|
ÖZET: Başvuru, Muğla İli Fethiye İlçesi’nde yaşayan bir Hollanda vatandaşı tarafından, uzun dönem ikamet izni talebiyle yapılmış ve “geçimini sağlayacak yeterli ve düzenli gelir kaynağına sahip olmak” şartını sağlayamadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvuran, Türk vatandaşı ile 1987 yılından beri evli olduğunu, Türkiye’de 30 yıldan fazla yaşadığını ve maddi durumunun yeterli olduğunu iddia etmiştir. Ancak, Muğla İl Göç İdaresi Müdürlüğü, başvuranın gelir durumunu belgeleyemediği ve sosyal yardım almadığına dair yeterli kanıt sunamadığı için başvuruyu olumsuz değerlendirmiştir.
İdare, başvuranın banka hesap hareketlerini ve mal varlıklarını incelemiş, ancak yeterli ve düzenli gelir kaynağına sahip olduğuna dair belgelerin eksik olduğunu belirtmiştir. Başvuranın, evlilik süresince edinilmiş mallara katılma rejimini seçmiş olması, eşinin mülkiyetindeki malların yarısının kendisine ait olduğu iddiasını desteklememektedir. İlgili mevzuat gereği, evlilik devam ettiği sürece eşlerin malları üzerinde tasarruf hakları bulunmaktadır. Sonuç olarak, başvurunun reddi, mevzuat hükümleri çerçevesinde hukuka uygun bulunmuş ve başvuranın yeterli gelir kaynağına sahip olmadığı tespit edilmiştir. İdare, başvuranı bilgilendirerek, ikamet izninin uzatılması için gerekli adımları atma fırsatı sunmuştur. Bu nedenle, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine karar vermiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/9304-S.24.14424
BAŞVURU NO : 2024/3359
KARAR TARİHİ : 02.09.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : GÖÇ İDARESİ BAŞKANLIĞI
MUĞLA VALİLİĞİ (İL GÖÇ İDARESİ MÜDÜRLÜĞÜ)
“Geçimini sağlayacak yeterli ve düzenli gelir kaynağına sahip olmak”
BAŞVURUNUN KONUSU :
şartını sağlayamadığı gerekçesiyle reddedilen uzun dönem ikamet iznine yönelik kararın iptal edilmesi ve uzun dönem ikamet izni verilmesi talepleri hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 04.03.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran Kurumumuza yapılan başvuru dilekçesinde kayıtlı hususlarda özetle; Muğla İli Fethiye
İlçesi Mahallesi’nde ikamet ettiğini, 1987 yılından itibaren Türk vatandaşı ile evli olduğunu ve
30 yıldan fazla bir süreçte Muğla ilinde ikamet ettiğini, Hollanda vatandaşı olduğunu, Türk vatandaşlığına
geçme şartlarına sahip olduğunu ancak Hollanda hükümetinin kendisi durumundaki kişiler için çifte vatandaşlığı kabul etmediğini, aile ikamet izni ile Türkiye’de kaldığını, gerek Türkiye gerekse Hollanda’da geçimini sağlayacak kadar birikiminin olduğunu, hiçbir sosyal kurumdan maddi destek almadığını, Ltd.Şti nin % 49 hissesinin sahibi olduğunu, kendi adına isimli Limanına kayıtlı yelkenli yatının bulunduğunu, Uzun dönem ikamet izni için 12/09/2023 tarihinde yapmış olduğu başvurusunun “geçimini sağlayacak yeterli ve düzenli gelir kaynağına sahip olmak” şartını sağlayamadığı gerekçesiyle reddedildiğini, bu kararın hatalı olduğunu, edinilmiş mal rejimine katılım nedeni ile tapu kayıtlarının ve ortak hesabın yarısına ortak olduğunu, hesabında yasal olarak belirtilen miktarın çok üstünde bir parasının olduğunu iddia ve ifade ederek Muğla Göç İdaresi Müdürlüğünün 20.10.2023 tarih ve sayılı kararının iptal edilmesini ve uzun dönem ikamet başvurusunun kabul edilmesini talep etmektedir.
/
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca Muğla
Valiliğinden (İl Göç İdaresi Müdürlüğü) bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
2.1) Muğla Valiliğinin (İl Göç İdaresi Müdürlüğü) 02/04/2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve
eklerinde özetle;
2.1.1) Göç İdaresi Başkanlığının 12.03.2024 tarihli ve sayılı yazısına istinaden Muğla İl Göç
İdaresi Müdürlüğünün 18.03.2024 tarih ve sayılı yazısıyla tekrar başvuru yapması durumunda 6458 sayılı Uluslararası Koruma Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 40’ıncı maddesinin 5’inci fıkrası doğrultusunda tekrar değerlendirileceği hususunun şahsın eşi tebliği edildiği, ayrıca bu süreçte 07.03.2024 tarihinde biten/bitecek olan Aile İkamet İzinlerinin herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için uzatmaları konusunun telefonla ve yüzyüze yapılan görüşmelerde şahsın eşi bildirildiği,
2.1.2) Başvuranın 6458 sayılı Uluslararası Koruma Kanunun “Aile İkamet İzni” başlıklı 34’üncü maddesi
kapsamında almış olduğu Aile İkamet İzninin 07.03.2024 tarihinde bittiği,
2.1.3) Şahsın dosya incelemesinde Yapı Kredi Bankası ve İş Bankasından TL mevduat hesaplarını gösterir
belgelerin mevcut olduğu, başkaca bir gelir belgesine rastlanılmadığı, Fethiye Sosyal Yardımlaşma ve
Dayanışma Vakfından 07.09.2023 tarih ve sayılı belge ile son üç yıl içinde sosyal yardım almadığının belgelendiği,
2.1.4) Şahsın dosya incelemesinde Yapı Kredi Bankasından kendi adına olan TL hesabında 15624,46 TL,
İş Bankasında kendi adına olan TL hesabında 30200 TL, İş Bankasında kendi ve eşi adına ortak TL hesabında 33889,51 TL olduğunun tespit edildiği,
2.1.5) Türk vatandaşı ile evliliğin devam etmesi, yasal kalış süreleri içinde www.goc.gov.tr internet adresi
üzerinden başvuru yapılması kaydıyla 6458 sayılı Uluslararası Koruma Kanunun “Aile İkamet İzni” başlıklı 34’üncü maddesi kapsamında Aile İkamet İzni başvurusunun değerlendirileceği açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18/10/1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,
4) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik’in “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını
şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır”,
6) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun “Yasal mal rejimi” başlıklı 202’nci
maddesinde; “Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır.”
6.1) “Kapsamı” başlıklı 218’nci maddesinde; “ Edinilmiş mallara katılma rejimi, edinilmiş mallar ile
eşlerden her birinin kişisel mallarını kapsar.”
6.2) “Sona erme anı” başlıklı 225’inci maddesinde; “Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir
mal rejiminin kabulüyle sona erer.”
7) 04.04.2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun “İkamet izni
çeşitleri” başlıklı 30’uncu maddesinin birinci fıkrasında; “İkamet izni çeşitleri şunlardır:
a) Kısa dönem ikamet izni b) Aile ikamet izni c) Öğrenci ikamet izni ç) Uzun dönem ikamet izni d) İnsani ikamet izni e) İnsan ticareti mağduru ikamet izni”
7.1) “Uzun dönem ikamet izni” başlıklı 42’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Türkiye’de kesintisiz
en az sekiz yıl ikamet izniyle kalmış olan ya da Bakanlığın belirlediği şartlara uyan yabancılara, Bakanlığın onayıyla valilikler tarafından süresiz ikamet izni verilir.”, ikinci fıkrasında; “Mülteci, şartlı mülteci ve ikincil koruma statüsü sahipleri ile insani ikamet izni sahiplerine ve geçici koruma sağlananlara, uzun dönem ikamet iznine geçiş hakkı tanınmaz.”
7.2) “Uzun dönem ikamet izninin şartları” başlıklı 43’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Uzun
dönem ikamet iznine geçişte aşağıdaki şartlar aranır:
a) Kesintisiz en az sekiz yıl ikamet izniyle Türkiye’de kalmış olmak b) Son üç yıl içinde sosyal yardım almamış olmak c) Kendisi veya varsa ailesinin geçimini sağlayacak yeterli ve düzenli gelir kaynağına sahip olmak ç) Geçerli sağlık sigortasına sahip olmak d) Kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından tehdit oluşturmamak”
7.3) “Uzun dönem ikamet izninin sağladığı haklar” başlıklı 44’üncü maddesinin birinci fıkrasında;
“Uzun dönem ikamet izni bulunan yabancılar; a) Askerlik yapma yükümlülüğü, b) Seçme ve seçilme, c) Kamu görevlerine girme,
ç) Muaf olarak araç ithal etme, ve özel kanunlardaki düzenlemeler hariç, sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları saklı kalmak ve bu hakların kullanımında ilgili mevzuat hükümlerine tabi olmak şartıyla, Türk vatandaşlarına tanınan haklardan yararlanırlar.”, ikinci fıkrasında; “Birinci fıkradaki haklara kısmen veya tamamen kısıtlamalar getirmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.”
7.4) “Uzun dönem ikamet izninin iptali” başlıklı 45’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Uzun dönem
ikamet izinleri; a) Yabancının, kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit oluşturması, b) Sağlık, eğitim ve ülkesindeki zorunlu kamu hizmeti dışında bir nedenle kesintisiz bir yıldan fazla süreyle
Türkiye dışında bulunması hallerinde iptal edilir.”, ikinci fıkrasında; “Birinci fıkranın (b) bendi kapsamında uzun dönem ikamet izni iptal edilen yabancıların, bu izni tekrar almak üzere yapacakları başvurular ve bunların sonuçlandırılmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.”
8) 17.03.2016 tarihli ve 29656 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yabancılar ve Uluslararası Koruma
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin “Uzun dönem ikamet izni” başlıklı 40’ıncı maddesinin birinci fıkrasında; “Kanunun uzun dönem ikamet izni için öngördüğü veya Göç Politikaları
Kurulunun belirleyeceği şartları taşıyan yabancılara, Bakanlık onayıyla valilikler tarafından, süresiz olarak uzun dönem ikamet izni verilir.”, ikinci fıkrasında; “Yabancılar, şartlarını sağlamaları durumunda uzun dönem ikamet izni talebinde bulunabilirler. Uzun dönem ikamet izninin şartlarından biri olan kesintisiz sekiz yıl süreyle ikamet etmiş olmak şartının sağlanıp sağlanmadığı kontrol edilirken ikamette kesinti şu şekilde belirlenir:…”, dördüncü fıkrasında; “Yabancının, başvuru tarihi itibarıyla son üç yıl içinde sosyal yardım alıp almadığı kontrol edilir. Sosyal yardım aldığı tespit edilirse talebi olumsuz sonuçlandırılır.”, beşinci fıkrasında; “Yeterli ve düzenli gelir kaynağına sahip olma kuralının
uygulanmasında aşağıdaki hususlar gözetilir:
a) Yabancı, başvuru yaptığı yıl itibarıyla geçerli olan net asgari ücret kadar aylık giderini karşılayabilecek maddi güce sahip olmalıdır.
b) Yabancı, toplamda asgari ücretten az olmamak üzere kendisi dahil her bir aile üyesi için asgari ücretin üçte biri kadar gideri karşılayabilecek maddi güce sahip olmalıdır.
c) Gelir kaynağının tespitinde üçüncü kişilerin taahhütleri kabul edilmez.”, yedinci fıkrasında; “Gerektiğinde ilgili güvenlik birimleriyle işbirliği içinde, yabancının kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından tehdit oluşturup oluşturmadığı araştırılır.”
8.1) “Uzun dönem ikamet izninin sağladığı haklar” başlıklı 41’inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Uzun dönem ikamet izni bulunan yabancılar aşağıdaki usul ve esaslara göre Türk vatandaşlarına tanınan
haklardan yararlandırılır:
a) Türkiye’de askerlik yapma yükümlülüğünden muaftırlar.
b) Seçme ve seçilme, kamu görevlerine girme ve muaf olarak araç ithal etme haklarından yararlanamazlar.
c) Sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları saklı olup, bu hakların kullanımında ilgili kanunlardaki
/
hükümlere tabidirler.
ç) Bu kişilerin, Türkiye’deki ikamet, seyahat, çalışma, yatırım, ticari faaliyet, miras, taşınır ve taşınmaz iktisabı ile ferağı gibi konulara yönelik işlemleri, ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından Türk vatandaşlarına uygulanmakta olan mevzuata göre yürütülür.”
8.2) “Uzun dönem ikamet izninin iptali” başlıklı 42’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Kamu düzeni
veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit oluşturduğu ilgili güvenlik birimlerinden görüş alınarak tespit edilenlerin uzun dönem ikamet izni iptal edilir.”, ikinci fıkrasında; “Sağlık, eğitim, ülkesindeki zorunlu kamu hizmeti veya görev gerekçesi hariç kesintisiz bir yıldan fazla Türkiye dışında kalanların uzun dönem ikamet izinleri iptal edilir.”, dördüncü fıkrasında; “Birinci fıkra kapsamında izinleri iptal edilenler, Kanunda belirtilen ikamet izni türlerinden birini almak üzere başvuramazlar.”,
8.3) “Uzun dönem ikamet izni iptal edilen yabancıların tekrar yapacakları başvurular” başlıklı
43’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Sağlık, eğitim, ülkesindeki zorunlu kamu hizmeti veya görev gerekçesi hariç kesintisiz bir yıldan fazla Türkiye dışında kalmaları nedeniyle uzun dönem ikamet izni iptal edilen yabancılar, bu izinlerini tekrar almak üzere başvuruda bulunabilirler.”, dördüncü fıkrasında; “Değerlendirme yabancının; a) Türkiye’de yerleşmek amacıyla kalma iradesi, b) Türkiye’de yakınlarının bulunup bulunmadığı, c) Taşınmaz mal varlığı, ç) Aktif iş ve çalışma ilişkileri, d) Türkiye ile olan sosyal, ekonomik ve kültürel bağları, göz önünde bulundurularak gerçekleştirilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte
değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere özetle, 1987 yılından itibaren Türk vatandaşı ile
evli olduğunu ve 30 yıldan fazla bir süreçte Muğla ilinde ikamet ettiğini, aile ikamet izni ile Türkiye’de kaldığını, gerek Türkiye gerekse Hollanda’da geçimini sağlayacak kadar birikiminin olduğunu, hiçbir sosyal kurumdan maddi destek almadığını, Ltd.Şti.’nin %49 hissesinin sahibi olduğunu, kendi adına isimli Limanına kayıtlı yelkenli yatının bulunduğunu, edinilmiş mal rejimini seçtikleri için eşinin mallarınım yarısının kendisine ait olduğunu, bu gerçeğin göz ardı edildiğini, aile ikametgah vizesi biteceği için mağdur edildiğini iddia ve ifade ederek “geçimini sağlayacak yeterli ve düzenli gelir kaynağına sahip olmak” şartını sağlayamadığı gerekçesiyle reddedilen uzun dönem ikamet iznine yönelik kararın iptal edilmesini ve uzun dönem ikamet izni verilmesini talep etmektedir.
11) Talebe konu uzun dönem ikamet izni konusunda Kanunun 44’üncü maddesi ile uzun dönem ikamet
/
izni sahibi yabancıların; askerlik yapma yükümlülüğü, seçme ve seçilme, kamu görevlerine girme ve muaf olarak araç ithal etme ve özel kanundaki düzenlemeler hariç sosyal güvenliğe ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Türk vatandaşlarına tanınan haklardan yararlanabileceği düzenlenmiştir. Ayrıca uzun dönem ikamet izni süresiz olarak düzenlenebilecek olup ve başvuran yabancının yeterli ve düzenli bir gelirinin olması gerekmektedir.
12) Yine ilgili kanun da aile ikamet izninin ise her defasında 3 yılı aşmayacak şekilde verilebileceği
ve destekleyicinin, toplam miktarı asgari ücretten az olmamak üzere ailedeki fert başına asgari ücretin üçte birinden az olmayan gelirinin olması şartının düzenlendiği anlaşılmıştır.
13) Bu noktada başvuran 1987 yılından itibaren Türk vatandaşı ile evli olduğu için aile ikamet iznine
sahiptir. Başvuran, Türk vatandaşıyla evli olmasından dolayı aile ikamet izni alarak Türkiye de yasal olarak kalmakta olup, yine evlilik birliğinin devam etmesi koşuluyla süresi içinde aile ikamet izni uzatma başvurusu yapma imkanı mevcuttur. Başvuran 6458 sayılı Kanunun 43’üncü maddesindeki şartlarını taşıdığını ifade ederek ilgili kanunun 44’üncü maddesinde sayılan; askerlik yapma yükümlülüğü, seçme ve seçilme, kamu görevlerine girme, muaf olarak araç ithal etme ve özel kanunlardaki düzenlemeler hariç, sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları saklı kalmak ve bu hakların kullanımında ilgili mevzuat hükümlerine tabi olmak şartıyla, Türk vatandaşlarına tanınan haklardan yararlanmak ve süresiz ikamet izni alabileceği uzun dönem ikamet iznine başvuru yapmıştır.
14) Bu çerçevede başvuru dosyasında mevcut olan bilgi ve belgelerin incelenmesinden;
14.1) Başvuranın 12.03.2011-11.03.2016 tarihleri arasında TC vatandaşı ile evlilikten dolayı ikamet izni,
7.03.2016-7.03.2018 tarihleri arasında aile ikamet izni, 21.03.2018-07.03.2021 tarihleri arasında aile ikamet izni, 07.03.2021-07.03.2024 tarihleri arasında aile ikamet izni ile yasal kalış sağladığı,
14.2) 13.09.2023 tarihinde ise “Uzun Dönem İkamet Başvurusunda” bulunduğu ancak başvurusunun
“Kendisi veya varsa ailesinin geçimini sağlayacak yeterli ve düzenli bir gelir kaynağına sahip olmak” şartını sağlamadığı gerekçesiyle 20.10.2023 tarihli karar ile reddedildiği anlaşılmaktadır.
15) İlgili ikamet başvurusunun reddi üzerine şikayet konusu hakkında başvuranın 30.10.2023 tarihli Kamu
Denetçiliği Kurumuna yapmış olduğu başvuruya 18.12.2023 tarihli Gönderme Kararı verildiği,
15.1) Gönderme Kararına yönelik olarak Göç İdaresi Başkanlığınca “yabacıların uzun dönem ikamet
başvurularında ‘Kendisi veya varsa ailesinin geçimini sağlayacak yeterli ve düzenli bir gelir kaynağına sahip olmak’ şartının arandığı, İl Göç İdaresi Müdürlüğünce yapılan incelemede yabancının gerekli şartları sağlamadığı görüldüğünden başvurusunun reddedildiği, Bununla birlikte yabancının 07.03.2021-07.03.2024 tarihleri arasında geçerli aktif aile ikamet izni hamili olduğunun görüldüğü, adı geçen yabancının banka hesap hareketlerinde yeteri ve düzenli gelir olduğunun ispatlaması halinde yeniden uzun dönem ikamet izni başvurusu yapabileceği” hususlarının belirtildiği tespit edilmiştir.
16) Başvuran şikayet konusu hakkında tarihinde Kurumumuza yeninden başvuru
yapmış olup ilgili başvuru üzerine Muğla İl Göç İdaresi Müdürlüğünce gönderilen cevabi yazıda özetle; Göç İdaresi Başkanlığının 12.03.2024 tarihli ve sayılı yazısına istinaden Muğla İl Göç
İdaresi Müdürlüğünün 18.03.2024 tarih ve sayılı yazısıyla tekrar başvuru yapması durumunda 6458
/
sayılı Uluslararası Koruma Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 40’ıncı maddesinin 5’inci fıkrası doğrultusunda tekrar değerlendirileceğinin şahsın eşi tebliğ edildiği, ayrıca bu süreçte 07.03.2024 tarihinde biten/bitecek olan aile ikamet izinlerinin herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için uzatmaları hususunda telefonla ve yüz yüze yapılan görüşmelerde şahsın eşi bildirildiği açıklamalarına yer verildiği görülmüştür.
17) Bu kapsamda şikayete konu incelemesi yapılan somut uyuşmazlık konusunun özetle; başvuranın uzun
dönem ikamet başvurusunun “kendisi veya varsa ailesinin geçimini sağlayacak yeterli ve düzenli bir gelir kaynağına sahip olmak” şartını taşımadığı gerekçesiyle reddedilmesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
18) Ülkemizde vizenin veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden ya da doksan günden fazla kalacak
yabancıların ikamet izni almaları zorunludur. İkamet izni çeşitleri ise yabancıların ülkede bulunma amaçlarına göre düzenlenmiş olup kanunda ikamet izinlerinin kısa dönem, aile, öğrenci, uzun dönem, insani, insan ticareti mağduru ikamet izni şeklinde sayılması yoluna gidilmiştir. Ancak ikamet izninin verilmesine esas olan gerekçenin sona ermesi veya farklı bir gerekçenin ortaya çıkması halinde ilgililer, Kanuna göre yeni kalış amacına uygun ikamet izni talebinde bulunabilmektedir.
19) Talebe konu uzun dönem ikamet izni ise; Türkiye’de kesintisiz sekiz yıl ikamet izniyle kalmış olan
ya da Bakanlığın belirlediği şartlara uyan yabancılara, Bakanlığın onayıyla valilikler tarafından verilmektedir. Kanunun 43’üncü maddesi ile de uzun dönem ikamet izni başvurularında – kesintisiz en az sekiz yıl ikamet izniyle Türkiye’de kalmış olmak,- son üç yıl içinde sosyal yardım almamış olmak,kendisi veya varsa ailesinin geçimini sağlayacak yeterli ve düzenli gelir kaynağına sahip olmak ,geçerli sağlık sigortasına sahip olmak,- kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından tehdit oluşturmamak şartlarının taşınması gerektiği düzenlenmiştir.
20) “Yeterli ve düzenli gelir kaynağına sahip olma kuralının uygulanmasında” dikkate alınması gereken
hususlar da Yönetmelikte düzenlenmiş olup bu duruma göre; – Yabancı, başvuru yaptığı yıl itibarıyla geçerli olan net asgari ücret kadar aylık giderini karşılayabilecek maddi güce sahip olmalıdır.
– Yabancı, toplamda asgari ücretten az olmamak üzere kendisi dahil her bir aile üyesi için asgari ücretin üçte biri kadar gideri karşılayabilecek maddi güce sahip olmalıdır.
– Gelir kaynağının tespitinde üçüncü kişilerin taahhütleri kabul edilmemektedir.
21) Somut olayda yapılan incelemede başvuranın tarihli başvurusunda; “Türkiye’de
Ltd.Şti.’nin %49 hissesine sahip olduğu, kendi adına isimli Limanına kayıtlı yelkenli yatının bulunduğu, eşi ile evliliğinde “edinilmiş mallara katılma rejimi”ni seçtiği, evlilik sürecinde edindiği malların bazı istisnalar dışında ortak olacağı, bu nedenle Kurumumuza sunulan ek belgede bulunan tapu kayıtlarının da yarı oranda kendi malı olduğu, bankada ortak hesaplarda bulunan paranın yarısının da kendisinin olduğu ifadelerine yer verildiği görülmüştür.
22) Bu kapsamda başvuranın bildirmiş olduğu ve tespit edilen gelirlerinin/mal varlığının Kanun ve
Yönetmelikte yer alan “Kendisi veya varsa ailesinin geçimini sağlayacak yeterli ve düzenli gelir kaynağına sahip olmak” kapsamda yer alıp almadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
23) Öncelikli olarak başvuran tarafından Kurumumuza gönderilen tapu kayıtları ve diğer
belgelerin incelenmesi neticesinde; -27.05.1995 tarihli oda kaydı bulunan ve başvuran ile eşinin ortağı olduğu Limited
Şirketinin kayıtlı sermayesinin 20.000 TL olduğu, -Bağlama Kütüğü Ruhsatnamesine göre başvuranın 8,4/2,85/1,39 m ölçülerinde isimli teknesinin olduğu, – Başvuranın eşi ait Fethiye/ tek katlı kâgir ev ve tarla niteliğinde 2 taşınmazı olduğu (2.130,96 m ) (17.01.2020 tarihli banka ipoteği)
– Başvuranın eşi ait Dalaman/ tarla niteliğinde taşınmazı olduğu (2235.42 2 m )
– Başvuranın eşi ait Mersin/ t/ Köyünde tarla niteliğinde taşınmazı olduğu 2 (3561,11 m ) (Şerh: İhtiyati tedbir)
– Başvuranın eşi ait Mersin/ Köyü kayısı ve zeytin bahçesi niteliğinde 2 taşınmazı olduğu (2117.29 m )
– Başvuranın eşi ait Mersin/ / Köyü meyve bahçesi niteliğinde taşınmazı 2 olduğu (2090.42 m )
– Başvuranın eşi ait Mersin/ / Köyü zeytin bahçesi niteliğinde taşınmazı 2 olduğu (940.71 m )
– Başvuranın eşi ait Mersin/ / Köyü tarla niteliğinde taşınmazı olduğu 2 (4232.44 m ) (29.11.2017 tarihli ve ipotek süresi: FBK) tespit edilmiştir.
24) Ayrıca şikayetçi başvuru dilekçesinde “Eşimle evliliğimizde “Edinilmiş mallara katılma rejimi”ni
seçtik. Bilindiği üzere evlilik sürecinde edindiğimiz mallar bazı istisnalar dışında ortaktır. Bu nedenle ek belgede bulunan tapu kayıtları da yarı oranda benim malımdır.” ifadesinde bulunmuştur.
24.1) Ancak edinilmiş mal rejimine göre, evlilik sürecinde bir eşin malları, diğer eşin yarı oranında kendi
malı değildir. “4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 202’nci maddesinde “Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır.” 208’inci maddesinde; “Edinilmiş mallara katılma rejimi, edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel mallarını kapsar.” 225’inci maddesinde; “Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer. Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hallerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.” hükümleri yer almaktadır.
24.2) Mal rejimi, eşlerin evlenmeden önce sahip oldukları ve evlilik birliği devam ettiği sürece edindikleri
mallar üzerindeki hakları, birbirlerine ve üçüncü kişilere karşı sorumlulukları ile evlilik birliği sona erdiğinde bu malların paylaştırılması yönündeki kurallar bütününü ifade etmektedir. Bu kapsamda Türk
Medeni Kanununda “edinilmiş mallara katılma rejimi” yasal mal rejimi olarak kabul edilmiştir. Edinilmiş mallara katılma rejimi, edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel mallarını kapsar. Eşlerden her biri evlilik birliğinin devamı süresince her iki grup mal üzerinde de mülkiyet hakkına sahip olduğundan, bu mallar üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarrufta bulunma hakları kendilerine aittir. Ancak boşanma, ölüm, evliliğin iptali veya başka bir mal rejiminin kabul edilmesi durumunda mal rejimi
sona ermektedir ve edinilmiş mallara katılma rejiminde, evlilik birliği içinde edinmiş mallar üzerinde diğer eşe bir alacak hakkı tanınmıştır.” Bu noktada başvuranın eşinin sahip olduğu malların yarısının edinilmiş mal rejimi gereği aslında kendisinin olduğu için dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğu iddiası, mevzuat düzenlemelerine ile uyumlu değildir. Mallarım paylaşımı, ancak evlilik sona erdiğinde mümkün olmaktadır.
25) Ayrıca gelir durumunun tespiti için hem idare tarafından hem de başvuran tarafından
Kurumumuza gönderilen banka hesap hareketlerinin incelenmesi neticesinde; (Başvuranın uzun dönem ikamet başvuru tarihi esas alınarak Eylül 2023 tarihine kadar olan dönem incelemeye konu edilmiştir.) Başvuranın Yapıkredi Bankasında (IBAN:TR50…17), İş Bankasında başvuran ve eşi adına (IBAN: TR93…34) ve (IBAN: TR83…92), başvuran adına (IBAN:TR86…32) ve (IBAN:TR88…80)
hesaplarının bulunduğu anlaşılmıştır.
25.1) IBAN:TR88…80 nolu hesabına ilişkin;
-Gönderilen banka hesap dökümünün 05.09.2023 -05.09.2023 tarihleri arasına ilişkin olduğu, 05.09.2023 tarihinde hesap açılışı yapıldığı ve aynı gün Limited Şirketi tarafından 30.000 TL hesaba aktarım yapıldığı, 13.09.2023 tarihinde net bakiyenin; 30.200,00 TL olduğu
25.2) IBAN:TR86…32 nolu hesabın ilişkin olarak;
– Gönderilen banka hesap dökümünün 05.09.2023- tarihleri arasına ilişkin olduğu(uzun dönem ikamet başvurusu esas alınarak sadece Eylül 2023 dönemine kadar olan süreç dikkate alınmıştır)
05.09.2023 tarihinde hesap açılışı yapıldığı ve aynı gün hesaba 1.000 TL para yatırma işlemi
gerçekleştirildiği, Mevcut bakiyenin; 5.000,50 Euro olduğu,
25.3) IBAN: TR83…92 nolu – hesabına ilişkin olarak;
-14.06.2016- tarihleri arasına ilişkin olduğu (uzun dönem ikamet başvurusu esas alınarak sadece Eylül 2023 dönemine kadar olan süreç dikkate alınmıştır. 1000 TL altı işlemlere tabloda yer verilmemiştir.) (Ağustos 2023, Aralık 2022, Eylül 2022, Nisan 2021, Şubat 2020 dönemlerinde 1000 TL altı yapılan çeşitli harcama işlemleri olduğu göründüğünden tabloya dahil edilmemiştir.)
– tarihinde mevcut bakiyenin; 40.351,14 TL olduğu tespit edilmiştir.
-İlgili dönemdeki banka hareketlerine özetle aşağıdaki tabloda yer verilmiştir.
Dönem Gelir Gider
Eylül 49.621,84 ( hesabından aktarılan) -5.000,00 2023 3.000,00 ( hesabından aktarılan) -12.300,00 20.000,00 ( hesabından aktarılan) -10.000,00 31.250,00 ( hesabından aktarılan) -70.000,00 ( aktarılan)
Haziran 21.785,82 ( hesabından aktarılan) -23.904,00 2023 2.000,00 ( hesabından aktarılan)
Mayıs 11.183,88 ( hesabından aktarılan) -2.000,00 2023
-12.500,00
-16.399,72
Nisan 50.032,00 ( -30.000,00 2023
Şubat 3.252,73 ( hesabından aktarılan) -10.300,00 2023 1.500,00 ( hesabından aktarılan) -1.943,00 7.100,00 (havale)
Ocak -4.077,00 2023
Kasım 5.000,00 ( hesabından aktarılan) -3.000,00 2022 4.169,66 ( hesabından aktarılan)
Ağustos 18.325,70 (Döviz Satış) -15,000.00 2022
-3.000,00
Temmuz 17.323,10 (Döviz Satış) -7.000,00 2022
-10.000,00
Haziran 97.961,39 (Döviz Satış) -100.636,46 2022 35.030,00 (Döviz Satış) -33.159,31
-9.000,00 26.238,45 (Döviz Satış) -5.000,00
Mayıs 2022 11.314,73 (Döviz Satış) -1.000,00 13.170,84 (Döviz Satış) -10.539,57 29.972,47 (Döviz Satış) -4.000,00 3.148,32 (Döviz Satış) -8.000,00 28.311,12 (Döviz Satış) -8.000,00 2.202,25 ( -5.000,00
-3.000,00
-3.000,00
-28.680,06
-3.000,00
-2.000,00
-23.876,29
Mart 8.112,00 (Döviz Satış) -24.000,00 2022 8.119,35 (Döviz Satış) -5.000,00 8.112,30 (Döviz Satış) -4.025,43 8.098,95 (Döviz Satış) -9.000,00 8.102,90 (Döviz Satış) -2.000,00 1,602,10 ( Hesaptan aktarılan)
Şubat 7.707,12 (Döviz Satış) -2.200,00 2022
-4.000,00 7.668,40 (Döviz Satış) -7.000,00
Ocak 2022 1.302,25 ( kılavuz hesaptan -2.500,00 aktarılan)
5.300,00 ( kılavuz hesaptan -100.000,00 (tarla bedeli)
Aralık
2021 aktarılan)
-15.554,20 (döviz alış)
26.000,00 ( kılavuz hesaptan
-17.837,60 (döviz alış)
aktarılan)
-9.000,00 1.965,76 ( kılavuz hesaptan
-7.000,00 (kapora)
aktarılan)
7.000,00 (kapora)
45.000,00 ( kılavuz hesaptan aktarılan)
15.611,50 (Döviz Satış)
62.450,00 (Döviz Satış)
25.4) TR93…34 nolu – hesabı incelendiğinde;
– Gönderilen banka hesap dökümünün 01.01.2019- tarihleri arasına ilişkin olduğu(uzun dönem ikamet başvurusu esas alınarak sadece Eylül 2023 dönemine kadar olan süreç dikkate alınmıştır. Banka
hesap dökümünde son işlem Ağustos 2022 dönemine aittir.) – tarihinde mevcut bakiyenin; 0,00
Euro olduğu tespit edilmiştir.
25.5) TR50…17 nolu hesabı incelendiğinde;
– Gönderilen banka hesap dökümünün 01.01.2015-13.10.2023 tarihleri arasına ilişkin sorgulamaya yönelik olduğu(uzun dönem ikamet başvurusu esas alınarak sadece Eylül 2023 dönemine kadar olan süreç dikkate alınmıştır. Banka hesap dökümünde 10.11.2021-25.09.2023 döneminin bulunduğu görülmüştür.) Aralık 2022, Şubat 2022 dönemlerinde 1000 TL altı yapılan çeşitli harcama işlemleri olduğu göründüğünden tabloya dahil edilmemiştir. 13.10.2023 tarihinde mevcut bakiyenin; 15.624,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Dönem Gelir Gider
Ekim 18.077,15 (Döviz Satış) -2.627,27 2023
Eylül 4.000,00 (Havale- -5.712,00 2023 2.000,00 (para yatırma)
3.289,25 (GBP Döviz satış) -3.000,00
Temmuz 2023 3.000,00 (Havale- -1.000,00
Haziran 2023
-1.500,00
Mayıs -1.800,00 2023
-4.000,00 5.900,00 (HavaleNisan 2023 6.500,00(Havale- -6.500,00
Ocak 2023
-2.563,87
Kasım 2022 4.923,00 (HavaleEkim 2022
-2.500,00
Eylül 2022
-5.000,00
7.800,00 (Para Yatırma) -1.000,00
Ağustos 2022 23.635,59 (Euro Döviz Satış) -4.000,00 16.340,18 (Euro Döviz Satış) -35.000,00 ( eft)
1.817.78 (Euro Döviz Satış) -4.500,00
35.727,44 (Euro Döviz Satış -1.000,00 18.301,47 (Euro Döviz Satış) -20.000,00( eft)
3.000,00 (Gelen Havale- -20.316,70 Int 2.943,00 (Gelen Havale- -10.000,00 10.790,33 (Gelen Havale- -5.712,00 18.253,07 (Euro Döviz Satış) -2.900,00
-16.050,17
-10.000,00
Temmuz 10.950,00 (Gelen Havale -10.950,00 2022
-3.032,00
Haziran 20.961,57 (Gelen Eft) -3.000,00 2022
-2.000,00
-4.686,82
-8.243,48
Mart 2.800,00 (Gelen Havale- -1.051,00 2022 37.146,46 (Gelen Eft) -1.500,00
-4.000,00
-5.712,00
-5.000,00
-4.274,02
-2.500,00
-12.000,00
3.500,00 (Gelen Havale- -3.475,71
Ocak 2022
26) Başvuran tarafından gönderilen taşınmaz kayıtları ve hesap hareketlerinin incelenmesine karşın
başvuran tarafından ilgili taşınmazlara ve diğer mal varlıklarına yönelik gelir belgesi (kira geliri/ zirai gelir gibi) Kurumumuza sunulmadığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda 29.07.2024 tarihinde başvuranın eşi ile görüşme yapılmış olup söz konusu görüşmede başvuranın eşinin çiftçilik kaydı olmadığı, adına kayıtlı taşınmazları kiraya vermedikleri, ilgili taşınmazlardan (bahçe, meyvelik, tarla) elde edilen ürünleri doğrudan satışını yaptıkları, limited şirketlerinde yat kiralama işi yapıldığı, başvuranın ev hanımı olması nedeniyle gelir beyannamesi olmadığı, ortak oldukları şirketin bilançosunun da Kurumumuza gönderileceği ancak şirketlerinin maddi olarak iyi durumda olmadığı ifade edilmiştir.
27) Yukarıda da belirtildiği üzere uzun dönem ikamet başvurularında “son üç yıl içinde sosyal yardım
almamış olmak” ve “Kendisi veya varsa ailesinin geçimini sağlayacak yeterli ve düzenli gelir kaynağına sahip olmak” şartlarının sağlandığının belgelendirilmesi gerekmektedir. Yönetmelikte de “Yeterli ve düzenli gelir kaynağına sahip olma kuralının uygulanmasında” , başvuru yaptığı yıl itibarıyla geçerli olan net asgari ücret kadar aylık giderini karşılayabilecek ve toplamda asgari ücretten az olmamak üzere kendisi dahil her bir aile üyesi için asgari ücretin üçte biri kadar gideri karşılayabilecek maddi güce sahip olunması gerektiği ifade edilmiştir.
28) Başvuran tarafından “Türkiye’de Ltd.Şti.’nin % 49 hissesine sahip olduğu, kendi adına
isimli Limanına kayıtlı yelkenli yatının bulunduğu, eşi ile evliliğinde “Edinilmiş mallara katılma rejimi”ni seçtiği, evlilik sürecinde edindiği mallara bazı istisnalar dışında ortak olacağı, bu nedenle eşi adına kayıtlı tapu kayıtlarının da yarı oranda kendi malı olduğu, bankada ortak hesaplarda bulunan paranın yarısının da kendisinin” olduğu ifade edilmiştir. 24.2 paragrafta ayrıntılarıyla açıklandığı üzere, edinilmiş mallara katılma rejimi, edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel mallarını kapsar.
Eşlerden her biri evlilik birliğinin devamı süresince her iki grup mal üzerinde de mülkiyet hakkına sahiptir. Mal kimin üzerineyse, bu mallar üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarrufta bulunma haklarını kendi kullanır. Ancak boşanma, ölüm, evliliğin iptali veya başka bir mal rejiminin kabul edilmesi durumunda mal rejimi sona erer ve istisnalar hariç mallar ikiye bölünme imkanı oluşur.
Bu noktada evlilik devam ettiği müddetçe, eşinin üzerine kayıtlı malların başvuran adına kabul edilme imkanı yasal olarak mevcut değildir.
28.1) Bununla birlikte Kurumumuzca başvuranın eşinin gelir durumu ve mal varlığı da incelemeye konu
edilmiştir. Ancak ilgili tarla/bahçe/zeytinlik gibi tapu kaydı bulunan taşınmazlardan elde edilen kira geliri/zirai gelir gibi gelir miktarına ve gelir türüne yönelik herhangi bir belgenin Kurumumuza sunulmadığı görüldüğünden ilgili taşınmazlardan gelir elde edildiğine yönelik bir tespit yapılamamıştır.
(ilgili taşınmazların başvuru konusu yapılan idarenin işlem yaptığı tarihte kiralanmasına yönelik bir veri olmadığı/ ilgili bahçe/meyvelik gibi alanlardan elde edilen gelire yönelik de herhangi bir belge bulunmadığı anlaşılmıştır) Bu noktada dosyada belge olmadığı için idarenin elde edilen zirai geliri dikkate alma imkanı mevcut değildir.
28.2) Başvuran adına kayıtlı yelkenli yatı olduğunu ifade etmiştir. Bağlama Kütüğü Ruhsatnamesine göre
8,4/2,85/1,39 m ölçülerinde başvuranın isimli teknesinin olduğu tespit edilmiştir. Ancak uzun dönem ikamet izninde gelirin dikkate alınması gerektiğinden, ilgili tekneden gelir elde edilip edilmediğine yönelik bir verinin Kurumumuza sunulmadığının anlaşılması üzerine başvuranın eşi ile telefon görüşmesi yapılmıştır. Başvuranın eşi 29.07.2024 tarihinde yapılan görüşmede; başvuran adına kayıtlı olan tekneyi sadece başvuranın kullandığı ancak kiraya da verebilecekleri ifade etmiştir. Daha sonra Kurumumuza sunulan belgelerde ilgili teknenin 01.08.2024 tarihli kira sözleşmesi ile başvuran ve eşinin ortak olduğu şirkete aylık 30.000 TL bedel ile kiralamasının yapıldığı anlaşılmıştır. Uzun dönem ikamet başvurusu ise
Eylül 2023 tarihidir. İkamet izni müracaat tarihinde gelire ait herhangi bir kira sözleşmesi olmadığı ve kira sözleşmesi 01.08.2024 tarihinde yapıldığı için başvuru tarihi itibariyle Kanunda belirtilen şartı sağlamadığı anlaşılmıştır.
28.3) Başvuran “Türkiye’de Ltd.Şti.’nin %49 hissesine sahip olduğunu” da bildirmiştir.
Buna karşın 05.03.2024 tarihli belge uyarınca 20.000 TL sermayesi bulunan ilgili şirketten elde edilen gelirin Kanunda ve Yönetmelikte istenen şartı sağlayıp sağlamadığının tespit edilmesini sağlayacak, gelir miktarına yönelik herhangi bir veri Kurumumuza sunulmamıştır. Diğer bir ifadeyle uzun dönem ikamet için ileri sürülen mal varlığı/gelirin belirlenmesi amacıyla vergi beyannamesi/gelir belgesi/bilanço gibi bir belgenin dosyada mevcut olmadığından gelir miktarı tespit edilememiştir. (Başvuranın eşi 29.07.2024 tarihli görüşmede mali durumunun iyi olmadığını belirttiği şirket bilançosunu göndereceğini ifade etmesine karşın Kurumumuza vergi beyannamesi/gelir belgesi/şirket bilançosu gönderilmemiştir. Bu nedenle başvuru tarihinde %49’a sahip olunan şirketten gelir elde edildiğine ilişkin tespit yapmak mümkün olmamıştır. )
28.4) Kurumumuzca başvuran ve idare tarafından gönderilen hesap hareketleri incelendiğinde; başvuranın
ilişkili bulunduğu 5 banka hesabı incelemeye konu edilmiş olup; IBAN:TR88…80 nolu hesabın 05.09.2023 tarihinde hesap açılışı yapıldığı, IBAN:TR86…32 nolu hesabın da benzer şekilde 05.09.2023 tarihinde hesap açılışı yapıldığı, Eşi ile ortak olan hesaplar da dahil olmak üzere diğer banka hesap hareketlerinde; asgari ücretin üzerinde harcama ve para girdileri olsa da para hareketlerinin eşi ile ilgili olan hesaplar arasında olduğu, gelir durumu olarak bazı aylarda döviz satışları ve döviz alışları veya eşinin bağlantılı hesaplarından para girdileri olduğu, bu durum haricinde banka hesap hareketlerinde başvuru yaptığı yıl itibarıyla geçerli olan net asgari ücret kadar aylık giderini karşılayabilecek ve toplamda asgari ücretten az olmamak üzere kendisi dahil her bir aile üyesi için asgari ücretin üçte biri kadar gideri karşılayabilecek maddi gücün olduğuna yönelik bir veri olmadığı, başvuran tarafından ilgili banka hesap hareketlerinin gelir durumunu gösterdiği belirtilmekle birlikte yukarıda da ifade edildiği üzere ilgili gelir kalemlerinin genellikle başvuranın eşinin gönderdiği havale/eft ile döviz satışı olduğu, banka hesap hareketlerindeki başvuran ve eşi arasındaki para hareketlerinin (başvuran tarafından eşine, eşi tarafından başvurana gönderilen havale vb. işlemler) tek başına gelir durumu için kabul edilme imkanı olmadığı anlaşılmıştır.
28.5) Başvuranın gelir durumunu gösteren ayrıca bir belge ise Kurumumuza sunulmamıştır.
Kurumumuzca yapılan görüşmede başvuranın eşi tarafından, başvuranın ev hanımı olduğunu ifade etmiştir. Başvuran “Türkiye’de Ltd.Şti.’nin %49 hissesine sahibim kendi adıma isimli Limanına kayıtlı yelkenli yatım var”. ifadelerinde bulunmuştur. Ancak ayrıntılarıyla ifade
/
edildiği üzere, başvuranın talebinin ret edildiği tarihte 05.03.2024 tarihli belge uyarınca 20.000 TL sermayesi bulunan ilgi şirkete ve üzerine kayıtlı yata ait bir gelir kaydı mevcut değildir. Yasal mevzuat gereği, en fazla üç yıl süreyle verilen aile ikamet izninden farklı olarak süresiz ve türk vatandaşlarının sahip olduğu imkanları sağlayan “uzun önem ikamet izni” için aranan temel şart, başvuranın düzenli aylık bir gelirinin olmasıdır. Çalışma izni olması ve maaş bordrosunun asgari ücretin üstünde olması ve diğer şartları sağlaması, düzenli aylık bir gelirinin olduğuna ilişkin ispat vesilesidir. Başvuran, eşinin ifadesiyle ev hanımıdır. Uzun dönem ikamet izni talep eden kişinin, çalışma izninin olmaması ancak taşınır, taşınmaz varlığının olması durumunda, söz konusu malların getirdiği gelire göre talep değerlendirilmektedir. Başvuranın ve eşinin yat/tekne gibi taşınır ya da taşınmaz varlıklarda İdareye başvuru tarihinde kiraya verdiğine ve gelir elde ettiğine yönelik kanıtlayıcı belgeler sunulmamıştır. Başvuran ortağı olduğu 05.03.2024 tarihli belge uyarınca 20.000 TL sermayesi bulunan şirketin gelir kaydına ait bir belge mevcut değildir. Başvuranın düzenli bir aylık geliri olduğuna ilişkin Kararda ayrıntılarıyla ifade edildiği üzere banka hesaplarına gelen düzenli bir para aktarımı söz konusu değildir. Bu nedenle başvuranın iddiasını ispatlayıcı belgeler sunulmadığı için, idarenin yaptığı işlemde hukuka aykırılık tespiti yapılmamıştır.
29) Başvuran “başvurunun reddi ile yaşamakta olduğu mağduriyetinin giderilmesi için başvuruda
bulunduğunu, geçerli Aile ikamet İznimin süresinin 7.3.2024 tarihinde biteceğini, yasal olarak bu tarihten sonra Türkiye’yi terketmesi gerektiği” ifadesinde bulunmuş olup, 6458 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin 21’inci maddesinde; “(5) ikamet izni uzatma başvuruları, ikamet izni süresinin dolmasına altmış gün kalmasından itibaren ve her koşulda ikamet izni süresi dolmadan önce valiliklere yapılır” yine “(2) Türkiye içinden valiliklere yapılabilecek ikamet izni başvuruları başvuru için gerekli olan yasal süre bitmeden yapılır. İkamet izni süresini, vize süresini veya vize muafiyetini on güne kadar aşmış olanların başvuruları da alınır. Yabancının içinde bulunduğu durum ve idari ihtiyaçlar yönünden gerekli olduğunda on günlük süre koşuluna bağlı kalınmaz. Bununla ilgili usul ve esaslar Genel Müdürlük tarafından ayrıca belirlenir.” hükmü yer almaktadır. Bu noktada süresi içinde ikamet uzatma başvurusu yapılabilirken bu süreyi on güne kadar aşanlar mazeretsiz olarak, on günden fazla aşanlar ise içinde bulunduğu duruma göre bu on günlük süre koşuluna bağlı kalmadan da uzatma başvurusu yapabilme imkanına sahiptir.
30) Sonuç olarak Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, süresiz ikamet izni alabilme
imkanı sağlayan uzun süreli ikametgaha ilişkin başvuruda “geçimini sağlayacak yeterli ve düzenli gelir kaynağına sahip olmak” şartının arandığı ancak başvuran ve eşinin ortak olduğu şirket, hesap hareketleri ve hatta başvuranın eşinin mülkiyetindeki taşınmazlarda inceleme konusu edilmesine rağmen “yeterli ve düzenli gelir” için kira geliri/ zirai gelir/ maaş/ ticari kar/ kar payı gibi belgelendirilerek verilen taahhütlerin sağlanıp sağlanamayacağının tespit edilmesi gerektiği, somut olayda ise başvurana ait gelir belgesi, kira geliri/zirai gelir elde edilmesine yönelik bir veri olmadığı, ayrıca ortağı olduğu
05.03.2024 tarihli belgede kayıtlı sermayesi 20.000 TL olarak görünen şirkete yönelik de vergi
beyannamesi/ bilanço ve gelir tablosu gibi bir veri tespit edilemediği, eşi tarafından başvuranın ev hanımı olduğunun beyan edildiği, edinilmiş mal rejiminde evlilik sonlanmadığı sürece eşlerin mallarının kendi tasarruflarında olduğu, kişinin üzerine kayıtlı yatına ilişkin gelir kaydının 2023 yılında gerçekleşen başvuru tarihinde olmayıp Temmuz 2024 tarihinde Kurumumuzca yapılan görüşmede gelirinin olmadığının ifade edildiği, Ağustos 2024 tarihinde aylık 30 bin TL bedelli kira kontratı sunulduğu, kararda ayrıntılarıyla ifade edildiği üzere banka kayıtlarında düzenli gelire
ilişkin bir kaydın olmadığı, mevzuatta aranan “geçimini sağlayacak yeterli ve düzenli gelir kaynağına sahip olmak” şartının sağlandığının belgelendirilmediği, başvuranın aile ikametgahının süresi biteceği için mağdur olduğu ifadesine karşın başvuranın aile ikametgahının uzatılması noktasında idarece bilgilendirildiği, uzun dönem ikamet izninin, yasada belirlenen hususlar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan yararlanma ve süresiz ikamet izni alabilme imkanı sağladığı, bu noktada verilen bilgilerin belgelendirilmesi gerektiği, ancak dosyada iddialara ilişkin yeterli belgelendirme yapılmadığı anlaşıldığından uzun dönem ikamet başvurusunun reddine yönelik idarenin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
31) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme’ ilkesine uygun davrandığı tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
32) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Muğla İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA, GÖÇ İDARESİ BAŞKANLIĞINA ve MUĞLA VALİLİĞİNE (İl Göç
İdaresi Müdürlüğü) tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi