|
ÖZET: Başvuran, safra kesesi poliplerinin 10 mm altında ve sindirim sistemine rahatsızlık vermediği takdirde önemli bir hastalık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’nin bu durumdaki kişileri subay, astsubay veya diğer askeri pozisyonlara almadığını, ancak bu kişilerin normal askerliğini yapabildiğini belirtmiştir. Başvuran, bu durumun adaletsizlik yarattığını ifade ederek, yönetmelikte bir alt ve üst sınır değeri belirlenmesini talep etmiştir.
Danıştay, başvuranın iddialarını değerlendirirken, TSK’nın sağlık yeteneği yönetmeliği çerçevesinde dış kaynaktan alınacak subay ve astsubay adaylarının sağlık durumlarının belirlenmesinin önemine vurgu yapmıştır. Yönetmelikte yer alan düzenlemelerin, sağlık açısından riskleri minimize etmek amacıyla yapıldığını belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın önerisinin bilimsel görüşler doğrultusunda geçerliliğinin bulunmadığına karar verilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın sağlık durumu nedeniyle TSK’ya alınmamasının hukuka uygun olduğu, idarenin takdir yetkisini yerinde kullandığı ve başvuranın taleplerinin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/12726-S.19750
BAŞVURU NO : 2019/13214
KARAR TARİHİ : 06/12/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, safra kesesi polipleri için Türk Silahlı
Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik
Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde bir alt ve üst sınır değeri belirlenmesi ve diğer taleplerine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 27/07/2019
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda özetle; şikayetinin, safra kesesinde polip bulunan kişilerin TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin ilgili hükümleri uyarınca hiç bir şekilde
TSK dış kaynaktan personel alımına dahil edilmemesi olduğunu, safra kesesi poliplerinin bütün doktorların söylediği ve bilimsel araştırmalara göre 10 mm altında ve sindirim sistemine rahatsızlık vermiyorsa önemli bir hastalık olarak değerlendirilmeyeceğini, hatta 10 mm altındaki poliplerin zararı olmadığı için kişi aldırmak istese bile ameliyat yapmadığını, TSK
Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre safra kesesinde polip bulunan kişinin subay, astsubay, uzman çavuş hatta sözleşmeli er bile olamadığını, fakat bu kişilerin normal olarak askerliğini yapabildiğini ya da TSK’da görev yapan bir personelin periyodik muayene kontrolünde safra kesesinde polip oluşması halinde yine aynı sağlık yönetmeliğine göre personelin sağlam kabul edilip herhangi bir geri hizmete verilmediğini, bu yönetmeliğin sadece TSK’ya girmek isteyen kişileri engellediğini, bu durumun adaletsizlik oluşturduğunu belirterek; safra kesesi polipleri için TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde bir alt ve üst sınır değeri belirlenmesini; safra kesesi poliplerinin başarılı ameliyatlarının sağlam kabul edilmesini; safra kesesinde polip bulunan kişilerin en azından TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre sağlam kabul edilmesini yani yardımcı sınıfta görev yapabilmesine izin verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuranın, aynı konudaki 06/02/2019 tarihli başvurusuna Kurumumuza tarafından verilen 22/02/2019 tarihli Gönderme Kararına istinaden Milli Savunma Bakanlığınca gönderilen 12/03/2019 tarih ve … sayılı cevabi yazıda özetle, 2.1. Anılan kişinin, muvazzaf subay olmak üzere sevk edildiği, yetkili hastanelerce yapılan muayeneleri sonucunda, safra kesesinde 4 mm çapında polip tespit edilmesi nedeniyle hakkında
“Muvazzaf Subay Olamaz” kararlı sağlık kurulu raporlarının düzenlendiği, 2.2. Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine Ek’li Hastalıklar Listesinin 45’inci maddesinin “a” fıkrasının 8’inci bendi; “Safra kesesi ve yollarının semptomsuz konjenital anomalileri, polipleri, safra kesesi taşları, bilier diskineziler, laparotomi ve laparaskopik yapılmış kolesistektomiler, endoskopik sifinkterotomiler, endoskopik olarak safra yolu taşlarının çıkarılması, safra yollarının Alonso-Lej sınıflamasına göre tip II kistleri.” hükmünü amir olduğu, söz konusu hükmün, dış kaynaktan personel teminine (uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş/er, subay ve astsubay) engel teşkil ettiği, Şeklinde ifade edilmiştir.
3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Milli Savunma Bakanlığından 27/08/2019 tarih ve … sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, yazımıza cevaben
Milli Savunma Bakanlığının 08/11/2019 tarih ve … sayılı cevabi yazısında ve eklerinde özetle; 3.1. TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin (SYY) personel alımına ilişkin olarak, SYY’nin EkD’sinde bulunan “Personel Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme Çizelgesi”nin MSB
Personel Genel Müdürlüğü Personel Temin Başkanlığı tarafından hazırlanarak MSB Loj. Gen.
Md.lüğüne teklif edildiği, teklifin MSB Loj.Gn.Md.lüğü Sağ.D.Bşk.lığı tarafından, İçişleri
Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Gnkur.Bşk.lığı, Kuvvet Komutanlıkları, J.Gn.K.lığı ve Sahil
Güvenlik Komutanlığına görüşe gönderildiği, gelen görüşler doğrultusunda tüm paydaşların katılımı ile toplantı yapıldığı yapılan toplantı soncunda oluşan nihai sonuç bilimsel görüş alınmak üzere Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesine görüşe gönderildiği, gelen görüş doğrultusunda nihai taslak kanunlaşmak üzere MSB Hukuk
Hizmetleri Genel Müdürlüğüne gönderildiği, 3.2. Safra kesesinde polip bulunması konusuyla ilgili olarak, 07 Ağustos 2019 tarihli Sağlık
Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan görüşte; safra kesesindeki 10 mm. altındaki poliplerin dış kaynaktan temin edilen subay, astsubay, uzman erbaş alımına engel olduğu, gerekçe olarak ise poliplerin safra kesesinde taş oluşumuna neden olduğu, bu yol ile de kese tümörü riskini artırdığı, bu nedenle bu olgulara sahip adayların TSK’da istihdam edilmesinin uygun olmayacağının bildirildiği, Şeklinde belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 1982 Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 11/11/2016 tarihli ve 29885 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği
Yönetmeliğinin; 6.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesi: “Yönetmeliğin amacı; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma
Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensubu olan personel, öğrenciler ve bunların adaylarının Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik
Komutanlığındaki görevlere uyarlık bakımından sağlık yeteneklerini tespit etmek ve barışta ve savaşta yapılacak sağlık işlemlerini düzenlemektir.”, 6.2. “Dış kaynaktan alınan subay ve astsubay adaylarının sağlık yetenekleri” başlıklı 71’inci maddesi: “(Değişik madde: 03.10.2017 – 2017/10844- BKK/32. md.)
(1) Dış kaynaktan alınan subay ve astsubay adaylarının muayeneleri Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşlarında yapılır.
(2) Adaylarda diskromatopsi bulunmamalı, görmeleri her iki gözde ayrı ayrı tashihli veya tashihsiz tam olmalı ve bunlar ruh sağlığı ve hastalıkları açısından tam sağlam olmalıdır.
(3) İkinci fıkradaki şartları taşıması koşuluyla; tanzim edilen raporlarda sağlam olanlar ile tespit edilen hastalığı Personel Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme Çizelgesinin
“(1) Numaralı Subay ve Astsubay Adayları Değerlendirme Sütunu”ndaki karşılığı (+) işareti olanlar ile düzeltmeyle her iki gözde görmeler ayrı ayrı tam olmak şartıyla 3 diyoptriye (3 dahil) kadar miyopi ve hipermetropi ile 90 derecelik iki eksen arasındaki kırılma kusuru farkı
1 diyoptriyi geçmeyen astigmatizması olan adaylar hakkında “Muvazzaf/Sözleşmeli Subay veya
Astsubay Olur” kararı verilir. Söz konusu Çizelgenin “(2) Numaralı Subay ve Astsubay
Adayları Değerlendirme Sütunu”ndaki karşılığı (+) olanlar hakkında “Muvazzaf/Sözleşmeli
Subay veya Astsubay Olur” kararı verilir. Subay ve astsubay adaylarından söz konusu
Çizelgenin ilgili sütunundaki karşılığı (A) diliminde (-) işareti olanlar ile Hastalıklar
Listesinin (B) ve (D) dilimlerinde olanlar hakkında “Muvazzaf/Sözleşmeli Subay veya
Astsubay Olamaz” kararı verilir…”, 6.3. EK-B Hastalıklar Listesi ve Sınıflandırma veya Branş Belirleme Çizelgelerinin
Kullanımına İlişkin Açıklamalar kısmı: “ Hastalıklar Listesi: Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli ve personel adaylarının sağlık yeteneklerini belirlemek amacıyla hazırlanmıştır. Hastalıklar, ağırlık derecesine göre (A), (B) ve (D) dilimleriyle bu dilimlerdeki fıkralara ayrılarak sınıflandırılmıştır. Tedavi ve nekahet halleri ise (C) diliminde belirlenmiştir.
Sınıflandırma veya Branş Belirleme Çizelgeleri: Sınıflara veya branşlara ve görev niteliklerine göre (1) ve (2) numaralı olmak üzere iki gruptan oluşmaktadır. Bu çizelgelerde Kara, Deniz ve
Hava Kuvvetleri Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik
Komutanlığındaki bütün sınıflar veya branşlar belirtilmiş ve Hastalıklar Listesindeki (A), (B)
ve (D) dilimlerinin sınıf veya branş ve rütbelere göre karşılıkları sıralanmıştır…”, 6.4. EK-C Hastalıklar Listesi “VIII. Sindirim Sistemi Hastalıkları” başlıklı 45’inci maddesinin 8’inci fıkrası: “ A)……8.Safra kesesi ve yollarının semptomsuz konjenital anomalileri, polipleri, safra kesesi taşları, bilier diskineziler, laparotomi ve laparaskopik yapılmış kolesistektomiler, endoskopik sifinkterotomiler, endoskopik olarak safra yolu taşlarının çıkarılması, safra yollarının Alonso-Lej sınıflamasına göre tip II kistleri.”, 6.5. EK-D Personel Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme Çizelgesinin 45’inci
sırası:
UZMAN ERBAŞ VE (1) NUMARALI (2) NUMARALI
SÖZLEŞMELİ SUBAY VE SUBAY VE
MADDE FIKRA ERBAŞ/ER ASTSUBAY ASTSUBAY
DİLİM
NUMARASI NUMARASI ADAYLARI ADAYLARI ADAYLARI
DEĞERLENDİRME DEĞERLENDİRME DEĞERLENDİRME
SÜTUNU SÜTUNU SÜTUNU
5, 6, 8, 9, 11,
45 A – – –
12, 13
Şeklinde düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
7. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran, safra kesesi poliplerinin bütün doktorların söylediği ve bilimsel araştırmalara göre 10 mm altında ve sindirim sistemine rahatsızlık vermiyorsa önemli bir hastalık olarak değerlendirilmeyeceğini, hatta 10 mm altındaki poliplerin zararı olmadığı için kişi aldırmak istese bile ameliyat yapmadığını, TSK
Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre safra kesesinde polip bulunan kişinin subay, astsubay, uzman çavuş hatta sözleşmeli er bile olamadığını, fakat bu kişilerin normal olarak askerliğini yapabildiğini ya da TSK’da görev yapan bir personelin periyodik muayene kontrolünde safra kesesinde polip oluşması halinde yine aynı sağlık yönetmeliğine göre personelin sağlam kabul edilip herhangi bir geri hizmete verilmediğini, bu yönetmeliğin sadece TSK’ya girmek isteyen kişileri engellediğini, bu durumun adaletsizlik oluşturduğunu belirterek; safra kesesi polipleri için TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde bir alt ve üst sınır değeri belirlenmesini; safra kesesi poliplerinin başarılı ameliyatlarının sağlam kabul edilmesini; safra kesesinde polip bulunan kişilerin en azından TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre sağlam kabul edilmesini yani yardımcı sınıfta görev yapabilmesine izin verilmesini talep etmektedir.
9. Türk Silahlı Kuvvetlerine dış kaynaktan alınması planlanan subay ve astsubay adaylarının sağlık yetenekleri, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik
Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde tespit edilmektedir. Buna göre anılan yönetmeliğin 71’inci maddesi uyarınca, dış kaynaktan alınan subay ve astsubay adaylarının muayeneleri Türk Silahlı Kuvvetleri sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşlarında yapılmaktadır. Yine anılan yönetmelikte, personel adaylarının sağlık yeteneklerini belirlemek amacıyla hastalıklar ağırlık derecesine göre (A), (B) ve (D)
dilimleriyle bu dilimlerdeki fıkralara ayrılarak sınıflandırılmakta ve ekli çizelgelerle durumları değerlendirilmektedir. Çizelgenin ilgili sütunundaki karşılığı (A) diliminde (-) işareti olanlar ile Hastalıklar Listesinin (B) ve (D) dilimlerinde olanlar hakkında “Muvazzaf/Sözleşmeli
Subay veya Astsubay Olamaz” kararı verilmektedir.
10. Başvuranla ilgili, muvazzaf subay adayı olarak sevk edildiği hastanede düzenlenen sağlık kurulu raporunda, safra kesesinde 4 mm çapında polip tespit edilmesi nedeniyle, Türk Silahlı
Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği
Yönetmeliği Ek-D’sinde yer alan Personel Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme
Çizelgesinin 45’inci sırası uyarınca hakkında “Muvazzaf Subay Olamaz” kararı verildiği anlaşılmıştır. Söz konusu sağlık kurulu raporuna herhangi bir itiraz bulunmadığından hastane tarafından yapılan “polip” tespitinde bir ihtilaf bulunmamaktadır. Bu bağlamda uyuşmazlığın
“safra kesesinde polip” bulunan bir kişinin askeri personel olarak TSK’ya alınıp alınamayacağı noktasında olduğu değerlendirilmiştir.
11. Bilindiği üzere idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur. Ancak, idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. Bu doğrultuda idare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır (Prof. Dr. Şeref
Gözübüyük, “Yönetim Hukuku”, Eylül/1991 s.204).
12. Türk Silahlı Kuvvetlerinin yürüttüğü kamu hizmetinin önemi dikkate alındığında, bünyesinde görev yapacak personel seçiminde sağlık açısından bazı kriterler belirlemesi, görev nedeniyle veya yaşa bağlı olarak ileride ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarının önüne geçilmesi kapsamında önemli olduğu değerlendirilmektedir. Bu yönde tedbirleri alması noktasında takdir yetkisi olduğu şüphesizdir. Ancak yukarıda da bahsedildiği üzere bu yetki sınırsız değildir ve keyfi olarak kullanılmamalıdır.
13. Somut olayda idarenin, bünyesine katmayı düşündüğü kişilerin sağlık yeteneğini tespit eden yönetmelik düzenlemesini meydana getirirken tek başına hareket etmediği, konunun muhatabı
İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Gnkur.Bşk.lığı, Kuvvet Komutanlıkları, J.Gn.K.lığı ve
Sahil Güvenlik Komutanlığını da çalışmaya dahil ettiği Kurumumuza gönderdiği cevabından anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, safra kesesinde polip bulunan kişilerle ilgili yeniden değerlendirme yaptığı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma
Hastanesinin bilimsel görüşüne başvurduğu görülmüştür. Bu çerçevede (3.2) numaralı paragrafta yer verildiği üzere, bahse konu hastane tarafından poliplerin safra kesesinde taş oluşumuna neden olduğu ve bu yol ile de kese tümörü riskini artırdığı şeklinde kanaat bildirilmiştir. Dolayısıyla başvuranın 10 mm altındaki poliplerin sağlık açısından riskli kabul edilmemesi önerisinin söz konusu bilimsel görüş karşısında bir geçerliliğinin bulunmadığı değerlendirilmektedir. Kaldı ki idarenin burada, en ufak riskleri gözetecek şekilde düzenleme yapması takdir yetkisindedir. Bu konuda bir boyut sınırlaması yapmamasının, poliplerin ileride oluşturması muhtemel tümör riskinden kaynakladığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenle idareden söz konusu riski gözetmeden hareket etmesinin beklenmesi hakkaniyetli olmayacaktır.
14. Diğer taraftan başvuran, safra kesesinde polip bulunan kişilerin asker olabildiklerini veya görev sırasında bu sağlık rahatsızlığın ortaya çıkması durumunda bu kişilerin görevine devam edebildiğini öne sürerek mesleğe girişte de aynı uygulamanın devam etmesini istemektedir.
15. Anayasamızın 72’inci maddesine göre, vatan hizmeti her Türkün hakkı ve ödevi olarak düzenlenmiştir. Görüleceği üzere askerlik yükümlüğü Anayasadan kaynaklanmaktadır.
Başvuranın karşılaştırma yaptığı husus ise askerlik mesleğine girişe ilişkindir. Dolayısıyla iki husus birbirinden farklılık göstermektedir. Birinde Anayasadan kaynaklanan yükümlülük yerine getirilmekte diğerin de ise isteğe bağlı olarak bir mesleğe intisap etme söz konusu olmaktadır. Haliyle askerliğin, yükümlülük olarak yapılmasıyla meslek olarak yapılması farklılık göstereceğinden, askere alınma veya askerlik mesleğine girme noktasında ikisinin aynı kapsamda değerlendirilmesinin doğru bir yaklaşım olmayacağı kanaatine varılmıştır.
16. Öte yandan, askerlik mesleğine girişe engel bazı sağlık rahatsızlıklarının, mesleğe girdikten sonra ortaya çıkması halinde, idarenin bu durumu mesleğin devamına engel kabul etmemesi hususunu, idarenin personeli ilk defa işe alırken sağlık yeteneği açısından bazı sağlık rahatsızlıklarını dikkate almaması gerektiği şeklinde algılamamak gerekir. Nitekim mesleğe girerken yapılan söz konusu sağlık yeteneği değerlendirmesinin amacının, mesleğe girdikten sonra personelde ortaya çıkma ihtimali bulunan bazı sağlık rahatsızlığının riskini azaltmaya yönelik olduğu açıktır. Buna rağmen mesleğe girdikten sonra personelde sağlık rahatsızlıkları ortaya çıkması halinde, bahse konu yönetmelikte yer alan düzenlemeler çerçevesinde alınan sağlık kurulu raporuna istinaden, ilgili personelin görevine devam etmesine veya etmemesine karar verilebilmektedir. Bundan dolayı da askerlik mesleğine girecek bir kişiyle mesleğe girmiş kişinin sağlık yeteneği açısından farklı değerlendirme kriterlerinin olmasında hukuka aykırı bir durum yoktur.
17. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Ek-D’sinde yer alan Personel
Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme Çizelgesinde, EK-C Hastalıklar Listesinin 45’inci maddesinin 8’inci fıkrasına giren sağlık rahatsızlıklarının (polip), subay ve astsubay olmaya engel sağlık rahatsızlığı olduğunun açıkça düzenlendiği, bu itibarla safra kesesinde 4 mm çapında polip olduğu sağlık kurulu raporuyla tespit edilen başvuranı bu madde kapsamında değerlendiren idarenin takdir yetkisini yerinde ve mevzuata uygun kullandığı, bunun yanında yönetmeliğe göre askerlik hizmeti yapmakla yükümlü şahıslar ile görevdeki askeri personelin sağlık muayene kriterlerinin, personel olarak istihdam edilecek adayların muayene kriterleriyle aynı olmadığı, dolayısıyla mevzuat açısından bunların aynı kapsamda değerlendirilmesinin söz konusu olamayacağı anlaşılmakla, bu açıklamalar çerçevesinde, idarenin başvuranla ilgili işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir hususun bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idareden bundan böyle bu ilkeye uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi