ÖZET: Başvuru, 2005 yılında Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi’nden mezun olan ve 2011 yılında ADÜ Tıbbi Genetik ihtisasını tamamlayan bir kişinin, 03/04/2023 tarihinde Hospital Hastanesi Acil Servisi’nde çalışmak için yaptığı çalışma izni talebinin reddedilmesine ilişkindir. Başvuran, Sağlık Bakanlığı’nın kararlarının bazı tıp uzmanlık dallarının özel hastanelerde uzman kadrosu aranmaksızın çalışmasına izin verdiğini belirterek, pratisyen hekimlik çalışma izninin kendisine verilmesini istemektedir.

Sağlık Bakanlığı, başvuruya verdiği yanıtta, uzman hekimlerin yalnızca belirli kadrolarda çalışabileceğini ve pratisyen hekim kadrolarında çalışmaları için özel hastanelerin yönetmeliklerine uygun düzenlemeler olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca, uzman hekimlerin kendi uzmanlık alanlarında hizmet vermelerinin önemine vurgu yaparak, yalnızca belirli uzmanlık dallarındaki hekimlerin pratisyen hekim olarak çalışmasına izin verildiğini belirtmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, başvurunun reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu sonucuna varmıştır. İdarenin, sağlık hizmetlerinin etkin ve verimli sunumu amacıyla uzman hekimlerin kendi alanlarında çalışmasını sağlamaya yönelik kararlarının, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu belirtilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/12430-S.23.19729

BAŞVURU NO : 2023/6036

KARAR TARİHİ : 29/09/2023

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

Çalışma izni hakkındadır

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 27/04/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; 2005 yılında Selçuk Üniversitesi Meram Tıp

Fakültesinden mezun olduğunu, 2011 yılında ADÜ Tıbbi Genetik ihtisasını başarıyla tamamladığını, 03/04/2023 tarihinde Hospital Hastanesi Acil Servisinde çalışmak için başvuru yaptığını ancak geçen süre içerisinde çalışma izninin verilmediğini, Sağlık Bakanlığının KDK/7 toplantı kararlarında bazı ana dalların özel hastanelerde uzman kadrosu aranmaksızın çalışmasının uygun olduğuna karar verildiğini, her tıp hekimin hakkı olan pratisyen hekimlik çalışma izninin tarafına verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 09/06/2023 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben

Sağlık Bakanlığı tarafından gönderilen – – sayılı yazı ve eklerinde; 2.1. Uzman hekim kadroları Bakanlığın planlaması dâhilinde; özel hastanelere uzman hekim kadroları, planlama kapsamında tahsis edilmekte ve Özel Hastaneler Yönetmeliğinde belirtilen kurallar çerçevesinde, istisnai durumlar hariç hekimler ancak bu kadrolarda başlatılabildiği, uzman hekimlerin özel hastanelerin pratisyen hekim kadrolarında çalışmalarının ilgili Yönetmeliğin Ek-1’in IX. fıkrasında yer alan “Acil ünitesinde en az beş pratisyen tabip veya klinik olmayan uzmanlık dallarından uzman tabip çalıştırılır.

Mevcut kadrolu uzman tabipler, mesul müdürce düzenlenen nöbet listesine göre acil ünitesinde pratisyenlik yetkisini de kullanarak nöbet tutabilir” hüküm ile düzenlenmiş ve klinik olmayan uzmanlık dallarındaki hekimleri pratisyen hekim olarak özel hastanelerde meslek icrasına izin verilmiş olduğu,

2.2. Yetişmiş insan gücünün sağlık hizmeti sunumunda etkin ve verimli bir şekilde yer alması açısından uzman hekimlerin kendi uzmanlıklarında hizmet sunmaları önem arz etmekte olduğu, Bakanlığın planlamaları kapsamında alınan karar ile anatomi, fizyoloji, histoloji, embriyoloji, mikrobiyoloji, biyokimya, farmakoloji uzmanlık dallarında uzman olanlara pratisyen hekim olarak özel hastanelerin acil ünitelerinde çalışması yönünde karar alındığı, karar gereği anatomi, fizyoloji, histoloji, embriyoloji, mikrobiyoloji, biyokimya, farmakoloji uzmanlık dallarında uzman olanlar dışındaki uzmanlık dallarında özel hastanelerde çalışmasına izin verilmediği, İfade edilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 09.11.1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” 4. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 11.04.1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un

“Tabipl er” başlıklı birinci fasılın 1 inci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde tababet icra ve her hangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmak şarttır.” 5.1. “Tabipl er” başlıklı birinci fasılın 12 inci maddesinde; “Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 27 nci maddesi, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesi ile 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 32 nci maddesi saklı kalmak kaydıyla, aşağıdaki sağlık

kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilir:

a) Kamu kurum ve kuruluşları.

b) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan vakıf üniversiteleri.

c) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası.

(Değişik üçüncü fıkra: 21/1/2010-5947/7 md.)Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamaları çerçevesinde ve ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilir. Bu maddenin uygulanması bakımından Sosyal Güvenlik Kurumunca branş bazında sözleşme yapılan özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversiteleri yalnızca sözleşme yaptıkları branşlarda (b) bendi kapsamında kabul edilir. Mesleğini serbest olarak icra edenler, hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik

Kurumundan talep edilmemek kaydıyla, (b) bendi kapsamında sayılan sağlık kuruluşlarında da hastalarının teşhis ve tedavisini yapabilir. (Değişik dördüncü cümle: 2/1/2014-6514/21 md.) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimleri, kurum ve

kuruluşlarındaki çalışma saatleri dışında ve kurumlarının izniyle aylık otuz saati geçmemek üzere iş yeri hekimliği yapabilir. Döner sermayeli sağlık kuruluşları ise kurumsal olarak işyeri hekimliği hizmeti verebilir. (Ek cümle: 2/1/2014-6514/21 md.) Tabipler, iş yeri hekimliği eğitimi alma ve iş yeri hekimliği belgesine sahip olma şartı aranmaksızın 10’dan az işçi çalıştıran az tehlikeli iş yerlerinin iş yeri hekimliği görevini yapabilirler. Bu maddenin uygulamasına ve işyeri hekimliğine ilişkin esaslar Sağlık Bakanlığınca belirlenir.” 5.2. “Tabipl er” başlıklı birinci fasılın ek 14 üncü maddesinde; “Tıpta uzmanlık ana dalları ile eğitim süreleri EK–1 sayılı çizelgede; diş tabipliğinde uzmanlık ana dalları ile eğitim süreleri EK–2 sayılı çizelgede; tıpta uzmanlık yan dalları, bağlı ana dalları ve eğitim süreleri de EK–3 sayılı çizelgede belirtilmiştir. Bu çizelgelerde belirtilen eğitim süreleri, Sağlık Bakanlığınca, Tıpta Uzmanlık Kurulunun kararı üzerine üçte bir oranına kadar arttırılabilir. (Ek cümle: 19/11/2014-6569/20 md.) Süre artırımı yapılan ana dallarda, süre artırımının gerekçesi olan çekirdek eğitim müfredatının içeriği o uzmanlık dalına bağlı yan dal alanlarıyla örtüşüyorsa, ilgili yan dalın eğitim süreleri Tıpta Uzmanlık Kurulunca üçte birine kadar azaltılır.

Tıpta ve diş tabipliğinde ana uzmanlık dalı eğitimlerine, merkezi olarak yapılacak tıpta ve diş tabipliğinde uzmanlık sınavları ile girilir. Yan dal uzmanlık eğitimlerine ve EK-1 sayılı çizelgenin 3 üncü sütununda belirtilen uzmanların ikinci uzmanlık eğitimlerine girişleri merkezi olarak yapılacak yan dal uzmanlık sınavı ile olur. Uzmanlık dallarının eğitim müfredatları ve bu müfredatlara göre uzmanlık dallarının temel uygulama alanları ile görev ve yetkilerinin çerçevesi Tıpta Uzmanlık Kurulunca belirlenir.

(Ek fıkra:2/1/2014-6514/25 md.) Tıpta ve diş tabipliğinde yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi yapmakta olanlar ile dost ve müttefik ülkelerle imzalanan askeri anlaşmalar ve protokoller kapsamında tıpta ve diş tabipliğinde uzmanlık eğitimini yapmakta olan yabancı uyruklulara hizmette bulundukları ilgili kurumun döner sermayesinden, döner sermayesi bulunmayan kurumlarda kurum bütçesinden, vakıf üniversitelerinde ise kendi bütçelerinden (13.000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda ödeme yapılır. Bu ödemeden damga vergisi dışında herhangi bir kesinti yapılmaz” 6. 27.03.2002 tarihli ve Özel Hastaneler Yönetmeliğinin Ek-1 maddesinde; “Acil ünitesinde en az beş pratisyen tabip veya klinik olmayan uzmanlık dallarından uzman tabip çalıştırılır. Mevcut kadrolu uzman tabipler, mesul müdürce düzenlenen nöbet listesine göre acil ünitesinde pratisyenlik yetkisini de kullanarak nöbet tutabilir.”

Şeklindedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. Başvuru, Tıbbi Genetik ihtisasına sahip başvurucunun uzman kadrosu aranmaksızın pratisyen hekim olarak çalışma talebini içermektedir.

9. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun genel tababet icrası kapsamındaki hastalıkların tedavisinin tüm tabipler tarafından gerçekleştirilebileceği, herhangi bir uzmanlık dalında meslek icrası için uzmanlık vesikasına sahip olunması gerektiği belirtilmiştir. Genel tababet kapsamında tabiplik mesleğinin icrası için tıp fakültesi diplomasına sahip olmak yeterli olup, bütün uzman tabipler genel tababet çerçevesinde her türlü tıbbi işlemi gerçekleştirme görev ve yetkisine haiz bulunmaktadır.

10. Uzman hekimlerin özel hastanelerin pratisyen hekim kadrolarında çalışmaları konusunda Özel

Hastaneler Yönetmeliğinde; “Acil ünitesinde en az beş pratisyen tabip veya klinik olmayan uzmanlık dallarından uzman tabip çalıştırılır” hüküm düzenlenmiş ve klinik olmayan uzmanlık dallarındaki hekimleri pratisyen hekim olarak özel hastanelerde meslek icrasına izin verilmiştir. Klinik olan uzmanlık dalı ile klinik olmayan uzmanlık dalı şeklinde ikili ayrımda; temel tıp bilimleri, dahili tıp bilimleri ve cerrahi tıp bilimleri olarak üçe ayrılan üniversite bölümlerin içeresinde; temel tıp bilimleri uzmanlık dallarındaki uzman hekimlerin, uzmanlık dalının çalışma alanı itibarıyla hasta muayene ve tedavisinde bulunmadığı bu yönüyle hasta bakmayan uzmanlık dallarının klinik olmayan uzmanlık dalı olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu; E. 2019/718, K. 2020/1734 sayılı kararı).

11. Uzman hekimlerin özel hastanelerin pratisyen hekim kadrolarında çalışmalarına ilişkin ilgili

Yönetmelik maddesinin iptali talebi ile Danıştay Onbeşinci Dairesinde görülen dava neticesinde; ilgili

Dairenin 26/09/2018 tarih ve E:2017/609, K:2018/6467 sayılı kararıyla; “1219 sayılı Tababet ve Şuabatı

San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun uyarınca tabiplik mesleğini icra etme hakkına sahip bir tabip veya uzman tabibin, anılan Kanun’un 12. maddesindeki sınırlamalara bağlı kalmak suretiyle mesleğinde çalışabilme hakkına sahip olduğunun tartışmasız olduğu, anılan Kanun ile belirlenen tabiplik mesleğinin, tabibin çalışma hakkının sınırlarını aşar nitelikte engelleyen dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına ve hukuka uyarlık bulunmadığı; Dava konusu Yönetmelik değişikliği ile özel sağlık kuruluşlarının acil ünitesinde pratisyen tabip veya klinik olmayan uzmanlık dallarından uzman tabiplerin çalıştırılabileceği, mevcut kadrolu uzman tabiplerin de pratisyenlik yetkisini kullanarak nöbet tutabileceği yönünde düzenlemeye gidildiği, söz konusu değişiklikle birlikte aile hekimliği uzmanlarının özel sağlık kuruluşlarının acil servis ünitelerinde çalışması imkânının ortadan kaldırıldığı” yönünde hüküm tesis edilmiştir. İlgili Daire kararının temyiz edilmesi üzerine İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından yapılan inceleme neticesinde; 07/10/2020 tarih ve E:2019/718, K:2020/1734 sayılı kararında; “Davalı idarenin dosya kapsamında yer alan savunmalarında da belirtildiği üzere, ülkemizin tamamında sürekli, eşit ve verimli sağlık hizmeti sunumunu sağlayacak düzeyde yeterli uzman hekimin bulunmaması nedeniyle mevcut hekimlerin en verimli şekilde kullanılması, etkili bir sağlık sistemi kurulabilmesi ve genel sağlık sigortasının uygulanabilmesi için aile hekimliği uygulamasına geçilmesinin zorunlu olması nedeniyle aile hekimlerinin özellikle ve öncelikle birinci basamak sağlık hizmetlerinde istihdamının gerektiği hususu göz önünde bulundurulduğunda, aile hekimi uzmanlarının asıl ve öncelikli istihdam sahası olan aile hekimliği sistemine kanalize olması gerekmekte olup, bu yönüyle de dava konusu düzenlemede kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır. Ayrıca, davacı tarafından bakılan dava açılırken, davanın eksik düzenleme iddiasıyla açılmadığı, dava dilekçesinde “klinik olmayan uzmanlık dallarından” ibaresinin iptalinin istendiği, ancak, dava dilekçesinin içeriğinden davacı Derneğin isteminin, düzenlemede aile hekimlerine de yer verilmesi gerektiği olduğu görüldüğünden, “klinik olmayan uzmanlık dallarından”

ibaresinin iptalinde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle temyiz isteminin kabulüne ve ilgili Daire kararının bozulmasına hükmettiği anlaşılmaktadır.

12. Bu çerçevede Kurumuz tarafından yapılan değerlendirmede; İdarenin ülkemizin tamamında sürekli, eşit ve verimli sağlık hizmeti sunma gayesi ile uzman hekimlerin kendi uzmanlık alanlarında sağlık hizmeti sunarak yetişmiş insan gücünü etkin ve verimli bir şekilde kullanma amacıyla klinik uzmanlık dallarındaki hekimlerin pratisyen hekim olarak özel hastanelerde meslek icrasına ilişkin çalışma izni vermeme yönündeki işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 13. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde

gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

14. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Başvurunun REDDİNE, Kararın Başvuran ile SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi