|
ÖZET: Başvuru, şikayetçinin TTNET A.Ş.’nin kendisini haksız yere pahalı bir internet paketine abone yaptığını ve aboneliğini iptal etmek istediğinde yüksek bir bedel talep edildiğini iddia etmesi üzerine yapılmıştır. Şikayetçi, BTK’nın işletmecinin usulsüzlüklerini göz ardı ettiğini ve kendisini haksız bulduğunu belirtmektedir. Ayrıca, abonelik sözleşmesinin yasal süresi içinde kendisine iletilmediğini, bu nedenle iptal talebinin geçerli olduğunu ve talep edilen indirim bedelinin hukuka aykırı olduğunu savunmaktadır.
BTK, şikayetçinin talebini inceleyerek, TTNET A.Ş.’nin sunduğu hizmetin geçmiş kullanım alışkanlıklarına göre belirlendiğini ve şikayetçinin sesli onayıyla taahhütlü abonelik oluşturulduğunu ifade etmiştir. İlgili mevzuat gereği, taahhütlü aboneliklerin süresinden önce iptal edilmesi durumunda, işletmecinin sağladığı indirimlerin geri talep edilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda, şikayetçinin talep ettiği bedelin yasal dayanağı olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, BTK’nın işlemlerinde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir ve şikayetçinin talepleri reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine karar vermiş ve bu kararın ilgili taraflara tebliğ edilmesini sağlamıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/6319-S.21.10190
BAŞVURU NO : 2020/99602
KARAR TARİHİ : 20/04/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU
BAŞVURUNUN KONUSU : Şikayetçinin, BTK’nın, işletmecinin usule aykırı davranışlarını görmezden geldiğine ve olayın esasını incelemeden kendisini haksız gördüğüne ilişkin iddiaları ve bu kapsamda talepleri hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 04/11/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikayetçi, TTNET A.Ş.’nin kampanya ve fırsatlar hakkında eksik bilgilendirme yaparak 03/04/2020 tarihinde kendisini pahalı ve kullanışsız bir pakete abone yaptığını, bu durumun Birleşmiş Milletler Tüketici
Hakları Beyannamesinin Tüketicinin Bilgilendirilme Hakkını ihlali niteliğinde olduğunu, bu durumu fark edince müşteri hizmetlerini arayarak daha makul fiyata sahip olan 50 mbps hızlı internete geçmek istediğini, farklı kampanya olduğu belirtilerek geçiş yapamayacağının söylendiğini ve bu (50 mbps) internet paketi için 187,90TL gibi fahiş bir fiyat söylendiğini, 15/05/2020 tarihinde yaptığı görüşmede aboneliğini iptal ettirirse 424TL ödeyeceğinin söylendiğini, 30/05/2020 tarihinde aboneliğini iptal ettirme talebinde bulunduğunu, kendisine yaklaşık 500 TL tutarında bir bedel yansıtılacağının ifade edildiğini, kendisinin de abonelik sözleşmesinin e-mail ile tarafına gönderilmesini talep ettiğini, kendisine sistemde adına kayıtlı bir sözleşme düzenlenmediğinin söylendiğini, yasal olarak tarafına zorunlu olarak iletilmesi gereken abonelik sözleşmesi ve taahhütnamenin yazılı bir örneğinin yasal süresi içerisinde kendisine iletilmediği için aboneliğini iptal ettirdiğini, bu iptal sonrasında “indirim bedeli iadesi” adı altında kendisinden 462,68TL ücret talep edildiğini, böyle bir bedelin aşağıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca kendisinden istenemeyeceğini,
6502 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında “Tüketici, belirsiz süreli veya süresi bir yıldan
daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman feshetme hakkına sahiptir.” düzenlemesine yer verdiğini, bu düzenleme uyarınca 12 aydan uzun sözleşmelerde cezai şart konulamayacağını, 12 aydan kısa sözleşmelerde ise ceza şart öngörülebileceğini, kendisi ile yapıldığı iddia edilen sözleşme süresinin 12 ayı geçmesine rağmen
kanunun açık hükmüne aykırı olarak tarafından cezai şart niteliğinde ödeme yapılmasının istendiğini, ilgili işletmenin söz konusu bedelin “ceza” olmadığı ve “indirimin geri alınması” olduğunu ifade ettiğini, BTK’nın da Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliğinin 16 ncı maddesi uyarınca ilgili işletmeyi haklı bulduğunu, fakat söz konusu Yönetmelik hükmünün 12 ay ve daha kısa süreli sözleşmeler için geçerli olduğunu, ayrıca yönetmeliklerin kanunlara aykırı hükümler taşıyamayacağından söz konusu Yönetmelik hükmünün 6502 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin 4 üncü fıkrasına aykırı olarak yorumlanamayacağını, İlgili işletmelerin, zamanından önce sözleşmeyi fesih eden tüketiciye “yaptığım indirimleri geri alırım” şeklinde ceza öne sürdüğünü, bunu da sözleşmenin iptali koşuluna bağladığını, bu koşulun 6098 sayılı Türk
Borçlar Kanundaki “ceza koşulu” diğer adıyla “cezai şart” kavramına uyduğunu, “cayma bedeli”, “indirimlerin geri alınması” vb. isimler altında tüketiciden alınan bedellerin tüketici için maddi külfet oluşturduğunu, söz konusu adlar (indirimlerin tüketiciden geri alınması vb.) altındaki uygulamaların 6502 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin 4 üncü fıkrası ve Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliğinin 22 nci maddesi ile tüketicilere sağlanan tüketicilerin fesih etme hakkını engelleyen veya zorlaştıran ağır koşullar oluşturduğunu, bu uygulamanın aynı zamanda 6502 sayılı Kanunun 62 ncı maddesindeki “Haksız ticari uygulamalar” kapsamına girdiğini, Ayrıca Tüketici Hakları Yönetmeliği`nin 7 nci maddesinde; abonelik sözleşmesinin, elle atılan imza ve güvenli elektronik imza ile yapılabileceğini ve abonelik sözleşmelerinin bir nüshasının aboneye verileceğini hükme bağladığını, kendisiyle yapıldığı iddia edilen abonelik sözleşmesinin ses yoluyla yapıldığını, sesli olarak abonelik sözleşmesi yapılamayacağını ve/veya taahhütname alınamayacağını, taahhütnamenin abonelik sözleşmesinin ayrılmaz parçası olduğunu, kendisi ile yapılan abonelik sözleşmesi geçersiz olduğu için taahhütnamenin de geçersiz olduğunu, ayrıca Abonelik Sözleşmesi Yönetmeliğinin 15 inci maddesinin 3 üncü fıkrası hükmü uyarınca (03/04/2020 tarihinden itibaren) 14 gün içinde tarafına taahhütname örneğinin yazılı ya da kalıcı veri saklayıcısı ile iletmesi gerektiği halde kendisine abonelik sözleşmesi ve taahhütname örneğinin iletilmediğini, tüm bu nedenlerle abonelik sözleşmesi ve taahhütname geçersiz olduğu için ilgili şirket tarafından kendisinden indirim bedeli adı altında istenen bedelin de kanuni bir dayanağının bulunmadığını ve bu nedenle de haksız olduğunu, ayrıca ilgili şirketin ilgili mevzuata hükümleri uyarınca kendisinden güncel kimlik fotokopisini temin etmek zorunda olmasına rağmen bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, BTK’nın, işletmecinin yukarıda anlattığı usule aykırı davranışlarını görmezden geldiğini ve olayın esasını incelemeden kendisini haksız gördüğünü iddia ederek, TTNET A.Ş.’ye ödediği (462,68TL) bedelin iadesini, BTK’nın konuyla ilgili haksız olduğunun tespitini, 6502 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında yapılan düzenlemenin bir gereği olarak işletmecilerin 12 aydan uzun sözleşmelerde cayma bedeli, indirimlerin geri alınması vb.
isimler adı altında tüketiciden para almasını engelleyen daha sıkı tedbirler alınmasını, bu yükümlüğe uymayan işletmelere ceza kesilmesini talep etmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 28/12/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;
2.1. ait başvuruda özetle; TTNET AŞ.’nin kampanya ve fırsatlar hakkında eksik bilgilendirme yapması suretiyle 03/04/2020 tarihinde pahalı ve kullanışsız bir pakete abone olduğu, bu
durumu fark edince müşteri hizmetlerini arayarak daha makul fiyata sahip olan 50 mbps hızlı internet hizmetine geçmek istediği, ancak farklı kampanya olduğu belirtilerek geçiş yapılamayacağının kendisine bildirildiği ve bu (50 mbps) internet paketi için 187.90 TL gibi yüksek bir fiyat teklifinde bulunulduğu, 15/05/2020 tarihinde yaptığı görüşmede aboneliğini iptal etmek istediğinde 424 TL ödemesi gerektiği bilgisinin verildiği, 30.05.2020 tarihinde aboneliğini iptal ettirme talebinde bulunduğu, kendisine çıkacak bedelin 500 TL civarında tam olarak belirtemeyecekleri bir meblağ olduğunun ifade edildiğinden bahisle, kendisinin abonelik sözleşmesinin e-posta ile tarafına gönderilmesini talep ettiği ancak kendisine sistemde adına kayıtlı bir sözleşme düzenlenmediğinin söylendiği, yasal olarak tarafına zorunlu olarak iletilmesi gereken abonelik sözleşmesi örneğinin yasal süresi içerisinde iletilmediği için aboneliğini iptal ettirdiği, bu iptal sonrasında indirim bedeli iadesi adı altında kendisinden ücret talep edildiği iddia edilmekte olup, iptal nedeniyle ödenmiş olan tutarın iadesinin talep edildiği görüldüğünü,
2.2. Konunun Kurumlarınca detaylı olarak incelenebilmesini temini için ilgili işletmeciden gerekli bilgi, belge ve açıklamalar talep edildiği, işletmeciden alınan cevabi yazıda özetle;
2.2.1. İlgilinin aboneliğin 30/09/2006 tarihinde başlamış olduğu, ayrıca abonenin 14/07/2008 tarihinde statik IP hizmetinden faydalanmaya başladığı, internet hattının bağlı olduğu numaralı sabit telefon aboneliğinin Toptan Hat Kiralama’ya geçişinin ise 30/03/2016 tarihinde yapılan başvuru üzerine 31/03/2016 tarihinde sağlandığı,
2.2.2. Abonenin; Telekom Müdürlüğü kanalı üzerinden 02/04/2018 tarihinde internet aboneliği için, 24 ay taahhütlü Ev Telefonu Olana 24 Ay İndirim Kampanyasına Ultranet Limitsiz (16 mbps’ye kadar) 100GB
AKN tarifesi üzerinden, Toptan Hat Kiralama aboneliği için 24 ay taahhütlü Alo 24 Ay 250 Dakika Ücretsiz
Kampanyasına Alo 250 Paketi üzerinden katılım sağladığı, 16/04/2018 tarihinde ise mevcut internet kampanyasını değiştirmeden Hipernet Limitsiz (35 mbps’ye kadar) 100GB AKN tarifesine geçiş yaptığı,
2.2.3. 03/04/2020 tarihinde aboneye yapılan arama ile internet aboneliği için 25 ay taahhütlü İlk Ay Bizden
Devam Kampanyasına Hipernet Full Limitsiz (24 mbps’ye kadar) tarifesinin telefon aboneliği için ise mevcut kampanya kapsamında Konuştukça Öde paketinin tanımlandığı,
2.2.4. 100 TL üzeri 115 TL’lik (35 mbps) teklifleri yüksek bulan aboneye, kullanımı kapsamında kotalı paketlerinde uygun olmaması nedeniyle, kullanım ve ücret beklentisi göz önüne alınarak 100 TL civarında (24 mbps) limitsiz bir paket sunulduğu, abonenin onayı doğrultusunda da tanımlaması yapıldığı, abonenin şikâyetine konu durum, abonenin ilgili kampanyanın tanımlanması anındaki ücret beklentilerinden, daha sonra vazgeçmesi ve daha yüksek ücretli 50 mbps’lik başka bir teklifteki pakete geçmek istemesi nedeniyle gerçekleştirildiği,
2.2.5. Hipernet Full Limitsiz (24 mbps’ye kadar) paketinin yürürlükteki ücreti 270,00 TL iken, söz konusu kampanya kapsamında ilk ay ücretsiz, kalan 24 ay ise 175,10 TL indirimle 94,90 TL olarak faturalandırıldığı, yine Toptan Hat Kiralama’nın aylık sabit erişim ücreti 20,00 TL iken, bu kampanya kapsamında ilk ay ücretsiz, kalan 24 ay süre ile 10,00 TL İndirimle aylık 10,00 TL olarak faturalandırıldığı ve Statik IP hizmetinin aylık ücreti ise 24,90 TL olup ayrıca faturaya yansıtıldığı,
2.2.6. Kampanya iptal bedeli (cayma bedeli) olarak, 03/04/2020-30/04/2020 için 270,00 TL paket ücreti üzerinden yapılan hesaplamada 252,00 TL internete yapılan indirim, 01/05/2020-03/05/2020 için 270,00
TL paket ücreti üzerinden yapılan hesaplamada 17,41 TL internete yapılan indirim, 03/05/2020-31/05/2020 için 175,10 TL indirim miktarı üzerinden yapılan hesaplamada 163,80 TL internete yapılan indirim,
03/04/2020-30/04/2020 için 20,00 TL paket ücreti üzerinden yapılan hesaplamada 18,66 TL Toptan Hat
Kiralamaya yapılan indirim, 01/05/2020-03/05/2020 için 20,00 TL paket ücreti üzerinden yapılan hesaplamada 1,33 TL Toptan Hat Kiralama’ya yapılan indirim, 03.05.2020-31.05.2020 için 10,00 TL indirim miktarı üzerinden yapılan hesaplamada 9,35 TL Toptan Hat Kiralamaya yapılan indirim kalemlerinden oluştuğunun ifade edildiği,
2.3. Yukarıda yer verilen ilgili işletmecinin cevabi yazısı ve ekleri Kurumlarının mevzuat hükümleri kapsamında incelendiğinde; şikayetçiye tanımlanan Hipernet Full Limitsiz (24 mbps’ye Kadar) tarifesinin, abonenin geçmiş kullanım alışkanlıklarına ve abonenin müşteri hizmetleri temsilcisi ile yaptığı görüşmede belirttiği ücret beklentisine bakılarak teklif edildiği ve abonenin sesli onayı doğrultusunda da tanımlamanın yapıldığı ve aboneliğin taahhüt süresi öncesinde iptal edilmesi nedeniyle cayma bedeli yansıtıldığı anlaşıldığı hususlarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. …
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 05/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunun,
5.1. “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “(1) Bu Kanunda geçen; a) Abone: Bir işletmeci ile elektronik haberleşme hizmetinin sunumuna yönelik olarak yapılan bir sözleşmeye taraf olan gerçek ya da tüzel kişiyi, b) Abonelik sözleşmesi: İşletmeci ile abone arasında akdedilen ve işletmecinin bir bedel karşılığında dönemsel ya da sürekli olarak bir hizmeti yerine getirmeyi veya mal teminini üstlendiği ya da her ikisini birden kapsayan sözleşmeyi, … z) İşletmeci: Yetkilendirme çerçevesinde elektronik haberleşme hizmeti sunan ve/veya elektronik haberleşme şebekesi sağlayan ve alt yapısını işleten şirketi, … nn) Tarife: İşletmecilerin, elektronik haberleşme hizmetinin sunulması karşılığında kullanıcılardan farklı adlar altında alabilecekleri ücretleri içeren cetveli, … ifade eder.”,
5.2. “Tariflerin düzenlenmesi” başlıklı 13 üncü maddesinde; “(1) Tarife; abonman ücreti, sabit ücret, konuşma ücreti, hat kirası ve benzeri değişik ücret kalemlerinden birisi veya birkaçı olarak tespit edilebilir.
(2) Her türlü elektronik haberleşme hizmetinin sunulması karşılığında uygulanacak tarifeler aşağıdaki hükümlere tabidir: a) İşletmeciler, uygulayacakları tarifeleri, ilgili mevzuat ve Kurum düzenlemelerine aykırı olmayacak şekilde serbestçe belirlerler. b) İşletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi halinde Kurum, tarifelerin onaylanması, izlenmesi ve denetlenmesine ilişkin yöntemleri ve tarifelerin alt ve üst sınırları ile bunların uygulama usul ve esaslarını belirleyebilir. c)
İşletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi halinde; Kurum, fiyat sıkıştırması, yıkıcı fiyatlandırma gibi rekabeti engelleyici tarifelerin önlenmesi için gerekli düzenlemeleri yapar ve uygulamaları denetler. …”,
5.3. “Tarifelerin düzenlenmesine ilişkin ilkeler” başlıklı 14 üncü maddesinde; “(1) Kurum, her türlü elektronik haberleşme hizmetinin sunulması karşılığında uygulanacak tarifelere ilişkin düzenlemeleri yaparken, aşağıdaki ilkeleri göz önünde bulundurur: a) Kullanıcıların makul bir ücret karşılığında elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanmasını sağlayacak uygulamaların teşvik edilmesi. … g)
Tüketici menfaatinin gözetilmesi. ğ) Tüketicilerin tarifelere ilişkin hususları bilmesinin sağlanması. …”,
5.4. “Tüketicinin ve son kullanıcının korunması” başlıklı 48 inci maddesinde; “(1) Kurum, elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketici ve son kullanıcıların, hizmetlere eşit koşullarda erişebilmelerine ve hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usul ve esasları belirler.”,
5.5. “Şeffaflığın sağlanması ve bilgilendirme” başlıklı 49 uncu maddesinde; “(1) Kurum, son kullanıcı ve tüketicilerin azami faydayı elde edebilmeleri ve hizmetlerin şeffaflık ilkesine uygun olarak sunulabilmesi için hizmet seçenekleri, hizmet kalitesi, tarifeler ile tarife paketlerinin yayımlanmasına ve benzer hususlarda abonelerin bilgilendirilmesine yönelik olarak işletmecilere yükümlülükler getirebilir. (2)
İşletmeciler, özellikle hizmetler arasında seçim yapılırken ve abonelik sözleşmesi kurulurken tüketicilerin karar vermelerinde etkili olabilecek hususlar ile dürüstlük kuralı gereğince bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendirir. …”,
5.6. Abonelik sözleşmeleri” başlıklı 50 nci maddesinde; “(1) Tüketiciler, elektronik haberleşme hizmetine abone olurken bu hizmeti sağlayan işletmeciyle sözleşme yapma hakkına sahiptir. Sözleşme; yazılı olarak veya elektronik ortamda kurulur. Elektronik ortamda kurulacak sözleşmelerde, başvuru sahibinin kimliğinin doğrulanmasına imkân verecek şekilde, Kurum tarafından belirlenecek yöntemler kullanılır ve bunlara ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir. Abonelik sözleşmelerinde asgari olarak elektronik haberleşme hizmeti sağlayan işletmecinin adı ve adresi, sunulacak hizmetler, teklif edilen hizmet kalitesi seviyeleri ve ilk bağlantının gerçekleştirilebilme süresi, sunulacak bakım ve onarım hizmetlerinin çeşitleri, uygulanacak tarifelerin içeriği ve tarifelerdeki değişiklikler hakkında güncel bilgilerin hangi yollardan öğrenilebileceği, sözleşmenin süresi, sona ermesi ve yenilenmesine ilişkin koşullar, işletmecinin kusurundan kaynaklanan nedenlerle sözleşmede belirtilen hizmet kalite seviyesinin sağlanamaması halinde tazminat ya da geri ödemeye ilişkin işlem, abone ile işletmeci arasında uzlaşmazlık çıkması halinde uygulanacak çözüm yöntemleri gibi bilgilere yer verilir. (2) Kurum, re’sen veya şikayet üzerine abonelik sözleşmelerini işletmecilerden isteyebilir, inceler ve değiştirilmesi uygun görülen hususları işletmeciye bildirir. İşletmeciler Kurum düzenlemelerine uygun olarak gerekli değişiklikleri belirtilen sürede yapmakla yükümlüdür. …”,
5.7. “Denetim” başlıklı 59 uncu maddesinde; “(1) Kurum re’sen veya kendisine intikal eden ihbar veya şikayet üzerine, bu Kanunda belirlenen görevleri ile ilgili olarak elektronik haberleşme sektöründe yer alan gerçek ve tüzel kişileri denetleyebilir, denetlettirebilir. Kurum, bu Kanunun kendisine verdiği görevleri yerine getirirken gerekli gördüğü hallerde, mahallinde de inceleme ve denetim yapabilir ve/veya yaptırabilir. …”,
5.8. “Kurumun yetkisi ve idarî yaptırımlar” başlıklı 60 ıncı maddesinde; “(1) Kurum; mevzuata, kullanım hakkı ve diğer yetkilendirme şartlarına uyulmasını izleme ve denetlemeye, aykırılık halinde
işletmecilere bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde üçüne kadar idarî para cezası uygulamaya
… yetkilidir.”,
6. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun,
6.1. “Abonelik sözleşmeleri” başlıklı 52 inci maddesinde; “(1) Abonelik sözleşmesi, tüketicinin, belirli bir mal veya hizmeti sürekli veya düzenli aralıklarla edinmesini sağlayan sözleşmelerdir. (2) Yazılı veya mesafeli olarak kurulan bu sözleşmelerin bir nüshasının kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye verilmesi zorunludur. (3) Belirli süreli abonelik sözleşmelerine sözleşmenin belirlenen süre kadar uzayacağına ilişkin hükümler konulamaz; ancak abonelik sözleşmesinin kurulmasından sonra, sözleşmenin sona ereceği tarihe kadar tüketicinin talepte bulunması veya onay vermesi hâlinde abonelik sözleşmesi uzatılabilir. (4) Tüketici, belirsiz süreli veya süresi bir yıldan daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman feshetme hakkına sahiptir. Süresi bir yıldan az olan belirli süreli abonelik sözleşmesinde satıcı veya sağlayıcı tarafından sözleşme koşullarında değişiklik yapılması hâlinde de tüketici sözleşmeyi feshedebilir.
Fesih bildiriminin kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Satıcı veya sağlayıcı, abonelik sözleşmesinin feshi için sözleşmenin tesis edilmesini sağlayan yöntemden daha ağır koşullar içeren bir yöntem belirleyemez. (5) Satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin aboneliğe son verme isteğini yönetmelikle belirlenen süreler içinde yerine getirmekle yükümlüdür.
Aboneliğin belirlenen süreler içinde sona erdirilmediği durumlarda, bu sürelerin bitiminden itibaren mal veya hizmetten yararlanılmış olsa dahi, tüketiciden herhangi bir bedel talep edilemez. Satıcı veya sağlayıcı, fesih bildiriminin hüküm ifade etmesinden itibaren on beş gün içinde tüketici tarafından ödenmiş olan ücretin geri kalan kısmını kesinti yapmaksızın iade etmekle yükümlüdür. (6) Satıcı veya sağlayıcı, abonelik sözleşmesinin feshedilmesi ile ilgili bildirim ve taleplere ilişkin işlemleri yerine getirmek üzere gerekli tedbirleri almak ve gerektiğinde uygun bir sistem kurup bu sistemi kesintisiz olarak açık tutmakla yükümlüdür. …”,
6.2. “Haksız ticari uygulamalar” başlıklı 62 nci maddesinde; “(1) Bir ticari uygulamanın; mesleki özenin gereklerine uymaması ve ulaştığı ortalama tüketicinin ya da yöneldiği grubun ortalama üyesinin mal veya hizmete ilişkin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde bozması veya önemli ölçüde bozma ihtimalinin olması durumunda haksız olduğu kabul edilir. Özellikle aldatıcı veya saldırgan nitelikte olan uygulamalar ile yönetmelik ekinde yer alan uygulamalar haksız ticari uygulama olarak kabul edilir.
Tüketiciye yönelik haksız ticari uygulamalar yasaktır. …”,
7. 24/01/2015 tarihli ve 29246 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Abonelik Sözleşmeleri
Yönetmeliğinin,
7.1. “Taahhütlü abonelik” başlıklı 14 üncü maddesinde; “(1) Taahhütlü abonelikler, satıcı veya sağlayıcının, taahhütnamede belirtilen süre kadar abone kalmayı taahhüt eden tüketicilere; a) Sözleşme konusu mal veya hizmetin bedelinden indirim yapmayı, b) Sözleşme konusu malın teslimi veya hizmetin ifası ile birlikte taahhüt konusu malın mülkiyetini veya kullanım hakkını devretmeyi ya da hizmeti ifa etmeyi, taahhüt ettiği aboneliklerdir. (2) Taahhütlü aboneliklerde taahhüt süresince sözleşme ve taahhütname koşullarında tüketici aleyhine değişiklik yapılamaz.”,
7.2. “Taahhütname verme zorunluluğu” başlıklı 15 inci maddesinde; “(1) Satıcı veya sağlayıcı, ikinci fıkrada belirtilen bilgileri içeren taahhütnameyi yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye vermek zorundadır. Bu taahhütname, abonelik sözleşmesinin ayrılmaz bir parçasıdır. (2) Taahhütnamede;
taahhüdün geçerlilik süresi ile taahhüt konusu mal veya hizmetin nitelikleri, tüm vergiler dahil toplam fiyatı, indirim yapılan tarifenin taahhüt verilmeden önceki fiyatı, aylık yapılan indirim miktarı, taahhüdün süresinden önce sonlandırılması durumunda tüketicinin elde ettiği faydalara ilişkin geri ödeyeceği bedelin hesaplanma yöntemi yer almak zorundadır. (3) Taahhüdün sesli iletişim araçları kullanılmak suretiyle verilmesi durumunda, satıcı veya sağlayıcı ikinci fıkrada yer alan bilgileri tüketiciye aynı ortamda vermekle yükümlüdür. Taahhüdün sınırlı alanda ya da zamanda sunulduğu bir ortam yoluyla verilmesi durumunda ise, satıcı veya sağlayıcının taahhüt kapsamında sunulan mal veya hizmetin tüm vergiler dahil toplam fiyatı ile taahhüdün geçerlilik süresini tüketiciye aynı ortamda vermesi yeterlidir. Ancak bu durumlarda; satıcı veya sağlayıcı, birinci fıkrada yer alan yükümlülüğünü taahhüdün verilmesinden itibaren on dört gün içinde yerine getirmek zorundadır. (4) Taahhütnamede, taahhüt konusu mal veya hizmetin bedeli, aynı mal veya hizmetin taahhütsüz abonelikler kapsamında talep edilen bedelinden daha yüksek gösterilemez.”,
7.3. “Taahhütlü aboneliğin süresinden önce feshi” başlıklı 16 ncı maddesinde; “(1) Taahhütlü aboneliklerde tüketicinin süresinden önce taahhütlü aboneliğini sonlandırması halinde, satıcı veya sağlayıcının talep edeceği bedel, tüketicinin taahhüdüne son verdiği tarihe kadar tüketiciye sağlanan indirim, cihaz veya diğer faydaların bedellerinin tahsil edilmemiş kısmının toplamı ile sınırlı kalmak zorundadır. Ancak, tüketiciden taahhüt kapsamında tahsil edileceği belirlenen bedellerin henüz tahakkuk etmemiş kısmının toplamının, bu tutardan düşük olması halinde sınır değeri olarak tüketici lehine olan tutarın esas alınması zorunludur. (2) Taahhütlü aboneliklerde tüketicinin yerleşim yerinin değişmesi ve taahhüt konusu hizmetin tüketiciye yeni yerleşim yerinde aynı nitelikte sunulmasının fiilen imkansız olması durumunda, tüketici birinci fıkrada belirtilen tutarları veya herhangi bir bedeli ödemeksizin taahhütlü aboneliğini feshedebilir.”,
8. 28/10/2017 tarihli ve 30224 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik
Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliğinin,
8.1. “Abonelik sözleşmelerinin kuruluşu ve içeriği” başlıklı 7 nci maddesinde; “(1) İşletmecinin dönemsel ya da sürekli olarak bir hizmeti yerine getirmeyi veya mal teminini üstlendiği durumlarda tarafların birbirine uygun karşılıklı rızası ile abonelik sözleşmesi yapılır. Abonelik sözleşmeleri, elle atılan imza ve güvenli elektronik imza ile yapılabilir. Sözleşmenin kuruluşu ve uygulanması sürecine ilişkin tüm tedbirlerin alınmasına yönelik sorumluluk işletmecide olmak şartıyla Kurum tarafından belirlenecek usuller ile elektronik ortamda abonelik sözleşmesi akdedilebilir. Kurum abonelik sözleşmeleri ile ilgili işletmecilere ilave yükümlülükler getirebilir. …”,
8.2. “Tarife ve kampanyalar” başlıklı 11 nci maddesinde; “…. (2) İşletmeciler, tarife/kampanyalarda yapılacak değişikliği, yürürlüğe girmesinden makul bir süre öncesinde kısa mesaj, arama veya faturada belirtmek suretiyle ilgili tarife/kampanyadan faydalanmakta olan aboneye bildirmekle yükümlüdür.
İşletmeci tarife/kampanya değişikliklerini abonelerinin kolayca erişebileceği şekilde kendi internet sitesi üzerinden de duyurmakla yükümlüdür. Kampanya kapsamında, işletmecilerce taahhüt edilen edimlerde abone aleyhine değişiklik yapılamaz.”,
8.3. “Taahhütlü abonelikler” başlıklı 12 nci maddesinde; “(1) Taahhütlü aboneliklerde taahhüt süresince taahhütname koşullarında abone aleyhine değişiklik yapılamaz. (2) Taahhütnamede; taahhüdün geçerlilik süresi ile taahhüt konusu hizmet ve cihaz nitelikleri, tarifenin taahhütsüz aylık fiyatı, indirimli aylık fiyatı, cihazın bedeli ve aylık cihaz ücreti, cayma bedeline konu olabilecek diğer tüm tutarlar ve taahhüdün süresinden önce sonlandırılması durumunda abonenin ödeyeceği bedelin hesaplanma yöntemi yer almak zorundadır. (3) Taahhüdün sesli iletişim araçları kullanılmak suretiyle verilmesi durumunda,
işletmeci ikinci fıkrada yer alan bilgileri, taahhüdün verilmesinden önce aboneye aynı ortamda bildirmekle yükümlüdür. Taahhüdün kısa mesaj ile verilebilmesi için, taahhüdün verilmesinden önce tarifenin taahhütsüz ve indirimli fiyatları, cihazın bedeli ve aylık cihaz ücreti kısa mesaj ile aboneye iletilir.
Taahhüdün sesli iletişim araçları veya kısa mesaj ile verilmesi durumunda ikinci fıkrada yer alan bilgiler çevrimiçi işlem merkezi veya elektronik posta aracılığı ile yedi gün içerisinde aboneye iletilir. (4)
Taahhütnamede, taahhüt konusu hizmetin bedeli aynı hizmetin taahhütsüz abonelikler kapsamında talep edilen bedelinden daha yüksek gösterilemez. (5) Taahhüt bitiminden önce taahhüde aykırılığın oluşması halinde, işletmecinin talep edeceği bedel, taahhüde aykırılığın oluştuğu döneme kadar; aboneye sağlanan indirimler ile cihaz veya diğer faydaların bedellerinin tahsil edilmemiş kısmının toplamı ile sınırlı kalmak zorundadır. Ancak, aboneden taahhüt kapsamında, taahhüde son verilmesinden taahhüt bitimine kadar olan dönem aralığında tahsil edileceği belirlenen bedellerin henüz tahakkuk etmemiş kısmının toplamının daha düşük olması halinde, düşük olan tutar esas alınır. …”,
8.4. “Tüketici şikâyetleri çözüm mekanizması ve Kurumun yetkisi” başlıklı 18 nci maddesinde: “…
(4) Kurum, tüketici şikâyetlerinin tasnifi neticesinde belirli bir konuya ilişkin şikâyetlerin yoğunlaştığı ve şikâyet konusunun abone mağduriyetine yol açtığına kanaat getirmesi halinde, konuyu inceleyerek konu hakkında düzenleme veya denetleme yapabilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Şikâyetçi, TTNET A.Ş.’nin kendisini pahalı ve kullanışsız bir pakete abone yaptığını, başka bir pakete geçmek istediğinde tarafına fahiş bir tutar çıkarıldığını ve aboneliğini iptal ettirirse 500 TL yakın bir bedel ödeyeceğinin söylendiğini, yasal olarak tarafına zorunlu olarak iletilmesi gereken abonelik sözleşmesi ve taahhütnamenin yazılı bir örneğinin yasal süresi içerisinde kendisine iletilmediği için aboneliğini iptal ettirdiğini, bu iptal sonrasında “kampanya avantaj bedeli” adı altında kendisinden ücret talep edildiğini, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle işletmeci tarafından bir ücret talep edilemeyeceğini ve işletmeci tarafından yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu, BTK’nın, işletmecinin başvurusunda belirttiği usule aykırı davranışlarını görmezden geldiğini ve olayın esasını incelemeden kendisini haksız gördüğünü iddia ederek, TTNET A.Ş.’ye ödediği (462,68TL’lik) bedelin iadesini, BTK’nın konuyla ilgili haksız bulunmasını, 6502 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında yapılan düzenlemenin bir gereği olarak işletmecilerin 12 aydan uzun sözleşmelerde cayma bedeli, indirimlerin geri alınması vb. isimler adı altında tüketiciden para almasını engelleyen daha sıkı tedbirler alınmasını, bu yükümlüğe uymayan işletmelere ceza kesilmesini talep etmektedir.
11. İlgili İdare, konunun Kurumlarınca detaylı olarak incelenmesinin temini için ilgili işletmeciden gerekli bilgi, belge ve açıklamaların talep edildiği, ilgili işletmecinin cevabi yazısı ve eklerinin Kurumlarının mevzuat hükümleri kapsamında incelenmesi sonucunda; şikayetçiye tanımlanan Hipernet Full Limitsiz (24 mbps’ye kadar) tarifesinin, abonenin geçmiş kullanım alışkanlıklarına ve abonenin müşteri hizmetleri temsilcisi ile yaptığı görüşmede belirttiği ücret beklentisine bakılarak teklif edildiği ve abonenin sesli onayı doğrultusunda da tanımlamanın yapıldığı ve aboneliğin taahhüt süresi öncesinde iptal edilmesi nedeniyle ilgiliye cayma bedeli yansıtıldığı açıklamalarında bulunmuştur.
12. 2.2. nolu paragrafta belirtilen hususlar ve dosya kapsamında bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; şikayetçinin, Telekom Müdürlüğü kanalı üzerinden 02/04/2018 tarihinde internet aboneliği için, 24 ay taahhütlü Ev Telefonu Olana 24 Ay İndirim Kampanyasına Ultranet Limitsiz (16 mbps’ye kadar) 100GB AKN tarifesi üzerinden, Toptan Hat Kiralama aboneliği için 24 ay taahhütlü Alo
24 Ay 250 Dakika Ücretsiz Kampanyasına Alo 250 Paketi üzerinden katılım sağladığı, 16.04.2018 tarihinde
ise mevcut internet kampanyasını değiştirmeden Hipernet Limitsiz (35 mbps’ye kadar) 100GB AKN tarifesine geçiş yaptığı, 03/04/2020 tarihinde yapılan arama ile şikayetçiye internet aboneliği için 25 ay taahhütlü İlk Ay Bizden Devam Kampanyasına Hipernet Full Limitsiz (24 mbps’ye kadar) tarifesinin, telefon aboneliği için ise mevcut kampanya kapsamında Konuştukça Öde paketinin tanımlandığı tespit edilmiştir. Bu bilgilere göre; 03/04/2020 tarihinde yapılan arama uyarınca şikayetçinin 25 aylık dönem için “taahhütlü abonelik”te bulunduğu, şikayetçinin bu aboneliğini taahhüt süresinden önce iptal ettirdiği, bu kapsamda ilgili tarifeden yararlandığı yaklaşık 2 ay 7 günlük süre için kendisine
‘diğer ücret’ adı altında (kampanya avantaj bedeli olarak) 462,68 TL’lik bir bedel yansıtıldığı tespit edilmiştir.
13. Şikâyetçi, ilgili işletmecinin taahhüt süresinden önce aboneliğini iptal ettirmesi nedeniyle kendisinden hukuka aykırı olarak bir bedel tahsil ettiğini ve BTK’nın bu bedelin alınmasıyla ilgili işletmecinin usule aykırı davranışlarını görmezden geldiği iddialarında bulunduğu için öncelikle, tüketicinin süresinden önce taahhütlü aboneliğini sonlandırması halinde, tüketiciden herhangi bir bedel tahsil edilip edilemeyeceği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
14. BTK, ilgili işletme tarafından şikayetçiye yansıtılan bu tutarın cayma bedeli olduğu hususunu ifade etmiştir. Bu durum değerlendirildiğinde; taahhütlü abonelikte cayma bedeli niteliğinde bir bedelin tüketicilerden alınıp alınamayacağı hususunun ortaya konulması gerekmektedir.
15. Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliğinin, 14 üncü maddesinde; taahhütlü abonelikler, satıcı veya sağlayıcının, taahhütnamede belirtilen süre kadar abone kalmayı taahhüt eden tüketicilere; sözleşme konusu mal veya hizmetin bedelinden indirim yapmayı ve sözleşme konusu malın teslimi veya hizmetin ifası ile birlikte taahhüt konusu malın mülkiyetini veya kullanım hakkını devretmeyi ya da hizmeti ifa etmeyi, taahhüt ettiği abonelikler olarak tanımlanmıştır. Söz konusu Yönetmeliğin 16 ncı maddesinde ise; taahhütlü aboneliklerde tüketicinin süresinden önce taahhütlü aboneliğini sonlandırması halinde, satıcı veya sağlayıcının talep edeceği bedel, tüketicinin taahhüdüne son verdiği tarihe kadar tüketiciye sağlanan indirim, cihaz veya diğer faydaların bedellerinin tahsil edilmemiş kısmının toplamı ile sınırlı kalmak zorunda olduğu, ancak, tüketiciden taahhüt kapsamında tahsil edileceği belirlenen bedellerin henüz tahakkuk etmemiş kısmının toplamının, bu tutardan düşük olması halinde sınır değeri olarak tüketici lehine olan tutarın esas alınmasının zorunlu olduğu hususları belirtilmiştir.
16. Bununla birlikte, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliğinin 12 nci maddesinde; taahhütnamede, taahhüdün geçerlilik süresi ile taahhüt konusu hizmet ve cihaz nitelikleri, tarifenin taahhütsüz aylık fiyatı, indirimli aylık fiyatı, cihazın bedeli ve aylık cihaz ücreti, cayma bedeline konu olabilecek diğer tüm tutarlar ve taahhüdün süresinden önce sonlandırılması durumunda abonenin ödeyeceği bedelin hesaplanma yönteminin yer almak zorunda olduğu, taahhüt bitiminden önce taahhüde aykırılığın oluşması halinde, işletmecinin talep edeceği bedel, taahhüde aykırılığın oluştuğu döneme kadar; aboneye sağlanan indirimler ile cihaz veya diğer faydaların bedellerinin tahsil edilmemiş kısmının toplamı ile sınırlı kalmak zorunda olduğu, ancak, aboneden taahhüt kapsamında, taahhüde son verilmesinden taahhüt bitimine kadar olan dönem aralığında tahsil edileceği belirlenen bedellerin henüz
tahakkuk etmemiş kısmının toplamının daha düşük olması halinde, düşük olan tutar esas alınacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
17. 15 ve 16 no.lu paragraflarda belirtilen Yönetmelik hükümlerinden anlaşılacağı üzere; taahhütlü aboneliklerde, tüketiciler taahhütnamede öngörülen süre kadar abone kalmayı taahhüt etmekte, satıcı ise (işletmeci vb.) tüketiciye bazı avantajlar sunmayı taahhüt etmektedir. Bu doğrultuda, tüketicinin süresinden önce taahhütlü aboneliğini sonlandırması halinde, tüketici sözleşmede öngörülen sürede kalma taahhüdüne yerine getirmemiş olacağından, satıcının tüketicilere sunmuş olduğu indirimleri talep etme hakkı doğacak olup, satıcı da bu kapsamda tüketiciden bazı bedelleri talep edebilecektir.
Taahhüdün süresinden önce sonlandırılması durumunda aboneye sağlanan indirim toplamının hesaplanma yöntemine ise, Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliğinin, 16 ıncı maddesi ve Elektronik Haberleşme
Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliğinin 12 nci maddesinde yer verilmiş olup, bu düzenlemelerin benzer nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Yine Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları
Yönetmeliğinin 12 nci maddesinde, tüketicinin elde edeceği faydalara ilişkin geri ödeyeceği bu bedeller arasında cayma bedeline konu olabilecek diğer tüm tutarlar olduğu açıkça ifade etmiştir.
18. Diğer taraftan, BTK’nın kurumsal sitesinin “sık sorulan sorular” kısmında; sorularla birlikte taahhütlü tarifelerle ilgili açıklamalara ve bu doğrultuda tüketicilere uyarılara yer verilmiştir.
(Kaynak: https://tuketici.btk.gov.tr/internet-hizmetleri) Söz konusu sorulara ve cevaplarına aşağıda yer verilmiştir.
“Taahhütlü tarife nedir ve neden tercih edilmeli ya da edilmemelidir?
Taahhütlü tarifeler, belirli bir tarifede belirli bir süre için aboneliğinizi devam ettirmeniz halinde bazı ekonomik avantajlar sağlayan tarifelerdir. Bu nedenle taahhütlü tarifeleri seçerken; Taahhüt dönemi boyunca ilgili hizmet ihtiyacınızı, Nakil/taşınma ihtimalinizin olup olmadığını, mümkünse nakil yapılacak bölgenin altyapısının bulunup bulunmadığını, Taahhüt bulunmayan tarifelere göre seçmeyi düşündüğünüz taahhütlü tarifenin avantaj ve dezavantajlarını, değerlendirerek taahhütlü tarifelerden birini tercih edip etmeyeceğinize karar vermeniz uygun olacaktır.
Taahhütlü tarife aboneliğimi istediğim zaman sonlandırabilir miyim?
Taahhütlü sözleşmenizden caymanız halinde İşletmeciler taahhüde aykırılığın oluştuğu döneme kadar aboneye sağlanan indirim, cihaz veya diğer faydaların bedellerinin tahsil edilmemiş kısmının toplamını cezai şart veya cayma bedeli olarak talep edebilmektedirler.
Cezai şart veya cayma bedeli ne demektir?
Taahhütlü sözleşme, karşılıklı edim içeren borç sözleşmesi hükmünde olup, sözleşme süresince iki tarafın da (abone ve işletmeci) sözleşme şartlarına uyması beklenir. Elektronik haberleşme sektöründe taahhütlü sözleşmelerde abone tarafından borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde, abonenin işletmeciye karşı yerine getirmeyi yüklendiği edime cezai şart ya da cayma bedeli denilmektedir. Bu nedenle taahhüt süresi içerisinde; Aboneliğinizi sonlandırmak istemeniz, Tarifenizi değiştirmek istemeniz, İşletmeci değiştirmek istemeniz, durumunda, imza olunan taahhütname hükümleri çerçevesinde cezai şart ya da cayma bedeli talep edilmesi söz konusu olabilecektir.” 19. Ayrıca, şikayetçi, 30/05/2020 tarihinde aboneliğini iptal ettirme talebinde bulunduğunu, ilgili şirketçe yaklaşık 500 TL tutarında bir bedelin tarafına yansıtılacağının ifade edildiğini belirmekte olup, bu
kapsamda ilgili şirketin, taahhütlü aboneliği feshetmesi halinde karşılaşacağı ücretlendirme konusunda şikayetçiye bilgilendirme yaptığı sonucuna varılmıştır.
20. Şikayetçi tarafından, 6502 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında “Tüketici, belirsiz süreli veya süresi bir yıldan daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman feshetme hakkına sahiptir.” düzenlemesine yer verdiğini, bu düzenleme uyarınca 12 aydan uzun sözleşmelerde cezai şart konulamayacağını, iddia etmekte ise de; yukarıda değinilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar uyarınca; taahhütlü abonelikte bulunan abonelere özgü durumlar dikkate alındığına, taahhütlü aboneliği bulunan şikayetçiden cayma bedeline konu olabilecek tutarların istenebileceği sonucuna varılmıştır.
21. Şikayetçi, ilgili şirketten, başvuruya konu edilen ücretin alınmasına dayanak teşkil eden abonelik sözleşmesinin e-mail ile tarafına gönderilmesini talep ettiğini ancak kendisine sistemde adına kayıtlı bir sözleşme düzenlenmediğinin söylendiğini, yasal olarak tarafına zorunlu olarak iletilmesi gereken abonelik sözleşmesi ve taahhütnamenin yazılı bir örneğinin yasal süresi içerisinde kendisine iletilmediği, bu nedenle başvuruya konu bedelin alınmasına dayanak teşkil eden taahhütnamenin ve sözleşmesinin geçersiz olduğunu, iletilmesi gereken abonelik sözleşmesi ve taahhütnamenin yazılı bir örneğinin yasal süresi içerisinde kendisine iletilmediği için aboneliğini iptal ettirdiğini, bu iptal sonrasında indirim bedeli iadesi adı altında kendisinden ücret talep edildiğini, başvuruya konu bedelin alınmasına dayanak teşkil eden taahhütnamenin ve sözleşmesinin geçersiz olduğunu için ilgili şirket tarafından kendisinden indirim bedeli adı altında istenen bedelin de kanuni bir dayanağının bulunmadığını ve bu nedenle de haksız olduğunu iddia etmektedir.
22. Ancak, başvuruya konu edilen ücretin alınmasına dayanak teşkil eden tarifenin, şikayetçi ile ilk defa yapılan taahhütlü abonelik sözleşmesine dayanmadığı, şikayetçinin daha önceki taahhütlü aboneliğine ilişkin tarifede değişiklik yapması (yeni bir taahhütlü tarifeye geçiş yapması) sonrasında, bu yeni geçtiği tarifeyi süresinden önce feshetmesi nedeniyle başvuruya konu bedelin şikayetçiden tahsil edildiği, tarife değişikliğinin yeni bir yazılı abonelik sözleşmesi yapılmasını gerektirecek bir durum olmadığı, tarife değişikliğinde ilk aboneliğin yeni bir tarife üzerinden devam ettirildiği hususları dikkate alındığında, başvuruya konu ücretin alınmasına dayanak teşkil eden taahhütlü tarife için şikayetçi ile ilgili şirketin yeni bir yazılı abonelik sözleşmesi yapması gerekmediği ve bu kapsamda taraflar arasında yeni bir yazılı abonelik sözleşmesi yapmadığı için ilgili şirketin abonelik sözleşmesinin yazılı bir örneğini şikayetçiye iletmesi gibi bir durumun söz konusu olmayacağı değerlendirilmiştir. Yine şikayetçi, ilgili işletmecinin, başvuruya konu ücretin tahsiline ilişkin tarife nedeniyle kendisinden güncel kimlik fotokopisini temin etmesi gerekirken bu yükümlülüğünü yerine getirilmediğini iddia etmekte ise de; tarife değişikliğiyle, yeni bir abonelik sözleşmesi tesis edilmediğinden (tarife değişikliklerinde daha önceki abonelik sözleşmesi devam etmesi ve sadece tarifenin değişmesi nedeniyle), ilgili işletmenin şikayetçinin güncel kimlik fotokopisini istemesini gerektirecek bir durumun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
23. Ayrıca, şikayetçi, başvuruya konu edilen ücretin alınmasına dayanak teşkil eden tarifeye ilişkin taahhütnamenin yazılı bir örneğinin kendisine iletilmediğini belirtmektedir. Abonelik Sözleşmeleri
Yönetmeliğinin 15 inci maddesinde; taahhüdün sesli iletişim araçları kullanılmak suretiyle verilebileceği ve bu durumda satıcı veya sağlayıcı söz konusu maddenin ikinci fıkrada yer alan bilgileri tüketiciye aynı ortamda vermekle yükümlü olduğu hususları belirtilmiştir. BTK tarafından Kurumumuza verilen cevabi yazıda; “başvuruya konu tarifenin, abonenin geçmiş kullanım alışkanlıklarına ve abonenin müşteri hizmetleri temsilcisi ile yaptığı görüşmede belirttiği ücret beklentisine bakılarak teklif edildiği ve abonenin sesli onayı doğrultusunda da tanımlamanın yapıldığı” hususlarına yer verilmiştir. Söz konusu Yönetmelik
hükmü ve BTK’nın konuya ilişkin açıklaması birlikte değerlendirildiğinde; ilgili şirketin, taahhüdü sesli iletişim araçları kullanarak almasında mevzuata aykırılık tespit edilememiştir. Bu kapsamda, şikayetçiden taahhüdün sesli iletişim araçları kullanılmak suretiyle alınmış olması nedeniyle, başvuruya konu edilen ücretin alınmasına dayanak teşkil eden tarifeye ilişkin taahhütnamenin yazılı bir örneğinin şikayetçiye iletilmesi gibi bir durumun söz konusu olmayacağı değerlendirilmiştir.
24. Başvuruya konu hususlarla ilgili olarak BTK tarafından yapılan inceleme neticesinde, ilgili işletmenin iş ve işlemlerinde mevzuata aykırılık tespit edilememiştir. Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmelerimiz uyarınca; BTK’nın konuyla ilgili bu değerlendirmesinde hukuka aykırılık tespit edilmediğinden; şikayetçinin, BTK’nın konuyla ilgili haksız bulunulmasına, 6502 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında yapılan düzenlemenin bir gereği olarak işletmecilerin 12 aydan uzun sözleşmelerde cayma bedeli, indirimlerin geri alınması vb. isimler adı altında tüketiciden para alınmasını engelleyen daha sıkı tedbirler alınmasına, bu yükümlüğe uymayan işletmelere ceza kesilmesine ilişkin talepleri yönünden yapılacak bir işlem bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
25. Başvuranın iddiaları, İdarelerin açıklamaları, konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; başvurusu konusu olay kapsamında, BTK tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
26. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi Yönetim
İlkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde de yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvurana verdiği cevaplarda karara karşı başvuru yolunu gösterdiği, idarenin başvuran ile ilgili işlemlerinde
“makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davrandığı değerlendirilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
27. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın şikayetçiye tebliğ tarihinden itibaren, ilgili İdarelerin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın ŞİKAYETÇİYE ve BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMUNA tebliğ edilmesine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi