ÖZET: Başvuru, Üsküdar İlçesi Yavuztürk Mahallesi’nde bulunan taşınmazlar üzerindeki ruhsatsız yapılarla ilgili yıkım kararlarının uygulanmaması üzerine yapılmıştır. Şikayetçi, Üsküdar Belediyesi’nin, S.S. Kayıkent ve S.S. Rastkent Konut Yapı Kooperatifleri hakkında alınan yıkım kararlarını uygulamadığını, bu nedenle çeşitli resmi mercilere başvuruda bulunduğunu belirtmiştir. Üsküdar Belediyesi, yıkım işlemlerinin yasal süreçler çerçevesinde devam ettiğini, ruhsatsız yapılarla ilgili gerekli belgelerin düzenlendiğini ifade etmiştir.

İlgili idarelerin açıklamaları ve mevcut mevzuat çerçevesinde, ruhsatsız yapılar için yıkım işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. 3194 sayılı İmar Kanunu, ruhsatsız yapıların yıkımını öngörmekte ve bu süreçte idarenin sorumluluklarını belirlemektedir. Ayrıca, mülkiyet hakları ile ilgili olarak, başvuranın talepleri ve iddiaları dikkate alınarak, adil bir çözüm sağlanması gerektiği vurgulanmaktadır.

Sonuç olarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Üsküdar Belediyesi’ne, yıkım işlemlerinin gerçekleştirilmesi ve taraflar arasında işbirliği sağlanması yönünde tavsiyelerde bulunulmuştur. Bu süreçte, tüm tarafların katılımıyla ortak toplantılar düzenlenmesi önerilmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/8479-S.20.13111

BAŞVURU NO : 2019/21979

KARAR TARİHİ : 03/06/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

ÜSKÜDAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : İstanbul İli Üsküdar İlçesi Yavuztürk Mahallesi pafta ada parsel’de bulunan taşınmazlara ilişkin yıkım kararı hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 11/12/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi tarafından Kurumumuza verilen dilekçede özetle; Üsküdar

İlçesi Yavuztürk Mahallesi pafta ada parselde tapulu arsaları üzerinde kaçak, ruhsatsız ve imar izni olamayan S.S Kayıkent Konut Yapı Kooperatifi ve S.S Rastkent Konut

Yapı Kooperatifi hakkında Üsküdar Belediye Başkanlığı tarafından 3194 sayılı İmar Kanunun

32 nci ve 42 nci maddesi gereğince onlarca yıkım kararı alındığını, ayrıca 2960 sayılı Boğaziçi

Kanunun 13 üncü ve 18 inci maddesi gereğince yıkım kararlarının mevcut olduğunu, defalarca

Üsküdar Belediye Başkanlığına başvuruda bulunduklarını ancak Üsküdar Belediyesi tarafından yıkım işlemlerinin gerçekleşmediğini, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu

Başkanlığına yaptıkları şikayet sonucu 30/11/2018 tarihli ve sayılı karar ile soruşturma izni verilmemesine ilişkin karar verildiğini, bu karara karşı yaptıkları itiraz sonucunda Danıştay 1. Dairesi Başkanlığının E. / , K. / sayılı kararıyla itirazlarının kabul edildiğini ve soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararın kaldırıldığını, 03/09/2019 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına başvuruları sonucunda, 16/09/2019 tarihinde ilgili belediyeye gereğinin yapılması için yazının yazıldığını, ilgili ilçe belediyesi tarafından cevap verilmediğini, 30/10/2019 tarihinde ve 03/12/2019 tarihinde tekit yazılarının yazıldığını ancak Üsküdar Belediye Başkanlığı tarafından üç ay içerisinde cevap verilmediğini ifade ve iddia ederek, mezkur taşınmaz üzerinde kaçak, ruhsatsız ve imar izni olmayan Kayıkent Konut Yapı Kooperatifi ve Rastkent Konut Yapı Kooperatifi hakkında birinci derecede sorumlu olan Üsküdar Belediyesince 3194 sayılı İmar Kanunun 32 nci ve 42 nci maddesi gereğince yıkım işleminin yapılmasını ya da 5216 sayılı Büyükşehir Belediye

Kanunun 11 inci maddesi gereğince İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yıkım işleminin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 29/01/2019 tarih ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden

Üsküdar Belediye Başkanlığı’ndan alınan 06/02/2019 tarihli ve sayılı yazıda; “

Başvuru konusu talep, icrai müdürlük olan Yapı Kontrol Müdürlüğüne iletilmiştir.

Müdürlüğümüze gelen cevabi yazıda, taşınmazın geçmişi ile ilgili bilgilere ver verilmiş olduğu, ruhsatsız yapılarla ilgili bir çok idari karar alındığı görülmektedir. Ayrıca 3194 sayılı İmar

Kanunu’nun geçici 16.maddesi kapsamında söz konusu yapılara yapı kayıt belgesi düzenlenmiş olduğu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 04.11.2019 tarih ve sayılı Muhakkik raporu gereği S.S. Yapı Kooperatifi’nin yapı kayıt belgelerinin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda idarece düzenlenen yapı tatil tutanaklarının ve İmar

Kanunu 32.ve 42.maddeleri gereğince alınan encümen kararlarının geçerliliği devam etmektedir. Bu doğrultuda mezkur taşınmazlarla ilgili olarak Belediyemizce 20.01.2020 tarihinde kamu hizmetlerinden faydalandırılmaması için ilgili kurumlara (İSKİ, İGDAŞ, AESAŞ) gerekli yazışmalar yapılmış olup yasal süreç devam etmektedir. Konuya ilişkin olarak

Yapı Kontrol Müdürlüğü’nün cevabi yazısı ekte sunulmaktadır.” açıklamasına yer verilmiştir.

3. Üsküdar Belediye Başkanlığı’nın yukarıda yer verilen cevabi yazısı ekinde alınan Yapı

Kontrol Müdürlüğü’nün 19/02/2020 tarihli ve sayılı yazıda: “ ve tarafından yapılan şikayetlerde; ‘Üsküdar İlçesi Yavuztürk Mahallesi pafta ada parsel sayılı taşınmazın 1988 yılında kooperatiflerce işgal edilmeye başlandığı, orman vasfı bulunmayan taşınmazın orman alanı olarak belirlendiği ve tapuların iptal edilip taşınmazın hazine adına tescilinin sağlandığı, bu süreçte kooperatiflerce taşınmazda birçok ruhsatsız yapının inşa edildiği, söz konusu yapılarla ilgili olarak yetkili makamlara yapılan şikayetler sonucunda yıkım kararlarının alındığı ancak bu binaların yıkılmadığı iddia edilmektedir.’

3.1. Bahse konu taşınmaz toplam 206.000 m2 alana sahip olup, Tarım İnşaat ve

Turizm AŞ adına kayıtlı iken muhtelif zamanlarda hisselere bölünmek suretiyle çok sayıda kişiye ve kooperatife satılmıştır. Müşteki da 18.11.1977 tarihinde taşınmazın

/ hissesini, 09.03.1978 tarihinde / hissesini, da

03.04.1987 tarihinde / hissesini satın almıştır.

3.2. Ancak bu parselin tamamının tapusu, 3116 sayılı Orman Kanuna göre orman sınırları içerisinde bulunduğu, usulsüz olarak şahıslar adına tescil edildiği gerekçesiyle, orman vasfını da yitirdiği gözetilerek Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.09.1993 tarih ve /

Esas, / karar sayılı ilamıyla iptal edilerek Maliye Hâzinesi adına tescil edilmesine karar verilmiş, 10.12.1998 tarihinde karar kesinleşmiş ve sonrasında da taşınmaz tescil işlemleri gerçekleşmiştir.

3.3. Bu süreç zarfında taşınmaz üzerinde yaklaşık 6.500 kişinin yaşadığı çok sayıda (yaklaşık

2000 civarında) gecekondu ve kaçak yapı inşa edilmiştir.

3.4. İmar İşlem dosyası muhteviyatı incelendiğinde ise; söz konusu parseldeki yapılar hakkındaki Belediyemizce yasal işlemlerin (Hazine adına tescile kadar) 2960 sayılı Boğaziçi

Kanununun 11-12- 13 ve 18. Maddelerine göre işlem yapıldığı, taşınmazda bulunan ruhsatsız yapılarla ilgili olarak;

belirtilen izin veya ruhsatı vermek”, Encümenin görev ve yetkilerini düzenleyen 34.maddesinin (e) bendinde, “Kanunlarda öngörülen cezaları vermek ” hükümleri yer almaktadır.

4.6. Söz konusu yerin, ilgi (h) yazı, yukarıda belirtilen hüküm ile 3194 sayılı İmar Kanunu, meri imar planı, İstanbul imar yönetmeliği ve ilgili mevzuat doğrultusunda Başkanlığınız elemanlarınca yerinde ve imar işlem dosyasında incelenerek gerekli yasal işlemlerin yapılması, yapılan yasal işlemlerin sonucundan evrak suretleriyle birlikte Başkanlığımıza bilgi verilmesi hususunu rica ederim.” açıklamasına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”

6. Anayasa’nın “Mülkiyet hakkı” kenar başlıklı 35 nci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”

7. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (Sözleşme) Ek (1) No.lu Protokol’ün “Mülkiyetin korunması” kenar başlıklı 1 nci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”

8. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun, “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14 üncü maddesinde; “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; imar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; … ; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır… Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir.”

9. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7 nci maddesinde; “Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır: “a) İlçe belediyelerinin görüşlerini alarak büyükşehir belediyesinin stratejik plânını, yıllık hedeflerini, yatırım programlarını ve bunlara uygun olarak bütçesini hazırlamak. b) Çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmayan ilçe belediyelerinin uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmak veya yaptırmak. c)

Kanunlarla büyükşehir belediyesine verilmiş görev ve hizmetlerin gerektirdiği proje, yapım, bakım ve onarım işleriyle ilgili her ölçekteki imar plânlarını, parselasyon plânlarını ve her türlü imar uygulamasını yapmak ve ruhsatlandırmak, 20.7.1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu

Kanununda belediyelere verilen yetkileri kullanmak. …”,

9.1. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Büyükşehir belediyesinin imar denetim yetkisi” başlıklı 11 inci maddesinde; “Büyükşehir belediyesi, ilçe belediyelerinin imar uygulamalarını denetlemeye yetkilidir. Denetim yetkisi, konu ile ilgili her türlü bilgi ve belgeyi istemeyi, incelemeyi ve gerektiğinde bunların örneklerini almayı içerir. Bu amaçla istenecek her türlü bilgi ve belgeler en geç onbeş gün içinde verilir. İmar uygulamalarının denetiminde kamu kurum ve kuruluşlarından, üniversiteler ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından yararlanılabilir.

Denetim sonucunda belirlenen eksiklik ve aykırılıkların giderilmesi için ilgili belediyeye üç ayı geçmemek üzere süre verilir. Bu süre içinde eksiklik ve aykırılıklar giderilmediği takdirde, büyükşehir belediyesi eksiklik ve aykırılıkları gidermeye yetkilidir.

Büyükşehir belediyesi tarafından belirlenen ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar, gerekli işlem yapılmak üzere ilgili belediyeye bildirilir. Belirlenen imara aykırı uygulama, ilgili belediye tarafından üç ay içinde giderilmediği takdirde, büyükşehir belediyesi 3.5.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 32 ve 42 nci maddelerinde belirtilen yetkilerini kullanma hakkını haizdir. Ancak 3194 sayılı Kanunun 42 nci madde kapsamındaki konulardan dolayı iki kez ceza verilemez.”

10. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun;

10.1. “Yapı ruhsatiyesi” başlıklı 21’inci maddesinde, “ Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir. …”

10.2. “Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar” başlıklı 32 nci maddesinde, “Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır…Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mührün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.”,

10.3. “İdari müeyyideler” başlıklı 42 nci maddesinde, “Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır. Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere,…. gösterilen şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır.”

10.4. Geçici 16 ncı maddesinde,

“10.4.1. Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir.

Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar

Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.

…

10.4.2. Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.

11. “Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar”ın “Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar” başlıklı 8 inci maddesinde; (1) Yapı Kayıt Belgesi;

a) 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda, b) İstanbul tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda, c) 19/5/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı

Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş

Tarihi Alanda, ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde, d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye

Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez.

(2) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.”, hüküm ve açıklamalara yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Av. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

12. Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

13. Uyuşmazlık konusu, şikayetçi Üsküdar ilçesi, Yavuztürk mahallesi, pafta, ada, parsel sayılı taşınmaz üzerinde kaçak, ruhsatsız ve imar izni olmayan Konut Yapı

Kooperatifi ve Konut Yapı Kooperatifi hakkında birinci derecede sorumlu olan

Üsküdar Belediyesince 3194 sayılı İmar Kanunun 32 nci ve 42 nci maddesi gereğince yıkım işleminin yapılmasını ya da 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunun 11 inci maddesi gereğince İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yıkım işleminin yapılması talebi hakkındadır.

14. Belediye sınırları içinde bir yapı inşası için yapı ruhsatı alınması gerekmekte olup, söz konusu belgenin; yerleşim alanlarındaki yapılaşmanın kontrolünü ve takibini sağlama işlevi vardır. Ruhsatsız (İzinsiz) yapı, istisnalar haricinde, belediye veya il özel idaresinden izin alınmaksızın malik olunan arsa veya arazi üzerine yapılan yapılardır. Bu tür yapılara “kaçak yapı” denilmektedir. İzinsiz yapılar, inşaat halinde olabileceği gibi, kullanılıyor da olabilir (KALABALIK, Prof. Dr. Halil (2014). “İmar Hukuku Dersleri”, Seçkin Yayıncılık, Ankara, s.

612-613).

15. Yapı ruhsatı alınmaması halinde ise 3194 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde; yıkım yaptırımının öncelikle ruhsatsız ya da yapının ruhsat ve eklerine aykırı imalatların saptanması ile mümkün olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı yapılan yapıların yıktırılmasına karar verilebilmesi için, idarece yapı mahallinde ruhsata aykırılıkları somut ve ayrıntılı olarak belirtecek şekilde ve idarenin uzman fen elemanları tarafından bu aykırılıkların ayrıntılı ve somut şekilde saptanarak veri olarak aktarılan yapı tatil tutanağının düzenlenmesinin gerektiği, gerekli tebligat işlemlerinin yapılması, yapının mühürlenmesi ve yapı sahibine yapısını ruhsata uygun hale getirmesi için süre verilmesi, bu süreler içinde yapı ruhsata uygun hale getirilmezse yapının belediyece yıkılması öngörülmektedir. Kanunun 42 nci maddesi gereğince de bu durumun varlığı halinde aynı zamanda idari para cezası uygulanacağı düzenlenmiştir.

16. Bununla birlikte, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla hazırlanan İmar Kanunu; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapıları kapsamaktadır. Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. İstisnalar dışında ruhsat alınmadan yapıya başlanması kaçak yahut ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapılması durumunda 3194 sayılı Kanunun yukarıdaki paragrafta yer verilen hükümlerinin uygulanmasını gerektirecektir.

17. 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16 ncı maddesi kapsamında; Yapı Kayıt Belgesi alınamayacak yapılar ve alanlar bu maddenin (9) uncu ve (11) fıkralarında belirtilmiş olup, bu fıkralarda belirtilen alanlar dışında kalan diğer bütün alanlardaki 31/12/2017 tarihinden önce ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar için yapı maliklerince eDevlet sistemi üzerinden yapıya ilişkin bilgilerin beyan edilmesi ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin ödenmesi suretiyle Yapı Kayıt Belgesi alınması mümkün olduğu,

18. Anılan Geçici 16 ncı maddenin (9) uncu fıkrasında, “Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar için yapı kayıt belgesi alınamayacağı”, diğer taraftan, söz konusu maddenin dördüncü fıkrasında yer alan hükme istinaden, Yapı Kayıt Belgesi alınan dosyasında incelenerek gerekli yasal işlemlerin yapılması, yönünde çalışmaların devam ettiği hususları tespit edilmiştir.

24. Bununla birlikte, her ne kadar Kurumumuzun 01.07.2019 tarih ve 2019/4944-S.7409 sayılı

Tavsiye Kararına istinaden Üsküdar Belediye Başkanlığı’nca gerçekleştirilen toplantıda uzlaşma sağlanamamış olunsa da bahse konu taşınmazın toplam 206.000 m2 alana sahip olduğu, Tarım İnşaat ve Turizm AŞ adına kayıtlı iken muhtelif zamanlarda hisselere bölünmek suretiyle çok sayıda kişiye ve kooperatife satıldığı ve süreç zarfında taşınmaz üzerinde yaklaşık 6.500 kişinin yaşadığı, çok sayıda (yaklaşık 2000 civarında) gecekondu ve kaçak yapının inşa edildiğine dair bilgiler dikkate alındığında, uyuşmazlık konusu hakkındaki yasal sürecin devam ettiği ve hali hazırda hem tarafların hem de genelin menfaatleri bakımından hakkaniyet ilkeleri gözetilmek suretiyle adilane bir çözümün mümkün olabileceği değerlendirilmiştir.

25. Bu kapsamda, anılan taşınmaz üzerinde bulunan adı geçen yapı kooperatifi üyelerinin mülkiyet hakkından kaynaklı hakları/menfaatleri ile aynı taşınmaz üzerinde hisse sahibi olan kişilerin hakları/menfaatleri arasında adil dengenin kurulması ve korumasının gerektiği, bununla birlikte mülkiyet hakkına yapılacak müdahalenin ölçülü/orantılı olması tespitinden hareketle, mülkiyet hakkından doğan ancak çatışan menfaatler arasındaki dengenin tesis edilmesine ilişkin işlemlerde söz konusu menfaatlerin mutlak bir eşitlikle dengelenmesinden ziyade Anayasa’da düzenlenen temel hak ve özgürlükler bağlamında, hukuk devleti ve ölçülülük ilkeleri gözetilmek koşuluyla, mezkur taşınmaz üzerinde hisse sahipleri ile aynı taşınmaz üzerinde bulunan adı geçen yapı kooperatifleri üyelerinin mülkiyet hakkından doğan menfaatleri arasındaki hassas dengenin, başkaca hak ihlâllerine sebebiyet verilmeden ve amaçlanan sınırları aşan etkilere sebebiyet verilmeksizin kurulması gerektiği değerlendirilmiştir.

26. Başvuranın iddiaları, idarelerin konuya ilişkin açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; konuyla ilgili idareler de dahil olmak üzere tüm tarafların ‘işbirliği ve eşgüdümünü’ sağlaması ve somut olayın bütün özelliklerini göz önünde bulundurarak, mezkur taşınmaz üzerinde hisse sahipleri ile aynı taşınmaz üzerinde bulunan adı geçen yapı kooperatifleri üyelerinin mülkiyet hakkından doğan menfaat çatışmasında, Anayasa’da düzenlenen temel hak ve özgürlükler bağlamında hukuk devleti ve ölçülülük ilkeleri gözetilmek koşuluyla hem tarafların hem de genelin menfaatleri bakımından hak (yarar) dengesi ve hakkaniyet ilkeleri gözetilmek suretiyle adilane şekilde işlem tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

27. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idarelerden istenilen bilgi ve belgelerin ‘kararların gerekçeli olması’ ilkesine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

28. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul

İdare Mahkemesi’ne yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, ŞİKAYETİN KABULÜNE;

Uyuşmazlık konusu talep hakkında, Anayasa’da düzenlenen temel hak ve özgürlükler bağlamında hukuk devleti ve ölçülülük ilkeleri gözetilmek koşuluyla hem tarafların hem de genelin menfaatleri bakımından hak (yarar) dengesi ve hakkaniyet ilkeleri gözetilmek suretiyle adilane şekilde tesis edilecek işlemin tespit edilmesi ve Kurumumuza iletilmesi hususlarında, İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI ve ÜSKÜDAR BELEDİYE

BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Uyuşmazlık konusunun çok yönlü olması ve bütüncül şekilde çözümlenmesi gerekliliği dikkate alındığında, şikayet konusu ve buna bağlı talepler hakkında tesis edilecek işlemin tespiti amacıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Üsküdar Belediye Başkanlığı ve konuyla ilgili tüm tarafların katılımıyla ortak toplantı yapılması hususunda gerekli koordinasyonun sağlanması için kararın bir örneğinin İSTANBUL ÇEVRE ve

ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE GÖNDERİLMESİNE,

Kararın Başvurana, İSTANBUL ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE, İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA ve ÜSKÜDAR BELEDİYE

BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İstanbul Büyükşehir

Belediye Başkanlığı ile Üsküdar Belediye Başkanlığı’nca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi