ÖZET: Bu Danıştay kararı, başvuranın 2011 yılından itibaren Türkiye’ye kabul edilen sığınmacıların uyrukları ve sayıları hakkında bilgi edinme talebinin değerlendirilmesine ilişkindir. Başvuran, İçişleri Bakanlığı’na yaptığı başvuruda, sığınmacıların uyrukları, vatandaşlık verilen sığınmacılar ve oy kullanma hakkına sahip olanların bilgilerini talep etmiştir. İçişleri Bakanlığı, bazı bilgilerin resmi internet sitesinde mevcut olduğunu belirtmiş, ancak başvuranın talep ettiği bazı verilerin kamuya açıklanmadığını ifade etmiştir.

Danıştay, başvuranın talebinin bir kısmının reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu, ancak vatandaşlık verilen sığınmacılarla ilgili bilgilerin kamuya açıklanması gerektiğine dair bir tavsiyede bulunmuştur. Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca, kamu kurumlarının, kamuya açık olan bilgileri başvuranlara sunma yükümlülüğü bulunduğu vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde karar verilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/7685-S.22.11778

BAŞVURU NO : 2022/956

KARAR TARİHİ : 14/06/2022

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın bilgi edinme talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 18/01/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; 17.09.2021 tarihinde

İçişleri Bakanlığına Bilgi Edinme Başvurusu yaptığını, söz konusu başvurusunda; “1- 2011 yılından bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisine kabul edilen ve kaydı bulunan sığınmacıların uyrukları nedir ve sayıları kaçtır?

2- 2011 yılından bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verilen sığınmacıların uyrukları nedir ve sayıları kaçtır?

3- 2011 yılından bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verilen sığınmacılardan oy kullanma hakkına sahip olan sığınmacıların uyrukları nelerdir ve sayıları kaçtır?

4- 2011 yılından bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisine kabul edilen sığınmacılara 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında hangi iş ve işlemler yapılmaktadır?” hususları hakkında tarafına bilgi verilmesini talep ettiğini, İçişleri Bakanlığı tarafından; “1. ve 2. maddedeki sorulara ilişkin bilgilerin www.goc.gov.tr adresinde mevcut olduğu, 3. ve 4. maddedeki soruların ise cevaplanmak üzere Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne gönderildiği” yönünde cevap verildiğini, www.goc.gov.tr adresinde talep ettiği bilgilerin mevcut olmadığını, akabinde 08.10.2021 tarihinde bilgi edinme başvurusuna yeterli cevap alamadığı, başvurusunun yeniden değerlendirilerek tarafına ayrıntılı cevap verilmesi talebi ile Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kuruluna itiraz başvurusunda bulunduğunu, 19.11.2021 tarihli cevabi yazı ile itiraz başvurusunun reddedildiğini ifade ederek bilgi edinme başvurusunun tekrar değerlendirilmesi ve tarafına ayrıntılı ve açıklayıcı şekilde cevap verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kurumumuzun 09.02.2022 tarih ve

sayılı yazısı ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talep edilmiş olup ilgili

idarenin 02.03.2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle:

2.1. Başvuran ’un 18.01.2022 tarihli dilekçesi ile 2011 yılından bugüne kadar

Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisine kabul edilen ve kaydı bulunan sığınmacıların uyruklarını ve sayılarını, 2011 yılından bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı kazanan sığınmacıların uyrukları ve sayılarını, Türk vatandaşlığına sahip sığınmacıların oy kullanma hakkının olup olmadığını ve sığınmacılar hakkında 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ve aynı Kanunun Uygulanmasına İlişkin

Yönetmelik kapsamında hangi iş ve işlemlerin yapıldığı bilgilerini talep ettiği, 2.2. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ve aynı Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında Türk vatandaşlığı talep eden tüm yabancıların başvurularından işlemlerinin sonuçlanmasına kadar geçen süreçte yapılacak iş ve işlemlerin açıkça belirtildiği ve Bakanlık tarafından bu doğrultuda işlem tesis edildiği, diğer taraftan Türk vatandaşlarının oy kullanmalarına ilişkin düzenlemenin Türkiye

Cumhuriyeti Anayasası’nın 67 nci maddesinde düzenlendiği, 2.4. 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanununun 7 nci maddesinde; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir.” ; 26’ncı maddesinde; “Kurum ve kuruluşların faaliyetlerini yürütmek üzere, elde ettikleri görüş, bilgi notu, teklif ve tavsiye niteliğindeki bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluş tarafından aksi kararlaştırılmadıkça bilgi edinme hakkı kapsamındadır.

Bilimsel, kültürel, istatistik, teknik, tıbbî, malî, hukukî ve benzeri uzmanlık alanlarında yasal olarak görüş verme yükümlülüğü bulunan kişi, birim ya da kurumların görüşleri, kurum ve kuruluşların alacakları kararlara esas teşkil etmesi kaydıyla bilgi edinme istemlerine açıktır.” hükümlerinin öngörüldüğü, 2.5. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ile Genel Müdürlüğün iş yoğunluğu birlikte değerlendirildiğinde ilgilinin talep ettiği bilgiler özel bir çalışma gerektirildiğinden diğer sorularına cevap verilmesinin mümkün olmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”, 3.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”, 3.3. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve

sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”, 3.4. ”Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. Ancak; Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.”, 5. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun; 5.1. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…”, 5.2. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.

Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 5.3. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesinde: “ Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır.

Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.

İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir.”, 5.4. “İtiraz usulü” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde Kurula itiraz edebilir. Kurul, bu konudaki kararını otuz iş günü içinde verir. Kurum ve kuruluşlar, Kurulun istediği her türlü bilgi veya belgeyi onbeş iş günü içinde vermekle yükümlüdürler.

Kurula itiraz, başvuru sahibinin idarî yargıya başvurma süresini durdurur.”, 6. 27.04.2004 tarihli ve 25445 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı Kanununun

Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in; “İstenecek bilgi veya belgelerin niteliği” başlıklı 12 nci maddesinde; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar; ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurular ile tekemmül etmemiş bir işleme ilişkin bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. Belli bir tarihte açıklanacağı, duyurulacağı

önceden belirtilmiş olup, zamanından önce açıklanması halinde kamu yararını zedeleyecek veya kişisel menfaat temin etmek için kullanılabilecek bilgi veya belgeler, belirtilen tarihten önce açıklanamaz, erişimi sağlanamaz.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar

Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, (1) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; 2011 yılından bugüne kadar

Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisine kabul edilen ve kaydı bulunan sığınmacıların, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verilen sığınmacıların uyrukları, oy kullanma hakkına sahip olan sığınmacıların uyrukları ve sayıları ile sığınmacılara 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında hangi iş ve işlemler yapıldığı hakkında 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında tarafına bilgi verilmesi talebinde bulunmuştur.

9. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 19 uncu maddesinde herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğü hakkı olduğu bu hakkın bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılacağı düzenleme altına alınmıştır.

10. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “İfade özgürlüğü” başlıklı 10 uncu maddesinde ise herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, haber, görüş alma ve verme özgürlüğünü de kapsayacağı belirtilmiştir.

11. Bilindiği üzere demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan bilgi edinme hakkı, 09.10.2003 tarihli ve

4982 sayılı yasa ile yürürlüğe girmiş, 2010 yılında gerçekleşen Anayasa değişikliği ile de anayasal

güvenceye kavuşturulmuştur.

12. Bilgi edinme hakkı, bireylerin kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında idari makamlara başvuruda bulunmaları ve kendileri veya faaliyet alanlarıyla ilgili konularda bilgi edinmelerine yönelik bir hak olup, hakkın kullanılması demokratik ve şeffaf yönetimin gereğidir (Danıştay 8. Dairesi, 2014/8893 E. ve 2015/3715 K. sayılı kararı). Bu husus 4982 sayılı Kanunun gerekçesinde; “Demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün gereklerinden olan bilgi edinme hakkı, bireylere daha yakın bir yönetimi, halkın denetimine açıklığı, şeffaflığı sağlama işlevlerinin yanı sıra halkın Devlete karşı duyduğu kamu güvenini daha yüksek düzeylere çıkarmada önemli bir rol oynamaktadır. Kullanılan bu hak sayesinde hem halkın Devleti denetimi kolaylaşmakta hem de Devletin demokratik karakteri güçlenmektedir.” şeklinde ifade edilmiştir.

13. Bilgi edinme hakkı, idarenin tek taraflı iradesiyle, kişilerin ve toplumun hukuki durumunda değişiklik oluşturan eylem, işlem ve kararlarına ilişkin bilgilerin herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireyler tarafından elde edilebilmesini garanti altına alan bir insan hakkıdır ve hakkın sahibi olan kişiye idareden bilgi ve belge elde edebilme yetkisi verirken hakkın muhatabı olan idareye ise bilgi ve belge verme ödevi yüklemektedir (Ayhan Döner, Şeffaf Devlette Bilgi Edinme Hakkı ve Sınırları, On İki Levha

Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, Kasım 2010, s. 98).

14. Hak arama hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olan bilgi edinme hakkı Anayasanın 74 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede “herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu” belirtilerek, bilgi edinme hakkı güvence altına alınmıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak değildir. Dolayısı ile hakkın Anayasanın 13’üncü maddesi kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulması mümkündür. Nitekim yasa koyucu bilgi edinme hakkının eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kullanımını güvence altına almak amacıyla hakkın kullanımına ilişkin esas ve usulleri 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununu ile düzenlemiştir.

15. 4982 sayılı Kanun’un lafzının ve gerekçesinin incelenmesinden, “açıklık ve şeffaflık” ilkesinin kural

“gizlilik” ilkesinin istisna olduğu anlaşılmakla, bu husus Kanun’un 5 inci maddesinde, “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmakla … yükümlüdürler.” şeklinde ifade bulmuştur.

16. Ancak bütün haklar gibi bilgi edinme hakkının da bir sınırının olduğu ve bu hakkın belirlenen sınırlara uygun kullanılmak zorunda olduğu tartışmasızdır. Bilgi edinme hakkının sınırlarına Kanunun “Bilgi

Edinme Hakkının Sınırları” başlıklı dördüncü bölümünde, 15 ila 28’inci maddeler arasında tahdidi olarak yer verilmiş olmakla birlikte, bilgi edinme hakkının sınırı denildiğinde genel olarak neyin anlaşılması gerektiğine bakacak olursak, idareden istenemeyecek ya da istendiğinde idarenin vermek zorunda olmadığı bilgi ve belgelerin kastedildiği değerlendirilmektedir (http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2016-122-1543).

17. Nitekim kişilerin bilgi edinme haklarının yanında, kamunun ve diğer kişilerin hak ve özgürlükleri de hukuk tarafından korunma altına alınmıştır. Dolayısıyla bilgi edinme hakkının kullanılması, kamunun ortak yararını ve kişilerin bireysel yararlarını dikkate alan adil bir dengeye dayanmalıdır. Kanunun ilgili bölümünde bilgi edinme hakkının sınırları tek tek sayılmak suretiyle belirlenmiş olmakla birlikte, yasal sınırlama nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlenmesi noktasında idare takdir yetkisini kullanmaktadır. Bu bağlamda bilgi verme yükümlülüğü istisnasında idare, bilginin paylaşılmasının sağlayacağı kamu yararıyla/bireysel yararla bilginin saklanmasının sağlayacağı kamu yararının/bireysel yararın hangisinin daha üstün ve ağırlıklı olduğuna karar vererek bilgi edinme talebini yanıtlayacaktır (http://www.ilkercolak.com.tr/bilgi-edinme-hakkinin-sinirlari-ve-sinirlama-olcutleri/).

18. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları

ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:

18.1. Başvuranın “2011 yılından bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisine kabul edilen ve kaydı bulunan sığınmacıların uyrukları nedir ve sayıları kaçtır?” sorusunun cevabına, İçişleri Bakanlığı

Göç İdaresi Başkanlığının resmi internet sitesinde (www.goc.gov.tr) yer verilmiş olup sitede düzensiz göçmenlerin sayıları ve uyrukları, geçici koruma statüsü kapsamındaki Suriyelilerin sayıları ve illere göre dağılımı ile uluslararası koruma talep eden yabancıların sayıları ve bunu talep eden yabancıların uyrukları belirtilmiştir. Bu noktada sorunun mahiyeti 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 8 inci maddesi

“yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler” kapsamında değerlendirildiğinden başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık olmadığı tespit edilmiştir.

18.2. Başvuranın “2011 yılından bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verilen sığınmacıların uyrukları nedir ve sayıları kaçtır?” sorusuna ilişkin olarak İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı tarafından CİMER üzerinden verilen 24.09.2021 tarihli cevapta www.goc.gov.tr alan adlı sitede bu verilerin kamuoyu ile paylaşıldığı bilgisi yer almaktadır. Ancak sitede T.C. vatandaşlığı verilerin sığınmacıların sayı ve uyruklarına ilişkin verilerin yer almadığı görülmektedir. Bu verilerin hem istatistik verisi olması ve hâlihazırda İçişleri Bakanlığı tarafından güncel olarak tutulması hem de Sayın İçişleri Bakanımız Süleyman

SOYLU’nun katıldığı toplantılarda bu verileri açıklık ve şeffaflık ilkeleri kapsamında kamuoyuna deklare etmesi göz önünde bulundurulduğunda, bahsi geçen verilerin 4982 sayılı Kanun’un 5 inci madde “Kurum

ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler” hükmü kapsamındaki istisnalar içerisinde yer almadığı ve bu nedenle de kamuoyu ile paylaşılabileceği değerlendirilmektedir (https://www.aa.com.tr/tr/politika/soylu-suriyeli-siginmacilara-bayramlarda-guvenli-bolgelere-gidiskonusunda-musaade-etmeme degerlendirmemiz-var/2567576; https://www.hurriyet.com.tr/gundem/sondakika-bakan-soyludan-onemli-aciklamalar-42059491).

18.3. Başvuranın “2011 yılından bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verilen sığınmacılardan oy kullanma hakkına sahip olan sığınmacıların uyrukları nelerdir ve sayıları kaçtır?” sorusunun cevabının ancak kapsamlı bir araştırma ve incelemeyle tespit edilebileceği, bu nedenle 4982 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinde yer alan ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara ilgili kurumlar tarafından olumsuz cevap verilebileceği hükmü kapsamında talebin reddi işleminde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığı değerlendirilmiştir.

18.4. Başvuranın “2011 yılından bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisine kabul edilen sığınmacılara 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında hangi iş ve işlemler yapılmaktadır?” sorusu kapsamındaki işlemlere ilişkin esaslar, adı geçen

Yönetmelik’te her somut durum için ayrı ayrı ifade edilmiştir. Bunların farklı sığınmacı grupları açısından analiz edilerek belgeye dökülmesi ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme gerektireceğinden 4982 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi çerçevesinde talebin reddedilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu bakımdan kanunlara uygunluk ilkesine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili

İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE,

Başvuranın “2011 yılından bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisine kabul edilen ve kaydı bulunan sığınmacıların uyrukları nedir ve sayıları kaçtır?”, “2011 yılından bugüne kadar Türkiye

Cumhuriyeti vatandaşlığı verilen sığınmacılardan oy kullanma hakkına sahip olan sığınmacıların uyrukları nelerdir ve sayıları kaçtır?”, ve “2011 yılından bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisine kabul

edilen sığınmacılara 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında hangi iş ve işlemler yapılmaktadır?” sorularına yönelik bilgi edinme talebinin REDDİNE,

Başvuranın “2011 yılından bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verilen sığınmacıların uyrukları nedir ve sayıları kaçtır?” sorusuna yönelik bilgi edinme talebinin (18.2.) numaralı paragrafta açıklanan gerekçeler çerçevesinde karşılanması hususunda İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idarece bu karar üzerine tesis edilecek

işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın başvurana ve İçişleri Bakanlığına tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi