|
ÖZET: Başvuran, 2010 yılından bu yana Dicle Üniversitesi Hastanesi yoğun bakım bölümünde çalışmakta ve yüksek lisans eğitimini tamamlayarak uzman hemşire unvanı almıştır. Ancak, hastanede kendisinden başka uzman hemşire bulunmadığı ve sorumlu hemşire olarak görevlendirilme talebinin reddedildiği belirtilmektedir. Bu nedenle, başvuran, Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurarak öncelikli görevlendirme hakkının tanınmasını talep etmiştir.
Dicle Üniversitesi Rektörlüğü, başvurunun reddedilmesine ilişkin açıklamalarda bulunmuş ve görevlendirmelerin, personelin deneyim ve yetenekleri gibi kriterlere göre yapıldığını ifade etmiştir. Ancak, başvuranın uzman hemşire unvanına sahip olması ve mevzuatta rüçhan hakkının bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda, idarenin kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kabul edilmesi gerektiğini belirterek, Dicle Üniversitesi Hastanesi Başhekimliği’ne başvuranın uzman hemşire unvanına uygun olarak sorumlu hemşire kadrosuna görevlendirilmesi hususunda tavsiyede bulunmuştur. İdarenin, bu karar doğrultusunda 30 gün içinde işlem yapması gerekmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/4830-S.24.7627
BAŞVURU NO : 2024/213
KARAR TARİHİ : 07.05.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : DİYARBAKIR DİCLE ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ
BAŞHEKİMLİĞİ
Sorumlu hemşire olarak görevlendirilme talebi hk
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 05.01.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yaptığı başvuruda başvuran, başvuran 2010 yılından bu yana Dicle Üniversitesi yoğun bakımı bölümünde çalışmakta olduğunu, yüksek lisans eğitimini tamamladığını ve diplomasının Sağlık Bakanlığınca onaylandığını, uzman hemşire unvanı aldığını belirtmektedir. Başvuran
Dicle Üniversitesi Hastanesinde kendisinden başka uzman hemşire olmadığını, idareden sorumlu hemşire talebinin reddedildiğini belirtmektedir. Başvuran Kurumumuzdan öncelikli görevlendirme (rüçhan) hakkının verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Dicle Üniversitesi Rektörlüğünün 07/03/2024 tarihli ve E- – – sayılı; 16/04/2024 tarihli ve E- – – sayılı yazılarında; 2.1. Dicle Üniversitesi Hastanesinde İnsan Kaynakları Komisyonu tarafından birim sorumlusu görevlendirmesinin yapıldığı, personelin tecrübe ve deneyimleri, iş arkadaşları ve amirlerine karşı sorumluluk alabilmesi, iş barışına önem vermesi, sorgulayıcı olması, kendini sürekli yenilemesi, önderlik yeteneğine sahip olması, karar verici ve problem çözücü olması gibi özellikleri göz önünde bulundurularak görevlendirmelerin yapıldığı, açıklamalarına yer verilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
/
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu’nun 8 inci maddesinin birinci fıkrasında “ Lisans mezunu hemşireler meslekleriyle ilgili lisansüstü eğitim alarak uzmanlaştıktan ve diplomaları Sağlık Bakanlığınca tescil edildikten sonra uzman hemşire olarak çalışırlar.” 9 unucu maddesinde “Hemşirelikle ilgili yönetim görevlerinde lisans ve lisansüstü eğitime sahip hemşirelerin rüçhan hakları vardır”, 6. Hemşirelik Yönetmeliği’nin “Uzman hemşire” başlıklı 7 nci maddesinde yer alan “Lisans mezunu hemşirelerden; yurtiçinde hemşirelik anabilim dallarında ve bunların altında açılan lisansüstü eğitim programlarından mezun olan ve diplomaları Bakanlıkça tescil edilen hemşireler ile yurtdışında bu programlardan mezun olup, diplomalarının denklikleri onaylanan ve diplomaları Bakanlıkça tescil edilen hemşireler alanlarında uzman hemşire olarak çalışırlar. Uzman hemşireler, temel hemşirelik rollerinin yanı sıra uzmanlığını yaptığı alana yönelik klinik bilgi, beceri, sağlık araştırmaları, danışmanlık hizmetleri, sağlık eğitim hizmetlerinin programlanması, uygulanması ve değerlendirilmesinde sorumluluk alır, uygular ve değerlendirir”, “Sorumlu hemşire” başlıklı 10 uncu maddesinde yer alan “Sorumlu hemşire yatan hasta üniteleri/klinikleri, yoğun bakım üniteleri, ayaktan tanı ve tedavi birimleri, acil, evde bakım gibi alanlarda hemşirelik hizmetlerinin yerine getirilmesinde başhemşireye karşı sorumlu olup, öncelikle ilgili alanda uzman hemşireler, yoksa üç yıl deneyimli ve hemşirelikte lisans mezunları arasından başhemşire tarafından görevlendirilir. Ancak, kurum/kuruluşta, hemşirelikte lisans eğitimine sahip hemşire bulunmaması halinde diğer hemşirelerden de görevlendirme yapılabilir. Sorumlu hemşire görevlendirildiği alanda öncelikle gündüz mesai saatlerinde görev yapar.”, düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından, İdarenin başvuranın talebine ilişkin işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak başvurunun kabulü yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, 2010 yılından bu yana Dicle Üniversitesi Hastanesi yoğun bakımı bölümünde çalışmakta olduğunu, yüksek lisans eğitimini tamamladığını ve diplomasının Sağlık Bakanlığınca onaylandığını, uzman hemşire unvanı aldığını belirtmektedir. Başvuran Dicle Üniversitesi
Hastanesinde kendisinden başka uzman hemşire olmadığını, idareden sorumlu hemşire talebinin
/
reddedildiğini belirtmektedir. Başvuran Kurumumuzdan öncelikli görevlendirme (rüçhan) hakkının verilmesini talep etmektedir.
9. 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu’nda lisans mezunu hemşirelerin meslekleriyle ilgili lisansüstü eğitim alarak uzmanlaştıktan ve diplomaları Sağlık Bakanlığınca tescil edildikten sonra uzman hemşire olarak çalışacakları, hemşirelikle ilgili yönetim görevlerinde lisans ve lisansüstü eğitime sahip hemşirelerin rüçhan hakları bulunduğu hüküm altına alınmıştır.
10. Hemşirelik Yönetmeliği’nde lisans mezunu hemşirelerden; yurtiçinde hemşirelik anabilim dallarında ve bunların altında açılan lisansüstü eğitim programlarından mezun olan ve diplomaları Bakanlıkça tescil edilen hemşirelerin alanlarında uzman hemşire olarak çalışacağı düzenlenmektedir. Yönetmelikte sorumlu hemşirelerin öncelikle ilgili alanda uzman hemşireler, yoksa üç yıl deneyimli ve hemşirelikte lisans mezunları arasından başhemşire tarafından görevlendirileceği, ancak, kurum/kuruluşta, hemşirelikte lisans eğitimine sahip hemşire bulunmaması halinde diğer hemşirelerden de görevlendirme yapılabileceği düzenlenmiştir.
11. Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden başvuranın lisansüstü eğitimini tamamlayarak uzman hemşire unvanını kazandığı, mevzuatta sorumlu hemşire görevlendirilmesinde uzman hemşirelerin rüçhan hakkı olduğu belirtilmesine rağmen sorumlu hemşire kadrosuna atamasının yapılmaması noktasında düğümlendiği görülmektedir.
12. Hemşirelik eğitiminin lisans düzeyinde olması gerektiği gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kabul gördüğü ve bu kabulün yasa ya da yasa niteliğindeki direktiflerde hükme bağlandığı, bu konuda Dünya
Sağlık Örgütü Genel Kurul tavsiye kararları ve Münih Deklarasyonu “2000” gibi önemli deklarasyonlar bulunduğu görülmektedir. Ülkemizde hemşirelik mesleğinin meslek lisesi düzeyinde eğitimle kazanılacak bir unvan olduğunu ifade eden 1954 tarihli ve 6283 sayılı Hemşirelik Kanununda 2007 tarihinde yapılan değişikliklerle hemşirelik mesleğinin lisans düzeyinde eğitimle kazanılan bir meslek olması amacı güdülmüştür.
13. 6283 sayılı Kanunda 2007 yılında yapılan değişiklik ile ilgili kanun teklifi gerekçeleri incelendiğinde; hemşirelik alanında yaşanan en ciddi sorunlardan birisi olarak lisans diplomasına sahip olup meslekte yüksek lisans ya da doktora çalışması yaparak uzmanlaşan hemşirelerin diplomalarının hizmet verdikleri alanlarda hizmet verecekleri pozisyonlar yönünden değerlendirilmemesi, akademik çalışmalarının sadece özlük haklarına yansıması olarak gösterilmiştir.
14. Hemşirelik hizmetlerinde etkinliğin sağlanması için en önemli şart, hangi hizmet pozisyonunun hangi nitelikte insan gücü gerektirdiğini açıkça belirlemektir. Somut olayda ve idarenin cevabi yazısında da belirtildiği üzere; sorumlu hemşirelik gibi mevcut pozisyonlara görevlendirmelerin, meslekte geçen çalışma süresi ve kabiliyet gibi müphem nitelikler öne sürülerek yapıldığı görülmektedir. Oysa her pozisyonun adı ve hizmetin hangi nitelikte insan kaynağı gücü tarafından yerine getirilebileceğinin açıklığa kavuşturulması toplam kalite yönetiminin en önde gelen koşullarındandır.
15. 6283 sayılı Hemşirelik Kanununun 9 uncu maddesinde “Hemşirelikle ilgili yönetim görevlerinde lisans ve lisansüstü eğitime sahip hemşirelerin rüçhan hakları vardır.” hükmü yer almaktadır. 08/03/2010 tarihli
Resmi Gazetede yayımlanan Hemşirelik Yönetmeliğinde bu hükme paralel düzenlemeler yapılmıştır.
Yönetmelikte bunun yanı sıra, hemşirelerin görev, yetki ve sorumlulukları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
/
Hemşirelik Yönetmeliğinin “Sorumlu hemşire” başlıklı 10 uncu maddesinde sorumlu hemşirelik için yapılan görevlendirmelerin öncelikle ilgili alanda uzman hemşireler arasından yapılacağı uzman hemşire bulunmaması halinde üç yıl deneyimli ve hemşirelikte lisans mezunları arasından görevlendirme yapılacağı hususu açıkça düzenlenmiştir.
16. Tıp alanında uzmanlık alanlarının belirlenmesinin ve uzmanlık gerektiren tıbbi işlemlerin, uzman olmayan hekimler tarafından uygulanamayacağına ilişkin düzenlemelerin, kişilerin mesleki standartlara uygun sağlık hizmeti alma hakkının korunması amacına hizmet ettiği kuşkusuzdur. Bu noktada, hemşirelik mesleğinin de sağlık hizmeti sunumunda önemli rol oynadığı, yüksek lisans eğitimi alarak uzman hemşire unvanı kazanan hemşirelerin bu unvana uygun ihdas edilen kadroda çalışması ile bireylerin nitelikli sağlık hizmeti alma hakkı da korunmuş olacaktır.
17. Nitekim Anayasa Mahkemesinin E:2007/78, K:2010/120 sayılı kararında “Kişinin yaşama hakkı, maddi ve manevi varlığını koruma hakkı, birbirleriyle sıkı bağlantıları olan, devredilmez ve vazgeçilmez haklarındandır. Yaşama ve vücut bütünlüğü üzerindeki temel hak devletlere pozitif ve negatif yükümlülük yükleyen haklardandır. Öte yandan sağlıklı yaşama hakkına ilişkin Anayasa’nın 56. maddesi, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu belirtir. Devlet herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak için sağlık kuruluşlarını planlayıp verimli şekilde hizmet vermelerini düzenler. Hemşirelik mesleğine ilişkin düzenlemeler de bu kapsamdadır. Hemşirelik; hastaları izlemek, tanı koymak ve tedavi süreçlerini yönlendirmek için gerekli olan ileri soyut düşünme yeteneği ve bilgi, belirli düzeyde beceri, psikolojik ve sosyolojik olguları kavrayacak kadar kültürel donanım, ağır tempoyu üstlenebilecek bir fiziksel dayanıklılık ve temel insanlık değerleri gerektiren bir meslektir. Bu açıdan toplum sağlığının korunmasında önemli işlevleri bulunan hemşirelik eğitiminde uluslararası standartlarda lisans eğitiminin önemi açıktır.” tespitlerine yer verilmiştir. Ülkemizin taraf olduğu İnsan
Hakları ve Biyotıp Sözleşmesinin 4 üncü maddesinde ise araştırma dâhil, sağlık alanında her müdahalenin, ilgili meslekî yükümlülükler ve standartlara uygun olarak yapılması gerektiği belirtilmiştir.
18. Danıştay 5. Dairesinin sorumlu hemşire görevlendirmesi konusu ile ilgili verdiği E:2014/5535, K:2015/9038 sayılı kararında “..davacı tarafından ……… hemşirelikten alınarak kendisinin sorumlu hemşire olarak görevlendirilmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddi üzerine de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca; bir hemşirenin sorumlu hemşire olarak görevlendirilebilmesi için, öncelikle görevlendirilecek alanda uzman hemşire olunması bir başka deyişle mesleği ile ilgili lisansüstü eğitim alarak uzmanlaşan ve diploması Bakanlıkça tescil edilen hemşire olması gerekmektedir. Ancak, çalışmak istenilen alanda uzman hemşire bulunmaması halinde, üç yıl deneyimli ve hemşirelikte lisans mezunları arasından, kurum veya kuruluşta hemşirelikte lisans eğitimine sahip hemşire bulunmaması halinde ise, diğer hemşirelerden de sorumlu hemşire olarak görevlendirme yapılabileceği açıktır. Buna göre, İdare Mahkemesince, davacının uzman hemşire olmadığı da göz önüne alındığında, davalı İdarede görev yapan, ilgili alanda uzman hemşire bulunup bulunmadığının araştırılması, uzman hemşire bulunmaması halinde ise davacı dışında üç yıl deneyimi bulunan ve lisans mezunu olan hemşirelerin bulunup bulunmadığının incelenmesi suretiyle, davacının sorumlu hemşire olarak görevlendirilip görevlendirilemeyeceği hususu ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken, . adlı hemşirenin
2 yıllık fakülte, davacının ise 4 yıllık fakülte mezunu olduğundan bahisle, öncelikle davacının sorumlu
/
hemşire olarak atanması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.” açıklamalarına yer verilmiştir.
19. Ayrıca, İdarenin Kurumumuza sunduğu açıklamalardan mevzuatta belirlenen unsurlar yanında çalışma barışını gözetmek amacıyla takdir yetkisinin kullanıldığı anlaşılmaktadır. Kurumumuza başvuranın bu yönden değerlendirilmesinde bu doğrultuda verilen meşruluğunu belirlemeye imkan sağlayacak bilgi ve belge sunulmadığından, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığı belirlenememiştir.
20. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Halil Kalabalık, İdare
Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı Ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk
Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997)
21. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur.
Ancak, idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. Bu doğrultuda idare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır.(Prof. Dr. Şeref GÖZÜBÜYÜK, “Yönetim Hukuku”, Eylül/1991 s.204) Ayrıca öğretide de, idarenin takdir yetkisini kullanırken yasaların koyduğu sınırlar içerisinde hareket etmesi, eşitlik ilkesine riayet etmesi, kamu yararı için kullanılması ve gerekçeli olması gibi ilkelere uygun şekilde işlem tesisinin hukuk devleti açısından zorunlu olduğu belirtilmektedir.
22. Kurumumuza başvuranın sorumlu hemşire olma hususunun değerlendirilmesinde takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığı belirleyebilecek bilgi ve belgeleri sunmadığı görülmektedir.
23. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın talebinin İdare tarafından reddedilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın uzman hemşire unvanına ve mevzuatın rüçhan hakkına uygun olarak sorumlu hemşire kadrosuna görevlendirmesinin yapılması hususunda DİCLE ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ
BAŞHEKİMLİĞİNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Dicle
Üniversitesi Hastanesi Başhekimliğince tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemlerin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve DİCLE ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/