ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın uzlaştırmacı siciline kayıt talebinin reddedilmesi hukuka uygun bulunmuştur. Ancak, “kasten işlenmiş bir suçtan mahkum olmamak” şartının geniş bir şekilde yorumlanması ve üst sınır düzenlemesinin olmaması, hakkaniyete aykırı olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle, Adalet Bakanlığı’na gerekli düzenlemelerin yapılması tavsiye edilmiştir.

Ayrıca, başvuranın arşiv kaydının silinmesi talebinin reddedilmesi konusunda hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir. İlgili mevzuat gereği, arşiv kaydının silinmesi için belirli sürelerin dolması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebi reddedilmiş ve Adalet Bakanlığı’na kararın bildirilmesi zorunluluğu getirilmiştir. Bu karar, uzlaştırmacılık uygulamalarında adaletin sağlanması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

meslekten veya memuriyetten çıkarılmamış ya da geçici olarak yasaklanmamış olması gerekmektedir . Bundan ayrı sicile kayıt için başvuruda bulunacak kişinin fiilen yürütmekte olduğu asıl mesleğinin ilgili mevzuatında, uzlaştırma faaliyetini yürütmesine engel bir hüküm de bulunmamalıdır . Keza Genel Müdürlüğümüz Alternatif Çözümler Daire Başkanlığının resmî internet sitesinde (www .alternatifcozumler .adalet .gov.tr), 12/ 04/ 2018 tarihinde yayınlanan uzlaştırmacı siciline kayıt başvurusuna ilişkin ilanda da, sicile kayıt şartlarına açık bir şekilde yer verilmiştir .

2.6. numarası ile yapmış olduğu uzlaştırmacı siciline kayıt başvurusu; adı geçenin Bakanlığımız Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığının 20/ 04/ 2018 tarihli ve sayılı yazısı ekinde alınan soruşturma ve kovuşturma kayıtlarını gösterir liste ile adli sicil ve arşiv kaydında; Sivas (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından cinsel taciz suçundan verilen mahkumiyet kaydının bulunması; böylece uzlaştırmacı siciline kayıt olma şartları arasında sayılan ve Yönetmeliğin 48 inci maddenin üçüncü fıkrasının (d) bendinde belirtilen “Kasten işlenmiş bir suçtan mahkum olmamak” şartını taşımaması gerekçesi ile hukuka ve mevzuata uygun bir şekilde reddedilmiştir .

2.7. Genel Müdürlüğümüz tarafından ilgiliye gönderilen uzlaştırmacı siciline kayıt başvurusunun reddine ilişkin gerekçede de; ilgilinin dilediğinde varsa bilgi ve belgeleri ile birlikte ( 7) gün içerisinde bahse konu red işlemine itiraz etme hakkının bulunduğu belirtilmiştir . Her ne kadar başvuran, 21/ 06/ 2018 tarihli dilekçesi ile itirazda bulunmuş ise de, red gerekçesinde belirtilen hususa ilişkin aksi herhangi bir belge sunmadığı, adli sicil ve arşiv bilgilerinin de silinmediği anlaşıldığından, uzlaştırmacı siciline kayıt başvurusunun reddi işlemine ilişkin itirazı da hukuka uygun bir şekilde reddedilmiştir .

2.8. 5271 sayılı Kanunun 253 üncü maddesinin yirmi dördüncü fıkrasına göre; avukatlar veya hukuk öğrenimi görmüş kişiler uzlaştırmacı olarak görevlendirilebilmektedir . Yönetmeliğin “Uzlaştırmacı siciline kayıt olma şartları” kenar başlıklı 48 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (ç) bendinde ise; hukuk öğrenimi görmüş kişiler; üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun veya hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince ver veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat veya maliye alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olanlar olarak değerlendirilmiştir .

2.9. Uzlaştırmacı eğitimi ve sınavına ilişkin usul ve esaslar Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma

Yönetmeliğinde açık bir şekilde düzenlenmiştir . Uzlaştırmacı eğitimi, uzlaştırmacı adaylarının; alternatif uyuşmazlık çözümü, iletişim ve müzakere becerileri ile yöntemlerini geliştirmeyi; mağdur, suçtan zarar gören, şüpheli ya da sanık ile birlikte çalışmanın özel koşulları ve ceza adaleti sistemi hakkında bilgi sahibi olma hususlarında yeterlilik kazandırmayı amaçlamaktadır .

2.10. Ceza uzlaştırması alanının disipline edilmesi ihtiyacı nedeniyle getirilen unsurlardan biri olan eğitim; kişilere, aday oldukları süreç hakkında nitelik ve yeterlilik kazandırmayı, adayları uzmanlaştırmayı amaçlamakta ve uzlaştırma sınavı ile bu husustaki ehliyetlerinin ölçülebilmesine zemin teşkil etmektedir . Nitekim adayların uzlaştırmacı eğitimine başvuruları Bakanlığımız tarafından değil, Bakanlığımızın uzlaştırmacı eğitim izni verdiği eğitim kuruluşları tarafından alınmıştır . Bu çerçevede uzlaştırmacı eğitimine katılım, adaylara Bakanlığımız, yahut yargısal makamlar tarafından verilen bir görev veya unvan olmayıp, uzlaştırmacı siciline kayıt başvuru

3 / 153.2. Adı geçenin 21/ 09/ 2017 tarihli dilekçesine 03/ 11/ 2017 tarihli ve sayılı yazımızla,

16/ 08/ 2017 tarihli dilekçesine 27/ 11/ 2017 tarihli ve sayılı yine 28/ 12/ 2017 tarihli ve sayılı yazılarımızla, 19/ 07/ 2018 tarihli dilekçesine 31/ 07/ 2018 tarihli ve sayılı yazımızla; “Söz konusu kaydının, yasal şartlarının oluşması nedeniyle 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 9. maddesi uyarınca adlî sicil kaydından çıkartılarak, anılan Kanunun 10. maddesine istinaden istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı, aynı Kanunun 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla on beş yıl geçmesi, bu koşul aranmaksızın otuz yıl geçmesi hâlinde tamamen silinebileceği, ayrıca, yasaklanmış hakların geri verilmesi yetki ve görevinin, 5352 sayılı

Adli Sicil Kanunun 13/ 44 maddesi gereğince hükmü veren mahkeme veya ilgilinin ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemeye ait olduğu” na ilişkin cevaplar verildiği, konuyla ilgili olarak Genel Müdürlüğümüze yapılan müracaat ve Genel Müdürlüğümüzce ilgilisine verilen cevap yazılarının birer örneğinin ekte sunulduğu, 3.3. 5232 sayılı Kanunun 9. maddesi, 3.4. 5232 sayılı Kanunun 10. maddesi, 3.5. 5232 sayılı Kanunun 12. maddesi, 3.6. İlgilinin talep konusu kayda esas mahkûmiyetinin, Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun 10. maddesi kapsamında bulunması sebebiyle, söz konusu kaydının, 5352 sayılı Kanunun 6290 sayılı Kanunla değişik 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan, “Anayasanın 76 ncı maddesi ile

Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren; 1.Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş yıl geçmesiyle, 2.Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl geçmesiyle, …. tamamen silinir . ” hükmü ve kayda konu suçun işlendiği tarih ve suçun niteliği itibarıyla belirtilen yasal düzenlemelere göre, kaydın arşive alınma koşulunun oluştuğu infaz tarihi olan 15/ 10/ 2012 tarihinden itibaren, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla 15/ 10/ 2027 veya bu koşul aranmaksızın 15/ 10/ 2042 tarihine kadar arşiv kaydında tutulması gerektiği, bu aşamada yapılacak başkaca bir işlemin bulunmadığı,”

Bilgileri verilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “ Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir . Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz .” 5. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74.

maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “( 3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . ( 4) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”

5 / 156. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi ” başlıklı 5. maddesi;

“( 1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir . ( 2) Ancak; a)

Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk

Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır .” şeklinde düzenlenmiştir .

7. 29/ 3/ 1984 tarihli 2992 sayılı Adalet Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun

Hükmünden Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’un 9. maddesinde Ceza

İşleri Genel Müdürlüğü’nün görevleri arasında “ı) (Ek : 24/ 11/ 2016- 6763/ 9 md.) Ceza muhakemesinde alternatif uyuşmazlık çözüm usullerinin geliştirilmesi ve etkin uygulanması amacıyla çalışmalar yapmak,” olduğu, 7.1. Aynı Kanunu’nun 9. maddesinde “(Ek fıkra : 24/ 11/ 2016- 6763/ 9 md .) Birinci fıkranın (ı)

bendindeki görevleri yerine getirmek amacıyla Genel Müdürlük bünyesinde Alternatif Çözümler

Daire Başkanlığı kurulur . Bu Başkanlık; a) Önödeme, uzlaştırma ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi gibi alternatif usullerin etkin şekilde uygulanmasını sağlamak, b) Görev alanıyla ilgili olarak uygulamayı takip etmek ve ortaya çıkan sorunların nedenlerini araştırarak çözüm önerilerini Bakanlığa sunmak, c) Uzlaştırmacı temel eğitimine ilişkin usul ve esaslar ile eğitim verecek kurum ve kuruluşların niteliklerini belirlemek ve bunlara izin verilmesini Bakanlığın onayına sunmak, bu kurum ve kuruluşları listelemek ve elektronik ortamda yayımlamak, d) Uzlaştırmacı eğitimi sonunda yapılacak sınavın usul ve esaslarını belirlemek ve sınavları yapmak, e) Uzlaştırmacı siciline kabule ilişkin usul ve esasları belirlemek, uzlaştırmacıların sicile kabulüne ve sicilden çıkarılmasına karar vermek, sicile kayıtlı uzlaştırmacıları, görev yapmak istedikleri

Cumhuriyet başsavcılıklarına göre listelemek, f) Uzlaştırmacılara verilecek dosyaların tevzi esasları ile aylık olarak verilebilecek azami dosya sayısını belirlemek, g) Uzlaştırmacıların denetimine ve performansına ilişkin usul ve esasları belirlemek, h) Alternatif usuller konusunda kamuoyunu bilgilendirici çalışmalar yapmak, ı) Ulusal veya uluslararası düzeyde bilimsel toplantılar düzenlemek, bu nitelikteki çalışmaları teşvik etmek ve desteklemek, i) Görev alanına giren istatistiklerin derlenmesi ve yayımı konusunda Bakanlığın ilgili birimleriyle iş birliği hâlinde çalışmak, j) Görev alanıyla ilgili kamu ya da özel kurum veya kuruluşlarla iş birliği yapmak, k) Uzlaştırmacı Asgari Ücret Tarifesini hazırlamak,

6 / 15görevlerini yerine getirir .” maddesi düzenlenmiştir .

8. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Genel ve özel şartlar” başlıklı 48. Maddesinin ilgili bendinde “(Değişik : 23/ 1/ 2008 – 5728/ 317 md .) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak .”; 9. 2802 sayılı Hakimler Savcılar Kanunu’nun “Adayların nitelikleri” başlıklı 8. Maddesinin ilk fıkrasının (h) bendinde “ (Değişik : 11/ 9/ 1987 – KHK 276/ 3 md.; Aynen Kabül : 24/ 2/ 1988- 3409/ 3 md.) Taksirli suçlar hariç olmak üzere, ( …) üç aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı bir suçtan veya kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak veya bu suçlardan veya taksirli suçlar hariç olmak üzere üç aydan fazla hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir fiilden dolayı soruşturma veya kovuşturma altında olmamak .”; 10. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun “Adlî sicil bilgilerinin silinmesi” başlıklı 9. maddesinde

“( 1) Adlî sicildeki bilgiler; a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, c) Ceza zamanaşımının dolması, d) Genel af, Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır .

( 2) Adlî sicil bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir .

( 3) Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş olup 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (f) bendine göre adlî sicile kaydedilen hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hükümleri, kesinleştiği tarihten itibaren mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle, Adlî Sicil ve

İstatistik Genel Müdürlüğünce adlî sicil kayıtlarından çıkartılarak arşiv kaydına alınır . Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir .”;

10.1. “Adlî sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi” başlıklı 12. maddesinde “ ( 1) (Değişik :

5/ 4/ 2012- 6290/ 2 md.) Arşiv bilgileri; a) İlgilinin ölümü üzerine, b) Anayasanın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren; 1. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş yıl geçmesiyle, 2. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl geçmesiyle, c) Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle,

7 / 15tamamen silinir .

( 2) Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kayıtları, talep aranmaksızın tamamen silinir .

( 3) Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararına ilişkin adlî sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir .

( 4) (Ek : 24/ 11/ 2016- 6763/ 40 md .) Akıl hastalığı nedeniyle hükmedilen güvenlik tedbirlerine ilişkin kayıtlar, infazının tamamlanmasıyla tamamen silinir .” 10.2. “Yasaklanmış hakların geri verilmesi” başlıklı 13/A maddesinde “(Ek : 6/ 12/ 2006- 5560/ 38 md .)

( 1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir . Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması, b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması, gerekir .

( 2) Mahkûm olunan cezanın infazına genel af veya etkin pişmanlık dışında başka bir hukukî nedenle son verilmiş olması halinde, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilmesi için, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmesi gerekir . Ancak, bu süre kişinin mahkûm olduğu hapis cezasına üç yıl eklenmek suretiyle bulunacak süreden az olamaz .

( 3) Yasaklanmış hakların geri verilmesi için, hükümlünün veya vekilinin talebi üzerine, hükmü veren mahkemenin veya hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemenin karar vermesi gerekir .

( 4) Mahkeme bu husustaki kararını, dosya üzerinde inceleme yaparak ya da Cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle verebilir .

( 5) Yasaklanmış hakların geri verilmesi talebi üzerine mahkemenin verdiği karara karşı, hükümle ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen kanun yoluna başvurulabilir .

( 6) Yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karar, kesinleşmesi halinde, adlî sicil arşivine kaydedilir .

( 7) Yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna başvurulması nedeniyle oluşan bütün masraflar hükümlü tarafından karşılanır .”; 11. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu “Arabulucular siciline kayıt şartları” başlıklı 20. maddesinde “( 1) Sicile kayıt, ilgilinin Daire Başkanlığına yazılı olarak başvurması üzerine yapılır .

( 2) Arabulucular siciline kaydedilebilmek için; ( 1)

a) Türk vatandaşı olmak, b) Mesleğinde en az beş yıllık kıdeme sahip hukuk fakültesi mezunu olmak, c) Tam ehliyetli olmak, ç) (Değişik : 12/ 10/ 2017- 7036/ 25 md .) 26/ 9/ 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53

8 / 15üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıldan fazla

süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık, gerçeğe aykırı bilirkişilik yapma, yalan tanıklık ve yalan yere yemin suçlarından mahkûm olmamak, d) (Ek : 5/ 6/ 2017-KHK- 691/ 9 md .; Aynen kabul : 31/ 1/ 2018- 7069/ 9 md .) Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak, e) Arabuluculuk eğitimini tamamlamak ve Bakanlıkça yapılan yazılı (…) sınavda başarılı olmak, gerekir .”; (Aynı şartlar, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 30.

maddesinde aynen tekrarlanmıştır)

12. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Ceza

İşleri Genel Müdürlüğü” kenar başlıklı 41 inci maddesinde; ” (l) Ceza İşleri Genel

Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır :

(…)

g) Ceza muhakemesinde önödeme, uzlaştırma ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi gibi alternatif uyuşmazlık çözüm usullerinin geliştirilmesi ve etkin şekilde uygulanmasını sağlamak, ğ) Uzlaştırmacı temel eğitimine ilişkin usul ve esaslar ile eğitim verecek kurum ve kuruluşların niteliklerini belirlemek ve bunlara izin verilmesini Bakanlığın onayına sunmak ile onaylanan kurum ve kuruluşları listelemek ve elektronik ortamda yayımlamak, h) Uzlaştırmacı eğitimi sonunda yapılacak sınavın usul ve esaslarını belirlemek ve sınavları yapmak, ı) Uzlaştırmacı siciline kabule ilişkin usul ve esasları belirlemek, uzlaştırmacıların sicile kabulüne ve sicilden çıkarılmasına karar vermek, sicile kayıtlı uzlaştırmacıları görev yapmak istedikleri

Cumhuriyet başsavcılıklarına göre listelemek, i) Uzlaştırmacılara verilecek dosyaların tevzi esaslarını belirlemek, j) Uzlaştırmacıların denetimine ve performansına ilişkin usul ve esasları belirlemek, k) Alternatif usuller konusunda kamuoyunu bilgilendirici çalışmalar yapmak, l) Görev alanına giren istatistiklerin derlenmesi ve yayımı konusunda Bakanlığın ilgili birimleriyle iş birliği halinde çalışmak, m) Uzlaştırmacı Asgari Ücret Tarifesini hazırlamak, (…)”;

13.26594 Resmi Gazete sayılı 26/ 07/ 2007 tarihli Ceza Muhakemesi Kanununa Göre

Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in (MÜLGA) “Hukuk öğrenimi görmüş uzlaştırmacıda aranan nitelikler ve görevlendirilme usulü” başlıklı 15. maddesinde “( 1) Hukuk

öğrenimi görmüş uzlaştırmacıların görevlendirilmesinde aşağıdaki şartlar aranır :

a) Üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun olmak, b) Hukuk veya hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idarî bilimler, iktisat ve maliye alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmak, c) Hukuk dalında yüksek lisans ya da doktora yapmış bulunmak,

9 / 15ç ) Baroya kayıtlı avukat olmamak,

d) Taksirli suçlar hariç olmak üzere; 26/ 9/ 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş ve affa uğramış, ertelenmiş ya da paraya çevrilmiş olsa bile kesinleşmiş bir kararla veya Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, millî savunmaya, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçları ile yabancı devletlerle olan ilişkilere karşı suçlardan ya da zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, yağma, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı, gerçeğe aykırı bilirkişilik yapma, yalan tanıklık ve haksız mal edinme suçlarından biriyle hükümlü bulunmamak, e) Disiplin yönünden meslekten ya da memuriyetten çıkarılmamış veya geçici olarak yasaklanmamış olmak .

( 2) Hukuk öğrenimi görmüş uzlaştırmacılar, ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından belirlenen listeye kayıtlı olanlar arasından seçilirler . Bu listeye kayıtlı olan uzlaştırmacılar sadece kayıtlı bulundukları il sınırları içerisinde değil ülke çapında görev alabilirler .

( 3) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, Ceza Muhakemesinde uzlaştırmacı olarak görev almak amacıyla listeye kaydolmak için her yılın Kasım ayının sonuna kadar Cumhuriyet başsavcılığına bir dilekçeyle başvurur . Başvurular şahsen yapılabileceği gibi, kayıtlı olunan oda, çalışılan kurum ve kuruluş aracılığıyla da yapılabilir .

( 4) İletişim bilgilerini içeren başvuru dilekçesine; a) Nüfus cüzdanı örneği, b) T.C. kimlik numarası, c) Mezuniyet belgesinin onaylı örneği, ç) Adlî sicil kaydı, d) İki adet vesikalık fotoğraf, e) Bu Yönetmeliğin 30 uncu maddesi uyarınca yapılacak eğitimlere katılacağını beyan eden dilekçesi, f) Varsa kayıtlı olunan oda, çalışılan kurum ve kuruluşun isimleri, eklenir .

( 5) Başvuranların talepleri kaydedilerek ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılığınca başvuru tarihinden itibaren otuz gün içerisinde değerlendirilir .

( 6) Başvuranın birinci fıkradaki şartları taşımaması veya dördüncü fıkrada belirtilen belgelerin eksik olması hâlinde talebin reddine karar verilir . Redde ilişkin karar ilgilisine tebliğ olunur .

( 7) Talepleri uygun görülenlerin adı ve soyadları, açık adresleri, telefon numaraları yazılarak, oluşturulan liste her yıl Ocak ayı içerisinde en az yedi gün süre ile adliyede herkesin görebileceği bir yere asılır . Ayrıca Cumhuriyet başsavcılığının internet adresinde ilân edilir . Oluşturulan listenin bir örneği, merkezdeki hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile yargı çevresindeki mahkemeler ve Cumhuriyet

10 / 15başsavcılıklarına bildirilir .

( 8) Liste, ayrıca yazılı ve elektronik ortamda hazırlanarak her yılın Ocak ayının sonuna kadar Adalet

Bakanlığı Eğitim Dairesi Başkanlığına gönderilir . Gönderilen listeler bu birim tarafından yayımlanır .

( 9) Listede yer alan uzlaştırmacının; a) Listeye kabul şartlarını sonradan kaybetmesi, b) Bu Yönetmelikte belirlenen şartlardan herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması, c) Listeden çıkarılmayı talep etmesi, ç) Uzlaştırmacılıkla bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunması, d) Bu Yönetmeliğin 30 uncu maddesi uyarınca yapılan eğitimlere katılmaması, durumunda listeden çıkarılır .

( 10) Listeden çıkarılmasına ilişkin karar ilgiliye tebliğ edilir ve ayrıca yedinci ve sekizinci fıkralarda belirtilen yerlere gönderilir .

( 11) Zorunluluk hâlinde listeye kayıtlı olmamasına rağmen, bu maddede belirtilen şartları taşıyan hukuk öğrenimi görmüş kişiler arasından da görevlendirme yapılabilir .’ ; 14. 30145 Resmi Gazete sayılı 05/ 08/ 2017 tarihli Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma

Yönetmeliği’nin “Uzlaştırmacı görevlendirilmesi” başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasında “ ( 1)

Uzlaştırma bürosuna gönderilen dosyanın uzlaştırmadan sorumlu Cumhuriyet savcısı tarafından incelenmesi sonucunda, gönderme kararına esas suçun uzlaştırma kapsamında kaldığının anlaşılması hâlinde uzlaştırmacı görevlendirmesi, Daire Başkanlığı tarafından belirlenen listeye göre ilgili Cumhuriyet savcısının onayıyla yapılır”; 14.1.Aynı Yönetmeliğin “Uzlaştırmacı siciline kayıt olma şartları” başlıklı 48. maddesinde “ ( 1)

Sicile kayıt başvurusu, Daire Başkanlığına elektronik ortamda başvurmak suretiyle yapılır .

( 2) İlgilinin, uzlaştırmacı olarak görev yapmak istediği ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı ile iletişim bilgilerini içerir başvuru dilekçesine; a) Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası, b) Mezuniyet belgesi ile hukuk fakültesi mezunları dışındakiler için not dökümüne ilişkin belgenin onaylı örneği, c) Son altı ay içerisinde çekilmiş vesikalık fotoğraf, ç) Varsa kayıtlı olunan oda, çalışılan kurum ve kuruluşun isimleri, d) Uzlaştırmacı eğitiminin tamamlandığını gösterir katılım belgesinin aslı veya onaylı örneği, eklenir .

( 3) Uzlaştırmacı siciline kaydedilebilmek için; a) Türk vatandaşı olmak,

11 / 15b) Tam ehliyetli olmak,

c) Avukatlar yönünden baroya kayıtlı olmak, ç) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler yönünden üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun olmak veya hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat veya maliye alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olmak, d) Kasten işlenmiş bir suçtan mahkûm olmamak, e) Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak, f) Uzlaştırmacı eğitimini tamamlamak ve yazılı sınavda başarılı olmak, g) Disiplin yönünden meslekten veya memuriyetten çıkarılmamış ya da geçici olarak yasaklanmamış olmak, gerekir .

( 4) Sicile kayıt için başvuruda bulunacak kişinin fiilen yürütmekte olduğu asıl mesleğinin ilgili mevzuatında, uzlaştırma faaliyetini yürütmesine engel bir hüküm bulunmamalıdır .

( 5) Üçüncü fıkrada sayılan sicile kayıt şartlarını taşıdığı anlaşılan ve belgelerinde eksiklik bulunmayan başvuru sahipleri uzlaştırmacı siciline kaydedilir . İlgililerden, şartları taşımadığı anlaşılan veya verilen bir aylık süreye rağmen eksik belgelerini sunmayan başvuru sahiplerinin sicile kaydı yapılmaz .

( 6) Başvurular hakkında geliş tarihinden veya eksik belgenin ikmalinden itibaren iki ay içinde karar verilerek ilgilisine de tebliğ edilir .

( 7) Belge eksikliği nedeniyle sicile kayıt talebi reddedilen kişiler eksik belgeleri ikmal ederek yeniden sicile kayıt için başvuruda bulunabilirler .

( 8) Uzlaştırmacı, üçüncü fıkrada sayılan şartlarla ilgili olarak, kendisine ait bilgilerde meydana gelen her türlü değişikliği bir ay içinde, varsa belgesi ile birlikte Daire Başkanlığına bildirmek zorundadır .

( 9) Sınavda başarılı olanların sınav sonuçları, yenileme eğitimlerini de tamamlamak şartıyla, sicile kayıt yaptırıncaya kadar geçerliliğini korur .”;

15.25929 Resmi Gazete Adli Sicil Yönetmeliği’nin “Adlî sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi”

başlıklı 13. maddesinde “Arşiv bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine ve her halde kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yılın geçmesiyle, tamamen silinir .

Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kayıtları, talep aranmaksızın, tamamen silinir .

Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararına ilişkin adlî sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir .

Bu hallerde silme işlemi, Genel Müdürlüğün teklifi ve Bakan’ın onayı ile kurulan

12 / 15komisyonca re’sen yapılır .”;

hükümleri düzenlenmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

16. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “

Kısmi Tavsiye Kısmi Ret Karar Önerisi ” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

17.30145 Resmi Gazete sayılı 05/ 08/ 2017 tarihli Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği’nin

4. maddesinde uzlaşma “Uzlaştırma kapsamına giren bir suç nedeniyle, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin Kanun ve bu Yönetmelikteki usul ve esaslara uygun olarak anlaşmış olmaları” olarak tanımlanmıştır .

18. Uzlaştırma, Türkiye’de ilk kez 2005 yılında Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi

Kanununda yer almıştır . 26594 Resmi Gazete sayılı 26/ 07/ 2007 tarihli Yönetmelik ile, uzlaştırma ile ilgili düzenlemelerin ayrıntısına yer verilmiştir . Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 10/ 10/ 2016 tarihli Bakan Olur’uyla, Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı kurulmuş ve 30145 Resmi Gazete sayılı 05/ 08/ 2017 tarihli Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ile, uzlaştırmacılık kurumu, mülga Yönetmeliğe göre, daha kapsamlı düzenlenmiştir .

19. 26594 Resmi Gazete sayılı 26/ 07/ 2007 tarihli mülga Yönetmelik’in 15/ 1 maddesinde, hukuk öğrenimi görmüş uzlaştırmacıların, ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından belirlenen listeye kayıtlı olanlar arasından seçilecekleri düzenlenmişken , hem 30145 Resmi Gazete sayılı 05/ 08/ 2017 tarihli Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 12. maddesinde, hem de

2992 sayılı Adalet Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünden Kararnamenin

Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’un 9. maddesine 24/ 112016 tarihinde eklenen ek fıkra ile

“ Uzlaştırmacı siciline kabule ilişkin usul ve esasları belirlemek, uzlaştırmacıların sicile kabulüne ve sicilden çıkarılmasına karar vermek, sicile kayıtlı uzlaştırmacıları, görev yapmak istedikleri

Cumhuriyet başsavcılıklarına göre listelemek,” bendi eklenerek, uzlaştırmacılık kurumu Daire

Başkanlığı’nın bünyesinde sisteme oturtulmuştur .

20. 26594 Resmi Gazete sayılı 26/ 07/ 2007 tarihli mülga Yönetmelik’in 15. maddesinde suç türleri bakımından ayrıntılı düzenlenmiş olsa da, hem 30145 Resmi Gazete sayılı 05/ 08/ 2017 tarihli Ceza

Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği’nde hem de 26594 sayılı Yönetmelik’te kasten işlenen suçtan mahkum olmamak şartı ile ilgili herhangi bir süre sınırı ve suç türü ayrımı düzenlenmemiştir .

21. Devlet Memurları Kanunu’nda memur olabilmek için, mahkum olunmuş sürenin üst sınırı 1 yıl olup, birçok meslek grubu kendi kanunlarında bu konu ile ilgili düzenleme yapmıştır . Nitekim, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunun 4. maddesinde üst sınır 1 yıl olarak düzenlenmiş ve suç türü ayrımı yapılmıştır . Aynı şekilde Avukatlık Kanununda ise bu sürenin üst sınırı 2 yıl olup, suç türü ayrımı yapılmıştır .

22. Uzlaştırma müessesi gibi, son yıllarda önem verilen, “sistematik teknikler uygulayarak,

13 / 15görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini

anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren” arabuluculuk için , 07/ 06/ 2012 tarihli, 6325 sayılı Hukuk

Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunda da, arabuluculuk sicile kayıt şartları arasında, kasten işlenmiş bir suçtan dolayı mahkum olunan sürenin üst sınırı 1 yıl olup, birçok suç türü bakımından ayrıntılı düzenleme yapılmıştır .

23. Uzlaştırmacıların görev alanına giren suçlar ele alındığında, bu suçların alt sınırının 3 ay, 6 ay, 1 yıl olduğu, üst sınırının ise dolandırıcılık suçu hariç ( 5 yıl), 1 yıl, 2 yıl ya da 3 yıl olduğu görülmüştür . 30145 Resmi Gazete sayılı 05/ 08/ 2017 tarihli Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma

Yönetmeliği’nde, uzlaştırmacı olabilmek için aranan şartlarda, genel bir ifade ile “ Kasten işlenmiş bir suçtan mahkum olmamak” ibaresi düzenlenmiştir . Uzlaştırmacının görev alanına giren suçların alt sınırı – üst sınırı ve uzlaştırmacılık düşünüldüğünde, böyle bir sınırın düzenlenmemiş olmasının, işin mantığına uygun olduğu düşünülse de, Hakimler Savcılar Kanunun 8. maddesinde, hakim savcı adaylarında aranan şartlar arasında, üç aydan fazla hürriyeti bağlayıcı ceza almaması hükmü düzenlenmiştir . Uzlaştırmacılık kurumunun mahiyeti düşünüldüğünde, herhangi bir kamu görevlisi gibi değerlendirilemeyeceği açıktır .

24. Başvuranın uzlaştırmacı siciline kayıt talebinin, “ Kasten işlenmiş bir suçtan mahkum olmamak” şartının sağlanmamış olması nedeniyle, 30145 Resmi Gazete sayılı 05/ 08/ 2017 tarihli Ceza

Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 48/ 3-d bendi uyarınca, reddedilmesinde hukuka aykırılık tespit edilmemiş olsa da, iddia merci olan savcılar ve karar merci olan hakimler için 3 ay gibi bir üst sınır düzenlenmişken, ayrıca uzlaştırmacılık kurumu ile arabuluculuk kurumunun benzer amaçları haiz bir hukuki müessese olduğu ve arabulucular için 1 yıllık üst süre düzenlendiği dikkate alındığında, uzlaştırmacılar için hiçbir süre tayin edilmemiş olmasının hakkaniyete aykırı olacağı açıktır . Bu hususta gereken üst sürenin tayini için, mevzuat değişikliği yapılmasının uygun olacağı kanaatine varılmıştır .

25. Başvuranın, adli sicil ve arşiv kaydının silinmesi yönünde yapılan incelemede, Adli Sicil

Kanunun ilgili maddesi uyarınca, arşiv kaydının silinmesi için yasaklanmış hakların geri bırakılması kararı alınmasından itibaren 15 yıl, karar verilmemiş ise 30 yıl geçmesi gerektiği hususları göz önünde bulundurulduğunda, başvuran yönünden bu sürelerin henüz dolmadığı anlaşıldığından, başvuranın arşiv kaydının silinmesine ilişkinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık görülmemiştir .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 26. İyi yönetim ilkelerine, 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri ” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; 27. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece her iki idarenin de “makul sürede karar verme , kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır .

14 / 15VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

28. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır . 21 inci maddenin ikinci fıkrası yarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır . Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede yetkili yer İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiği takdirde, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE;

Başvuranın uzlaştırmacı siciline kayıt talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğu, ancak

“kasten işlenmiş bir suçtan mahkum olmamak” şartının, birçok kanun hükmüne göre geniş tutulması, herhangi bir üst sınır düzenlenmemiş olması nedeniyle hakkaniyete aykırı olduğu kanaatine varıldığından, bu hususta gerekli düzenlemelerin yapılması amacıyla ADALET

BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Başvuranın, arşiv kaydının silinmesi talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmediğinden, başvuranın bu yöndeki talebinin REDDİNE,

6328 sayılı Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Adalet Bakanlığınca bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi