|
ÖZET: Başvuru, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12 ve 13. maddeleri uyarınca tebligatın yapılmasını talep eden bir vekil tarafından yapılmıştır. Şikayetçi, muhatap şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine gönderilen tebligatların, adresin sanal ofis olmasından dolayı iade edildiğini iddia etmektedir. İade işleminin, tebligatın usulüne uygun yapılmadığı gerekçesiyle gerçekleştiğini belirten başvuran, bu durumun müvekkilinin haklarını olumsuz etkilediğini ifade etmektedir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi amacıyla ilgili idareden bilgi talep etmiş ve yapılan araştırmalar sonucunda, sanal ofis adresinin tebligat için uygun olmadığı tespit edilmiştir. İlgili mevzuat gereği, tüzel kişilere yapılacak tebligatların öncelikle elektronik ortamda gerçekleştirilmesi gerektiği, bu imkânın bulunmaması durumunda ise 7201 sayılı Kanun’un 12 ve 13. maddelerinin uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, muhatap şirketin ticaret sicilindeki adresinin geçerliliği ve tebligatın alınmaması durumunda izlenecek yollar da detaylandırılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun kabulü ile birlikte, tüzel kişilere yönelik tebligatların usulüne uygun olarak gerçekleştirilmesi gerektiği belirtilmiş, sanal ofislere yönelik uygulamaların yeniden gözden geçirilmesi tavsiye edilmiştir. Bu karar, ilgili idarenin tebligat süreçlerini daha etkin bir şekilde yönetmesine katkı sağlayacaktır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/13848-S.22.21235
BAŞVURU NO : 2022/6166
KARAR TARİHİ : 25/10/2022
TAVSİYE KARARI
Adres:
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
Adres:
POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12 ve 13 ncü maddelerine göre yapılmasını, muhatap şirketin tebligat adresinin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı bulunması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde bu adrese Tebligat Kanunun 21/1. ya da 35/4. maddelerine göre tebligatın yapılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 25/04/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Şikâyetçi adına vekili tarafından yapılan başvuruda özetle; Şirketi
(V.D. No: ’ne, barkod numaralı tebligat ile Beyoğlu 17. Noterliğinin 30/06/2021 tarih ve yevmiye nolu ihtarnamesi ve barkod numaralı tebligat ile
Beyoğlu 17. Noterliğinin 06/01/2022 tarih ve yevmiye nolu ihtarname gönderildiği, /
Anılan muhatap şirketin sicile kayıtlı adresinin, tebligatların gönderildiği “ Mahallesi Sokak
Apartmanı No: Şişli/İSTANBUL” olduğu, Beyoğlu 17. Noterliğince muhatap şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre tebliğ istense de Şişli
Posta Dağıtım Müdürlüğünce her iki tebligatta da “Gösterilen adreste çalışan bu adresin sekreterlik ofisi olduğunu, muhatap şirkete telefon hizmeti sunduklarını, ancak şirketin burada ofisinin ya da herhangi bir çalışanının bulunmadığını beyan ettiğinden gereği için merciine iade” sebebiyle tebligatın iade işleminin gerçekleştirildiğini, Şişli Posta Dağıtım Müdürlüğünce gerçekleştirilen işlemin gerek yasa hükmü gerekse Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, tebligat işleminin yapılmaması nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar
Kanunu’nun eser sözleşmesine ilişkin hükümler gereği ürünlerin teslim edilemediği, teslim için mercii tayin edilemediği, muhatap temerrüde düşmediğinden müvekkilin hak ve alacağını tahsil edemediğini iddia ve ifade ederek; hükmi şahıslara yapılacak tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12 ve 13 ncü maddelerine göre yapılmasını, muhatap şirketin tebligat adresinin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı bulunması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde bu adrese
Tebligat Kanunun 21/1. ya da 35/4. maddelerine göre tebligatın yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun
tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma
gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup adı geçen idarenin 26/07/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;
2.1) ve barkod numaralı tebligat gönderilerinin Şişli Posta Dağıtım
Müdürlüğünce, tebligat teslim belgelerinde bulunan alıcı ad ve adresine dağıtıma çıkartılmış olduğu, dağıtıcı tarafından söz konusu adrese gidildiğinde “Bu adresin sekreterlik adresi olduğunu, muhatap şirkete telefon hizmeti sunduklarını, ancak Şirketin burada ofisinin ya da herhangi bir çalışanının bulunmadığı” söz konusu adreste çalışan Nilay Ozan tarafından beyan edildiği,
2.2) Bu itibarla, söz konusu ofisin sanal bir ofis olduğunun tespit edilmesi ve bu adreste muhatap şirketin
burada ofisinin ve çalışanın bulunmamasının tespit edilmesi üzerine gönderilerin iade edildiğinin tespit edildiği,
2.3) Konu hakkında Genel Müdürlük Posta ve Kargo Daire Başkanlığından Taşra Teşkilatına sunulan
tebliğde;
2.3.1) Sanal ofis adresinde faaliyet gösteren firmalara ya da bu adresi ofis amaçlı kullanan kişilere bu
adreste mevzuat çerçevesinde tebligat yapılabileceği, gerçek kişilerde muhatabın bizzat kendisine, tüzel kişilerde ise tebligatı almaya yetkili olduğunu belgelendiren kurucu müdürü gibi kimselere, bu kişilerin adreste hazır bulunmaması halinde nedeninin mazbataya şerh edilmek suretiyle muhatap adına tebligatı alabilecek mevzuatta belirtilen şartları taşıyanlara tebligatın tebliğ edilmesi,
2.3.2) Sanal ofis adresinde faaliyet göstermeyen, bu adresi posta/tebligat adresi gibi kullanan, kendisi ya da
personeli bu adreste çalışmayan muhatap adına düzenlenen tebligatların ise sanal ofis personeline tebliğ edilmeyerek iade edilmesi,
2.3.3) Söz konusu adresi kullanmasına rağmen muhatabın dağıtım esnasında adreste hazır bulunmaması
halinde tebligatın sanal ofis çalışanına tebliğ edilmeyerek muhatabın tebliğ anında adreste bulunmama nedeninin (Mernis adresli tebligatlar hariç) araştırılması, alınan beyanın mazbataya şerh edilerek Tebligat
Kanunun 21 nci maddesine göre işlem yapılmasının bildirildiği,
2.4) Bu nedenle, ve barkod numaralı tebligatların da sanal ofis adresi
olması, alıcı muhatabın bu adreste faaliyet göstermemesi ve herhangi bir çalışanın da bulunmaması, muhatap şirkete telefon hizmeti sunulduğunun, konu adreste çalışan tarafından da beyan edilmesi ve bu yapılan iş ve işlemlerin Genel Müdürlüğün tebliğine uygun olarak yapılarak iade edilmesi nedeniyle dağıtıcının usulüne uygun işlem yaptığının anlaşıldığı açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18/10/1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,
4) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5‘inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
6) 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun “Elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesinin
birinci fıkrasında; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
1. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV)
sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar.
2. 5018 sayılı Kanunda tanımlanan mahalli idareler.
3. Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları.
4. Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri.
5. Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar.
6. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları.
7. Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri.
8. Noterler.
9. Baro levhasına yazılı avukatlar.
10. Sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler.
11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim.”, ikinci fıkrasında; “Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri halinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.”, üçüncü fıkrasında; “Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması halinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.”, dördüncü fıkrasında; “Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.”
6.1) “Hükmi şahıslara ve ticarethanelere tebligat” başlıklı 12’nci maddesinde “Hükmi şahıslara tebliğ,
salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir.”
6.2) “Hükmi şahısların memur ve müstahdemlerine tebligat” başlıklı 13’üncü maddesinde; “Hükmi
şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.”
6.3) “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21’inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”, ikinci fıkrasında;
“Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”, üçüncü fıkrasında; “Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.”
6.4) “Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti” başlıklı 35’inci maddesinde; “Kendisine veya
adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.
(Değişik fıkra: 11/1/2011-6099/9 md.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski
/
adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.
(Değişik: 19/3/2003-4829/11 md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.
(Ek : 6/6/1985-3220/12 md.; Değişik fıkra: 11/1/2011-6099/9 md.) Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır. …”
7) 25/01/2012 tarihli ve 28184 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tebligat Kanununun
Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin “Tüzel kişilere ve ticari işletmelere tebligat” başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, bunlar birden çok ise yalnız birine yapılır.”, üçüncü fıkrasında; “Gerçek ve tüzel kişilere ait ticari işletmelerin işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, ticari işletmenin o işlemde yetkili ticari temsilcisine yapılan tebliğ geçerlidir.”
7.1) “Tüzel kişilerin memur ve müstahdemlerine tebligat” başlıklı 21‘nci maddesinin birinci
fıkrasında; “Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.”, ikinci fıkrasında;
“Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir.”, üçüncü fıkrasında;
“ Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır.”
7.2) “Muhatabın adreste bulunmaması, ölmesi veya adresinden sürekli olarak ayrılması halinde
yapılacak işlem” başlıklı 30’uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri veya başka bir PTT merkezinin mıntıkası içinde bulunursa, tebliğ evrakı yeni adreste tebliğinin temini için memur tarafından bağlı olduğu merkeze iade olunur.”, beşinci fıkrasında; “15 inci maddede yer alan hususlar göz önünde bulundurulduğunda tebligatın, tebliğ evrakında belirtilen tarihten önce yapılamayacağının anlaşılması veya yeni adresin yabancı bir ülkeye ait olması durumunda PTT merkezi tebliğ evrakını tebligatı halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.”, ikinci fıkrasında; “Muhatap ölmüşse veya gösterilen adresten sürekli olarak ayrılmış ve yeni adresi de tebliğ memurunca tespit edilememişse tebligat evrakı, tebligatı çıkaran mercie geri gönderilir.”, üçüncü fıkrasında; “Yeni adres, tebliğ memuru tarafından tespit edilmişse bu adres, tebliğ mazbatasındaki mahsus yerine ve tebliğ evrakındaki adresin bulunduğu tarafa yazılır.”, dördüncü fıkrasında; “Yeni adres, tebliğ memurunun tevzi bölgesi dahilinde bulunduğu takdirde tebligat o adrese yapılır. Yeni adres, aynı PTT merkezinin diğer bir tevzi bölgesinde çıkaran mercie geri gönderir.”
7.3) “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden kaçınma ile adres kayıt sistemindeki adreste bulunamama
halinde yapılacak işlem” başlıklı 31’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Tebliğ memuru; a) Muhatap veya muhatap adına tebligat yapılabilecek kişiler, o adreste bulundukları halde hiçbirinin
tebliğ anında gösterilen adreste mevcut olmamaları, b) Muhatap ya da kendilerine tebligat yapılabilecek kişilerin tebellüğden kaçınması, c) Muhatap, gösterilen adreste hiç oturmamış veya bu adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi tebligatın, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine bu husus meşruhat verilerek çıkarılması, hallerinden biri gerçekleştiği takdirde tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclisi üyesinden birine ya da kolluk amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder. Tebliğ memuru, ek-1’de yer alan (2) numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırır. (a) bendinde belirtilen halin gerçekleşmesi durumunda tebliğ memuru, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili
açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; tüzel kişilere uygulanacak tebligatlarda elektronik tebligatın zorunlu olarak uygulanamaması halinde Tebligat
Kanunu’nun madde 12 ve 13 hükümlerinin uygulanması, tebligat adresinin borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı olması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde ilgili adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1 ya da 35/4 maddeleri kapsamında tebligatın yapılması ve sanal ofislere yönelik bahse konu uygulamanın düzenlendiği Tebliğ’in ilgili kısmının yeniden gözden geçirilmesi hususunda hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere özetle, hükmi şahıslara yapılacak tebligatın 7201
sayılı Tebligat Kanunun 12 ve 13 ncü maddelerine göre yapılmasını, muhatap şirketin tebligat adresinin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı bulunması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde bu adrese Tebligat Kanunun 21/1 ya da 35/4. maddelerine göre tebligatın yapılmasını talep etmektedir.
10) Somut uyuşmazlık incelendiğinde; başvuranın ilk olarak şikâyete konu talep hakkında 27/01/2022
tarihinde Kurumumuza başvuruda bulunduğu ve Gönderme Kararı verildiği tespit edilmiş olup konu hakkında idarece başvurana verilen 14/04/2022 tarihli cevabi yazıda; Yargıtay kararlarında tüzel kişi adına muhatabın ticaret sicilindeki adresine çıkarılan tebligatın muhatabın adreste bulunmama nedeninin ve dağıtım saatinden sonra dönüp dönmeyeceğinin araştırılmamasının tebliğ işleminin usulsüzlüğü sonucunu doğurmayacağı belirtilmiş olmakla birlikte konu hakkında Adalet Bakanlığından alınan görüşlerde tüzel kişiler adına çıkarılan tebligatların muhatabın gösterilen adreste mevcut olması halinde yapılması aksi halde tebligatın iade edilmesi gerektiğinin belirtildiği ifade edilmiştir.
10.1) Gönderme Kararından sonra tarihinde başvuran tarafından konu hakkında yapılan ikinci
başvuruya istinaden idareden bilgi ve belge talep edilmiş olup idarece Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda; tebligatın teslim belgelerinde bulunan alıcı ad ve adresine dağıtıma çıkartılmış olduğu, – Söz konusu adreste Şirketin burada ofisinin ya da herhangi bir çalışanının bulunmadığının işyeri çalışanı
/
tarafından beyan edildiği, – Söz konusu adreste bulunan ofisin sanal bir ofis olduğunun tespit edilmesi ve bu adreste muhatap şirketin burada ofisinin ve çalışanın bulunmamasının tespit edilmesi üzerine gönderilerin iade edildiğinin tespit edildiği açıklamalarına yer verilmiştir.
11) Bilindiği üzere tebligat, hukuksal bir işlemin ilgili kimsenin bilgisine sunulması için yetkili makamın,
kanunun öngördüğü esas ve usullere uygun bir biçimde (elektronik ortam da dahil) yazı veya ilan yoluyla yaptığı belgeleme işlemidir. (Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Av. Tacar Çağlar, Tebligat Hukuku, Ankara, 2013, s.39.) Bir hukuki işlemin tebligat olarak nitelendirilebilmesi için kanunda öngörüldüğü şekilde yazılı bildirim ve belgelendirme olmak üzere iki unsurunun bulunması gerekmekte olup söz konusu unsurlardan birinin ya da ikisinin de mevcut olmaması “tebligatın yokluğu”; bu iki unsur mevcut olmakla birlikte kanuna uygun olmaması ise “usulsüz tebliğ” olarak ifade edilmektedir. (Prof. Dr. Timuçin Muşul, Tebligat
Hukuku, Ankara, 2013, s.41.) Kanun ve yönetmeliğin amacı esasen tebligatın muhatabına en kısa zamanda ulaşması, konusu ile ilgili olan kişilerin bilgilendirilmesi ve bu hususların belgeye bağlanmasıdır. (Yargıtay
Hukuk Genel Kurulu, 16.04.2014, E:2013/1027, K:2014/528) Kanun ve Yönetmeliğin belirlediği şekilde yapılmamış ve belgelendirilmemiş olan tebligatların geçerli olmayacağı Yargıtay içtihatlarında da açıkça vurgulanmıştır. Bu nedenle usulüne uygun işlemlerin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurabilmesi için muhatabına kanunda öngörülen şekilde bildirilmesi gerekmektedir. Nitekim usulüne uygun olarak yapılan tebligat, Anayasa’da güvence altına alınmış olan ve bireylere tanınan hak arama hürriyetinin önemli güvencelerinden biridir. (Anayasa Mahkemesi, 13.11.2014, E.2013/95, K.2014/176).
12) Uyuşmazlığa konu olayın incelenmesi neticesinde; alacaklı tarafından borçlu
Şirketi’ne, Beyoğlu 17. Noterliğinin yevmiye nolu ihtarnamesi ile yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiği başvuran vekilinin ifadelerinden anlaşılmış olup ilgili ihtarnamenin iade edilmesi nedeniyle Kurumumuza söz konusu başvurunun yapıldığı tespit edilmiştir.
12.1) Söz konusu ihtarnameye yönelik tebliğ mazbatası incelendiğinde ise “Gösterilen adreste çalışan
N. O. bu adresin sekreterlik adresi olduğunu, muhatap şirkete telefon hizmeti sunduklarını, ancak
Şirketin burada ofisinin ya da herhangi bir çalışanının bulunmadığını beyan ettiğinden gereği için merciine iade” şerhiyle iade işleminin yapıldığı tespit edilmiştir.
13) 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebligatın yapılması” başlıklı 1 inci maddesinde; “Kazaî merciler,
… barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır.” hükmü haizdir. Adı geçen Kanun’un “Elektronik Tebligat” başlıklı 7/a maddesinin birinci fıkrasında tüm özel hukuk tüzel kişilerine elektronik tebligat yapılmasının zorunlu olduğu belirtilerek üçüncü fıkrası ile elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılacağı düzenlenmiştir. Dolayısıyla Tebligat Kanununun 7/a maddesine göre tüm özel hukuk tüzel kişilerine elektronik yolla tebligat yapılması zorunlu olmakla birlikte anılan hükme rağmen elektronik yolla tebligat yapılamaması hâlinde Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılması gerekmektedir.
14) Hükmi şahıslara yapılacak tebligat usulleri de Kanunun 12 nci ve 13 üncü maddelerinde düzenlemeye
konu edilmiştir. Söz konusu hükümler kapsamında hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine (yetkili temsilcilerine), bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Eğer hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları
/
veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılması gerekmektedir. Ancak, tebligatın tüzel kişinin yetkili temsilcisine yapılamadığı ve sıralı kişilere tebligatın yapılmış olduğu durumda, bunun nedenlerinin açıkça ve ayrıntılı olarak tebligat mazbatasında belirtilmesi önemlidir. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E: 2015/10601,
K: 2015/14082, 14.04.2015)
15) Diğer taraftan tebligat adresinin limited şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat
saatlerinde kapalı olması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde bu adrese 7201 sayılı
Tebligat Kanununun 21 veya 35 nci maddelerine göre tebligatın yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. Nitekim Kanunun “Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti” başlıklı 35 nci maddesinde; daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adreslerinin esas alınacağı ve ilgili madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir. Ancak Tebligat
Kanununda, kazai tebligatlara ilişkin hükümlerin yer aldığı ikinci bap birinci fasıl (md. 34-44)) içinde düzenlenen 34 ncü maddesindeki “Bu fasıl hükümleri adli ve idari kaza mercilerince yapılacak tebligat işlerinde tatbik olunur.” hükmü gereğince noterlikler kazai merci olarak değerlendirilmediğinden noterliklerce 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35 inci maddesine göre tebligat yapılması mümkün bulunmadığı değerlendirilmiştir. Nitekim Beyoğlu 17. Noterliğinin 26/08/2021 tarih ve … yevmiye no.lu ihtarnamenin iade edilmesi nedeniyle Kurumumuza yapılan başvuruda; elektronik tebligatın zorunlu olarak uygulanamaması halinde Tebligat Kanunu’nun madde 12 ve 13 hükümlerinin uygulanması, ancak ticaret şirketinin ticaret sicilindeki adresi fiilen değiştirilmiş olmakla beraber adres değişikliği ticaret siciline aksettirilmemiş ise Tebligat Kanunu’nun 21’inci maddesi uyarınca tebliğ yapılması yönünde karar verilmiştir. (Kamu Denetçiliği Kurumu, 28/02/2022 tarihli ve 2021/14602 başvuru numaralı Kısmen
Tavsiye Kısmen Ret Kararı)
16) Kanunun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21 nci maddenin birinci fıkrasında ise
“Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükmü yer almaktadır. İlgili mevzuat hükmü ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun“ Hükmi şahıslar adına gönderilen tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesine göre yapılmış olması halinde, tebliğ memurunun Tebligat Tüzüğü’nün 28 inci maddesindeki koşulları araştırmasına gerek yoktur. Zira muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedenini araştırması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi, haber verildiği bildirilen en yakın komşusunun imzasının alınması gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olması ve komşunun imzasının alınmamış olmasının tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz.” yönündeki 11/11/2009 tarihli kararı da dikkate alındığında, tüzel kişilere tebliğlerin yapılamaması veya tebellüğden imtina edilmesi halinde tebliğ memurlarının, Tebligat Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre uygulama yapılacağı anlaşılmaktadır. Nitekim benzer yönde Yargıtay tarafından verilen kararda mahkemenin, borçlu … Dış Tic. ve Teks. İnş. San. A.Ş.’nin komşusuna haber
/
verilmek suretiyle 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesine dayanılarak muhatabına tebliğ edildiği gerekçesine dayanan direnmesinin yerinde olduğu ifade edilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 08.02.2012, E: 2011/721, K: 2012/51) Benzer yönde bir başka kararda da tüzel kişiler adına ticaret sicilindeki adreslerine gönderilen tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun, Tebligat Yönetmeliği’nin 30 ve 31’inci maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek olmadığı ifade edilmektedir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 08.03.2021, E: 2021/262, K: 2021/2533)
17) Ayrıca ticaret şirketinin ticaret sicilindeki adresi fiilen değiştirilmiş olmakla beraber adres
değişikliği ticaret siciline aksettirilmemiş ise Tebligat Kanunu’nun 21’inci maddesi uyarınca yapılan tebliğin geçerli olacağı da mahkeme kararlarında belirtilmiştir. Yargıtay’ın bir kararında borçlu …
Turizm Ve Ticaret Limited Şirketinin, ticaret sicilin … Otel Bardakçı Koyu Bodrum adresinde tescilinin yapıldığı, şirketin kaydının devam ettiği ve kuruluşundan itibaren adres değişikliği işleminin yapılmadığının bildirildiği, borçlu şirkete ödeme emri tebligatının, ticaret sicilinde kayıtlı adresinde tebliğ edildiği konusunda taraflar arasında bir ihtilaf olmadığı gibi mahkemenin kabulünün de bu yönde olduğu, diğer yandan Bodrum 1. İcra Müdürlüğü’nün … talimat sayılı dosyasından borçlu … Turizm ve Ticaret
Limited Şirketi’nin … Bardakçı koyu Bodrum adresindeki otelden, tebliğ işleminden önce 22.01.2010 ve
13.3.2010 tarihli işlemler ile tahliye edildiği anlaşılmakta ise de, borçlunun söz konusu adreste ticaret sicil
kaydının devam ettiği anlaşıldığından, borçlu şirketin ticaret sicilindeki adresine gönderilerek 7201 Sayılı
Tebligat Kanunu’nun 21’inci maddesine göre yapılan tebligatın geçerli olduğunun kabulü gerektiği belirtilmiştir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 06.12.2011, E: 2011/8213, K: 2011/26955)
18) Dolayısıyla elektronik adresi bulunmaması durumunda tüzel kişiye yapılacak olan tebligatın yetkili
Ticaret Sicil Memurluğunda kayıtlı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanununun 12’nci ve 13 üncü maddelerinde belirlenen esaslara uygun olarak yapılması gereklidir. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 26/10/2021, E:2021/10553, K:2021/14959) Bununla birlikte şikâyete konu uyuşmazlıkta olduğu gibi bir limited şirkete elektronik yolla tebligatın ancak altyapının arızalanması gibi zorunlu bir sebeple yapılamaması durumunda
Tebligat Kanunda belirtilen diğer usullere göre tebliğ yapılabilecektir. (Muşul, s.299) Bu nedenle elektronik tebligatın yapılamaması durumunda tüzel kişilere yapılacak tebligatta 12’nci ve 13’üncü maddelere göre uygulama yapılması gerekmektedir. Ancak tebligat adresinin borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı olması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde bu adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 nci maddenin birinci fıkrası hükmüne göre tebligatın yapılması gerekmektedir. Ancak, Kanunun 21/1 maddesine göre tebligat yapılması halinde, tebliğ memuru, tebliğ evrakını tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de, mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirmelidir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E: 2021/2696, K. 2021/7081, 29.06.2021)
19) Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 25.01.2017 tarihli kararında da; hükmi şahıslara ne şekilde tebligat
yapılacağının 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12 ve 13. maddelerinde belirlendiği, tebligat adresinin borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı olması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde bu adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. ya da 35/4.
maddelerine göre tebligatın yapılması gerektiği, adrese dayalı kayıt sisteminin ise gerçek kişiler yönünden olduğu, tüzel kişiler hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2.maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, zira tüzel kişiler adına ve adı geçenin ticaret sicilindeki adresine gönderilen tebligatın 7201 sayılı
/
Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun Yönetmeliğin 30 ve 31.maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek olmadığı, zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi gerçek kişiler yönünden zorunlu olduğu, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olmasının tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmayacağı belirtilmiştir.
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 25.01.2017, E: 2016/8838, K: 2017/1051) Aynı dairenin başka bir kararında da; borçlu hakkında yapılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, ödeme emrinin, borçlu …/ …” adresine tebliğe çıkarıldığı, 17.02.2016 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, adresin ticaret sicilde kayıtlı adres olduğunun anlaşılması üzerine aynı adrese tekrar tebliğe çıkarıldığı ve 25.02.2016 tarihinde Tebligat
Kanunu’nun 35. maddesi gereğince tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, tüm dosya kapsamında, şikayetçi borçlu şirketin adres değişikliği kararı aldığı ve ticaret sicil gazetesinde adres değişikliğinin ilan edildiğine ilişkin bir belgeye de rastlanılmamış olduğundan, mahkemenin, takip dosyasında bulunan 23.01.2006 tarihli noter belgesinde yazılı adresin borçlunun bilinen adresi olarak kabulünün yerinde olmadığı, bu durumda borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine gönderilen tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine Tebligat
Kanunu’nun 35. maddesine göre yapılan ödeme emri tebliğ işlemi usulüne uygun olup, mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile aksi yönde hüküm tesisi isabetsiz olduğu vurgulanmıştır. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 19.04.2017, E.2017/2712, K. 2017/6117)
20) Bu bağlamda; özel hukuk tüzel kişiliğine haiz olmaları sebebiyle limited şirketlere yapılacak tebligatın
ilk olarak elektronik yolla yapılması, bu durumun mümkün olmaması halinde Tebligat Kanunu’nun 12’nci ve 13’üncü maddesinin hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Ancak tebligat adresinin borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı olması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde bu adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 nci maddenin birinci fıkrası ya da 35 nci maddenin dördüncü fıkra hükümlerine göre tebligatın yapılması gerekmektedir. Ancak noterliklerin kaza merci olarak değerlendirilmeyeceğinden Kanun 34 ncü maddesinde belirtilen Kanunun 35 nci maddesinin de yer aldığı fasıl hükümlerinin adli ve idari kaza mercilerince yapılacak tebligat işlerinde uygulanacağı yönündeki hükmü dikkate alınmalıdır.
21) Somut olayda yapılan incelemede de; borçlu Şirketi’ne Beyoğlu 17.
Noterliğince çıkartılan ihtarnameye yönelik tebligatlarına konu “ Mahallesi Sokak
Apartmanı No: Şişli/İSTANBUL” adresinin borçlu şirketin ticaret sicilindeki adresi olduğu, adres değişikliği olduğuna dair bir verinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca Kurumumuzca başvuru hakkında bilgi almak üzere başvuran vekili ile yapılan görüşmede; borçlu şirkte elektronik tebligatın yapılamadığı hususu ifade edilmiştir.
22) Bu kapsamda yukarıda yer verilen açıklamalar, yargısal içtihatlar ve mevzuat hükümleri
incelendiğinde; özel hukuk tüzel kişiliğine haiz olmaları sebebiyle limited şirketlere yapılacak tebligatın ilk olarak elektronik yolla yapılması, bu durumun mümkün olmaması halinde Tebligat
Kanunu’nun 12’nci ve 13’üncü maddesinin hükümlerinin uygulanması, ancak Tebligat adresinin borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı olması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde bu adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. ya da 35/4 maddesine göre tebligatın yapılması gerekmektedir. Tüzel kişiler adına ve ticaret sicilindeki adresine gönderilen tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun Yönetmeliğin 30 ve 31 maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek olmadığı
/
değerlendirilmiştir. Ayrıca ticaret şirketinin ticaret sicilindeki adresi fiilen değiştirilmiş olmakla beraber adres değişikliği ticaret siciline aksettirilmemiş ise Tebligat Kanunu’nun 21’inci maddesi uyarınca yapılan tebliğin geçerli kabul edileceği anlaşılmaktadır.
23) Somut uyuşmazlıkta da idare tarafından sanal ofis adresinde faaliyet gösteren firmalara ya da bu adresi
ofis amaçlı kullanan kişilere bu adreste mevzuat çerçevesinde tebligat yapılabileceği, sanal ofis adresinde faaliyet göstermeyen, bu adresi posta/tebligat adresi gibi kullanan, kendisi ya da personeli bu adreste çalışmayan muhatap adına düzenlenen tebligatların ise sanal ofis personeline tebliğ edilmeyerek iade edilmesi gerektiğinin belirtildiği ve tebliğ mazbatası incelendiğinde “Gösterilen adreste çalışan bu adresin sekreterlik adresi olduğunu, muhatap şirkete telefon hizmeti sunduklarını, ancak Şirketin burada ofisinin ya da herhangi bir çalışanının bulunmadığını beyan ettiğinden gereği için merciine iade” şerhiyle iade işleminin yapıldığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda ticaret şirketinin ticaret sicilindeki adresi fiilen değiştirilmiş olmakla beraber adres değişikliği ticaret siciline aksettirilmemiş ise Tebligat
Kanunu’nun 21 inci maddesi uyarınca yapılan tebliğin geçerli olacağı yönündeki Yargıtay kararları da dikkate alındığında borçlu şirketin ticaret sicilindeki adresin tebligat gönderilen adres olduğu ticaret sicilinde belirtilen adreste muhatap şirkete telefon hizmeti sunulduğu hususları birlikte değerlendirdiğinde borçlu şirketin ticaret sicilindeki adresine gönderilerek 7201 Sayılı Tebligat
Kanunu’nun 21’inci maddesine göre yapılan tebligatın geçerli olacağının kabulü gerekmektedir.
24) Ayrıca idarenin uygulamasına dayanak olarak gösterdiği Adalet Bakanlığının 01/06/2012 tarihli ve
sayılı görüş yazısı ile 01/02/2016 tarihli ve sayılı görüş yazısı incelendiğinde, idarenin 04/04/2019 tarihli ve sayılı “Sanal Ofis Adresli Tebligatlar” konulu Tebliğ’i ve bundan kaynaklanan uygulamasının anılan görüş yazılarıyla uyumlu olmadığı da görülebilmektedir. Zira Bakanlık
2012 yılında verdiği görüşte, “… MERNİS gerçek kişiler esas alınmak suretiyle oluşturulmuş bir sistemdir.
Bu bakımdan, bir tüzel kişi adına çıkarılan tebliğ evrakına ‘MERNİS adresidir’ şeklinde şerh düşülmüş olsa bile, bu sistemde tüzel kişilerin adres bilgilerinin tutulması amaçlanmadığından, ilgili tüzel kişiye yapılacak tebligatın Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin tüzel kişiye tebliğe ilişkin hükümleri çerçevesinde yapılması, keza bu kişilere 7201 sayılı Kanunun 21. veya 35.
maddelerine göre tebliğ çıkarılması ve gösterilen adresin mevcut olması halinde, ihbarnamenin ve tebligat parçasının bir örneğinin kapıya yapıştırılması ve kanunen öngörülen diğer işlemlerin yerine getirilmesi…” ifadelerine yer vererek, açıkça 7201 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin ikinci fıkrasının tüzel kişiler açısından uygulanmayacağına vurgu yapmıştır.. Nitekim 2016 yılındaki görüş yazısında da “… Tüzel kişiler adına çıkartılan tebligatların, ‘ticaret sicil adresi’ şerhi ile gönderilse bile ilgi (a) yazımızda ifade edilen görüşümüzde de belirttiğimiz üzere; 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası yarınca mernis adresi gibi tebliğ yapılmasının kanunen mümkün olmadığı, Söz konusu kanunda belirtilen tebliğ muhatabının yerine tebliğ evrakının teslim alabilecek kişiler haricinde tebligatın bir başka kimseye teslim edilemeyeceği, …” ifadesiyle, 21’inci maddenin ikinci fıkrasına dair uygulamanın nasıl olacağı belirtilmekle birlikte birinci fıkraya ilişkin doğrudan bir belirleme yapılmayarak yukarıdaki tespit teyit edilmiştir. Ancak dayanak olarak gösterilen Bakanlık görüşleri, adreste ilgili tüzel kişinin faaliyet gösterip göstermemesi durumuna değinmemekte ve buna mukabil Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmayacağını belirtmemektedir. Dolayısıyla idarece başvurana verilen 14/04/2022 tarihli yanıtta bahse konu uygulamanın dayanağı olarak gösterilen Adalet
Bakanlığı görüşleriyle de uyumlu olmayan başvuruya konu uygulamanın düzenlendiği Tebliğ’in ilgili
/
kısmının yeniden düzenlenmesi önem taşımaktadır.
25) Sonuç olarak başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, yargı
kararları ve tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; özel hukuk tüzel kişiliğine haiz olmaları sebebiyle limited şirketlere yapılacak tebligatların elektronik yolla yapılması, bu durumun mümkün olmaması halinde Tebligat Kanunu’nun 12’nci ve 13’üncü maddesinin hükümlerinin uygulanması gerektiği ancak Tebligat adresinin borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı olması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde bu adrese 7201 sayılı
Tebligat Kanunu’nun 21/1 ya da 35/4 maddeleri kapsamında tebligatın yapılması, Kanunun 21/1 maddesine göre tebligat yapılması halinde, tebliğ memuru, tebliğ evrakını tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de, mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirmesi, gerektiği yönünde sonuç ve kanaate ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
26) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6‘ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme ilkesine uygun davrandığı tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
27) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye
kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlem ya da eylemine karşı yetkili Mahkemeler nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
KABULÜNE,
Tüzel kişilere uygulanacak tebligatlarda elektronik tebligatın zorunlu olarak uygulanamaması halinde
Tebligat Kanunu’nun madde 12 ve 13 hükümlerinin uygulanması, tebligat adresinin borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı olması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde ilgili adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1 ya da 35/4 maddeleri kapsamında tebligatın yapılması ve sanal ofislere yönelik bahse konu uygulamanın düzenlendiği Tebliğ’in ilgili kısmının yeniden gözden geçirilmesi yönünde POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM
ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın Başvuran vekili ve Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel Müdürlüğüne tebliğine;
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare tarafından bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/