|
ÖZET: Başvuru, evde bakım aylığı talebine ilişkin olup, başvuran, Manisa Şehir Hastanesi tarafından izinsiz düzenlenen bir heyet raporunun geçersiz sayılmasını ve kesilen evde bakım aylığının yeniden bağlanmasını istemektedir. İlgili idareler, başvuranın iddialarını yanıtlayarak, sağlık raporlarının yasal süreçlere uygun olarak düzenlendiğini ve yardımın sonlandırılmasının bu raporların geçerliliğine dayandığını belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın vasisinin onayı olmadan düzenlenen raporun hukuki geçerliliği olmadığı ifade edilmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, sağlık raporlarının düzenlenmesi sürecinde vasi onayının alınmasının önemine dikkat çekmiştir. Başvuranın talebi doğrultusunda, evde bakım yardımı için gerekli olan sağlık raporunun sistemde aktif hale getirilmesi ve geriye dönük hakların verilmesi hususunda ilgili bakanlıklara tavsiyede bulunulmuştur. Ayrıca, sağlık tesislerinde vesayet altında olan bireyler için sistem sorgulaması yapılmasına yönelik altyapı çalışmalarının gerçekleştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvurunun kabul edilmesiyle birlikte, evde bakım yardımı sürecinin yeniden değerlendirilmesi ve gerekli güncellemelerin yapılması için ilgili idarelere önerilerde bulunulmuştur. Bu süreç, bireylerin haklarının korunması ve sosyal hizmetlerden yararlanma imkanlarının artırılması açısından önem taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/3860-S.24.6080
BAŞVURU NO : 2023/16329
KARAR TARİHİ : 04.04.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Evde bakım aylığı talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 11.10.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; ’ın vasisi olduğunu, Manisa Şehir
Hastanesi tarafından habersiz ve izinsiz bir şekilde, imzasına başvurulmadan usulsüz bir şekilde çıkartılan
16.02.2023 tarih ve numaralı heyet raporunun yok hükmünde ve geçersiz
sayılarak iptal edilmesini ve T.C. Kimlik numaralı kızı üzerinden almakta olduğu evde bakım aylığının kesildikten sonra almadığı tüm aylarla birlikte ödenerek bağlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun konuya ilişkin bilgi ve belge talep yazısına cevaben, Sağlık Bakanlığı Kamu
Hastaneleri Genel Müdürlüğünün 04.12.2023 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle,
2.1. Bakanlığa başvuruda bulunulması üzerine olup, konuya ilişkin gerekli yazışmalar yapıldığı, Manisa
İl Sağlık Müdürlüğünün yazısında raporun pasife alındığı, başvurana bilgi verildiği,
3. Kurumumuzun konuya ilişkin bilgi ve belge talep yazısına cevaben, Aile ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 22.12.2023 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle,
3.1. Engelli için anne ’a 02.02.2011 tarih ve numaralı Manisa Celal
Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan ağır engelli evet raporuna istinaden 01.09.2019 tarihinden itibaren yardımın uygun görüldüğü,
3.2. 16.02.2023 tarih ve numaralı Manisa Şehir Hastanesinden alınan bağımlılık değerlendirmesi kısmi bağımlı olan raporun Evde Bakım Yardımı Yönetmeliğinde yer alan şartları taşımadığından otomatik olarak sisteme düştüğü ve yardımın sonlandırıldığı, engelliye ait veri tabanında son raporun esas alınacağı ve yardımın devam ettirilmesinin mümkün olmadığı,
3.3. Söz konusu sağlık kurul raporunun çıkarılması sürecinde Kurumun istemi ve dahili bulunmadığı, ilgili kişiye evde bakım yardımı yapmaya başlarken de, bu yardımı sonlandırırken de yasal mevzuatın gereğini tam olarak yerine getirildiği, bu sebeple idarenin kusurlu eylemde bulunduğu iddiasının dayanaktan yoksun olduğu, Sağlık Bakanlığının yetkili kurumlarınca çıkartılan rapor ile yardımın yapılmaya başlandığı, yine aynı bakanlığın yetkili kurumlarınca çıkartılan rapor ile söz konusu yardımın sonlandırıldığı,
3.4. Vasinin resmi talebi doğrultusunda engelli bireyin tam bağımlı olduğuna dair çıkartılacak sağlık kurulu raporunun vasi tarafından Kuruma müracaatı ile evde bakım yardımından faydalanma sürecinin yeniden değerlendirileceği,
3.5. Engelliler için sağlık kurulu raporunun, Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş hastanelerden alındığı,
3.6. Sürecin, tamamen Sağlık Bakanlığının yetkili kurumlarının görev ve sorumluluğunda olduğu, Sağlık kurulu raporu başvurusu ve sonuçlandırılması sürecinin kontrol ve takip konusunun, vasi ve Sağlık
Bakanlığının yetkili kurumlarının uhdesinde olduğu,
3.7. Sağlık Bakanlığının yetkili kurumlarınca düzenlenen raporun Aile ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığınızın sistemine düştüğü, Sağlık Bakanlığınca, Bakanlık Aile Bilgi Sisteminde paylaşılan kısmi bağımlı raporun; Evde Bakım Yönetmeliğinin 15’inci maddenin 3’üncü fıkrası “Sağlık raporu süresinin sona ermesi durumunda yardım durdurulur. Rapor süresinin bitiminden itibaren 6 ay içinde alınan sağlık raporunun bu Yönetmelikte belirlenen koşulları sağlaması ve gelir kriterinin de uygun olması durumunda yardım durdurulduğu tarihten itibaren devam ettirilerek hak edilen tutarlar takip eden ilk ödeme döneminden itibaren ödenir. Yeni alınan sağlık raporunun tam bağımlı ibaresini içermemesi halinde yardım, sağlık raporu süresinin dolduğu tarih itibarıyla sonlandırılır.” gereği işlem gördüğü,
3.8. Başvuranın imzası ve onayı olmadan engelli sağlık kurulu raporu düzenlendiği iddiası kapsamında
/
İl Müdürlüğüne yapılmış herhangi bir başvuru bulunmadığı, evde bakım yardımın sonlandırılmasının ardından bakım veren ’ın İl Müdürlüğüne konuya dair herhangi bir talebinin bulunmadığı, bakım veren ilgili ile görüşüldüğü, engellinin bizzat kendisinin gidip başvuruda bulunduğu ve buna istinaden ilgili raporun çıkarıldığı bilgisi edinildiği,
3.9. Manisa Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen engelli sağlık kurulu raporunun başvuru formunda anne ’ın imzasının bulunmadığının tespit edilmesi halinde Sağlık Hizmetleri Genel
Müdürlüğü görüşüne istinaden raporun pasife alınması süreci ile ilgili İl Müdürlüğe herhangi bir bilgi gelmediği,
3.10. Sağlık Bakanlığının yetkili kurumlarınca; vasinin resmi talebi doğrultusunda engelli bireyin tam bağımlı olduğuna dair çıkartılacak sağlık kurulu rapor sonucu, vasinin Kuruma evde bakım yardımından faydalanmak istediğine dair müracaatı ile evde bakım yardımından faydalanma sürecinin yeniden değerlendirileceği,
belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 4.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 4.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 4.3. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir…
Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”, 4.4. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinde; “…Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alır. Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.”,
4.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4.6. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında
Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.”, 5. Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin; 5.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Sözleşme’nin amacı, engellilerin tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik ve temin etmek ve insanlık onurlarına saygıyı güçlendirmektir. Engelli kavramı diğer bireylerle eşit koşullar altında topluma tam ve etkin bir şekilde katılımlarının önünde engel teşkil eden uzun süreli fiziksel, zihinsel, düşünsel ya da algısal bozukluğu bulunan kişileri içermektedir.”, 5.2. “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde; “İşbu Sözleşme’nin dayandığı ilkeler şunlardır: (a)
Kendi seçimlerini yapma özgürlükleri ve bağımsızlıklarını da kapsayacak şekilde, kişilerin insanlık onuru ve bireysel özerkliklerine saygı gösterilmesi; (b) Ayrımcılık yapılmaması; (c) Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması; (d) Farklılıklara saygı gösterilmesi ve engellilerin insan çeşitliliğinin ve insanlığın bir parçası olarak kabul edilmesi; (e) Fırsat eşitliği; (f) Erişilebilirlik; (g) Kadın-erkek eşitliği; (h) Engelli çocukların gelişim kapasitesine ve kendi kimliklerini koruyabilme haklarına saygı duyulması.”, 5.3. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinde; “1. Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür.
Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı; (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dâhil uygun tüm tedbirleri almayı; c) Tüm politika ve programlarda engellilerin insan haklarının korunmasını ve güçlendirilmesini dikkate almayı; (d) Bu Sözleşme’yle bağdaşmayan eylemler veya uygulamalardan kaçınmayı ve kamu kurum ve kuruluşlarının bu Sözleşme’ye uygun davranmalarını sağlamayı;
(e) Kişiler, örgütler veya özel teşebbüslerin engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarını engellemek için gerekli tüm uygun tedbirleri almayı; … taahhüt eder.” 2. Taraf Devletler ekonomik, sosyal ve kültürel haklarla ilgili olarak kaynakları ölçüsünde azami tedbirleri almayı ve gerektiğinde uluslararası işbirliği çerçevesinde engellilerin bu haklardan tam olarak yararlanmasını aşamalı olarak sağlamak için işbu Sözleşme ‘de yer alan ve uluslararası hukuka göre derhal uygulanması gereken yükümlülükleri yerine getirmeyi taahhüt eder.
3. Taraf Devletler işbu Sözleşme’nin uygulanmasını sağlayacak yasalar ve politikaların geliştirilmesi ve yaşama geçirilmesi ile engellilere ilişkin diğer karar alma süreçlerinde engelli çocuklar da dahil olmak üzere engellilere onları temsil eden örgütler aracılığıyla sürekli danışacak ve etkin bir şekilde bu sürece dahil edeceklerdir….”, 5.4. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “3. Taraf Devletler eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tüm adımları atar; 4. Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.” 5.5. “Yeterli yaşam standardı ve sosyal korunma” başlıklı 28 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “Taraf Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dâhil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar.”; “Taraf Devletler engellilerin sosyal korunma ve engelliliğe dayalı ayrımcılığa uğramadan bu haktan yararlanma hakkını tanır ve aşağıda belirtilen tedbirler dâhil olmak üzere bahse konu hakkın tanınmasını temin etmek ve geliştirmek için gerekli adımları atar: …(c)Yoksulluk koşullarında yaşayan engellilerin ve ailelerinin uygun eğitim, danışmanlık, mali yardım ve süreli bakım dâhil engelliliğe ilişkin harcamalarında devlet yardımına erişimini sağlamak…”, 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7. 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 7.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Engelli: fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile
birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi” aynı fıkranın (j) bendinde; “Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri”, 7.3. “Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun kapsamında bulunan hizmetlerin yerine getirilmesinde; a) Engellilerin insan onur ve haysiyetinin dokunulmazlığı temelinde, kendi seçimlerini yapma özgürlüğünü ve bağımsızlığını kapsayacak şekilde bireysel özerkliğine saygı gösterilmesi esastır.
b) Engelliliğe dayalı ayrımcılık yapılamaz, ayrımcılıkla mücadele engellilere yönelik politikaların temel esasıdır.
c) Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.…” d) Engellilerin bağımsız yaşayabilmeleri ve topluma tam ve etkin katılımları için erişilebilirliğin sağlanması esastır.
e) Engellilerin ve engelliliğin her tür istismarının önlenmesi esastır.
f) Engellilere yönelik hizmetlerin sunumunda aile bütünlüğünün korunması esastır.
g) Engeli olan çocuklara yönelik hizmetlerde çocuğun üstün yararının gözetilmesi esastır.
h) Engeli olan kadın ve kız çocuklarının çok yönlü ayrımcılığa maruz kalmaları önlenerek hak ve özgürlüklerden yararlanmalarının sağlanması esastır.
i) Engellilere yönelik politika oluşturma, karar alma ve hizmet sunumu süreçlerinde engellilerin, ailelerinin ve engellileri temsil eden sivil toplum kuruluşlarının katılımının sağlanması esastır.
j) Engellilere yönelik mevzuat düzenlemelerinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşü alınır.”, 7.4. “Ayrımcılık” başlıklı 4/A maddesinde; “Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dâhil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır. Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır. Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.”, 8. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun; 8.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; korunmaya, bakıma veya yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklar ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemektir.”,
8.2. “Kapsam” başlıklı 2 inci maddesinde; “Bu Kanun, sosyal hizmetlerle ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişileri ve özel hukuk tüzelkişilerini, sosyal hizmet kurum ve kuruluşlarında çalışan personeli sosyal hizmetlerden faydalananları ve faydalanacak durumda olanları kapsar.”, 8.3. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin (d) bendinde; “Bakıma İhtiyacı Olan Engelli; engellilik sınıflandırmasına göre resmî sağlık kurulu raporu ile ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişiyi… ifade eder”, 8.4. Ek 7 nci maddesinde; “Her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, asgarî ücretin aylık net tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma ihtiyacı olan engellilere, resmî veya özel bakım merkezlerinde bakım hizmeti ya da sosyal yardım yapılmak suretiyle evde bakımına destek verilmesi sağlanır. Hanede birden fazla bakıma ihtiyacı olan engelli bulunması hâlinde, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasında birinci bakıma ihtiyacı olan engelliden sonraki her bakıma ihtiyacı olan engelli iki kişi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasında, 5510 sayılı Kanunun ek 18 inci maddesi uyarınca Ramazan ve
Kurban bayramlarında ödenen bayram ikramiyeleri hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasına dâhil edilmez.…”, Bakıma ihtiyacı olan engellilere özel bakım merkezlerinde sunulacak bakım hizmetinin karşılığı olarak belirlenecek kişi başına aylık bakım ücreti tutarı, (20.000) gösterge rakamı ile memur aylık katsayısının çarpımı sonucu bulunacak tutardan fazla olamaz. Bakıma ihtiyacı olan engellinin evde bakımına destek için ise (10.000) gösterge rakamı ile memur aylık katsayısının çarpımı sonucu bulunacak tutar kadar aylık sosyal yardım yapılır.
Bakıma ihtiyacı olan engellilere sunulacak bakım hizmet modeline ve kapsamına, bakım hizmetinden yararlanabileceklerin başvuru şekline, bu hizmetleri verecek olan gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılacak kuruluşlara açılış izni verilmesine, çalışmasına, denetimine, ücretlendirilmesine, idari para cezalarının ve kapatılma işlemlerinin uygulanmasına, özel bakım merkezlerine bakım hizmeti karşılığı yapılacak ödemelere ve bakım hizmeti veren resmî kurumlara yapılacak yardımlara ilişkin usul ve esaslar, Sağlık
Bakanlığının görüşü alınarak Maliye Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
Bakıma ihtiyacı olan engellilerin evde bakımına destek için yapılacak sosyal yardımlara ilişkin iş ve işlemler, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca gerçekleştirilir. Bakıma ihtiyacı olan engellilerin evde bakımına destek için yapılacak sosyal yardımın başvuru şekline, değerlendirilmesine, ödenmesine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Sağlık
Bakanlığının görüşü alınarak Maliye Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
Birinci fıkra kapsamındaki bakıma ihtiyacı olan engellilere sunulacak bakım hizmetinin karşılığı olarak özel bakım merkezlerine ödenecek bakım ücreti, evde bakımına destek için yapılacak sosyal yardım ile bakım hizmeti veren resmî kurumlara yapılacak yardımlar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
Bakıma ihtiyacı olan engellilere, ücretleri Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesinden karşılanmak suretiyle sağlanacak bakım hizmetleri, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın temin edilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
Birinci fıkra ile belirlenen hane halkı gelir ölçütünü aşan gelir değişikliğinin tespiti hâlinde bu madde kapsamında yapılan ödemeler durdurulur ve değişikliğin meydana geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte genel hükümlere göre takip ve tahsil edilir.
8.5. “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan engelli, yaşlı ve diğer kişilere ilişkin hususlar” başlıklı 26 ncı maddesinde; “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan aile, engelli, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esaslar bir yönetmelikle düzenlenir.”, 9. Evde Bakım Yardımı Yönetmeliğinin; 9.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde ;”(1) Bu Yönetmeliğin amacı; 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı
Sosyal Hizmetler Kanununun ek 7 nci maddesi kapsamında bakıma ihtiyacı olan engellilerin evde bakımı için yapılacak yardımın başvuru şekline, değerlendirilmesine, ödenmesine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” 9.2. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “g) Bakıma ihtiyacı olan engelli: Engellilik sınıflandırmasına göre tam bağımlı, çocuklar için, “Çok ileri düzeyde ÖGV”, “Belirgin ÖGV” ve “Özel koşul gereksinimi var (ÖKGV) ibareli raporu bulunanlardan günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek durumda olan ve evde bakım heyetince bakıma ihtiyacı olduğu tespit edilmiş bireyi,” 9.4. “Başvuru” başlıklı 6 ncı maddesinde; “Başvurunun, Sağlık Bakanlığı elektronik veri tabanında kayıtlı son sağlık raporu ile yapılması esastır.” 9.5. “Yardımın durdurulması ve sonlandırılması” başlıklı 15 inci maddesinde; “3) Sağlık raporu süresinin sona ermesi durumunda yardım durdurulur. Rapor süresinin bitiminden itibaren 6 ay içinde alınan sağlık raporunun bu Yönetmelikte belirlenen koşulları sağlaması ve gelir kriterinin de uygun olması durumunda yardım durdurulduğu tarihten itibaren devam ettirilerek hak edilen tutarlar takip eden ilk ödeme döneminden itibaren ödenir. Yeni alınan sağlık raporunun tam bağımlı ibaresini içermemesi halinde yardım sağlık raporu süresinin dolduğu tarih itibarıyla sonlandırılır.”
10. Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin; 10.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde ; “d) Engellilik Sağlık Kurulu: İkinci ve üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşlarında, erişkinlerin engellilik tespiti ile terör, kaza ve yaralanmaya bağlı durum bildirimine yönelik başvuruları değerlendirerek karar vermeye yetkilendirilmiş ve Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde belirtilen kurulu,”, f bendi “Erişkinler İçin Sağlık Kurulu Raporu: Engellilik sağlık kurulu tarafından hazırlanan kişilerin engel ve sağlık durumlarını belirten belgeyi,”, k bendi “Rapor: Sağlık kurulunca hazırlanan, Ek-1’de yer alan Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporunu ve Ek4’te yer alan Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunu”, m) Tam bağımlı engelli birey: Engel durumuna göre engel oranı %50 ve üzeri olduğu tespit edilenlerden doku, organ ve/veya fonksiyon kaybı ve/veya psikiyatri tanısı bağlantılı olarak muhakeme yeteneği değerlendirilmesine göre günlük yaşam aktivitelerini yardım almasına rağmen kendi başına gerçekleştiremediğine karar verilen bireyi, 10.2. “Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporunun düzenleme usulü” başlıklı 8 inci maddesinde; “(1) Engelli sağlık kurulu raporu düzenlenmesi için; a) Birey veya vasisi, başvuru dilekçesi ile rapor vermeye yetkili olan sağlık kuruluşuna başvurur.
Değerlendirme için bireyin ve/veya vasisinin sağlık beyanına uygun olarak ilgili poliklinikler belirlenerek süreç başlatılır. g) Rapor, sisteme kaydedilir. Sistemden rapor numarası alınmadan düzenlenen raporlar geçersiz rapor olarak kabul edilir.”, hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Başvuran özetle, ’ın vasisi olduğunu, Manisa Şehir Hastanesi tarafından habersiz ve izinsiz bir şekilde, imzasına başvurulmadan usulsüz bir şekilde çıkartılan 16.02.2023 tarih ve numaralı heyet raporunun yok hükmünde ve geçersiz sayılarak iptal edilmesini ve T.C. Kimlik numaralı kızı üzerinden almakta olduğu evde bakım aylığının kesildikten sonra almadığı tüm aylarla birlikte ödenerek bağlanmasını talep etmektedir.
13. İdareler tarafından gönderilen bilgi ve belgelerde özetle; Engelli için anne a 02.02.2011 tarih ve numaralı Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan ağır engelli evet raporuna istinaden 01.09.2019 tarihinden itibaren yardımın uygun görüldüğü,
16.02.2023 tarih ve numaralı Manisa Şehir Hastanesinden alınan bağımlılık
değerlendirmesi kısmi bağımlı olan raporun Evde Bakım Yardımı Yönetmeliğinde yer alan şartları taşımadığından otomatik olarak sisteme düştüğü ve yardımın sonlandırıldığı, engelliye ait veri tabanında son raporun esas alınacağı ve yardımın devam ettirilmesinin mümkün olmadığı, Manisa İl Sağlık Müdürlüğünün yazısında raporun pasife alındığı, başvurana bilgi verildiği, söz konusu sağlık kurul raporunun çıkarılması sürecinde Kurumun istemi ve dahili bulunmadığı, ilgili kişiye evde bakım yardımı yapmaya başlarken de, bu yardımı sonlandırırken de yasal mevzuatın gereğini tam olarak yerine getirildiği, bu sebeple idarenin kusurlu eylemde bulunduğu iddiasının dayanaktan yoksun olduğu, Sağlık Bakanlığının yetkili kurumlarınca çıkartılan rapor ile yardımın yapılmaya başlandığı, yine aynı bakanlığın yetkili kurumlarınca çıkartılan rapor ile söz konusu yardımın sonlandırıldığı, engelli bireyin tam bağımlı olduğuna dair çıkartılacak sağlık kurulu rapor sonucu, vasinin Kuruma evde bakım yardımından faydalanmak istediğine dair müracaatı ile evde bakım yardımından faydalanma sürecinin yeniden değerlendirileceği, belirtilmiştir.
14. Başvuru konusundaki uyuşmazlığın vesayet altında olan engelli bireyin vasisinin onayı olmadan rapor çıkarması, rapor sonucu evde bakım aylığının durdurulması, aynı zamanda raporun yok hükmünde sayılması neticesinde geriye dönük evde bakım aylığına hak kazanılıp kazanılamayacağı ve halihazırda evde bakım aylığının ödenmeye devam edip edemeyeceği noktasında olduğu değerlendirilmektedir.
15. T.C. Anayasası uyarınca, Devletin temel amaç ve görevleri kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacak surette sınırlayan ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır. Devletin, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği hüküm altına alınmıştır.
16. Bilindiği üzere; Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de
“belirlilik”tir. Anayasa Mahkemesinin 17/04/2008 tarih ve 2005/5 Esas, 2008/93 Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulanan belirlilik ilkesine göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup, bireyler belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi şekilde müdahale yetkisi verdiğini bilmelidir. Ancak bu durumda kişiler kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlayabilir. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin
tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır.
17. Öte yandan; çeşitli toplum kesimleri gibi, “engellilere” yönelik uluslararası metinler de her geçen gün artmakta olup, bunların bir bölümü ilke kararı, tavsiye kararı ve bildirge gibi yol gösterici ve tavsiye niteliğindeki metinler olup, bir bölümü ise altında imzası bulunan ülkeleri bağlayıcı ve o ülkelerin uymak zorunda oldukları hukuk normlarıdır. 10 Aralık 1948’de Birleşmiş Milletlerce kabul edilen İnsan Hakları
Evrensel Bildirgesi ile başlayan süreç, toplumun diğer kesimlerine olduğu gibi engellilere yönelik uluslararası metinlerin de ateşleyicisi olmuş, bu doğrultuda Birleşmiş Milletlerce 1975 yılında kabul edilen
“Sakat Kişilerin Hakları Beyannamesi” ile yine Birleşmiş Milletler tarafından 1993 yılında kabul edilen
“Sakatlar İçin Fırsat Eşitliği Konusunda Standart Kurallar” metni o dönemde hukuki bağlayıcılığı olmamakla birlikte en kapsamlı ve önemli yazılı belgeler olmuşlardır.
18. Buna karşılık, 13 Aralık 2006 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen ve imzaya açıldığı 30 Mart 2007 günü, aralarında ülkemizin de bulunduğu 81 ülke tarafından imzalanarak yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi, altında imzası bulunan ülkeleri bağlayıcı ilk sözleşme olması nedeniyle büyük öneme sahiptir. 50 maddeden ve 1 İhtiyari Ek Protokolden oluşan
Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi, “Sakat Kişilerin Hakları Beyannamesi” ve “Sakatlar İçin
Fırsat Eşitliği Konusunda Standart Kurallar” metninin uyumlu bir sentezi niteliğinde olup, yeni haklar getirmemekle birlikte, bu güne kadar çeşitli metinlerde ifadesini bulmuş olan haklar, bu Sözleşme içerisinde derlenip kapsamlı ve bütünlüklü bir duruma getirilmiştir. Sözleşme içerisinde engellilerin ekonomik, kültürel, politik vb. konulardaki hakları ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiştir. Engellilerin aile yaşamından, kent yaşamından, istihdamından sosyal güvenliğine, çocuk, kadın ve yaşlı engellilerin durumundan ayrımcılığa, hemen her konudaki temel engelli hakları güvence altına alınarak bu konuda devletlere görev ve sorumluluklar yüklenmiştir. Bu kapsamda T.C. Anayasasının 5, 10 ve 61. maddeleri ile 2828 sayılı
Sosyal Hizmetler Kanunu, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun, 2022 sayılı Kanun, 6328 sayılı Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanunu ve bu kanunların uygulanmasına dair yönetmeliklerde yer alan pek çok maddede “engelli hakları” güvence altına alınacak şekilde düzenlemeler yapılmıştır.
2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunun 2 nci maddesinde sosyal hizmetlerin kimleri kapsayacağı ile aynı
Kanunun 26 ncı maddesinde “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan aile, engelli, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esaslar bir yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne ve anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan Evde Bakım Yardımı
Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde; “Bu Yönetmelik, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler
Kanununun ek 7 nci maddesine, 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesinin 65 inci ve 71 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.” hükmüne yer verilmiş olup, söz konusu Yönetmelik ile bakıma muhtaç engellilerin bildirimi, tespiti, değerlendirilmesi ile bakım hizmetlerine, bakım ücretlerine ve ödemelerine ilişkin usul ve esaslar ayrıntılı bir şekilde hüküm altına alınmıştır.
19. Evde Bakım Yardımı konulu başvuru incelendiğinde;
19.1. başvuranın, Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 12.10.2011 tarih ve Esas ve
Karar Sayılı kararına istinaden ’ın vasisi olduğu görülmektedir.
19.2. Engelli için anne ’a 02.02.2011 tarih ve numaralı Manisa Celal
Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan ağır engelli evet raporuna istinaden 01.09.2019 tarihinden itibaren yardım yapılmış ve fakat vasinin izni olmadan düzenlenen rapor sonucu bağımlılık değerlendirmesi kısmi bağımlı olduğundan Evde Bakım Yardımı Yönetmeliğinde yer alan şartları taşımadığından otomatik olarak sisteme düşmüş ve yardım sonlandırılmıştır.
19.3. Kurumumuzun, 05/07/2023 tarihli ve 2023/7921 Başvuru Numaralı Gönderme Kararına istinaden
Manisa Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen engelli sağlık kurulu raporunun başvuru formunda anne
’ın imzasının bulunmadığının tespit edilerek rapor pasife alınmıştır.
20. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de vesayet altındaki bireylerin malvarlıklarının yönetimi, hukuki işlemlerinin takibi ve bireylere bakım/barınma hizmeti sunulması konularında, hak temelli bakış açısıyla; bireysel özerkliğe ve insan onuruna saygı gösterilmesi, kişinin hak ve yükümlülükleri üzerinde özgürce tasarrufta bulunabilmesi gibi temel ilkeler ışığında işlemlerin taraflarının hakkaniyet ölçütleri çerçevesinde 1 hak ve yükümlülük altına girdikleri bir yapı benimsenmesi yönünde çalışmalar yapıldığı gözetildiğinde başvuru konusu olayda olduğu gibi kısıtlı kararı olanların Türk Medeni Kanun’un 14. maddesindeki “Ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur.” düzenleme gereğince başvuranın kızının fiili ehliyeti yok sayıldığından başlatılan işlemlerin de geçersiz olacağı açıktır.
Bu kapsamda; başvuranın Türk Medeni Kanun “Ayırt etme gücünün bulunmaması” başlıklı 15 inci maddesinde; Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukukî sonuç doğurmayacağı düzenlendiğinden 16.02.2023 tarih ve numaralı Manisa Şehir Hastanesinden alınan bağımlılık değerlendirmesi kısmi bağımlı olan raporun hukuki sonuç doğurmayacağı, 02.02.2011 tarih ve numaralı Manisa Celal Bayar
Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan ağır engelli sürekli olan raporun geçerli olacağı değerlendirilerek;
Evde bakım yardımına ilişkin başvurularda başvurunun, Sağlık Bakanlığı elektronik veri tabanında kayıtlı son sağlık raporu ile yapılması esas olduğundan vasi olmadan alınan raporun sistemden silinmesi,
Sağlık Bakanlığı elektronik veri tabanı ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü sistemlerinde koordineli bir şekilde gerekli güncellemelerin yapılarak 02.02.2011 tarih ve numaralı Manisa
Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan ağır engelli sürekli olan raporun sistemde aktif olmasının sağlanması,
1
Vesayet İşlemleri ve Vasilik Süreci Hakkında Açıklayıcı Rehber 2020
/
engelli sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili sağlık tesislerince rapor başvurusunda bulunan kişinin vesayet altında olup olmadığı konusunda hastaneler tarafından sistem sorgulaması yapılmasına yönelik altyapı bulunmadığı, rapor sahibi veya yakınlarının beyanları ve başvuruları üzerine rapor düzenlendiği tespit edildiğinden, başvuru konusuna benzer mağduriyetlerin önlenmesi amacıyla rapor için başvuruda bulunan kişinin vesayet altında olup olmadığının tespiti için sistem sorgulaması yapılmasına yönelik altyapı çalışması yapılması,
02.02.2011 tarih ve numaralı Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakultesi Hastanesinden alınan ağır engelli sürekli olan rapor kapsamında geriye dönük hakların verilmesi ve evde bakım aylığının yeniden bağlanması, hususunda ilgili idarelere tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin
“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin İdare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak
İdarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Manisa İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
KABULÜNE,
evde bakım yardımına ilişkin başvurularda başvurunun, Sağlık Bakanlığı elektronik veri tabanında kayıtlı son sağlık raporu ile yapılması esas olduğundan vasi olmadan alınan raporun sistemden silinmesi,
Sağlık Bakanlığı elektronik veri tabanı ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü sistemlerinde koordineli bir şekilde gerekli güncellemelerin yapılarak 02.02.2011 tarih ve numaralı Manisa Celal Bayar
Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan ağır engelli sürekli olan raporun sistemde aktif olmasının sağlanması, engelli sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili sağlık tesislerince rapor başvurusunda bulunan kişinin vesayet altında olup olmadığı konusunda hastaneler tarafından sistem sorgulaması yapılmasına yönelik altyapı bulunmadığı, rapor sahibi veya yakınlarının beyanları ve başvuruları üzerine rapor düzenlendiği tespit edildiğinden, başvuru konusuna benzer mağduriyetlerin önlenmesi amacıyla rapor için başvuruda bulunan kişinin vesayet altında olup olmadığının tespiti için sistem sorgulaması yapılmasına yönelik altyapı çalışması yapılması,
02.02.2011 tarih ve numaralı Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan ağır
engelli sürekli olan rapor kapsamında geriye dönük hakların verilmesi ve evde bakım aylığının yeniden bağlanması, hususunda AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI İLE SAĞLIK BAKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar
üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın gereği için BAŞVURANA, AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI İLE SAĞLIK
BAKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/