ÖZET: Başvuran, Türk Akreditasyon Kurumu’nda (TÜRKAK) Akreditasyon Uzmanı olarak görev yaparken, kendisine yüklenen kamu zararı ile ilgili bilgi edinme taleplerinin yetersiz yanıtlandığını iddia ederek, bu durumun kanuni haklarını kullanmasını engellediğini öne sürmüştür. İdare, başvuranın görevde bulunduğu dönemde aylık prim ve hizmet belgelerinin zamanında bildirilmemesi nedeniyle oluşan kamu zararının rücu edilmesi için gerekli işlemleri başlattığını belirtmiş ve başvuranın bu süreçteki ihmali nedeniyle disiplin cezası verilmesini uygun bulmuştur.

Yapılan incelemelerde, başvuranın bilgi edinme taleplerinin, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde uygun şekilde yanıtlandığı ve gerekli belgelerin kendisiyle paylaşıldığı tespit edilmiştir. İdarenin, başvuranın savunma hakkını kullanabilmesi için yeterli bilgi sağladığı, dolayısıyla başvuranın iddialarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/1465-S.22.2241

BAŞVURU NO : 2021/13216

KARAR TARİHİ : 01/02/2022

RET KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRK AKREDİTASYON KURUMU GENEL SEKRETERLİĞİ

Başvuranın bilgi edinme talepleri hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 04/08/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Türk Akreditasyon Kurumunda (TÜRKAK) Akreditasyon Uzmanı olarak görev yaptığını belirterek; a) Kurumun 11.03.2021 tarihli ve sayılı yazısında 10.290,38 TL kamu zararının tarafına rücu edildiğinin bildirildiğini 26.03.2021 tarihli ve sayılı dilekçesi ile “şahsına yüklenen söz konusu kamu zararı miktarının nasıl ve kim tarafından hesaplandığına, neye göre belirlendiğine ve anılan kamu zararının belirlenmesine dayanak olduğu iddia edilen Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı raporunun hangi yasal düzenlemeye dayandığına” ilişkin bilgi edinme talebinde bulunduğunu, ancak Kurumun 08.04.2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında talep ettiği hususlarda hiçbir bilginin tarafına verilmediğini; b) Kurumun 02.03.2021 tarihli ve yazısı ile Dışişleri Teftiş Kurulu tarafından düzenlenmiş Rapor kapsamında tarafından savunma talep edildiğini, savunma hakkını gereği gibi kullanabilmek için

09.03.2021 tarihli ve sayılı dilekçesi ile “Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının “TÜRKAK’ta

Gerçekleştirilen Teftiş Hakkında İnceleme ve Denetleme Raporu”nun eki listesindeki 16 adet belgenin birer örneğinin tarafına verilmesini ve Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının “TÜRKAK’ta

Gerçekleştirilen Teftiş Hakkında İnceleme ve Denetleme Raporunun TÜRKAK’a hangi tarihte gönderildiğine ilişkin üst yazı örneğinin tarafına verilmesini” talep ettiğini, Kurumun 09.03.2021 tarihli ve sayılı yazısında“ 16 adet belgeden oluşan rapor eklerinin ve üst yazı örneğinin tarafına verilemeyeceğinin bildirildiğini, bu sebeple tarafına verilen disiplin cezasına karşı kanuni haklarını gereği gibi kullanmasının engellendiğini iddia ve ifade ederek, bilgi edinme talepli dilekçelerine konu bilgi ve belgelerin tarafına verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 11.08.2021 tarih ve sayılı yazısı ile Dışişleri Bakanlığı Türk Akreditasyon

Kurumu Genel Sekreterliği’nden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Anılan Kurum tarafından

gönderilen 20.08.2021 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle:

2.1. Başvuranın Kuruma yapmış olduğu hiçbir başvurunun cevapsız bırakılmadığı, 2.2. Başvurucunun konu ile ilgili 26.03.2021 tarih ve sayılı yazı ile yapmış olduğu başvurusu ile, kamu zararının tahsiline ilişkin 02.04.2021 tarih ve sayılı dilekçesi ile yapmış olduğu itiraza, Kurumun 08.04.2021 tarih ve sayılı yazısı ile cevap verildiği, cevabi yazıda da belirtildiği üzere, kamu zararının rücuna yönelik işlemin 19/10/2006 tarih ve 26324 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan

“Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” hükümleri uyarınca gerçekleştirildiği, tahsile dayanak oluşturan Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen raporun 5.3.1 sayılı bölümünde “SGK tarafından tahakkuk ettirilen idari para cezasının

TÜRKAK’ın bütçesinin ilgili tertibinden ödenmesi neticesinde oluşan kamu zararının, dönemin İnsan

Kaynakları Müdürü, halihazırda Akreditasyon Uzmanı olarak görev yapan başvurana; Personel ve Destek

Hizmetleri Daire Başkanı e ve İdari Personel .’e, Bakanlar Kurulu’nun 27.09.2006 tarihli ve sayılı Kararı ile yürürlüğe giren “Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmelik” çerçevesinde ve TÜRKAK Genel Sekreterliği tarafından sorumlular hakkında takdir edilecek oranlarda rücu edilmesine ilişkin işlemlerin başlatılabilmesi amacıyla, işbu raporu konu alan yazının TURKAK Genel Sekreterliğine iletilmesini” ifadelerinin yer aldığı, bu kapsamda sorumluluk oranlarının, bahsi geçen biri başvurucu olmak üzere üç kişi hakkında atıf yapılan Yönetmelik hükümleri kapsamında kusur ve sorumluluk oranları dikkate alınarak değerlendirme formunda da görüldüğü üzere

Genel Sekreterlik tarafından belirlendiği, 2.3. Başvurucunun sorumluluğuna ilişkin tespitlerin raporda ayrıntılı olarak yer aldığı, muhtelif yerlerinde başvurucunun kusurundan bahsedildiği, raporda “İnsan Kaynaklan Müdürü i kendi tecrübesinden beklenmeyecek biçimde hatalı olarak yönlendirmesi neticesinde bildirimin SGK’ya geç iletildiği tespit edilmiştir.” ifadesinin yer aldığı, 2.4. Raporun devamında ise, “maiyetinde çalışan personeli yönlendirmekte ve bu personel tarafından yerine getirilen işlemleri kontrol edilmesine ilişkin kuralları/uygulamaları zamanında ve herhangi bir aykırılık vuku bulmadan yürürlüğe koymakla yükümlü olan dönemin İnsan Kaynakları Müdürü ve Personel ve Destek Hizmetleri Başkam in bu sorumluluklarını hiç veya gereği gibi yerine getirmediğinden” bahisle başvurucuya kusurlu eyleminden dolayı 657 sayılı Kanun’un 125. Maddesinin birinci fıkrasının (B-b) alt bendi uyarınca “Kınama”, ihmali eylemleri sebebiyle ise ve .’e (A-a)

alt bendi uyarınca “Uyarma” cezaları verilmesi gerektiği değerlendirmelerine yer verildiği, idarenin de bu kanaati paylaştığı, böylelikle, sorumlulukları bulunan üç personele raporda yer alan ifadeler ve eylemleri dolayısıyla ilgili kamu zararlarının tahakkuk ettirildiği, 2.5. Başvuranın 09.03.2021 tarihli dilekçesine konu Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu’nca düzenlenen raporun bir örneğinin başvuranın isteği üzerine kendisine verildiği, ekleri Başkanlık tarafından Kuruma da iletilmediğinden başvurana verme imkânı bulunmadığı, 2.6. Öte yandan, rapor eklerinin ve üst yazının kendisine verilmemesinin başvuranın yasal haklarını kullanmasını engellediği iddiasının doğru olmadığı, başvuranın gerek kamu zararının tahsiline ilişkin yazıya gerekse disiplin cezasına itirazda bulunduğu, başvuranın disiplin cezasına itirazının tüm gerekçeleri

/

ile detaylı bir şekilde Disiplin Kurulu tarafından değerlendirildiği, ancak neticede itirazın yerinde bulunmayarak reddedildiği, 2.7. Görevden alınma işleminin ise, başvuru sahibinin müdür sıfatıyla kontrol ve denetim sorumluluğu altında yürütmesi beklenen iş ve işlemlerde kamu zararına yol açan ihmali ve kusurlu fiillerin tespit edilmesi üzerine kurumsal yapılanmanın özellikle insan kaynakları alanında gözden geçirilerek etkinliğin artırılmasına yönelik olarak alınan tedbirler kapsamında idari takdir yetkisi kullanılarak yapıldığı, bu durumun Kurumumuzun 18/05/2021 tarihli ve başvuru sayılı kararıyla onandığı, 2.8. Başvuranın, görevden alınması yönündeki idari işleme karşı dava açtığı, Ankara 4. İdare Mahkemesi esas numarası ile görülen davanın derdest olduğu, bunun yanı sıra daha önce müdürlük görevinden alınması işleminin geri alınması talebi ile başvurduğu Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından

18.05.2021 tarih ve sayılı ret kararı verildiği,

2.9. Hal böyle iken başvuranın “bilgi edinme talebinin TÜRKAK’ta hâlihazırda görev yapan ilgili yöneticiler tarafından kasten gereği gibi karşılanmadığından tarafına uygulanan disiplin cezasına karşı telafisi güç/imkânsız zararlar doğduğu, hak kaybına uğradığı, maddi ve manevi mağdur edildiği” iddiasının doğru ve hakkaniyete uygun olmadığı bildirilmiş, konuyla ilgili bilgi ve belgeler Kurumumuza gönderilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi: “(1) Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla

Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. (2) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. (3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi “(1)

Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu; 5.1. “Amaç, Kapsam ve Tanımlar” başlıklı birinci bölümünde yer alan “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”, 5.3. “Bilgi Edinme Hakkı” başlıklı 4 üncü maddesi; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…” 5.4. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesi “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler…” 5.5. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesi “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz

/

neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler…” hükümlerini amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvurunun reddi yönünde hazırlanan

“Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme 7. Başvuran (1) numaralı paragrafta yer verildiği üzere, yaptığı bilgi edinme başvurularına idare tarafından verilen yanıtların yetersiz olduğunu ve kanuni haklarını gereği gibi kullanmasının engellendiğini iddia ve ifade ederek, bilgi edinme talepli dilekçelerine konu bilgi ve belgelerin tarafına verilmesini talep etmektedir.

8. Başvuranın Kurumumuza yapmış olduğu 10/03/2021 tarihli başvurusu üzerine verilen 18/05/2021 tarihli ve 2021/5797 sayılı Ret Kararında özetle “başvuranın İnsan Kaynakları Müdürü olarak görev yapmakta olduğu dönemde aylık prim ve hizmet belgelerinin belirlenen süre içinde bildirilmemesinden kaynaklanan idari para cezalarının kurum tarafından ödendiği, ortaya çıkan kamu zararının rücu edilmesini teminen ilgililerin tespiti amacıyla konunun Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına intikal ettirildiği, yürütülen soruşturma neticesinde başvuru sahibinin maiyetinde çalışan personeli yönlendirme ve bu personel tarafından yerine getirilen işlemlerin kontrol edilmesine ilişkin kuralları/uygulamaları zamanında ve herhangi bir aykırılık vuku bulmadan yürürlüğe koyma yükümlülüğünü hiç veya gereği gibi yerine getirmediği sonucuna varılarak başvuranın bu eylemlerinin 657 sayılı Kanununun 125. Maddesi kapsamında “kınama” cezası ile cezalandırılması gerektiği kanaatine varıldığı, ancak idari takdir yetkisi kullanılarak “uyarma” cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Teftiş Kurulu tarafından düzenlenen raporda ayrıca ihmali ya da kusurlu davranışları ile kamu zararına sebebiyet veren üç kişi hakkında “Kamu

Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” hükümleri uyarınca rücu işlemlerinin yapılması gerektiği sonucuna varıldığı, başvuru sahibine bu kapsamda tebliğ yapıldığı, ayrıca başvuranın müdür olarak çalıştığı dönemde mevcut üst yönetimin güvenini zedeleyen bazı yanlışlıklar/eksikliklerin de tespit edildiği, hala geriye dönük olarak bu neviden eksik ya da yanlış tesis edilmiş işlemlerin varlığının tespit edildiği, bu gerekçelerle 26.11.2020 tarihli ve sayılı Bakanlık Makamı Oluru ile görevden alındığı anlaşılmaktadır.” tespitlerine yer verilmiştir.

9. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, ilgili idarenin başvuranı müdürlük görevinden alma işlemini haklı gerekçeler ile tesis ettiği, söz konusu işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterleri dikkate alınmaksızın tesis edildiğine ilişkin herhangi bir somut bilgi ve belgenin de dosya içeriğinde bulunmadığı hususları birlikte göz önünde bulundurularak, Türk Akreditasyon Kurumunun başvuranı müdürlük görevinden alma yönünde tezahür eden işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış, başvurunun reddine karar verilmiştir.

10. Başvuranın, hakkında yürütülen soruşturma, verilen disiplin cezası ve görevden alma işlemine karşı başvurularında savunma hakkını kullanmak amacıyla idareden bilgi talep ettiği, bu itibarla Kurumuna ve

Dışişleri Bakanlığı’na kimi zaman benzer içerikli pek çok itiraz ve bilgi edinme başvurusunda bulunduğu; Dışişleri Bakanlığı’na yaptığı bazı itirazlarının hazırlanan Teftiş Kurulu raporunda ayrı bir bölümde

değerlendirildiği görülmüştür. Başvuranın Kurumuna yaptığı başvurularının ise ayrı ayrı veya toplu olarak yanıtlandığı; bu kapsamda itirazda bulunduğu idari işlemlerin temel dayanağını oluşturan Dışişleri

Bakanlığı Teftiş Kurulu raporunun da kendisi ile paylaşıldığı tespit edilmiştir. Başvuran işbu başvurusunda, TÜRKAK’ı muhatap 26/03/2021 ve sayılı dilekçesi ile 09/03/2021 tarihli ve sayılı dilekçesine idare tarafından verilen yanıtları şikayet konusu etmiştir.

11. Başvuranın 26/03/2021 ve sayılı bilgi edinme talebinin incelenmesi:

11.1. Başvuranın TÜRKAK’ı muhatap 26/03/2021 ve sayılı dilekçesi ile özetle “11/03/2021 tarihli ve sayılı yazıda belirtilen toplam 10.290,38 TL tutarındaki kamu zararı olduğu iddia edilen tutarın şahsı tarafından ödenmesinin talep edildiği, söz konusu tutarın nasıl hesaplandığının, neye göre belirlendiğinin, kim tarafından hesaplanıp belirlendiğinin ve anılan kamu zararının belirlenmesinde dayanak olduğu iddia edilen Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı raporunun oluşturulmasına dayanak yasal düzenlemenin hangi yasal düzenlemeden yetki alınarak oluşturulduğunun, 11/03/2021 tarihli ve sayılı yazıya itiraz süresi içinde 4982 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuat kapsamında tarafına bildirilmesini” talep ettiği görülmektedir.

11.2. Başvuranın söz konusu başvurusu ile kamu zararının tahsiline ilişkin 02.04.2021 tarih ve sayılı dilekçesi ile yapmış olduğu itirazı Kurumun 08.04.2021 tarih ve sayılı yazısı ile yanıtlanmıştır. Söz konusu yazıda özetle “26/03/2021 tarihli dilekçenizdeki taleplerinize ilişkin olarak, oluşan kamu zararının rücuna yönelik işlem, tarafınıza tebliğ edilen 11/03/2021 tarihli üst yazı ve ekinde yer alan aynı tarihli değerlendirme formunda da belirtildiği üzere 19/10/2006 tarih ve 26324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan

“Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” hükümleri uyarınca gerçekleştirilmiştir…” denmiştir.

11.3. Kurumun başvuranı muhatap 11/03/2021 tarihli ve sayılı üst yazısında ise; “Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından; 09.11.2020, 11.11.2020. 25.01.2021 ve 29.01.2021 tarihlerinde kurumumuza tebliğ edilen 2020/05, 2020/05, 2020/05 ve 2020/09 dönemlerine ilişkin ceza bildirimlerinde, aylık prim ve hizmet belgelerinin belirlenen süre içinde bildirilmemesinden kaynaklanan idari para cezalarına ilişkin olayla ilgili olarak Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca 28-31

Aralık 2020 tarihlerinde Yürütülen teftiş kapsamında araştırma/soruşturma yapılmıştır.

Genel Sekreterlik tarafından ilgi yazı ile söz konusu araştırma-soruşturma neticesinde; SGK tarafından tahakkuk ettirilen idari para cezalarının kurumumuz bütçesinin ilgili tertibinden ödenmesi sebebiyle oluşan kamu zararının, Bakanlar Kurulu’nun 27.09.2006 tarihli ve 2006/11058 sayılı Kararı ile yürürlüğe giren “Kamu Zararlarının Tahsiline ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” çerçevesinde sorumlu personele rücu edilmesi talimatlandırılmıştır.

Hazırlanan “Değerlendirme Formu” ile konusu ve tutarı tespit edilen idari para cezası için, anılan yönetmeliğin 10 uncu maddesi doğrultusunda; tebliğ tarihinden itibaren ödeme itiraz veya sulh teklifinde bulunmak üzere tarafınıza otuz gün süre verilmiştir.

Anılan Yönetmeliğe göre, kamu zararından doğan alacaklar, sorumlulardan, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte tahsil edilmektedir. Aşağıdaki tabloda kamu zararına ait özet bilgi ve zararın tahsil edileceği Kurum banka hesap numarası bilgileri yer almaktadır.” dendiği, yazının eki olarak Değerlendirme Formu ile Alacak Takip Formunun başvurana iletildiği görülmüştür.

11.4. Başvuranın 26/03/2021 ve sayılı dilekçesinde sorduğu soruların Kurumun 08.04.2021 tarihli ve 11/03/2021 tarihli yazıları ışığında değerlendirilmesinden; kamu zararı olduğu ifade edilen tutarın Sosyal

Güvenlik Kurumunun TÜRKAK’a gönderdiği idari ceza bildirimlerinin “Kamu Zararlarının Tahsiline ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre kurum bütçesinin ilgili tertibinden ödenmesi sebebiyle oluştuğu, Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca 28-31 Aralık 2020 tarihlerinde yürütülen araştırma/soruşturma sonucunda tespit edilen hususlarda sorumlulara yönelik rücu işlemlerinin söz konusu teftiş raporuna uygun olarak (TÜRKAK’ın idari ve mali özerkliğe sahip bir kurum olarak düzenlenmesi ve kurumun kendisine ait bir disiplin sistemine sahip olması nedeniyle) Kurum tarafından tespit edildiği ve hazırlanan “Değerlendirme Formunda” başvurana bildirildiği, 4 sayılı

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 630 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca TÜRKAK’ın Dışişleri

Bakanlığı’nın ilgili Kurumu olarak kurulduğu dikkate alındığında Dışişleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen teftişin yasal dayanağının mevzuatla kamuya açık olduğu, bu kapsamda başvuranın bilgi edinme taleplerinin idarece yanıtlanmadığı yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, idarece verilen yanıtın

4982 sayılı Kanunun bilgi-belgenin verilmesine yönelik hükümlerine ve amacına uygun olduğu, bu itibarla

talebin reddi gerektiği değerlendirilmiştir.

12. Başvuranın 09/03/2021 tarihli ve 845 sayılı sayılı bilgi edinme talebinin incelenmesi:

12.1. Başvuranın 09/03/2021 tarihli ve sayılı dilekçesinde özetle savunma hakkını gereği gibi kullanabilmek için; “1. Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın “TÜRKAK’ta Gerçekleştirilen Teftiş Hakkında

İnceleme ve Denetleme Raporu’nun eki listesindeki 16 adet belgenin birer örneğinin tarafına verilmesini, 2. 657 sayılı Kanunun 130 uncu maddesi kapsamında ve de Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın

“TÜRKAK’ta Gerçekleştirilen Teftiş Hakkında İnceleme ve Denetleme Raporu’nun eki listesindeki 16 adet belgenin birer örneğinin tarafına verilmesinden sonra başlamak üzere ilaveten makul bir savunma süresi verilmesini, 3. Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın “TÜRKAK’ta Gerçekleştirilen Teftiş Hakkında

İnceleme ve Denetleme Raporu”nun TÜRKAK’a hangi tarihte gönderildiğine ilişkin üst yazı örneğinin tarafına verilmesini” talep ettiği görülmüştür.

13. İdarenin 09/03/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında ise özetle “savunmaya esas teşkil edecek fiil ve isnatların, savunma istem yazısında belirtildiği, raporun da başvurana verildiği, savunma hakkının kullanılması bakımından (bahse konu bilgi ve belgelerin) yeterli olduğunun değerlendirildiği, bu nedenle savunma süresinin 09/03/2021 tarihli ve sayılı yazıdaki tebliğinden itibaren işlemeye devam ettiğinin…” bildirildiği görülmüştür.

14. Dosyaya örneği sunulan ve başvuranla da paylaşıldığı ifadelerinde açık olan Teftiş Kurulu raporunun incelenmesinden, rapora ekli 16 belgeden SGK ceza bildirimleri ve kişilerin ifadelerine raporun ilgili bölümlerinde ayrıntılı olarak yer verildiği, bunların dışında kalan “başvuranın İnsan Kaynakları ve İdari

İşler Müdürlüğüne vekaleten atanma duyurusu” ve kamuya açık olan “TÜRKAK Disiplin Amirleri

Yönetmeliğinin” ise halihazırda başvuranın bilgisi dahilinde olan belgelerden olduğu, söz konusu raporun

TÜRKAK’a hangi tarihte gönderildiğine ilişkin üst yazı örneğinin başvuranın savunması ile ilgisi bulunmadığı, bu itibarla başvuranın savunması için gerekli olan bilgi ve belgelerin başvuranla paylaşıldığı anlaşılmıştır.

15. Her ne kadar söz konusu raporun TÜRKAK’a gönderimine ilişkin üst yazı örneği ile rapor ekinde yer alan ve idarede de bulunduğu düşünülen SGK ceza bildirimlerinin örneklerinin başvuranla paylaşılmasının

4982 sayılı Kanuna aykırılık teşkil etmeyeceği düşünülmekte ise de; başvuranın idare ile yaşadığı

uyuşmazlıkları denetleme süresince Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu’na ilettiği ve ifadelerinin Kurulca raporda değerlendirildiği, disiplin cezasına karşı itiraz ettiği ve itirazın TÜRKAK Disiplin Kurulunca değerlendirildiği, göreve iadesi ile ilgili olarak Kurumumuza ve yargı yoluna başvurduğu dikkate alındığında, gerekli bilgi-belgelere ulaşamaması nedeniyle “kanuni haklarını gereği gibi kullanmasının engellendiği” yönündeki iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.

16. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın bilgi edinme başvurularına ilişkin idarenin işlemlerinde 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun temel amacı olan açılık ve şefafflık ilkelerine uygun olarak hareket edildiği, talebe konu bilgi ve belgelerin başvuranla paylaşıldığı, bilgibelgelere ulaşılamaması nedeniyle “kanuni hakların gereği gibi kullanılmasının engellendiği” yönündeki iddianın yerinde olmadığı anlaşılmış olup, talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin başvuran ile Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazıları incelendiğinde, “dürüstlük”, “nezaket”, “şeffaflık”, “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup; idareden bundan böyle bu ilkeye de uygun hareket etmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın Başvurana ve Türk Akreditasyon Kurumu Genel Sekreterliği’ne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi