|
ÖZET: Başvuran, Ticaret Bakanlığı tarafından kendisine verilen Uyarma disiplin cezasının kaldırılmasını talep etmiştir. Başvurusunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/A-b maddesi uyarınca, görev yerini terk ettiği gerekçesiyle ceza aldığını belirtmiş ve geçmiş hizmetlerinin olumlu olduğunu vurgulayarak cezanın kaldırılmasını istemiştir. Başvuru, 18 Ekim 2024 tarihinde yapılmış olup, 28 Kasım 2024 tarihinde Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından reddedilmiştir.
Ticaret Bakanlığı, başvuranın görev yerini terk etme olayının disiplin amiri tarafından değerlendirildiğini ve verilen cezanın mevzuata uygun olduğunu ifade etmiştir. İtiraz sürecinin de kurallara uygun bir şekilde yürütüldüğü, başvuranın başka bir disiplin cezasının bulunmadığı ve geçmiş hizmetlerinin dikkate alındığı belirtilmiştir. Uyarma cezasının, 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinde tanımlanan en hafif disiplin cezası olduğu vurgulanmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddi yönünde öneride bulunmuş ve disiplin cezasının hukuka uygun olduğunu değerlendirmiştir. Başvuranın itirazının, idarenin takdir yetkisine müdahale teşkil etmediği, dolayısıyla cezanın kaldırılmasına yönelik talebin hukuken geçersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Başvuru sahibinin, kararın tebliğ tarihinden itibaren yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/13121-S.24.19778
BAŞVURU NO : 2024/12930
KARAR TARİHİ : 28.11.2024
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : TİCARET BAKANLIĞI
Uyarma disiplin cezasının kaldırılması talebi hakkında.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 18.10.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, görev yerini terk ettiğine dair tutanak kapsamında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/A-b maddesi uyarınca Uyarma cezası verildiğini, anılan Kanunun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının “geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir” hükmü kapsamında geçmiş sicilinin de özellikle dikkate alınarak tarafına verilen cezanın kaldırılması gerektiğini belirterek, söz konusu disiplin cezanın kaldırılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında Ticaret Bakanlığının 21.11.2024 tarih ve – – sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Batı Marmara Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünde görevli Veri Hazırlama ve Kontrol
İşletmeni başvuranın, görev yerini terk etmesi olayıyla ilgili olarak görevlendirilen muhakkik tarafından düzenlenen rapor doğrultusunda disiplin amiri tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/Ab maddesi uyarınca Uyarma cezası ile tecziye edildiği, söz konusu cezaya karşı Bölge Disiplin Kuruluna yapılan itirazın reddine karar verildiği, 2.2. Başvuranın söz konusu disiplin cezasının dışında herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, 2.3. Bahse konu disiplin soruşturmasının mevzuata uygun olarak yürütüldüğü ve disiplin amiri tarafından tayin edilen soruşturmacının tarafsız olduğu; disiplin işleminin mevzuatta belirtilen yasal süreler içerisinde gerçekleştirildiği, 2.4. Başvuranın dilekçelerinden de anlaşılacağı üzere görev yerini terk ettiği malum olup; 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci
maddesinde sayılan disiplin cezalarının en hafifi olan Uyarma cezasının uygulandığı ve söz konusu fiilin hangi disiplin suçu kapsamında değerlendirilmesi konusu göz önüne alındığında verilen cezanın en hafif ceza olduğunun düşünüldüğü, 2.5. Başvuranın görev yaptığı sürelerde görevine düzenli gelip gittiği, çalışma uyumuna dair herhangi bir olumsuzluğunun olmadığı, amirlerine ve çalışma arkadaşlarına saygılı ve kibar davranışlar sergilediği hususları göz önünde bulundurularak görevi ile ilgili hal, hareket, davranışta ve görevini yerine getirmede daha fazla özenli davranması konusu kendisine hatırlatılarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesinde yer alan “Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olan uygulanabilir.” hükmü kapsamında değerlendirildiğinde verilen cezanın fiile karşılık öngörülebilecek en hafif ceza olduğunun düşünüldüğü, açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, 5.1. “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinde; “Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.”, 5.2. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller
şunlardır:
A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.
Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek, c) Kurumca belirlenen tasarruf tedbirlerine riayet etmemek, d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak, e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, g) Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak, h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.
…
Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.
Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.” 5.3. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “ Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.” 5.4. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” 5.5. “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde; “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.
Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.” 5.6. “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde; “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.
İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.
İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.
İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.” hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi yönündeki öneri
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran, görev yerini terk ettiğine dair tutanak kapsamında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/A-b maddesi uyarınca Uyarma cezası verildiğini, anılan Kanunun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının “geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir” hükmü kapsamında geçmiş sicilinin de özellikle dikkate alınarak tarafına verilen cezanın kaldırılması gerektiğini belirterek, söz konusu disiplin cezanın kaldırılmasını talep etmektedir.
8. Başvuru konusuna ilişkin olarak İdare tarafından sunulan bilgi ve belgelerden; Batı Marmara Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünde görevli Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni başvuranın, Çanakkale İl
Emniyet Müdürlüğünün 31.07.2024 tarihli ve sayılı tutanağı üzerine bağlı olduğu Çanakkale
Gümrük Müdürlüğüne ait 02.08.2024 tarihli tutanakta olay saatinde görev yerinde olmadığının tespit edildiği; görev yerini terk etmesi olayıyla ilgili olarak görevlendirilen muhakkik tarafından düzenlenen rapor doğrultusunda disiplin amiri tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/A-b maddesi uyarınca Uyarma cezası ile tecziye edildiği; söz konusu cezaya karşı Bölge Disiplin Kuruluna yapılan itirazın reddine karar verildiği; söz konusu disiplin cezası dışında herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
9. İdare tarafından yapılan açıklamada; başvuranın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesinde yer alan “Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olan uygulanabilir.” hükmü kapsamında değerlendirildiğinde, verilen cezanın fiile karşılık öngörülebilecek en hafif ceza olduğu belirtilmiştir.
10. Disiplin cezaları, gerek yargı kararlarında gerekse doktrinde belirtildiği gibi kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyen, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uymayan ve yasakladığı işleri yapan devlet memurlarına durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalardır. Kamu hizmetinin belli bir düzen içerisinde yürütülmesi için gerekli önlemlerden olan disiplin cezaları, niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklıdır.
Disiplin cezası vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanmalıdır.
11. Başvuruya konu disiplin cezasına ilişkin sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; söz konusu disiplin soruşturma süreçlerinde yürütülen iş ve işlemlerin, zamanaşımı süreleri, usulüne uygun savunma alınması, itiraz süreci, ceza vermeye yetkili makam gibi usulü işlemler açısından ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğu değerlendirilmiştir.
12. Başvuru konusu somut olayımızda; İdare tarafından sunulan belgelerden, başvuranın olay saatinde görev yerinde olmadığının tespit edildiği; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesinin (A) bendinin (b) alt bendinde yer alan “b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek” fiilinin işlendiği; söz konusu fiilin karşılığı cezanın, 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun 125 inci maddesinin (A) bendi gereği “Uyarma” cezası olduğu açıkça görülmektedir. Dolayısıyla görev yerini terkettiği anlaşılan başvuranın, söz konusu fiil nedeniyle verilen disiplin cezasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmektedir.
13. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesinde yer alan “Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olan uygulanabilir.” hükmü kapsamında başvuranın verilen Uyarma cezasının kaldırılması gerektiği
hususuna ilişkin olarak, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/05/2024 tarih ve E: 2023/1099, K:
2024/1133 sayılı Kararında da belirtildiği üzere; “Anayasanın 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesinde, “takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.” kuralına ve yine 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanununun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında da, “İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler, yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.” kuralına yer verilerek, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesinde idareye kendilerine disiplin cezası verilenlerden geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alanlara bir derece hafif olan disiplin cezasını uygulamak konusunda takdir hakkı tanındığı, anılan anayasal ve yasal düzenlemeler karşısında söz konusu yetkinin kullanılması açısından idarenin yönlendirilmesine veya takdir hakkına müdahale edilmesine hukuken olanak bulunmadığı; bu kapsamda
başvuruya konu talebin reddedilmesinde kullanılan takdir yetkisinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu yönünde herhangi bir emare oluşmadığı değerlendirilmektedir.
14. Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuran hakkında yürütülen soruşturma sonucunda verilen disiplin cezasının usul ve esas açısından hukuken yerinde olduğu; bir derece hafif olan disiplin cezasının uygulanması talebinin reddi yönündeki işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; idarenin, başvurucuya verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini de göstermediği, bu nedenle
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup; Çanakkale İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın başvurana ve Ticaret Bakanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi