|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın babasının vefatından önceki dönemdeki hastane süreciyle ilgili tarafsız bir inceleme talebi ele alınmıştır. Başvuran, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’na (TKHK) yaptığı şikayetlerin bağımsız bir şekilde incelenmediğini iddia etmiştir. Anayasa Mahkemesi kararlarına atıfta bulunularak, devletin yaşam hakkını koruma yükümlülükleri vurgulanmıştır. TKHK’nın, başvuranın şikayetlerine ilişkin etkili bir idari soruşturma yürütmediği tespit edilmiştir.
Sonuç olarak, başvuranın yaşadığı olumsuz durumların diğer bireyler tarafından yaşanmaması için TKHK’nın benzer şikayetlerde daha hassas davranması ve denetim elemanları aracılığıyla soruşturmalar yapması gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, sağlık hizmetlerinin doğrudan yaşam hakkıyla ilgili olduğu ve etkili bir soruşturmanın gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’na uyarılar yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 6262-6262 36311982- 101.07.06-E.
BAŞVURU NO : 2017/698 2017/ 698
KARAR TARİHİ : 09/06/2017 |tarih|
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURU VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu (TKHK)
Nasuh Akar Mh. 1407. Sk. Pk:06520
Çankaya/ANKARA
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, TKHK’na yaptığı şikayet başvurusunun bağımsız ve tarafsız bir şekilde araştırılmadığına ilişkin iddiası ile konuya ilişkin gerekli inceleme ve araştırma yapılması talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 01/02/2017 1.2.2017
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Sağlık Bakanlığı’na yapmış olduğu başvurularının şikayete konu hastanenin bağlı bulunduğu Karabük İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine, bahsi geçen Genel
Sekreterliğin de konuyu ilgili Hastaneye ya da kendisine bağlı olan aynı ildeki diğer hastaneye yönlendirdiğini, bu birimlerin merhum babası Karabük Üniversitesi Karabük
Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki tedavi süresi boyunca; ortada bırakılıp bırakılmadığına, yoğun bakımda yer olup olmadığına, konsültasyon isteyen doktorların zamanında ve yerinde muayene işlemlerini yapıp yapmadıklarına, doktorların tahlil sonuçlarına göre işlem yapıp yapmadıklarına yönelik gerekli inceleme ve araştırmayı yapmadığını, bu durumu ortaya çıkaracak kamera görüntülerinin 6 ayı geçtiği için silindiğini, ilgili İdarenin şikayeti ilk aldığında konuyla ilgili müfettiş incelemesi yaptırmış olsaydı gerekli tespitlerin zamanında yapılmış olacağını, İdarenin konunun çözüme kavuşturulması yerine şikayetin çözümsüzlüğüne ve sorunların tespitinin yapılmamasına neden olduğunu, hatta Kurumumuzun gönderme kararına rağmen bu konuda bir işlem yapmadığını iddia ederek, konuyla ilgili gerekli araştırmanın yapılmasını ve varsa sorumluların
1 / 13ortaya çıkarılmasını talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 13/ 04/ 2016 tarihli ve sayılı bilgi ve belge talep yazısına istinaden
Karabük İli Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği’nin 13/ 05/ 2016 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Karabük İlinde Eğitim ve Araştırma Hastanesinin tek olması, bilgi belge ve kişi ifadelerine ulaşmada hızlı davranılması, kamu kaynaklarının etkin kullanımı ve yerinde tetkiki nedeniyle adı geçen Hastane Yöneticiliği tarafından görevlendirme yapılmasının Genel Sekreterliklerince talimatlandırıldığı, 2.2. Hastane Yöneticiliğince incelemeci olarak görevlendirilen doktorun, hakkında isnatlarda bulunulan kişilerle denk unvana sahip olması nedeniyle görevlendirilmesinde, inceleme raporunu sunmasındaki mesleki tecrübesinin ve geçmiş hizmetlerinin göz önünde bulundurulmasında Genel
Sekreterliklerince bir sakınca görülmediği, 2.3. İnceleme sırasında bilirkişi ya da uzman görüşü ile ilgili olarak, incelemeci tarafından elde edilen bilgi, belge ve ifadelerin yeterli olduğu kanaatinin Hastane Yöneticiliğince ve Genel
Sekreterliklerince hâsıl olması nedeniyle konuya ilişkin olarak Genel Sekreterliklerine sunulan inceleme raporunun işlemden kaldırıldığı hususlarına yer verilmiştir .
3. Kurumumuzun 21/ 06/ 2016 tarihli ve sayılı ek bilgi ve belge talep yazısına istinaden
Karabük İli Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği’nin 01/ 07/ 2016 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde ise özetle; 3.1. Hastane otomasyon sisteminden yapılan araştırma neticesinde; anestezi yoğun bakım kliniğinin günlük boş ve dolu yatak sayısına erişilemediği, ancak 2015 yılı Şubat ve Mart aylarına ait bahsi geçen kliniğin yatak doluluk oranın yazı ekinde gönderildiği, 3.2. Kurumumuzca talep edilen 26/ 02/ 2015 tarihine ait kamera görüntülerinin, DVR cihazının 6 aylık kayıt yapması sebebiyle, DVR kayıt cihazında istenilen tarihe ait kayıtların bulunmadığı hususlarına yer verilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Kişi dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı
17 nci maddesinde; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına
sahiptir . Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz .”, “Sağlık Hizmetleri ve
Çevrenin Korunması” başlıklı 56 ncı maddesinde; “ … Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler . Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir . …”, “ Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar…kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma
2 / 13hakkına sahiptir .…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir .”,
5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8 inci maddesinde; “Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir .”, 6. Uluslararası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’nin 12 nci maddesinde; “Taraf
Devletler, herkesin, ulaşılabilecek en yüksek fiziksel ve zihinsel sağlık standardına sahip olma hakkını kabul ederler .”, 7. Avrupa Sosyal Şartının “Sağlığın korunması hakkı” başlıklı 11 inci maddesi; “Akit taraflar sağlığın korunması hakkının etkin biçimde kullanılmasını sağlamak üzere ya doğrudan veya kamusal veya özel örgütlerle işbirliği içinde (…) uygun önlemler almayı taahhüt ederler .”, 8. Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesinin “Sağlık hizmetleri” başlıklı 35 inci maddesinde;
“Herkes, ulusal yasalar ve uygulamalarda belirtilen şartlar çerçevesinde koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkına ve tıbbi tedaviden yararlanma hakkına sahiptir . Bütün Birlik politikaları ve faaliyetlerinin tanımlanmasında ve uygulanmasında yüksek düzeyde bir insan sağlığı koruması sağlanmalıdır .”, 9. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “ Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir” , 10. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunun “Temel Esaslar” başlıklı 3 üncü maddesinde;
“ Sağlık hizmetleriyle ilgili temel esaslar şunlardır : … b) … Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı ilgili
Bakanlığın muvafakatını alarak, kamu ve özel bütün sağlık kurum ve kuruluşlarına koruyucu sağlık hizmeti görevi verir ve bu kurum ve kuruluşların bütün sağlık hizmetlerini denetler . … e) Tesis edilecek eğitim, denetim , değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesi sağlanır . f) Herkesin sağlık durumunun takip edilebilmesi ve sağlık hizmetlerinin daha etkin ve hızlı şekilde yürütülmesi maksadıyla, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarınca gerekli kayıt ve bildirim sistemi kurulur . …” Ek 11 inci maddesinde; “ Sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemler Sağlık Bakanlığınca denetlenir . …”, 11. 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin 29 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında; “ Bakanlık politika ve hedeflerine uygun olarak, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerini vermek üzere hastanelerin, ağız ve diş sağlığı merkezlerinin ve benzeri sağlık kuruluşlarının açılması, işletilmesi, faaliyetlerinin izlenmesi, değerlendirilmesi ve denetlenmesi, bu hastanelerde her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin verilmesini sağlamakla görevli, Bakanlığa bağlı Türkiye Kamu
Hastaneleri Kurumu kurulmuştur .” aynı maddenin 2 inci fıkrasında; “ Kurumun görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır : … b) Kuruma bağlı sağlık kuruluşlarında her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütülmesini sağlamak, faaliyetlerini izlemek ve değerlendirmek, iyi uygulama örneklerini yaygınlaştırmak, düzenleme yapılması ve politika oluşturulması maksadıyla Bakanlığa teklifte bulunmak . … ç) Kendisine bağlı sağlık kuruluşlarında
3 / 13hasta haklarına, hasta ve çalışanların sağlığına ve güvenliğine yönelik iyileştirme çalışmaları
yapmak . …” 30 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında; “ Kurum tarafından, kaynakların etkili ve verimli kullanılması amacıyla Kuruma bağlı ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumları, il düzeyinde
Kamu Hastaneleri Birlikleri kurularak işletilir . …” aynı maddenin 2 nci fıkrasında; “ Birlik teşkilatı, genel sekreterlik ve hastane yöneticiliklerinden oluşur .”, 35 inci maddesinin 2 nci fıkrasında; “ Merkez teşkilatları; …b) Başkanlıklar, Başkan, beşer başkan yardımcılığı, daire başkanlıkları, ihtiyaca göre kurulacak danışma ve denetim birimleri ile strateji geliştirme daire başkanlıklarından, meydana gelir .”, aynı maddenin 3 üncü fıkrasında “…Türkiye Kamu
Hastaneleri Kurumunun taşradaki yönetim görevi kamu hastane birliklerince Kurumlarına bağlı olarak yerine getirilir .”, 44 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında; “ Bakanlık ve bağlı kuruluşların merkez teşkilatında; Sağlık Uzmanları ve Uzman Yardımcıları ile Sağlık Denetçileri ve Denetçi
Yardımcıları istihdam edilir .”, 12. Tıbbi Deontoloji Tüzüğünün 14 üncü maddesinde; “Tabip ve diş tabibi, hastaların vaziyetinin icap ettirdiği sıhhi ihtimamı gösterir . … ”, 13. 01/ 08/ 1998 tarihli ve 23420 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hasta Hakları
Yönetmeliğinin; 5 inci maddesinin (d) bendinde; “ Tıbbi zorunluluklar ve kanunlarda yazılı haller dışında, rızası olmaksızın kişinin vücut bütünlüğüne ve diğer kişilik haklarına dokunulamaz .”, 11 inci maddesinde; “ Hasta, modern tıbbi bilgi ve teknolojinin gereklerine uygun olarak teşhisinin konulmasını, tedavisinin yapılmasını ve bakımını istemek hakkına sahiptir . …”, 14 üncü maddesinde; “ Personel, hastanın durumunun gerektirdiği tıbbi özeni gösterir .”, 16 ncı maddesinde; “ Hasta, sağlık durumu ile ilgili bilgiler bulunan dosyayı ve kayıtları, doğrudan veya vekili veya kanuni temsilcisi vasıtası ile inceleyebilir ve bir suretini alabilir . Bu kayıtlar, sadece hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olanlar tarafından görülebilir .”, 17 ncı maddesinde; “ Hasta; sağlık kurum ve kuruluşları nezdinde bulunan kayıtlarında eksik, belirsiz ve hatalı tıbbi ve şahsi bilgilerin tamamlanmasını, açıklanmasını, düzeltilmesini ve nihai sağlık durumu ve şahsi durumuna uygun hale getirilmesini isteyebilir .”, 18 nci maddesinde; “ Bilgi, mümkün olduğunca sade şekilde, tereddüt ve şüpheye yer verilmeden, hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde verilir .”, 39 uncu maddesinde ; “ Sağlık hizmetlerinin her safhasında, hastalara, onların bedeni ve ruhi durumları dikkate alınarak, hangi işlemin neden ve nasıl yapıldığı, yapılacağı ve bekletilmeleri söz konusu ise, bekletilmenin sebepleri hususunda gerekli ve yeterli bilgi verilir .”, 42 nci maddesinde; “ Hastanın ve hasta ile ilgili bulunanların, hasta haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türlü müracaat, şikayet ve dava hakları vardır .”, 14. 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunun 59/g maddesine dayanılarak çıkarılan ve Türk
Tabipleri Birliği Büyük Kongresi’nde kabul edilen Hekimlik Meslek Etiği Kurallarının “Hekimliğin
Kötü Uygulanması (Malpractice)” başlıklı 13 üncü maddesinde; “ Bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle bir hastanın zarar görmesi ‘hekimliğin kötü uygulaması’ anlamına gelir .” düzenlemelerine yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
15. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın, babasının vefatından önceki dönemde ilgili Hastanede geçen teşhis ve tedavi süreciyle ilgili olarak, bahsi geçen
Hastanenin veya doktorların babasının ölümünden sorumlu olup olmadığına ilişkin araştırma
4 / 13yapılması, varsa hata, ihmal ve kusuru olanların ortaya çıkarılması taleplerine ilişkin olarak, Türkiye
Kamu Hastaneleri Kurumunun, ilgili Hastanenin veya doktorların başvuranın babasının ölümünden sorumlu olduğuna dair bir tespit yapılamadığından, başvuranın bu yöndeki taleplerinin Reddi gerektiği yönünde karar önerisi hazırlanmıştır . Diğer taraftan, başvuranın, ilgili İdareye yapmış olduğu şikayet başvurularının tarafsız ve bağımsız bir şekilde ele alınarak sonuçlandırılmadığı iddiasına ilişkin olarak ise, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun konuyla ilgili olarak hakkaniyete uygun etkili bir idari soruşturma yapmadığı tespit edildiğinden, bu işlemleri yapanların hatalı davrandıklarının hiyerarşik ve sıralı amirlerince kabul edilmesi ve
Kurumumuza bildirilmesi , ayrıca başvuranın yaşadığı olumsuz durumların diğer bireyler tarafından yaşanılmaması için, benzer şikayet başvurularına (teşhis ve tedavi sürecinden hemen sonraki bir aşamada gerçekleşen vefat olayına) ilişkin idari soruşturmalarda daha hassas davranılması, bu soruşturmaların mümkün olduğunca denetim elemanları marifetiyle yaptırılması ve ilgili Hastaneye 45 no.lu paragrafta yer verilen uyarıların yapılması hususlarında Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’na Tavsiyede bulunulması gerektiği yönünde hazırlanan karar önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 16. Başvuranın babası Karabük Üniversitesi Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi enfeksiyon bölümüne “diyabetik ayak” tanısıyla 13/ 02/ 2015 tarihinde yatırılmıştır . Bahsi geçen kişi, söz konusu Hastanede 04/ 03/ 2015 tarihinde ameliyat olmuş olup, adı geçen Hastanede tıbbi bakım ve tedavisi devam etmekte iken, hasta yakınlarının isteği üzerine 10/ 03/ 2015 tarihinde özel bir hastaneye nakledilmiştir . Başvuranın babası nakledildiği özel hastanede 11/ 03/ 2015 tarihinde vefat etmiştir .
17. Başvuran, babasının teşhis ve tedavi süreciyle ilgili olarak Sağlık Bakanlığı’na yapmış olduğu şikayet başvuruların, adı geçen idare tarafından şikayete konu Hastanenin bağlı bulunduğu Karabük
İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine, bahsi geçen Genel Sekreterliğin de konuyu ilgili
Hastaneye ya da kendisine bağlı olan aynı ildeki diğer hastaneye yönlendirdiğini, bu birimlerin merhum babası doktorlarının teşhis ve tedavi sürecinde herhangi bir hata, ihmal ya da kusurları bulunup bulunmadığına ilişkin objektif inceleme ve araştırma yapmadığını, konuyu ortaya çıkaracak kamera görüntülerinin 6 ayı geçtiği için silindiğini, ilgili İdarenin şikayeti ilk aldığında konuyla ilgili olarak denetim elemanı marifetiyle inceleme yaptırmış olsaydı gerekli tespitlerin zamanında yapılmış olacağını, ilgili İdarenin konuyu çözmek yerine şikayetin çözümsüzlüğüne ve sorunların tespitinin yapılmamasına neden olduğunu, hatta Kurumumuzun gönderme kararına rağmen bu konuda bir işlem yapmadığını iddia ederek Kurumumuza başvuruda bulunmuştur .
18. Konuyla ilgili ilk olarak başvuranın eşi tarafından, daha sonra ise başvuran tarafından BİMER’e başvurular yapılmıştır . Başvuranın eşi tarafından yapılan şikayet başvurusunun, adı geçen Genel
Sekreterliğe iletildiği ve adı geçen Genel Sekreterliğin de konuyu ilgili Hastaneye yönlendirdiği tespit edilmiştir . İlgili Hastane Yöneticiliği, şikayete konu olayla ilgili olarak aynı Hastanede görevli bir doktoru soruşturmacı olarak görevlendirmiştir . Başvuranın şikayet başvurusuna ise, eşinin şikayeti üzerine bir soruşturmacı görevlendirildiği, inceleme neticesinin talep edilmesi halinde
5 / 13kendisine de verilebileceği şeklinde cevap verilmiştir .
19. Başvuranın, ilgili İdarece gerekli araştırma yapılmadığı ve konuya ilişkin denetim elemanı görevlendirmesi yapılmadığına ilişkin olarak Kurumumuza yapmış olduğu 25/ 11/ 2015 tarihli başvurusu üzerine; Kurumumuzca Sağlık Bakanlığına 15/ 12/ 2015 tarihli “Gönderme Kararı” verilmiş olup, bu başvuru da bahsi geçen Genel Sekreterliğe iletilmiş ve adı geçen Genel
Sekreterliğin de konuyu ilgili Hastaneye yönlendirildiği tespit edilmiştir . İlgili Hastane Yöneticiliği, şikayet konusu olayla ilgili olarak aynı Hastanede görevli başka bir doktora ikinci bir soruşturma yaptırmıştır .
20. Başvuran, bir önceki başvurusundaki aynı gerekçelere, 18/ 03/ 2016 tarihinde Kurumumuza tekrar başvurmuş olup, bu başvuruyla ilgili olarak Kurumumuzca inceleme ve araştırmaya geçilmiş ve inceleme araştırma devam ederken TKHK Denetim Hizmetleri Daire Başkanlığında görevli personelle telefonla görüşülerek, başvuranın, şikayete konu hastanede görevli olmayan bağımsız ve tarafsız kişilerce denetim yapılması şeklinde talebi olduğu belirtilmiştir . İlgili kişi, Denetim
Hizmetleri Daire Başkanlığına yeni bir başvuru yapılması halinde, bu konuyla ilgili gerekli hassasiyetin gösterileceğini ifade etmesi üzerine; Kurumumuzca Türkiye Kamu Hastaneleri
Kurumuna 02/ 09/ 2016 tarihinde tekrar “Gönderme Kararı” verilmiştir . Ancak söz konusu ikinci gönderme kararımız üzerine de başvuru ve ekleri bahsi geçen Genel Sekreterliğe iletilmiştir . Adı geçen Genel Sekreterlik, aynı ildeki diğer bir hastane olan Safranbolu Devlet Hastanesinde görevli iki doktoru soruşturmacı olarak görevlendirmiştir .
21. Yukarıda izah edildiği üzere; TKHK, başvuranın eşinin ve başvuranın konuyla ilgili şikayetlerini ve Kurumumuzun gönderme kararlarını Genel Sekreterliğe iletmekle yetinmiştir . İlgili Genel
Sekreterlik ise başvuranın eşinin ve başvuranın dilekçeleri ile Kurumumuzun ilk gönderme kararını şikayete konu Hastaneye yönlendirmiş ve aynı Hastanede görevli doktorlar tarafından idari soruşturma yapılmasında bir sakınca görmemiştir . Ancak ikinci gönderme kararımız sonrasında, ilgili Genel Sekreterlik tarafından aynı ilde bulunan başka bir hastanedeki görevli doktorlar tarafından soruşturma yapılması sağlanmıştır .
22. Yukarıdaki bilgilerden de anlaşılacağı üzere; başvuranın, babasının vefat etmeden önceki dönemdeki ilgili Hastanede geçen teşhis ve tedavi süreciyle ilgili olarak tarafsız bağımsız inceleme yapılması ve bu araştırmanın denetim elemanı marifetiyle yapılması talebi olmasına ve
Kurumumuzun gönderme kararlarına rağmen TKHK tarafından konuyla ilgili olarak denetim elemanı görevlendirilmesi yapılmamıştır .
23. Anayasa Mahkemesinin 03/ 04/ 2014 tarihli ve 2013/ 2839 başvuru numaralı kararında;
23.1 “ Kişinin yaşam hakkı ile maddi ve manevi varlığını koruma hakkı, birbirleriyle sıkı bağlantıları
olan, devredilmez ve vazgeçilmez haklardan olup devletin bu konuda pozitif ve negatif yükümlülükleri bulunmaktadır . devletin, negatif bir yükümlülük olarak, yetki alanında bulunan hiçbir bireyin yaşamına kasıtlı ve hukuka aykırı olarak son vermeme , bunun yanı sıra, pozitif bir yükümlülük olarak, yine yetki alanında bulunan tüm bireylerin yaşam hakkını gerek kamusal makamların, gerek diğer bireylerin, gerekse kişinin kendisinin eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere karşı koruma yükümlülüğü bulunmaktadır .
23.2. Anayasa Mahkemesinin yaşam hakkı kapsamında devletin sahip olduğu pozitif yükümlülükler
6 / 13açısından benimsediği temel yaklaşıma göre, devletin sorumluluğunu gerektirebilecek şartlar
altında gerçekleşen ölüm olaylarında Anayasa’nın 17. maddesi, devlete, elindeki tüm imkânları kullanarak, bu konuda ihdas edilmiş yasal ve idari çerçevenin yaşamı tehlikede olan kişileri korumak için gereği gibi uygulanmasını v e bu hakka yönelik ihlallerin durdurulup cezalandırılmasını sağlayacak etkili idari ve yargısal tedbirleri alma görevi yüklemektedir . Bu yükümlülük, kamusal olsun veya olmasın, yaşam hakkının tehlikeye girebileceği her türlü faaliyet bakımından geçerlidir .
23.3. Söz konusu pozitif yükümlülük sağlık alanında yürütülen faaliyetleri de kapsamaktadır .
Nitekim Anayasa’nın 56. maddesinde herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, Devletin “herkesin hayatını(,) beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak ( .)
amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini” düzenleyeceği ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği kurala bağlanmıştır . Devlet, ister kamu isterse özel sağlık kuruluşları tarafından yerine getirilsin, sağlık hizmetlerini hastaların yaşamlarının korunmasına yönelik gerekli tedbirlerin alınabilmesini sağlayacak şekilde düzenlemek zorundadır .
23.4. Devletin yaşam hakkı kapsamında sahip olduğu pozitif yükümlülüklerin bir de usuli yönü bulunmaktadır . Bu usul yükümlülüğü çerçevesinde devlet, doğal olmayan her ölüm olayının sorumlularının belirlenmesini ve gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili resmi bir soruşturma yürütmek durumundadır . Bu tarz bir soruşturmanın temel amacı, yaşam hakkını koruyan hukukun etkin bir şekilde uygulanmasını güvenceye almak ve kamu görevlilerinin ya da kurumlarının karıştığı olaylarda, bunların sorumlulukları altında meydana gelen ölümler için hesap vermelerini sağlamaktır .” şeklinde açıklamalarda bulunmuştur .
24. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununda Sağlık Bakanlığının tıbbi hizmetler sunan kurumlar üzerindeki denetim görevi olduğu hükme bağlanmıştır . Yine 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun denetim yetkisine ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir .
Bununla birlikte 01/ 08/ 1998 tarihli ve 23420 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hasta Hakları
Yönetmeliğinde hasta haklarına ilişkin hükümlere yer verilmiş, söz konusu Yönetmelikte hasta ve yakınlarının bilgilendirilmesi ile şikayet hakkına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır .
25. Yukarda belirtilen Anaysa Mahkemesi kararı ile konuya ilişkin Anayasa ve mevzuatta belirtilen diğer hükümler dikkate alındığında; Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun denetim görevini yaparken konuyla ilgili soruşturmalarda etkili bir idari soruşturma yürütmesinin büyük önem arz ettiği ortaya çıkmaktadır . Zira sağlık hizmetlerinin doğrudan yaşam hakkı ile ilgili olması nedeniyle diğer kamu hizmetlerinden daha farklıdır . Sağlık hizmetinin temel hedefi olan insan sağlığı ve yaşamı, mahiyeti itibarıyla ertelenemez ve ikame edilemez bir özelliğe sahiptir . İnsanın en temel hakkı olan sağlıklı yaşam hakkı ile bu yaşamın sürdürülmesindeki yeri tartışmasız olan hekimin ve ona yardımcı olan sağlık personelinin denetimi de bu kapsamda titizlikle yapılması gerekmektedir . (Anayasa Mahkemesinin 05/ 03/ 2015 tarihli ve E . 2015/ 17, K. 2015/ 20 sayılı kararı)
26. Anayasa Mahkemesi konuyla ilgili bir başka kararında : “Yürütülecek soruşturmalarda makul bir hızda gerçekleştirme ve özen gösterme zorunluluğu da zımnen mevcuttur . Ebetteki bazı özel durumlarda soruşturmanın ve kovuşturmanın ilerlemesine engel olan unsurlar ya da güçlükler
.
7 / 13bulunabilir . Ancak bir soruşturma ve devamında yapılan kovuşturmada yetkililerin hızlı hareket
etmeleri, yaşanan olayların daha sağlıklı bir şekilde aydınlatılabilmesi, kişilerin hukukun üstünlüğüne olan bağlılığın sürdürülmesi ve hukuka aykırı eylemlere hoşgörü gösterildiği ya da kayıtsız kalındığı görünümü verilmesinin engellenmesi açısından kritik bir öneme sahiptir .” şeklinde açıklamada bulunmuştur . (Anayasa Mahkemesinin 14/ 04/ 2016 tarihli ve 2013/ 8147 başvuru numaralı kararı)
27. Söz konusu Anayasa Mahkemesi kararlarından da anlaşılacağı üzere; soruşturmaların titizlikle ve özenli bir şekilde yürütülmesi kişilerin hukuka olan güvenini artıracaktır . Ancak bireylerde etkili bir soruşturma yapılmadığı kanısı olması halinde ise bireyin hukuka ve Devlete olan güveni azalacaktır . Bu nedenle yapılan idari soruşturmaların özenli ve etkili yapılması büyük önem arz etmektedir .
28. Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun mevzuat hükümlerinde, Denetim Hizmetleri Daire
Başkanlığına bağlı sağlık denetçilerinin yanı sıra illerdeki Genel Sekreterlikler vasıtasıyla soruşturmaların yapılmasına engel bir durumun olmadığı anlaşılmıştır . Yukarıda da belirtildiği üzere; somut olayda, sağlık denetçilerine inceleme yaptırılmamış; konu, ilgili Genel Sekreterliğe iletilmiş, gereğinin yapılması ve sonucundan bilgi verilmesi ilgili Genel Sekreterlikten istenilmiştir .
29. Diğer taraftan, TKHK tarafından konuyla ilgili olarak sağlık denetçisi görevlendirmesi yapılması halinde de ilgili doktor ve hastanenin sorumlu olacağına ilişkin kesin bir tespit yapılmayabilirdi .
Ancak, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunca denetçi marifetiyle ve zamanında araştırma ve inceleme yaptırılmış olması halinde ; esas işleri denetim olan ve benzer soruşturmaları yürüten denetçilerce, konuya ilişkin daha ayrıntılı bir inceleme veya araştırma yapılması mümkün olabilir, yoğun bakım kamera kayıtları ve konuya ilişkin diğer somut bilgi ve belgelere zamanında el konulabilirdi .
30. Ayrıca, konuyla ilgili sağlık denetçisi görevlendirilmesi halinde; başvuranda, konunun TKHK tarafından hafife alındığı kanaatinden ziyade; konunun denetçi marifetiyle objektif olarak incelendiği kanaatinin oluşması sağlanırdı . Bununla birlikte, denetçi marifetiyle inceleme ve araştırma yapılması halinde; başvuranın ve yakınlarının, doktorların teşhis ve tedavilerinde bir hata veya kusur olup olmadığına ya da hastanede bir eksiklik olup olmadığına ilişkin kafalarındaki soru işaretleri ortadan kaldırılmış olabilirdi .
31. Öte yandan, İlgili Genel Sekreterlik tarafından konuya ilişkin soruşturma yaptırılması objektif bir inceleme yapılmadığının tek başına kanıtı olamayacağı bir gerçekse de; Genel Sekreterlikçe ilk olarak aynı hastanedeki acil servis uzmanı olan bir doktorun, ikinci soruşturmada yine aynı hastanede Radyasyon Onkolojisi Uzmanı olan doktorun, üçüncü olarak da aynı ildeki başka bir hastanede görevli iki doktorun soruşturmacı olarak görevlendirilmesi, başvuranda etkili bir soruşturma yapılmadığı kanaati oluşturmuştur .
32. Ayrıca, söz konusu soruşturmayı yapanların, şikayet konusu olaydaki teşhis ve tedavi sürecindeki bütün uzmanlık alanlarında tek başına yeterli olduğundan bahsedilemez . Bu nedenle, soruşturmacıların kendi uzmanlık alanı dışındaki yapılan teşhis ve tedavi süreciyle ilgili olarak bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiği de bir gerçektir . Somut olayda , ilgili İdare tarafından görevlendirilen soruşturmacıların , uzmanlık alanına girmeyen konularla ilgili olarak bilirkişi
8 / 13incelemesi yaptırmadığı anlaşılmıştır . Bu durum da başvuranın “yapılan soruşturmanın etkili bir
şekilde yapılmadığı” yönündeki kanaatini güçlendirmiştir . Ayrıca ikinci soruşturmacı raporunda;
“ klinikler arası koordinasyon eksikliği ”nden bahsedilmiş olmasına rağmen bu rapordan önceki ve sonraki raporlarda bu duruma ilişkin bir tespit yapılmamıştır .
33. Bahsi geçen İdarenin, konuyla ilgili olarak yapmış olduğu yukarıdaki belirtilen iş ve işlemleri, başvuranda; konuyla ilgili gerekli araştırmanın yapılmadığı, aynı hastanede veya aynı ilde görev yapan soruşturmacının görev yaptığı hastanenin veya meslektaşlarının kusurlarını ortaya koyamayacağı, ilgili İdarenin konuyu hafife aldığı, konuyla ilgili yapılan araştırmanın objektif olmadığı kanaatlerinin oluşmasına sebebiyet vermiştir . Yani, şikâyet konusu olayla ilgili olarak yürütülen idari soruşturmada, başvuranın bu kaygıları giderilmemiş, hukukun ve adaletin tesis edildiğine ilişkin inancı zedelenmiştir .
34. Diğer taraftan, doktorlar hakkında yapılan şikayetlerle ilgili olarak, görev yaptığı hastanedeki mesai arkadaşının soruşturmacı olarak görevlendirilmesi halinde; soruşturmayı yapan doktorun bu soruşturmada objektif davranıp davranmadığı hususu ilgili hastanedeki doktorlar arasında da tartışma konusu olabileceği gibi, soruşturma yapan doktorun inceleme sonucunda diğer mesai arkadaşı hakkında olumsuz kanaat bildirmesi durumunda , soruşturmayı yapan doktor ile diğer doktorlar arasındaki çalışma barışı da olumsuz etkilenebilecektir .
35. Her ne kadar ilgili Genel Sekreterlik yaptığı soruşturmacı görevlendirmelerde, illerindeki Eğitim ve Araştırma Hastanesinin tek olması, bilgi belge ve kişi ifadelerine ulaşmada hızlı davranılması, kamu kaynaklarının etkin kullanımı, yerinde tetkik yapılması hususlarının dikkate alındığı, ayrıca yapılan görevlendirmede soruşturmacıların; denk unvana sahip olması, inceleme raporunu sunmasındaki mesleki tecrübesi ve geçmiş hizmetlerinin göz önünde bulundurulduğu hususlarının ifade etmişse de bu hususların dikkate alınmış olması soruşturmanın etkili bir şekilde yapıldığının tam bir göstergesi olamaz .
36. Ayrıca TKHK tarafından, hastanede yaşanan her olay için sağlık denetçisi görevlendirmesi yapılması beklenemez ise de somut olayda başvuranın babasının, ilgili Hastanedeki teşhis ve tedavi sürecinden hemen sonraki bir aşamada vefat etmesi ve başvuranın şikâyet başvurularına ilişkin olarak ilgili İdare tarafından yapılan işlemler dikkate alındığında ; başvuranın, konuyla ilgili olarak
İdareden denetim elamanı görevlendirilmesini talep etmesinin , makul bir talep olarak görülmesi gerekir .
37. Başvuranın, söz konusu Hastanedeki teşhis ve tedavi sürecinde, ilgili Hastane veya doktorların herhangi bir hata, ihmal ya da kusurları bulunup bulunmadığına ilişkin olarak gerekli araştırmanın yapılması talebi olduğu için, konuyla ilgili olarak Kurumumuzca bilirkişi görevlendirilmesi yapılmıştır .
38. Kurumumuzca görevlendirilen bilirkişiler , hastanın operasyon öncesi yatış ve bu dönemdeki tedaviler açısından ilgililerin herhangi bir ihmalin ve kusurun bulunmadığı, 04/ 03/ 2015 tarihinden itibaren hastanın yoğun bakım ünitesinde kaldığı süre içerisinde ve sonraki ortopedi kliniğinde yapılan takip ve konsültasyonları konusunda ise dosyada yeterli bilgi olmadığı için karar verilemediği, postoperatif dönemdeki takip süresinde hastanın kliniği ile ilgili bilgi ve değerlendirme yapacak progres, bu süreçteki konsültasyon ve bakım hizmetleri ile ilgili bilgilerin
.
9 / 13dosyada yer almadığı, hastanın taburculuğu uygun görülmeden ve ayrıca tıbbi bakım ve tedavisi
devam etmekte iken hasta yakınlarının isteği üzerine hastanın başka bir merkeze nakledildiği, hastanın yaşı, mevcut hastalıkları, geçirdiği cerrahi göz önüne alındığında yüksek riskli hasta gurubunda yer aldığı hususlarını belirterek, dosyadaki verilerin tüm süreci yansıtmaması ve hastanın ölümünün başka bir merkezde gerçekleşmiş olması nedeniyle hastanın ölümü ile
Kurum arasında illiyet bağı değerlendirmesinin yapılamadığını belirtmiştir .
39. Kurumumuzca görevlendirilen bilirkişilerin bu tespitleri değerlendirildiğinde; başvuranın babasına ilgili hastanedeki teşhis ve tedavi sürecinde “tıbbi hata” ve “yanlış tedavi” uygulandığına ilişkin bir tespit yapılamadığı anlaşılmaktadır . Ancak Kurumumuzca görevlendirilen bilirkişiler hazırladıkları raporda; hastanın yoğun bakım ünitesinde kaldığı süre içerisinde ve sonraki ortopedi kliniğinde yapılan takip ve konsültasyonları konusunda dosyada yeterli bilgi olmadığını belirtmiş olup, Kurumumuzca ilgili Hastaneden tekrar bazı bilgi ve belgeler istenilmiştir .
40. İlgili Hastaneden bu kapsamda; anestezi yoğun bakım kliniğinin günlük boş ve dolu yatak sayısı, 26/ 02/ 2015 tarihine ait kamera görüntüsü, klinikler arası koordinasyon eksikliğine ilişkin olarak ikinci soruşturmacı tarafından yapılmış tespitlere ilişkin değerlendirme ve konuya ilişkin bilgi ve belgeler istenilmiştir . İlgili Hastane, günlük boş ve dolu yatak sayısı bilgisine erişilemediği gerekçesiyle aylık boş ve dolu yatak bilgisini Kurumumuza göndermiştir . Yine ilgili Hastane, DVR cihazının 6 aylık kayıt yaptığı ve bu nedenle DVR kayıt cihazında geriye dönük istenilen güne ait kayıtların bulunmadığı gerekçesiyle Kurumumuzca istenen kamera görüntüleri göndermemiş , ayrıca cevabi yazıda klinikler arası koordinasyon eksikliğine ilişkin bir açıklama yapılmamıştır .
Bu nedenle Kurumumuzca görevlendirilen bilirkişilere, söz konusu bilgi ve belgeler verilememiştir .
41. Kurumumuzca istenen bu bilgi ve belgeler ile konuyu açıklığa kavuşturacak diğer bilgi ve belgeler, ilgili İdarece görevlendirilen soruşturmacılar tarafından zamanında muhafaza altına alınmış olsaydı, Kurumumuzca görevlendirilen bilirkişilerin konuya ilişkin daha ayrıntılı bir rapor hazırlamasına imkân verilebilirdi . Ayrıca bu durum, soruşturma konusu olayın daha sonraki aşamalarda da aydınlatılmasına yardımcı olabilirdi . Ancak bu verilerin zamanında muhafaza altına alınmaması ve konuyla ilgili etkili bir soruşturma yapılmaması da; başvuranın babasına yapılan teşhis ve tedavide ilgili Hastane veya doktorların herhangi bir hata, ihmal ya da kusuru bulunduğu anlamına da gelmeyecektir . Diğer bir anlatımla tüm bilgi ve belgeler zamanında muhafaza edildikten sonra etkili bir soruşturma yapılması durumunda da ilgili Hastane veya doktorların sorumlu olmadığına ilişkin bir sonuç da ortaya çıkabilirdi .
42. İlgili İdare tarafından görevlendirilen soruşturmacılar tarafından da, başvuranın babasına ilgili hastanedeki teşhis ve tedavi sürecinde “tıbbi hata” ve “yanlış tedavi” uygulandığına ilişkin bir tespit yapılmamış, hastanın ileri yaş ve eşlik eden hastalıklarına bağlı gelişen tıbbi seyir neticesinde kaybedildiği sonucuna varılmıştır . Yine Kurumumuzca görevlendirilen bilirkişiler, hastanın taburculuğu uygun görülmeden ve tıbbi bakım ve tedavisi devam etmekte iken hasta yakınlarının isteği üzerine hastanın başka bir merkeze nakledildiği, hastanın yaşı, mevcut hastalıkları, geçirdiği cerrahi göz önüne alındığında yüksek riskli hasta gurubunda yer aldığı hususlarını belirtmiştir .
Diğer taraftan, başvuran, babasının ölümünden ilgili doktor veya hastanenin sorumlu olduğunu ortaya koyacak somut herhangi bir bilgi ve belgeyi de Kurumumuza sunmamıştır .
43. Dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda; Türkiye Kamu Hastaneleri
10 / 13Kurumunun, ilgili Hastanenin veya doktorların başvuranın babasının ölümünden sorumlu
olduğuna ilişkin bir tespit yapılamamıştır . Ancak, başvuranın iddialarıyla benzer iddialarda bulunan kişilerce yapılan şikâyet başvurularında, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun; daha hassas davranmasının ve benzer konularla ilgili idari soruşturmalarda mümkün olduğunca denetim elemanı görevlendirmesi yapmasının hakkaniyete uygun olacağı sonucuna varılmıştır .
44. Yine Anayasa Mahkemesi konuyla ilgili başka bir kararında : “ Tıbbi ihmallerden kaynaklandığı ileri sürülen ihlal iddiaları açısından ayrıca belirtmek gerekir ki sağlık kurumlarında işlenen kusurlu eylemlerin bilinmesi ilgili kurumlara ve sağlık personeline, potansiyel kusurlarını giderme ve benzer hataların meydana gelmesini önleme imkânı vermesi bakımından büyük önem arz etmektedir . Dolayısıyla bu tür olaylara ilişkin soruşturma veya davaların hızlı bir şekilde incelenmesi sağlık hizmetinden faydalanan tüm bireylerin güvenliği için son derece önemlidir .” açıklamasına yer vermiştir . (Anayasa Mahkemesinin 14/ 04/ 2016 tarihli ve 2013/ 8147 başvuru numaralı kararı)
45. Bu kapsamda; somut olaydaki olaya benzer soruşturmalar yapılırken, başvuranın yaşadığı durumların diğer bireyler tarafından yaşanılmaması için, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunca ilgili Hastaneye de (gerekmesi halinde diğer hastanelere) bazı uyarıların yapılmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir . Bu bağlamda; hasta dosyası tutulurken veya buna ilişkin bilgi ve belgeleri saklamada daha özenli ve dikkatli olunması, hastane otomasyon sistemlerinin hastaya ilişkin tüm bilgilerin girilmesine ve bu bilgilerin uzun süreli saklanmasına uygun hale getirilmesi, özellikle hastanın teşhis ve tedavi sürecinden hemen sonraki bir aşamada vefat etmesi nedeniyle hasta yakınları tarafından şikayet başvurusunda bulunulması halinde, bu olaya ait kamera görüntülerinin hemen muhafaza altına alınması, ayrıca bu kamera kayıtlarının daha uzun süre saklanmasının sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması hususlarında, Türkiye Kamu
Hastaneleri Kurumunun ilgili birimleri ve Hastaneyi uyarması gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır .
46. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın babasının vefat etmeden önceki dönemdeki ilgili Hastanede geçen teşhis ve tedavi sürecinde “ tıbbi hata” ve “yanlış tedavi” uygulandığına ya da bahsi geçen Hastanenin veya doktorların başvuranın babasının ölümünden sorumlu olduğuna ilişkin bir tespit yapılamamıştır . Ancak, Türkiye Kamu Hastaneleri
Kurumunun ve bağlı Birimlerinin, başvuranın şikayet başvurusuna ilişkin olarak, Anayasa ve kanunlar uyarınca yerine getirmesi gereken denetim yükümlüğünü kapsamında hakkaniyete uygun etkili bir idari soruşturma yapmadığı tespit edilmiştir . Bu nedenle, başvuranın yaşadığı olumsuz durumların diğer bireyler tarafından yaşanılmaması için, Türkiye Kamu Hastaneleri
Kurumunun, benzer şikayet başvurularına (teşhis ve tedavi sürecinden hemen sonraki bir aşamada gerçekleşen vefat olayına) ilişkin idari soruşturmalarda daha hassas davranmasının , bu soruşturmaları mümkün olduğunca denetim elemanlarına yaptırmasının ve ilgili Hastaneye 45 no.lu paragrafta belirtilen uyarıları yapmasının hakkaniyete uygun olacağı kanaat ve sonucuna varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 47. İyi yönetim ilkelerine, 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
.
11 / 13Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir . Yukarıdaki
bölümlerde izah edildiği üzere; başvuranın konuya ilişkin denetim elemanı görevlendirilmesi talebi olmasına ve Kurumumuzun gönderme kararlarına rağmen, TKHK tarafından konuya ilişkin etkili bir idari soruşturma yapılmadığı sonucuna varılmış olup, bahsi geçen İdarenin iyi yönetim ilkelerinden “nezaket” ve “hesap verilebilirlik” ilkelerine uymadığı tespit edilmiştir . Yine başvuranın, şikayet dilekçesine ilgili idare tarafından verilen cevapta, hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine de uymadığı tespit edilmiştir . İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
48. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır .
21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem
tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır . Buna göre; ilgili İdarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede Kastamonu İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Başvuranın, babasının vefatından önceki dönemde ilgili Hastanede geçen teşhis ve tedavi süreciyle ilgili olarak, bahsi geçen Hastanenin veya doktorların babasının ölümünden sorumlu olup olmadığına ilişkin araştırma yapılması, varsa hata, ihmal ve kusuru olanların ortaya çıkarılması taleplerine ilişkin olarak, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun, ilgili
Hastanenin veya doktorların başvuranın babasının ölümünden sorumlu olduğuna dair bir tespit yapılamadığından, başvuranın bu yöndeki taleplerinin REDDİNE , Başvuranın, ilgili İdareye yapmış olduğu şikayet başvurularının tarafsız ve bağımsız bir şekilde ele alınarak sonuçlandırılmadığı iddiasına ilişkin olarak ise, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunca konuyla ilgili olarak hakkaniyete uygun etkili bir idari soruşturma yapılmadığı tespit edildiğinden , başvuranın yaşadığı olumsuz durumların diğer bireyler tarafından yaşanılmaması için, benzer şikayet başvurularına (teşhis ve tedavi sürecinden hemen sonraki bir aşamada gerçekleşen vefat olayına) ilişkin idari soruşturmalarda daha hassas davranılması , bu soruşturmaların mümkün olduğunca denetim elemanlarına yaptırılması ve ilgili Hastaneye 45 no.lu paragrafta yer verilen uyarıların yapılması hususlarında T ÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU’NA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna , Kararın, BAŞVURANA ve TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU’NA tebliğ edilmesine, .
12 / 13Kararın bir örneğinin bilgileri için SAĞLIK BAKANLIĞI’NA GÖNDERİLMESİNE,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi