ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın tutuklu eşi ile aynı ceza infaz kurumuna nakil talebi incelenmiştir. Başvuran, eşinin bulunduğu ceza infaz kurumuna nakil olma isteğini, eşinin 16 aydır aynı kurumda tutuklu olmasına ve görüşme zorluklarına dayandırmıştır. Ancak, Adalet Bakanlığı’nın açıklamaları doğrultusunda, başvuranın eşinin nakil talebinin bulunmadığı, yargılandığı mahkemenin bulunduğu yerdeki ceza infaz kurumunda tutuklu olduğu ve başvuranın talep ettiği kurumların doluluk oranlarının yüksek olduğu belirtilmiştir.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi gereğince, hükümlülerin kendi istekleri ile nakil taleplerinin belirli şartlara bağlı olduğu vurgulanmıştır. Bu çerçevede, başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, başvurunun reddine karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/6881-S.10485

BAŞVURU NO : 2019/3094

KARAR TARİHİ : 06/08/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

Başvuranın, eşi ile aynı ceza infaz kurumuna nakledilme

BAŞVURUNUN KONUSU :

talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 11/02/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, eşinin 16 aydır Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kaldığını, söz konusu kurumun kadınlar için olması nedeniyle sevk yazamadığını, İstanbul içinde veya yakın çevresinde bulunan Bakanlığın belirleyeceği ceza infaz kurumuna nakil talep ettiğini, Bakanlığa yazdığı dilekçelerinde yer belirttiğini ancak bunların dolu olmasından dolayı talebinin reddedildiğini, eşi ile 16 aydır görüşemediğini, çocuklarının da görüşlere gelmekte zorluk çektiğini, bu nedenle açlık grevine girdiğini belirterek, gereğinin yapılmasını ve eşi ile aynı ceza infaz kurumuna nakledilmeyi talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğü’nden 11/03/2019 tarih, … sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Genel Müdürlüğün 17/04/2019 tarihli cevabi yazısında; 2.1. “Adı geçenin bahsi geçen Kurumda bulunduğu süre zarfında naklinin yapılabilmesi için açlık grevlerine başvurduğu ve açlık grevi eylemleri sonucunda eylemine uygun disiplin cezaları aldığı, hükümlü kurumda bulunduğu süre boyunca birçok kez disiplinsiz davranış sergilediği, iyi halli olmadığı, 2.2. Öte yandan; adı geçen hükümlünün eşinin Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin … Esas sayılı kararı ile tutuklu olarak bulunduğu ve yargılama yapıldığı yargı çerçevesi içerisinde kaldığı, … …’in eşinin yanına gelmesine ilişkin hiçbir talebinin olmadığı, 2.3. Adı geçenin kaldırılmamış disiplin cezalarının bulunması nedeniyle, isteği üzerine başka kuruma naklinin, 5275 sayılı Kanun’un, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için uyulması gereken esasları düzenleyen “Kendi İstekleri ile Nakil” başlıklı 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin “İyi hal göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması” hükmü uyarınca mevzuata aykırı olduğu,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

2.4. Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan eşinin henüz tutuklu olması, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan İstanbul 5. Ağır Ceza

Mahkemesindeki yargılamasının devam etmesi, tutukluların da öncelikle yargılandıkları mahkemenin bulunduğu yerdeki kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmaları nedeniyle

Tekirdağ’a naklinin uygun olmadığı, nitekim … …’in eşinin yanına gelmesine ilişkin hiçbir talebinin olmadığı, 2.5. … Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 490 kişi, doluluk oranının ise %84 olduğu; … 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1677 kişi, doluluk oranının ise %159 olduğu; … 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1716 kişi, doluluk oranının ise %158 olduğu; … 3 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1677 kişi, doluluk oranının ise %146 olduğu; … 4 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunun kapasitesinin 1704 kişi, doluluk oranının ise %153 olduğu; … 5 Nolu L Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1677 kişi, doluluk oranının ise %154 olduğu; … 6 Nolu

L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1704 kişi, doluluk oranının ise %156 olduğu; … 7 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1704 kişi, doluluk oranının ise %143 olduğu; … 8 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1677 kişi, doluluk oranının ise %161 olduğu, 2.6. … 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1000 kişi, doluluk oranının ise %115 olduğu; … 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1158 kişi, doluluk oranının ise %109 olduğu, 2.7. … 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1756 kişi, doluluk oranının ise %154 olduğu; … 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1756 kişi, doluluk oranının ise %157 olduğu; … 3 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1756 kişi, doluluk oranının ise %157 olduğu, 2.8. … H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 790 kişi, doluluk oranının ise %127 olduğu, 2.9. … Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 300 kişi, doluluk oranının ise %75 olduğu, 2.10. Ülke genelinde, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu ceza infaz kurumlarının kapasitelerinin günaşırı değişmesine neden olduğu, 2.11. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil taleplerinin Genel Müdürlüğümüze ulaştığı anda, talep edilen kurumların kapasiteleri o günkü veriler göz önüne alınarak değerlendirildiği”

Bilgilerinin verildiği görülmüştür.

3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Tekirdağ 2 No’lu T Tipi Ceza İnfaz

Kurumu’ndan 11/03/2019 tarih ve … sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Müdürlüğün 14/03/2019 tarihli cevabi yazısında; 3.1. “Hükümlü … … eşinin bulunduğu ceza infaz kurumuna nakil olamaması nedeni ile 22/01/2019 tarihinde Kurumumuza ibraz ettiği açlık grevi eylemi dilekçesi ile 22/01/2019 tarihinden itibaren açlık grevi eylemine gittiğini beyan etmesi üzerine, 5275 Sayılı Ceza ve

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun Hükümlünün kendisine verilen yiyecek ve

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

içecekleri reddetmesi başlığının 82 maddesindeki hükümleri gereğince açlık grevi eylemine istinaden sağlığı ve tedavisinin gerekli kıldığı işlemler yapılarak, hükümlünün başlamış olduğu açlık grevi eylemi hakkında gerekli bilgilendirmeler yapılmış olup, bahse konu eylemine halen devam etmektedir.

3.2. Bahse konu Hükümlü … …’in başvurusuna esas nakil yönünden, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 05/06/2015 tarih ve 167 No’lu Genelgenin esasları çerçevesinde başka ceza infaz kurumlarına tüm nakil talepleri Genel Müdürlüğümüze gönderilmiş, ancak Genel Müdürlüğümüzce talep edilen Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesi dolu olması nedeniyle nakil talepleri uygun görülmemiştir.

3.3. Adı geçen hükümlünün eşinin barındırılmakta olduğu Bakırköy Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunda İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin … Esas sayılı dosyasında Uyuşturucu ve

Uyarıcı Madde Bulundurmak veya Kullanmak suçunda tutuklu bulunan … … yargılamasının yapıldığı yargı çerçevesi içerisinde barındırılmaktadır. … … eşinin yanına gelmesine ilişkin hiçbir talebi olmadığı Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ile yapılan görüşmeler sonucunda anlaşılmıştır. Hükümlü … …’in eşinin yanına nakil talebi için bulunmuş olduğu ceza infaz kurumuna en yakın Metris Ceza İnfaz Kurumlarının 167 No’lu Genelgenin ikinci bölüm 6. maddesi gereğince tutukevi olarak sınıflandırılmıştır. Adı geçenin hükümlü olarak bulunması sebebiyle Metris Ceza İnfaz Kurumlarına 167 No’lu Genelgenin İkinci bölüm 6.

maddesi gereğince konumuna uygun olmaması nedeniyle nakil talepleri Genel Müdürlümüzce uygun görülmemektedir.”

Bilgilerinin verildiği görülmüştür.

4. Tekirdağ 2 No’lu T Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nun yazı ekinde gönderilen son 6 aylık ziyaretçi defteri (12/09/2018-12/03/2019 tarihleri arasında) incelendiğinde, başvuranın yalnızca bir kez kayınvalidesi ve iki çocuğu tarafından ziyaret edildiği (06/11/2018 tarihinde); telefonla görüşme raporu incelendiğinde, düzenli olarak kayınvalidesi ile telefon görüşmesi yaptığı ve ceza infaz kurumuna girmeden önce eşi … … ile telefon görüşmesi yaptığı görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” ; 5.1.Anayasanın ‘‘Özel hayatın gizliliği’’ başlıklı 20. maddesinde ‘‘ Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”; 5.2. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74.

maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

6. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ‘‘Özel ve aile hayatına saygı hakkı’’ başlıklı 8.

maddesinde; ‘‘1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.

2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”; 7. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun ‘‘İnfazda temel amaç’’ başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında ‘‘Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”; 7.1.‘‘Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler’’ başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının ilgili bentlerinde ‘‘Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı

olarak düzenlenir:

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır. Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.

d) İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir.

e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir. Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun, tüzük ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir.

f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur. ’’; 7.2. ‘‘Hükümlülerin nakilleri” başlıklı 53. maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”; 7.3. ‘‘Kendi istekleri ile nakil’’ başlıklı 54. maddesine göre, “ (1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir. Çocuk hükümlüler bakımından bu fıkranın (b) bendi uygulanmaz.’’, 8. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Tüzük’ün ‘‘Kendi istekleri ile nakil ’’ başlıklı 165. maddesinde, 5275 sayılı

Kanununun 54. maddesinde hükümlülerin kendi istekleri ile nakilleri için aranan şartlar söz konusu Tüzük ile tekrar vurgulanmıştır.

9. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı

‘‘Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler” konulu Genelgenin

‘‘Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri’’ başlıklı 15. maddesinde, Kanunun ve Tüzük’ün

‘‘Kendi istekleri ile nakil ’’ maddelerinde aranan şartlara ek olarak; ‘‘h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı)Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir.

(…)

11) Başka bir ceza infaz kurumuna nakledilmeleri için veya herhangi bir nedenle; açlık grevi

ya da ölüm orucu eylemi yapan hükümlü ve tutukluların isteğe bağlı nakil talepleri eylemlerine devam ettikleri ve verilen disiplin cezası kaldırılmadığı sürece değerlendirilmeyecektir.” 9.1. “Suç ve Yargılama Yeri Nedeniyle Nakil” başlıklı 18. maddesinde; ‘‘(1) Tutuklular, öncelikle yargılandıkları mahkemenin bulunduğu yerdeki kapalı ceza infaz kurumlarında, bu yerde kapalı ceza infaz kurumu bulunmuyor ise suçları itibariyle konumlarına uygun en yakın kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılacaktır.

(…)

(3) Yargılandıkları mahkemenin yargı çevresi dışındaki yerlerde, haklarında verilen yakalama kararı nedeniyle yakalanarak tutuklanan ve başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmayanlar, yakalandıkları yer Cumhuriyet başsavcılığınca Bakanlıktan izin alınmaksızın mahkemesinin bulunduğu kapalı ceza infaz kurumuna re’sen sevk edilecektir.

Ancak; bazı yer mahkemelerinin yargı alanı çevresinde ceza infaz kurumu bulunmaması veya konumuna uygun olmaması halinde, tutuklunun yargılandığı yer

Cumhuriyet başsavcılığı ile temasa geçilip, gönderileceği kurumun tespit edilmesinden sonra sevk gerçekleştirilecektir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

(…)” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 11. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, Kanunun 3.

maddesinde, “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, büyük olasılıkla, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır.

12. 5275 sayılı Kanunun 53-58. maddelerinde ‘Hükümlülerin nakilleri’ başlığı altında, nakile ilişkin hükümler düzenlenmiş, 54. maddede ‘Kendi istekleri ile nakil’, 55. maddede ‘Disiplin nedeniyle nakil’, 56. maddede ‘Zorunlu nedenlerle nakil’, 57. maddede ‘Hastalık nedeniyle nakil’ şartları düzenlenmiştir.

13. 5275 sayılı Kanun, ilgili Tüzük ve 167 sayılı Genelge’de hükümlülerin, ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm içermemektedir. Buna karşılık 5275 sayılı Kanun, ilgili Tüzük, ve 167 sayılı Genelge’de, hükümlülerle ilgili düzenlenen, ‘Kendi istekleri ile nakil’ hükmü ile, disiplin hali, zorunlu hal, hastalık hali olmasa dahi, maddede düzenlenen şartlar oluştuğu takdirde naklin mümkün olduğunun düzenlenmiş olması, bu maddedeki nakil sebebinin hükümlüler tarafından genel olarak ‘ailelerinin ikamet ettiği yer veya ailelerine yakın yerlere nakil’ hükmü olarak değerlendirilip, nakil gerekçesinde bu hükme dayanmışlardır.

14. Anayasamızın 20. maddesi, AİHS’nin 8. maddesi uyarınca, herkesin ‘özel ve aile hayatına saygı hakkına’ sahip olduğu düzenlenmiştir. Hapis cezasına mahkumiyet doğası gereği, hükümlünün özel ve aile hayatının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır. Ancak mahkûmun

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

yakınları ile bağlantıda kalmasının, özel ve aile hayatına saygı hakkının esaslı unsurlarından olduğu ve cezaevi idaresinin bu konuda gerekli yardımı sağlaması gerektiği Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesi tarafından vurgulanan bir husustur. (Messina v. Italy, 25498/94; EpnersGefners v. Latvia, 37862/02)

15. AİHM, Vintman davasına ilişkin olarak vermiş olduğu 23/01/2015 tarihli Daire kararında (Vintman v. Ukrayna, 28403/05); AİHS’nin, mahkûmlara cezalarının nerede infaz edileceği konusunda bir seçim hakkı tanımadığını, mahkumların ailelerinden ayrı olduklarını ve ailelerinden uzak olmalarının hapis cezasının bir sonucu olduğunu, ancak, mahkûmun, ailesinin ziyaretlerini zorlaştıracak ya da imkânsız hale getirebilecek denli uzak bir bölgede barındırılmasının, aile hayatına müdahale teşkil edebileceğini belirtmiştir. Mahkeme orantılılık yönünden yaptığı incelemesinde ise; mahkûmun, ailesine yakın bir kuruma transfer talebinin reddi için, cezaevlerindeki aşırı yoğunluğun meşru bir gerekçe olarak öne sürülebileceğini, ancak bu durumda dahi mahkûmun görece daha yakın cezaevlerine nakli hususunun değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Aksi halde, yani kişinin nispeten daha yakın bir bölgeye nakli önünde meşru bir engel yokken uzakta bulunan bir kurumda barındırılması halinde, AİHS’nin 8. maddesinin ihlali sonucu doğabileceğini vurgulamıştır.

16. 167 sayılı Genelge’nin 18. maddesinin ilk fıkrasında tutukluların öncelikle yargılandıkları mahkemenin bulunduğu yerdeki kapalı ceza infaz kurumlarında, bu yerde kapalı ceza infaz kurumu bulunmaması halinde, suçları itibariyle konumlarına uygun en yakın kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılacaklarına ilişkin bir düzenleme yapılmıştır.

17. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde, başvuranın tutuklu eşi ile aynı ceza infaz kurumuna nakledilme talebi ile ilgili yapılan incelemede, eşinin nakil konusunda bir talebinin olmaması, nitekim başvuranın eşinin yargılandığı yargı çevresinde bulunan ceza infaz kurumunda tutuklu bulunması ve başvuranın nakil talep ettiği ceza infaz kurumlarının kapasitesinin de oldukça dolu olması nedeniyle, başvuranın nakil talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır. Buna karşılık, başvurana iletilen cevabi yazıda, idarelerin kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup idareye bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

19. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. Maddesinin 1.

fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup

Tekirdağ İnfaz Hakimliğinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.