|
ÖZET: Başvuran, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevli mühendis olarak, kendisine verilen kınama disiplin cezasının iptalini talep etmiştir. Başvuru, başvuranın usulsüz müracaatta bulunduğu gerekçesiyle kınama cezası alması üzerine yapılmıştır. İdare, başvuranın dilekçelerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na uygun olarak sıralı amirlerine iletilmediğini ve bu nedenle usulsüz müracaatta bulunduğunu savunmuştur. Ancak, yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın dilekçelerine yanıt verilmediği ve tüm idari başvuru yollarını tükettiği tespit edilmiştir.
Danıştay, disiplin cezasının verilmesinde hukuka uygunluk açısından başvuranın savunma hakkının gerektiği gibi kullandırılmadığını ve cezanın ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu belirlemiştir. Başvuranın usulsüz müracaat gerekçesiyle aldığı kınama cezasının, olayın oluş biçimi ve başvuranın durumuna göre orantılı olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, başvuranın kınama cezasının iptal edilmesi yönünde idareye tavsiyede bulunulmuştur. Sonuç olarak, başvuranın kınama cezasının geri alınması gerektiği belirtilmiş ve idareye bu yönde tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, disiplin cezasının verilmesinde adil bir denge sağlanması gerektiğini vurgulamaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/6018-S.20.9584
BAŞVURU NO : 2019/18294
KARAR TARİHİ : 15/04/2020
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI
Başvuranın kendisine verilen kınama disiplin cezasının
BAŞVURUNUN KONUSU :
iptali hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 17/10/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran başvuru dilekçesinde özetle; Millî Savunma Bakanlığı Deniz Kuvvetleri
Komutanlığı Çanakkale Boğaz Komutanlığına bağlı Çanakkale Bakım Onarım ve İstihkâm
Komutanlığında teknik hizmetler sınıfında makine yüksek mühendisi olarak görev yaptığını, çalışma odasının temizlenmediği ve çöplerin dökülmediği hususunda birçok kez sıralı sicil amirlerine müracaatta bulunduğunu, sözlü müracaatlarından bir sonuç alamayınca yazılı olarak müracaat ettiğini, dilekçesine herhangi bir cevap verilmediğini, Komutanlıktaki tüm idari başvuru yollarını sözlü ve yazılı olarak tüketmiş olması sebebiyle TSK İç Hizmet Kanununda belirtilen hususlara uygun olarak bu kez şikayetini bir üst makam olan Çanakkale Boğaz
Komutanlığı’na dilekçe ile yaptığını, ancak dilekçesinin usulsüz müracaat olarak değerlendirilerek bir işlem yapılmadan iade edildiğini, Çanakkale Boğaz Komutanlığına dilekçe ile yaptığı başvurusunun Tğm. tarafından “usulsüz müracaat ve şikayette bulunma” olarak değerlendirilerek savunmasının istendiğini, olayın tespitini 24.07.2019 tarihinde yapmış olmasına rağmen savunmasını 15/10/2019 tarihi saat 12.00’ye kadar vermesini istediğini, tarafına 6,5 gün süre verildiğini, yine burada olayın tespitini 24/07/2019 tarihinde yapmış olmasına rağmen savunmasını 08/10/2019 tarihinde yani 76 gün süre sonra istediğini, savunmasını bu durumun Kanunla belirlenen 30 günlük sürenin aşılmış olduğunu gösterdiğini, yaşanan bu süreçte bağlı bulunduğu sendikanın (SİMESEN) 29/07/2019 tarihli
“yaşanan sorun ve mağduriyetler” konulu yazısı ile Çanakkale Boğaz Komutanlığına talepte bulunduğunu, dilekçesine işlem yapmayan Komutanlığın bu yazı üzerine işlem başlattığını, soruşturma heyetinin kendisiyle hiç görüşmediğini sadece bilgi alma tutanağını doldurmasının istendiğini, savunmasında konuyu ayrıntıları ile açıklamış olması ve başvuru/şikayetlerini TSK
İç Hizmet Kanununda belirtilen hususlara uygun olarak yapmış olmasına rağmen KINAMA
Cezasının tarafına tebliğ edildiğini, birinci sicil amiri Tğm. kınama cezasını
Boğaz Komutanlığının yaptığı soruşturma neticesinde verdiğini, disiplin amiri olarak herhangi bir soruşturma yapmadığını, eşi ile arasında husumet söz konusu iken Tğm.
tarafsızlığından söz edilemeyeceğini, tarafına verilen disiplin cezasının hakkaniyetle bağdaşmadığını ifade ve iddia ederek KINAMA cezasının iptalini talep etmektedir
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 08/11/2019 tarih ve S. sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına
istinaden Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 17/12/2019 tarih ve – sayılı cevabi yazıda özetle;
2.1) Başvuru konusu olan kınama cezasına ilişkin olarak; söz konusu usulsüz müracaat
disiplinsizliği, komutanlığımız tarafından 23.07.2019 tarihinde öğrenilmiş olup; Çanakkale
Boğaz Komutanlığından 05 Ağustos 2019 tarihinde Disiplin Soruşturulması yapılması hususu talep edilmiş dolayısıyla 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127’nci maddesinde gösterilen bir aylık süreye riayet edildiği, yapılan İdari Tahkikat Sonuç Raporu 26 Eylül 2019 tarihinde Çanakkale Bakım Onarım ve İstihkam Komutanlığına ulaştığı, disiplin dosyası 26
Eylül 2019 tarihinde İşletme Amirliğine gönderildiği, İşletme Amirliği tarafından 04 Ekim
2019 tarihinde Sicil Amiri ve Disiplin Amiri olan Pl.Prog.Kont.Keşİf ve İhale Kısım
Amirliğine gönderildiği, .Sicil Amiri tarafından 7 Ekim 2019 tarihinde ilgili personelden savunma İstendiği, 17 Ekim 2019 tarihinde sicil amiri tarafından Kınama cezasının verildiği,
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 128’inci maddesinde belirtilen ve disiplin amiri
tarafından disiplin cezası tesis edilmesi için yasada belirlenen 15 günlük süreye riayet edildiğinden kınama cezasının verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
2.3) Çanakkale Bakım Onarım ve İstihkâm Komutanlığının konuyla ilgili
değerlendirmelerinde;
2.3.1) Başvuru konusu olan kınama cezasına ilişkin olarak ; söz konusu suçun Çanakkale
Bakım Onarım İstihkam Komutanlığı tarafından 23/07/2019 tarihinde öğrenildiği, 657 sayılı
Devlet Memurları Kanunu’nun 127 inci maddesi; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren” hükmü gereği Çanakkale Boğaz Komutanlığına 05/08/2019 tarihinde Disiplin Soruşturması yapılması hususunun talep edildiği, İdari Tahkikat Sonuç Raporu 26/09/2019 tarihinde
Çanakkale Bakım Onarım ve İstihkam Komutanlığına ulaştığı, disiplin dosyasının 26/09/2019 tarihinde işletme amirliğine gönderildiği, işletme amirliği tarafından 04/10/2019 tarihinde 1’inci sicil amiri ve disiplin amiri olan Plan, Program Kontrol Keşif ve İhale Kısım Amirliğine gönderildiği, 1 inci sicil amiri tarafından ilgili personelden bu kapsamda savunma istendiği, sonuç olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127’nci maddesinde yer aldığı üzere 1 ay içerisinde soruşturmaya başlandığı ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 128’inci maddesinde yer aldığı üzere 15 gün içerisinde cezai işlem uygulandığı ve iki yıllık zamanaşımına uğramadığı, Belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Anayasamızın;
3.1) “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74’üncü
maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
3.2) “Genel ilkeler” başlıklı 128 inci maddesinde; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin
nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır ”
4) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 1/11/1984 tarihli 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunu’nun,
5.1) “Kapsam” başlıklı 2’inci maddesinde; “Bu Kanun, Türk vatandaşları ve Türkiye’de
ikamet eden yabancılar tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi ile idarî makamlara yapılan dilek ve şikâyetler hakkındaki başvuruları kapsar.”,
5.2) “Dilekçe Hakkı” başlıklı 3’üncü maddesinde; “Türk vatandaşları kendileriyle veya
kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisine ve yetkili makamlara yazı ile başvurma hakkına sahiptirler.”,
5.3) “Dilekçenin incelenmesi ve sonucunun bildirilmesi” başlıklı 7’inci maddesinde; “Türk
vatandaşlarının ve Türkiye’de ikamet eden yabancıların kendileri ve kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri konusunda yetkili makamlara yaptıkları başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verilir. İşlem safahatının duyurulması halinde alınan sonuç ayrıca bildirilir.”,
6) 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun,
6.1) “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu
maddesinin ikinci maddesinde; “Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslar içinde kullanır.”
6.2) “Müracaat, şikayet ve dava açma” başlıklı 21’inci maddesinde; “Devlet memurları
kurumlarıyla ilgili resmi ve şahsi işlerinden dolayı müracaat; amirleri veya kurumları tarafından kendilerine uygulanan idari eylem ve işlemlerden dolayı şikayet ve dava açma hakkına sahiptirler.
Müracaat ve şikayetler söz veya yazı ile en yakın amirden başlayarak silsile yolu ile şikayet edilen amirler atlanarak yapılır.
Müracaat ve şikayetler incelenerek en kısa zamanda ilgiliye bildirilir. Müracaat ve şikayetlerle ilgili esas ve usuller Cumhurbaşkanınca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.”
6.3) “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124’üncü maddesinde; “Disiplin amirleri;
kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşüne dayanılarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tesbit edilecek amirlerdir. Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir.”, 6.4)“Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125’inci maddesinde; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını
gerektiren fiil ve haller şunlardır:
A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile
bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
…
d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak, …
B – Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
…
Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.
Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir…”
6.5) “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126’ıncı maddesinde;
“Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.”,
6.6) “Zamanaşımı” başlıklı 127’inci maddesinde; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan
fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, …
Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”,
6.7) “Karar süresi” başlıklı 128’inci maddesinde; “Disiplin amirleri uyarma, kınama ve
aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar.”,
6.8) “İtiraz” başlıklı 135’inci maddesinde; “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma,
kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.
Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.”,
7) 04/01/1961 tarihli ve 211 sayılı İç Hizmet Kanunu’nun,
7.1) “I – Müracaatlar” başlıklı 25 inci maddesi; “Her asker resmi ve şahsi işlerinden dolayı
müracaatını söz veya yazı ile en yakın amirinden başlayarak silsile yolu ile yapar.
Müracaatlar takip ve tahkik ve bir karara bağlanarak neticesi müracaat sahibine mümkün olan en kısa zamanda mutlaka bildirilir. Ancak; bu müddet hiçbir halde bir ayı geçemez.
Birden fazla kimselerin toplu olarak söz veya yazı ile müracaatları yasaktır.”
7.2) “II – Şikayetler” üst başlıklı 26 ıncı maddesi; “ Her asker, gerek hizmete ve gerek zati
işlerine ait kanun ve nizamların kendisine vermiş olduğu hak ve salahiyetler her hangi bir surette haksız olarak ihlal edilirse veya ihlal edildiğini zannederse şikayet etmek hakkını haizdir.”
7.3) “II – Şikayetler” üst başlıklı 27 ıncı maddesi; “Şikayet söz veya yazı ile en yakın amire
yapılır. Eğer bu amirden şikayet olunacaksa bir derece üstündeki amire yapılır ve bunun gibi her şikayet edilen amir geçilir. Sözle yapılan şikayetler bir zabıtla tespit olunur.”
7.4) “II – Şikayetler” üst başlıklı 29 ıncı maddesi; “Şikayet reddedildiği takdirde, şikayetçiye
bu yüzden ceza verilmez. Ancak şikayet ederken şikayetçi bir suç işlemiş veya bir disiplin tecavüzünde bulunmuşsa ayrıca mesul olur.”
7.5) “II – Şikayetler” üst başlıklı 30 ıncı maddesi; “Şikayetler ve itirazlar mutlaka tahkik
olunarak bir karara bağlanır ve neticesi şikayet edene ve lüzum görülürse şikayet olunana mümkün olan en kısa zamanda bildirilir. Ancak bu müddet hiçbir halde bir ayı geçemez. Adli tahkikata mevzu olan şikayet ve itirazlar hakkında Ceza ve Usul kanunlarındaki hükümler mahfuzdur. ”
7.6) “II – Şikayetler” üst başlıklı 31 inci maddesi; “Bir şikayet üzerine karar vermek
selahiyeti, şikayetin müstenit olduğu vaka hakkında şikayet olunana disiplin cezası vermek salahiyetini haiz olan ilk disiplin amirine verilmiştir. O amirin vereceği karar aleyhine gerek şikayet eden ve gerekse şikayet olunan, mertebeler silsilesi yolu ile daha yüksek amirlere itiraz edebilir.”
7.7) “U) SİLAHLI KUVVETLERDE ÇALIŞAN SİVİL PERSONEL” ana başlıklı 115 inci
maddesi: “Silahlı Kuvvetlerde çalışan sivil memur, müstahdem, müteferrik müstahdem ve gündelikçi sivil personel bu kanunun askerlere tahmil ettiği sorumluluk ve hizmetlerin ifası
bakımından:
a) Amir vazifesi alanlar; maiyetindeki bütün askeri ve sivil personele hizmetin icap ettirdiği
emirleri verebilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 3/10/2016-KHK-676/53 md.; Aynen kabul:
1/2/2018-7070/46 md.)(…)
b) Bütün sivil personel emrinde çalıştıkları askeri amirlere karşı ast durumunda olup bu kanunun 14 üncü maddesinin asta tahmil ettiği vazifeleri aynen yapmaya mecburdurlar.”
7.8) 116 ncı maddesi : “Sivil personelin, bu kanunun askerlere tanıdığı hak ve salahiyetlerden
faydalanmaları ve mükellefiyetleri yerine getirmeleri aşağıdaki esaslar dahilinde olur:
a) Bu Kanunun müracaat ve şikayet bölümlerinde gösterilen usul, hak ve kayıtlara aynen tabidirler…”
10) 04/04/1983 tarihli 18008 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Silahlı
Kuvvetlerinde Görevli Devlet Memurları Disiplin Kurulları Ve Disiplin Amirleri
Yönetmelik’in,
10.1) “Disiplin Amiri” kenar başlıklı 9 uncu maddesi: “Milli Savunma Bakanı, Bakanlık
Karargahı ve Bağlı Kurumlarla, Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıklarındaki ve
Bağlı Kurum ve Kuruluşlardaki bütün memurların disiplin amiridir.
Atama yetkisi ile birlikte bu görevde devredilir.
Karargah ve Kurumlarda en az Şube Müdürü veya eşidi seviyedeki amir, disiplin amiridir.
Müstakil birimlerde amirlik görevini asaleten veya vekâleten yürüten subaylar, astsubaylar veya Devlet memurları disiplin amiridir.
Disiplin amirlerinin sicil ve disiplin amiri durumunda bulunanlar üst disiplin amirleridir.”
10.2) “Disiplin Amirlerinin Yetkileri” kenar başlıklı 10’uncu maddesi: “Disiplin amirleri,
hizmetin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile Kanunların, Tüzüklerin ve
Yönetmeliklerin Devlet Memuru olarak emrettiği görevleri yurtiçinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uygulamasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliği ve ağırlık derecesine göre uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezası vermeye, Özel Kanunların disiplin işleriyle ilgili olarak verdiği yetkileri kullanmaya, Disiplin Kurulunca itirazı kabul edilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezasını hafifletmeye veya tamamen kaldırmaya yetkilidirler.”
10.3) “Disiplin Amirlerinin Sorumlulukları” kenar başlıklı 11 inci maddesi: “Disiplin
amirleri, disiplin işlerinde kendilerine 657 sayılı Devlet memurları Kanunu ve Özel Kanunlarla verilen yetkileri hizmetin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; memurlara Kanun, Tüzük ve Yönetmeliklerle tanınan hakları göz önünde tutan, hakkaniyet ve eşitliği esas alan bir tutum ve davranış içinde kullanmak ile yükümlüdürler.
Bu genel sorumluluğun dışında disiplin amirleri ayrıca;
1) Memurların uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve
memurluktan çıkarma cezalarından biriyle cezalandırılması gereken disipline aykırı davranışlarını öğrendikleri tarihten itibaren kanunen belli süreler içinde disiplin soruşturmasını başlatarak; gerekli cezayı uygulayarak, disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğramasını önlemek,
2) Uyarma, kınama, aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı tarihi izleyen 15
gün içinde vermek.”
10.4) “Disiplin Amiri Olmayan Üstler” kenar başlıklı 12 inci maddesi: “Disiplin amiri
olarak tespit edilmeyen üstler, memurların disipline aykırı davranışları hakkında sıralı sicil üstleri veya disiplin amirleri yoluyla başvuruda bulunurlar. Disiplin amirleri başvurular hakkında gerekli soruşturmayı yaptırıp, sonucuna göre hareket ederler.”
10.5) “Disiplin Cezaları” kenar başlıklı 13 üncü maddesi: “Devlet memurlarına 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan disiplin cezaları verilir. “
10.6) “Soruşturma Dosyasında Bulunacak Evrak” kenar başlıklı 18 inci maddesi:
“Soruşturma dosyasında aşağıdaki belgeler bulunur:
1) Olay raporu (Bu raporda hakkında disiplinsizlik cezası verilmesi istenen memurun kimliği,
disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve halin mahiyeti, olayın yeri, zamanı, cereyan tarzı varsa tanıkların adları belirtilir.)
2) Memurun savunması (Memurun alınan ifadesi veya sonradan yaptığı yazılı savunmasıdır.)
Memur verilen süre içinde savunmasını yapmamışsa bu husus savunma yerine kaim olmak üzere dosyada belirtilir.
3) Varsa tanıkların ifadesi.
4) Memurun görevli olduğu birlik komutanı veya kurum amirinin kanaat raporu.
5) Memurun şimdiye kadar işlediği disiplin suçları ve verilen cezaların özeti (Özete tarihleri
belirtilerek işlediği disiplin suçunun mahiyeti, verilen ceza ve cezayı veren makam, olay tarihi sırasına göre yazılır.)
6) Memurun sendika üyesi olup olmadığına dair bilgi ve belgeler.”
10.7) “Soruşturma Dosyasına Yapılacak İşlem” kenar başlıklı 19’uncu maddesi:
“Personel Genel Müdürlüğüne veya Personel Başkanlıklarına gelen soruşturma dosyaları incelenir. Noksanları varsa tamamlattırılır. Dosya atamaya yetkili amire arz edilir. Amir inceleme sonunda kişinin uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarından biri ile cezalandırılmasına karar verirse, verilen ceza ilgiliye tebliğ ve yerine getirilmek üzere birlik veya kurumuna bildirilir.
Disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil veya haller kademe ilerlemesinin durdurulmasını gerektiriyorsa soruşturma dosyası yetkili disiplin kurulunun, Devlet Memurluğundan çıkarma cezasını gerektiriyorsa, soruşturma dosyası Yüksek Disiplin Kurulunun raportörüne gönderilir.
Kurullar, konuyu görüşüp karar verince, kararla birlikte dosya gereği yapılmak üzere ilgili olduğu Personel Genel Müdürlüğüne veya Personel Başkanlığına gönderilir.”
10.8) “Zamanaşımı” kenar başlıklı 26’inci maddesi: “Bu yönetmelikte sayılan fiil ve halleri
işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren:
1) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay
içinde disiplin soruşturmasına, …Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”;
10.9) “İtiraz” kenar başlıklı 29’uncu maddesi: “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma,
kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.”
10.10) “İtiraz Süresi ve Yapılabilecek İşlem” kenar başlıklı 30’uncu maddesi: “Disiplin
amirleri ve disiplin kurulları tarafından verilen disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazlarda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren 7 gündür. Bu süre içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin, kendilerine intikalinden itibaren 30 gün içinde kararlarını vermek zorundadırlar. Disiplin kuruluna yapılan itirazın kabulü halinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.” düzenlemelerine yer verilmiştir
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın, tarih ve 73 sayılı yazı ile “Usulsüz müracaatta ve şikayette bulunmak” gerekçesi ile
verilen kınama disiplin cezasının geri alınması hususunda İdare’ye Tavsiye Kararı verilmesi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12) Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran tarafından, yukarıda ifade edilen
gerekçelerle hukuka aykırı olduğu iddia edilen tarihli kınama cezasının iptalini talep edilmektedir.
13) Başvuran hakkında tarihinde verilen KINAMA Cezasına ilişkin konunun
incelenmesi neticesinde:
14.1) Çanakkale Boğaz Komutanlığı’nın 23/07/2019 tarihli yazısında, Çanakkale Bakım
Onarım ve İstihkam Komutanlığında görevli başvuranın 12/07/2019 tarihli “cevap verilmeyen dilekçeler” konulu (31/05/2019 tarihli görev yolluğu ve memuriyet mahalli konulu dilekçesinin içinde yer aldığı) yazdığı dilekçesinin 211 sayılı İç Hizmet Kanunu’nun 27 inci maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 21 inci maddesinde belirtilen müracaat usullerine uymadığı belirtilerek müracaat usullerine uygun olarak düzenlenmesinin sağlanacağı belirtilmiştir. Konu ile ilgili olarak 05/08/2019 tarihinde Çanakkale Bakım Onarım ve İstihkam
Komutanlığı tarafından daha önce verilen şikayet dilekçelerine istinaden Çanakkale Bakım
Onarım Komutanlığında çalışan başvuranında içerisinde bulunduğu 6 devlet memuru hakkında müracaatların 2’inci ve 3’üncü sicil amirlerine yapılmadan gönderildiğinin tespit edildiği, dilekçe ile yapılan müracaatların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 21 inci maddesinde belirtilen müracaat usullerine uymadığı ve 125 A bendi “d” alt bendinde yer alan “usulsüz müracaatta ve şikayette bulunmak” disiplinsizliği kapsamına girdiği, Devlet memurlarına uygulanacak disiplin işlemlerine istinaden Kuzey Deniz Saha Komutanlığı’nın 15/05/2019 tarihli yazısına istinaden “disiplin suçunun işlendiğini öğrenen disiplin amiri derhal disiplin soruşturması başlatmakla yükümlüdür. Disiplin amiri tarafından kişi hakkında soruşturma yapılmaksızın sadece savunma alınarak ceza verilmez hükmünün bulunduğu, disiplin işlemin yapılış esaslarını belirten söz konusu yazıda “disiplin amirinin disipline aykırı fiilin mağduru ve/veya tarafı olması halinde durum tutanakla tespit edilerek bir üst disiplin amiri tarafından başlatılması ve soruşturmacının da bir üst disiplin amiri tarafından başlatılması ve soruşturmacının da bir üst disiplin amiri tarafından atanmasının gerekli olduğu, belirtilen bu hususlara ilişkin disiplin amirinin bahse konu dilekçelerde mağdur taraf olması nedeniyle Üst Disiplin Amirince görevlendirilecek Disiplin Soruşturma heyetince konunun soruşturulmasını talep edildiği,
14.2) Bu kapsamda 26/09/2019 tarihinde gönderilen Çanakkale Boğaz Komutanlığı tarafından
oluşturulan idari tahkikat heyetinin 13/09/2019 tarihli sonuç raporunun incelenmesi sonucunda; bahse konu memurlar hakkında idari soruşturma yapılması için İk.Alb. Mustafa ÜNAL (1993-
7200) , İk.Alb. ( – Dz. Yb. ( –
Ida.Asb.Kd.Bçvş. ( – Devlet Memuru ( Dz.13025) soruşturmacı olarak atandığı, 19 Ağustos 2019 tarihinde mesaide bulunan veya dilekçe sahibi olduğu için bilgisine başvurulan toplam 44 personelden çoğunluğunu oluşturan 35 personelin (l1 Subay, 5 Astsubay, I Uzman Erbaş, 1 Er, 4 Devlet
Memuru ve 13 İşçinin) mevcut idare biçimi ve hizmetlerden memnun olduğu ve söz konusu iddialar kapsamında herhangi bir duyumlarının olmadığı yada bu yönde herhangi bir şeye şahit olmadıkları veya herhangi bir şikayetlerinin olmadığı, tahkikata konu iddiaların tamamının yada bir kısmının sadece dilekçe sahibi 7 personel ve daha önce bu iddialara ilişkin yazılı bir müracaatı bulunmayan 2 personel olmak üzere toplam 9 kişi tarafından bilgi alma tutanaklarında yer verildiği ancak bununla birlikte söz konusu iddiaları destekleyici maddi delillerin bulunmadığı, Birlik Komutanının sadece bayan tuvaletinin temizlenmemesi yönünde bir emrinin olmadığı, erkek tuvaletinin ise imkanlar ölçüsünde her gün temizlenemediği ve zaman zaman nöbetçi personel marifetiyle mesai haricinde temizletildiği, bayan tuvaletinde sadece üst katta bulunan bayan personelin refakat ettiği günlerde temizlik yapıldığı, diğer personelin refakat yönünde aynı hassasiyeti göstermediği, Birlikte verilen hizmetlerdeki sıkıntının (büfe ve temizlik konusu) yeni askerlik kanuna bağlı olarak er sayısındaki ani düşüşten kaynaklandığı ve bu sorunun sadece Çanakkale Bakım Onarım ve İstihkâm
Komutanlığına has bir sorun olmadığı, genel itibarıyla tüm birliklerde çalışma mahallerinin personel tarafından temizlendiği ve temizlik veya büfe hizmetlerinde aksamalar yaşanabildiği, söz konusu dilekçelerde yer alan; büfe hizmetleri, temizlik hususları ve harcırah konusundaki taleplerin dilekçe sahibi personelin özlük haklarına ilişkin mevzuata hakim olmamalarından ve amir-memur iletişimindeki eksiklikten kaynaklandığı, dilekçe sahibi devlet memurlarının TSK İç Hizmet Yönetmeliği ve Devlet Memurları Kanunundaki “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak ,Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak, Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak, Kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak” disiplinsizliklerinin bir veya bir kaçını yapmış olduğundan hareketle bahse konu yasal mevzuat çerçevesinde disiplin işlemi tesis edilebileceği yönünde değerlendirmelerinin olduğu tespit edilmiştir.
14.3) Söz konusu personelin Çanakkale Bakım Onarım İstihkam Komutanlığının
tarihli birinci sicil amiri Müh.Tğm. imzalı yazısı ile 13/09/2019 tarihinde tamamlanan 26/09/2019 tarihinde gönderilen 04/10/2019 tarihinde havale edilen disiplin soruşturması raporunda belirtilen disiplin tecavüzü/kabahati teşkil eden hareketinden dolayı
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. A(d) maddesi uyarınca UYARMA cezasına
tekabül ettiği ancak yine aynı Kanunun 125. E (l) maddesinin “Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir” hükmüne haiz olması nedeniyle 04/10/2019 tarihinde birinci UYARMA ve 08/10/2019 tarihinde ikinci UYARMA disiplin cezası ile ceza verildiğinden KINAMA disiplin cezası cezalandırılmasına karar verildiği, tarihinde tebliğ edilen söz konusu Kınama cezasına karşı başvuran tarafından itiraz edilmediği ve kesinleştiği,
14.4) Başvuran tarafından inceleme/soruşturma safhasında verilen 15/10/2019 tarihli savunma
yazısında, sıralı sicil amirlerine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 25’inci maddesi
“…müracaatların söz ve yazı ile en yakın amirinden başlayarak silsile yoluyla yapar.”
Hükmüne uygun şekilde yaptığı, tüm sözlü müracaatlarının sonuçsuz kalması üzerine aynı taleplerini bu kez yazılı olarak 19/03/2019 tarihli dilekçesini sıralı amirlerinin mütalaasına sunulmak üzere Komutanlığın personel şubesine teslim ettiği, aynen sözlü müracaatlarında olduğu gibi yazılı müracaatına da 211 sayılı İç Hizmet Kanunu 25 inci maddesinde; “Müracaatlar takip ve tahkik ve bir karara bağlanarak neticesi müracaat sahibine mümkün olan en kısa zamanda mutlaka bildirilir. Ancak; bu müddet hiçbir halde bir ayı geçemez.” ve 30’uncu maddesinde; “Şikayetler ve itirazlar mutlaka tahkik olunarak bir karara bağlanır ve neticesi şikayet edene ve lüzum görülürse şikayet olunana mümkün olan en kısa zamanda bildirilir. Ancak bu müddet hiçbir halde bir ayı geçemez.” belirtilen hususlara uyulmayarak herhangi bir işlem yapılmadığı, yanıt dahi verilmediği, yaşadığı mağduriyetin artarak devam etmesi ve 211 sayılı İç Hizmet Kanununun 1., 2. ve 3. sıralı amirlerince uygulanmaması
Komutanlıktaki tüm idari başvuru yollarını sözlü ve yazılı olarak tüketmiş olması sebebiyle yine 211 sayılı İç Hizmet Kanunu gereğince “şikayet söz ve yazı ile yapılır. Eğer bu amirden şikayet olunacaksa bir derece üstündeki amire yapılır ve bunun gibi her şikayet edilen amir geçilir.” hükmü gereğince bu kez müracaatını bir üst makam olan Çanakkale Boğaz
Komutanlığına yaptığı ifade edilmiştir.
14.5) Başvuranın 17/07/2019 tarihli dilekçesinin 2. ve 3. sicil amirini atlayarak Çanakkale
Boğaz Komutanlığına dilekçe vererek usulsüz müracaat ve şikayette bulunduğu 24/07/2019 tarihinde tespitiyle Çanakkale Boğaz Komutanlığı tarafından 19/08/2019 tarihinde yürütülen inceleme/soruşturma sonucunda düzenlenen ve 26/09/2019 tarihinde gönderilen 13/09/2019 tarihli disiplin raporunda bulunan bilgi alma tutanaklarının incelenmesi sonucunda “Usulsüz müracaat veya şikayette bulunulması” fiiline uyan Uyarma cezası teklif edildiği, başvuran ve diğer ilgililer hakkında 17/10/2010 tarihinde teklif edilen cezadan bir derece ağır olan Kınama cezasının uygulandığı, başvuran tarafından verilen cezaya itiraz edilmediği ve cezanın kesinleştiği, Anlaşılmış olup, Kurumumuza müracaat edilerek, anılan kınama cezasının kaldırılması talep edilmektedir.
15) Anılan tarihli kınama disiplin cezasının usul ve esas yönünden
incelenmesinde;
15.1) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127 nci maddesinde, disiplin suçu niteliğindeki
fiil ve halleri işleyenler hakkında bu fiil ve hallerin işlenildiğinin öğrenildiği tarihten itibaren, uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkesinin zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmıştır. Soruşturmaya başlama ve ceza verme zamanaşımı süreleri, idare açısından cezalandırma yetkisini sınırlandıran sürelerdir. Bu sebeple, disiplin soruşturmalarında disiplin suçu oluşturan fiil ve hallerin gerçekleştiği ve söz konusu fiil ve halin işlendiğinin öğrenildiği tarihlere dikkat edilmesi gerekmektedir.
15.2) Bu çerçevede uygulanan disiplin cezası 657 sayılı DMK da hüküm altına alınan
zamanaşımı süreleri yönünden incelendiğinde, söz konusu personelin 12/07/2019 tarihli dilekçesinin Çanakkale Boğaz Komutanlığı tarafından 23/07/2019 tarihinde Çanakkale Bakım
Onarım İstihkam Komutanlığına ulaştığının bildirilmesi ve 24/07/2019 tarihinde usulsüz müracaatın sicil amiri tarafından öğrenilmesi üzerine mevzuatta belirtilen 1 aylık süre içerisinde (19/08/2019 tarihinde) soruşturmaya başlanıldığı, Çanakkale Boğaz Komutanlığı tarafından 13/09/2019 tarihli soruşturma raporunun 26/09/2019 tarihinde Çanakkale Bakım Onarım
İstihkam Komutanlığına gönderilmesi, 04/10/2019 tarihinde ilgili birime havalesi, 08/10/2019 tarihinde savunma istenmesi, savunma süresinin 09/102019 tarihinden 15/10/2019 tarihi saat 12.00’ ye kadar savunma alınması yani savunma için altı buçuk günlük süre verildiği görüldüğünden, tarihinde uygulanan disiplin cezasının kişinin savunma hakkının gerektiği gibi kullandırılmaması sonucu suretiyle hukuka aykırı işlem yapıldığı anlaşılmıştır.
15.3) Diğer yandan, Anayasa Mahkemesinin 14/11/2013 tarihli ve E:2013/15, K:2013/131
sayılı kararında; disipline konu eylemler ile yaptırımlar arasında adil bir dengenin gözetilmesinin de hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu, eylem ile yaptırım arasında bulunması gereken adil dengenin, ölçülülük ilkesi olarak da adlandırıldığı ve bu ilkenin alt ilkelerinin de elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık ilkelerinden oluştuğundan bahisle elverişlilik ilkesinin, öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, zorunluluk ilkesinin öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç bakımından zorunlu olmasını ve orantılılık ilkesinin ise öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken orantıyı ifade ettiği açıklanmaktadır.
15.4) Danıştay 8. Dairesinin 11/02/1997 tarihli ve E:1995/3680, K:1997/3928 sayılı kararına
göre de, bir memur hakkında takdir edilen disiplin cezası ile ilgilinin eylemi arasında adil bir denge bulunması ilkesi disiplin hukukunun temel ilkelerindendir. Bu denge kurulurken, olayın oluş biçimi, ilgilinin suç kastının bulunup bulunmadığı, irade dışı etkenlerin eylemin meydana gelmesine etkisi gibi hususların göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Yine Danıştay 8.
Dairesinin aynı yönde 12/10/1998 tarihli ve E:1998/4988, K:1998/3015 sayılı kararı bulunmaktadır.
15.5) Somut olayımızda, Çanakkale Bakım Onarım İstihkam Komutanlığında mühendis
kadrosunda görev yapan başvuranın 17/07/2019 tarihinde Çanakkale Boğaz Komutanlığına
“Cevap verilmeye dilekçeler” konulu ekinde daha önce görev yaptığı birime verdiği 19/03/2019 tarihli temizlik yapılmaması konulu dilekçesinin de bulunduğu yazı ile müracaat ettiği, söz konusu dilekçelerin 23/07/2019 tarihinde Çanakkale Boğaz Komutanlığı tarafından 2. ve 3.
Sicil amirleri geçilerek gelmesi nedeniyle usulsüz müracaat olarak değerlendirildiği, Kurumumuza ilgili idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerde 3.sicil amirinin de ilave değerlendirme yazısında da belirttiği gibi “…Mart 2019 tarihinden itibaren devlet memurları ve da dahil olmak üzere
Plan Program amirliğine toplam 45 dilekçe verildiği, verilen dilekçeler her ne kadar öfke ve eksik hukuki bilgi ile özensizce kaleme alınmış olsa da hukuki gerekçelerin ortaya konulması ve ciddi cevaplar yazılabilmesi maksadıyla sıralı amirlerin asli işleri haricinde sürekli mesai sarf etmesine ve çok zaman harcanmasına neden olmuştur.” ifadelerine yer verilmek suretiyle söz konusu dilekçesinin sıralı sicil amirlerine havale edildiğinin anlaşıldığı, başvuranın da savunmasında belirttiği ifadelerinden yazılı müracaatına herhangi bir işlem yapılmadığı gerekçesiyle bir üst birim olan Çanakkale Boğaz Komutanlığına dilekçe yazdığı dikkate alındığında, yukarıda açıklanan gerekçelerle başvuran hakkında ceza önerilmesi ve disiplin cezası verilmesi işleminin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
16) Yukarıda yapılan açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili
açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Başvuranın hakkında verilen tarihli 73 sayılı kınama cezası ile tecziye işleminin kaldırılması talebi kabulü ve idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme i
17) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “Kararların gerekçeli olması” ve “Kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Çanakkale İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜ ile; Başvuranın; tarihli ve 73 sayılı yazıyla “Usulsüz müracaatta ve şikayette bulunmak” gerekçesi ile verilen kınama cezasının geri alınması yönünde, DENİZ
KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINA tebliğine;
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İdare tarafından bu karar
üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi