ÖZET: Tüzel kişiliği sona eren bir köyde köy bekçisi olarak görev yapan bireylerin, bağlı oldukları idarelerde yeniden istihdam edilmesi konusunda yapılan incelemelerde, ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 8. maddesi, köylerin veya beldelerin başka bir beldeye katılma şartlarını belirlemekte ve bu süreçte izlenecek adımları açıklamaktadır. Katılım sürecinin olumlu sonuçlanması durumunda, ilgili belgeler valilik aracılığıyla katılacak belediyeye iletilir ve belediye meclisi, başvuruya dair kararını otuz gün içinde verir.

Köy bekçilerinin görevleri, 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun’da tanımlanmış olup, köy tüzel kişiliğinin sona ermesiyle birlikte bu görevlerin de son bulacağı anlaşılmaktadır. Bekçilerin istihdamı, köyün tüzel kişiliği ile doğrudan ilişkilidir; dolayısıyla köy bekçilerine dair protokollerde yer verilmemesi, bu durumun bir yansımasıdır. Ayrıca, belediyeler ve bağlı kuruluşlarda personel alımına ilişkin usul ve esaslar net bir şekilde belirlenmiş olup, ilgili kişilerin istihdamı için bu mevzuat çerçevesinde hareket edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

NOT: Tüzel kişiliği kaldırılan köyde köy bekçisi olarak çalışanların katılınan idarelerde tekrar istihdam edilmesi

T.C.

ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI

Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü

Sayı: E-53773008-622.02-8325993 08/01/2024

Konu: Görüş (Tüzel Kişiliği Kaldırılan Köyde Köy Bekçisi Olarak

Çalışanların Katılınan İdarelerde Tekrar İstihdam Edilmesi)

BELEDİYE BAŞKANLIĞINA

İlgi: tarihli ve sayılı yazısı.

Tüzel kişiliği sonlandırılan Köyünde köy bekçisi olarak görev yapan birinin

Başkanlığınıza müracaat ederek sigorta ve maaşlarının ödenmesini talep ettiğinden bahisle yapılacak işleme ilişkin ilgi yazı incelenmiştir.

Bilindiği üzere, 5393 sayılı Belediye Kanununun 8 nci maddesinde, “Belde, köy veya bunların bazı kısımlarının bir başka beldeye katılabilmesi için bu yerlerin meskûn sahalarının katılınacak beldenin meskûn sahasına uzaklığı 5.000 metreden fazla olamaz.

Bir belde veya köyün veya bunların bazı kısımlarının meskûn sahasının, komşu bir beldenin meskûn sahası ile birleşmesi veya bu sahalar arasındaki mesafenin 5.000 metrenin altına düşmesi ve buralarda oturan seçmenlerin yarısından bir fazlasının komşu beldeye katılmak için başvurması hâlinde, katılınacak belde sakinlerinin oylarına başvurulmaksızın, katılmak isteyen köy veya belde veya bunların kısımlarında başvuruya ilişkin oylama yapılır. Oylama sonucunun olumlu olması hâlinde başvuruya ait evrak, valilik tarafından katılınacak belediyeye gönderilir. Belediye meclisi evrakın gelişinden itibaren otuz gün içinde başvuru hakkındaki kararını verir. Belediye meclisinin uygun görmesi hâlinde katılım gerçekleşir. Büyükşehirlerde birleşme ve katılma işlemleri, katılınacak ilçe veya ilk kademe belediye meclisinin görüşü üzerine, büyükşehir belediye meclisinde karara bağlanır. Katılma sonrası oluşacak yeni sınır hakkında, 6 ncı maddeye göre işlem yapılır ve sonuç Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bildirilir.

Bir beldenin bazı kısımlarının komşu bir beldeye katılmasında veya yeni bir belde ya da köy kurulmasında, beldenin nüfusunun 5.000’den aşağı düşmemesi gerekir.

Büyükşehir belediyesi bulunan yerlerde ayrılma yoluyla yeni bir belde kurulması için belde nüfusunun 100.000’den aşağı düşmemesi ve yeni kurulacak beldenin nüfusunun 20.000’den az olmaması şarttır.

Bu madde uyarınca gerçekleşen katılmalarda, katılınan belde ile bazı kısımları veya tümü katılan köy veya belde arasında; taşınır ve taşınmaz mal, hak, alacak ve borçların devri ve paylaşımı, aralarında düzenlenecek protokolle belirlenir.

Birleşme ve katılma işlemlerinde bu maddede düzenlenmeyen hususlarda 4 üncü madde hükmüne göre işlem yapılır.” hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan, 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanununun 7 nci maddesinde, koruma ve ihtiyar meclislerinin, çiftçi mallarını koruma bakımından, vazife ve salahiyetleri sayılmış, “Koruculuk için Köy Kanununda yazılı hükümlere göre bekçiliğe ehil gördüklerini seçerek tayinlerini vali veya kaymakamın tasdikına arzetmek, bekçilerin adedlerini ve çalışma müddet ve şartlarını tesbit eylemek, vazife görecekleri mıntakaları ayırmak ve bunlara para veya mal olarak verilecek aylık veya yıllığı kararlaştırmak ve vazifelerini iyi görmeleri için lüzumlu tedbirleri almak, hayvanlar için müşterek çoban tutmak” hükmüne yer verilmiştir.

Mezkûr Kanunun 12 nci maddesinde ise, “Bekçilerin vazifeleri şunlardır:

I – Çiftçi mallarını korumak,

II – Çiftçi mallarına zarar iras edildiği hallerde 24 üncü maddede gösterilen muameleleri ve bu kanunda yazılı diğer vazifeleri ifa etmek.” hükmü yer almaktadır.

Görüleceği üzere, köy tüzel kişiliklerinde çiftçi mallarının korunmasına münhasır olarak görev yapan bekçilerin, köyün tüzel kişiliğinin kalkması ile birlikte istihdamlarına da son verileceği açıktır. Nitekim ilgi yazı eki Protokolde köy bekçisine yer verilmemesi de bu hususu doğrulamaktadır.

Ayrıca, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile bunların üyesi oldukları mahalli idare birliklerinde ilk defa personel alımına ilişkin esas ve usuller açıkça düzenlenmiş olup ilgili kişinin Belediyenizde veya Belediyeniz şirketinde istihdam edilmesi hususunda ilgili mevzuat hükümlerine göre hareket edilmesi gerektiği mütalaa edilmektedir.

Bilgilerini rica ederim.

Bakan a.

Yerel Yönetimler Genel Müdürü