onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, ihale sonucu satın alınan bağımsız bölümün tapu iptali, mahrum kalınan kira bedeli ve eksik işten kaynaklanan tazminat taleplerine ilişkindir. Yargıtay, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. maddesi uyarınca, davacı ile davalı Belediye arasındaki satış sözleşmesinin bir tüketici işlemi olduğunu belirlemiştir. Bu bağlamda, tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıkların çözümünde tüketici mahkemelerinin yetkili olduğunu vurgulamıştır.

Mahkeme, tarafların ileri sürmediği hususları da göz önünde bulundurarak, kamu düzenine ilişkin olan görev konusunu re’sen değerlendirmiştir. Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını bozarak, istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına hükmetmiştir. Bu karar, tüketici mahkemelerinin görev alanının genişliğini ve kamu düzenine ilişkin düzenlemelerin önemini ortaya koymaktadır.

7. Hukuk Dairesi         2023/4542 E.  ,  2024/3978 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/1550 E., 2023/1479 K.
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2019/98 E., 2021/123 K.

    Taraflar arasındaki ihale sonucu satın alınan bağımsız bölüme ilişkin tapu iptal ve tescil, mahrum kalınan kira bedeli ve eksik işten kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

    Kararın davalı vekili ve davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının başvurusunun esastan reddine, davacı kararın onanmasını istediğinden başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı dava dilekçesinde özetle; … Projesi kapsamındaki … ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi, 9 ada 825 parsel sayılı taşınmazdaki 11 No.lu bağımsız bölümü, yapılan ihale sonucu satın alarak 140.010,00 TL ödediğini, davalı Belediye tarafından düzenlenen idari şartnamede taşınmazın 30.06.2014 tarihinde teslim ve tapu devrinin yapılacağının belirtildiğini ancak gerçekleştirilmediğini, net kullanım alanının 145 m2 olması gerekirken olmadığını, anlaşma gereğince ifanın gecikmesi durumunda geciken her ay için 600,00 TL kira bedelinin ödenmesinin hüküm altına alındığını, dava tarihine kadar 13 aylık 7.800,00 TL kira bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, vadeden itibaren işleyecek 12.600,00 TL temerrüt faizinin ve dairenin sözleşmede belirtilen tanıtım ve reklam görsellerinden farklı olarak yapılmasından kaynaklanan zararının davalıdan tahsilini, 22.03.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile de, 10.650,00 TL kira alacağı ve 12.550,00 TL m2 eksikliği zarar olarak talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve husumet yönünden davanın reddinin gerektiğini, işi üstlenen taşeron firma tarafından proje hayata geçirildiği için husumetin … İnşaat Müşavirlik Mühendislik Makine Sanayi İhtalat ve İhracat Ticaret Ltd. Şirketi-… … iş ortaklığına yöneltilmesinin gerektiğini, konutların tesliminin gecikmesinde belediyenin kusurunun olmadığını, … projesinin daha sağlam zemin yapısı bulunan alana kaydırıldığını ve doğalgaza dönüşüm ve çevre düzenlemesi nedeniyle gerçekleşen ek masrafların da davalı belediye tarafından karşılandığını, buna rağmen karşı tarafın kira vb. alacak taleplerinin yersiz ve iyiniyetle bağdaşmayan bir yaklaşım olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya talep sonucunu net bir şekilde açıklaması için verilen bir haftalık kesin süre içerisinde temerrüt faizi talebi net bir şekilde açıklanmadığından temerrüt faizi ile ilgili davanın açılmamış sayılmasına; taraflar arasında yapılmış olan sözleşme gereğince davacının, taşınmaz bedelini peşin olarak yatırdığı, davalı tarafça söz konusu taşınmazın tesliminin gerçekleştirilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile bağımsız bölümün davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tesciline; 23.01.2020 tarihli ek bilirkişi raporu ile davacının m2 eksikliği kaynaklı zararının 13.611,52 TL olduğu anlaşılmışsa da Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin 1. Hukuk Dairesinin 2018/540 Esas 2019/89 Karar sayılı kaldırma kararında belirtildiği gibi HMK 26. gereği taleple bağlı kalınarak 12.550,00 TL yönünden talebin kabulüne; yine bilirkişi raporunda 15.038,00 TL kira alacağı hesaplanmışsa da Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma ilamında davacının dava dilekçesinde mahrum kaldığı kira bedelini aylık 600,00 TL, sürenin 13 ay olduğunu belirtmek suretiyle aylık kira bedeli ve süresi hususlarında kendisini sınırladığı ve ıslah dilekçesinde aylık kira bedeli ve süresi yönünden arttırım yapılmadığı, aylık kira bedeli ve süresi yönünden taleple bağlı kalınarak hesaplamanın yapılması gerektiği belirtilerek, HMK 26 gereği taleple bağlı kalınarak 7.800,00 TL yönünden talebin kabulüne, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı istinaf başvurusunda bulunmuş, davacı kararın onanmasını istediğinden başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı vekili istinaf dilekçesinde; doğalgaza dönüşüm ve çevre düzenlemesinin yapılarak dairelerin teslim edilmeye çalışıldığını, doğalgaza dönüşümün yapılmasının daire sahiplerinin lehine olup belediyenin masrafını artırmasına rağmen kira bedeli adı altında tazminat verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda bazı dairelerde oturanların olduğu belirtilmesine rağmen çelişki giderilmeden karar verildiğini, zeminin sağlam olmamasından dolayı … olarak geçen kısmın sağlam olan başka bir alana kaydırılmasından dolayı da gecikme yaşandığını, mücbir sebepten dolayı gecikme yaşanmış olmasının bilirkişi raporlarında dikkate alınmadığını, harcın yanlış hesaplandığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile önceki kaldırma kararı doğrultusunda taşınmazın dava tarihindeki değeri belirlenerek, eksik harcın tamamlandığı, 11 No.lu bağımsız bölümün yapılan ihalesi sonucu davacı tarafça satın alınarak bedelinin ödendiği anlaşılmakla tapu iptal ve tescil isteğini kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; kat mülkiyetine 15.04.2015 tarihinde geçildiği, 15.06.2015 tarihli yazı ile konutun teslim edileceğine dair davacı tarafa bildirim yapılmasına rağmen teslimin 09.07.2015 tarihli davalı kurum yazısından da anlaşılacağı üzere teslim tesellüm tutanağı imzalanması ve açılan davalardan feragat edilmesine bağlandığı, davacı tarafça tutanak imzalanmadığından bu tarihte teslim edilmediği, teslim fiilinin feragatname imzalamaya bağlı tutulamayacağı, eldeki davanın açılış tarihi 18.08.2015 olup, taşınmazın tesliminin bu tarih itibariyle de yapılmamış olduğu, kararın tazminat kısımlarının doğru olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, ihale sonucu satın alınan bağımsız bölüme ilişkin tapu iptal ve tescil, mahrum kalınan kira bedeli ve eksik işten kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    07.11.2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun;
    1. “Tanımlar” kenar başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının;
    a) “i” bendinde, “Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,”,

    b) “k” bendinde, “Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,”,

    c) “l” bendinde, “Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi,” düzenlemesi ile,

    2. “Tüketici mahkemeleri” kenar başlıklı 73 üncü maddesinin birinci fıkrasında, “(1) Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. ” düzenlemesi yer almaktadır.

    3. Değerlendirme
    Somut olayda istek, tapu iptal ve tescil, mahrum kalınan kira bedeli ve eksik iş bedeline ilişkindir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun; “Tanımlar” kenar başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının l bendi gereğince davacı ile davalı Belediye arasındaki kurulan satış sözleşmesi bir tüketici işlemidir. Aynı Kanun’un “Tüketici mahkemeleri” kenar başlıklı 73 üncü maddesinin birinci fıkrası hereğince tüketici işlemi kaynaklı davalara bakmak tüketici mahkemelerinin görevindedir.

    Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Yargıtay

    Hukuk Genel Kurulunun 23.05.2014 tarihli ve 2013/13-2166 Esas, 2014/709 Karar sayılı kararı da bu yönde değerlendirmeler içermekte olup hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple;
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    19.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.