ÖZET: Başvuran, uzlaştırmacı siciline kaydolma talebinde bulunmuş, ancak Adalet Bakanlığı tarafından bu talep reddedilmiştir. Reddin gerekçesi, uzlaştırmacı olarak görev alabilmek için gerekli olan hukuk derslerini yeterince almadığına dayanmaktadır. Yönetmelik, “hukuk öğrenimi görmüş kişi” tanımını geniş bir biçimde yorumlamakta, ancak bu tanımın geçerliliği için mezun olunan bölümün müfredatında yeterli hukuk bilgisi bulunmasını şart koşmaktadır.

İdare, başvuranın mezun olduğu Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi “Adalet” bölümünün, uzlaştırmacı olabilmek için yeterli olmadığını belirterek, başvuranın yalnızca “İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku” dersini almış olmasının yeterli olmadığını ifade etmiştir. Bu bağlamda, uzlaştırmacı olabilmek için en az iki hukuk dersi alınması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebinin reddedilmesi yönünde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/5882-S.8857

BAŞVURU NO : 2019/2106

KARAR TARİHİ : 19/07/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, uzlaştırmacı siciline kaydolma talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 04/02/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Başvuran, Selçuk Üniversitesi Turizm ve Otelcilik bölümünden 2004 yılında mezun olduğunu, dikey geçişle Anadolu Üniversitesi İşletme bölümünü 2006 yılında bitirdiğini, 2015 yılında Anadolu Üniversitesi Adalet bölümünden mezun olduğunu, Adalet bölümünde uzlaştırmacılık için aranan tüm hukuk derslerini gördüğünü, uzlaştırmacılık eğitimi için sertifika aldığını, ancak uzlaştırmacılık başvurusunun Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı tarafından reddedildiğini belirterek, uzlaştırmacı olarak görev yapmayı talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel

Müdürlüğü Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı’na, 11/03/2019 tarih, … sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Genel Müdürlüğün 22/03/2019 tarihli cevabi yazısında; 2.1. ‘Önödeme, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve uzlaştırma gibi cezada alternatif usullerin etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamak, görev alanıyla ilgili olarak uygulamayı takip etmek ve ortaya çıkan sorunların nedenlerini araştırarak çözüm önerilerini Bakanlığa sunmak, cezada alternatif usuller konusunda kamuoyunu bilgilendirici çalışmalar yapmak.

ulusal veya uluslararası nitelikte bilimsel toplantılar düzenlemek, bu nitelikteki çalışmaları teşvik etmek ve desteklemek, ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapmak, görev alanına giren istatistiklerin derlenmesi ve yayımı konusunda Bakanlığın ilgili birimleriyle iş birliği halinde çalışmak, ceza mevzuatı ile Bakanlığa verilen alternatif usullere ilişkin görevleri yerine getirmek üzere Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 10/10/2016 tarihli

Bakan Olur’uyla “Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı” kurulmuştur.

2.2. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Ceza

İşleri Genel Müdürlüğü” kenar başlıklı 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde; uzlaştırmacı siciline kabule ilişkin usul ve esasları belirlemek, uzlaştırmacıların sicile kabulüne ve sicilden çıkarılmasına karar vermek, sicile kayıtlı uzlaştırmacıları görev yapmak istedikleri

Cumhuriyet başsavcılıklarına göre listelemek, Genel Müdürlüğümüzün görevleri arasında sayılmıştır.

2.3. Öte yandan, 5271 sayılı Kanun’da uzlaştırmacıların; avukatlar veya hukuk öğrenimi görmüş kişiler arasından görevlendirileceği belirtilmiş, Yönetmeliğin “Uzlaştırmacı siciline kayıt olma şartları” kenar başlıklı 48 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (ç) bendinde ise; üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun olan veya hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat veya maliye alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olanların hukuk öğrenimi görmüş kişi kapsamında değerlendirildiği hüküm altına alınmıştır. Bu suretle kanunda açıklanmayan bu hususa Yönetmelikte yer verilerek uygulamada meydana gelebilecek tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.

2.4. Kanun koyucunun, açıkça hukuk fakültesi mezunlarının uzlaştırmacı olarak görevlendirilebileceği şeklinde düzenleme yapmamış olması sebebiyle “hukuk öğrenimi görmüş kişi” kavramı geniş bir biçimde yorumlanmıştır. Bununla birlikte bahse konu düzenlemede, hukuk öğrenimi görmüş kişiler yönünden her ne kadar mezun olunacak bölümlere ilişkin genel belirleme yapılmış ise de şayet başvuran, belirtilen bölümlerden birisinden mezun olduğu halde, mezun olunan bölümün müfredatında hukuk ya da hukuk bilgisi programlarına yeterince yer verilmemiş ise kişinin yeterli hukuk bilgisine sahip bulunduğu mütalaa edilerek uzlaştırmacı olarak görevlendirilmesi kanun ve yönetmelik hükmünün amaçsal yorumuna göre mümkün olmamalıdır.

2.5.Özetle; kişinin “hukuk öğrenimi görmüş kişi” kavramı içerisinde değerlendirilebilmesi için, öncelikle Yönetmelikte belirlenen alanlardan mezun olması ön şartını, sonrasında ise hukuk ya da hukuk bilgisini programlarında yeterince görmüş olması koşulunu bir arada taşıması gerekmektedir.

2.6.Yönetmelik hükmünde “hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren” ibaresi kullanılmıştır. Adayın hukuk öğrenimi görmüş kişi kapsamında değerlendirilebilmesi için kaç tane hukuk dersi ile hangi derslerin alınması gerektiği hususunu belirleme, adayın mezun olduğu bölümde aldığı dersleri gösterir not dökümüne göre takdir etme yetkisi idareye bırakılmıştır.

2.7. Buradan hareket ile, önödeme, uzlaştırma ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi gibi alternatif usullerin etkin şekilde uygulanmasını sağlamak, uzlaştırmacı temel eğitimine ilişkin usul ve esaslar ile eğitim verecek kurum ve kuruluşların niteliklerini belirlemek, uzlaştırmacı eğitimi sonunda yapılacak sınavın usul ve esaslarını belirlemek ve sınavları yapmak, uzlaştırmacı siciline kabule ilişkin usul ve esasları belirlemek, uzlaştırmacıların sicile kabulüne ve sicilden çıkarılmasına karar vermek gibi görevleri haiz olan Alternatif Çözümler Daire

Başkanlığı tarafından, bahse konu alanlardan mezun olanların, Yönetmelikte yer alan hukuk öğrenimi görmüş kişi kavramı kapsamında değerlendirilebilmeleri için kaç tane ve hangi dersleri görmeleri gerektiği hususu belirlenmiştir. Söz konusu husus ise Bakanlığımız tarafından uzlaştırmacı eğitim izni verilen eğitim kuruluşlarına yazılı olarak tebliğ edilmiş, tebliğ yazısında hukuk öğrenimi görmüş kişiler yönünden kimlerin eğitime başvurabilecekleri, hangi dersleri en az kaç sayıda almaları gerektiği açıkça belirtilmiştir. Ayrıca Alternatif

Çözümler Daire Başkanlığının resmî internet sitesinde de, söz konusu bilgiye açık bir şekilde yer verilmiştir.

2.8. Keza uzlaştırma kurumu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenmiş bir kurum olmakla birlikte, mahiyeti itibariyle bir kısım hukuk dalları ile yakından irtibatlı olup, diğer bir kısım hukuk dalları ile ise ilgisi ve bağlantısı bulunmamaktadır. Buradan hareket ile belirleme yapılırken adayın, uzlaştırma kurumuyla yakından ilgisi bulunan anayasa hukuku, ceza hukuku (genel hükümler), ceza hukuku (özel hükümler), ceza muhakemesi hukuku, hukuk başlangıcı/hukuka giriş/hukukun temel kavramları/temel hukuk, ticaret hukuku, iş hukuku, borçlar hukuku derslerinden en az ikisini görmüş olması gerektiği değerlendirilmiştir.

Görüldüğü üzere idarece bu derslerin tümünü değil, en az ikisini görmüş olma şartı aranmıştır.

Zira uzlaştırmacı göreve başlayınca uzlaştırma sürecinin her aşamasında söz konusu bilgileri kullanacak ve uygulayacaktır. Nitekim bahse konu hususla ilgili olarak; 2018 Adalet Bakanlığı

Uzlaştırmacı Sınavına ilişkin başvurunun reddi işleminin iptali istemi ile Bakanlığımız aleyhine açılan idarî davada Ankara 1l. İdare Mahkemesinin 11/05/2018 tarihli ve … Esas, …

sayılı Kararı ile; “…Bakılan davada davacının lisans eğitiminde “hukukun temel ilkeleri”, “vergi hukuku”, “vergi usul hukuku” ve “mali yargı” derslerini aldığı ve fakat ceza muhakemesinde uzlaştırmacı olabilmek için bilinmesi gereken “ceza hukuku” ve “ceza muhakemesi hukuku” alanlarına ilişkin olarak herhangi bir ders almadığı görülmektedir.

ceza muhakemesinde uzlaştırmacı olabilmek için “ceza hukuku” ve ceza muhakemesi hukuku” alanlarına ilişkin olarak lisans eğitimi almanın işin doğası gereği olduğu ve davacının bu yönde bir eğitimi bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun, lisans eğitiminde yeteri kadar hukuk dersi almadığından bahisle kabul edilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı… ” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

2.9. Adı geçenin Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olduğu, yukarıda anılan derslerden ise yalnızca İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku dersini görmüş olduğu anlaşılmıştır.

Bahse konu ders ise Yönetmelikte yer verilen “hukuk öğrenimi görmüş kişi” kavramı içerisinde değerlendirilebilmesi için tek başına yeterli bulunmamaktadır. Keza yukarıda ayrıntısı ile de açıklandığı üzere; Yönetmelikte “yeteri kadar hukuk ya da hukuk bilgisi” kavramı kullanılarak tek bir hukuk dersinin yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir. Ayrıca lisans öğreniminden sonra mezun olduğu anlaşılan adalet önlisans programında görülen dersler; Yönetmeliğin 48 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (ç) bendinde belirtilen; “Hukuk öğrenimi görmüş kişiler yönünden üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun olmak veya hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idarî bilimler, iktisat ve maliye alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmak …” hükmü uyarınca bu kapsamda değerlendirilmemektedir.”

Bilgilerinin verildiği görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” 3.1. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74.

maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (4) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesi; “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. (2) Ancak; a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.” şeklinde düzenlenmiştir.

5. 29/3/1984 tarihli ve 2992 sayılı Adalet Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında

Kanun Hükmünden Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’un 9.

maddesinde Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün görevleri arasında “ı) (Ek: 24/11/2016-6763/9 md.) Ceza muhakemesinde alternatif uyuşmazlık çözüm usullerinin geliştirilmesi ve etkin uygulanması amacıyla çalışmalar yapmak,” olduğu, 5.1. Aynı Kanunu’nun 9. maddesinde; birinci fıkranın (ı) bendindeki görevleri yerine getirmek amacıyla Genel Müdürlük bünyesinde Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı kurulacağı ve bu Başkanlığın görevleri sayılmıştır.

6. 26/07/2007 tarihli ve 26594 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza Muhakemesi

Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in (MÜLGA) “Hukuk öğrenimi görmüş uzlaştırmacıda aranan nitelikler ve görevlendirilme usulü” başlıklı 15.

maddesinde “(1) Hukuk öğrenimi görmüş uzlaştırmacıların görevlendirilmesinde aşağıdaki

şartlar aranır:

a) Üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun olmak, b) Hukuk veya hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idarî bilimler, iktisat ve maliye alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmak, (…)

7. 05/08/2017 tarihli ve 30145 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanan Ceza Muhakemesinde

Uzlaştırma Yönetmeliği’nin “Uzlaştırmacı görevlendirilmesi” başlıklı 12. maddesinin 1.

fıkrasında “ (1) Uzlaştırma bürosuna gönderilen dosyanın uzlaştırmadan sorumlu Cumhuriyet savcısı tarafından incelenmesi sonucunda, gönderme kararına esas suçun uzlaştırma kapsamında kaldığının anlaşılması hâlinde uzlaştırmacı görevlendirmesi, Daire Başkanlığı tarafından belirlenen listeye göre ilgili Cumhuriyet savcısının onayıyla yapılır”; 7.1.Aynı Yönetmeliğin “Uzlaştırmacı siciline kayıt olma şartları” başlıklı 48. maddesinde

“(1) Sicile kayıt başvurusu, Daire Başkanlığına elektronik ortamda başvurmak suretiyle yapılır.

(….)

(3) Uzlaştırmacı siciline kaydedilebilmek için; (…)

ç) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler yönünden üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun olmak veya hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat veya maliye alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olmak, (….)”; hükümleri düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. 05/08/2017 tarihli ve 30145 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza Muhakemesinde

Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 4. maddesinde uzlaşma “Uzlaştırma kapsamına giren bir suç nedeniyle, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin Kanun ve bu Yönetmelikteki usul ve esaslara uygun olarak anlaşmış olmaları” olarak tanımlanmıştır.

10. Uzlaştırma, Türkiye’de ilk kez 2005 yılında Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi

Kanununda yer almıştır. 26/07/2007 tarihli ve 26594 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan

Yönetmelik ile, uzlaştırma ile ilgili düzenlemelerin ayrıntısına yer verilmiştir. Ceza İşleri Genel

Müdürlüğü bünyesinde 10/10/2016 tarihli Bakan Olur’uyla, Alternatif Çözümler Daire

Başkanlığı kurulmuş ve 05/08/2017 tarihli ve … sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza

Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ile, uzlaştırmacılık kurumu, mülga Yönetmeliğe göre, daha kapsamlı düzenlenmiştir.

11. 26/07/2007 tarihli ve 26594 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan mülga Yönetmelik’in 15/1 maddesinde, hukuk öğrenimi görmüş uzlaştırmacıların, ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından belirlenen listeye kayıtlı olanlar arasından seçilecekleri düzenlenmişken, hem 05/08/2017 tarihli ve 30145 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanan Ceza

Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 12. maddesinde, hem de 2992 sayılı Adalet

Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünden Kararnamenin Değiştirilerek

Kabulü Hakkında Kanun’un 9. maddesine 24/11/2016 tarihinde eklenen ek fıkra ile

“Uzlaştırmacı siciline kabule ilişkin usul ve esasları belirlemek, uzlaştırmacıların sicile kabulüne ve sicilden çıkarılmasına karar vermek, sicile kayıtlı uzlaştırmacıları, görev yapmak istedikleri Cumhuriyet başsavcılıklarına göre listelemek,” bendi eklenerek, uzlaştırmacılık kurumu Daire Başkanlığı’nın bünyesinde sisteme oturtulmuştur.

12. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ‘Uzlaştırma’ başlıklı 253. maddesinin 24.

fıkrası, 24/11/2016 tarihli 6763 sayılı Kanun ile değiştirilmiştir. İlgili fıkrada, uzlaştırmacıların

“avukatlar veya hukuk öğrenimi görmüş kişiler” arasından görevlendirileceği belirtilmiştir.

05/08/2017 tarihli ve 30145 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’te, ‘hukuk öğrenimi görmüş kişi’ geniş yorumlanmıştır. Hem 26/07/2007 tarihli ve 26594 sayılı Resmi

Gazete’de yayımlanan mülga Yönetmelik, hem de 05/08/2017 tarihli ve 30145 sayılı Resmi

Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’te, uzlaştırmacı siciline kayıt olabilmenin şartları düzenlenmiş, hukuk fakültelerinden mezun olmayanlar bakımından “hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat veya maliye alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olmak” maddesi her iki Yönetmelik’te de aynı şekilde düzenlenmiştir. Her iki Yönetmelik’te de, uzlaştırmacı olabilecek kişilerin mezun oldukları fakülteler sayma suretiyle sınırlı olarak düzenlenmiştir.

13. Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı’nın cevabi yazısından görüldüğü üzere uzlaştırmacılarda yukarıda belirtilen fakültelerden mezun olunmasının yanı sıra, müfredatında

Anayasa Hukuku, Ceza Hukuku (Genel Hükümler), Ceza Hukuku (Özel Hükümler), Ceza

Muhakemesi Hukuku, Hukuk Başlangıcı,/Hukuka Giriş /Hukukun Temel Kavramları /Temel

Hukuk, Ticaret Hukuku, İş Hukuku, Borçlar Hukuku derslerinden en az ikisini görmüş olanların başvurabileceği belirtilmiştir. Nitekim, uzlaştırmacının üstlendiği işin, yani, uzlaşma teklifinin yapılması, bu teklifin kabulü, müzakere süreçlerinden, edimin belirlenmesine ve sürecin sonuçlanmasına kadar, yeterli ölçüde hukuk nosyonu gerektirdiği açıktır. Aynı şekilde, bu hususlar, Ankara 11. İdare Mahkemesinin 11/05/2018 tarihli ve … Esas, … sayılı kararında da vurgulanmıştır.

14. Yukarıda açıklandığı üzere, 14.1. Başvuranın mezun olduğu Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi “Adalet” bölümünün, Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 48/3-ç maddesinde açıkça, “hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat veya maliye alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olmak” hükmü nedeniyle, iki yıllık eğitiminin, uzlaştırmacı olmak için yeterli olmadığı kanaatine varılmıştır.

14.2. Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı’nın cevabi yazısından görüldüğü üzere, uzlaştırmacı olabilmek için, mezun olunacak üniversitenin yanı sıra, uzlaştırmacılık için başvuracak kişilerin başarılı olması gereken hukuk dersleri ve bu derslerin en azından 2 tanesinin başarılı şekilde sonuçlanması gerektiği belirtilmiştir. Başvuranın “İşletme” bölümünde, Bakanlık tarafından başarılı olması gereken derslerden yalnızca “İş ve Sosyal

Güvenlik Hukuku” dersini aldığı anlaşılmıştır. Diğer yandan, idarenin söz konusu belirlemeyi yaparken takdir yetkisini yasaların koyduğu sınırları aşarak, eşitliğe veya kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak kullandığı yönünde bir tespitte de bulunulamamıştır. Bu çerçevede

Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Adalet Bakanlığınca yürütülen başvuru konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkeleri, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde sayılmış olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

16. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. maddesinin 1.

fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup

Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi