|
ÖZET: Bu karar, gazilere sağlanan haklar arasındaki farklılıkların giderilmesi talebine odaklanmaktadır. Türk hukukunda “gazi” tanımının eksikliği, gazilere sağlanan haklardaki farklılıkların temel sebebi olarak belirlenmiştir. Mevzuat bağlamında çatı bir “gazi” tanımının olmaması, hakların düzenlenmesinde belirsizliklere yol açmakta ve bu durum, gazilerin hakları arasında ayrımcılığa neden olmaktadır.
Kararda, idari görevler sonucu malul olanlar ile harpte veya terörle mücadele sırasında malul olanların hakları arasındaki farklılıklar vurgulanmakta, bu durumun mevzuatın karmaşıklığını artırdığı ifade edilmektedir. Sonuç olarak, gazilere sağlanan hakların kapsam ve sınırlarının yeniden değerlendirilmesi ve bütüncül bir tanım oluşturulması için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinatörlüğünde gerekli çalışmaların yapılması önerilmektedir. Bu öneri, gazilerin haklarının daha adil ve eşit bir şekilde düzenlenmesine yönelik bir adım olarak değerlendirilmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/5348-S.23.8800
BAŞVURU NO : 2022/16370
KARAR TARİHİ : 26/04/2023
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın gaziler arasındaki farklılıkların giderilmesi talebi hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 07/11/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza gönderilmiş olan başvuruda; başvuran, gaziler arasındaki haklar bakımından oluşan farlılıkların giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Milli Savunma Bakanlığının 29.11.2021 tarih ve sayılı yazısından özetle; 2.1. Hukukumuzda şehit ve gazi tanımlarının yapıldığı veya kimlerin şehit veya gazi sayılacağını belirleyen yasal düzenleme bulunmadığını, Bakanlık personelinin (askerlik yükümlüleri dâhil) şehitliklere defin karar işlemleri Şehitlik Yönetmeliği hükümleri uyarınca, gazilik durumlarının değerlendirilmesi işlemleri 2847 sayılı Türkiye Emekli Subaylar, Emekli Astsubaylar, Emekli Uzman Erbaşlar, Harp Malulü Gaziler, Şehit
Dul ve Yetimleri ile Muharip Gaziler Dernekleri Hakkında Kanun’da yapılan muharip gazi veya malul gazi tanımları çerçevesinde yürütüldüğünü, 2.2. Şehitlik Yönetmeliği veya 2847 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Bakanlık birimlerince yapılan işlemlerin (şehitliğe defin, şehadet belgesi, kayıtlara şehit, muharip gazi veya malul gazi olarak geçirilme, şehit-muharip-malul gazi durum belgesi) hayatını kaybeden veya harbe katılan/malul olan kişi ve
yakınlarına ilgili mevzuatına göre sağlanacak haklar bakımından hak sahipliği sonucunu doğurmadığı ve bu hususun Şehitlik Yönetmeliğinde de ifade edildiği, 2.3. Haklar ve hak sahipliği başta sosyal güvenlik mevzuatının vazife malullüğü hükümleri olmak üzere ilgili kanunlar ile düzenlendiği, hakları düzenleyen mevzuatta şehit ve gazi sözcükleri genellikle bulunmadığı, hak sahipliği mevzuatta Sosyal Güvenlik Kurumunca (SGK) hangi kanun kapsamında aylık bağlandığına ilişkin ifadelerle belirtildiği, hak sahipliğinin tespiti ve müteakip işlemler, düzenlemenin yer aldığı mevzuatın yürütme makamlarınca icra edildiği, 2.4. Diğer yandan haklara ilişkin mevzuat, sadece Bakanlık personelini değil diğer kamu kurumlarına mensup kamu görevlileri (polisler, öğretmenler vb.) ile bazı sivil vatandaşları da kapsadığı, 2.5. Bakanlık personeli açısından değerlendirildiğinde, şehit yakınları ve gazilere ilişkin mevcut mevzuat gerek idari görevlerde gerekse iç güvenlik, harp, teröristle mücadele vb. görevlerin sebep ve etkisiyle şehit olanların dul ve yetimleri ile malul olan personel ve ailesine zararın tazminine yönelik maddi olanakları sağladığı, ailelerin/gazilerin onurlandırılmaları ve hayatlarının kolaylaştırılması maksadıyla birçok sosyal hak ve ayrıcalıkları da içerdiği, sağlanan hakların karşılaştırılması bakımından; idari görevlerin sebep/tesiri ile meydana gelen kazalar diğer bir deyişle idari görevler sonucu ölen/malul olanların hakları ile harpte, iç güvenlik ya da terörle mücadele görevlerinin ifası sırasında meydana gelen olaylar sonucu ölen/malul olanların haklarının farklılaştığı, bu farklılaşmanın da doğal olduğunun değerlendirildiği, 2.6. Bununla birlikte 2012 ve 2013 yıllarında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (ASHB)
koordinatörlüğünde yapılan geniş çaplı mevzuat düzenlemeleri sonunda 3713 sayılı Kanun kapsamında (terör) en yüksek seviyede hak sağlanan şehit yakınları ve gazilerin hakları ile diğer gruplara sağlanan hakların neredeyse eşitlendiği, 2.7. Şehit yakınları ile gazilere sağlanan haklara ilişkin farklılıklar gündeme geldiğinde, genellikle “şehit” ve “gazi” tanımlarının bulunmaması ile hakların dağınıklığı/çatı kanun ihtiyacı konularının sorun olarak gündeme geldiği, 2.8. Bu konuların sorun olarak gündeme gelmesinin tanım veya mevzuat ihtiyacından değil, çeşitli haklar bakımından hak sahibi sayılmayan grupların (malul kalmayacak şekilde yaralananlar, intihar sonucu vefat edenler, idari-görev ve kazalarda malul olanlar, terör mağdurları vb.) kapsama dâhil olma talepleri ile hak sahibi olanların ilave hak taleplerinden (iş hakkı sayısının artırılması, aylık miktarının artırılması vb.)
kaynaklandığı gözlemlendiği, 2.9. Geçmişte bu konuda yapılan Bakanlıklar arası çalışmalarda şehit ve gazi kavramlarının dini ve manevi temelleri nedeniyle mevzuatta tanımlanmasının uygun olmadığı ve tüm kamu görevlileri ve sivil vatandaşları kapsayacak bir tanım üzerinde anlaşmaya varılamayacağının değerlendirildiği, bu çalışmalarda tanım kapsamının dar tutulması halinde mevcut hakların kaybına, geniş tutulması halinde maliyetin artmasıyla birlikte şehitlik ve gazilik kavramlarının saygınlığının zedelenmesine yol açılacağı endişelerinin de tartışıldığı, bu endişeler sonucunda tanım yapılması/çatı kanun tartışmasından vazgeçildiği, mevcut haklar için talepte bulunan farklı grupları (vazife malulleri, siviller vb.) kanunlara dâhil etmek suretiyle kapsam genişlemesi yapıldığı,
2.10. Bu kapsamda özellikle 2012-2013 yıllarında ASHB’ce koordine edilen çalışmalarda kapsamın ağırlıklı olarak vazife malullüğü ile sivil vatandaşlar lehine genişletilmesinin ardından, hak sahibi sayısının arttığı, 2.11. Şehit yakınları ve gazilere sağlanan haklar değerlendirildiğinde; 2.11.1. Mevcut mevzuatın kapsama giren kişiler ve haklar bakımından yeterli olduğu, hali hazırda kapsama giren gruplara maliyet çerçevesinde belli iyileştirmeler (anne ve baba aylıklarının artırılması, muharip gazilerin şeref aylıklarının eşitlenmesi gibi) yapılabileceği, 2.11.2. Son yıllarda çeşitli üniversitelerde doğrudan şehit yakınları ve gazilerle görüşülerek yapılan tez çalışmalarında, haklar ve hizmetlere ilişkin konuların mevzuat ihtiyacından çok rütbelere göre farklı haklar sağlandığı algısı, aile üyeleri arasında hakların kimin kullanacağına ilişkin çatışmalar, haklar ve kullanım süreçlerinin şehit yakınları ve gazilerin içinde bulundukları duruma uygun düzenlenmemiş olması (acılı durumda prosedür takip edilmek zorunda kalınması, bürokratik işlemlerin yoğunluğu, görevlilerin bilgisizliği ve duyarsızlığı vb.), hakların genişletilmesinden ziyade psikososyal destek hizmetlerine duyulan ihtiyaç ve şehitlik ve gazilik kapsamının genişletilmesiyle ortaya çıkan toplumsal duyarsızlık hususlarında yoğunlaştığı, 2.11.3. Haklarla ilgili olarak; hakların düzenlenme amacına ulaşıp ulaşmadığı, kullanıcıların durumlarına uygun veya gereksinimlerine cevap verir nitelikte olup olmadığı konularının ASHB koordinatörlüğünde gözden geçirilebileceği, 2.11.4. Ancak haklardan ziyade şehit yakınları ve gazilere sunulan hizmetlerde (bilgilendirme, psikososyal destek, yasal danışmanlık vb.) etkinlik/ihtiyaç değerlendirmesi yapılmasının önem arz ettiği, 3. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 15.11.2021 tarih ve sayılı yazısından özetle; Vazife malullüğünün; sivil vazife malullüğü (TSK personeli dışındaki kamu görevlilerinin vazife malullüğü), TSK personelinin (erbaş ve erler dâhil) vazife malullüğü (Ordu Vazife Malullüğü), harp malullüğü, 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü, 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü olmak üzere sınıflandırıldığı, bu sınıflandırmaya neden olan kanun hükümleri uyarınca da vazife malulü sayılma nedeniyle, başta ödenecek aylığın tespit yöntemi ve miktarı olmak üzere, aylıklarla birlikte yapılan özel ödemelere hak kazanma, emekli ikramiyesi miktarları ile sağlanan sağlık yardımlarının kapsamını ya da yararlanma şartlarının değişiklik göstermesi gibi çok çeşitli maddi ve sosyal hakların ilgililere sağlandığı, ancak bu haklardan yararlanacakların kapsamı ve dolayısıyla vazife malullerine veya hak sahiplerine yapılan aylık ve ikramiye gibi ödemeler ile sağlanan sosyal haklar arasında çeşitli farklılıklar bulunabildiği, 3.1. Sivil vazife malullüğü
Sivil vazife malulü olarak kabul edilen kamu görevlilerine aylık bağlanabilmesi için belirli bir hizmet süresine ihtiyaç bulunmadığı, aylıkların bulundukları derece ve kademe esas alınarak ve 30 hizmet yılı esas alınarak hesaplandığı, ayrıca 1 – 6 derece olarak (ölüm 1 inci derece kabul edilmektedir) belirlenen maluliyet derecelerine göre %60 ila %15 oranlarında Vazife Malullüğü Zammının ayrıca ödendiği,
3.2. Türk Silahlı Kuvvetleri Vazife Malullüğü
Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin (erbaş ve erler hariç) vazife malulü olmaları halinde ödenecek aylığın tespitinde, kişinin kendisine bağlanacak vazife malullüğü aylığı ile harp malulü sayılması halinde bağlanabilecek (harp malullüğü zamma dahil) aylığı arasındaki farkın %80’inin hesaplanan vazife malullüğü aylığına ilave edilmesi sonucu bulunan tutarın ödendiği, erbaş ve erlere ise, aynı esaslara göre öğrenim durumlarına göre belirlenmiş derece ve kademeler esas alınarak hesaplanan TSK vazife malullüğü aylığının 6495 sayılı Kanun ile 2330 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle ayrıca
%25 oranında artırılarak ödendiği, ayrıca, erbaş ve erlerin ana veya babasına bağlanan aylığın toplam 16 yaşından büyükler için tespit edilen bir aylık asgari ücretin net tutarından az olamayacağı, 3.3. Harp Malullüğü
Harp malullüğü aylığı, vazife malullüğü aylığının hesaplanmasına esas alınacak aylık derece ve kademesi veya rütbenin, bir üst derece veya rütbesine ait unsurlar (gösterge, ek gösterge) üzerinden hesaplandığı ve
6495 sayılı Kanun ile 2330 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle ayrıca %25
oranında artırılarak ödendiği, harp malullerine maluliyet derecelerine göre 1100 ila 400 gösterge rakamının katsayı ile çarpımı sonucu bulunan tutarda Harp Malullüğü Zammının ayrıca ödendiğini, 3.4. 2330 sayılı Kanuna Göre Vazife Malullüğü
Bu kapsamdakilere, sivil kamu görevlileri için hesaplanan sivil vazife malullüğü aylığı, Türk Silahlı
Kuvvetleri personelinin (erbaş ve erler dahil) vazife malulü olmaları halinde hesaplanan TSK vazife malullüğü aylığı, 6495 sayılı Kanun ile 2330 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde yapılan değişiklik uyarınca
%25 oranında artırılarak ödendiği, 3.5. 3713 sayılı Kanuna Göre Vazife Malullüğü
3713 sayılı Kanunun 2l inci maddesi hükmü uyarınca kamu görevlilerinin kendilerine veya ölenlerin dul
ve yetimlerine, görevdeki emsalinin aldığı aylık miktarından az olmamak üzere, 2330 sayılı Kanuna göre vazife malullüğü aylığı bağlandığı, bu kapsamdaki malullere veya hak sahiplerine hizmet süreleri ne olursa olsun, maluliyet derecelerine göre başbakanlık müsteşarı veya kendi emsallerinin görev aylıkları esas alınarak 30 hizmet yılı üzerinden emekli ikramiyesi ödendiği, 4. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğünün 17.09.2021 tarih ve E-56353254-622.03-1135198 sayılı yazısından özetle; 4.1. Şehit yakınları ve gazilerin, olayın meydana geliş şekline göre farklı kanunlar kapsamında değerlendirilerek ilgili kanunlara göre hak ve imkânlara sahip oldukları, şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınlarına ulusal politikalar neticesinde ekonomik, sosyal, barınma, sağlık, çalışma hayatını da içine alacak şekilde çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından sağlanmış birçok hak ve imkândan söz edilebileceği, 4.2. Ancak şehit yakınları ve gazilerden sıklıkla gelen çeşitli talepler olduğu belirtilerek bu kapsamda; şehit ve gazi çocuklarından 25 yaş ve üzeri olanlara tanıtım kartı verilmesi, öğrenim durumuna uygun olarak bir defaya mahsus unvan değişikliği yapılması, muharip gazilere (İstiklal Savaşı, Kore, Kıbrıs) faizsiz konut kredisi verilmesi, muharip gazilerin çocuklarına istihdam hakkı verilmesi, tüm şehit çocuklarının istihdam edilmesi, gazilere ikinci iş hakkı sağlanması, gazilerin gazililiğinden dolayı ÖTV maufiyetinden
faydalandırılması, muharip gazilere verilen şeref aylığının eşitlenmesi, terörle mücadelede yaralanan ancak malul sayılmayan kişiler hakkında çalışma yapılması, hizmetli kadrosunda istihdam edilen şehit ve gazi yakınlarının memur unvanlı kadroya atanması, 15 Temmuz gazilerine aylık bağlanması, şehit anne ve babalarının maaşlarının yükseltilmesi, özel öğretim kurumlarındaki %3’lük kontenjanın arttırılması, vazife malullerinin yakınlarının özel hastanelerden ücretsiz yararlandırılmaları, şehitlerin eşlerine sağlanan hakların şehitlerin anne babasına da sağlanması, görevde yükselme ve unvan değişikliği konusunda ek madde eklenmesi, kurumlar arası naklen atanmanın kolaylaştırılması, vazife malullerinin istihdam edildiğinde maaşlarının kesilmemesi, vefat eden terör mağduru sivil vatandaşların anne ve babasına bağlanan aylıkların artırılması gibi taleplerin bulunduğu, 5. İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü’nün konuya ilişkin 01/12/2021 tarihli ve E31807647-165.07-19520 sayılı yazısından özetle; 5.1. Şehit yakınları ve gazi hakları ile ilgili Bakanlığın görev ve sorumluluğu dâhilinde olan pek çok başvuru geldiği, başvuruların yoğunlaştığı konularda birisinin de şehit yakınları ve gazilerin sosyal, ekonomik, sağlık, istihdam gibi sorunlar olduğu, yapılan başvuruların incelenmesi neticesinde mevzuatta ve idari uygulamalarda bir takım sorunlar olduğunun tespit edildiği ifade edilmiş olup, bu kapsamda bakanlık bünyesinde İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu, Jandarma Genel Komutanlığı Nakdi
Tazminat Komisyonu, Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonu ve Sahil Güvenlik
Komutanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu olmak üzere 4 ayrı komisyonun teşkil edildiği, 5.2. İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun şehit yakınları ve gaziler hakkında özel rapora ilişkin değerlendirilmesinde komisyonun görev alanının neler olduğu, üyeleri, çalışma usul ve esaslarının neler olduğu belirtilmiş, nakdi tazminat komisyonuna başvuru ve başvuru inceleme usullerinin neler olduğu,
2330 sayılı Kanun kapsamında yapılan nakdi tazminat başvurularının nasıl sonuçlandırıldığı, söz konusu
başvuruların sivil vatandaşlar tarafından nasıl yapıldığı, nakdi tazminat komisyonuna başvuru hakkını bilmemesinden ötürü alacakları zamanaşımına uğrayan kişilere herhangi bir ödeme yapılıp yapılamadığı, vazife sırasında hayatını kaybederek şehitlik mertebesine ulaşan kişilerin cenaze törenlerine ilişkin
Bakanlığın idari düzenlemeleri ile yapılması gereken faaliyetlerin neler olduğu, vazife sırasında yaralanan personelin tedavilerinin yapılmasında Bakanlığın görev ve sorumluluklarının neler olduğu, gazilerin rehabilitasyonu hususunda Bakanlık tarafından yürütülen faaliyetlere ilişkin bilgilerin derlendiği, 5.3. Sahil Güvenlik Komutanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun şehit yakınları ve gaziler hakkında özel rapora ilişkin değerlendirilmesinde komisyonun 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması
Hakkında Kanun ve Nakdi Tazminat Yönetmeliği hükümleri kapsamında barışı, güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahrik işlemlerinde görevlendirilen ve bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya engelli hale gelmeleri halinde ödenecek akdi tazminatı belirlemek olduğu, nakdi tazminat talebine ilişkin başvurularda şehit olan personelin varisleri ya da tayin ettikleri vekillerince kuruma yazılı müracaat ile yapıldığı, 2330 sayılı kanun kapsamında yapılan müracaatların ağırlıklı olarak şehit ailelerinden gelmekte olduğu ve dolayısıyla kararların tazminat verilmesi yönünde sonuçlandığı, görevlerde şehit olan personelin ailesine veya yaralanan personele nakdi tazminata ilişkin bilgilendirme yapıldığından ötürü alacakları zamanaşımına uğrayan kişinin bulunmadığı, vazifeleri sırasında hayatını kaybederek şehit olan personelin ailesine acil ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kantin üst komutanlık
payından karşılanmak suretiyle ilk destek yardımı ödemesi ile 657 sayılı Kanunun 208. Maddesi gereğince ölüm yardımı ödemesi yapıldığı, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
6. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 7. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10’uncu maddesinin üçüncü fıkrasında; “Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.” 8. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Devlet harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malul ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.” 9. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 10. 16/6/1983 tarihli ve 2847 sayılı Türkiye Emekli Subaylar, Emekli Astsubaylar, Emekli Uzman
Erbaşlar, Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul Ve Yetimleri İle Muharip Gaziler Dernekleri Hakkında
Kanunun “Tanımlar” başlıklı mükerrer 1’inci maddesinde; “Bu Kanunda geçen; Muharip Gazi: Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensuplarından harbe fiilen katılanları, Malul Gazi: Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensuplarından; Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarını korumak ve güvenliğini sağlamak görevi ile harpte veya Devletin bekasını hedef alan terör örgütlerine karşı yurt içi ve yurt dışı mücadelede her çeşit düşman veya terörist silahlarının tesiriyle veya harp bölgesindeki harekat ve hizmetler sırasında, bu harekat ve hizmetlerin sebep ve tesiriyle yaralanarak tedavileri sonucunda engelliliği rapor ile kesinleşenleri ifade eder.” 11. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Vazife
Malûllüğü” başlıklı 47’nci maddesinin birinci fıkrasında; “…sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya
işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir.
Vazife malûllükleri; a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan, b) Mevzuat ve emir dışında hareket etmiş olmaktan, c) Yasak fiilleri yapmaktan, d) İntihara teşebbüsten, e) Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlama veya zarar verme amacından, doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında vazife malûllüğü hükümleri uygulanmaz.” 11.1. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Vazife
Malûllüğü” başlıklı 47’nci maddesinin altıncı fıkrasında; “Subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er ile Türk Silâhlı Kuvvetlerince görevlendirilen 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan; a) Harpte fiilen ateş altında, b) Harpte, harp bölgelerindeki harp harekât ve hizmetleri sırasında, bu harekât ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle, c) Harpte veya harbe hazırlık devresinde her çeşit düşman silâhlarının etkisiyle, d) Askerî harekâtı gerektiren iç tedip ve sınır hareketleri sırasında, bu hareketlerin sebep ve etkisiyle, e) Barışta veya olağanüstü hallerde, emir veya görev ile uçuş yapan uçucularla hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak uçakta bulunanlardan uçuşun havadaki ve yerdeki sebepleriyle ve yine emir ve görev ile dalış yapan dalgıçlarla, hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak denizaltı gemisinde veya dalgıç kıtasında bulunanlardan denizaltıcılığın veya dalgıçlığın çeşitli sebep ve etkileriyle, f) Anayasanın 92’nci maddesi veya Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca Türk Silâhlı
Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensuplarının yabancı ülkelere gönderilmesini gerektiren durumlarda, birliklerin bulundukları yerlerden hareketlerinden itibaren yurt içinde, yurt dışında, yabancı ülkelerde veya yurda dönüş sırasında, vazife malûlü olanlara harp malûlü denir.” 12. 29/10/2016 tarihli ve 675 karar sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirlerin Alınması
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin “Gazilik unvanı verilenler” başlıklı 14 üncü maddesinde; “15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemin devamı niteliğindeki eylemler sebebiyle malul olan kamu görevlileri ve siviller ile bu eylemlerin devamı niteliğindeki eylemlerin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı oldukları sırada yaralanan kamu görevlileri ve sivillere, yaralanma derecesine bakılmaksızın gazilik
unvanı verilir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından belirlenir.” 13. 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun “Vazife
Malullüğü Aylığı” başlıklı 56’ncı maddesi birinci ve ikinci fıkrasında; “Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (Serbest sevkler dahil) sevkleri sırasında, yedek subay ve yedek astsubay okulu öğrencilerinin gerek okulda, gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malulü olmaları halinde, kendilerine, öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun 36’ncı maddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe tutarlarının, daha önce
Devlet Memuriyetinde bulunmuş olanlardan kazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları, sözü edilen giriş derece ve kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilik gösterge tablosunda karşılığı olan derece ve kademe tutarının,% 70’i üzerinden aylık bağlanır. Harp okulları ve astsubay meslek yüksekokullarında okuyanlar, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi fakülte ve yüksekokullarında okuyanlar, üniversitelerin fakülte ve yüksekokullarında Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel
Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı adına öğrenim görenler ya da kendi hesabına öğrenim görmekte iken Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına okumaya devam edenler, Polis Akademisi ile Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde veya üniversitelerin fakülte ve yüksekokullarında Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına öğrenim görenler veya kendi hesabına öğrenim görmekte iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına öğrenim görmeye devam edenler, Emniyet Genel Müdürlüğü veya Millî İstihbarat Teşkilatı hesabına açılan okullarda öğrenim görenler ile Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı veya
Emniyet Genel Müdürlüğü adına öğrenim görmek üzere temel ve intibak eğitimine tabi tutulanlardan; 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının c bendi kapsamında sigortalı sayılmamış olup bu öğrenimleri veya eğitimleri nedeniyle 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki terör eylemlerinde hedef alınarak hayatını kaybedenlerin hak sahibi yakınlarına veya engelliliğinin derecesi itibarıyla bu Kanun hükümlerine göre malul olduğuna karar verilenler, birinci fıkra hükümlerinden aynı şekilde yararlandırılırlar.” 13.1. 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ek madde 79 altıncı fıkrada; “…aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin, aynı sebeplerle malullük aylığı almakta olanların veya bunlardan ölenlerin çocuklarına her ay için; ilköğretimleri sırasında (1.250), ortaöğretimleri sırasında (1.875) ve yükseköğretimleri sırasında (2.500) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda eğitim ve öğretim yardımı yapılır.” 14. 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Vatan hizmetleri yardımlarında” başlıklı 26’ncı maddesinde; “Aşağıdaki yazılı vatan hizmetleri yardımları Gelir Vergisinden müstesnadır.
1. Harb malüllüğü zamları ; 2. Harb malüllerine ve şehit, dul ve yetimlerine verilen tekel beyiyeleri; 3. Şehitlerin dul ve yetimlerine şehit, dul ve yetimi sıfatiyle yapılan bilümum ödemeler (Bu hükmün tatbikında hususi kanunlarına göre kendilerine şehit sıfatı verilenlerle harb, isyan, eşkiya, kaçakçı takip ve müsademesi, sanıkların ve mahkümların takibi,manevra, talim ve tatbikat esnasında görev başında veya görevden doğan sebeplerle ölenler şehit sayılır.);
4. Vatan hizmetleri tertibinden bağlanan aylıklar ile ödenen mükafatlar.” 15. 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet
Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanunun 1’inci maddesinde; “Milli mücadeleye iştirak eden ve bu sebeple kendilerine İstiklal Madalyası verilmiş bulunan Türk vatandaşları ile 1950 yılında Türk Tugayının Kore’ye ayak bastığı Ekim ayında başlamak ve 1953 yılı Pan-Munjon Ateşkes
Anlaşmasına kadar Kore’de fiilen savaşa katılmış olan Türk Vatandaşlarına ve 1974 yılında Temmuz 1 inci ve Ağustos 2’nci Barış Harekatına Kıbrıs’ta fiilen görev alarak katılmış olan Türk Vatandaşlarına, hayatta bulundukları sürece, vatani hizmet tertibinden 5750 gösterge rakamının her yıl Bütçe Kanunu ile tespit edilen memur maaş katsayısı ile çarpılmasından bulunacak miktarda aylık bağlanır. Hak sahibinin ölümü halinde bu aylık dul eşe ve %75 oranında bağlanır, ancak dul eşin tekrar evlenmesi halinde kesilir.
Yukarıda belirtilenlerden herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan gelir veya aylık bağlanmadığı gibi, zorunlu olarak sosyal güvenlik kurumlarından birine tâbi olmayı gerektiren bir işte de çalışmadığını belgelemek suretiyle yazılı talepte bulunan hak sahiplerinin aylıkları ise yazılı taleplerinin Sosyal Güvenlik
Kurumu Başkanlığının kayıtlarına geçtiği tarihi takip eden aydan geçerli olmak üzere ve bu durumları devam ettiği müddetçe 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan 30 günlük net asgarî ücret tutarı (dul eşler için bu tutarın % 75’i) esas alınarak ödenir. Bu Kanundan önce, özel bir kanunla kendilerine vatani hizmet tertibinden aylık bağlanmış olanlar hakkında yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz. Vatani hizmet tertibinden bağlanan aylıklar hiç bir suretle haczedilemez.” 15.1. 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet
Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanunun 2’nci maddesinde; “Bu Kanun kapsamında aylık bağlananlar ile bunların eşlerinin resmî sağlık kurum ve kuruluşlarında veya bu kurum ve kuruluşlarca sevk edildikleri özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görecekleri tedavilere ilişkin giderler ile ilaç giderleri; herhangi bir katılım payı veya fark alınmaksızın, Devlet memurlarının tedavi yardımına ilişkin usûl ve esasları çerçevesinde ve bu amaçla Millî Savunma Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.” 16. 29/07/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun “Nispet” başlıklı 8’inci maddesinde; “Cumhurbaşkanı, …gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir.” 17. 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun “Nakdi tazminat” başlıklı 3’üncü maddesinde; “Bu Kanun kapsamına girenlerden; Ölenlerin kanuni mirasçılarına, en yüksek Devlet Memuru brüt aylığının (Ek gösterge dahil) 100 katı tutarında, Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde malül olanlara 200 katı, diğer engelli hâle gelenlere (a) bendinde belirtilen tutarın % 25’inden % 75’ine kadar, yaralananlara ise % 20’sini geçmemek üzere engellilik ve yaralanma derecesine göre, nakdi tazminat ödenir. Bu nakdi tazminatın tespitine esas tutulacak aylık; tazminat verilmesine dair karar tarihindeki en yüksek Devlet memuru aylığının (Ek gösterge dahil) brüt tutarıdır.” 17.1. 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun “Aylık bağlanması” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Bu Kanun kapsamına girenlerden;
a) Engelli hâle gelerek bağlı oldukları sosyal güvenlik mevzuatına göre emekliye sevk edilenlere görev malullüğü aylığı bağlanır.
b) Emekli aylığı almakta iken engelli hâle gelenlerin almakta oldukları aylıkları görev malullüğü aylığına dönüştürülür.
c) Ölenlerin kendilerine bağlanması gereken görev malullüğü aylığı, dul ve yetimlerine intikal ettirilir. Bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıklar % 25 artırılarak ödenir.
d) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmayanların engelli hâle gelmeleri halinde, öğrenim durumlarına göre 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 36’ncı maddesi hükümlerine göre belirlenecek giriş derece ve kademeleri üzerinden (Öğrenimi bulunmayanların ilkokul mezunu gibi)
kendilerine, ölümlerinde dul ve yetimlerine 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre T.C. Emekli Sandığınca görev malullüğü aylığı % 25 artırılarak bağlanır.” 18. 2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu ek madde 2’de; “8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesine ve 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya 27/2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malulü olmaları sebebiyle kendilerine aylık bağlananlara bir konut ile sınırlı olmak kaydıyla Toplu
Konut İdaresince faizsiz olarak kredi verilir. Aynı kanunlar kapsamına giren sebeplerle hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri ile harp veya vazife malullüğü aylığı almaktayken faizsiz kredi hakkından yararlanmaksızın hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri için ise; bir konut ile sınırlı olmak üzere, öncelikle dul eşine, eşi hayatta değilse veya evlenmişse kredi kullanacak çocuklardan en az birisinin yetim aylığı almakta olması kaydıyla aylık bağlanma koşullarına bakılmaksızın talepte bulunan çocuklarına müştereken, bu kişiler bulunmadığı takdirde de öncelikle anaya olmak üzere ana veya babasına konut sahibi yapmak amacıyla Toplu Konut İdaresince faizsiz olarak kredi verilir.” 19. 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun “Yardım” başlıklı 21 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hâle gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık
Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.” 19.1. 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun “Yardım” başlıklı 21/b maddesinde; “Yurtiçinde veya yurtdışında kamu konutlarından yararlanmakta iken malul olanların kendileri, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimleri, 9/11/1983 tarihli ve 2946 sayılı Kamu Konutları
Kanununda gösterilen özel tahsisli konutlarda oturanlar hariç olmak üzere, herhangi bir kira bedeli alınmaksızın on yıl süreyle kamu konutlarından yararlanmaya devam edebilirler. Kamu konutundan çıkacaklar ile kamu konutundan yararlanmayanlar ve özel tahsisli konutlarda oturanların istekleri halinde ikametgâh olarak kullanacakları yurtiçindeki taşınmazın kira bedeli on yıl süre ile Devletçe karşılanır; ancak kamu konutlarından kira ödemeksizin yararlanılan süre, kira yardımından yararlanılan süreden
düşülür. Yurtdışındaki özel tahsisli konutlarda oturanların yurtdışı kira bedelleri de istekleri halinde bir yıl süre ile Devletçe karşılanır.” 19.2. 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun “Yardım” başlıklı 21/e maddesinde; “Malûl olanlar ile ölenlerin dul ve yetimleri, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığınca kendilerine verilen tanıtım kartlarını ibraz etmeleri durumunda, kamu kurum ve kuruluşlarına ait bütün hastanelerde muayene ve tedavi edilirler. Bunların her türlü tedavi giderleri; ilgililerin herhangi bir kamu kurumu veya kuruluşunda çalışmaları halinde bu kurum veya kuruluşça, emekli, yaşlılık, malûllük veya dul ve yetim aylığı almaları halinde bağlı bulundukları sosyal güvenlik kurumunca, herhangi bir kuruma tâbi olarak çalışmamaları, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz
Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında aylık alanlar hariç emekli, yaşlılık, malûllük veya dul ve yetim aylığı almamaları durumunda Millî Savunma veya İçişleri Bakanlığınca karşılanır. Malûl olanların eksilen vücut organları, yurt içi veya yurt dışında en son teknik usûllere göre yapılması mümkün sunileriyle tamamlatılır ve gerekirse tamir ettirilir veya yenisi yaptırılır.” 19.3. 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ek madde 1’de; “…istihdam hakkından; ….malullerin kendileri veya eş veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendisi veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi yararlanır.” 20. 8/1/2002 tarihli ve 4736 sayılı Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal Ve Hizmet
Tarifeleri İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanununun 1’inci maddesinin ikinci fıkrasında;“24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet
Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun veya 28/5/1986 tarihli ve 3292 sayılı Vatani Hizmet
Tertibi Aylıklarının Bağlanması Hakkında Kanun kapsamındaki hizmetleri sebebiyle vatani hizmet tertibinden aylık bağlananların; 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
Kanununun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesine, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı
Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre vazife malulü sayılarak aylık bağlananların kendileri, eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış olan çocukları, anne ve babaları; yukarıda sayılan kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenler ile vazife malulü sayılarak aylık bağlananlardan, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenlerin kendileri ile eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocukları, anne ve babaları; yukarıda sayılan kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılacak şekilde hayatını kaybedenlerin ya da aynı kapsamda aylık almaktayken hayatını kaybedenlerin eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış olan çocukları, anne ve babaları; engelliler için sağlık kurulu raporuyla %40 ve üzerinde engelli olduğunu belgeleyen Türk vatandaşlarının kendileri, ağır engellilerin kendileri ile birlikte birden fazla olmamak üzere birlikte yolculuk ettikleri refakatçileri, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi ve şehirlerarası hatlarından, belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanırlar.” 20.1. 8/1/2002 tarihli ve 4736 sayılı Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal Ve Hizmet
Tarifeleri İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanununun 1’inci maddesinin
yedinci fıkrasında; “1005 sayılı Kanun ve 3292 sayılı Kanun kapsamında vatani hizmet tertibinden aylık bağlananlar ile 5434 sayılı Kanunun 56 ncı, mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine veya 5510 sayılı
Kanunun 47 nci maddesine göre harp veya vazife malullüğü aylığı bağlananların ya da 2330 sayılı Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre aylık bağlananların veya harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile harp veya vazife malullüğü aylığı almakta iken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenlerin, bu fıkrada sayılan kanunlar veya maddeler gereğince dul ve yetim aylığı bağlananların ikametgâhlarında kullandıkları elektrik enerjisi ücreti %40’tan; belediyelerce tahakkuk ettirilecek su ücreti ise %50’den az indirim içermemek üzere belirlenecek tarife üzerinden alınır.” 21. 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun “Öğrenim ücreti ve diğer ücretler, ücretsiz öğrenim ve yabancı uyruklu öğrenciler” başlıklı 13’üncü maddesinde; “…Ücretsiz okutmada; 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı
Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlar, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli
Sandığı Kanununun 56 ncı, mülga 45 inci ve 64 üncü maddeleri ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı
Kanunun 47 nci maddesi kapsamında harp veya vazife malulü sayılanların ilk ve orta öğretim çağındaki çocukları ile haklarında korunma, bakım veya barınma kararı verilen çocuklara öncelik verilir.” 22. 23/7/2016 tarihli ve 667 karar sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin
Kanun Hükmünde Kararnamenin “Vazife malulü aylığı bağlanması ve diğer haklar başlıklı” 7’nci maddesinin birinci fıkrasında; “15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemin devamı niteliğindeki eylemler sebebiyle hayatını kaybeden veya malul olan sivillere 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamında bağlanacak aylıklarının hesabında aynı fıkranın (h) bendi hükümleri esas alınır ve kendileri ile hak sahipleri, söz konusu (h) bendi kapsamında bulunanlara ilgili mevzuatında sağlanan diğer haklardan aynı şekilde yararlandırılır. Ancak, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, malulün ya da ölenin kendisine bağlanacak aylıktan az olamaz. Ayrıca, bunlar ile bu eylemler sebebiyle yaralananlar hakkında 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun nakdi tazminat hükümleri uygulanır. Bu şekilde bağlanacak aylıklarda, genel sağlık sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin borç olmama şartı aranmaz.” 23. 23/1/2017 tarihli 684 karar sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 1’inci maddesi ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle
Mücadele Kanununa aşağıdaki ek madde ile geçici madde eklenmiştir.
“EK MADDE 3- 21 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (h), (i) ve (j) bentleri kapsamında terör eylemi nedeniyle yaralanmış olup ilgili mevzuatına göre malul sayılmamaları nedeniyle aylık bağlanamayanlardan, talepleri üzerine 13/7/1953 tarihli ve 4/1053 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre derece tespiti yapılanlara, bu dereceleri esas alınarak aşağıda yazılı gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda, nakdi tazminat karar tarihini takip eden aybaşından başlamak üzere aylık bağlanır.”
Dereceler Göstergeler
1 22.382
2 20.821
3 19.259
4 17.698
5 16.136
6 14.616
“GEÇİCİ MADDE 17- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 21 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (h), (i) ve (j) bentleri kapsamında terör eylemi nedeniyle yaralanmış olup ilgili mevzuatına göre malul sayılmamaları nedeniyle aylık bağlanamayanlardan talepte bulunanlara, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki hizmet süreleri, unsurlar ve memur aylık katsayısı ile ödenmekte olan aylıkları esas alınarak ek 3 üncü madde hükümlerine göre tespit olunacak tutarda bu maddenin yürürlüğe girdiği takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır.” 24. 2006/16 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Ait Sosyal Tesislerden Şehit Yakınları ile Gaziler, Harp ve Vazife Malulleri ve Yakınlarının Yararlandırılması hakkındaki Başbakanlık Genelgesinde; “…şehitlerimizin eş, anne, baba ve çocukları ile gaziler, harp ve vazife malulleri, bunların eş, anne, baba ve çocuklarının kamu kurum ve kuruluşlarına ait misafirhane ve sosyal tesislerden bu kurum ve kuruluşların kendi personeline uyguladığı ücret tarifesine göre yararlandırılmaları uygun görülmüştür.” 25. 27/7/2022 tarihli ve 5874 karar sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1’inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “1/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesi ile 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 23/4/1981 tarihli ve 2453 sayılı Yurt Dışında Görevli Personele Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık
Bağlanması Hakkında Kanun, 28/2/1982 tarihli ve 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa
Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki görevlerini ifa ederken hayatlarını kaybedenlerin eş ve çocuklarından; 3713 sayılı Terörle
Mücadele Kanunu ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamındaki maluller ile eş ve çocuklarından; 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara
Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında şeref aylığı alanlar ile eş ve çocuklarından; yaş, program süresi ve kayıtlı olunan program sayısı sınırlaması olmaksızın öğrenci katkı payı/öğrenim ücreti alınmaz.” hükümleri düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
26. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 27. Kurumumuza yapılan başvuruda, başvuranın gazilere sağlanan haklar arasındaki farlılıkların giderilmesini talep ettiği görülmektedir.
28. Türk hukukunda çatı bir “gazi” tanımı yapılmadığı görülmektedir. Gazilere sağlanan haklara ilişkin farklılıkların temel sebebinin “gazi” kavramının mevzuat bağlamında çatı bir tanım yapılmamasının sonucu olduğu değerlendirilmektedir. Gazi kavramlarının bütüncül bir tanımlamayla düzenlenmesi konusunda yapılan çalışmalar, bu kavramlara atfedilen manevi değerlerin hassasiyeti nedeniyle tedvin edilememesi sonucunda tamamlanamamıştır.
29. Muharip Gaziler ve Mevzuat Kapsamında Sağlanan Haklar
1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinde Şeref Aylığı Bağlanması
Kanun ile Milli Mücadeleye iştirak eden ve bu sebeple kendilerine İstiklal Madalyası verilmiş bulunan Türk vatandaşları ile 1950 yılında Türk Tugayının Kore’ye ayak bastığı Ekim ayında başlamak ve 1953 yılı PanMunjon Ateşkes Anlaşmasına kadar Kore’de fiilen savaşa katılmış olan Türk Vatandaşlarına ve 1974 yılında Temmuz 1 inci ve Ağustos 2’nci Barış Harekatına Kıbrıs’ta fiilen görev alarak katılmış olup malul hale gelen Türk Vatandaşlarına “muharip gazi” unvanı verilmiştir. Çeşitli mevzuat düzenlemeleri ile muharip gazilere birtakım ekonomik ve sosyal haklar tanınmıştır. Bu kapsamda sosyal güvencesi olmayan gazilere bir asgari ücret tutarında, sosyal güvencesi olan gazilere ise vatani hizmet tertibinden 5750 gösterge rakamının her yıl Bütçe Kanunu ile tespit edilen memur maaş katsayısı ile çarpılmasından bulunacak miktarda aylık bağlanmaktadır. Kendisi, eşi, 25 yaşını doldurmamış ve evlenmemiş çocukları, anne ve babasına ücretsiz seyahat hakkından yararlandırılmaktadırlar. Ayrıca, kendisi ve eşi için sağlık hizmetlerinde katılım payı muafiyeti, mesken vergisi muafiyeti (200 m² aşmayan tek mesken için), elektrik enerjisi ücreti indirimi (% 40 ), su ücreti indirimi (%50), sosyal tesislerden eş, anne, baba ve çocukları için yararlanma hakkı, yüksek öğretimde katkı payı ve öğrenim ücreti alınmaması, Kredi ve Yurtlar
Kurumundan burs verilmesi, muharip gazi çocuklarının askeri okullara öncelikle alınması, müsabaka yerlerine girme, müze ve ören yerlerinden ücretsiz istifade etme, Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı huzurevlerinden ücretsiz yararlanma, devlet tiyatrolarından ücretsiz istifade etme gibi sosyal haklardan faydalanmaktadırlar.
30. Malul Gaziler ve Mevzuat Kapsamında Sağlanan Haklar
2847 sayılı Türkiye Emekli Subaylar, Emekli Astsubaylar, Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri ile
Muharip Gaziler Dernekleri Hakkındaki Kanun ile muharip gazi ve “malul gazi” tanımı; 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile de malul gazi kavramı ile aynı anlamı taşıyan “harp malulü” tanımı yapılmış olup Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik
Komutanlığı mensuplarından; Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarını korumak ve güvenliğini sağlamak görevi ile harpte veya Devletin bekasını hedef alan terör örgütlerine karşı yurt içi ve yurt dışı mücadelede her çeşit düşman veya terörist silahlarının tesiriyle veya harp bölgesindeki harekat ve hizmetler sırasında,
bu harekat ve hizmetlerin sebep ve tesiriyle yaralanarak tedavileri sonucunda engelliliği rapor ile kesinleşenlere harp malullüğü hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Harp malulü gazilere, öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36’ncı maddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe tutarlarının, daha önce devlet memuriyetinde bulunmuş olanlardan kazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları, sözü edilen giriş derece ve kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilik gösterge tablosunda karşılığı olan derece ve kademe tutarının, % 70’i üzerinden aylık bağlanacağı
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan harp
malulü gazilere nakdi tazminat, sağlık hizmetlerinden katılım payı muafiyeti ve diğer sağlık giderlerinin karşılanması, istihdam hakkı, eğitim ve öğretim yardımları, kamu sosyal tesislerinden yararlanma, fazisiz konut kredisi, ücretsiz seyahat hakkı, emlak vergisi muafiyeti, gelir vergisi indirimi, elektrik ve su ücret indirimi gibi birtakım ekonomik ve sosyal haklar tanınmıştır.
31. Vazife Malulleri ve Mevzuat Kapsamında Sağlanan Haklar
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile “vazife malulü” ve “harp malulü” olmak
üzere “malullük” kavramının tanımı yapılmıştır. Bu anlamda, yürütülen görevin sebep ve tesiriyle ortaya çıkan malullük, vazife malullüğü olarak kabul edilmektedir. Vazife malullüğü 5434 ve 5510 sayılı
Kanunlarda belirlenmiş olan hallerin gerçekleşmesi durumunda söz konusu olmaktadır. Bu tanım sivil vazife malullüğü kavramına açıklık getirmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet personelinin
Anayasa ve uluslararası antlaşmalar gereği yurt dışında görev yaptıkları sürede, uçuş ve dalış hizmetlerinin ifası sırasında ve bu hizmetlerin sebep ve tesiri ile malul hale gelmeleri veya vefatları halinde haklarında harp malullüğü hükümleri uygulanacağından bahsedilmiştir. Bu bağlamda sivil vazife malullerine aylık, sağlık hizmetlerinden ve istihdam hakkından yararlanma, faizsiz konut kredisi, ücretsiz seyahat hakkı, gelir vergisi indirimi, elektrik ve su ücret indirimi, eğitim ve öğretim yardımları gibi çeşitli haklar tanınmıştır.
32. 2330 sayılı Kanuna Göre Vazife Malulleri ve Mevzuat Kapsamında Sağlanan Haklar
İç güvenlik ve asayişin korunmasında, kaçakçılığın men, takip ve tahkikinde, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamada, güven ve asayişi ihlal eden eylemler nedeniyle yakalanan, gözaltına alınan, tutuklanan veya hükümlü bulunanların muayene ve tedavilerinde, kaçakçılığın men, takip ve tahkiki maksadıyla mayınlanmış sahaların temizlenmesinde, Devlet istihbarat faaliyetlerinde, Devletin kara sınırlarının korunması ve güvenliğinin sağlanmasında ve terörle mücadele faaliyetlerinde ve patlayıcı madde ve şüpheli cisimlerin tespiti, incelenmesi, muhafazası, nakli, imhası ve zararsız hale getirilmesinde görevlendirilenlerin maruz kaldıkları yaralanma, sakatlanma sonucu oluşan malulüyeti kapsamaktadır. Bu kapsamdaki vazife malullerine, öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun 36’ncı maddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe tutarlarının, daha önce devlet memuriyetinde bulunmuş olanlardan kazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları, sözü edilen giriş derece ve kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilik gösterge tablosunda karşılığı olan derece ve kademe tutarının, % 70’i üzerinden aylık bağlanacağı 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamdaki vazife malullerine aylıktan hariç sağlık hizmetlerinden ve istihdam hakkından yararlanma, faizsiz konut kredisi, ücretsiz
/
seyahat hakkı, gelir vergisi indirimi, elektrik ve su ücret indirimi, eğitim ve öğretim yardımları gibi sair haklar verilmiştir.
33. 3713 sayılı Kanuna Göre Vazife Malulleri ve Mevzuat Kapsamında Sağlanan Haklar
Bu Kanunda ifade edilen vazife malullüğü kavramı, kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan ve engelli hale gelerek malul olanları kapsamaktadır. Bu kapsamdaki vazife malullerine, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanacağı düzenlenmiş olup görevlerini ifa ederken terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan veya engelli hale gelenlere görev malulü aylığı bağlanacağı hükümlerine yer verilmiştir. Ayrıca 2330 sayılı
Kanunda ifade edilen vazife malullerine sağlanan haklardan farklı olarak devlet memuru yakınların atanma taleplerinde ve devlet memuru alımlarında öncelik tanınmıştır.
34. 15 Temmuz Gazileri ve Mevzuat Kapsamında Sağlanan Haklar
15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminde malul olan kamu görevlileri
ve sivillere 675 karar sayılı KHK’nın 14’üncü maddesi ile gazilik unvanı verilmiş olup 667 karar sayılı
Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 7’nci maddesi ile malul olan sivillere aylık bağlanması hususunda 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi hükümlerinin esas alınacağı düzenlenmiştir. Yine 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında terör eylemi nedeniyle yaralanmış olup ilgili mevzuatına göre malul sayılmamaları nedeniyle aylık bağlanamayanlardan talepte bulunanlara, hizmet süreleri, unsurlar ve memur aylık katsayısı ile ödenmekte olan aylıkları esas alınarak aylık bağlanacağı hükümleri 684 karar sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 1’inci maddesi ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle
Mücadele Kanununa geçici 17’nci madde olarak eklenmiştir. Bununla birlikte, nakdi tazminat ödenmesi, istihdam hakkı, faizsiz konut kredisi, ücretsiz seyahat hakkı, elektrik ve su indirimi, ek ödeme ile eğitim öğretim yardımı, sağlık yardımı, bakım ücreti, mesken vergisi muafiyeti, çocukların özel öğretim kurumlarında ücretsiz okutulması, şehitler ve gaziler gününde idari izin, sosyal tesislerden yararlanma, müze ve ören yerlerinden ücretsiz yararlanma, devlet tiyatrolarından ücretsiz yararlanma, yurt ve kredi önceliği, yükseköğrenim harç ve ücret muafiyeti gibi haklar sağlanmıştır.
Sivil Vazife Harp Malulü 2330 s. 3713 s. 1005 s. 15 Temmuz
Gazisi
Malulü (5434/5510 Kanuna Göre Kanuna Göre Kanuna Göre (5434/5510 S.K.) Vazife Vazife Muharip Gazi
Haklar
S.K.) Malulü Malulü (675 Sayılı
KHK)
Aylık + + + + – + (malul sayılanlara)
Şeref aylığı – – – – + – Tazminat – + + + – +
Sağlık hizmetleri + + + + + +
Bakıma muhtaçlık + + + + – + ödemesi
Tütün ikramiyesi + + + + – – İstihdam hakkı + + + + – +
Kira ödemesi (kamu – – – + – – görevlileri)
Faizsiz Konut Kredisi + + + + – +
Eğitim ve öğretim + + + + – + yardımları
Burs, kredi ve yurt – + + + + + önceliği
Yükseköğrenim ücret – – + + + + muafiyeti
Devlet memuru – – – + – – yakınların atanma taleplerinde öncelik
Kamu sosyal tesislerden + + + + + + yararlanma
Ücretsiz seyahat + + + + + +
Emlak vergisi muafiyeti – + + + + +
Gelir vergisi indirimi + + + + – – Gümrük vergisi + + + + – – muafiyeti
ÖTV VE MTV + + + + – +
muafiyeti
Elektrik ve su ücret + + + + + + indirimi
Devlet memuru – – – + + – alımlarında öncelik
Erken emeklilik + + + + – – Emekli İkramiyesi + + + + – – (kamu görevlileri)
Gaziler gününde idari – + + + + + izin
Müze ve ören – – – + + + yerlerinden ücretsiz yararlanma
Devlet Tiyatrolarından – – – + + + ücretsiz yararlanma
35. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri incelendiğinde, gazilere çeşitli düzenlemeler yolu ile birtakım haklar sağlandığı görülmektedir. Sağlanan hakların karşılaştırılması bakımından; idari görevlerin sebep/tesiri ile meydana gelen kazalar diğer bir deyişle idari görevler sonucu malul olanların hakları ile harpte, iç güvenlik ve asayişi sağlarken ya da terörle mücadele sırasında görevlerini ifa ederken meydana gelen olaylar sonucu malul olanların hakları farklılaşmaktadır. Bu farklılıklar çatı bir “gazi” kavramının mevzuat bağlamında tanımlanmasını güçleştirmektedir. Yaşanan olay ve olgular neticesinde ve değişen koşullarla birlikte ihtiyaca binaen çıkarılan bu düzenlemeler, hem bu hizmetleri sunan kamu kurumları açısından hem de yararlananlar açısından birtakım karışıklıklara ve bürokratik hantallıklara neden olduğu değerlendirilmektedir.
36. Bu kapsamda, yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere, çeşitli mevzuat düzenlemeleri ile gazilere sunulan hak ve hizmetler, ödenecek aylığın tespit yöntemi ve miktarı, aylıklarla birlikte yapılan özel ödemelere hak kazanma, emekli ikramiyesi miktarları ile sağlanan sağlık yardımlarının kapsamının ya da yararlanma şartlarının değişiklik göstermesi gibi çok çeşitli ekonomik ve sosyal hakları ilgililer bakımından farklılaştırmaktadır. Genel itibariyle sosyal güvenlik mevzuatında yer alan harp malullüğü veya vazife malullüğüne ilişkin düzenlemeler üzerinden Kanun maddelerine atıf yapılarak gazilere yönelik hak ve hizmet sunumu kapsamı belirlense de sadece “gazi” ibaresine yer verilen düzenlemeler (emlak vergisi muafiyeti, kredi, burs, öğrenim ücreti muafiyeti ve yükseköğrenim yurtlarından yararlanma, gelir vergisi indirimi, sosyal konutlardan yararlanma vb.) de bulunmakta olup bu durum söz konusu hakların iktisabı konusunda uygulama sorunlarına yol açabilmektedir.
37. Diğer taraftan son zamanlarda gazilerle ilgili yapılan akademik çalışmaların, haklar ve hizmetlere ilişkin konular, aile mensupları arasında hakların kim tarafından kullanılacağına dair çatışmalar, hakların ve kullanım süreçlerinin gazilerin durumuna uygun bir biçimde düzenlenmemesi ve buna ilişkin bürokratik işlemlerin uzun süreçli ve yoğun olması, hakların genişletilmesi ihtiyacı ile birlikte psikososyal destek hizmetlerine erişim üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Bu anlamda, gazilere ilişkin haklar ve sosyal yardımlarla alakalı olarak, hakların gazilerin durumlarına uygun ve ihtiyaçlarına cevap verir nitelikte olup olmadığı hususunun gözden geçirilebileceği değerlendirilmektedir. Ayrıca haklar ve sosyal yardımlarla birlikte gazilere sunulan bilgilendirme, yasal danışmanlık, psikososyal destek gibi hususlarda ihtiyaç ve etkinlik değerlendirmesi yapılmasının hak sahiplerinin ruhsal ve bedensel rehabilitasyonlarına olumlu katkı sağlayacağı açıktır.
38. Başvuranın iddia ve talepleri, ilgili meri mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yürürlükte bulunan ilgili mevzuat hükümlerinin gazilere sağlanan hakları; hakkı doğuran olay veya kazanın niteliğine, meydana geliş yer ve zamanına veyahut maluliyete uğrayan kamu görevlisinin görevinin niteliğine göre farklı adlarla tasnif etmiş bulunmaktadır. Sağlanan haklar bakımından oluşturulan bu tasnif ödenecek aylığın tespit yöntemi, miktarı, aylıklarla birlikte yapılan özel ödemelere hak kazanma, emekli ikramiyesi miktarları, sağlanan sağlık yardımlarının kapsamı ya da yararlanma şartlarının değişiklik göstermesi gibi çok çeşitli ekonomik ve sosyal hakları ilgililer bakımından farklılaştırmaktadır. Söz konusu tasnif, gazilere ilişkin mevzuat düzenlemelerinin bir kısmında hak sahipliği kapsamına yönelik tereddüt oluşturmakta ve uygulama sorunlara yol açabilmektedir. Bu bağlamda, mevzuat hükümlerinde sair tanımlarla düzenlenen gazilerin yararlandığı haklar bakımında
meydana gelen ekonomik ve sosyal farklılıkların giderilmesi amacıyla bütüncül, uzun dönemli ve süreklilik arz edecek şekilde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinatörlüğünde mevzuat çalışması yapılmasının gereklilik gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 39. İyi yönetim ilkelerine Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuran tarafından arz edilen dilekçeye istinaden verilen cevabın idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu yönüyle “kanunlara uygunluk ve hesap verebilirlik” ilkelerine uygun davranıldığı; diğer taraftan idarece başvurana verilen cevabi yazıda ilgili işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup idarenin söz konusu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA HÜRRİYETİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
40. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu
Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden artakalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara
İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Gazilere sağlanan ekonomik ve sosyal haklar bakımından meydana gelen farklılıkların giderilmesi ile sağlanan hakların kapsam ve sınırlarının yeniden değerlendirilmesi amacıyla Aile ve Sosyal
Hizmetler Bakanlığı koordinatörlüğünde gerekli çalışmaların yapılması hususunda,
AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINLIĞINA, İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA, MİLLİ
SAVUNMA BAKANLIĞINA VE SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu
karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA VE AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINA, İÇİŞLERİ
BAKANLIĞINA, MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA VE SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA
tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi