ÖZET: Başvuran, 2020 yılı Mayıs ayına kadar Afyon ve Kayseri Halk Eğitim Müdürlüklerinde usta öğretici olarak çalıştığını belirterek, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 41. maddesi uyarınca eksik prim günlerine ilişkin kısmi süreli borçlanma talebinde bulunmuştur. Ancak, Kayseri Melikgazi Sosyal Güvenlik Merkezi, başvuranın imzaladığı sözleşmenin hizmet sözleşmesi olarak kabul edilmediği gerekçesiyle borçlanma talebini reddetmiştir. Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Yargıtay kararları doğrultusunda bu iptalin düzeltilmesini istemektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını ve bu nedenle 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesi çerçevesinde borçlanma talebinin kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı, usta öğreticilerin ek ders ücreti karşılığında görevlendirildiğini ve bu durumun işçi statüsünde olmadığını ifade etmiştir. Başvuranın, 657 sayılı Kanun’un 89. maddesi uyarınca görevlendirilmesi nedeniyle, çalışma ilişkisi statü hukukuna tabi olarak değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın talebi, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hukuka uygun bir şekilde reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın durumunu ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, başvurunun reddine karar vermiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/3012-S.23.5083

BAŞVURU NO : 2022/13466

KARAR TARİHİ : 10/03/2023

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

Borçlanma işlemleri hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 17/09/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran özetle; Afyon Halk Eğitim Müdürlüğü ile Kayseri Halk Eğitim Müdürlüğünde 2020 yılı

Mayıs ayına kadar geçen usta öğreticilik çalışmalarına istinaden 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel

Sağlık Sigortası Kanunu’nun 41. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi uyarınca eksik prim günlerine ilişkin kısmi süreli borçlanma ödemesi yapmak istediğini, bu kapsamda 22/1/2020 tarihinde 5.266,97 TL ödeme yaptığını ancak söz konusu borçlanmanın Kayseri Melikgazi Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından iptal edildiğini, imzalamış olduğu sözleşmenin hizmet sözleşmesi sayılmayacağı gerekçesiyle borçlanma hakkının olmadığının bildirildiğini, oysa 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda geçici personel statüsünün kaldırılması ve Yargıtay kararları uyarınca uzman ve usta öğreticilerin kısmi borçlanma taleplerinin karşılanması gerektiğini belirterek iptal edilen borçlanma işleminin düzeltilmesini talep etmektedir..

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 3/11/2022

tarihli ve sayılı yazısında özetle;

2.1) 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendine istinaden sigortalıların mezkûr

bendin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki sürelere ilişkin olmak üzere, 4857 sayılı İş Kanunu’na göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile kısmi süreli çalıştıkları aylara ait eksik sürelerinin, kendilerinin veya hak

sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82. maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32’si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırıldığı,

2.2) Aynı Kanun’un geçici 31. maddesine göre de Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki

örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanların, bu durumlarını milli eğitim il veya ilçe müdürlüklerince belgelendirmeleri kaydıyla, bu maddenin yürürlük tarihinden önceki bu çalışmalarından dolayı ay içinde 30 günden eksik kalan sürelerini 41. madde esaslarına göre kendileri veya hak sahiplerinin borçlanabildikleri, bununla birlikte bu sigortalılar 657 sayılı Kanun’un 89. maddesine göre geçici personel statüsünde bulunduklarından haklarında İş Kanunu hükümlerinin uygulanmadığı, bu nedenle mezkûr geçici 31.

maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki ay içinde 30 günden eksik kalan sürelerinin bu kapsamda borçlandırılmasına imkân bulunmadığı,

2.3) Diğer taraftan 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi uyarınca, Milli

Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanların prim ödeme gün sayılarının, 30 günü aşmamak kaydıyla bir takvim ayı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplam tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunduğu; söz konusu düzenlemenin, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı halk eğitim merkezlerinde, öğrenim çağı dışındaki yetişkinler için anaçocuk sağlığı, biçki-dikiş ve benzeri el sanatlarını geliştirici nitelikteki kurslarda ek ders saat ücreti karşılığında usta öğretici olarak görevlendirilenlerin prim ödeme gün sayılarının, bir ayda girmiş oldukları ders saati toplamının 7,5 saate bölünmesi suretiyle hesaplandığı, buna göre, ay içinde 160 saat derse giren bir usta öğreticinin en fazla 21 gün hizmet kazanılabildiği, bu şekilde yapılan uygulamanın ise mağduriyetlere neden olduğu, yapılan düzenleme ile usta öğreticilere girmiş oldukları ders saati karşılığı ödenen aylık ücretin, prime esas günlük kazancın alt sınırına bölünmesi suretiyle bulunacak gün sayısı kadar hizmet kazandırılmasının amaçlandığı ve prime esas aylık kazanç alt sınırı ile alt sınırın üstünde ücret elde eden usta öğreticilerin gün sayılarının 30 gün olmasının sağlandığı gerekçeleriyle yasalaştırıldığı açıklamalarına yer verilmiştir.

3) Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünün 10/2/2023 tarihli ve

sayılı yazısında özetle;

3.1) Halk eğitimi merkezlerinde açılan kurslarda öncelikli olarak, kurumda ve kurumun bulunduğu

eğitim bölgesindeki öğretmenlerin görevlendirildiği, öğretmen sayısının yeterli olmaması durumunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 89. maddesi ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nun 47.

maddesi kapsamında ek ders ücreti karşılığı usta öğretici görevlendirilerek ihtiyacın karşılandığı,

3.2) Halk eğitimi merkezi müdürlüklerinde ders ücreti karşılığı görevlendirilen usta öğreticilerin ders

saati ücretlerinin 657 sayılı Kanun’un 176.maddesine göre ödendiği, ders ücreti karşılığı görev yapan usta öğreticilerin statülerinin işçi düzeyinde olmadığı için kıdem tazminatı ödemesi yapılmadığı, yıllık izin, haftalık tatil, resmi tatillerde izin, tazminat, yemek, yol gibi sosyal ve mali haklarının bulunmadığı, usta

öğreticilerle herhangi bir iş sözleşmesinin de imzalanmadığı, ders ücreti karşılığı görevlendirilen usta öğreticilerin ek ders ücretleri ve sigorta işlemlerinin görevlendirildiği kurs süresince yapıldığı, kurs süresinin dışında herhangi bir ücret ödenmesi ve sigorta primi yatırılmasının yasal olarak mümkün görülmediği açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma

hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.

maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

6) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;

6.1) “Sigortalıların borçlanabileceği süreler” başlıklı 41. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinin

üç numaralı alt bendinde;

“Bu Kanuna göre sigortalı sayılanların; …

Bu bendin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki sürelere ilişkin olmak üzere, 4857 sayılı Kanuna göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan sigortalıların, kısmi süreli çalıştıkları aylara ait eksik süreleri, …

kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın %32’si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır.”

6.2) “Prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde;

“4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.

…

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanların prim ödeme gün sayısı 30 günü aşmamak kaydıyla, bir takvim ayı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplam tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunur. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda tam sayıdan sonraki küsuratlar dikkate alınmaz.”

6.3) Geçici 31. maddesinde;

“Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanlar, bu durumlarını milli eğitim il veya ilçe müdürlüklerince belgelendirmeleri kaydıyla, bu maddenin yürürlük tarihinden önceki bu çalışmalarından dolayı ay içinde 30 günden eksik kalan sürelerini 41 inci madde esaslarına göre kendileri veya hak sahipleri borçlanabilirler. Borçlanılan bu süreler 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık süresi sayılır.”

7) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;

7.1) “Ders görevi” başlıklı 89. maddesinde;

“Her derecedeki eğitim ve öğretim kurumları ile Üniversite ve Akademi (Askeri Akademiler dâhil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir.

Ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısı, ders görevi alacakların nitelikleri ve diğer hususlar

Cumhurbaşkanı kararı ile tespit olunur.”

7.2) “Ders ve konferans ücretleri” başlıklı 176. maddesinin birinci fıkrasında;

“Bu Kanunun 89 uncu maddesine göre kendilerine ders görevi verilenlere, ders saati başına gündüz öğretimi için 140, örgün ve yaygın eğitim kurumlarında yarıyıl ve yaz tatillerinde, cumartesi ve pazar günleri ile saat 18.00’den sonra başlayan öğretim faaliyetleri için 150 gösterge rakamının bu Kanuna göre belirlenen aylık katsayısı ile çarpımından oluşan miktar üzerinden ek ders ücreti ödenir.”

8) 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun “Uzman ve usta öğreticiler” başlıklı 47.

maddesinde;

“Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ve hizmet içi yetiştirme kurs, seminer ve konferanslarında uzman ve usta öğreticiler de geçici veya sürekli olarak görevlendirilebilir.

Öğretim tür ve seviyelerine göre uzman ve usta öğreticilerin seçimlerinde aranacak şartlar, görev ve yetkileri, yönetmeliklerle tespit edilir.”

9) 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı ikinci maddesinin birinci fıkrasının birinci

cümlesinde;

“Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı

birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11) Somut olayda uyuşmazlık başvuranın, 657 sayılı Kanun’un 89. maddesi uyarınca Milli Eğitim

Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında usta öğretici olarak geçen sürelerinin,

5510 sayılı Kanun’un 41. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi kapsamında borçlanmaya konu olacak

süreler arasında kabul edilip edilemeyeceği noktasındadır.

12) Bilindiği üzere 657 sayılı Kanun’un 89. maddesine göre, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda

ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilmektedir. Bu kapsamda mezkûr madde de, ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısının, ders görevi alacakların niteliklerinin ve diğer hususların Cumhurbaşkanı kararı ile tespit olunacağı düzenlenmiştir. Benzer şekilde; Milli Eğitim Bakanlığı Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi İle Görevlendirilecek Uzman ve

Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik ile Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Kurumları

Yönetmeliği’nde, Milli Eğitim Bakanlığı örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ve hizmet içi yetiştirme kurs ve seminerlerinde geçici veya ek ders görevi ile görevlendirilecek uzman ve usta öğreticiler hakkında uygulanacak hükümlere yer verildiği görülmektedir. Söz konusu yasa hükmü ve diğer düzenleyici işlemler doğrultusunda görevlendirilen usta öğreticilerin, sigortalıkları bakımından prime esas kazançları ise 5510 sayılı 80. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi uyarınca prim ödeme gün sayısı 30 günü aşmamak kaydıyla, bir takvim ayı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplam tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunmaktadır.

13) Diğer taraftan, 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar ve

Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik

Yapılması Hakkında Kanun’un 52. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’a eklenen geçici 31. madde uyarınca, mezkûr maddenin yürürlüğe girdiği 25/2/2011 tarihinden önce Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde

uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanların, milli eğitim il veya ilçe müdürlüklerince belgelendirmeleri kaydıyla bu çalışmalarından dolayı ay içinde 30 günden eksik kalan süreleri 5510 sayılı Kanun’un 41.

maddesindeki esaslara göre borçlanma yoluyla aynı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık sürelerine dâhil edilebilmektedir.

14) Öte yandan 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinin üç numaralı alt

bendi uyarınca ise 4857 sayılı Kanun’a göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan sigortalıların, kısmi süreli çalıştıkları aylara ait eksik süreleri yine borçlanma yoluyla sigortalılık sürelerine dâhil edilebilmektedir.

Dolayısıyla eldeki uyuşmazlıkta sorun, başvuranın 657 sayılı Kanun’un 89. maddesi kapsamında Milli

Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında usta öğretici olarak geçen çalışma süreleri bakımından 4857 sayılı Kanun’a göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan sigortalı kabul edilip edilemeyeceği meselesidir.

15) Bu noktada öncelikle belirtmek gerekir ki; niteliği itibariyle bir özel hukuk sözleşmesi olan iş

sözleşmesinde taraflar, yasaların öngördüğü sınırlar içinde sözleşmenin konusunu, amacını, biçimini serbestçe belirleyebilirler. Buna karşılık istihdamın idari sözleşme, görevlendirme veya atama suretiyle yapılması durumunda, çalışma ilişkisinin çerçevesini oluşturan yasal mevzuat tarafların hareket serbestisini kısıtlamakta ve kişileri statü hukukuna tabi kılmaktadır. Bu nedenle, işçi sıfatının kazanılması iş sözleşmesinin varlığına dayandığından, her şeyden önce ortada tarafların serbest iradeleriyle kabul edilmiş bir sözleşme ilişkisinin bulunması zorunludur. Nitekim 4857 sayılı Kanun’da da işçi, bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi olarak tanımlanmaktadır.

16) Bu noktada somut olayda başvuranın Milli Eğitim Bakanlığına bağlı halk eğitim merkezlerinde, 657

sayılı Kanun’un 89. maddesi ve bu maddenin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan düzenleyici işlemler kapsamında usta öğretici olarak ek ders ücreti karşılığında yapılan görevlendirmeler ile çalıştığı dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Ayrıca başvuran gibi ek ders ücreti karşılığında ders görevi alacakların taşıması gereken niteliklerin, göreve alınma, ücret, çalışma saati, çalışma süreleri ve benzeri birçok esaslı çalışma koşulunun statü hukuku içinde önceden düzenlendiği görülmektedir.

Dolayısıyla başvuranın istihdamında, idareye üstün yetkiler tanındığı anlaşılmaktadır. Hal böyle iken, başvuran hakkında İş Kanunu hükümlerinin uygulanması çalışma ilişkinin niteliğiyle bağdaşmamaktadır.

(Aynı yönde Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesinin 15/3/2022 tarihli ve E: 2022/2354, K: 2022/3396; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30/11/2021 tarihli ve E: 2019/786, K: 2021/1518; Yargıtay Dokuzuncu

Hukuk Dairesinin 23/6/2020 tarihli ve E: 2016/19230, K: 2020/6243; Yargıtay Yirmi İkinci Hukuk

Dairesinin 9/4/2019 tarihli ve E: 2016/7298, K: 2019/8098; Yargıtay Yirmi İkinci Hukuk Dairesinin 2/4/2019 tarihli ve E: 2016/4619, K: 2019/7290 sayılı kararları.)

17) Nitekim başvuranın usta öğretici olarak Milli Eğitim Bakanlığına bağlı halk eğitim merkezi

müdürlüklerinde görevlendirilmesi 657 sayılı Kanun’un 89. maddesine göre yapılmıştır. Yine başvuran ve idare arasında imzalanan sözleşmelerde; ücretin belirlenme usulü, gündüz ve gece ile tatil günlerindeki saat ücreti miktarı, izin durumu, yeniden görevlendirme hali düzenlenmiştir. Ayrıca bahsi geçen sözleşmelerde başvuranın 657 sayılı Kanun, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Kurumları Yönetmeliği, Milli

Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim ve

Öğretim Çalışmalarının Planlı Yürütülmesine İlişkin Yönerge ile halk eğitim merkezlerinde çalışanları

ilgilendiren diğer mevzuat hükümlerine uymadığı takdirde idarenin sözleşmeyi tek taraflı feshedilebileceğine yönelik hükümlere yer verildiği görülmüştür.

18) Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında varılan neticede, başvuran ile idare arasında iş sözleşmesi

bulunmadığı, çalışma ilişkisinin idarece yapılan görevlendirmelere dayalı olduğu, göreve alınma, çalışma koşulları, ödenecek ücret, yeniden görevlendirilme, çalışma ilişkisinin sona erdirilmesi gibi hususların statü hukuku içinde düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, başvuran ile idare arasındaki ilişkinin statü hukukuna tabi olduğunun kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

19) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın 657 sayılı Kanun’un 89. maddesi

uyarınca Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında usta öğretici olarak geçen sürelerinin, 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi kapsamında borçlandırılması talebinin reddedilmesine yönelik Sosyal Güvenlik Kurumu işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

20) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının tebliğ tarihinden

itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Kayseri İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle başvuranın talebinin reddine;

Kararın başvurana, Milli Eğitim Bakanlığına ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi