| Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi E: 2022/1929 K: 2023/16 |
|
ÖZET : Dava; imar uygulaması neticesinde plânlarda “sağlık tesisi alanı” fonksiyonunda kalan taşınmaz için kamulaştırmasız elma bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 7421 sayılı kanun değişikliği ile kanun koyucu uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle kamulaştırmasız hukuki el atma nedeniyle açılacak tazminat davalarında adli yargı merciilerinin görevli olması gerektiği hususu kabul ederek anılan uyuşmazlıkların idari yargı kolundan çıkarılıp adli yargı kolunun içine dâhil ettiği görülmektedir. Yargılama usûlüne ilişkin bir konu olarak görevli yargı koluyla ilgili yapılan kanun değişiklikleri ( kanunda açıkça aksine bir hüküm bulunmadıkça ) “derhâl uygulama” ilkesi gereğince henüz kesinleşmeyen tüm davalara uygulanır. Bu durumda, uygulama imar planında öngörülen fonksiyon nedeniyle davacıya ait taşınmaza kamulaştırmasız hukuki el atıldığından bahisle açılan davanın görüm ve çözümünde adli yargı mercileri görevli olduğundan davanın esasa girilmeksizin görev yönünden reddine karar verileceği açıktır. Bu nedenle esasa girilerek verilen istinaf konusu Mahkeme kararının kaldırılarak yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir. Öte yandan; Dairemiz kararı sonrası yeniden verilecek kararda, yargılama giderlerine hükmolunurken vekâlet ücreti için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesinin 3. fıkrası hükmü dikkate alınarak vekâlet ücretine hükmedilmemesi, vekâlet ücreti haricinde kalan yargılama giderleri için 2577 Sayılı Kanun’un 31. maddesinin 1 numaralı fıkrasının atıfta bulunduğu 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 327. maddesinin ( 1 ) numaralı fıkrası ile Danıştay içtihatları gereği imar planından kaynaklanan kısıtlamanın dava tarihi itibarıyla mevcut olması hâlinde yargılama giderlerinin tamamının ( gereksiz yere gider yapılmasına sebebiyet veren ) davalı ( lar ) aleyhine hükmedilmesi gerektiği hususunun Mahkemece dikkate alınacağı kuşkusuzdur. İSTEMİN ÖZETİ : Erzincan ili, Merkez ilçesi, Cumhuriyet Mahallesi, 988 ada, 39 ve 42 parsel sayılı taşınmazların hisseli maliki olan davacılar tarafından; 12/08/2003 tarihli imar uygulaması neticesinde plânlarda “sağlık tesisi alanı” fonksiyonunda kalarak taşınmazlar üzerindeki tasarruf haklarının sınırlandırıldığı ve mülkiyet haklarının kısıtlandığı iddiasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL ( 02/03/2020 tarihinde ıslah edilerek 549.475,00-TL ) kamulaştırmasız el atma bedeli ve ecrimisil bedeli istemiyle açılan davada; “Uyuşmazlıkta; davacılar tarafından, dilekçe ret kararı üzerine konusu kalmayan davanın açıldığı ancak dilekçenin yenilenmesinin ve davanın açılmasının sebebi olarak önceki safhalarda yapılan yargılama giderleri ile nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi olduğu beyan edilmekle birlikte, davaya esas hukuki el atma işleminin davalı kurumlarca yapılan imar planı değişikliğiyle kaldırıldığı, dolayısıyla imar planından kaynaklı bir kısıtlığın bulunmadığı anlaşıldığından, bu haliyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan; davacılar vekili tarafından, dava değeri üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi istenilmekte ise de, 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun “Kamulaştırılmaksızın Kamu Hizmetine Ayrılan Taşınmazların Bedel Tespiti” başlıklı Geçici 6. maddesinin 7. fıkrasında; “Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir.” hükmüne yer verildiği dikkate alındığında, anılan hüküm uyarınca vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiği açıktır.” gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar veren Erzincan İdare Mahkemesi’nin 02/09/2022 tarih ve E: 2022/1172, K: 2022/1257 Sayılı kararının davacılar tarafından; Dairemizce, ileri sürülen hususların yeniden yargılamayı gerektirir hususlar olarak değerlendirilmemesi hâlinde, yerel Mahkeme hükmünün yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve tamamlama harcına ilişkin kısmının istinaf nedenleri doğrultusunda düzeltilerek onanması gerektiği, davalı Belediye tarafından ise; dilekçe ret kararı üzerine açılan ancak konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kararına rağmen davacı taraf avukatına yarı vekâlet ücreti verilirken davalı taraf avukatına vekâlet ücreti verilmemesinin hiçbir hukuki gerekçesi olamayacağı öne sürülerek 2577 Sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca incelenerek kaldırılması istenilmektedir. DİĞER DAVALI SAĞLIK BAKANLIĞININ SAVUNMASININ ÖZETİ : İstinaf konusu kararın hukuka uygun olduğu, zira davanın konusuz kaldığı, muhakeme masrafları ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılması ve kendi lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur. DAVACILAR VE DAVALI ERZİNCAN BELEDİYE BAŞKANLIĞININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : İstinaf aşamasında iki tarafça da savunma dilekçeleri verilmemiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdarî Dava Dairesince; istinaf başvuru dilekçeleri ile dava dosyası içindeki diğer tüm bilgi ve belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: KARAR : Uyuşmazlıkta, Mahkemece özetle davaya konu taşınmazlarda imar planı değişikliği yapıldığı, imar planında umumi hizmetlere ayrılan kısımlardan çıkarıldığı, hukuki el atmanın sona erdirildiği gerekçesiyle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, Dairemizce yapılan incelemede, idari yargıda bir uyuşmazlıkta konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilebilmesi için uyuşmazlığın esasına girilmesi gerektiği, bu sebeple 2577 Sayılı Kanun’un 14 ve 15. Maddeleri gereği uyuşmazlıkta idari yargının görevli olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılarak muhakemeye devam edildi. 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunun Ek 1. maddesine 26/11/2022 tarih ve 32025 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. Maddesiyle getirilen ek cümle sonucunda anılan madde şu hâli almıştır: “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. ( Ek cümle:16/11/2022-7421/3 md. ) Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür.” 7421 Sayılı Kanuna ait TBMM Komisyon raporunda anılan ek cümlenin getiriliş amacı şu şekilde belirtilmiştir: “Uyuşmazlık Mahkemesi Kararları nedeniyle yargı yolundan kaynaklı uygulama sorunları giderilmesi; İdari Yargı tarafından verilen tazminat kararlarıyla birlikte taşınmazların el atmayı gerçekleştiren idare adına tescil edilememesi nedeniyle uygulamada meydana gelen sorunların çözümlenmesi amaçlanmıştır.” ( https://www5.tbmm.gov.tr/sirasayi/donem27/yil01/ss364.pdf, E.T: Kasım 2022 ) Kanun koyucu 26/11/2022 tarihinde yayımlanan ve yukarıda zikrolunan Kanun hükmü ile uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle kamulaştırmasız hukuki el atma nedeniyle açılacak tazminat davalarında adli yargı merciilerinin görevli olması gerektiği hususu kabul ederek anılan uyuşmazlıkların idari yargı kolundan çıkarılıp adli yargı kolunun içine dâhil ettiği görülmektedir. Yargılama usûlüne ilişkin bir konu olarak görevli yargı koluyla ilgili yapılan kanun değişiklikleri ( kanunda açıkça aksine bir hüküm bulunmadıkça ) “derhâl uygulama” ilkesi gereğince henüz kesinleşmeyen tüm davalara uygulanır. Bu durumda, uygulama imar planında öngörülen fonksiyon nedeniyle davacıya ait taşınmaza kamulaştırmasız hukuki el atıldığından bahisle açılan davanın görüm ve çözümünde adli yargı mercileri görevli olduğundan davanın esasa girilmeksizin görev yönünden reddine karar verileceği açıktır. Bu nedenle esasa girilerek verilen istinaf konusu Mahkeme kararının kaldırılarak yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir. Öte yandan; Dairemiz kararı sonrası yeniden verilecek kararda, yargılama giderlerine hükmolunurken vekâlet ücreti için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesinin 3. fıkrası hükmü dikkate alınarak vekâlet ücretine hükmedilmemesi, vekâlet ücreti haricinde kalan yargılama giderleri için 2577 Sayılı Kanun’un 31. maddesinin 1 numaralı fıkrasının atıfta bulunduğu 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 327. maddesinin ( 1 ) numaralı fıkrası ile Danıştay içtihatları gereği imar planından kaynaklanan kısıtlamanın dava tarihi itibarıyla mevcut olması hâlinde yargılama giderlerinin tamamının ( gereksiz yere gider yapılmasına sebebiyet veren ) davalı ( lar ) aleyhine hükmedilmesi gerektiği hususunun Mahkemece dikkate alınacağı kuşkusuzdur. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; – İstinaf başvurularının kabulüyle istinaf konusu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesine, – Yargılama giderleri hakkında yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda yapılacak yeni yargılama neticesinde karar verileceğinden, bu aşamada yargılama giderleri hakkında Dairemizce hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, – İşbu kararın taraflara tebliğinin Mahkemesince yapılmasına, – Temyiz yolu kapalı olmak üzere, 11.01.2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
|
| ÖZET: Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi, imar uygulaması sonucu “sağlık tesisi alanı” olarak belirlenen taşınmaz için kamulaştırmasız el atma bedelinin tahsili istemine ilişkin davanın adli yargı mercilerinin görevine girdiğine karar vermiştir. Kanun değişikliği ile bu tür uyuşmazlıkların idari yargıdan adli yargıya kaydırıldığı belirtilmiştir. Mahkeme, davanın esasa girilmeksizin görev yönünden reddine ve istinaf kararının kaldırılarak dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemeye gönderilmesine hükmetmiştir. Yargılama giderleriyle ilgili de belirli hususların dikkate alınacağı ifade edilmiştir. |