ÖZET: Bu karar, başvuranın Munzur Üniversitesi’nde altı yılı aşkın süredir kadrosunun bulunduğu fakülte dışında görevlendirilmesi üzerine yapılan bir başvuruya ilişkindir. Başvuran, bu görevlendirmenin iptalini talep ederken, idare ise görevlendirmenin üniversitenin ihtiyaçları doğrultusunda yapıldığını savunmuştur. Ancak, Danıştay kararları çerçevesinde, görevlendirmelerin geçici nitelikte olması ve kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun somut gerekçelerle yapılması gerektiği vurgulanmaktadır.

Somut olayda, başvuranın kadrosunun bulunduğu fakülteden farklı birimlerde görevlendirilmesi, süresinin belirlenmemesi ve gerekçelerin yetersizliği nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. İdarenin, takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerini göz önünde bulundurmadığı, dolayısıyla yapılan işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu çerçevede, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi amacıyla görevlendirmenin iptal edilmesi tavsiye edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/13636-S.23.21555

BAŞVURU NO : 2023/6298

KARAR TARİHİ : 25/10/2023

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

MUNZUR ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın görevlendirmesinin iptali talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 04/05/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, kadrosunun Munzur Üniversitesi İktisadi ve İdari

Bilimler Fakültesinde bulunduğunu, 2547 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin (b) bendinin 4 üncü fıkrasına göre toplamda altı yılı aşkın süredir Biriminde görevlendirildiğini, Üniversitenin geçici görevlendirmenin amacının dışında görevlendirme yaptığını, süreyi dikkate almadığını ifade ederek anılan görevlendirmenin kaldırılarak asıl kadrosunun bulunduğu

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde göreve başlatılmayı talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında Gönderme Kararımıza istinaden Munzur Üniversitesi tarafından gönderilen cevabi yazıda, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 13 üncü maddesinin b-4 bendine göre ve Üniversitenin ihtiyaçları doğrultusunda söz konusu görevlendirme işleminin yapıldığı ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18.10.1982 tarih ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, /

4. 14.06.2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 06.11.1981 tarih ve 17506 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2547 sayılı Yükseköğretim

Kanununun “Rektör” başlıklı 13 üncü maddesinin (b) bendinin 4 üncü fıkrasında; “Gerekli gördüğü hallerde üniversiteyi oluşturan kuruluş ve birimlerde görevli öğretim elemanlarının ve diğer personelin görev yerlerini değiştirmek veya bunlara yeni görevler vermek.” hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran, üniversite tarafından 6 yılı aşkın süredir kadrosunun bulunduğu fakülte dışında yapılan görevlendirmesinin iptalini talep etmektedir.

8. İdarenin açıklamalarında söz konusu görevlendirmenin üniversitenin ihtiyaçları doğrultusunda gerçekleştirildiği ve mevzuata uygun bir işlem olduğunun ifade edildiği görülmektedir.

9. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir (Halil

Kalabalık, İdare Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi

Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997).

10. Bu itibarla, İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur. Ancak, idarenin takdir yetkisi, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir. Bir başka deyişle, idareye yasalarla tanınan takdir yetkisinin mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu da belirtmek gerekmektedir (Danıştay 2. Dairesinin, 17/09/2015 tarihli E. 2015/2662, K. 2015/7471 sayılı kararı).

11. Danıştay’ın Yükseköğretim Kanununun 13 üncü maddesi (b) bendi dördüncü fıkrası kapsamındaki bu görevlendirmelere ilişkin olarak incelemiş olduğu kararlarda birtakım tespitlerde bulunarak bazı kriterler ortaya koyduğu görülmektedir. Buna göre Danıştay; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun ‘”Rektör”

/

başlığını taşıyan 13 üncü maddesinin (b) bendinde, rektörün görev, yetki ve sorumluluklarına yer verilmiş olup, anılan bendin 4. fıkrasında; “Gerekli gördüğü hallerde üniversiteyi oluşturan kuruluş ve birimlerde görevli öğretim elemanlarının ve diğer personelin görev yerlerini değiştirmek veya bunlara yeni görevler vermek,” rektörün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13/b-4 maddesiyle rektöre tanınan yetki; öğretim elemanlarının veya diğer personelin zorunlu ihtiyaç hallerinde ve belli sürelerle geçici olarak görevlendirilmelerini içeren bir yetkidir. Anılan düzenlemenin getiriliş amacına aykırı bir şekilde cezalandırma amacıyla kullanılamayacağı gibi bu yetki keyfi ve mutlak olmayıp kamu yararı amacına ve hizmet gereklerine uygun belirli sebeplere dayanılarak kullanılmak zorundadır (Danıştay 8. Dairesi, E. 2018/1365, K. 2022/310, T. 27.01.2023).

12. Benzer şekilde; 2547 sayılı Kanun’un 13/b-4 maddesinin düzenlenme amacı, üniversiteyi oluşturan kuruluş ve birimlerin herhangi birinde hizmetle ilgili olarak ortaya çıkacak bir ihtiyacın, üniversitenin kendi elemanları ile ve süratli bir biçimde karşılanması, böylece kamu hizmetinin aksamadan ve sürekli olarak yürütülmesini sağlamaktır. Maddede, görev yerlerinin değiştirilmesi veya yeni görevler verilmesi yetkisinin

“gerekli görülen haller” de kullanılabileceğinin belirtilmesi, bu yetkinin, makul sebep, somut gerekçe olmaksızın, personelin farklı birimlerde art arda ya da süreklilik arz eder nitelikte görevlendirilmesi anlamına gelmemektedir (Danıştay 2. Dairesi E.2018/233, K. 2018/3230, T.15.05.2018).

13. Görüldüğü üzere, Danıştay kararlarında da ifade edildiği gibi Yükseköğretim Kanunu kapsamında rektöre verilen üniversite çalışanlarının ihtiyaçlara göre üniversite içerisinde farklı birimlerde görevlendirilebilmesi yönündeki yetki kullanılırken bazı sınırlamalara tâbi olmak zorundadır. Buna göre; yapılacak olan görevlendirmelerin geçici nitelikte olması gerektiği, bu nedenle görevlendirmenin süresinin belirlenmesi ve bu görevlendirmelerin kişilerin naklen atanması sonucunu doğuracak şekilde kullanılamayacağı vurgulanmaktadır. Takdir yetkisinin kullanılmasının gereklerinden olan makul sebep, somut gerekçe, kamu yararı ve hizmet gereklerinin işlem tesis edilirken ortaya koyulması ve görevlendirmenin hangi kapsamda, hangi gerekliliğe binaen ve ne kadar süreliğine yapıldığının açık bir şekilde ifade edilmesi; bununla birlikte art arda işlem tesis edilerek kişilerin görev yeri değişikliği sonucunu ortaya çıkaracak sonuçlar oluşturmaması da önem arz edecektir 14. Somut olay kapsamında, başvuranın kadrosu Munzur Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler

Fakültesi Dekanlığında olmasına rağmen Biriminde görevlendirildiği, yapılan görevlendirme işleminin gereklerinin bildirilmediği, yine süresinin belirli olmadığı, bu kapsamda başvuranın naklen ataması sonucunu ortaya çıkarır şekilde işlem tesis edildiği görülmektedir. İdarenin personelin geçici görevlendirilmesi hususunda sahip olduğu takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden değerlendirmeye açık bir gerekçe sunmadığı, Danıştay tarafından belirlenen; görevlendirmelerin geçici nitelikte olması gerektiği, bu nedenle görevlendirmenin süresinin belirlenmesi ve bu görevlendirmelerin kişilerin naklen atanması sonucunu doğuracak şekilde kullanılamayacağı yönündeki kriterlerin de somut olay kapsamında sağlanmadığı anlaşılmaktadır.

15. Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvuranın Yükseköğretim

Kanununun 13 üncü maddesi (b) bendi dördüncü fıkrası kapsamında yapılan görevlendirmesinde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden değerlendirme yapılabilecek somut gerekçeler sunulmadığı, Danıştay tarafından ifade edildiği şekilde söz konusu görevlendirmenin geçici nitelik taşıması gerektiği ve bu yönden

/

süresinin belli olması ile kişilerin naklen tayini sonucunu meydana getirecek şekilde kullanılmaması yönlerinden İdarece tesis edilen işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmektedir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde kurumumuza gönderdiği; ancak işleme konu gerekçenin tam olarak ifade edilmediği bu nedenle “kararların gerekçeli olması” ilkesinin yerine getirilmediği; yine kişilere tesis edilen işleme karşı başvurabilecekleri kanun yolunun bildirilmediği anlaşılmaktadır. Bu yönlerden İdarenin belirtilen ilkelere uygun hareket etmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Erzincan

İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın görevlendirmesinin iptal edilerek mağduriyetinin giderilmesi hususunda MUNZUR

ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Munzur Üniversitesi Rektörlüğünce bu

karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve Munzur Üniversitesi Rektörlüğüne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/