ÖZET: Bu karar, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesinde görev yapan bir sivil memurun, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 8’inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca özel sürücü kurslarında eğitici olabilmek için izin talep etmesi üzerine ortaya çıkan hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Başvuranın talebi, TSK Sivil Orta ve Yükseköğretim Kurumlarında Ek Görevle Öğretmen Görevlendirme Yönergesi gerekçe gösterilerek reddedilmiştir. Ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 28’inci maddesi, devlet memurlarının ticaret ve kazanç getirici faaliyetlerde bulunmalarını yasaklamakta, fakat özel kanunlarda belirtilen görevlerde bulunmalarına istisna tanımaktadır.

Kararda, 5580 sayılı Kanun’un 8’inci maddesi, uzman öğretici ve usta öğretici olarak görev yapma niteliklerini taşıyan devlet memurlarına haftada on saati geçmemek üzere ücretli ders verme hakkı tanımaktadır. İdarenin, başvuranın talebini reddetmesi, ilgili Yönerge’nin emredici nitelikte olduğu iddiasına dayanmaktadır. Ancak, bu Yönerge’nin motorlu taşıt sürücü kurslarını kapsamadığı ve başvuranın durumunun bu düzenlemeye uymadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla, İdare’nin başvuranın talebini yeniden değerlendirmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/1549-S.2323

BAŞVURU NO : 2019/412

KARAR TARİHİ : 29/04/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : 5580 sayılı Kanunun 8’inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında izin talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 11/01/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda özetle; Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)

bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi sivil memur olarak görev yaptığını,

5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun “Kurumlarda çalıştırılacak personel” başlıklı

8’inci maddesinin beşinci fıkrasındaki; “uzman öğretici, usta öğretici ve öğretmenlik yapma nitelik ve şartlarını taşıyan diğer devlet memurlarına, ilgili birimlerin izniyle haftada on saati geçmemek üzere ücretli ders görevi verilebilir” düzenlemesi uyarınca, şartları taşıdığı gerekçesiyle özel sürücü kurslarında eğitici olabilmek için kurumundan izin talep ettiğini, ancak talebinin Türk Silahlı Kuvvetleri Sivil Orta ve Yükseköğretim Kurumlarında Ek Görevle

Öğretmen Görevlendirme Yönergesi kapsamında İdare tarafından uygun bulunmadığını belirterek, alt normların üst normlara aykırı olamayacağı hususu göz önünde bulundurularak gerekli işlemin yapılmasını ve tarafına bilgi verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Milli Savunma Bakanlığından 07/02/2019 tarihli ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, yazımıza cevaben anılan İdarenin 04/03/2019 tarihli ve sayılı yazısında özetle; 2.1. Sivas 5 inci P.Eğt.Tug.K.lığında olarak görev yapan başvuranın, 21

Mayıs 2018 tarihli dilekçesi ile 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 8’inci maddesinin 5’inci fıkrasına atıfta bulunarak sürücü kurslarında eğitim verme talebinde bulunduğu, söz konusu talebinin, personelin görevli olduğu 5’inci Piyade Eğitim Tugay

Komutanlığı tarafından yapılan değerlendirme neticesinde ilgi TSK Sivil Orta ve

Yükseköğretim Kurumlarında Ek Görevle Öğretmen Görevlendirme Yönergesinin ikinci

bölümünün 3’üncü maddesi c fıkrasındaki “TSK mensubu personelin, özel orta ve yükseköğretim kurumları ile özel dershanelerde ders vermelerine ve görev almalarına müsaade edilmez.” hükmü gereği uygun olmadığı gerekçesiyle reddedildiği, 2.2. Söz konusu hükmün emredici nitelikte olduğu, idareye konuyla ilgili takdir yetkisi vermediği, personelin eğitici olma talebinde bulunduğu özel sürücü kurslarının da bu fıkra hükmü kapsamında olduğu değerlendirildiğinden birlik komutanlığı tarafından yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığının değerlendirildiği, 2.3. Kara Kuvvetleri Personel Başkanlığı kayıtlarına göre; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları

Kanununun 8’inci maddesinin 5’inci fıkrası kapsamında, özel öğretim kurumlarında eğiticilik yapmak için izin verilen herhangi bir sivil memurun bulunmadığı, Belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 1982 Anayasasının 74’üncü maddesi: “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun “Kapsam” başlıklı 1’inci maddesi: “Bu Kanun, Türk Silâhlı Kuvvetlerine mensup subaylar ve astsubaylara uygulanır.

Türk Silâhlı Kuvvetlerinde görevli diğer asker ve sivil kişiler kendi özel kanunlarına tabidirler.”, 6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı” başlıklı 28’inci maddesi: “Memurlar Türk Ticaret Kanununa göre (Tacir)

veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar. (Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler hariç)….

Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri ile özel kanunlarda belirtilen görevler bu yasaklamanın dışındadır…”, 7. 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun; 7.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesi: “Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak malî destek ve bu kurumların eğitim-

öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir.”,

7.2. “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinin (i) fıkrası: “Motorlu taşıt sürücüleri kursu:

Motorlu taşıt sürücüsü yetiştirerek sınav sonucu sertifika veren ve trafikle ilgili eğitim-öğretim yaptıran özel öğretim kurumlarını,…ifade eder.”,

7.3. “Kurumlarda çalıştırılacak personel” başlıklı 8’inci maddesinin birinci fıkrası:

“Kurumların eğitim-öğretim ve yönetim hizmetlerinin, asıl görevi bu kurumlarda olan yönetici ve eğitim-öğretim elemanları ile yürütülmesi esastır.”, 7.4. Beşinci fıkrası: “Uzman öğretici, usta öğretici ve öğretmenlik yapma nitelik ve şartlarını taşıyan diğer Devlet memurlarına, ilgili birimlerin izniyle haftada on saati geçmemek üzere ücretli ders görevi verilebilir.”, 7.5. Yine aynı maddenin sekizinci fıkrası: “Gerekli şartları taşıyan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler için valilikçe çalışma izni düzenlenir. Çalışma izninin iptali yine valilikçe yapılır.”, 8. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 26’ncı maddesi: “Ortaöğretim; ilköğretime dayalı dört yıllık zorunlu örgün veya yaygın öğrenim veren genel, mesleki ve teknik öğretim kurumları ile mesleki eğitim merkezlerinin tümünü kapsar.”, 9. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi: “Yükseköğretim: Milli eğitim sistemi içinde, ortaöğretime dayalı, en az dört yarıyılı kapsayan her kademedeki eğitim – öğretimin tümüdür.”, 10. 21/10/2009 tarihli ve 27383 sayılı Resmi Gazete yayımlanan (Mülga) Milli Eğitim

Bakanlığı Özel Dershaneler Yönetmeliğinin 4’üncü maddesinin birinci fıkrası: “Bu

Yönetmelikte geçen;… b) Dershane: Öğrencileri; bir üst okulun veya yüksek öğretime giriş sınavlarına hazırlamak, istedikleri derslerde yetiştirmek ve bilgi düzeylerini yükseltmek amacıyla faaliyet gösteren özel öğretim kurumlarını,… ifade eder.”, 11. Türk Silahlı Kuvvetleri Sivil Orta ve Yükseköğretim Kurumlarında Ek Görevle

Öğretmen Görevlendirme Yönergesinin; 11.1. Birinci Bölümünün “AMAÇ” başlıklı 1’inci maddesi: “Bu Yönergenin amacı: sivil orta ve yükseköğretim kurumlarında ek görevle öğretmenlik yapmak üzere görevlendirilecek subay, astsubaylar ile TSK bünyesinde görevli sivil öğretmenler ve sivil memurların tabi olacakları yükümlülükler ile bu konudaki usul ve prensipleri açıklamaktır. Milli Güvenlik

Bilgisi Öğretimi Yönetmeliği gereğince, Milli Güvenlik Bilgisi Dersi için yapılan görevlendirmelere bu Yönerge kapsamında değildir.”, 11.2. “KAPSAM” başlıklı 2’nci maddesi: “Bu Yönerge: orta ve yükseköğretim kurumlarında ek görevle öğretmenlik yapmak üzere görevlendirilecek personel ile söz konusu personelin emrinde görev icra ettikleri Komutanlıkları kapsar.”,

11.3. “YETKİ VE SORUMLULUK” başlıklı 5’inci maddesinin (g) bendi: “Diğer birlik, kurum ve karargahlardaki personele, personelin görevli olduğu birlik, kurum veya karargâhın bağlı bulunduğu asgari tugay bölge veya eşiti seviyedeki Komutanlık tarafından izin verilir.”, 11.4. İkinci Bölümünün Orta Ve Yükseköğretim Kurumlarında Ek Görevle Öğretmen

Görevlendirme Esasları Başlıklı “GENEL” başlıklı 1’inci maddesi: “Türk Silâhlı

Kuvvetleri mensubu subay ve astsubay personel ile TSK bünyesinde görevi sivil öğretmenler ve sivil memurların, sivil ortaöğretim kurumlarında, İl/İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin ihtiyaç duyulan personelin niteliklerini belirten ya da doğrudan isme yapacakları istekleri üzerine; yükseköğretim kurumlarında ise rektörlüklerin ihtiyaç duyulan personelin niteliklerini belirten ya da doğrudan isme yapacakları istekleri üzerine ek görevle ders vermelerine müsaade edilebilir.” 11.5. “DİĞER ESASLAR” başlıklı 3’üncü maddesinin (c) bendi: “TSK mensubu personelin, özel orta ve yükseköğretim kurumları ile özel dershanelerde ders vermelerine ve görev almalarına müsaade edilmez.”, 11.6. Yine Yönergenin “TANIMLAR” başlıklı EKİ’nde “Ortaöğretim Kurumları” ile

“Yükseköğretim Kurumları”: “(ç) Ortaöğretim Kurumları: İlk öğretime dayalı, en az üç yıllık öğrenim veren genel, mesleki ve teknik öğretim kurumlarının tümünü kapsar.

(d) Yükseköğretim Kurumları: Yükseköğretim Kurumu müfredatına bağlı resmi devlet üniversiteleri ile vakıf üniversitelerine bağlı ileri teknoloji enstitüleri ve bunların bünyesinde yer alan fakülteler, enstitüler, yüksek okullar, konservatuarlar, araştırma ve uygulama merkezleri ile bir üniversite veya ileri teknoloji enstitüsüne bağlı meslek yüksek okulları ile bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne bağlı olmaksızın ve kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından kurulan meslek yüksek okullarıdır.”, Şeklindedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

12. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın izin talebinin yerine getirilmesi için İdare tarafından işlem tesis edilmesi yönünde hazırlanan

Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran; TSK bünyesinde, 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununa tabi olarak görev yaptığını, 5580 sayılı Özel Öğretim

Kurumları Kanununun 8’inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında, motorlu taşıt sürücü kursunda usta öğretici olarak görev yapmak için Kurumundan izin talep ettiğini, ancak Türk

Silahlı Kuvvetleri Sivil Orta ve Yükseköğretim Kurumlarında Ek Görevle Öğretmen

Görevlendirme Yönergesi gerekçe gösterilerek bu talebinin reddedildiğini belirtmektedir.

14. 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun kapsamının belirlendiği birinci maddede, söz konusu Kanunun TSK mensubu subaylar ve astsubaylara uygulanacağı düzenlemiş, bunun dışında yine TSK bünyesinde görevli diğer asker ve sivil kişilerin kendi özel

kanunlarına tabi olacağı belirtilmiştir. Buna göre, TSK bünyesinde olarak görev yapan başvuranla ilgili bir değerlendirme yapılması için 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa bakılması alınması gerekmektedir.

15. 657 sayılı Kanunun 28’inci maddesiyle devlet memurlarının, ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunması yasaklanmıştır. Yani devlet memurlarının, tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek herhangi bir faaliyette bulunmaları, ticaret ve sanayi şirketlerinde görev almaları, mesleki faaliyette bulunmak üzere gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir işyerinde veya vakıf üniversitesinde çalışmaları, değinilen madde uyarınca yasak fiiller arasında sayılmıştır. Ancak anılan maddede bir istisna getirilerek memurların, özel kanunlarda belirtilen görevlerde bulunmaları bu yasaklamanın dışında tutulmuştur.

16. 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ile özel öğretim kurumlarının çalışma usul ve esasları düzenlemiştir. Kanunun 2’nci maddesinde, özel öğretim kursları tanımı içerisine nelerin girdiği sayılmıştır. Bu çerçevede, motorlu taşıt sürücüleri kursları da özel öğretim kurumları arasında yer almıştır. Kanuna göre, özel öğretim kurumlarının eğitim, öğretim ve yönetim hizmetlerinin, asıl görevi bu kurumlarda olan yönetici ve eğitim-öğretim elemanları tarafından yürütülmesi esas tutulmuştur. Ancak Kanunun 8’inci maddesinin 5’inci fıkrasıyla; uzman öğretici, usta öğretici ve öğretmenlik yapma nitelik ve şartlarını taşıması kaydıyla diğer

Devlet memurlarına da ücretli ders görevi verilmesi noktasında bir hak tanınmıştır. Söz konusu bu hak, yukarıda bahsedilen 657 sayılı Kanunun 28’inci maddesinde belirtilen devlet memurlarının ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyette bulunma yasağının bir istisnası kapsamındadır.

17. Somut olayda başvuranın, motorlu taşıt sürücü kurslarında eğitici olarak görev yapma talebinin İdare tarafından, Türk Silahlı Kuvvetleri Sivil Orta ve Yükseköğretim Kurumlarında

Ek Görevle Öğretmen Görevlendirme Yönergesi gerekçe gösterilerek reddedildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu iç düzenlemeye bakıldığında; subay, astsubaylar ile TSK bünyesinde görevli sivil öğretmenler ve sivil memurların, sivil orta ve yükseköğretim kurumlarında, ek görevle öğretmenlik yapmak üzere görevlendirilmeleri durumunda tabi olacakları yükümlülükler ile bu konudaki usul ve prensiplerin belirlenmesinin amaçlandığı ve kapsamının orta ve yükseköğretim kurumlarında ek görevle öğretmenlik yapmak üzere görevlendirilecek personel ile sınırlandırıldığı görülmektedir. Öte yandan yönergenin ikinci bölümünün 1’inci maddesiyle; belirtilen personellerin “sivil ortaöğretim kurumlarından” veya

“yükseköğretim kurumlarından” ek ders vermeleri için gelecek taleplerde, personele izin verilmesi noktasında İdareye bir takdir hakkı tanınmıştır. Bununla birlikte, yine yönergenin ikinci bölümünün 3’üncü maddesinin (c) fıkrasında, personel arasında herhangi bir ayrım yapılmayarak TSK mensubu personelin, “özel orta ve yükseköğretim kurumları” ile “özel dershanelerde” ders vermelerine ve görev almalarına izin verilmeyeceği açıkça düzenlenmiştir.

Bu noktada, bazı kavramların ne anlama geldiğine bakmanın, konunun açıklığa kavuşturulması açısından faydalı olacağı değerlendirilmektedir.

18. “Ortaöğretim” 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununa göre; ilköğretime dayalı dört yıllık zorunlu örgün veya yaygın öğrenim veren genel, mesleki ve teknik öğretim kurumları ile

mesleki eğitim merkezlerinin tümü şeklinde tanımlanmıştır. “Yükseköğretim” 2547 sayılı

Yükseköğretim Kanununa göre; milli eğitim sistemi içinde, ortaöğretime dayalı, en az dört yarıyılı kapsayan her kademedeki eğitim-öğretimin tümü olarak tanımlanmıştır. Yine

“Dershane” 21/10/2009 tarihli ve 27383 sayılı Resmi Gazete yayımlanan (Mülga) Milli Eğitim

Bakanlığı Özel Dershaneler Yönetmeliğine göre; öğrencileri; bir üst okulun veya yükseköğretime giriş sınavlarına hazırlamak, istedikleri derslerde yetiştirmek ve bilgi düzeylerini yükseltmek amacıyla faaliyet gösteren özel öğretim kurumları şeklinde ifade edilmiştir. “Motorlu taşıt sürücüleri kursu” ise 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununa göre; motorlu taşıt sürücüsü yetiştirerek sınav sonucu sertifika veren ve trafikle ilgili eğitimöğretim yaptıran özel öğretim kurumu olarak tanımlanmıştır. Benzer şekilde, Türk Silahlı

Kuvvetleri Sivil Orta ve Yükseköğretim Kurumlarında Ek Görevle Öğretmen Görevlendirme

Yönergesinde de “ortaöğretim kurumu” ile “yükseköğretim kurumu”nun tanımına yer verilmiştir.

19. Bu çerçevede somut olaya bakıldığında; başvuranın talebinin İdare tarafından reddedilmesinin gerekçesini oluşturan ilgili Yönergenin 3’üncü maddesinin (c) fıkrasında geçen “özel orta ve yükseköğretim kurumları” ile “özel dershanelerde” kavramlarının “motorlu taşıt sürücüleri kursu” kavramını kapsamayacağı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; “motorlu taşıt sürücüleri kursu” anılan Yönergede geçen “özel dershane” gibi 5580 sayılı Kanunda sayılan özel öğretim kurumlarından sadece bir tanesini oluşturmaktadır. Ayrıca, “özel ortaöğretim kurumu” veya “yükseköğretim kurumu” içerisine de girmemektedir. Dolayısıyla İdarenin iddia ettiğinin aksine, başvuranın eğitim vermek için talepte bulunduğu eğitim kurumunun bahse konu yönergenin ilgili hükmü kapsamına girmeyeceği açıktır.

20. Bilindiği üzere takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir (Halil Kalabalık, İdare Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı Ve

Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997).

21. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur. Ancak, idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. Bu doğrultuda idare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır (Prof. Dr. Şeref Gözübüyük, “Yönetim Hukuku”, Eylül/1991 s.204).

22. Başvuruya konu somut olayda İdare, söz konusu Yönergenin 3’üncü maddesinin (c)

fıkrasında yer alan hükmün emredici nitelikte olduğunu ve idareye takdir hakkı tanımadığını öne sürmektedir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere söz konusu düzenleme tam olarak başvuranın durumunu karşılamamaktadır. Yine, anılan Yönergede somut olaya uygun bir hüküm bulunduğu kabul edilse bile üst normda yer alan bir hükme aykırı olarak alt norma hüküm koyulmasının normlar hiyerarşisine aykırılık teşkil edeceği çok açık bir durumdur. Bu açıklamalar çerçevesinde somut olaya bakıldığında, İdarenin bahsedilen hususları gözetecek şekilde takdir yetkisini kullanması gerekirken bunu yapmadığı ve söz konusu mevzuat hükmünü yanlış yorumladığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, İdare tarafından başvuranın talebinin bahse konu Yönergeden bağımsız olarak yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaati oluşmuştur.

23. Diğer taraftan, benzer konuda Devlet Personel Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı onaylı

Motorlu Taşıt Sürücüleri Trafik ve Çevre Öğreticiliği ile Motorlu Taşıt Sürücüleri Direksiyon

Eğitimi Öğreticiliği sertifikalarına sahip (…..) İlçe Seçmen Kütük Bürosunda zabıt katibi olarak görev yapan bir personelin, özel sürücü kurslarında ücret karşılığında ders verip veremeyeceğiyle ilgili olarak verdiği görüşte; 657 sayılı Kanun ve 5580 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine atıfla söz konusu personelin uzman öğretici, usta öğretici veya öğretmenlik yapma nitelik ve şartlarına sahip olması kaydıyla, Kurumun izni ile özel öğretim kurumlarında veya halk eğitim merkezlerinde mesai saatleri dışında haftada on saati geçmemek üzere ders verebileceği şeklinde bir değerlendirilmede bulunmuştur (DPB, 02/11/2016-6424). Buradan da görüleceği üzere, Kurumun izni ile mesai saatleri dışında, sürücü kurslarında ders vermenin mümkün olduğu açıkça anlaşılmaktadır.

24. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 8’inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında, başvuranın motorlu taşıt sürücü kurslarında görev alması yönündeki talebinin, Türk Silahlı Kuvvetleri Sivil Orta ve Yükseköğretim

Kurumlarında Ek Görevle Öğretmen Görevlendirme Yönergesi hükümleri gerekçe gösterilerek reddedilmesi yönündeki İdarenin işleminde, takdir yetkisinin kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun kullanılmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 25. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

26. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Sivas

İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULUNE; Başvuranın izin talebini; yasanın koyduğu sınırlar çerçevesinde, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak yeniden değerlendirmesi yönünde MİLLİ SAVUNMA

BAKANLIĞINA TAVSİYEDE bulunulmasına, Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, MİLLİ SAVUNMA

BAKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi