|
ÖZET: Sayıştay, … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından yürütülen aile danışmanlığı eğitim programının, ilgili mevzuat çerçevesinde incelenmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu karar, eğitim programının uzaktan eğitim yöntemiyle gerçekleştirilmesinin hukuka uygun olup olmadığını sorgulamaktadır. Uzaktan eğitim uygulamalarının, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve ilgili yönetmeliklerle çelişip çelişmediği değerlendirilmektedir.
Ayrıca, eğitim programının yürütülmesinde yer alan öğretim elemanlarının niteliklerinin, Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliği’ne uygun olup olmadığı da sorgulanmaktadır. Yönetmelik, aile danışmanlığı eğitimi veren kurum ve kuruluşların eğiticilerinin belirli niteliklere sahip olmasını şart koşmaktadır. Bu bağlamda, eğitimlerin içerik olarak uygun olup olmadığı ve dolayısıyla öğretim elemanlarına döner sermaye ek ödemesi yapılmasının hukuken geçerli olup olmadığı hususları da incelenmiştir. Sonuç olarak, Sayıştay, eğitim programının yürütülmesi ve öğretim elemanlarının nitelikleri açısından mevzuata uygunluk sağlanmadığı takdirde, kamu zararının oluşabileceği ve bu nedenle konunun ilgili mercilere bildirilmesi gerektiği yönünde bir karar almıştır. |
| Kamu İdaresi Türü | Yüksek Öğretim Kurumları |
| Yılı | 2015 |
| Dairesi | 1 |
| Karar No | 44412 |
| İlam No | 48224 |
| Tutanak Tarihi | 23.9.2020 |
| Kararın Konusu | Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar |
Uzaktan eğitim yöntemiyle (önceki yıllarda kaydedilen ders videoları vasıtasıyla) gerçekleştirilen programda programla ilgili alanlardan olmayan öğretim elemanlarına ders anlatımında da bulunmamış olmalarına rağmen ders anlatımı, program yürütücülüğü ve koordinasyon hizmeti gibi adlar altında döner sermaye katkı payı ödenmesi:
283 sayılı İlamın 1. maddesiyle; … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin aile danışmanlığı eğitim programına ilişkin olarak;
1.1- Gerçek Kişiler ve Özel Hukuk Tüzel Kişileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliği ile Yükseköğretim Kanunu ve Yükseköğretim Kurumlarında Uzaktan Öğretime İlişkin Usul ve Esaslarda uzaktan eğitim yöntemiyle gerçekleştirilmesine cevaz veren bir hüküm bulunmamasına rağmen uzaktan eğitim yöntemiyle gerçekleştirildiği gerekçesiyle konunun ilgili mevzuat çerçevesinde incelenmek ve gerek görülürse soruşturulmak üzere … Bakanlığına, … Başkanlığına ve … Üniversitesi Rektörlüğüne yazılmasına,
1.2- Kurum açma izni bulunmayan çeşitli kişi, dernek, şirket vb. özel kurum ve kuruluşlar ile aile danışmanlığı sertifika eğitim programlarının işbirliği adı altında düzenlenmesine yönelik protokoller imzalandığı gerekçesiyle konunun ilgili mevzuat çerçevesinde incelenmek ve gerek görülürse soruşturulmak üzere … Bakanlığına, … Bakanlığına, … Başkanlığına ve … Üniversitesi Rektörlüğüne yazılmasına,
1.3- Kırmızı Akademi adlı kuruluş ile üniversite tarafından yürütülen aile danışmanlığı sertifika eğitim programlarına Türkiye’nin çeşitli illerinden kursiyer bulma konusunda bir işbirliği sözleşmesi imzalandığı gerekçesiyle konunun ilgili mevzuat çerçevesinde incelenmek ve gerek görülürse soruşturulmak üzere … Başkanlığına ve … Üniversitesi Rektörlüğüne yazılmasına,
1.4- Uzaktan eğitim yöntemiyle (önceki yıllarda kaydedilen ders videoları vasıtasıyla) gerçekleştirilen aile danışmanlığı eğimlerinden elde edilen gelirlerin, yönetim kurulu kararları ile, akademik açıdan aile danışmanlığı ile ilgili alanlardan olmayan öğretim elemanlarına ders anlatımında da bulunmamış olmalarına rağmen ders anlatımı, program yürütücülüğü ve koordinasyon hizmeti gibi adlar altında döner sermaye katkı payı ödendiği gerekçesiyle … TL’nin tazminine
İlişkin hükümler tesis edilmiştir.
Sorumlu (Yönetim Kurulu Kararını İmzalayan-… Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi sıfatıyla temyiz talep eden …), temyiz dilekçesinde özetle; … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezinde Ekim 2014 – Nisan 2015 tarihleri arasında yıllardır görevlerine devam eden asıl Yönetim Kurulu Üyelerinin rektörlük seçimlerini neden göstererek görevlerinden ayrılmalarından dolayı ve yine rektörlük seçimleri nedeni ile yerlerine yeni Yönetim Kurulu Üyelerinin bulunamaması sonucu Merkez Müdürünün isteği üzerine bu altı aylık süreçte devam eden iş ve işlemlerin aksamaması adına Yönetim Kurulunda görev yaptığını, Merkezde hali hazırda 2012 yılından beri diğer üniversitelerde de olduğu haliyle düzenlenen Aile Danışmanlığı eğitiminin aslında yerinde olmayan bir takım durumlar sebep gösterilerek geçersiz olduğunun ileri sürüldüğünü ve bahsi geçen dönemde Döner Sermaye tarafından haftanın altı günü mesai içi ve dışında yürüttüğü bu ve bunun dışında yürüttüğü birçok hizmetlerinin karşılığı olan ücretlerin geri istendiğini, başta belirttiği üzere hem geçmişte hem de bugün hali hazırda onlarca hem üniversite hem özel eğitim kurumları tarafından aynı şekilde devam ettirilmekte olan bu eğitimin geçersiz olduğu yerin sadece … Üniversitesi mi olduğu sorusunu sormak istediğini,
TEMYİZ NEDENLERİ:
1) Aile danışmanlığı eğitim programının uzaktan eğitim ile düzenlenemeyeceğinin iddia edildiğini;
a. … Bakanlığı … Genel Müdürlüğünün … ve … tarihli yazıları esas alınarak bu eğitimin geçersiz olduğunun ileri sürüldüğünü, öncelikle kendisinin ilgili kurumda göreve başladığı tarihte aile danışmanlığı eğitimlerinin zaten Türkiye’deki diğer üniversitelerle birlikte düzenlenmeye başlanmış olduğu için eğitimin başlangıç aşamasıyla ilgili yetki yada bilgiye sahip olmadığını, Kurumda, hali hazırda üç yıldır görev yapmakta olan asıl Yönetim Kurulu Üyelerinin rektörlük seçimlerinin yaklaşmasını gerekçe göstererek görevden ayrılması ve yerlerinin doldurulamaması sonucunda Kurum Müdürünün talimatı ile devam eden iş ve işlemlerin aksamaması adına Ekim 2014 – Nisan 2015 tarihleri arasında yaklaşık 6 ay Yönetim Kurulunda görev aldığını, Kurum 2012 – 2013 – 2014 yıllarında Sayıştay denetimden sorunsuz bir şekilde geçmiş olduğundan, bu konu ile ilgili taraflarına olumsuz bilgi verilmediğinden ve aynı zamanda bahsi geçen eğitim programının kurumda zaten hali hazırda 2011 yılından beri yürütülmekte olan bir eğitim programı olmasından dolayı programın usul ve esaslarını tekrar sorgulama gereği duymadığını,
b. Ayrıca baz alınan ilgili Bakanlığın ilgili uyarı yazılarının … ve … tarihlerinde yazıldığının açık olduğunu, kendi görev tarih aralığının ise Ekim 2014 – Nisan 2015 arası olduğunu, ilgili Kurumda görevli olmadığı bir tarihte Kuruma yazılan uyarı yazılarından haberinin olmamasının gayet doğal olduğunu düşündüğünü, sorgu konusundaki uyarı yazıları hakkında iddia edilen kamu zararını önleyebilecek bilgiye sahip olması mümkün olmadığından ve şahsı adına kamu zararının oluşması için gerekli kasıt, kusur veya ihmal oluşmadığından sorumlu olarak gösterilmemesi gerektiğini,
c. 04.09.2012 tarihli 28401 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Gerçek Kişiler ve Özel Hukuk Tüzel Kişileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Aile Danışmanı Merkezleri Yönetmeliği”nin aile danışma merkezlerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen 14 üncü maddesi incelendiğinde; toplam 450 saatlik eğitim olacağı ve hu eğitimin en az 300 saati teorik, 120 saati uygulama, 30 saatinin de süpervizvon eğitimi olacağının belirtildiğini, Yönetmelikte eğitimin yüz yüze olacağı veya internet üzerinden ders videoları şeklinde olmayacağına dair hiçbir ibare bulunmadığını, Yönetmelikte bu hususa ilişkin bir ibare olmadığından eğitimin her iki şekilde de yapılacağının anlaşılmakta olduğunu, sorgu konusuna dayanak olarak … Bakanlığı … Genel Müdürlüğünün … ve … tarihli yazılarının esas alındığını, fakat Yönetmelikte yer almayan bir hükmün daha alt bir normla daraltılmasının hukuken uygun olmadığını, üstelik dilekçe ekinde yer alan belgelerden de anlaşılacağı üzere hali hazırda internet üzerinden eğitim vermeye devam başka üniversiteler de bulunmakta olduğunu,
d. Özetle Heyetin Yaşam Boyu Eğitim Merkezinin herhangi bir eğitim için uzaktan eğitim yapamayacağını iddia etmekte olduğunu, buna gerekçe olarak da 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 44 üncü maddesinin gösterildiğini, burada büyük yanlış anlaşılma bulunduğunu, ilgili kanun maddesinin önlisans, lisans ve lisansüstü eğitimlerini düzenlemek için çıkarılmış bir kanun maddesi olduğunu, burada asıl olanın 17.08.2005 tarihli ve 25909 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan … Yaşam Boyu Eğitim Merkezi Yönetmeliğinin 5 inci maddesi olduğunu ve bu maddede; “Merkezin amacı üniversitenin ve diğer kamu ve özel kişi, kurum ve kuruluşların hizmet içi eğitim ile mesleki eğitim taleplerini karşılamak, bu amaçla sınıfta eğitim, uzaktan eğitim, uygulamalı eğitim ve benzeri sürekli eğitim programlarını düzenlemek” ibaresinin yer almakta olduğunu, ayrıca son çıkarılan yani 24.08.2016 tarihli ve 29811 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan … Sürekli Eğitim Merkezi Yönetmeliğinin 5 inci maddesinde; “Merkezin amacı; örgün, uzaktan ve karma olmak üzere önlisans, lisans ve lisansüstü programlar dışında verilecek tüm eğitim programları … düzenlemektir.” ibaresinin yer almakta olduğunu, Merkezin kendi sorumlulukları kapsamında bulunan bir konuda bu kadar açık bir şekilde Yönetmeliğinde de bahsedilmesine rağmen alakasız bir şekilde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun adres gösterilmesinin büyük bir yanlıştan başka bir şey olmadığını, konuyla ilgili son derece yerinde tespitler de bulunarak hem ortada kamu zararı olmadığını hem de denetimde hata yapıldığını ifade eden Üye …’nün durumu;
“… Üniversitesi’nde yürütülmekte olan uzaktan eğitim faaliyetlerinin daha etkin ve verimli yürütülmesini temin etmek, uzaktan eğitim ile ilgili araştırma geliştirme ve uygulama çalışmaları yapmak, kurum ve kuruluşların uzaktan eğitim ihtiyaç ve isteklerine yardımcı olmak, yetişkin eğitiminde e-öğrenme yoluyla verilecek olan sertifika programlarının açılması, yürütülmesi ve koordinasyonunu sağlamak, kamu ve özel sektör kurumlarının eğitim programlarının e-öğrenmeye programlanması ve uzaktan eğitim sistemlerinin geliştirilmesine katkıda bulunmak, bilgi birikimini ilgili kurum ve kuruluşlara aktarmak ve yayınlar yapmak amacıyla, uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi kurulduğu ve merkezin faaliyet alanı içerisinde, uzaktan eğitim yoluyla yürütülmekte olan diploma ve sertifika programlarının standartlarını belirleme, ders içeriklerini hazırlama, paydaşlara gerekli eğitimleri verme, öğretim yönetim sistemi ve sunucu altyapılarını hazırlamanın da yer aldığı görülmektedir.
Yine, örgün, uzaktan ve karma olmak üzere ön lisans, lisans ve lisansüstü programları dışında verilecek tüm eğitim programları, ulusal ve uluslararası alanlarda her türlü belgelendirme, danışmanlık hizmeti, seminerler, konferanslar, kongreler, çalıştaylar, alan araştırmaları, sınav organizasyonları ve personel belgelendirme, her türlü eserlerin yayını, ulusal ve uluslararası düzeyde meslek standartları ve yeterliliklerini geliştirmeye yönelik çalışmaları düzenlemek, üniversitenin kamu, özel sektör ve uluslararası kuruluşlarla işbirliğini geliştirmesini desteklemek ve işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında üniversite ile kamu ve özel sektör kuruluşları için gerekli eğitim, sağlık, güvenlik ve koordinasyon faaliyetlerini desteklemek amacıyla Sürekli Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi kurulduğu, 24.08.2016 tarihli ve 29811 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle, özel sektör ve uluslararası kuruluş ve kişilere ihtiyaç duydukları alanlarda, ulusal uluslararası düzeyde, sertifika ve eğitim programları, kurslar, seminerler, konferanslar, sempozyumlar, çalıştaylar, kongreler düzenlemek veya düzenletmek, belgelendirmek, gerektiğinde bu kursları uzaktan eğitim biçiminde vermek ve faaliyetleri desteklemek, İnternet ve karma eğitim yoluyla her yaş ve gruplara yönelik elektronik eğitim programları sunmak, Ulusal ve uluslararası kurs ve sertifikasyon eğitimlerini düzenlemek, sınavlar yapmak, belge, sertifika veya katılım belgesi vermek görevlerinin verildiği anlaşılmaktadır.
…
Üniversite her türlü sorumluluğu üzerine alarak kendi mevzuatı çerçevesinde bir program yürütmekte ve bunu kendisinin sertifikalandırdığı anlaşılmaktadır. Üniversite, bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip yüksek düzeyde eğitim- öğretim. bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapan; fakülte enstitü, yüksekokul ve benzeri kuruluş ve birimlerden oluşan bir yükseköğretim kurumudur. Üniversiteler örgün, açık, dışarıdan (ekstern) ve yaygın eğitim yapabilmektedir. Örgün, yaygın, sürekli ve açık eğitim yoluyla toplumun eğitilmesini sağlamak 2547 sayılı Kanunda yükseköğretim kurumlarının görevleri arasında sayılmıştır.”
Şeklinde dile getirdiğini, ayrıca konu ile ilgili yetkin olup olmadığıyla ilgili olarak da şahsının bu programla ilgili sorgu konusunda hukuksuz olduğu iddia edilen 300 saatlik teorik kısımda da bir görevi bulunmadığını, diğer yandan bu eğitimin usul ve esaslarını gösteren ilgili Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin dördüncü bendinde (Yükseköğretim kurumları dışında aile danışmanlığı sertifika programı eğitimini yürütecek kurum ve kuruluşlarda görev alacak eğiticilerde … şartı aranır.) belirtildiği üzere yükseköğretim kurumu çalışanlarının (yani akademisyenlerin) eğitim programında yer alabilme şartlarından muaf tutulduğunu, buna ek olarak kendisinin işletme alanında lisans ve yüksek lisans derecesine sahibi olduğunu, İşletme Anabilim Dalı İnsan Kaynakları Bölümünün bir öğretim elemanı olması nedeniyle Üniversitede İnsan Kaynakları Bölümünde iletişim bilgisi, etkili iletişim teknikleri, iletişim kuramları derslerini anlattığını, düzenlenen raporda bu konuda yetersiz olarak gösterilmesinin hem akademik alt yapısıyla hem de Yönetmeliğin ilgili maddesiyle çeliştiğini, böyle olmasa bile zaten kendisinin gerçekten uzmanlık gerektirebilecek olan 300 saatlik teorik ders kısmında herhangi bir görev almadığını, bu kısımda görev alan hocaların video kayıtları ve akademik alt yapılarını gösteren belgelerin Kurumun arşivinde mevcut olduğunu, kendisinin görev aldığı 120 saatlik uygulama ve ödev dersleri ile ilgili yürüttüğü her türlü faaliyete ilişkin kayıtların … YBEM’de mevcut olduğunu, ayrıca YBEM tarafından düzenlenen Türkiye’nin dört bir tarafından öğretim üyeleri, psikologlar, aile danışmanlarının yanı sıra Bakanlık temsilcilerinin katıldığı aile danışmanlığı eğitimlerine özel olarak bir Çalıştay (1. Ulusal Aile Danışmanlığı Çalıştayı ) düzenlendiğini, üç gün süren bu Çalıştayda aile danışmanlığı eğitiminin içerik ve kapsamının yanı sıra aile danışmanlığı mesleğinin ulusal standartlarının oluşturulması hususunda düzenlenen çalışma gruplarına konunun uzmanı olan Türkiye’nin önde gelen psikolog, danışman ve öğretim üyeleri ile birlikte katıldığını gösteren Çalıştay Kitabının dilekçe ekinde sunulduğunu, bu durumun da kendisinin bu konuda da birikime sahip olduğunun göstergesi olduğunu,
f. Eğer … Yaşam Boyu Eğitim Merkezi tarafından verilen bu eğitimlerde yada sertifikalarda bir sorun varsa bu sorunun ülke genelinde bu eğitimi yapan yüzlerce üniversite ve eğitim kurumunun yanı sıra ülke genelinde sertifika alan on binlerce insanın da sorunu olması gerektiğini düşündüğünü, ayrıca ortada yapılmış bu kadar çok iş ve işlem varken bunların tamamının yok sayılarak ücret iadesi istenmesinin hukuka uygun olmadığını belirtmek istediğini, bunun yanı sıra alınan ücret karşılığında yapılan tek işin de bu olmadığının da Merkez bünyesinde yürütülen faaliyetlere bakıldığında anlaşılacağını, bu durumda Denetçinin yaptığı hesabı hizmetleri ayrıştırarak sadece bu hizmet için ödenen bedelin ne olduğunu tespit etmesi gerektiği düşüncesinde olduğunu,
g. Her şeyi bir kenara koyup sadece sonuca bakıldığında ortada devlete ciddi miktarda gelir getiren bir işlem bulunduğunu ve bu gelirin bir kısmının bu gelirin sağlanmasında görev alanlara esas ve usullere uygun olarak dağıtıldığını, işlemin hukuksuz olduğu varsayılsa bile ortada bir gelir bulunduğunu ve dağıtımın bu gelirden yapıldığını, dolayısıyla ortada bir kamu zararı olmadığını,
İfade etmek suretiyle bu nedenlerle; temyiz dilekçesinin kabulü ile tazmin hükmünün kaldırılmasına/bozulmasına, şahsından istenen para iadesinin iptaline, aleyhine olan tüm kısımların kaldırılmasına/bozulmasına karar verilmesini Kurulumuzun bilgisine arz etmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Yönetim Kurulu Kararını İmzalayan-… Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi sıfatıyla temyiz talep eden ve buna ilişkin 44413 sayılı dosyası kendi gündem sırasında görüşülen …, temyiz dilekçesinde özetle; … Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Öğretim Üyesi olarak görev yapmakta olduğunu, daha önce … Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak görev yaptığını, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde, … Meslek Yüksekokulu’nda ve … Meslek Yüksekokulu’nda ders verdiğini, aynı zamanda … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde görev yaptığını, … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde görev tanımının; 17.08.2005 tarihinde ve 25909 sayısı ile Resmi Gazete’de yayınlanan … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi Yönetmeliği madde.10 gereğince “Müdür Yardımcısı olarak Merkez Müdürü’nün katılmadığı toplantılara katılma ve Merkez Müdürü’nün tarafına verdiği görevlerin yerine getirilmesinden” oluşmakta olduğunu, bu görevler içerisinde; ulusal mesleki standartların ve personel belgelendirme biriminin oluşturulması, iş ve meslek danışmanlığı alanında akreditasyon faaliyetlerinin yer aldığını, Aile Danışmanlığı Sertifika Programı ile ilgili (organizasyon, eğitmenlerin görevlendirilmesi, öğrenci kayıt, özel kuruluşlarla anlaşmalar, puantaj takibi vd.) eğitim faaliyetleri dışında tarafına herhangi bir sorumluluk yüklenmediğini, görevlendirme yapılmadığını, bu çalışmalarla ilgili koordinatörlüğün tarafından yerine getirildiğini,
TEMYİZ ÖZETİ:
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda üniversitelerin örgün, açık, dışarıdan (ekstern) ve yaygın eğitim yapabileceğinin belirtildiğini, … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği’nde derslerin uzaktan eğitim ile gerçekleştirilebileceğine ilişkin maddelerin Merkezin amacı ve görevleri içerisinde yer aldığını, Aile Danışmanlığı Yönetmeliğinde ise derslerin örgün veya uzaktan eğitim ile gerçekleştirilmesine ilişkin bir açıklama bulunmadığını, ayrıca aile danışmanlığı eğitiminin birçok yükseköğretim kurumu tarafından uzaktan eğitim sistemi ile gerçekleştirildiğini, dolayısıyla bilimsel özerkliğe sahip bir Üniversitenin yeterli gördüğü ve sertifikalandırdığı eğitim faaliyetlerinin hukuken geçersiz olmadığını, şahsının akademik açıdan aile danışmanlığı ile ilgili olmamasının iddia edilmesi ile ilgili olarak; Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliği’nde, yükseköğretim kurumları dışında aile danışmanlığı sertifika programı eğitimini yürütecek kurum ve kuruluşlarda görev alacak eğiticilerde bir takım nitelikler arandığını, fakat eğitim yükseköğrenim kurumu içinde gerçekleştiği için ilgili Yönetmelik maddesinde eğiticilerde herhangi bir nitelik aranmadığını, ayrıca aile danışmanlığının sınırlarının geniş olması nedeniyle disiplinler arası bilgi birikiminden faydalanıldığını, aile danışmanlığı sertifika programı dersleri içerisinde iletişim ve çatışma, insan kaynakları gibi işletme öğretim üyelerinin girebilecekleri derslerin mevcut olduğunu, iletişim ve çatışma, özsaygınlık, insan kaynakları, mükemmeliyetçilik konularında ulusal ve uluslararası dergilerde yayınlanmış çalışmaları bulunduğunu, akademik anlamda uzman olmasına rağmen bu ve buna benzer teorik derslere girdiğini iddia etmediğini, aile danışmanlığı eğitimlerinin uzmanlık gerektiren teorik kısmında veya süpervizyon uygulamalarında yer almadığını, aile danışmanlığı eğitimlerinin 120 saatlik uygulama derslerinde (staj dosyalarının incelenmesi) yer aldığını, staj dosyalarının incelenmesi konusunda önceki yıllarda tecrübelerinin bulunduğunu, … Üniversitesi … Meslek Yüksekokulu’nda çok sayıda öğrencinin staj dosyalarını incelediğini, dolayısıyla doktora unvanına sahip olan şahsının aile danışmanlığı eğitim programlarında eğitici olabilecek nitelikte bir akademik eğitime sahip olmadığını ifade etmenin veya verilen hizmetin yok hükmünde olduğunu söylemenin mümkün olmadığını, tarafına yapılan ödemenin yasal bir engeli bulunmadığını, hak edildiğini, döner sermaye gelirlerine doğrudan ve dolaylı katkıda bulunduğunu ifade etmek istediğini, döner sermaye gelirlerine sağladığı katkılar içerisinde Merkez Müdürü tarafından yapılan görevlendirmeler ve eğitim faaliyetlerinin (Aile Danışmanlığının) yer aldığını, … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde faaliyetleri sonucu devlete ödenen vergi, hazine hisseleri, KDV gibi ödenecek döner sermaye yükümlülükleri yerine getirilerek, gelirlerin devlet lehine arttığını,
TEMYİZ NEDENLERİ:
1. Aile danışmanlığı eğitim programının uzaktan eğitim ile düzenlenemeyeceğinin iddia edildiğini;
a. Gerçek Kişiler ve Özel Hukuk Tüzel Kişileri İle Kamu Kurum Ve Kuruluşlarınca Açılacak Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliğinde (Resmi Gazete tarihi: 04.09.2012, Resmi Gazete sayısı: 28401) “derslerin örgün veya uzaktan eğitim ile gerçekleştirilmesine ilişkin bir açıklama” bulunmadığını,
b. … Bakanlığı tarafından yayımlanan … tarihli ve … sayılı yazısının … Başkanlığı tarafından tarafına tebliğ edilmediğini, … Bakanlığı … Genel Müdürlüğü resmi internet sitesi üzerinden … tarihinde “Aile Danışmanlığı Sertifika Programları Hakkında Kamuoyuna Duyuru” başlığı ile yayınlanan duyuru yazısının yayınlandığı tarihte … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde görevde olmadığını,
c. Aile danışmanlığı eğitiminin birçok yükseköğretim kurumu tarafından uzaktan eğitim sistemi ile gerçekleştirildiğini, uzaktan eğitim ile aile danışmanlığı eğitimini gerçekleştiren üniversiteler içerisinde … Üniversitesi, … Üniversitesi, … Üniversitesi, … Üniversitesi, … Üniversitesi vb. üniversitelerin yer aldığını,
d. … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği’nde (Resmi Gazete Tarihi: 17.08.2005 Resmi Gazete Sayısı: 25909) Merkezin amacı ve görevleri içerisinde derslerin uzaktan eğitim ile gerçekleştirilebileceğine ilişkin hükümlerin Madde 5 ve Madde 6’da açıkça belirtildiğini,
e. Aile Danışmanlığı eğitim programın uzaktan eğitim yöntemiyle gerçekleştirilebileceğini ifade eden Üye ..’nün ifadelerinin yukarıda aynı ilam maddesinden sorumlu …’nın dilekçesinde ifade edildiği gibi olduğunu,
2. Aile danışmanlığı eğitimlerinde aile danışmanlığı ile ilgili alanlardan olmadığının iddia edildiğini;
a. Üye …’nün ders anlatımı ile görevlendirilen kişilerin eğitim durumu itibariyle aile danışmanlığı eğitim programlarında eğitici olabilecek nitelikte bir akademik eğitime sahip olmadıkları veya verilen hizmetin yok hükmünde bir işe katkı olduğu gerekçesiyle kamu zararı denilemeyeceğini ifade ettiğini,
b. Resmi Gazete tarihi: 04.09.2012 Resmi Gazete Sayısı: 28401 yayımlanan Gerçek Kişiler ve Özel Hukuk Tüzel Kişileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliği madde.14-4’e göre yükseköğretim kurumları dışında aile danışmanlığı sertifika programı eğitimini yürütecek kurum ve kuruluşlarda görev alacak eğiticilerde ulusal ve uluslararası standartta sertifikaya sahip ve aile danışmanlığı konusunda en az beş yıllık çalışmış olmak ya da aile danışmanlığı alanında yüksek lisans veya doktora programlarında eğiticilik yapma şartı arandığını, yükseköğretim kurumlarında görev alacak eğiticilerde uzmanlık alanı aranmadığını,
c. Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliği madde.14’te aile danışmanlığı eğitiminde en az 300 saati teorik ve en az 30 saati süpervizyon olmak üzere yüz elli saati uygulamalı toplam dört yüz elli saatlik aile danışmanlığı eğitiminden söz edilmekte olduğunu, bu çerçevede Aile Danışmanlığı eğitimlerinin teorik kısmında veya süpervizyon uygulamalarında yer almadığını, aile danışmanlığı eğitimlerinin 120 saatlik uygulama derslerinde (staj dosyalarının incelenmesi) yer aldığını, 120 saatlik uygulama derslerinde öğrencilerin mesleki bilgi ve becerilerini pekiştirmek ve geliştirmek üzere staj defteri doldurduklarını, staj defterlerini doldurmalarında yararlanacakları yol haritası (örnek staj defteri) “https://docplayer.biz.tr/2453017-Aile-danismanligi- egitimi.html” adresinde öğrencilerin bilgisine sunulduğunu, örnek staj defterinde, staj faaliyet raporunun hazırlanmasında dikkat edilmesi gereken hususların yer aldığını, ayrıca örnek staj defterinde örnek vaka analizleri ve aile danışmanlığı ile ilgili çeşitli ölçeklerin (sosyal uyum ölçeği, aile değerlendirme ölçeği vd.) yer aldığını, öğrencilerden vaka analizleri ile aile danışmanlarına verilen verileri analiz etmeleri ve ana sorunları en iyi çözecek belirli çözümler sunmalarının istendiğini,
d. Aile Danışmanlığı Yönetmeliğinde teorik ve uygulama eğitimleri ile ilgili herhangi bir yönerge, usul, esas bulunmadığını, aile danışmanlığı eğitimlerine ilişkin usul ve esaslar bu eğitimi veren her bir kamu kurumu tarafından ayrı ayrı hazırlandığını, bu konuda … Üniversitesi Aile Danışmanlığı Eğitimi kapsamında Ulusal Aile Danışmanlığı Çalıştayı düzenleyen tek üniversite olduğunu, düzenlenen bu çalıştaya … Bakanlığı Aile ve … Genel Müdürlüğü, Üniversiteler, Aile Danışma Merkezleri, Aile Danışmanlığı alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarından katılım gerçekleştiğini, Çalıştaya katılan uzmanların zümre toplantıları düzenleyerek Aile Danışmanlığı eğitim programını hazırladıklarını,
e. … Bakanlığı … Genel Müdürlüğü resmi internet sitesi üzerinde (http:… gov.tr/duyurular/aile-danismanligi-sertifikaprogramlari- hakkında-duyuru) … tarihinde “Aile Danışmanlığı Sertifika Programları Hakkında Kamuoyuna Duyuru” başlığı ile yayınlanan duyuru yazısının 3. maddesinde “aile danışmanlığı eğitimi ile ilgili ulusal yeterlilik ve sınav belgelendirme çalışmalarının henüz sonuçlanmadığı”nın ifade edildiğini, Ulusal Meslek Standartlarının oluşturulmasının … Bakanlığı ile … Üniversitesi arasında gerçekleştirildiğini, … Üniversitesinin … Genel Müdürlüğü ile Aile Danışmanlığı Ulusal Meslek Standartlarını oluşturan tek üniversite olduğunu,
3. Tazmin hükmünün, şahsının herhangi bir gelir getirici projeye katkısı olmadığı halde, döner sermayeden katkı payı adı altında ödeme yapılması sonucunda fazla ödemeye neden olunduğu gerekçesiyle verildiğinin iddia edildiğini;
a. … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde çabaları ve özverili çalışmaları sonucunda Döner Sermaye İşletmesinin gelirlerinin artırılmasına yönelik çalıştığını, tarafına yapılan ödemenin yasal bir engeli bulunmadığını, hak edildiğini, döner sermaye gelirlerine doğrudan ve dolaylı katkıda bulunduğumu ifade etmek istediğini, döner Sermaye gelirlerine yaptığı katkılar içerisinde Merkez Müdürü tarafından yapılan görevlendirmeler ve eğitim faaliyetlerinin (Aile Danışmanlığı) yer aldığını, eğitim faaliyetleri dışında Merkez Müdürü’nün tarafına verdiği görevler içerisinde, ulusal mesleki standartların ve personel belgelendirme biriminin oluşturulması, iş ve meslek danışmanlığı alanında akreditasyon faaliyetlerinin yer aldığını, … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi Personel Belgelendirme Birim Sorumlusu olarak görev yaptığı esnada … Kurumu tarafından ulusal yeterliliklere göre yetkilendirildiğini, … Kurumu (…) tarafından akredite edildiğini, günümüzde halen … Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi tarafından Personel Belgelendirme faaliyetlerinin kapsamının genişletilerek devam etmekte olduğunu, Ulusal Mesleki Standartların oluşturulmasında görev aldığını, Ulusal Mesleki Standartların bir mesleğin başarı ile icra edilebilmesi için … Kurumu tarafından kabul edilen gerekli bilgi, beceri, tavır ve tutumların neler olduğunu gösteren asgari norm olduğunu, … Kurumunun onayının (19.03.2014 tarihli ve 2014/20 sayılı Kararın) (18/4/2014-28976-Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlandığını, Ulusal Meslek Standardının, … sayılı … Kurumu Kanunu ile anılan Kanun uyarınca çıkartılan 5/10/2007 tarihli ve 26664 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ulusal Mesleki Standartların Hazırlanması Hakkında Yönetmelik ve 27/112007 tarihli ve 26713 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan … Kurumu Sektör Komitelerinin Kuruluş, Görev, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığını, … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezinin … Kurumu tarafından ulusal yeterliliklere göre yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşu olduğunu, Merkezin … Kurumu tarafından akredite olan sayılı merkezler içerisinde yer aldığını, Merkezin Personel Belgelendirme Birimi … akreditasyon numarası ile … Kurumu tarafından akredite edildiğini, … Kurumu tarafından … kodu ile yetkilendirilerek ulusal yeterliliklerde sınav ve belgelendirme faaliyetlerine başladığını (Yetkilendirilmiş Belgelendirme Kuruluşunun; … Kurumu tarafından ya da … Birliği bünyesinde çok taraflı tanıma anlaşması imzalamış başka akreditasyon kurumlarınca ilgili ulusal yeterliliklerde TS EN ISO/IEC 17024 standardına göre akredite edilmiş belgelendirme kuruluşu olduğunu),
b. … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde faaliyetleri sonucu devlete ödenen vergi, hazine hisseleri, KDV gibi ödenecek Döner Sermaye yükümlülükleri yerine getirilerek gelirlerin devlet lehine arttığını, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinin (b) fıkrasının dördüncü paragrafında; “Her eğitim-öğretim, araştırma veya uygulama birimi veya bölümü ile ilgili öğretim elemanlarının katkısıyla toplanan döner sermaye gayrisafi hasılatının en az % 35’i o kuruluş veya birimin araç, gereç, araştırma ve diğer ihtiyaçlarına ayrılır. Kalan kısmı ise üniversiteye yönetim kurulunun belirleyeceği oranlar çerçevesinde bağlı bulunduğu üniversitenin bilimsel araştırma projeleri ile döner sermaye gelirinin elde edildiği fakülte, enstitü, yüksek okul, konservatuar ile uygulama ve araştırma merkezlerinde görevli öğretim elemanları ve aynı birimlerde görevli 14.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel (döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil) arasında katkıları da dikkate alınmak suretiyle paylaştırılır. …” denildiğini, madde hükmüne göre, öğretim elemanlarının katkısıyla toplanan döner sermaye gelirlerinden üniversite akademik veya idari personeline katkıları da dikkate alınmak suretiyle yönetim kurulu kararı ile ödeme yapılabileceğini, yapılan görevlendirme sonucunda fiilen yaptığı çalışmaların karşılığı olarak döner sermayeden katkı payı ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığını,
c. Döner sermaye geliri olan yükseköğretim kurumlarında üretilen mal ve hizmetlerden elde edilen döner sermaye gelirlerine katkısı bulunan öğretim elemanlarına yapılacak ödemeler hakkında Üye …’nün ifadelerinin;
“2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde;
“d) Ziraat ve veteriner fakülteleri, sivil havacılık yüksekokulu ve bünyesinde atölye veya labaratuvar bulunan yükseköğretim kurumları ile sürekli eğitim merkezleri, açık öğretim hizmeti veren yükseköğretim kurumları ile düzenli döner sermaye geliri olan yükseköğretim kurumlarında üretilen mal ve hizmetlerden elde edilen döner sermaye gelirlerine katkısı bulunan öğretim elemanlarına yapılacak ek ödemeler hakkında da (c) fıkrası hükümleri uygulanır.
e) Yükseköğretim kurumlarının (c) ve (d) fıkraları kapsamına girenler haricindeki diğer birimlerinde döner sermaye işletmesi hesabına yapılan iş veya hizmetler karşılığında tahsil edilen gelirlerden kanuni kesintiler ile varsa yapılan iş veya hizmetle bağlantılı giderler düşüldükten sonra geri kalan tutar, hizmet karşılığı olarak gelir tahsilatının yapıldığı tarihi izleyen bir ay içinde veya hizmet bedelinin peşin tahsil edilmesi halinde hizmetin gerçekleşme oranına bağlı olarak aylara bölünerek hizmeti veren öğretim elemanlarına ödenir.”
Denilmek suretiyle hizmet karşılığı ve hizmetin gerçekleşme oranına bağlı olarak, üretilen mal ve hizmetlerden elde edilen döner sermaye gelirlerine katkısı bulunan öğretim elemanlarına katkı payı ödenebilmesine imkân tanınmıştır.
Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelikte döner sermaye geliri, ilgili mevzuatı uyarınca mesai saatleri içinde ve mesai saatleri dışında döner sermaye faaliyetleri sonucunda elde edilen gelir olarak tarif edilmiştir. Üniversitenin kendi mevzuatı çerçevesinde bir gelir elde ettiği açıktır.”
Şeklinde olduğunu,
4. Yükseköğretim kurumlarından gelir getirici katkıları olmayan öğretim üyelerine döner sermayeden pay dağıtılması konusunda verilen Sayıştay Temyiz Kurulu karar örneklerinin bilgilerimize sunulduğunu,
İfade etmek suretiyle tazmin hükmünün kaldırılmasını/bozulmasını, şahsına tazmin edilen para cezasının iptalini, aleyhine olan tüm kısımların kaldırılmasını/bozulmasını ve gereğini Kurulumuzun bilgisine arz etmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Yönetim Kurulu Kararını İmzalayan-… Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi sıfatıyla temyiz talep eden ve buna ilişkin 44414 sayılı dosyası kendi gündem sırasında görüşülen …, temyiz dilekçesinde özetle;
TEMYİZ ÖZETİ:
… Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezinde Ekim 2014 – Nisan 2015 tarihleri arasında, daha önceki Yönetim Kurulu Üyelerinin ayrılması nedeniyle Yönetim Kurulunda görev aldığını, Merkezde 2012 yılından bu yana düzenlenen aile danışmanlığı eğitiminin geçersiz olduğu ve günlerce verdiği hizmetlerin karşılığını geri iade etmesinin kamu zararı gerekçe gösterilerek istendiğini, tüm üniversitelerde aynı şekilde yapılan bu eğitimin ne yazık ki sadece … Üniversitesinde incelemeye alındığını, oysaki temyiz nedenlerinde madde madde belirteceği gibi ortada ne kamu zararı ne de uygun olmayan bir işlem bulunduğunu,
TEMYİZ NEDENLERİ:
Aile danışmanlığı eğitiminin uzaktan eğitim ile yapılamayacağına dair Sayıştay 1. Dairesince karar verildiğini, gerekçe olarak da … Bakanlığı ve … Genel Müdürlüğünün … tarihli ve … sayılı yazısı ile yine .. tarihinde “Aile Danışmanlığı Sertifika Programları Hakkında Kamuoyuna Duyuru” başlıklı duyuru yazısının gösterildiğini, oysaki 04.09.2012 tarihli ve 28401 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Aile Danışmanlığı Eğitimi Yönetmeliğinde eğitimin örgün veya uzaktan eğitim ile yapılıp yapılamayacağına dair bir kısıtlama bulunmadığını, uyarı yazılarının … ve … tarihinde Merkeze geldiğinin ilgili raporda belirtildiğini, oysaki şahsının Ekim 2014 ve Nisan 2015 tarihinde Yönetim Kurulu Üyesi olduğunu, yani yazılar geldiğinde görevde olmaması sebebiyle bu uyarıları da bilmesinin mümkün olmadığını, Yönetim Kurulunda görev aldığı sürelerde de ilgili yazıların tarafına tebliğ edilmediğini, kaldı ki adı geçen eğitimin 2012 yılından bu yana nerdeyse tüm üniversitelerde devam eden bir eğitim olduğunu (bunun dilekçe ekindeki fotoğraflardan görülebileceğini), fakat İlamda diğer üniversitelerde aynı metot ile yapılan eğitimlerin incelenmesine gerek görülmediğini,
Yaşam Boyu Eğitim Merkezinin herhangi bir eğitim için uzaktan eğitim yapamayacağı kararının Heyet tarafından ortaya konulduğunu, oysaki 17.08.2005 tarihli ve 25909 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan … Yaşam Boyu Eğitim Merkezi Yönetmeliğinin 5 inci maddesinde; “Üniversitenin ve diğer kamu ve özel kişi, kurum ve kuruluşların hizmet içi eğitim ile mesleki eğitim taleplerini karşılamak, bu amaçla sınıfta eğitim, uzaktan eğitim, uygulamalı eğitim ve benzeri sürekli eğitim programları düzenlemek” ibaresinin yer aldığını, şu an yeni Yönetimin hazırladığı ve uyguladığı 24.08.2016 tarihli 29811 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan … Sürekli Eğitim Merkezi Yönetmeliği madde.5’te; “Merkezin amacı; örgün, uzaktan ve karma olmak üzere önlisans, lisans ve lisansüstü programlar dışında verilecek tüm eğitim programları … düzenlemek” ibaresinin yer aldığını, ne yazık ki Heyetin İlamında 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 44 üncü maddesini gerekçe göstererek büyük bir yanılgıya düştüğünü, çünkü adı geçen Yönetmeliğin önlisans, lisans ve yüksek lisans eğitimlerini kapsadığını, sertifika eğitimlerini kapsamadığını, şu an … Üniversitesi, … Üniversitesi başta olmak üzere neredeyse tüm üniversitelerin e- sertifika düzenlediğini, eğer Heyetin gerekçe gösterdiği 2547 sayılı Kanuna göre hiçbir sertifika eğitiminin uzaktan eğitimle yapılmaması fikri doğru ise şu an özerk yapıya sahip olan nerdeyse tüm üniversitelerin yanlış yönetmelikler çıkarıyor olduklarını ve tüm sertifika eğitimlerinin geçersiz olması gerektiğini,
Aile danışmanlığı eğitiminde uygulama derslerinin kapsamı gerekçe gösterilerek ders anlatımı faaliyetine girmediği ve ödenen ücretlerin geri ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, oysaki 04.09.2018 tarihli ve 28401 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliğinin 14 üncü maddesinde “… en az üç yüz saati teorik ve en az 30 saati süpervizyon eşliğinde olmak üzere yüz elli saati uygulamalı toplam dört yüz elli saatlik aile danışmanlığı alanında bir eğitim programını başarıyla tamamladıktan sonra sertifika alanlar, aile danışmanı unvanı alabilir.” denildiğini, ayrıca aynı maddede “… Bakanlığı, … Kurulu veya üniversitelerden biri tarafından uygun görülen” eğitim ibaresinin yer aldığını, bunun da Bakanlığın tamamen eğitim içeriğini Üniversiteye bıraktığını göstermekte olduğunu, kaldı ki adı geçen eğitimin Bakanlık tarafından ders içeriklerinin oluşturulmadığını, uygulama derslerinin nasıl yapılacağının hiçbir yönetmelikte belirtilmediğini, aksine bu durumu 14 üncü madde de belirttiği gibi üniversitelere bıraktığını, zaten … Üniversitesinin ders içeriklerinin belirlenmesi için (dilekçe ekindeki fotoğraflarda görülen) çalıştayları düzenlediğini, eğer bu eğitimi yapan tüm üniversitelerin ders içerikleri incelenecek olursa hepsinin farklı olacağının görüleceğini, adı geçen eğitimin uygulama dersini Üniversitede yapmak mümkün olmadığı için kursiyerlerin gerçek veya sanal kişiler üzerinde çalıştırıldığını ve bu çalışmalarının sonuçlarının da uygulama dersi kapsamında incelendiğini, bu uygulamayı aynı şekilde yapan (dilekçe ekindeki fotoğraflarda görülen) birçok üniversite bulunduğunu, bu durumun hiç bir yönetmeliğe aykırı olmayıp aksine tamamen yönetmeliklerle uyumlu olduğunu, Üniversitede adı geçen eğitimin yapıldığını, milyonlarca liranın Üniversitenin kasasına girdiğini, gece gündüz demeden şahsının uygulama yapan öğrencilerin staj defterlerini incelediğini, sonuç olarak ise bu emeğin karşılığında ödenen ücretin, hiçbir yönetmelikte yer almayan içerik gerekçe gösterilerek kamu zararı oluşturduğu öne sürülerek geri istenildiğini, aksine adı geçen Yönetmeliğin bu hususu üniversitelerin inisiyatifine bıraktığını, Üniversiteye para kazandıran bu eğitimin tabiî ki giderlerinin de olacağını, bu giderleri kamu zararı olarak göstermenin hukuki olmadığını, İlama göre uygulama dersi kapsamında staj dosyaları incelemesinin uygun olmadığının belirtildiğini ve bu kapsamda ödenen ücretlerin geri iadesi kararı çıktığını, o halde şu sorunun her şeyi cevaplayacağını; Uygulama dersi kapsamında öğrencinin uyguladığı yaklaşık 3000 tane olduğu Sayıştay denetçisi tarafından iddia edilen yaklaşık 40 sayfadan oluşan örnek olay ve staj defter formu ücret ödemeden kime inceletilecektir?, bu hizmetin yok gibi gösterilmesinin ve verdiği emeklerin geri istenilmesinin hiçbir hukuki yanı bulunmadığını,
Aile danışmanlığı eğitiminin eğitmen niteliğine uymadığı iddia edilerek ödenen ücretin tarafından geri istendiğini, oysaki 04.09.2012 tarihli ve 28401 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliğinin 14 üncü maddesinin dördüncü bendinde; “Yükseköğretim kurumları dışında aile danışmanlığı sertifika programı eğitimini yürütecek kurum ve kuruluşlarda görev alacak eğiticilerde ulusal ve uluslararası standartta sertifikaya sahip ve aile danışmanlığı konusunda en az beş yıl çalışmış olmak ya da aile danışmanlığı alanında yüksek lisans veya doktora programlarında eğiticilik yapmış olma şartı aranır.” denildiğini, yükseköğretim kurumları dışında eğitici niteliği arandığının aşikâr olduğunu, yükseköğretim kurumunda öğretim görevlisi olması sebebiyle Yönetmelik şahsında eğitici niteliği aramadığını, o halde verdiği hizmetin ücretinin geri iadesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu,
Uygulama dersi kapsamında staj defterlerinin incelendiğini Denetçinin hiçbir şekilde kabul etmediğini, yerinde denetim yapan Denetçinin şahsını ifadeye dahi çağırmadığını, Merkezde staj dosyalarının geldiği ve hocalara dağıtımlarını yapan kayıt sorumlusu …’un ifadesinin alınmasını yazılı yolla Denetçiye ifade etmesine rağmen Denetçinin hiçbir işlem yapmadığını, ayrıca staj defterlerinin incelendiğine dair kayıt tutulduğunu ve bu kayıtların Merkezde olduğunu, eğer Denetçinin görüşü doğru ise birkaç çelişki ortaya çıktığını, Bu staj dosyalarını kim inceledi? ve Hangi ücret karşılığında yaklaşık 3000 staj dosyası incelendi? sorularının akla geldiğini, Merkeze gelip reddedilen dosyaların tekrar öğrenciye geri gönderildiğinin Merkezden yapılan posta gönderilerinin incelenmesiyle ortaya çıkacağını, O halde reddedilip geri gönderilen dosyalar varsa ortada bir incelemenin de söz konusu olduğunu, Fakat Denetçiye göre “incelenmiş gibi gösterilmektedir” fikrinin hâkim olduğunu, o halde Merkeze dosya gelip tekrar düzeltilmesi için geri gönderildiği kayıtlarla sabitse bu incelemeyi kimin yaptığının (Denetçi yapmadıklarını iddia ettiğine göre) Denetçi tarafından gösterilmesi gerektiğini, aksi halde inceleme işlemi var olup yapan kişinin olmamasının çelişki olduğunu, hele hele yaklaşık 3000 tane staj dosyası söz konusu iken (Sayıştay 2. Dairesinin 15.01.2013 tutanak tarihli ve 76 nolu ilamının 35069 nolu kararına göre ’Yönetim Kurulu kararı ile görevlendirilen öğretim üyelerine ödenen fakat fiilen katkı yapmadıklarına yeterli kanıtlayıcı belge bulunmadığı anlaşılan, …. TL tutarındaki katkı payı için ilişilecek bir husus bulunmadığına oybirliği ile karar verildiğini), Sayıştay 2. Dairesinin emsal kararına göre Denetçinin fiilen katkı yapmadığını ve staj defteri incelemesi yapmadığını kanıtlayıcı belgelerle ortaya koyması gerektiğini, aksi durumda Sayıştay 2. Dairesinin kararının şahsı için de örnek oluşturacağını, ayrıca ders kapsamına girmediğini iddia eden Denetçiye başka üniversitelerinde uygulama dersi kapsamında staj yaptırdıklarının dilekçe ekindeki fotoğraflarla iletildiğini, staj defter incelemesinin uygulama dersine girmediğini iddia eden Dairenin ücret iadesi istediğini, o halde tüm Türkiye’de bu uygulamayı yapan eğitmenlerden ücret iadesi istenmelidir ki bunun emeklerin iadesi anlamına geleceğini ve bunun da hukuk kurallarına açıkça aykırı olduğunu, Denetçinin hesap denetimi yerine yetkilerini aşarak eğitimin geçerli olup olmayacağının incelemesini yaptığını, eğitimin Türkiye genelinde iptaline kadar konuyu getirdiğini, fakat hesap incelemesinde ne yazık ki bu kadar çaba sarf etmediğini, Denetçinin akademisyen olmasına ve Yönetmelikte akademisyenlerin bu dersleri verebileceği belirtilmesine rağmen yetkisini aşarak hesap incelemesi yapmak yerine akademik anlamda derslere girip giremeyeceğinin incelemesini yaptığını, 6085 sayılı Kanunun 35 inci maddesinde; “Kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin mali nitelikteki tüm hesap ve işlemlerinin denetiminde; yetkili merci ve organlar tarafından usulüne uygun olarak alınan karar ve yapılan iş ve işlemlerin mevzuata ve idarelerce belirlenen hedef ve göstergelere uygun olmasına rağmen, yönetsel bakımdan gerekliliği, ölçülülüğü, uygun bulunmadığı yönünde görüş ve öneri içeren yerindelik denetimi sayılabilecek denetim raporu düzenlenemez.” denildiğini ve Denetçi tarafından bu hükme aykırı davranıldığını,
İlamda azınlık görüşünde Üye …’nün olayı birebir aslına uygun anlatarak yaptıkları faaliyetin hukuki olduğunu ve iptal/iadenin doğru olmadığını yukarıda diğer sorumluların dilekçelerine de alınan ifadelerle ortaya koyduğunu,
Bahse konu eğitimin 2012 yılından bu yana yapılan bir eğitim olduğunu, şahsının 2014 yılının sonunda Yönetim Kurulu Üyesi olduğunu, daha önce yapılan bir eğitim olması nedeniyle açık hatasının olmadığının ortada olduğunu, uyarı yazılarının geldiği tarihlerde de yine Yönetim Kurulu Üyesi olmadığını, gerekli yönetmeliklere aykırı hiçbir işlem gerçekleştirmediğini, açık hatasının olmadığı bu durumda verdiği emeklerinin karşılığının istenmesinin de hukuka aykırılık teşkil ettiğini,
Kabul anlamına gelmemekle birlikte, paranın iadesi yoluna gidilecekse bile tarafına vergi kesintileri yapıldıktan sonra ödeme yapılması nedeniyle, iade tutarının da brüt üzerinden değil de kesilen vergi tutarları düşüldükten sonra iadesinin istenilmesi gerektiğini, aksi bir kararın, aldığı ücretten fazla yük getireceğini, sonuç olarak hem verdiği emeklerin karşılığının şahsından alınacağını, hem de üzerine hiç kazançsız vergi ödemiş olacağını, brüt üzerinden iadeye karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu
İfade etmek suretiyle yukarıda arz edilen nedenlerle; temyiz dilekçesinin kabulü ile tazmin hükmümün kaldırılmasına/bozulmasına, şahsından istenen para iadesinin iptaline, aleyhine olan tüm kısımların kaldırılmasına/bozulmasına karar verilmesini Kurulumuzun bilgisine arz etmiştir.
(… içinde geçerli) Başsavcılık mütalaasında özetle; sorumlunun dilekçesinde özetle; sorgu üzerine verdiği savunmasında ve 1. Dairede yapılan yargılama sırasında yaptığı savunma da ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda üniversitelerin örgün, açık, dışarıdan (ekstern) ve yaygın eğitim yapabileceğinin belirtildiğini, aile danışmanlığı eğitiminin birçok yükseköğretim kurumu tarafından uzaktan eğitim sistemi ile gerçekleştirildiğini, dolayısıyla bilimsel özerkliğe sahip bir üniversitenin yeterli gördüğü ve sertifikalandırdığı eğitim faaliyetlerinin hukuken geçersiz sayılamayacağını, … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde faaliyetleri sonucu gelirlerin devlet lehine arttığını, … Bakanlığı … Genel Müdürlüğünün … ve … tarihli yazıları esas alınarak bu eğitimin geçersiz olduğunun ileri sürüldüğünü, kendisinin ise Ekim 2014 – Nisan 2015 tarihleri arasında yaklaşık 6 ay yönetim kurulunda görev aldığını ve söz konusu yazılardan haberi bulunmadığını, … Bakanlığı … Genel Müdürlüğü resmi internet sitesi üzerinden … tarihinde “Aile Danışmanlığı Sertifika Programları Hakkında Kamuoyuna Duyuru” başlığı ile yayınlanan duyuru yazısının yayınlandığı tarihte … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde görevde olmadığını, kamuyu zarara uğratan herhangi bir eyleminin olmadığını ve 1. Daire kararındaki üye azınlık görüşünün kendilerini desteklediğini iddia ettiği ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılması talebinde bulunduğu ifade edildikten sonra; temyiz talebinin yerinde olmadığı; çünkü ileri sürülen hususların tamamının İlamda karşılandığı, bu nedenlerle temyiz talebinin reddi ile tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
(… için) Başsavcılık mütalaasında özetle; sorumlunun dilekçesinde özetle; sorgu üzerine verdiği savunmasında ve 1. Dairede yapılan yargılama sırasında yaptığı savunma da ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda üniversitelerin örgün, açık, dışarıdan (ekstern) ve yaygın eğitim yapabileceğinin belirtildiğini, aile danışmanlığı eğitiminin birçok yükseköğretim kurumu tarafından uzaktan eğitim sistemi ile gerçekleştirildiğini, dolayısıyla bilimsel özerkliğe sahip bir üniversitenin yeterli gördüğü ve sertifikalandırdığı eğitim faaliyetlerinin hukuken geçersiz sayılamayacağını, döner sermaye gelirlerine sağladığı katkılar içerisinde Merkez Müdürü tarafından yapılan görevlendirmeler ve eğitim faaliyetlerinin (aile danışmanlığı) yer aldığını, … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde faaliyetleri sonucu devlete ödenen vergi, hazine hisseleri, KDV gibi ödenecek döner sermaye yükümlülükleri yerine getirilerek, gelirlerin devlet lehine arttığını, … Bakanlığı tarafından yayınlanan … tarihli ve … sayılı yazısının … Başkanlığı tarafından tarafına tebliğ edilmediğini, … Bakanlığı … Genel Müdürlüğü resmi internet sitesi üzerinden … tarihinde “Aile Danışmanlığı Sertifika Programları Hakkında Kamuoyuna Duyuru” başlığı ile yayınlanan duyuru yazısının yayınlandığı tarihte … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde görevde olmadığını, Aile Danışmanlığı Sertifika Programı ile ilgili olarak (organizasyon, eğitmenlerin görevlendirilmesi, öğrenci kayıt, özel kuruluşlarla anlaşmalar, puantaj takibi vd.) eğitim faaliyetleri dışında tarafına herhangi bir sorumluluk yüklenmediğini ve görevlendirme yapılmadığını, bu çalışmalarla ilgili koordinatörlüğün tarafınca yerine getirildiğini, kamuyu zarara uğratan herhangi bir eyleminin olmadığını ve 1. Daire kararındaki üye azınlık görüşünün kendilerini desteklediğini iddia ettiği ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılması talebinde bulunduğu ifade edildikten sonra; temyiz talebinin yerinde olmadığı; çünkü ileri sürülen hususların tamamının İlamda karşılandığı, bu nedenlerle temyiz talebinin reddi ile tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
44412 sayılı dosyayla duruşma talebinde bulunan sorumlu … ve 44413 sayılı dosyayla duruşma talebinde bulunan sorumlu … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra işbu dosyayla duruşma talebinde bulunan sorumlu …’ya 02.09.2020 tarihinde duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın (Kurulumuza bildirdiği yeni tebligat adresinde kendisine ulaşılamaması nedeniyle) duruşmaya katılmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- Temyiz talebinde bulunulan 283 sayılı İlamın 1.1. maddesinin hüküm kısmında;
“… … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezince yürütülen “Aile Danışmalığı Eğitim Programı”nın, Gerçek Kişiler ve Özel Hukuk Tüzel Kişileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliği ile Yükseköğretim Kanunu ve Yükseköğretim Kurumlarında Uzaktan Öğretime İlişkin Usul ve Esaslarda uzaktan eğitim yöntemiyle gerçekleştirilmesine cevaz veren bir hüküm bulunmamasına rağmen uzaktan eğitim yöntemiyle gerçekleştirildiği anlaşıldığından, konunun ilgili mevzuat çerçevesinde incelenmek ve gerek görülürse soruşturulmak üzere … Bakanlığına, … Başkanlığına ve … Üniversitesi Rektörlüğüne yazılmasına …”
Karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere karar, Sayıştay yargısını teşkil eden kanunlar ve buna dayalı ilgili mevzuat çerçevesinde alınarak hukuken vücut bulmuş; herhangi bir sorumlu adına tazmin hükmü verilmemiş olup, konunun ilgili mevzuat çerçevesinde incelenmek ve gerek görülürse soruşturulmak üzere … Bakanlığına, … Başkanlığına ve … Üniversitesi Rektörlüğüne keyfiyetin yazılması doğrultusunda çıkarılmıştır.
6085 sayılı Sayıştay Kanununun “İlamların tebliği, tavzihi ve düzeltilmesi” başlıklı 52 nci maddesinin birinci fıkrasında aynen:
“Sayıştay ilamları; sorumlulara, sorumluların bağlı olduğu kamu idarelerine, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığına, ilgili muhasebe birimine ve başsavcılığa tebliğ edilir.”,
Aynı Kanunun “Temyiz” başlıklı 55 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise aynen:
“(2) Sayıştay dairelerinin ilamları;
a) Kanuna aykırılık,
b) Yetkiyi aşmak,
c) Hesap yargılaması usullerine riayet etmemek,
gibi sebeplerle, 52 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer tarafından temyiz olunabilir.”
Hükümleri yer almaktadır.
Bu mevzuat hükümleri karşısında, söz konusu İlamda herhangi bir kişinin sorumluluğuna ve herhangi bir miktarın tazminine hükmedilmemiş olduğundan; dilekçe sahibinin başvurusu üzerine Kurulumuzca yapılacak işlem bulunmamaktadır.
2- Temyiz talebinde bulunulan 283 sayılı İlamın 1.2. maddesinin hüküm kısmında;
“… … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin aile danışmanlığı eğitim programının kurum açma izni bulunmayan özel kişi ve kuruluşlarla işbirliği ilişkisi içinde yürütülmesi hususunun ilgili mevzuat çerçevesinde incelenmek ve gerek görülürse soruşturulmak üzere … Bakanlığına, … Bakanlığına, … Başkanlığına ve … Üniversitesi Rektörlüğüne yazılmasına …”
Karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere karar, Sayıştay yargısını teşkil eden kanunlar ve buna dayalı ilgili mevzuat çerçevesinde alınarak hukuken vücut bulmuş; herhangi bir sorumlu adına tazmin hükmü verilmemiş olup, konunun ilgili mevzuat çerçevesinde incelenmek ve gerek görülürse soruşturulmak üzere … Bakanlığına, Yükseköğretim Kurul..u … Başkanlığına ve … Üniversitesi Rektörlüğüne keyfiyetin yazılması doğrultusunda çıkarılmıştır.
6085 sayılı Sayıştay Kanununun “İlamların tebliği, tavzihi ve düzeltilmesi” başlıklı 52 nci maddesinin birinci fıkrasında aynen:
“Sayıştay ilamları; sorumlulara, sorumluların bağlı olduğu kamu idarelerine, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığına, ilgili muhasebe birimine ve başsavcılığa tebliğ edilir.”,
Aynı Kanunun “Temyiz” başlıklı 55 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise aynen:
“(2) Sayıştay dairelerinin ilamları;
a) Kanuna aykırılık,
b) Yetkiyi aşmak,
c) Hesap yargılaması usullerine riayet etmemek,
gibi sebeplerle, 52 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer tarafından temyiz olunabilir.”
Hükümleri yer almaktadır.
Bu mevzuat hükümleri karşısında, söz konusu İlamda herhangi bir kişinin sorumluluğuna ve herhangi bir miktarın tazminine hükmedilmemiş olduğundan; dilekçe sahibinin başvurusu üzerine Kurulumuzca yapılacak işlem bulunmamaktadır.
3- Temyiz talebinde bulunulan 283 sayılı İlamın 1.3. maddesinin hüküm kısmında;
“… … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi ile Kırmızı Akademi adlı kuruluş arasında kurulan işbirliği ilişkisinin ilgili mevzuat çerçevesinde incelenmek ve gerek görülürse soruşturulmak üzere … Başkanlığına ve … Üniversitesi Rektörlüğüne yazılmasına …”
Karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere karar, Sayıştay yargısını teşkil eden kanunlar ve buna dayalı ilgili mevzuat çerçevesinde alınarak hukuken vücut bulmuş; herhangi bir sorumlu adına tazmin hükmü verilmemiş olup, ilgili mevzuat çerçevesinde incelenmek ve gerek görülürse soruşturulmak üzere … Başkanlığına ve … Üniversitesi Rektörlüğüne keyfiyetin yazılması doğrultusunda çıkarılmıştır.
6085 sayılı Sayıştay Kanununun “İlamların tebliği, tavzihi ve düzeltilmesi” başlıklı 52 nci maddesinin birinci fıkrasında aynen:
“Sayıştay ilamları; sorumlulara, sorumluların bağlı olduğu kamu idarelerine, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığına, ilgili muhasebe birimine ve başsavcılığa tebliğ edilir.”,
Aynı Kanunun “Temyiz” başlıklı 55 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise aynen:
“(2) Sayıştay dairelerinin ilamları;
a) Kanuna aykırılık,
b) Yetkiyi aşmak,
c) Hesap yargılaması usullerine riayet etmemek,
gibi sebeplerle, 52 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer tarafından temyiz olunabilir.”
Hükümleri yer almaktadır.
Bu mevzuat hükümleri karşısında, söz konusu İlamda herhangi bir kişinin sorumluluğuna ve herhangi bir miktarın tazminine hükmedilmemiş olduğundan; dilekçe sahibinin başvurusu üzerine Kurulumuzca yapılacak işlem bulunmamaktadır.
4- İlamda tazmin hükmü;
1- … Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezince yürütülen “Aile Danışmalığı Eğitim Programı”nın, Gerçek Kişiler ve Özel Hukuk Tüzel Kişileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliği ile Yükseköğretim Kanunu ve Yükseköğretim Kurumlarında Uzaktan Öğretime İlişkin Usul ve Esaslarda uzaktan eğitim yöntemiyle gerçekleştirilmesine cevaz veren bir hüküm bulunmadığı belirtilerek uzaktan eğitim yöntemiyle gerçekleştirilen Aile Danışmanlığı eğitim faaliyetinde;
– 300 saatlik teorik kısmın, daha önceki yıllarda canlı olarak anlatılan derslerin video kayıtlarının kursiyerler tarafından izlenmesi suretiyle yapılması nedeniyle fiili olarak ders anlatımı gerçekleşmediği ve ders anlatımı ile ilgili görevlendirme yapılmadığı, anlaşıldığından program yürütme ve program koordinasyonu gibi hizmetlerden bahsedilemeyeceğinden, bu faaliyetlere ilişkin olarak da öğretim elemanlarına döner sermaye ek ödemesi yapılmaması gerektiği halde yapılması,
– 150 saatlik uygulama kısmının ise, kursiyerler tarafından hazırlanan “staj defteri” adlı bir belgenin posta yoluyla Merkeze gönderilmesi şeklinde gerçekleştirilmesi nedeniyle staj defteri” olarak adlandırılan dokümanın incelenmesinin ders sunumu (ders anlatımı) kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, ders anlatımına ait döner sermaye ek ödemesinin de yapılmaması gerektiği halde yapılması,
2- Aile danışmanlığı eğitimlerinin içerik olarak Yönetmelikte sayılan hizmetlerin yerine getirilebilmesini sağlayacak nitelikteki akademik eğiticiler tarafından verilmesi gerektiği halde bu şartlara haiz olmayan öğretim elemanlarınca eğitimin verilmesi ve bu kişilere döner sermaye ek ödemesi yapılmaması gerektiği halde yapılması
Şeklinde iki temel gerekçeye dayandırılmıştır.
Öncelikle, ihtilafa konu aile danışmanlığı eğitimlerinin gerçekleştirildiği Yaşam Boyu Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi kurulmasına esas Yönetmeliğin “Merkezin amacı” başlıklı 5 inci maddesinde:
“(Değişik:RG-6/6/2009-27250)
Merkezin amaçları şunlardır:
a) Üniversitede önlisans, lisans ve lisansüstü öğretim programları dışında gerçekleşen bilimsel ve teknolojik gelişmelerden; küçük, orta ve büyük sanayi, ticaret, hizmet, tarım, hayvancılık ve benzeri işletmeler ile kamu ve özel kuruluşların yaşam boyu eğitim programları yoluyla faydalanmalarını sağlamak,
b) Üniversitenin ve diğer kamu ve özel kişi, kurum ve kuruluşların hizmet içi eğitim ile mesleki eğitim taleplerini karşılamak, bu amaçla sınıfta eğitim, uzaktan eğitim, uygulamalı eğitim ve benzeri sürekli eğitim programları düzenlemek; yeni bilgi ve teknolojileri kullanabilen, yaratıcı, üretken, sürekli öğrenen, çalışan, kurum ve işletmelere ulaşmak,
c) Üniversite, kamu ve özel sektör, uluslararası kuruluşlarla işbirliğini geliştirerek, yerel, bölgesel ve ulusal ölçekte Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal gelişimine ve ulusal ekonominin küresel ekonomide rekabet edebilmesine katkıda bulunmak,
d) Yeni bilimsel ve teknolojik bilgi ve gelişmeleri takip ederek bu yöndeki birikimini talep eden kişi, işletme, kurum ve kuruluşlarla paylaşmak,
e) Yeni bilgi ve teknoloji eksikliğinin olduğu ekonomik, yönetsel ve toplumsal sorunlara çözümler üretmek için gerekli faaliyetleri planlamak, düzenlemek ve yürütmek; bu faaliyetlerini, yaşam boyu eğitimin standartlarını geliştirmeyi hedefleyerek gerçekleştirmek.”
Denilmekte olup, bu Merkezin kapatılması üzerine 24.08.2016 tarih ve 29811 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle Sürekli Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi kurulmuştur. Yeni kurulan bu Merkeze de özel sektör ve uluslararası kuruluş ve kişilere ihtiyaç duydukları alanlarda, ulusal ve uluslararası düzeyde, sertifika ve eğitim programları, kurslar, seminerler, konferanslar, sempozyumlar, çalıştaylar, kongreler, düzenlemek veya düzenletmek, belgelendirmek, gerektiğinde bu kursları uzaktan eğitim biçiminde vermek ve bu faaliyetleri desteklemek, hayat boyu öğrenme çerçevesinde eğitim programlarını her türlü yöntemle düzenlemek, internet veya karma eğitim yoluyla her yaş ve gruplara yönelik elektronik eğitim programları sunmak, ulusal ve uluslararası kurs veya sertifikasyon eğitimlerini düzenlemek, sınavlar yapmak, belge, sertifika veya katılım belgesi vermek görevlerinin verildiği anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere, gerek (kapatılan) Yaşam Boyu Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezinde gerekse de (yeni kurulan) Sürekli Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezinde uzaktan eğitim biçiminde kurs ve sertifika programı düzenleme yetkisi bulunmaktadır.
Bu yetkiye karşın, sırf … Bakanlığı … Genel Müdürlüğü resmi internet sitesi üzerinden … tarihinde “Aile Danışmanlığı Sertifika Programları Hakkında Kamuoyuna Duyuru” başlığı ile yayımlanan “aile danışmanlığı eğitimi ile ilgili ulusal yeterlilik ve sınav-belgelendirme çalışmaları sonuçlanıncaya kadar eğitimlerin uzaktan eğitim yöntemiyle verilmemesi gerektiği”ne yönelik (sadece duyuru niteliğindeki) bir yazıdan hareketle Üniversitenin Yaşam Boyu Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezinde tarafından düzenlenen aile danışmanlığı sertifika programında “daha önceki yıllarda canlı olarak anlatılan derslerin video kayıtlarının kursiyerler tarafından izlenmesi” ve “kursiyerler tarafından hazırlanan staj defteri adlı bir belgenin posta yoluyla Merkeze gönderilmesi ve bu dokümanın incelenmesi” hizmetlerinin uzaktan yöntemle gerçekleştirildiği sonucuna varılarak tazmin hükmü verilmesi hukuken isabetli görülmemektedir.
Kaldı ki, burada söz konusu olan öğretim elemanlarına yapılan döner sermaye ek ödemesi olup; bu ödemeye hak kazanma açısından, -ister uzaktan isterse örgün (yüz yüze) eğitimle yapılmış olsun- ortada döner sermaye biriminin elde etmiş olduğu gelire bir katkının olup olmadığına bakılması gerekir. Bu anlamda, Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliğinin 14 üncü maddesinde aile danışmanlığı eğitiminde en az 300 saati teorik ve en az 30 saati süpervizyon olmak üzere yüz elli saati uygulamalı toplam dört yüz elli saatlik aile danışmanlığı eğitiminden söz edilmekle beraber gerek yargı raporu ekinde gerekse temyiz dilekçeleri ekinde yer alan belgelerden yapılan faaliyetlerle bu hizmetin layıkıyla yerine getirildiği görülmektedir.
Dolayısıyla, 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde;
“…
d) Ziraat ve veteriner fakülteleri, sivil havacılık yüksekokulu ve bünyesinde atölye veya labaratuvar bulunan yükseköğretim kurumlan ile sürekli eğitim merkezleri, açık öğretim hizmeti veren yükseköğretim kurumlan ile düzenli döner sermaye geliri olan yükseköğretim kurumlarında üretilen mal ve hizmetlerden elde edilen döner sermaye gelirlerine katkısı bulunan öğretim elemanlarına yapılacak ek ödemeler hakkında da (c) fıkrası hükümleri uygulanır.
e) Yükseköğretim kurumlarının (c) ve (d) fıkraları kapsamına girenler haricindeki diğer birimlerinde döner sermaye işletmesi hesabına yapılan iş veya hizmetler karşılığında tahsil edilen gelirlerden kanuni kesintiler ile varsa yapılan iş veya hizmetle bağlantılı giderler düşüldükten sonra geri kalan tutar, hizmet karşılığı olarak gelir tahsilatının yapıldığı tarihi izleyen bir ay içinde veya hizmet bedelinin peşin tahsil edilmesi halinde hizmetin gerçekleşme oranına bağlı olarak aylara bölünerek hizmeti veren öğretim elemanlarına ödenir.
…”
Denilmek suretiyle hizmet karşılığı ve hizmetin gerçekleşme oranına bağlı olarak, üretilen mal ve hizmetlerden elde edilen döner sermaye gelirlerine katkısı bulunan öğretim elemanlarına katkı payı ödenebilmesine imkân tanınmış olması karşısında Üniversitenin kendi mevzuatı çerçevesinde bir gelir elde ettiği açık olduğundan; bu geliri elde edenlere döner sermayeden ek ödeme yapılmasında da mevzuata aykırı bir husus bulunmamaktadır.
Öte yandan, (Asıl) İlamda aile danışmanlığı eğitimlerinin içerik olarak Yönetmelikte sayılan hizmetlerin yerine getirilebilmesini sağlayacak nitelikteki akademik eğiticiler tarafından verilmesi gerektiği halde bu şartlara haiz olmayan öğretim elemanlarınca eğitimin verildiği ifade edilmişse de; 04.09.2012 tarih ve 28401 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Gerçek Kişiler ve Özel Hukuk Tüzel Kişileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliğinin “Aile danışmanının eğitimi ve nitelikleri” başlıklı 14 üncü maddesindeki:
“(1) Sosyal hizmet, psikoloji, sosyoloji, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, tıp, hemşirelik ve çocuk gelişimi alanlarından birinde en az dört yıllık lisans programlarından mezun olanlar, … Bakanlığı, … Kurulu veya üniversitelerden, biri tarafından uygun görülen en az üç yüz saati teorik ve en az otuz saati süpervizyon eşliğinde olmak üzere yüz elli saati uygulamalı toplam dört yüz elli saatlik aile danışmanlığı alanında bir eğitim programını başarıyla tamamladıktan sonra sertifika alanlar, aile danışmanı unvanı alabilir.
(2) Sosyal hizmet, psikoloji, sosyoloji, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, tıp, hemşirelik ve çocuk gelişimi lisans programlarını tamamladıktan sonra aile danışmanlığı alanında yüksek lisans veya doktora eğitimini tamamlamış olanlar aile danışmanı sayılır ve ayrıca bunlardan merkezlerde çalışmak için sertifika istenmez.
(3) Yükseköğretim kurumları dışında aile danışmanlığı eğitimi sertifika programı açmak isteyen kurum ve kuruluşlar … Bakanlığından izin alırlar.
(4) Yükseköğretim kurumları dışında aile danışmanlığı sertifika programı eğitimini yürütecek kurum ve kuruluşlarda görev alacak eğiticilerde ulusal ve uluslararası standartta sertifikaya sahip ve aile danışmanlığı konusunda en az beş yıl çalışmış olmak ya da aile danışmanlığı alanında yüksek lisans veya doktora programlarında eğiticilik yapmış olma şartı aranır.”
Hükmü gereği bu zorunluluk sadece yükseköğretim kurumları dışında aile danışmanlığı sertifika programı eğitimini yürütecek kurum ve kuruluşlar için geçerli olduğundan eğiticilerin niteliği açısından verilen eğitimde mevzuata uygun olmayan bir durum söz konusu değildir.
Esasen yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda tazmin hükmü bağlamında (… Politikalar Bakanlığının denetiminde olan bir konu olarak) verilen eğitimin kim tarafından verildiğinin de bir önemi bulunmamakta olup, olayın bu yönüyle de gelir getirici katkıları sarih olan söz konusu öğretim elemanlarına döner sermayeden ek ödeme yapılmasında yükseköğretim kurumlarını ilgilendiren döner sermaye mevzuatına uygun olmayan bir durumdan söz edilemez.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, yapılan ödeme kamu zararı oluşturmadığından; 283 sayılı İlamın 1. maddesinin (4). bendiyle maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE (Üye …’ın ilave görüşüyle), (Temyiz Kurulu ve …. Daire Başkanı … ile Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’ın aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 23.09.2020 tarih ve 48224 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
İlave gerekçe/görüş
Üye …:
Tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğine yönelik yukarıda verilen karardaki gerekçelere katılmakla beraber, ayrıca hesap yargılama usulü bağlamında temyiz mercii olan Temyiz Kurulu çalışma usulüne ilişkin olarak;
Sayıştay Yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak dairelerce verilen kararlara karşı sorumlular olağan kanun yolu olarak temyiz ve karar düzeltme, olağanüstü kanun yolu olarak ise yargılamanın iadesi yoluna müracaat edebilirler. 6085 Sayılı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 55 inci maddesindeki düzenlemeye göre Temyiz Kurulu; temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik etmeye, bozma kararı vererek daireye göndermeye ya da Kurul üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile daire kararını tümüyle ortadan kaldırmaya karar verebilir. Kaldırma kararı (doğası gereği Sayıştay dairelerince kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi ile yönündeki kararlar hakkında verilebilecek bir karar olup) kamu zararının oluşmadığı dolayısıyla da dairece haklarında hüküm tesis edilen sorumlular hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmediği sonucuna ulaşan ve sorumluların beraatı anlamına gelen bir hükümdür.
Bu düzenlemede yer verilen “kurul üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırılması” şeklindeki kısmın klasik anlamdaki temyiz uygulamalarının dışına taşan bir düzenleme olduğu ortadadır. Hukuk sisteminde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılması ve bunun yerine yeni bir karar verilmesi uygulaması istinaf mahkemeleri aşamasında görülebilen bir uygulamadır. İstinaf mahkemelerince verilen kararlar (İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran kararlar dâhil) hakkında da belli şartlar altında temyiz yoluna gidilebilmektedir. Oysa Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kaldırma kararına karşı karar düzeltme dışında müracaat edilebilecek bir kanun yolu ve mercii bulunmamaktadır. Türk Hukuk Sisteminde temyiz incelemesi sürecinde verilebilecek kararlardan farklı ve temyizi kabil olmayan bir yöntem olarak belirlenmiş olması nedeniyle de 6085 Sayılı Kanunda normal karar çoğunluğundan farklı olarak kaldırma kararı için Kurulun üçte ikisinin çoğunluğu aranmıştır.
İlk derecede kamu zararını tazminle yükümlü tutulmuş olan sorumluların haklarında verilmiş olan bu kararın, sorumlular lehine sonuçlanması için en kısa ve kesin olan yol dairece verilmiş olan tazmin kararının kaldırılması olup sorumluların temyiz başvuruları da çoğunlukla “kararın kaldırılması veya bozulması” şeklinde bir taleple sonlandırılmaktadır. Bu sebeple temyiz başvurusunda taraflarca kaldırma talep edilmişse öncelikle bu talebin görüşülmesi ve sonuçlandırılması gereklidir.
Ancak kaldırma kararının alınabilmesi için bozma veya tasdik kararlarından farklı bir çoğunluk (Kurulun üçte ikisinin oyu) aranmakta olduğundan bunun altında kalan oylama sonuçlarında kaldırma seçeneği ortadan kalkmaktadır. Bu durumda, diğer temyiz mercilerinde olduğu gibi ilk derece mahkemesince verilmiş olan kararın olduğu gibi veya düzelterek tasdiki veya bozulması seçenekleri arasında sonuca ulaşmak üzere müzakere ve oylamaya devam edilmesi gerekmektedir.
Kaldırma talebine yönelik müzakereler sonrasında yapılan oylamada Kurulun üçte iki çoğunluğu ile kaldırma kararı çıkmadığı halde kaldırma yönünde kullanılan oyların karar çoğunluğuna (5 azınlık oyuna karşı 12 çoğunluk oyu ile) ulaştığı gerekçe gösterilerek müzakerelere devam edilmemiş ve kaldırma gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırma kararının oylandığı ancak bu kararın gerektirdiği üçte iki çoğunluğa ulaşılmadığı halde kurulun çoğunluğunun kaldırma yönünde oy kullandığı gerekçesiyle kaldırma gerekçeli bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılması mümkün olmayıp müzakerelere devam edilerek yapılacak oylama sonucuna göre tasdik veya bozma kararlarından hangisinin verildiğinin belirlenmesi gerekir.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Temyiz Kurulu ve …. Daire Başkanı … ile Üye …, Üye … ve Üye …:
Uzaktan eğitim yöntemiyle gerçekleştirilen Aile Danışmanlığı eğitim faaliyetinde;
1- a) 300 saatlik teorik kısmın, daha önceki yıllarda canlı olarak anlatılan derslerin video kayıtlarının kursiyerler tarafından izlenmesi suretiyle yapılması nedeniyle fiili olarak ders anlatımı gerçekleşmediği ve ders anlatımı ile ilgili görevlendirme yapılmadığı, anlaşıldığından program yürütme ve program koordinasyonu gibi hizmetlerden bahsedilemeyeceğinden, bu faaliyetlere ilişkin olarak da öğretim elemanlarına döner sermaye ek ödemesi yapılması
b) 150 saatlik uygulama kısmının ise, kursiyerler tarafından hazırlanan “staj defteri” adlı bir belgenin posta yoluyla Merkeze gönderilmesi şeklinde gerçekleştirilmesi nedeniyle staj defteri” olarak adlandırılan dokümanın incelenmesinin ders sunumu (ders anlatımı) kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, ders anlatımına ait döner sermaye ek ödemesinin de yapılması
(Asıl) İlamda detaylı bir şekilde belirtilen yükseköğretim kurumlarında döner sermaye dağıtımına ilişkin mevzuat hükümlerine aykırı olduğundan;
2) Aile danışmanlığı eğitimlerinin içerik olarak Yönetmelikte sayılan hizmetlerin yerine getirilebilmesini sağlayacak nitelikteki akademik eğiticiler tarafından verilmesi gerektiği halde bu şartlara haiz olmayan öğretim elemanlarınca eğitimin verilmesi ve bu kişilere döner sermaye ek ödemesi yapılması ise, Gerçek Kişiler ve Özel Hukuk Tüzel Kişileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliğinin “Aile danışmanının eğitimi ve nitelikleri” başlıklı 14 üncü maddesine aykırılık teşkil ettiğinden;
Temyiz dilekçelerindeki iddiaların reddiyle tazmin hükmünün tasdiki gerekir.
Üye …:
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri karşısında söz konusu eğitimlerin uzaktan eğitimle gerçekleştirilmesi noktasında bir sorun görülmemekle beraber, Gerçek Kişiler ve Özel Hukuk Tüzel Kişileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliğinin “Aile danışmanının eğitimi ve nitelikleri” başlıklı 14 üncü maddesinde eğitimi verecek olanların eğitim şartları çok açık bir şekilde hükme bağlanmış olup, yükseköğretim kurumlarında görevli öğretim elemanlarını bu şartlardan istisna tutacak bir yorum söz konusu değildir. Gerek yargı raporunda gerekse de İlamda eğimi veren öğretim elemanlarının eğitim durumları tablo halinde detaylı bir şekilde verilmiş olup, bu tablo karşısında bahse konu kişilerin bu eğitimleri veremeyecekleri aşikârdır.
Bu itibarla, eğitim veremeyecek olanların katkısından da söz edilemeyeceğinden temyiz dilekçelerindeki iddiaların reddedilerek tazmin hükmünün tasdiki gerekir.
| İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR: |
|
**1. Temyiz Kurulu Başkanlığından gelen kararın hukuksal analizini yapabilir misiniz?**
Yapılan analizlerde yükseköğretim kurumlarında döner sermaye dağıtımına ilişkin mevzuat hükümlerine aykırılık bulunduğu gerekçesiyle karar verilmiş, ancak İlamda detaylı bir şekilde belirtilen yükseköğretim kurumlarında döner sermaye dağıtımına ilişkin mevzuat hükümlerine aykırı olunduğu ve eğitimlerin içerik olarak Yönetmelikte sayılan hizmetlerin yerine getirilebilmesini sağlayacak nitelikteki akademik eğiticiler tarafından verilmesi gerektiği halde bu şartlara haiz olmayan öğretim elemanlarınca eğitiminin verilmesine ilişkin iddiaların reddiyle tazmin hükmünün tasdiki gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. **2. Temyiz Kurulu Başkanı ve üyelerinin kaldırma yönünde oy kullanıp sonra değişikliğe gitmesi doğru mu?** Kurulun üçte iki çoğunluğuna ulaşılmasına rağmen bu kararın gerektirdiği üçte iki çoğunlukla oy kullanılması yerine müzakerelere devam edilerek yapılacak oylama sonucuna göre tasdik veya bozma kararlarından hangisinin verildiğinin belirlenmesi gerekir. **3. Eğitim faaliyetinde döner sermaye ek ödemesinin yapılmaması doğru mu?** 300 saatlik teorik kısmının ve 150 saatlik uygulama kısmının da eğitimin fiili olarak gerçekleşmediği, ders anlatımı ile ilgili görevlendirme yapılmadığı, anlaşıldığından program yürütme ve program koordinasyonu gibi hizmetlerden bahsedilemeyeceğinden bu faaliyetlere ilişkin olarak öğretim elemanlarına döner sermaye ek ödemesi yapılması doğru değildir. **4. Aile danışmanlığı eğitimlerinin içerik bakımdan uygun mu?** Eğitimler Yönetmelikte sayılan hizmetlerin yerine getirilebilmesini sağlayacak nitelikteki akademik eğiticiler tarafından verilmediğinden Gerçek Kişiler ve Özel Hukuk Tüzel Kişileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliğinin “Aile danışmanının eğitimi ve nitelikleri” başlıklı 14 üncü maddesine aykırılık teşkil etmektedir. **5. Yükseköğretim kurumlarında görevli öğretim elemanlarının eğitimi verecek durum mu?** Yükseköğretim kurumlarında görevli öğretim elemanlarını bu şartlardan istisna tutacak bir yorum söz konusu değildir. Eğitim veremeyecek olanların katkısından da söz edilemeyeceğinden temyiz dilekçelerindeki iddiaların reddedilerek tazmin hükmünün tasdiki gerekir. |