ÖZET: Başvuru, Mersin ilinde ücretli öğretmenlik yapan bir bireyin, 1998-2000 yılları arasındaki hizmet sürelerinin Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında eksik görünmesi nedeniyle tescil edilmesi talebine yöneliktir. Başvuran, Mersin’deki bir ilkokulda görev yaptığı dönemdeki hizmetlerinin yalnızca kısmi olarak kaydedildiğini belirterek, bu durumun düzeltilmesini istemektedir. Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü, başvuranın yalnızca belirli tarihlerde görev yaptığını ve yangın nedeniyle bazı belgelerin kaybolduğunu ifade etmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, başvuranın 14 Ekim 1998-21 Haziran 1999 tarihleri arasında ücretli öğretmen olarak çalıştığını, ancak sigorta primlerinin ödenmediği gerekçesiyle hukuka uygunluk açısından sorunlar olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın hizmet tespitine ilişkin belgelerin eksikliği nedeniyle, bu hizmetlerin tescilinin ancak iş mahkemelerinde açılacak davalarla mümkün olabileceği vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın ilkokulda çalıştığı sürelerin tescil edilmesi talebi kabul edilmiş, ancak ortaokulda geçen süreler için herhangi bir işlem yapılmaması önerilmiştir. Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na, başvuranın hizmetlerinin yeniden değerlendirilmesi için tavsiyede bulunulmuştur.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/5951-S.23.9787

BAŞVURU NO : 2023/2763

KARAR TARİHİ : 12/05/2023

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : MERSİN İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Başvuranın ücretli öğretmenlik yaptığı dönemlere ilişkin hizmet

BAŞVURUNUN KONUSU :

tescilinin yapılması talebi hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 26/02/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda; başvuran özetle, Mersin ili ilçesi

Okulunda ve İlkokulunda 1998-2000 yılları arasında ücretli öğretmen olarak görev yaptığını ancak İlköğretim Okulundaki hizmetlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında görünmediğini, İlkokulundaki hizmetlerinin ise sadece 15 günlük kısmının göründüğünü beyan ederek ücretli öğretmenliğe ait hizmetlerinin tespit ve tesciline ilişkin işlemlerin yapılmasını ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 13/03/2023 tarihli ve S. sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Mersin İl

Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen 10/04/2023 tarihli yazı ile eklerinde özetle; Başvurucunun geçmiş yıllarda ücretli öğretmen olarak görev yaptığına dair Müdürlükleri tarafından düzenlenen 15/02/2023 tarihli ve sayılı hizmet belgesinin başvurana teslim edildiği, söz konusu hizmet belgesinde belirtilen okullardan İlkokulu/Ortaokulunda 2016 yılında yangın çıktığı ve hizmet dökümünde belirtilen tarihler dışında ücretli öğretmen olarak görev yaptığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı, başvurucunun 14 Ekim 1998-21 Haziran 1999 tarihleri arasında

İlkokulunda ücretli öğretmen olarak görev yaptığı ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Ders görevi” başlıklı 89’uncu maddesinde, “Her derecedeki eğitim ve öğretim kurumları ile Üniversite ve Akademi (Askeri Akademiler dahil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir. Ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısı, ders görevi alacakların nitelikleri ve diğer hususlar ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile tespit olunur.” hükmü yer almaktadır.

6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4’üncü maddesinde, “(…) a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar, (…)

c) Kamu idarelerinde;

1) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak

çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar,

2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili

kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar, sigortalı sayılırlar.

Birinci fıkranın (a) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler; (…)

f) Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen kurslarda usta öğretici olarak çalıştırılanlar, kamu idarelerinde ders ücreti karşılığı görev verilenler ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (c) bendi kapsamında çalıştırılanlar, (…) hakkında da uygulanır.” Hükmü, “Prime esas kazançlar” başlıklı 80’inci maddesinin birinci fıkrasında: “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.

a) Prime esas kazançların hesabında;

1) Hak edilen ücretlerin,

2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler

tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,

3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde

belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.

(…) g) Primlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç, sigortalının, bir ay için prime esas tutulan kazancının otuzda biridir. Ancak günlük kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bazı günlerde çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış sigortalının günlük kazancı, o ay için prime esas tutulan kazancının ücret aldığı gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır.

h) Sigortalıların günlük kazançlarının hesabında esas tutulan gün sayıları, aynı zamanda, bunların prim ödeme gün sayılarını gösterir. Ancak, işveren ve sigortalı arasında kısmî süreli hizmet akdinin yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret alan sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin 4857 sayılı

İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine bölünmesi suretiyle bulunur. Bu şekildeki hesaplamada gün kesirleri bir gün kabul edilir.

(…) j) Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanların prim ödeme gün sayısı 30 günü aşmamak kaydıyla, bir takvim ayı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplam tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunur. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda tam sayıdan sonraki küsuratlar dikkate alınmaz (…)” hükmüne yer verilmektedir.

7. 439 sayılı Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Yüksek ve Orta Dereceli Okullar Öğretmenleri ile İlkokul

Öğretmenlerinin Haftalık Ders Saatleri ile Ek Ders Ücretleri Hakkında Kanunun 8’inci maddesinde,

“Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her dereceli okullara meslekten öğretmen bulunmaması halinde:

a) Yüksek dereceli okullara üniversite ve yüksek okul mezunları ile dengi yabancı üniversite ve yüksek okul mezunları, b) Orta dereceli okullara orta öğretim öğretmenliği şartlarını taşıyanlarla ilkokul öğretmenliği yapanlar ve ev işleri dersi için de mesleki ve teknik öğretim kurslarında öğretmenlik yapmakta olanlar, Geçici olarak ücretle öğretmen atanabilirler.

Bunlardan, resmi bir görevi bulunanlara haftada sekiz, resmi görevi bulunmayanlardan yüksek öğretim kurumlarına atananlara oniki, orta dereceli kurumlara atananlara yirmidört saate kadar ders verilebilir.” hükmü; Ek Madde 1’de:“Anaokullarında, anasınıflarında, yetiştirme yurtlarında, okuma yazma kurslarında, gezici köy kurslarında görevli öğretmenler ile ilköğretim kurumlarında görevli sınıf öğretmenleri aylıkları

karşılığında haftada 18 saat, branş öğretmenleri 15 saat ders okutmakla yükümlüdürler (…)” hükmü yer almaktadır.

8. 2006/11350 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine

İlişkin Kararın “Aylık karşılığı ders görevi” başlıklı 5’inci maddesinde, “Kapsama dâhil örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görevli; a) Örgün ve yaygın eğitim kurumlarının müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcıları haftada 6 saat, b) Okul öncesi ve sınıf öğretmenleri haftada 18 saat, c) Genel bilgi ve meslek dersleri öğretmenleri haftada 15 saat, ç) Atölye ve laboratuvar öğretmenleri haftada 20 saat, ders okutmakla yükümlüdürler. Bu yükümlülük öncelikle alanlarında, alanlarında ders bulunmayanlara ise ihtiyaç hâlinde ve istekleri üzerine alanları dışında ders görevi verilmek suretiyle yerine getirilir.” hükmüne; “Ders ücreti karşılığında görevlendirme” başlıklı 9’uncu maddesinde: “Öğretmen sayısının yetersiz olması hâlinde; a) Yüksek öğrenimli olmak koşuluyla;

1) Bu Karar kapsamındaki yönetici ve öğretmenler dışındaki resmî görevliler ile sınıf öğretmenlerine

ilköğretim, orta öğretim ve yaygın eğitim kurumlarında haftada 8 saate,

2) Resmî görevi bulunmayanlar ile emeklilere, okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim, özel eğitim ve yaygın

eğitim kurumları ile yabancı uyrukluların eğitim gördüğü geçici eğitim merkezlerinde haftada 30 saate, kadar ek ders görevi verilebilir.

b) İlgili mevzuatında belirtilen esaslara göre uzman ve usta öğretici olarak nitelendirilenlerden;

1) Resmî görevi bulunanlara haftada 10 saate,

2) Resmî görevi bulunmayanlara haftada 40 saate,

kadar, okul öncesi, meslekî ve teknik orta öğretim ile özel eğitim ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders görevi verilebilir.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuranın Mersin ili ilçesi İlköğretim Okulunda ve İlkokulunda 1998-2000 yılları arasında ücretli öğretmen olarak çalıştığı dönemlere ilişkin sigorta primlerinin ödenmesi talebiyle Kurumumuza başvuru yaptığı görülmektedir.

11. Kurumumuz tarafından idare ile yapılan yazışmalar neticesinde başvuranın 14 Ekim 1998-21 Haziran

1999 tarihleri arasında İlkokulunda ücretli öğretmen olarak görev yaptığı,

/Ortaokulunda 2016 yılında yangın çıktığı ve hizmet dökümünde belirtilen tarihler dışında ücretli öğretmen olarak görev yaptığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı ifade edilmiştir.

12. Öncelikle belirtmek gerekir ki öğretmenlerin istihdam biçimi çeşitlilik göstermektedir. 657 sayılı

Kanunun 4’üncü maddesi kapsamında öğretmenler memur ya da sözleşmeli personel olarak istihdam edilebilmektedir. Bunun yanında anılan Kanunun 86’ncı maddesi kapsamında memur statüsüyle çalışan öğretmenlerin işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine vekil öğretmen atanabilmektedir. Son olarak eğitim kurumlarında yeterli öğretmen bulunmaması halinde anılan Kanunun 89’uncu maddesi kapsamında açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilmektedir. Bilindiği üzere Anayasanın 128’inci maddesinde kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler düzenlenmektedir. Buna göre, devletin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülmesi gerekmektedir. Bu itibarla söz konusu öğretmenlerin kural olarak memur veya diğer kamu görevlisi olarak istihdam edilmesi, diğer istihdam biçimlerine ise zorunlu hallerde başvurulması gerekmektedir. Başvuranın görevlendirilmesinin yasal dayanağını oluşturan 657 sayılı Kanunun 89’uncu maddesinde “…veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir…” hükmünün yer aldığı görülmektedir.

13. 657 sayılı Kanunun 4/A ve 86’ncı maddesi kapsamında istihdam edilen öğretmenler sosyal güvenlik yönünden 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) maddesi kapsamında sigortalı sayılmaktadırlar. 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel statüsünde istihdam edilen öğretmenler ise 5510 sayılı

Kanunun 4/1-(a) maddesi kapsamında sigortalı sayılmaktadırlar. Fiilen çalışılan sürelere ilişkin ise sigorta priminin yatırılması hususu Kanuni bir zorunluluktur. Başvurucunun 14 Ekim 1998-21 Haziran 1999 tarihleri arasında İlkokulunda ücretli öğretmen olarak fiilen çalıştığı sürelere ilişkin sigorta primi ödenmemesi işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmamaktadır.

14. Başvurucunun, /Ortaokulundaki hizmetlerinin tespitine ilişkin evraklara 2016 yılında meydana gelen yangın nedeniyle ulaşılamadığı idare tarafından ifade edilmiştir. Şikâyete konu tarih dikkate alındığında anılan tarihte yürürlükte olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2 ve 6 ncı maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğu, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceği açıktır. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileriyle o tarihte yürürlükte bulunan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. Hizmet tespitine ilişkin güncel mevzuat hükümlerine bakıldığında 5510 sayılı Sosyal

Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Prim belgeleri ve işyeri kayıtları” başlıklı 86 ncı maddesinin sekizinci fıkrasında “Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca işyerinde fiilen yapılan tespitlerden ve kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden kayıt ve belgelere dayanmaksızın çalıştığı belirlendiği halde, hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının Kuruma bildirilmediği anlaşılan veya eksik bildirildiği tespit

/

edilen sigortalıların geriye yönelik hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının, en fazla tespitin yapıldığı tarihten geriye yönelik bir yıllık süreye ilişkin kısmı dikkate alınır.” hükmüne yer verildiği; aynı maddenin dokuzuncu fıkrasında ise “Aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.” hükmünün bulunduğu görülmüştür. Başvuran tarafından adına tescil edilmesi istenilen /Ortaokulundaki hizmetlerin niteliği itibarıyla hizmet tespiti yapılması gerektiği sonucuna ulaşıldığından herhangi bir kayıt ve belgeye dayandırılamayan ve yetkili Kurumca tespiti yapılamayan hizmetlerin tescilinin ancak iş mahkemelerinde açılacak hizmet tespiti davası sonucunda alınacak ilamla mümkün olduğu, yasa koyucunun anılan kapsamdaki hizmetlerin tescili için başkaca bir yol öngörmediği sonucuna ulaşılmıştır.

14.1. Diğer taraftan, hizmet tespiti davalarının açılma süresine ilişkin 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrasında 5 yıllık süre öngörülmüştür. Söz konusu süre hak düşürücü süre olup mahkemeler tarafından kendiliğinden dikkate alınması gereken sürelerdendir. Bahsi geçen süre işe giriş bildirgesi, aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için öngörülmüştür. Yargıtay Hukuk

Genel Kurulu söz konusu hak düşürücü sürenin bütün hizmet tespiti davalarında aranamayacağını, daha önce Sosyal Güvenlik Kurumuna sigortalıya ilişkin mevzuatta belirlenen belgelerden birisinin verilmiş olması veya Kurumca kısmi hizmet tespiti yapılmış olması halinde söz konusu hak düşürücü sürenin aranmayacağını kabul etmiştir. 23/6/2004 tarihli, / – E. ve / K. sayılı söz konusu kararda

“İşverenin, çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri kuruma vermesi gerektiği Kanunun 79/1 inci maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri

Yönetmeliğinin dördüncü kısmında işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir. Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi (SSİYön.Madde16) , dört aylık sigorta primleri bordrosu (SSİYön. Madde 17), sigortalı hesap fişi (SSİY. Yön. Madde 18) vs.dir. Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması halinde artık Kanunun 79/10 (eski 8) maddesinde yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir. Diğer taraftan, kurum tarafından yapılan bir tespitin olması halinde de aynı kabul şekline ulaşılmaktadır. Bu kabul şeklinin temelinde yatan neden; hiç bildirim yapılmayan sigortalılarla, kısmi bildirim yapılan sigortalıların aynı hukuksal statüye tabi tutulmalarının hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağının düşünülmesidir.” şeklinde hüküm kurularak, bu durumda Kanunda öngörülen 5 yıllık süre ile bağlı kalınmaksızın davaya konu edilebileceği ve alınacak ilamla hizmet tescilinin sağlanabileceği değerlendirilmektedir.

15. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuza iletilen bilgi ve belgelerden; başvuranın, 14 Ekim 1998-21 Haziran 1999 tarihleri arasında İlkokulunda ücretli öğretmen olarak fiilen çalıştığı sürelere ilişkin sigorta primi ödenmemesi işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmamaktadır.

/

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup idareden istenen bilgi ve belgelerin

Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde hesap verilebilirlik, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak başvurana hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, dolayısıyla iyi yönetim ilkelerinden karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup idarenin bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Mersin İş

Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

Başvuranın /Ortaokulundaki hizmetlerinin tescil edilmesi talebinin 6328 sayılı

Kanunun 5’inci maddesi ve anılan Yönetmeliğin 20’nci maddesinin birinci fıkrası gereğince

İNCELENMEMESİNE,

Başvuranın İlkokulundaki hizmetlerinin tescil edilmesi talebine ilişkin BAŞVURUNUN

KABULÜNE,

Başvuranın İlkokulunda 14 Ekim 1998-21 Haziran 1999 tarihleri arasında ücretli öğretmen olarak fiilen çalıştığı sürelere ilişkin hizmetinin tescil ve hizmet kütüğüne işlenmesi hususunun yeniden değerlendirilmesi konusunda MERSİN İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE ve SOSYAL

GÜVENLİK KURUMUNA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın gereği için BAŞVURANA, MERSİN İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE ve SOSYAL

GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi