, ilçelerde kaymakamlara verilir. Bu cetveller odalar tarafından onaylanır ve bir ay süre ile ilân tahtasına ve köylerde muhtarlıklar tarafından herkesin görebileceği bir yere asılır. Muhtarlar, üyelik durumlarında meydana gelecek değişiklikleri yılda bir defa, yönetmelikte gösterilecek bir zamanda odalara bildirmekle yükümlüdür. Diğer aslî üyeler, çiftçiliğe başladıkları tarihten itibaren bir ay içinde şekli yönetmelikte gösterilen üyelik beyannamelerini, il merkezlerinde valilere ilçelerde kaymakamlara vermeye mecburdurlar. Üyelik kaydına ilişkin itirazlar, yönetmelikte yazılı usule göre oda yönetim kurulunca karara bağlanır. Yönetim kurulu kararına karşı itirazlar, tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde oda meclisine yapılır.”
9.6) “Oda organları” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Ziraat odalarının uzuvları şunlardır:
a) Oda Genel Kurulu; b) Oda Meclisi; c) Oda Yönetim Kurulu.
Bu organlara seçileceklerde aranacak nitelikler yönetmelikte gösterilir.”
9.7) “Oda yönetim kurulunun görevleri” başlıklı 12’nci maddesinde; “Oda yönetim kurulunun başlıca
görevleri şunlardır:
a) Mevzuat çerçevesinde odanın işlerini yürütmek ve kanunî görevlerini gerçekleştirmek.
b) Oda muhasebe kayıtlarını bilanço esasına göre tutmak ve bütçe, kesin hesap ve aktarma tekliflerini, aylık mizan ve bunlara ait raporları oda meclisine sunmak.
c) Oda genel sekreterinin dışında odada çalıştırılacak personeli atamak ve gerektiğinde görevlerine son vermek.
d) Oda meclisine ceza ve ödül tekliflerinde bulunmak, kendi yetkisi dahilindeki cezaları vermek, meclisçe verilecek karar ve cezaları uygulamak.
e) Hakem ve bilirkişi listelerini hazırlayarak meclisin onayına sunmak.
f) Çiftçiliğe ve oda üyelerine ait belgeleri tasdik etmek.
g) Çiftçi kayıtlarını ve üye defterlerini tutmak.
h) Bütçe dahilinde harcamalar yapmak.
ı) Tarımsal endeks ve istatistikleri tanzim etmek.
i) Odanın taşınır ve taşınmaz mallarını yönetmek ve korumak.
j) Tarım ürünlerinin piyasa fiyatlarını takip ederek çiftçileri bilgilendirmek.
k) Meslekî toplantılara gönderilecek temsilcileri belirlemek.”
9.8) “Re’sen kayıt” başlıklı 35’inci maddesinde; “Bu Kanuna göre odaya üyelik kaydı yapılmadığı tespit
edilen çiftçiler re’sen kaydedilirler.”
9.9) “Denetim” başlıklı 43’üncü maddesinde; “Odaları Birlik, Birliği de Bakanlık denetler. Bakanlık
Birliğin organlarını, görevlerinin ifası hususunda idarî ve malî yönden denetler.”
9.10) “Yönetmelik” başlıklı 44’üncü maddesinde; “Bu Kanunda belirtilen yönetmelikler, münhasıran
Birlikçe düzenleneceği öngörülenler hariç, Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulur.”
10) 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun;
10.1) “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; tarım sektörünün ve kırsal alanın,
kalkınma plân ve stratejileri doğrultusunda geliştirilmesi ve desteklenmesi için gerekli politikaların tespit edilmesi ve düzenlemelerin yapılmasıdır.”
10.2) “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde; “Bu Kanunda geçen;
…
ç) Çiftçi: Mal sahibi, kiracı, yarıcı veya ortakçı olarak devamlı veya en az bir üretim dönemi veya yetiştirme devresi tarımsal üretim yapan gerçek ve tüzel kişileri, d) Çiftçi kayıt sistemi: Bakanlık tarafından oluşturulan çiftçilerin kayıt altına alındığı tarımsal veri tabanını, …
ı) Tarım: Doğal kaynakları uygun girdilerle birlikte kullanarak yapılan her türlü üretim, yetiştirme, işleme ve pazarlama faaliyetlerini, …
j) Tarımsal üretim: Toprak, su ve biyolojik kaynaklar ile birlikte tarımsal girdiler kullanılarak yapılan bitkisel, hayvansal, su ürünleri, mikroorganizma ve enerji üretimini, k) Ürün: Bitkisel, hayvansal ve su ürünleri alanında elde edilen her türlü işlenmemiş ham ürünler ile bunların birinci derece işlenmesi ile elde edilmiş ürünleri,…”
10.3) “Tarımsal destekleme araçları” başlıklı 19’uncu maddesinde; “Tarımsal destekleme araçları
şunlardır:
a) Doğrudan gelir desteği: Üreticilere, tarımsal üretim amacıyla işledikleri araziler için Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen birim ödeme miktarı üzerinden, doğrudan ödeme yapılır. Ödeme miktarları, üreticilerin tarım politikaları amaçları ve çevre koruma koşullarına uyumunu kolaylaştırmak üzere farklı düzeylerde belirlenebilir. Doğrudan gelir desteği ödemelerine ilişkin esas ve usûller, bu Kanunun temel yapısıyla çelişmeyecek şekilde, her yıl Kurulun tavsiyesi ile Bakanlık tarafından çıkarılacak uygulama tebliğleri ile belirlenir. Uygulama tebliğleri, ilgili yılın ilk iki ayı içerisinde yayımlanır. Bakanlık, gerektiğinde ek tebliğler çıkarabilir.
b) Fark ödemesi: Çiftçilere üretim maliyetleri ile iç ve dış fiyatlar dikkate alınarak fark ödemesi desteği verilir. Fark ödemesi desteği öncelikle arz açığı olan ürünleri kapsar. Her yıl, fark ödemesi kapsamına alınacak ürünler ile ödeme miktarları Kurul tarafından belirlenir. Fark ödemesinden yararlanacak çiftçilerden üretim faaliyeti ve ürünlerin satışına ilişkin belgeler istenebilir…”
10.4) “Tarımsal desteklemelerin uygulama esasları” başlıklı 20’inci maddesinde; “Destekleme
ödemelerinde uyulması gereken esaslar şunlardır:
a) Destekleme ödemeleri; bölge, işletme, arazi, ürün, tarım sistemi, sözleşmeli üretim, ıslah ve çevre gibi konulardaki öncelikler ve tercihler ışığında farklı miktarlarda yapılabilir.
b) Bir tarımsal işletmenin alabileceği azamî toplam destekleme miktarı, yıllık olarak belirlenebilir.
c) Destekler, üretici örgütleri aracılığı ile de ödenebilir.
ç) Desteklenecek ürünlerin ve destekleme ödeme miktarının belirlenmesinde kalite, standart ve sağlık kriterleri dikkate alınır.
d) Üreticilere yapılacak her türlü destekleme ödemelerinde, entegre idare ve kontrol sistemi kullanılır.
e) Çiftlik muhasebe veri ağı kayıtlarına ait bilgiler kontrol ve istatistikî amaçlı olarak kullanılabilir, ancak ifşa edilemez. Bu hükme uymayanlar için genel hükümler çerçevesinde cezaî işlem yapılır.”
10.5) “Haksız ödemelerin geri alınması ve hak mahrumiyeti” başlıklı 23’üncü maddesinde; “Haksız
yere yapılan destekleme ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen gecikme zammı oranları dikkate alınarak hesaplanan kanunî faizi ile birlikte anılan Kanun hükümlerine göre geri alınır. Haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan, belge veya belgeleri düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler, geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulurlar.
Bu Kanunla belirlenen destekleme ödemelerinden, idarî hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç, haksız yere yararlandığı tespit edilen üreticiler, beş yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlandırılmazlar.”
10.6) “Çiftçi kayıt sisteminin esas alınması” başlıklı Geçici 2’nci maddesinde; “Entegre idare ve
kontrol sistemi oluşturuluncaya kadar üreticilere yapılacak bitkisel üretimle ilgili destekleme ödemelerinde çiftçi kayıt sistemi esas alınır.”
11) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun;
11.1) “Silahlı kuvvetler personelinin hizmet yerleri” başlıklı 124’üncü maddesinde; “Muvazzaf subay
ve astsubaylar, Milli Savunma Bakanlığı hizmetlerinden başka bir göreve verilemezler. Ancak, zorunlu durumlarda Cumhurbaşkanı kararı ile Milli Savunma Bakanlığı kadrolarında gösterilmek ve aylık, ödenek, her türlü zam ve tazminatlar ile diğer mali ve sosyal hak ve yardımlarını ve istihkaklarını mevcut hükümler çerçevesinde, kendi bağlı bulunduğu Bakanlık bütçesinden almak şartı ile Milli Savunma Bakanlığı dışındaki Devlet hizmetleri ile Türk Hava Kurumu hizmetlerinde görevlendirilebilirler. Bu personelin görev süresi azami iki yıl olup görevlendirme süresi Cumhurbaşkanı kararında belirtilir. Milli Savunma
Bakanlığının teklifi ile bu süre kısaltılabilir veya uzatılabilir. Görev süresi uzatılmayan personel, yeni bir karara gerek kalmaksızın görev süresinin sonunda Milli Savunma Bakanlığı kadrolarındaki asli görevine iade edilir.”
11.2) “Mesleki faaliyet ve serbest meslek icrası yasağı” başlıklı Ek-27’nci maddesinde; “Bu Kanun
kapsamına girenler, kanunlarda belirtilen istisnalar dışında mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf üniversitelerinde çalışamaz.”
12) 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’nun 43’üncü maddesinde;
“…Silahlı Kuvvetler mensupları kanunla kurulan meslek kuruluşlarına üye olamaz ve organlarında görev alamazlar. Ancak üye olamamaları kanunlarda belirtilen diğer kayıt ve şartlara uymak kaydıyla meslekleriyle ilgili görevlerde çalışmalarına, mesleki hizmetleri yürütmelerine, yetkilerini kullanmalarına, mesleki eğitim ve öğretim yaptırmalarına, kurum amirlerinin izniyle kuruluşun bilimsel çalışmalarına katılmalarına, meslek kural ve koşullarına uymak yükümlülüklerine, haklarında disiplin cezası
uygulanmasına, özel kanunların öngördüğü kayıtlarla mesleklerini serbestçe icra etmelerine, resmi veya özel bir görev almalarına engel teşkil etmez.
Belli bir meslek veya sanatın icra edilebilmesi için meslek kuruluşlarına üye olmayı zorunlu kılan kanun hükümleri Silahlı Kuvvetler mensupları hakkında uygulanmaz.”
13) 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun “Hizmet yerini terk
etmeme cezasını gerektiren disiplinsizlikler” başlıklı 19’uncu maddesinde; “(1) Hizmet yerini terk etmeme cezasını gerektiren disiplinsizlikler şunlardır:… k) İzinsiz üyelik: Meslek kuruluşları, dernek ve vakıf üyelikleri ile spor kulüplerinin faal üyeliklerine izin almaksızın girmektir.”
14) 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun Ek 1’inci maddesinde; “Aşağıda yazılı
fiilleri ilk defa yapan subaylarla askeri memurlar ve astsubaylara iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir:.. A) Ticaret yapmak veya yaptırmak, B) Ticari ve sınai müesseselerde vazife kabul etmek.”
15) 27/05/2014 tarihli 29012 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliği’nin,
15.1) “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “ Bu Yönetmeliğin amacı, tarım politikalarının
oluşturulmasına yönelik olarak çiftçilere ait tarımsal faaliyetlerin kayıt altına alınması için kurulan Çiftçi
Kayıt Sisteminin kullanılması, güncellenmesi, geliştirilmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi ve Çiftçi
Kayıt Sistemi ile bağlı sistemlere yönelik tarımsal destekleme programlarının denetlenebilir, izlenebilir, raporlanabilir bir şekilde yürütülmesini sağlamaktır.”
15.2) “Görevli kurum ve kuruluşlar” başlıklı 5’inci maddesinde; “ (1) ÇKS’nin yönetimi ile ilgili idari
konular Bakanlık Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, bilgi işlem altyapısı ile ilgili teknik konulardaki iş ve işlemler, Bakanlık Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı, uygulamaya ve kayıtların doğruluğunu sağlamaya ilişkin iş ve işlemler il/ilçe tahkim komisyonları, il/ilçe keşif komisyonları, il/ilçe tespit komisyonları ve il/ilçe müdürlükleri tarafından yürütülür.
(2) Bu Yönetmelikte belirlenen esaslar çerçevesinde Bakanlık tarafından ÇKS kayıtlarının yapılması ve/veya güncellenmesi amacıyla çiftçilere elektronik ortamda başvuru yapma yetkisi verilebilir.
(3) ÇKS’ye girişi yapılan bilgiler, Bakanlık tarafından kontrol edildikten sonra ödemeye esas alınır.”
16) 08/12/2021 tarihli 31683 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bitkisel Üretime Destekleme Ödemesi
Yapılmasına Dair Tebliğ’in,
16.1) “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “ Bu Tebliğ, 10/11/2021 tarihli ve 4760 sayılı
Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan 2021 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemeler ve 2022
Yılında Uygulanacak Gübre ve Sertifikalı Tohum Kullanım Desteklerine İlişkin Karar kapsamında, 2021 yılında yapılacak; bombus arısı kullanım desteği, fındık alan bazlı gelir desteği, geleneksel zeytin bahçelerinin rehabilitasyonu desteği, iyi tarım uygulamaları desteği, katı organik-organomineral gübre desteği, küçük aile işletmesi desteği, mazot ve gübre desteği, organik tarım desteği, sertifikalı fidan/fide ve standart fidan kullanım desteği, sertifikalı fidan üretim desteği, sertifikalı tohum kullanım desteği, Türkiye tarım havzaları üretim ve destekleme modeline göre fark ödemesi desteği, yem bitkileri desteği ve sertifikalı tohum üretim desteği uygulamalarında görev alacak kurum ve kuruluşların belirlenmesi, tarımsal faaliyette bulunan çiftçilere yapılacak destekleme ödemelerine ilişkin usul ve esasları kapsar.”
16.2) “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4’üncü maddesinde; “1) Bu Tebliğde geçen;
…
c) Bakanlık: Tarım ve Orman Bakanlığını, ç) Banka: T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğünü,
…
g) BÜGEM: Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünü, ğ) Çiftçi: Mal sahibi, kiracı, yarıcı veya ortakçı olarak devamlı veya en az bir üretim dönemi veya yetiştirme devresi tarımsal üretim yapan gerçek ve tüzel kişileri, h) Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS): Bakanlık tarafından oluşturulan çiftçilerin kayıt altına alındığı tarımsal veri tabanını, ı) ÇKS belgesi: Düzenleme tarihi itibarıyla çiftçilerin ÇKS’de yer alan bilgilerini gösterir belgeyi,… ifade eder.”
16.3) “Görevli kurum ve kuruluşlar” başlıklı 5’inci maddesinde; “Bu Tebliğde anılan destekleme
uygulamaları, BÜGEM, il/ilçe tahkim komisyonları, il/ilçe müdürlükleri, il/ilçe keşif komisyonları, il/ilçe tespit komisyonları ve yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından yürütülür.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
17) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, idarenin
konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan
“Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
18) Başvuran, bir numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verildiği üzere başvurusunda; Ziraat Odasına
üye olma hükümlerinden İç Hizmet Kanunu 43. maddesi gereğince açık bir biçimde muaf olup olmadığının tespit edilerek, Ziraat Odasının yaptığı işlemin hukuka aykırı olduğuna karar verilmesini talep etmektedir.
19) Kurumumuzun bilgi belge talep yazısına istinaden Beykoz Ziraat Odası Başkanlığınca iletilen bilgi ve
belgelerin incelenmesi neticesinde; başvuranın hâlihazırda Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde binbaşı rütbesinde görev yaptığı, hobi bahçesi vb. faaliyetler adı altında bir sanat uğraşısı olan çiftçilik faaliyeti için çiftçi belgesi almak ve çiftçi kayıt siteminde ticari bir faaliyet gütmeksizin kayıtlı olarak kendini geliştirmek amacıyla Ziraat Odasına başvuru yaptığı, ancak Beykoz Ziraat Odası tarafından çiftçilik mesleğini icra edenlerin 6964 sayılı Kanun hükümlerine göre oda üyeliklerinin zorunlu olduğu, 657 sayılı
Kanun’da kamu görevlilerine çiftçilik yapma yasağı getirilmediği, çiftçilik yapan kamu görevlilerinin bölgesindeki ziraat odasına kayıt yaptırabildiği, kayıtlı ziraat odasından da talebi halinde kayıt sureti (çiftçilik belgesi) alabildiği, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların aynı zamanda çiftçilik de yapması durumunda odaya kayıt zorunluluklarının bulunmadığı, başka bir deyişle bir Odaya kayıt yaptırmadan çiftçilik faaliyetlerini sürdürmelerinde yasal sakınca olmadığı, ancak devletçe çiftçilere tanınan desteklemelerden yararlanabilmek için Oda kaydının zorunlu olduğu, zira Oda kaydı olmadan Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde tutulan Çiftçi Kayıt
Sistemine (ÇKS) kayıt olma imkânın bulunmadığı gerekçesiyle talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
20) Bu çerçevede şikayet konusu uyuşmazlığa ilişkin mevzuat hükümleri incelendiğinde; 6964 sayılı Kanun
hükümlerine göre; çiftçi belgesinin oda üyesi olan kişinin talebi üzerine verildiği, çiftçi belgesinde çiftçinin kişisel bilgileri yanında çiftçinin sahip olduğu arazi ve eşdeğer arazi varlığının ve bunların niteliğinin, çiftçilik faaliyet şubelerinin tarımsal ekipman ve bina varlığı gibi bilgilerinin yer aldığı, resmi ve özel kurum ve kuruluşlar nezdinde çiftçilik belgesinin oda üyesi çiftçinin üyeliğinin ispat aracı olan resmi sicil kayıt sureti olduğu, Çiftçi Kayıt Sisteminin ise ayrı olarak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tutulan bir sicil olduğu, Çiftçi Kayıt Sistemine yapılan kayıtın, ilgili ziraat odasından alınan “Çiftçilik Belgesi” esas
alınarak oluşturulduğu, anılan Kanunda Ziraat Odalarının görevlerinin; çiftçi kayıtlarını tutmak, çiftçilikle ilgili bilgi ve belgeleri düzenlemek, her türlü tarımsal desteklere ilişkin gerekli bilgi ve belgeleri çiftçilere ve ilgili kuruluşlara vermek, çiftçilerin tarımsal girdilerini teminen her türlü faaliyette bulunmak olduğu, bu amaçları gerçekleştirilmesinin sağlanması için Odalara çiftçilerin asli üye olarak kabul etme ve çiftçilere de kaydolma zorunluluğunun getirildiği, 5488 sayılı Tarım Kanununda ise, tarımsal üretim ve desteklemeler ile ilgili genel düzenlemelerin yer aldığı, söz konusu Kanunun uygulanması sırasında ortaya çıkması muhtemel tereddütlerin giderilmesi ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla hazırlanan
10.11.2021 tarihli ve 4760 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan 2021 yılında yapılacak
Tarımsal Desteklemeler ve 2022 yılında Uygulanacak Gübre ve Sertifikalı Tohum kullanım desteklerine ilişkin karar kapsamında Bitkisel Üretime Destekleme Ödemesi Yapılmasına Dair Tebliğinde desteklemelerden yararlanmanın ön koşulu olarak üretim yılı içerisinde Çitçi Kayıt Sistemine kayıtlı olma zorunluluğunun bulunduğu görülmektedir.
21) Somut olayda; Çiftçilik belgesinin, çiftçi adayının tarımsal faaliyetleri meslek edindiğini kanıtlayan
ziraat odalarının verdiği formel (çiftçi kayıt formu) bir belge olduğu, çiftçileri kayıt altına almak ve tarımsal faaliyetleri takip için Çiftçi Kayıt Sisteminin (ÇKS) Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygulanmaya konulduğu, ayrıca çiftçilerin eğitimi, desteklenmesi, ihtiyaçlarının takibi ve noksanlıklarının giderilmesinin bu sistemle hedeflendiği, yapılan bu uygulama ile çiftçiler kayıt altında tutulurken birçok destekten de yaralandıkları, çiftçilik belgesini alabilmek için çiftçi adaylarının ilgili Ziraat Odası yönetim kurulu tarafından detaylı bir incelemeye alındıkları, inceleme sonrasında görüşlerin pozitif olması halinde adaylara çiftçilik belgeleri verildiği anlaşılmaktadır. İncelenmesi gereken uyuşmazlık konusu ise; Türk Silahlı
Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’nun 43’üncü maddesinin “…Belli bir meslek veya sanatın icra edilebilmesi için meslek kuruluşlarına üye olmayı zorunlu kılan kanun hükümleri Silahlı Kuvvetler mensupları hakkında uygulanmaz.” emredici hükmü karşısında, tarımla iştigal etmek isteyen başvuranın ziraat odasına kayıtlı olmadan çiftçilik belgesi alıp alamayacağı ve çiftçi kayıt sisteminden yararlanıp yararlanamayacağı hususudur.
22) Milli Savunma Bakanlığının 211 sayılı İç Hizmet Kanun’un 43’üncü maddesinde yer alan meslek
kuruluşlarına üye olma ile ilgili hükümlerinin uygulanmasına ilişkin 19/03/2022 tarihli görüş yazısında;
6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanununda meslek kuruluşları, dernek ve vakıf üyelikleri ile
spor kulüplerinin faal üyeliklerine izin almaksızın girmenin hizmet yerini terk etmeme cezasını gerektiren disiplinsizliklerden olduğu, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun Ek 1. maddesinde ise; “Ticaret yapmak veya yaptırmak” hükmünün yer aldığı, anılan personelin mer’i mevzuat hükümlerine rağmen ziraat odasına kaydolması durumunda, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümlerinin uygulanmasının gerekeceği, ayrıca personelin Ziraat Odasına kaydolup “çiftçi belgesi” alarak çiftçilik yapacak olmasından dolayı bu faaliyetin kişinin kendi ihtiyaçlarını aşan ölçüde tarım faaliyeti sayılabileceği ve bu durumda da ticari faaliyetin manevi unsurun (kazanç elde etmek niyet ve gayesi ile kar amacına yönelik olarak ve bu maksatla devamlılık arz edecek bir şekilde yapılması) gerçekleşmiş olması nedeniyle ticari faaliyette bulunmuş sayılabileceği değerlendirildiğinden, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu hükümlerine göre hakkında adli tahkikatında da başlatılabileceği, öte yandan 211 sayılı Kanun’un 43. maddesinin, mesleklerini icra edebilmeleri için mevzuat gereği meslek kuruluşlarına üye olma zorunluluğu olan aksi halde mesleklerini icra edebilmesi mümkün olmayan (doktor, mühendis, avukat, mimar vb.) mesleklerin kastedildiği ve bu mesleklerden birinin Türk Silahlı Kuvvetler kadrolarında icra edilmesi halinde söz konusu personel için böyle bir zorunluluğun aranmayacağının hüküm altına alındığı, bu düzenlemenin askeri personelin mesleğiyle ilgili olmayan bir alanda uygulanmasının maddenin düzenleniş amacına aykırılık teşkil edeceğinin değerlendirildiği belirtilmektedir.
23) Yukarıda yapılan açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili
mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Başvuranın ziraat odasına kayıtlı olması ve çiftçilik belgesi sunması durumunda aleyhine adli ve idari disiplin sorumluluğunun ortaya çıkabileceği,
dolayısıyla ilgili Ziraat Odasının çiftçilik belgesi için odaya üye olma şartını araması işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı görülmüştür. Ziraat Odasına, “211 sayılı Kanun’un 43.maddesi kapsamında oda üyeliğinden istisna” olduğunun belirtilerek başvurana çiftçilik belgesi verilmesi yönünde tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
24) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “Kararların gerekçeli olması” ve “Kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25) 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ
tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜ ile; “211 sayılı Kanun’un 43.maddesi kapsamında oda üyeliğinden istisna” olduğunun belirtilerek başvurana çiftçilik belgesi verilmesi yönünde, BEYKOZ ZİRAAT ODASINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA, MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞINA, TARIM ve ORMAN
BAKANLIĞINA ve BEYKOZ ZİRAAT ODASINA tebliğine;
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İdare tarafından bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi