|
ÖZET: Üsküdar’daki parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan kaçak ve ruhsatsız yapıların durumu, uzun süredir gündemde olan bir sorun olarak öne çıkmaktadır. Üsküdar Belediyesi, bu yapıların yıkımına ilişkin çeşitli kararlar almış, ancak uygulamada gecikmeler yaşanmıştır. İlgili kooperatiflerin işgal ettiği alanların, T.C. Noter Tasdikli Haritasına göre belirlenmesi ve yıkım işlemlerinin gerçekleştirilmesi talep edilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu çerçevesinde yasal işlemlerin tamamlanması için gerekli bilgilendirmelerin yapılması istenmiş, ancak bu talepler karşılık bulmamıştır.
Yapı Kayıt Belgeleri ile ilgili olarak yapılan incelemelerde, bu belgelerin geçerliliği ve iptali konularında bilgi talep edilmiştir. Üsküdar Belediyesi, yıkım işlemleri için Kamu İhale Kanunu kapsamında ihale gerçekleştirmiş, ancak ihaleye katılan firma olmaması nedeniyle bu süreç de sonuçsuz kalmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, konuya ilişkin yapılan başvurular üzerine, ilgili idarelerin işbirliği içinde hareket etmesi gerektiğini vurgulamış ve adil bir çözüm için önerilerde bulunmuştur. Sonuç olarak, taşınmaz üzerindeki yapıların durumu, mülkiyet hakları ve kamu yararı açısından dengeli bir şekilde ele alınmalıdır. İlgili tarafların haklarının korunması ve yasal süreçlerin etkin bir şekilde yürütülmesi, hem bireysel hem de toplumsal menfaatler açısından büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, İstanbul Büyükşehir ve Üsküdar Belediye Başkanlıkları’nın ortak bir toplantı düzenleyerek, sorunun çözümüne yönelik adımlar atması önerilmektedir. |
parsel sayılı taşınmazları üzerinde tecavüzcü ve işgalci kooperatif inşaatları ile ilgili Üsküdar
Belediyesince alınmış olan Yapı Tatil Tutanakları, Encümen Kararları bulunduğu ancak uzun senelerdir uygulanmadığı, yıkımın yapılmadığı, ada parsel sayılı taşınmaz arsanın ve Konut Yapı Kooperatifi tarafından işgal altında oldukları, yerlerinin T.C.
Noter Tasdikli Haritasına ada ve nolu parsele göre tapulu yerinin tespit edilip üzerinde bulunan kaçak, ruhsatsız ve imar izni olmayan yapıların Mahkeme Kararları, Devlet
Makamlarının ve Belediye Encümen Kararları doğrultusunda uygulanması, yıkımın yapılarak tarafına teslimi talep edilmiştir.
4.1. İlgi (b) yazımız (16.09.2019 tarih sayılı dağıtımlı yazı.) ile; 3194 sayılı İmar
Kanunu ve ilgi (a) dilekçe doğrultusunda yasal işlemlerin tamamlanarak neticesinden
Başkanlığımıza ve ilgilisine bilgi verilmesi istenmiş, ancak ilgi (b) yazımıza cevap verilmediğinden, ilgi (c) (30.10.2019 tarih sayılı tekit yazısı.) ve (d) (03.12.2019 tarih sayılı 2.tekit yazısı.) yazılarımız ile tekit edilmiştir.
4.2. İlgi (f) yazımız (24.12.2019 tarih ve sayılı dağıtımlı yazı.) ile; konuya ilişkin aynı şikayetlerin devam ettiği ilgi (e) (10.12.2019 tarih sayı ile Müdürlüğümüze kayıtlı dilekçe ve ekleri.) dilekçe ve ekleri yazımız ekinde tarafınıza gönderildiği, konunun
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce incelenerek edilerek bahse konu parsele düzenlenen Yapı
Kayıt Belgelerinin geçerli olup olmadığı ve iptal edilip edilmediği hakkında Başkanlığımıza, Üsküdar Belediye Başkanlığına ve ilgilisine bilgi verilmesi ile yasal gereğinin Üsküdar
Belediye Başkanlığınca yapılması istenmiştir.
4.3. İlgi (g) yazıda (24.12.2019 tarih ve sayılı dağıtımlı yazımız); bahse konu yere ilişkin olarak Üsküdar Belediye Başkanlığınca 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu doğrultusunda yıkım işi ihale edildiği ancak ihaleye katılan firma bulunmadığı ve ihalelerin iptal edildiği ifade edilmiştir.
4.4. İlgi (h) yazıda (09.01.2020 tarih sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu
Denetçiliği Kurumu (OMBUDSMANLIK) yazısı ve ekleri.); söz konusu yere ilişkin olarak idari ve hukuki değerlendirmemiz ile yapılan veya yapılması planlanan bir işlem bulunup bulunmadığı bilgisi, şikayetçi ile Kurumumuz arasında yapılan yazışmalar ile kurumumuzun başka idarelerle yaptığı yazışmalara ilişkin bilgi ve belgeler, Yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklar olup olmadığı, Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun “bilgi ve belge isteme” başlıklı 18. Maddesi birinci fıkrası uyarınca
Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumuna (OMBUDSMANLIK) gönderilmesi talep edilmektedir.
4.5. 5393 sayılı Belediye Kanununda, Belediyelerin imtiyaz ve yetkilerini düzenleyen 15.maddesinin (c) bendinde; “Gerçek ve tüzel kişilerin faaliyetleri ile ilgili olarak kanunlarda belirtilen izin veya ruhsatı vermek”, Encümenin görev ve yetkilerini düzenleyen 34.maddesinin (e) bendinde, “Kanunlarda öngörülen cezaları vermek ” hükümleri yer almaktadır.
4.6. Söz konusu yerin, ilgi (h) yazı, yukarıda belirtilen hüküm ile 3194 sayılı İmar Kanunu, meri imar planı, İstanbul imar yönetmeliği ve ilgili mevzuat doğrultusunda Başkanlığınız elemanlarınca yerinde ve imar işlem dosyasında incelenerek gerekli yasal işlemlerin yapılması, yapılan yasal işlemlerin sonucundan evrak suretleriyle birlikte Başkanlığımıza bilgi verilmesi hususunu rica ederim.” açıklamasına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”
6. Anayasa’nın “Mülkiyet hakkı” kenar başlıklı 35 nci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”
7. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (Sözleşme) Ek (1) No.lu Protokol’ün “Mülkiyetin korunması” kenar başlıklı 1 nci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”
8. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun, “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14 üncü maddesinde; “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; imar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; … ; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır… Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir.”
9. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7 nci maddesinde; “Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır: “a) İlçe belediyelerinin görüşlerini alarak büyükşehir belediyesinin stratejik plânını, yıllık hedeflerini, yatırım programlarını ve bunlara uygun olarak bütçesini hazırlamak. b) Çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmayan ilçe belediyelerinin uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmak veya yaptırmak. c)
Kanunlarla büyükşehir belediyesine verilmiş görev ve hizmetlerin gerektirdiği proje, yapım, bakım ve onarım işleriyle ilgili her ölçekteki imar plânlarını, parselasyon plânlarını ve her türlü imar uygulamasını yapmak ve ruhsatlandırmak, 20.7.1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu
Kanununda belediyelere verilen yetkileri kullanmak. …”,
9.1. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Büyükşehir belediyesinin imar denetim yetkisi” başlıklı 11 inci maddesinde; “Büyükşehir belediyesi, ilçe belediyelerinin imar uygulamalarını denetlemeye yetkilidir. Denetim yetkisi, konu ile ilgili her türlü bilgi ve belgeyi istemeyi, incelemeyi ve gerektiğinde bunların örneklerini almayı içerir. Bu amaçla
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden 0031-f5d5-28e1 kodu ile yapılabilir.
istenecek her türlü bilgi ve belgeler en geç onbeş gün içinde verilir. İmar uygulamalarının denetiminde kamu kurum ve kuruluşlarından, üniversiteler ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından yararlanılabilir.
Denetim sonucunda belirlenen eksiklik ve aykırılıkların giderilmesi için ilgili belediyeye üç ayı geçmemek üzere süre verilir. Bu süre içinde eksiklik ve aykırılıklar giderilmediği takdirde, büyükşehir belediyesi eksiklik ve aykırılıkları gidermeye yetkilidir.
Büyükşehir belediyesi tarafından belirlenen ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar, gerekli işlem yapılmak üzere ilgili belediyeye bildirilir. Belirlenen imara aykırı uygulama, ilgili belediye tarafından üç ay içinde giderilmediği takdirde, büyükşehir belediyesi 3.5.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 32 ve 42 nci maddelerinde belirtilen yetkilerini kullanma hakkını haizdir. Ancak 3194 sayılı Kanunun 42 nci madde kapsamındaki konulardan dolayı iki kez ceza verilemez.”
10. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun;
10.1. “Yapı ruhsatiyesi” başlıklı 21’inci maddesinde, “ Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir. …”
10.2. “Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar” başlıklı 32 nci maddesinde, “Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır…Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mührün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.”,
10.3. “İdari müeyyideler” başlıklı 42 nci maddesinde, “Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır. Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere,…. gösterilen şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır.”
10.4. Geçici 16 ncı maddesinde,
“10.4.1. Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir.
Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar
Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
…
10.4.2. Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
11. “Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar”ın “Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar” başlıklı 8 inci maddesinde; (1) Yapı Kayıt Belgesi;
a) 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda, b) İstanbul tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda, c) 19/5/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı
Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş
Tarihi Alanda, ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde, d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye
Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez.
(2) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.”, hüküm ve açıklamalara yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ Av. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
12. Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
13. Uyuşmazlık konusu, Üsküdar Belediye Başkanlığı tarafından; İstanbul İli Üsküdar
İlçesi Yavuztürk Mahallesi pafta ada parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan
S.S. Konut Yapı Kooperatifi ve S.S. Konut Yapı Kooperatifinde yıkım yapılacağından, mezkur kooperatiflere verilen su hizmetlerinin durdurulması talebi hakkındadır.
14. Belediye sınırları içinde bir yapı inşası için yapı ruhsatı alınması gerekmekte olup, söz konusu belgenin; yerleşim alanlarındaki yapılaşmanın kontrolünü ve takibini sağlama işlevi vardır. Ruhsatsız (İzinsiz) yapı, istisnalar haricinde, belediye veya il özel idaresinden izin alınmaksızın malik olunan arsa veya arazi üzerine yapılan yapılardır. Bu tür yapılara “kaçak yapı” denilmektedir. İzinsiz yapılar, inşaat halinde olabileceği gibi, kullanılıyor da olabilir (KALABALIK, Prof. Dr. Halil (2014). “İmar Hukuku Dersleri”, Seçkin Yayıncılık, Ankara, s.
612-613).
15. Yapı ruhsatı alınmaması halinde ise 3194 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde; yıkım yaptırımının öncelikle ruhsatsız ya da yapının ruhsat ve eklerine aykırı imalatların saptanması ile mümkün olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı yapılan yapıların yıktırılmasına karar verilebilmesi için, idarece yapı mahallinde ruhsata aykırılıkları somut ve ayrıntılı olarak belirtecek şekilde ve idarenin uzman fen elemanları tarafından bu aykırılıkların ayrıntılı ve somut şekilde saptanarak veri olarak aktarılan yapı tatil tutanağının düzenlenmesinin gerektiği, gerekli tebligat işlemlerinin yapılması, yapının mühürlenmesi ve yapı sahibine yapısını ruhsata uygun hale getirmesi için süre verilmesi, bu süreler içinde yapı ruhsata uygun hale getirilmezse yapının belediyece yıkılması öngörülmektedir. Kanunun 42 nci maddesi gereğince de bu durumun varlığı halinde aynı zamanda idari para cezası uygulanacağı düzenlenmiştir.
16. Bununla birlikte, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla hazırlanan İmar Kanunu; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapıları kapsamaktadır. Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. İstisnalar dışında ruhsat alınmadan yapıya başlanması kaçak yahut ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapılması durumunda 3194 sayılı Kanunun yukarıdaki paragrafta yer verilen hükümlerinin uygulanmasını gerektirecektir.
17. 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16 ncı maddesi kapsamında; Yapı Kayıt Belgesi alınamayacak yapılar ve alanlar bu maddenin (9) uncu ve (11) fıkralarında belirtilmiş olup, bu fıkralarda belirtilen alanlar dışında kalan diğer bütün alanlardaki 31/12/2017 tarihinden önce ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar için yapı maliklerince eDevlet sistemi üzerinden yapıya ilişkin bilgilerin beyan edilmesi ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin ödenmesi suretiyle Yapı Kayıt Belgesi alınması mümkün olduğu,
18. Anılan Geçici 16 ncı maddenin (9) uncu fıkrasında, “Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar için yapı kayıt belgesi alınamayacağı”, diğer taraftan, söz konusu maddenin dördüncü fıkrasında yer alan hükme istinaden, Yapı Kayıt Belgesi alınan yapılarla ilgili olarak sadece 3194 sayılı Kanun ile 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edileceği, düzenlenmiştir.
19. Bu kapsamda, isimli şikâyetçi tarafından Kurumumuza yapılan (özetle), mezkur taşınmaz üzerinde kaçak, ruhsatsız ve imar izni olmayan Konut Yapı
Kooperatifi ve Konut Yapı Kooperatifi’nin ‘İmar Barışı’ndan yararlandırılmaması ve şahsi haklarının korunması talepli başvuru hakkında; “Özel mülkiyette bulunan taşınmazların, Yapı Kayıt Belgesine konu edilemeyeceği hususu dikkate alındığında şikayet konusu talebe konu taşınmaz üzerindeki yapılar hakkında “Yapı Kayıt Belgesi” alınıp alınmadığının incelenmesi, “Yapı Kayıt Belgesi” alınmış ise belge alınırken yapılan beyanın doğru olup olmadığının yerinde inceleme yapılması suretiyle denetlenmesi ve Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için Yapı Kayıt Belgesi alındığının tespiti halinde Yapı Kayıt Belgesi
Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 8 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işlem yapılması” için İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne muhatap 01/07/2019 tarih ve 2019/4952S.7417 sayılı Tavsiye Kararı verildiği,
20. Ayrıca, isimli şikayetçi tarafından Kurumumuza yapılan (özetle), mezkur taşınmaza ilişkin uyuşmazlık konusu hakkında Kurumumuzun 2018/6376 sayılı Dostane
Çözüm Kararı ile Mülkiye Başmüfettişi Yener Yüksel Tarafından tanzim edilen 131/07 inceleme raporunun Üsküdar Belediyesi tarafından hiç bir şekilde uygulanmadığını iddia ederek, haklarının korunması talepli başvurusu hakkında; “3194 sayılı İmar Kanununun Geçici
16 ncı maddesi kapsamında getirilen düzenlemelerde, özel mülkiyette bulunan taşınmazların
Yapı Kayıt Belgesine konu edilemeyeceği hususu ve şikayet konusunun bütüncül şekilde çözümlenmesi gerekliliği dikkate alındığında, idare tarafından konuyla ilgili idareler de dahil olmak üzere tüm tarafların ‘işbirliği ve eşgüdümünü’ sağlaması ve somut olayın bütün özelliklerini göz önünde bulundurarak hem tarafların hem de genelin menfaatleri bakımından hak (yarar) dengesi ve hakkaniyet ilkelerini gözetmek suretiyle adilane bir şekilde işlem tesis etmesi için ÜSKÜDAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASI, Diğer taraftan şikayet konusunun değerlendirilmesi ve sair hukuki mevzuat kapsamında yapılması gerekenlerin takdiri için kararımızın bir örneğinin, T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ
ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE İLETİLMESİ, yönünde 01/07/2019 tarih ve 2019/4944-S.7409 sayılı Tavsiye Kararı verildiği,
21. Kurumumuzun her iki Tavsiye Kararında; “ Şikayet konusunun esasını teşkil eden taşınmaz hakkındaki, mahkeme kararları, bu taşınmaz üzerindeki kaçak yapılar hakkında düzenlenen yapı tatil tutanakları ve söz konusu kaçak yapıların yıkımı yönünde alınan encümen kararları dikkate alınarak 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16 ncı maddesi kapsamında getirilen düzenlemeler sonucu oluşan yeni hukuki durumun birlikte dikkate alınması gerektiği” tespitine yer verilmiş olup, bu kapsamda, Üsküdar Belediye
Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazıda; “3194 Sayılı İmar Kanunu’nun geçici 16. Maddesi gereği söz konusu yapılara Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmiş olup İstanbul Çevre ve Şehircilik İl
Müdürlüğü’nün 04.11.2019 tarih ve 226808 sayılı Muhakkik Raporu gereği S.S. Rast Kent Yapı
Kooperatifi’nin Yapı Kayıt Belgelerinin iptaline, Yapı Tatil Tutanaklarının ve Üsküdar
Belediye Encümenince aynı kanunun 32. ve 42. Maddeleri gereğince alınan kararların geçerli olduğu kanaatine varılmıştır.” bilgilerine yer verildiği tespit edilmiştir.
22. Diğer taraftan Kurumumuzun 01/07/2019 tarih ve 2019/4944-S.7409 sayılı Tavsiye
Kararına istinaden Üsküdar Belediye Başkanlığı’ndan alınan 02.08.2019 tarih ve E.14041 sayılı yazıda özetle; “ … Söz konusu karar doğrultusunda Belediye Başkanlığımızda 01.08.2019 tarihinde toplantı gerçekleştirilmiş ancak uzlaşma sağlanamamıştır. Uzlaşma sağlanamadığına dair 01.08.2019 tarihli tutanak ekte gönderilmiştir.” açıklamasına yer verildiği, anılan ‘Tutanak’ incelendiğinde ise (özetle);
22.1. “Şikayetçi ve ; Kentsel Dönüşüm yapılıncaya kadar kullanamadığı arsalarının kullanımı karşılığı olmak üzere Kooperatif başına 5.000 TL (beş bin)
aylık kullanım bedeli talep etmiş, aksi takdirde yıkım kararının uygulanmasını istemiştir.
Kooperatiflerin bulunduğu özel parselasyon haritasına göre; 23,24,25,26,27,28 nolu özel parselleri terk ederek, özel parselimizin içinde bulunduğu ada parsele tecavüz ettiği
Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin Esas ve karar nolu mahkeme kararı ve bilirkişi raporunda tecavüzcü oldukları belirtilmiştir. Üsküdar 3.Sulh Ceza
Mahkemesinin sayılı kararı ve İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin sayılı kararları ile ilgililer hakkında cezai işlem uygulanmıştır.
Kooperatif Yetkilileri ; Bu duruma özetle böyle bir ödeme yapamayacaklarını, kooperatiflerine ait 13 dönüm tapusunun bulunduğu, bunun fiili olarak 10 dönümünün kullanıldığı bir an önce Kentsel Dönüşüme gitmeyi teklif ettiklerini ve bu yönde çalışacaklarını beyan etmiştir.
Kooperatif Yetkilileri ; Bu duruma özetle böyle bir ödeme yapamayacaklarını, şikayetçinin mağduriyetinin müsebbibinin kooperatifimiz olmadığı, kooperatiflerine ait 16.580 m2 tapusunun bulunduğu, bunun fiili olarak 10.034 m2’sinin kullanıldığı söz konusu alan üzerinde bulunan kooperatifimize ait 5 blok için İmar barışı kapsamında yapı kayıt belgelerinin alındığı, ve bu maddeler doğrultusunda kooperatif üzerinde bulunan üyelerin hak ve hukuklarının gözetilmesinin de dikkate alınması gerektiğini ifade etmiş ve Kentsel Dönüşüm ile ilgili olarak yapılacak olan ilk genel kurul toplantısında kentsel dönüşüm konusunun gündeme alınacağını beyan etmiştir.
Belediye Yetkilileri; tarafından alınan yapı kayıt belgelerinin geçerli olup olmadığının ilgili mercilerce veya mahkemece karara bağlanacağı, yapı kayıt belgelerinin geçerli olmaması durumunda Belediye Encümenince alınan yıkım kararının geçerliliğini sürdürdüğü, Kooperatifi tarafından yapı kayıt belgesi alınmadığı için yıkım kararlarının geçerliliğini sürdürdüğü, Belediyenin bu kararla ilgili uygun koşullar gerçekleştiğinde uygulayabileceği taraflar arasındaki uyuşmazlığın ise doğrudan belediyeyi ilgilendirmediği bu sorunu kendi aralarında çözüme kavuşturmaları gerektiği, yargı yoluna başvurmakta serbest oldukları izah edildi.
Kaymakamlık Yetkilileri; Kamu Denetçiliği Kurumu kararı doğrultusunda hareket edilmesi gerektiğini ve Belediyenin görüşlerine katıldığını, daha büyük mağduriyetlerin doğmaması adına Kentsel dönüşümün bir an önce başlamasının uygun olacağını ifade etmiştir. ” şeklinde olduğu tespit edilmiştir.
23. Mezkur taşınmaz hakkındaki şikayet ve buna bağlı talep hakkında; Üsküdar Belediye
Başkanlığı’nca; düzenlenen yapı tatil tutanaklarının ve İmar Kanununun 32 ve 42 nci maddeleri gereğince alınan encümen kararlarının geçerliliğinin devam ettiği, bu doğrultuda
Üsküdar İlçesi, Yavuztürk Mahallesi, pafta, ada, parsel sayılı yerde bulunan
Konut Kooperatifi ve Kayı Kent Yapı Kooperatifinde yıkım yapılacağından, zorlayıcı tedbir olarak 3194 sayılı İmar Kanunun 31 nci maddesi uyarınca, kamu hizmetlerinden faydalandırılmaması için 20.01.2020 tarihinde ilgili kurumlara (İSKİ, İGDAŞ, AESAŞ) gerekli yazışmaların yapıldığı ve yasal sürecin devam ettiği, bununla birlikte ilgili kurumlara yazılan
20.01.2020 tarihli yazılarda, “imara aykırı yapılarla ile ilgili olarak yıkım gün ve saatinin
belirtilmediği”, diğer taraftan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca; ilgili mevzuat doğrultusunda Büyükşehir Belediye Başkanlığı elemanlarınca yerinde ve imar işlem dosyasında incelenerek gerekli yasal işlemlerin yapılması, yönünde çalışmaların devam ettiği hususları tespit edilmiştir.
24. Bununla birlikte, her ne kadar Kurumumuzun 01.07.2019 tarih ve 2019/4944-S.7409 sayılı
Tavsiye Kararına istinaden Üsküdar Belediye Başkanlığı’nca gerçekleştirilen toplantıda uzlaşma sağlanamamış olunsa da bahse konu taşınmazın toplam 206.000 m2 alana sahip olduğu, adına kayıtlı iken muhtelif zamanlarda hisselere bölünmek suretiyle çok sayıda kişiye ve kooperatife satıldığı ve süreç zarfında taşınmaz üzerinde yaklaşık 6.500 kişinin yaşadığı, çok sayıda (yaklaşık 2000 civarında) gecekondu ve kaçak yapının inşa edildiğine dair bilgiler dikkate alındığında, uyuşmazlık konusu hakkındaki yasal sürecin devam ettiği ve hali hazırda hem tarafların hem de genelin menfaatleri bakımından hakkaniyet ilkeleri gözetilmek suretiyle adilane bir çözümün mümkün olabileceği değerlendirilmiştir.
25. Bu kapsamda, anılan taşınmaz üzerinde bulunan adı geçen yapı kooperatifi üyelerinin mülkiyet hakkından kaynaklı hakları/menfaatleri ile aynı taşınmaz üzerinde hisse sahibi olan kişilerin hakları/menfaatleri arasında adil dengenin kurulması ve korumasının gerektiği, bununla birlikte mülkiyet hakkına yapılacak müdahalenin ölçülü/orantılı olması tespitinden hareketle, mülkiyet hakkından doğan ancak çatışan menfaatler arasındaki dengenin tesis edilmesine ilişkin işlemlerde söz konusu menfaatlerin mutlak bir eşitlikle dengelenmesinden ziyade Anayasa’da düzenlenen temel hak ve özgürlükler bağlamında, hukuk devleti ve ölçülülük ilkeleri gözetilmek koşuluyla, mezkur taşınmaz üzerinde hisse sahipleri ile aynı taşınmaz üzerinde bulunan adı geçen yapı kooperatifleri üyelerinin mülkiyet hakkından doğan menfaatleri arasındaki hassas dengenin, başkaca hak ihlâllerine sebebiyet verilmeden ve amaçlanan sınırları aşan etkilere sebebiyet verilmeksizin kurulması gerektiği değerlendirilmiştir.
26. Başvuranın iddiaları, idarelerin konuya ilişkin açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; konuyla ilgili idareler de dahil olmak üzere tüm tarafların ‘işbirliği ve eşgüdümünü’ sağlaması ve somut olayın bütün özelliklerini göz önünde bulundurarak, mezkur taşınmaz üzerinde hisse sahipleri ile aynı taşınmaz üzerinde bulunan adı geçen yapı kooperatifleri üyelerinin mülkiyet hakkından doğan menfaat çatışmasında, Anayasa’da düzenlenen temel hak ve özgürlükler bağlamında hukuk devleti ve ölçülülük ilkeleri gözetilmek koşuluyla hem tarafların hem de genelin menfaatleri bakımından hak (yarar) dengesi ve hakkaniyet ilkeleri gözetilmek suretiyle adilane şekilde işlem tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
27. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idarelerden istenilen bilgi ve belgelerin ‘kararların gerekçeli olması’ ilkesine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
28. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul
İdare Mahkemesi’ne yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, ŞİKAYETİN KABULÜNE;
Uyuşmazlık konusu talep hakkında, Anayasa’da düzenlenen temel hak ve özgürlükler bağlamında hukuk devleti ve ölçülülük ilkeleri gözetilmek koşuluyla hem tarafların hem de genelin menfaatleri bakımından hak (yarar) dengesi ve hakkaniyet ilkeleri gözetilmek suretiyle adilane şekilde tesis edilecek işlemin tespit edilmesi ve Kurumumuza iletilmesi hususlarında, İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI ve ÜSKÜDAR BELEDİYE
BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Uyuşmazlık konusunun çok yönlü olması ve bütüncül şekilde çözümlenmesi gerekliliği dikkate alındığında, şikayet konusu ve buna bağlı talepler hakkında tesis edilecek işlemin tespiti amacıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Üsküdar Belediye Başkanlığı ve konuyla ilgili tüm tarafların katılımıyla ortak toplantı yapılması hususunda gerekli koordinasyonun sağlanması için kararın bir örneğinin İSTANBUL ÇEVRE ve
ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE GÖNDERİLMESİNE,
Kararın Başvurana, İSTANBUL ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE, İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA ve ÜSKÜDAR BELEDİYE
BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İstanbul Büyükşehir
Belediye Başkanlığı ile Üsküdar Belediye Başkanlığı’nca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi