|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, borçluların icra mahkemesine yaptıkları başvuruda, hesap kat ihtarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmediği iddiasıyla icra takibinin iptalini talep etmeleri üzerine şekillenmiştir. İlk Derece Mahkemesi, borçluların itirazını yasal süre içinde yapmadıkları gerekçesiyle reddetmiştir. Ancak, Yargıtay, İcra İflas Kanunu’nun 150/ı ve 16/2 maddeleri çerçevesinde, usulsüz tebligat durumunda şikayetlerin süresiz olarak incelenmesi gerektiğine dikkat çekmiştir.
Yargıtay, usulsüz tebligatın yok hükmünde sayılacağı ve bu nedenle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılamayacağı sonucuna varmıştır. Bu bağlamda, borçluların hesap kat ihtarının usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği şikayetinin esasının incelenmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Sonuç olarak, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararının bozulmasına ve ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiştir. |
12. Hukuk Dairesi 2024/2522 E. , 2024/7707 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlular vekili icra mahkemesine başvurusunda, hesap kat ihtarnamelerinin usulüne uygun olarak kanunda yazılı olan adreslere tebliğ edilmediğini bildirerek borca ve ferilerine itirazla icra emrinin/takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, davacının hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmediği yönündeki iddiasının ihtarnamenin usulsüz tebliğ edildiği iddiasını da barındırdığı, bu yöndeki iddia İİK’nın 16/1. maddesi kapsamında kaldığından icra emrinin tebliğinden itibaren yasal yedi günlük sürede ileri sürülebileceği, borçlu şirketlere icra emri 16.05.2022 tarihinde tebliğ edilmekle süresinde şikayet hakkının kullanılmadığı gerekçesiyle şikayetin süre yönünden reddine karar verildiği, borçluların istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, borçlular vekilinin temyiz yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
İİK’nın 150/ı maddesinde; “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdî veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149 uncu madde uyarınca işlem yapar. Şu kadar ki, krediyi kullanan tarafın hesap özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmiş olduğunu ispat etmek suretiyle icra mahkemesine şikâyette bulunmak hakkı saklıdır…” hükmüne, İİK 68/b-2 maddesinde ise, “… sözleşmede gösterilen adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan bu maddeler, uygun ihtar tebliğ edildiğinde veya tebliğ edilmiş sayıldığında takip dayanağı ipotek akit tablosu limit ipoteği içerse de, ipotekli takibin ilamlı takip olarak yapılabileceğini, bir başka anlatımla ihtarın maddelerde yazılan koşullarda yapılmış olmasının takibin ilamlı yolla yapılmasının şartı olduğunu göstermektedir. Tebligatların yasal düzenlemeye uygun olmaması nedeniyle İİK 150/ı koşullarını taşımaması halinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapılamayacağı sonucunu doğuran şikayette dayanak belgenin ilam niteliği kazanmadığı iddia edilmekte olup bu hali ile şikayet ilamlı icra takibinde ilama aykırılık şikayetidir. O halde, İcra Mahkemesince İİK’nın 16/2 maddesine göre süresiz olarak incelenmelidir. (HGK 21.06.2000 tarih 2000/12-1002 sayılı karar).
Dairemizde, asıl borçlu ve/veya ipotekli taşınmaz malikine icra emri gönderilebilmesi için, alacaklı tarafından, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adreslerine, noter aracılığı ile hesap kat ihtarının gönderilmesi gerekmekle birlikte İİK’nın 16/2. maddesi gereğince kat ihtarı tebliğ işlemi usulsüz ise süreli, hiç gönderilmemiş veya tebligat yapılmamış ise süresiz şikayete tabi olduğu yönünde uygulama yapılmakta iken İİK’nın 150/ı maddesinde yapılması belirtilen tebligat ilamlı takipte takip şartı kabul edilip, usulsüz yapılan tebligatın yok hükmünde olduğu şikayetinin İİK’nın 16/2. maddesi kapsamında süresiz olarak incelenmesi kanaatine varılarak görüş değişikliğine gidilmiştir.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince, borçluların yöntemine uygun hesap kat ihtarı tebliğ edilmediği şikayetinin esası incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’ nin 24.01.2024 tarih ve 2023/1271 Esas 2024/89 Karar sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, Malatya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 06.07.2023 tarih ve 2022/253 E. 2023/139 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.