|
ÖZET: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, İcra ve İflas Kanunu’nun 89/4 maddesi uyarınca tazminat talebine ilişkin bir kararda, üçüncü şahısların haciz ihbarnamesine karşı gerçeğe aykırı beyanda bulunmaları durumunda alacaklının uğradığı zararın tazmin edilebileceğini belirtmiştir. Tazminat talebinin kabulü için, alacaklının üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ispat etmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Mahkeme, üçüncü kişinin beyanının aksinin ispatında her türlü delilin kullanılabileceğini ve icra mahkemesinin genel hükümlere göre yargılama yaparak sonuca gitmesi gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca, tazminat davasında borçlunun, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş bir alacağının bulunmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin eksik inceleme ile davayı reddetmesini isabetsiz bulmuş ve kararın bozulmasına karar vermiştir. Bu durum, icra mahkemesinin delil incelemesi yaparak tazminat talebini değerlendirmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. |
12. Hukuk Dairesi 2023/5763 E. , 2024/5060 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
ŞİKAYETÇİ : … Gıda Tarım Ürünleri San. Ve Tic.Ltd.Şti.
SUÇ : Hakikate muhalif beyanda bulunmak
HÜKÜM : Esastan Ret
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Hakikate Muhalif Beyanda Bulunmak suçuna yönelik kurulan hükümlere ilişkin incelemede,
Temyiz incelemesine konu edilen suçun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 338. maddesi kapsamında kalan ve kanunda üst sınırı bir yıla kadar hapis cezası öngören, “Hakikate Muhalif Beyanda Bulunmak” suçunu oluşturduğu gözetildiğinde;
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen CMK’nun 286/2-d uyarınca; İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı cihetle, yapılan temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nun 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-İİK 89/4 maddesi uyarınca talep edilen tazminat istemine yönelik olarak kurulan hükme ilişkin incelemede;
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 89/4 maddesinde; “Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder” hükmü yer almaktadır.
Kanun hükmünde yer alan tazminatın konusu, haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zarardır. Bu davada üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, davacı takip alacaklısı ispat etmelidir. Üçüncü kişinin beyanının aksi, İİK’nın 68. maddesinde sayılan belgelere bağlı olmaksızın her türlü delille ispat edilebilir. Anılan maddenin açık hükmü gereğince; icra mahkemesince, genel hükümlere göre yargılama yapılarak sonuca gidilmelidir.
İİK’nun 89/4. maddesine dayalı olarak açılan tazminat davasında, tarafların göstereceği deliller, ticari defterler ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, ihbarnamenin tebliğ tarihi itibariyle, borçlunun, üçüncü kişiden istenebilir, kesin nitelikte bir alacağının mevcut olup olmadığı genel hükümler çerçevesinde belirlenir, diğer bir ifade ile anılan maddeye göre tazminata hükmedilebilmesi için, borçlunun, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle, üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, İİK.’nun 89/1. maddesi kapsamında haczedilebilecek muaccel bir alacağının bulunması zorunludur.
O halde, 3. kişi CarrefourSa Carefour Sabancı Ticaret Merkezi A.Ş.’nin, dava dışı borçlu şirket Çınar Sebze Meyve Gıda A.Ş.’ne, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle kesinleşmiş ve muaccel bir borcunun bulunup bulunmadığının tespiti için, öncelikle her iki tarafa ait tüm ticari defter ve belgeler ile 2018 yılına ait ticari defterlerin temin edilerek, taraflara ait ticari defterlerin açılış kapanış tasdiklerinin de belirlenmesi suretiyle, asıl borçlu ve 3. şahıs arasında düzenlenen sözleşme hükümleri de dikkate alınarak, her iki tarafın 2018 yılına ait defter kayıtlarını oluşturan defter ve belgelerle birlikte banka hesapları, ödeme belgeleri ile belgeler (Fatura, Çek, Hakediş, Teminat Mektubu, Avansla ödemeleri, Banka dekontları vb. evrakların) üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği ve ayrıca 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi olan 13/08/2018 tarihinden daha önceki bir tarihte, davalı 3. kişinin dava konusu edilmeyen İstanbul 18.İcra Müdürlüğü’nün 2018/11974 Esas sayılı icra dosyasında verdiği 01/06/2018 tarihli cevabında borçlunun alacağı olduğu belirtilen 416.425,23 TL lik alacağın taraflar arasındaki sözleşme kapsamında personele veya ilgili icra dosyasına ödenmiş olup olmadığının ve bu miktardaki alacağın birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarih itibariyle var olup olmadığının tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile ilk derece mahkemesince, davanın reddi yönünde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesi’nce başvurunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ :
Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin 2020/3830 Esas, 2021/6139 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA ve İstanbul Anadolu 16. İcra Ceza Mahkemesinin 2018/707 Esas, 2019/581 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.