|
ÖZET: Başvuran, sendikası aracılığıyla İzmir Valiliği tarafından kendisine verilen uyarma disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek bu cezanın kaldırılmasını talep etmiştir. İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü, başvuranın disiplin soruşturması sürecinde yapılan incelemelerde, başvuranın amirine saygısızlık yaptığına dair deliller sunmuştur. Özellikle, başvuranın izin kâğıdını imzalatmak için amirinin odasına uygunsuz bir şekilde girip masasına yumruk atarak imza talep ettiği belirlenmiştir. Bu durum, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince disiplin cezasını gerektiren bir fiil olarak değerlendirilmiştir.
Disiplin cezası sürecinde, başvuranın savunması alınmış ve geçmiş hizmetleri göz önünde bulundurularak, daha hafif bir ceza olan “Uyarma” cezası uygulanmıştır. Başvuranın itirazı ise İzmir Valiliği İl Disiplin Kurulu tarafından reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını, idarenin açıklamalarını ve ilgili mevzuatı değerlendirerek, disiplin cezasının hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Sonuç olarak, başvuranın itirazı reddedilmiş ve disiplin cezasının uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Bu karar, başvurana ve İzmir Valiliği’ne tebliğ edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2025/1933-S.25.2969
BAŞVURU NO : 2024/14965
KARAR TARİHİ : 21.02.2025
RET KARARI
Adres:
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : İZMİR VALİLİĞİ
Uyarma disiplin cezasına itiraz hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 04.12.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Sendikası tarafından yapılan başvuruda, sendika üyesi başvuran kendisine verilen uyarma disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, söz konusu disiplin cezasının kaldırılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuru konusu hakkında Kurumumuzun bilgi ve belge isteme yazısına istinaden, İzmir Valiliği
İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gönderilen 19.12.2024 tarihli ve E sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Disiplin Soruşturma Raporunun inceleme ve tahlil kısmında muhakkik tarafından; dosya ve ifadelerin birlikte değerlendirildiği, başvuranın 22.01.2024-26.01.2024 tarihleri arasında kullanmış olduğu izin formundaki birim sorumlusu yerine atılan imzanın her ne kadar başkası tarafından atılmış olsa da tespit edilemediği, başvuranın 01.02.2024 tarihli Prof. Dr. . tarafından sunulan izin formunda birim sorumlusu kısmının başkası tarafından imzalandığı, Prof. Dr. ise buna istinaden başvuranı uyararak birim sorumlusu imza kısmının boş olması gerektiğini söylediği, başvuranında tekrar yeni bir imza formu çıkartarak usulüne uygun olarak imzalattığının sunmuş olduğu izin formundan anlaşıldığı, ayrıca Prof. Dr.
ve tanık ifadelerinden de anlaşıldığı üzere başvuranın 31.01.2024 tarihinde izin kâğıdını imzalatmak için Prof. Dr. odasına uygunsuz bir şekilde girerek izin kâğıdını masasına koyduğu ve masaya
/ e-Posta : iletisim@ombudsman.gov.tr İnternet Adresi : www.ombudsman.go .tr
yumruk atarak Prof. Dr. imzalamasını istediği, Prof. Dr. de odadan çıkarak 5 dakika sonra gelmesini istediği, buna istinaden tanık ifadelerinden de anlaşıldığı üzere başvuranın Prof. Dr.
masasına yumruk atarak amirine saygısızlık yaptığının sübuta erdiği, başvuranın birim sorumlusu Prof. Dr.
ile anlaşamadığı, iş barışını ve çalışma düzenini bozduğu kanaatine varılarak hakkında 657 sayılı
Devlet Memurları Kanunun 125 inci maddesinin B fıkrasının (c) bendi “Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak” hükmü gereğince “Kınama” cezası ile tecziye edilmesinin teklif edildiği, 2.2. Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 08.07.2024 tarih ve sayılı yazısıyla başvuranın üst disiplin amiri tarafından savunmasının istendiği, başvuranın 06.08.2024 tarihli savunmasını verdiği, akabinde başvurana 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125 inci maddesi B fıkrasının (c) bendinde yer alan “Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak” hükmü gereğince “Kınama” cezasının teklif edildiği ancak verdiği savunması ve geçmiş çalışmalarının olumlu olması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125 inci maddesinin E bendinden sonra gelen paragrafta yer alan
“Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve iyi veya çok iyi derecede sicil alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.” şeklindeki hüküm göz önünde bulundurularak
“Uyarma” cezası ile tecziye edildiği, başvuranın söz konusu cezaya itirazının ise İzmir Valiliği İl Disiplin
Kurulunca reddedildiği, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.
5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun, 5.1. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:…
B – Kınama: Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: …
c) Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak, …
Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir…” 5.2. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinin birinci fıkrasında;
“Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin
durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.” 5.3. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b)
Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” 5.4. “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde; “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.” 5.5. “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde; “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere başvuran, kendisine verilen uyarma disiplin cezasının kaldırılmasını talep etmektedir.
8. Bilindiği üzere, disiplin cezaları, gerek yargı kararlarında gerekse doktrinde belirtildiği gibi kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyen, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uymayan ve yasakladığı işleri yapan devlet memurlarına durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalardır. Kamu hizmetinin belli bir düzen içerisinde yürütülmesi için gerekli önlemlerden olan disiplin cezaları, niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklıdır. Disiplin cezası vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanmalıdır.
9. Başvuruya konu disiplin cezasına ilişkin sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; söz konusu disiplin soruşturma süreçlerinde yürütülen iş ve işlemlerin, zamanaşımı süreleri, usulüne uygun savunma alınması, itiraz süreci, ceza vermeye yetkili makam gibi usulü işlemler açısından ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğu değerlendirilmiştir.
10. Somut olay incelendiğinde, Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli başvuran hakkında İzmir
İl Sağlık Müdürlüğü İnceleme ve Soruşturma Birimince muhakkik görevlendirildiği, yapılan disiplin soruşturma raporunda muhakkik tarafından disiplin yönünden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun
125 inci maddesinin B/c bendine yer alan “Görevi sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak”
hükmü gereği “Kınama” cezası ile tecziyesinin teklif edildiği, ancak 657 sayılı Devlet Memurları
Kanunu’nun 125 maddesinin E bendinden sonra gelen paragrafta yer alan “Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve iyi veya çok iyi derecede sicil alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.” şeklindeki hüküm göz önünde bulundurularak başvurana “Uyarma” cezasının uygulanmasının uygun bulunduğu, başvuranın söz konusu disiplin cezasına İzmir Valiliği İl Disiplin
Kurulu nezdinde itiraz ettiği, başvuran tarafından iddia edildiği gibi İl Disiplin Kurulunca 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu’nun 125/B-c maddesinde yer alan “Görev sırasında amirine hal ve hareketi ile saygısız davranmak” alt bendi dışında ayrı bir ceza isnadında bulunulmadığı, sadece başvuranın fiilinin 657 sayılı
Devlet Memurları Kanunu’nun “Davranış ve işbirliği” başlıklı 8 inci maddesinde yer alan “Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar.” hükmüne aykırı olduğunun belirtildiği, bu nedenle söz konusu itirazın İzmir Valiliği İl Disiplin Kurulunca verilen 09.10.2024 tarihli ve / sayılı Karar ile reddedildiği anlaşılmıştır.
11. Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın 31.01.2024 tarihinde izin kâğıdını imzalatmak için Prof. Dr. odasına uygunsuz bir şekilde girerek, izin kâğıdını masasına koyduğu, masaya yumruk atarak Prof. Dr. imzalamasını istediği iddiası ile ilgili soruşturma başlatıldığı, başvuranın savunmasında Prof. Dr. odasında olay anında kimsenin olmadığını söylemekle birlikte tanık olarak ifadesine başvurulan olay anında Prof. Dr. ile birlikte radyoloji düzenlediğini belertmek suretiyle Prof. Dr. . soruşturmaya konu edilen iddialarını doğruladığı, bu nedenle “Görev sırasında amirine hal ve hareketi ile saygısız davranmak fiilinin” somut uyuşmazlıkta sübuta erdiği anlaşıldığından başvuran hakkında tesis edilen disiplin cezası işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 12. İyi yönetim ilkelerine, 28.3.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmış olup; iyi yönetim ilkelerine aykırılık tespit edilmemiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
13. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili İdarelerin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, yetkili ve görevli mahkemelerde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, başvurunun REDDİNE, /
Ret kararının BAŞVURANA ve İZMİR VALİLİĞİNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Mehmet AKARCA
Kamu Başdenetçisi