| ÖZET: Bu karar, başvuranın Türk vatandaşlığı talebinin reddine ilişkin hukuki değerlendirmeleri içermektedir. Başvuran, Türkiye’de doğmuş, annesi Türk vatandaşı olmuş ancak babası vefat etmiş ve vatansız kalmıştır. İdare, Türk vatandaşlığı kazanma şartlarının ve belgelerinin tamamlanması gerektiğini belirtirken, başvuranın durumunun incelenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Devletin vatandaşlık verme yetkisi, uluslararası sözleşmelere ve hukuk ilkelerine aykırı olmamak kaydıyla mutlak bir yetki olarak kabul edilmektedir. Başvuranın vatansızlık durumu ve annesinin Türk vatandaşı olması, Türk vatandaşlığına geçiş işlemlerinin yapılabilmesi için önemli unsurlardır. Bu bağlamda, başvuranın Türk vatandaşlığını kazanmasına engel olabilecek somut bir durumun tespit edilmediği belirtilerek, İçişleri Bakanlığına gerekli işlemlerin ivedilikle tamamlanması tavsiye edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/8542-S.21.13765
BAŞVURU NO : 2020/103354
KARAR TARİHİ : 07/06/2021
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
Türk Vatandaşlığına alınma talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 24/12/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran vekili, müvekkili n 19/01/1997 tarihinde Türkiye’de dünyaya geldiğini, doğumdan kısa süre önce savaştan kaçarak Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç etmiş olan annesinin henüz Türk vatandaşlığı olmadığından bebeğe de vatandaşlık verilmediğini, annesinin kısa süre sonra Türk vatandaşlığını almasına karşın, müvekkili için defalarca başvuru yapılmasına rağmen kendisine Türk vatandaşlığı verilmediğini, 2. 21/09/2017 tarihli vatandaşlık başvurusunun da mülakat gerçekleştirilmesine rağmen sonuçlandırılmadığını, bu işleme karşı dava açtıklarını, Ankara 9. İdare Mahkemesinin
. sayılı ilamı ile Türk Vatandaşlığını almak için gerekli şartları taşımasına rağmen başvurunun zımnen reddi işleminin hukuka aykırı olduğuna karar verildiğini, bu karara istinaden yapmış oldukları 19/03/2019 tarihli vatandaşlık başvurusuna da İdare mahkemesinin kararının henüz istinaf aşamasında olmasından dolayı hukuksuz şekilde red kararı verildiğini, idare mahkemesi kararının uygulanmadığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunduklarını, istinaf mahkemesi olan Ankara Bölge İdare Mahkemesinin işlemin zımnen ret sayılamayacağı gerekçesiyle sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesinin kararını kaldırdığını, istinaf mahkemesinin kararında müvekkilin vatandaşlık almaya hak kazanmış olduğu, ancak Nüfus Müdürlüğünün kendisini Valiliğe davet ettiği, fakat müvekkilin (gitmiş olduğu halde) gitmediğinin gerekçe gösterildiğini, 3. Bu gelişmelerden sonra 16/07/2020 tarihinde yeniden vatandaşlık başvurusunda bulunduklarını, bu başvurularına muhatap 31/08/2020 tarihli yazılı cevabi yazıda “5901 sayılı Kanunun 11. maddesindeki
evraklar ile başvuru yapıldığında durumunuz değerlendirilecektir.” şeklinde cevap verildiğini, 17/11/2020 tarihinde 5901 sayılı kanun 11 inci maddesinde yer alan tüm belgelerle birlikte yeniden başvuru yaptıklarını, bu sefer de “5901 Sayılı Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin Türk Vatandaşlığına alınmaya ilişkin şartlardan birini taşımanız halinde müdürlüğümüze başvurunuz.” şeklinde cevap verildiğini, müvekkilinin Türkiye’de doğup büyüdüğünü, annesinin Türk vatandaşı olduğunu, babasının
Bulgaristan’da öldürüldüğünü, 23 yaşına gelmesine karşın halen hiçbir ülke vatandaşlığı olmadığını belirterek kendisine ivedilikle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verilmesi hususunda gereğinin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
4. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün sayılı ve 28/04/2021 tarihli yazısında, “… Adı geçenin annesi T.C kimlik numaralı Mülga
403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 7 nci maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunun 02.07.2001 tarih ve
sayılı kararı ile Türk vatandaşlığını kazandığı, İlgilinin Bursa Valiliğinde 19.03.2001 tarih ve sayılı kararı ile annesine bağlı olarak Mülga 403 sayılı Türk Vatandaşlığı
Kanununun 16 ncı maddesi uyarınca Türk vatandaşlığını kazanma başvurusunda bulunduğu, ancak gereken şartları taşımadığı anlaşıldığından Genel Müdürlüğümüzce 20.03.2003 tarih ve … sayılı yazımız ile başvurusunun reddedildiği anlaşılmıştır.
5. vekili tarafından müvekkilinin Bursa Valiliğine, İçişleri Bakanlığı
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmek üzere dilekçesine, Bakanlığımızca cevap verilmediğinden bahisle Bakanlığımız aleyhine Ankara 9. İdare Mahkemesinin sayılı esasına dava açılmıştır.
6. Konuyla ilgili olarak Bursa Valiliği ile yapılan görüşme sonucunda davacının dilekçesine Bursa
Valiliğinin 25/09/2017 tarih ve sayılı yazışı ile cevap verildiği, cevabi yazıda davacının vatandaşlık durumu ile ilgili talebi hakkında Valiliğe görüşmeye çağrıldığı, dava konusu dilekçenin Bakanlığımıza gönderilmediği, Bursa Valiliğimizce gerekli cevabın oluşturulduğu ancak davacının Bursa Valiliğine dönüş yapmadığı, dolayısıyla usulüne uygun şekilde yapılmış bir başvuru bulunmadığından talebin reddi de söz konusu değildir.
7. Ankara 9. idare Mahkemesince 28.12.2018 tarih ve sayılı dava konusu işlemin iptaline, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10.İdari Dava Dairesince veri en 07.11.2019 tarih ve sayılı istinaf isteminin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
8. 5901 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin 1 inci fıkrası “Türkiye’de doğan veya dolayı doğumla herhangi bir ülkenin vatandaşlığını kazanamayan çocuk, doğumdan itibaren Türk vatandaşıdır. ” hükmündedir.
9. Anılan Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 11 inci maddesinin 2 nci fıkrasında, İsteği belirten form dilekçe, çocuğun Türkiye’de doğduğunu ispatlayan doğum belgesi, doğum belgesine dayanılarak düzenlenen doğum tutanağı, çocuğun ana ve babadan dolayı herhangi bir devletin vatandaşlığını kazanmadığını ispatlayan belge, ana ve babanın vatansız olması halinde temini mümkün ise bu durumu ispatlayan belgelerden oluşan dosya düzenlenir.
10. Adı geçenin Türk vatandaşlığım kazanabilmesi için, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 37 nci maddesince ikamet edilen yer İl Valiliğine başvuruda bulunması ve anılan Kanunun 8 nci maddesi, Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 11 inci maddesinde belirtilen belgelerden ve Bulgaristan Milli
Kanunlarına göre hangi şartlarda Bulgaristan vatandaşlığını kazanamadığını ispata yarayan belgenin
gönderilmesi halinde ilgilinin vatandaşlık durumu hakkında bir karar alınabilecektir.” ifadelerine yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
11. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının ‘Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı’ başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 12. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”, 13. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun ‘Türk vatandaşlığının kazanılması halleri’ başlıklı 5 inci maddesinde, “(1) Türk vatandaşlığı, doğumla veya sonradan kazanılır.”, ‘Doğumla kazanılan vatandaşlık’ başlıklı 6 ncı maddesinde, “ (1) Doğumla kazanılan Türk vatandaşlığı, soy bağı veya doğum yeri esasına göre kendiliğinden kazanılır. Doğumla kazanılan vatandaşlık doğum anından itibaren hüküm ifade eder.”, ‘Doğum yeri’ başlıklı 8 inci maddesinde, “(1) Türkiye’de doğan ve yabancı ana ve babasından dolayı doğumla herhangi bir ülkenin vatandaşlığını kazanamayan çocuk, doğumdan itibaren
Türk vatandaşıdır.”, ‘Vatandaşlık işlemlerinde müracaat makamı ve usul’ başlıklı 37 nci maddesinde, “(1) Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına ilişkin başvurular yurt içinde ikamet edilen yer valiliğine, yurt dışında ise dış temsilciliklere bizzat veya bu hakkın kullanılmasına ilişkin vekâletname ile yapılır.”, 14. 27544 sayılı ve 06.04.2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Türk Vatandaşlığı Kanununun
Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin ‘Doğum yeri esasına göre vatandaşlığın kazanılması, başvuru ve yapılacak işlemler’ başlıklı 11 inci maddesinde, “(1) Türkiye’de doğan ve ana ve babanın belli olmaması veya vatansız bulunması ya da milli kanunları gereğince ana ve babadan dolayı vatandaşlık kazanamaması gibi nedenlerle herhangi bir devletin vatandaşlığını kazanamayan çocuk, doğumundan itibaren Türk vatandaşlığını kazanır. (2) Doğum yeri esasına göre Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin başvurularda müracaat makamlarınca aşağıda belirtilen belgelerden oluşan dosya düzenlenir ve karar alınmak üzere Bakanlığa gönderilir: a) İsteği belirten form dilekçe. b) Çocuğun Türkiye’de doğduğunu ispatlayan doğum belgesi. c) Doğum belgesine dayanılarak düzenlenen doğum tutanağı. ç)
Çocuğun ana ve babadan dolayı herhangi bir devletin vatandaşlığını kazanamadığını ispatlayan belge. d)
Ana ve babanın vatansız olması halinde temini mümkün ise bu durumu ispatlayan belge.”, 15. ‘Doğum yeri esasına göre vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin karar’ başlıklı 12 nci maddesinde, “(1) Bakanlıkça yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda; 11 inci maddede belirtilen şartları taşıdığı tespit edilen çocuk, doğumundan itibaren Türk vatandaşlığını kazanır ve yerleşim yerinin bulunduğu idari birimin son hanesinden bir sonraki haneye tescil edilir. (2) Aranan şartları taşımayanların talepleri
Bakanlıkça reddedilir.”, ‘Türk vatandaşlığının genel olarak kazanılması’ başlıklı 15 inci maddesinde, “(1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancı, aşağıdaki şartları taşıması halinde Bakanlık kararı ile
Türk vatandaşlığını kazanabilir: a) Kendi milli kanununa, vatansız ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak. b) Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmiş olmak. c) Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini; Türkiye’de taşınmaz mal edinmek, iş kurmak, yatırım yapmak, ticaret ve iş merkezini Türkiye’ye nakletmek, çalışma iznine tabi olarak bir iş yerinde çalışmak ve benzeri davranışlarla teyit etmiş olmak veya Türk vatandaşı ile evlenmek, ailece
/
müracaat etmek, daha önce Türk vatandaşlığını kazanmış olan ana, baba, kardeş ya da çocuk sahibi olmak veya eğitimini Türkiye’de tamamlamak. ç) Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak. d) Toplum içinde birlikte yaşamanın gerektirdiği sorumluluk duygusu ile davranarak iyi ahlak sahibi olduğunu göstermek, davranışları ile çevresine güven vermek, toplumca hoş karşılanmayan ve toplum değerlerine aykırı kötü alışkanlığı bulunmamak. e) Toplumsal yaşama uyum sağlayabilecek düzeyde Türkçe konuşabilmek. f) Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak. g) Milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak…”, 16. ‘Türk vatandaşlığının sonradan kazanılmasının eş ve çocuklar bakımından sonuçları’ başlıklı 37 inci maddesinde, “(3) Evlilik birliği içinde ana veya babadan birinin Türk vatandaşlığını kazanması durumunda, Türk vatandaşı olmayan eşin muvafakat etmesi halinde çocuk, ana veya babaya bağlı olarak
Türk vatandaşlığını kazanır. (4) Türk vatandaşlığını kazanan ana veya babanın Türk vatandaşlığını kazandığı tarihte velayeti kendisinde bulunan çocuğu, Türk vatandaşı olmayan eşin muvafakat etmesi halinde ana veya babaya bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanır. (5) Muvafakat verilmemesi halinde ana veya babanın mutad meskeninin bulunduğu ülkedeki hakim kararına göre işlem yapılır. (6) Ana veya babadan birinin ölmüş olması halinde çocuk, Türk vatandaşlığını kazanan ana veya babaya bağlı olarak
Türk vatandaşlığını kazanır. (7) Türk vatandaşlığını kazanan ananın evlilik birliği dışında doğan çocuğu anaya bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanır. (8) Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuran ana veya babanın çocuklarının ana veya baba ile birlikte işlem görmesi esastır. Ana veya babanın Türk vatandaşlığını kazandığı tarihte kendileri ile birlikte işlem görmeyen çocukları ergin olduktan sonra Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvurdukları takdirde haklarında 15 inci maddedeki hükümler uygulanır.”, 17. ‘Başvuru belgelerinin temin edilememesi’ başlıklı 39 uncu maddesinde, “(1) Türk vatandaşlığını kazanma müracaatında bulunan yabancının vatansız olması veya uyruğunda bulunduğu devlet makamlarından bu Yönetmelik hükümleri gereğince istenen belgeleri alamaması ya da bu makamlarca istenen belgelerden herhangi birinin düzenlenememesi halinde, bu durum Bakanlığa bildirilir ve alınacak talimata göre işlem yapılır. (2) Bakanlıkça temin edilemeyen belgenin istenmemesi yolunda talimat verilmesi halinde, ilgili kişiden söz konusu belge veya belgelerde bulunması gereken bilgileri içeren yazılı beyanı alınır. Türk vatandaşlığının yalan beyan veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden unsurları gizlemesi sonucunda alındığının sonradan tespiti halinde vatandaşlığa alınma kararı iptal edilir.”, 18. ‘Vatandaşlık ihtilafları’ başlıklı 63 üncü maddesinde, “(1) Bir kişinin Türk vatandaşı olup olmadığı konusunda tereddüde düşüldüğü takdirde bu husus Bakanlıktan sorulur. Bakanlıkça ilgili kişinin Türk vatandaşı olup olmadığı ilgili mevzuat ve uluslararası anlaşmalar çerçevesinde incelenerek sonuç ilgili makama bildirilir. (2) Ana veya babadan dolayı Türk vatandaşı olduğu iddiasında bulunan kişi iddiasını kanıtlayacak her türlü bilgi ve belge ibraz edebilir. Kişi tıbbi raporlara dayanılarak mahkemece verilmiş olan tespit kararı da ibraz edebilir. Herhangi bir belge ibraz edilememesi veya ibraz edilen belgelerle iddia edilen ana ya da baba arasında bağ kurulamaması durumunda talep reddedilir.”, 19. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun ‘ Tanımlar’ başlıklı 3 üncü maddesinde, “Vatansız kişi: Hiçbir devlete vatandaşlık bağıyla bağlı bulunmayan ve yabancı sayılan kişiyi… ifade eder.”, ‘Vatansızlığın tespiti’ başlıklı 50 nci maddesinde, “(1) Vatansızlığın tespiti Genel
Müdürlükçe yapılır. Vatansız kişilere, Türkiye’de yasal olarak ikamet edebilme hakkı sağlayan Vatansız
Kişi Kimlik Belgesi düzenlenir. Başka ülkeler tarafından vatansız kişi işlemi görenler bu haktan yararlandırılmaz. (2) Vatansız kişiler, Vatansız Kişi Kimlik Belgesi almakla yükümlü olup, belge Genel
Müdürlüğün uygun görüşü alınarak valiliklerce düzenlenir. …” hükümleri bulunmaktadır.
/
IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
20. Kamu Denetçisi tarafından yapılan değerlendirmede, başvuranın 19/01/1997 tarihinde Türkiye’de doğmuş olması ve annesinin 02/07/2001 tarihinden itibaren Türk vatandaşlığını kazanmış olmasına ilişkin bilgi ve belgeler ile herhangi bir ülkede vatandaşlığının bulunmaması ve babasının da vefat ettiğine yönelik beyanlarının dikkate alınması suretiyle başvuranın Türk vatandaşlığını kazanılmasına engel olabilecek somut bir tespit yapılamadığı takdirde gerekli incelemelerin ivedilikle tamamlanarak başvuranın Türk
Vatandaşlığını kazanmasına yönelik işlem tesis edilmesi durumunun değerlendirilmesi hususunda İçişleri
Bakanlığına tavsiyede bulunulmasına ilişkin hazırlanın öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 21. Başvuran, Türkiye’de doğduğunu, annesine doğumundan sonra vatandaşlık verildiğini, babasının öldüğünü ve vatansız olduğunu ifade ederek tarafına Türk Vatandaşlığı verilmesini talep etmektedir.
22. İlgili idare, mevzuat kapsamında Türk Vatandaşlığı kazanma şartlarının ve istenen belgelerin hazır olması gerektiğini belirtmektedir.
23. Vatandaşlıkla ilgili düzenlemelerin devletin egemenlik hakkının bir sonucu olduğu ve vatandaşlığın belirlenmesinde devletin mutlak bir yetkisinin bulunduğu genel bir ilkedir. Bu yüzden her devletin, kimlerin kendi vatandaşı olacağını belirleme ve bunlarla ilgili düzenleme yapma özgürlüğü vardır. Avrupa
Vatandaşlık Sözleşmesinin 1 inci maddesi bunu açıkça ifade etmiştir. Adı geçen sözleşmeye göre; “Her devlet, kimlerin kendi vatandaşı olduğunu, kendi hukuku uyarınca kendisi belirler.” Devletin bu yetkisinin tek istisnası ise, devletin yaptığı düzenlemelerin, uluslararası sözleşmelere, uluslararası teamül hukukuna ve vatandaşlıkla ilgili genel olarak kabul edilmiş hukuk ilkelerine aykırı olmamasıdır. Vatandaşlığın belirlenmesinde devletlerin mutlak yetkilerinin bulunması nedeniyle uygulamada ülkeler genellikle doğum yeri ve soy bağı esaslarından birisini ya da her ikisini birlikte kabul etmektedir. Bunun yanında belirli şartları taşıyanlara doğumdan sonra da devletlerce vatandaşlık verilebilmektedir. (07/04/2006 tarihli Türk
Vatandaşlığı Kanunu Tasarısının Genel Gerekçesi, https://www.tbmm.gov.tr/sirasayi/donem23/yil01/ss90.pdf )
24. Devletin, vatandaşlık verme hususunda hükümranlık hakkı ve takdir yetkisi bulunduğu açıktır. Bu kapsamda, vatandaşlık ile ilgili başvuruların alınmasında detaylı bilgi ve belgelerin istenmesi ile geniş nitelikte inceleme ve araştırmaların yapılması olağandır. Vatandaşlık başvurusu yapan kişilerin başvuru için gerekli şartları sağlaması dahi vatandaşlığın kazanılmasında mutlak bir hak teşkil etmemektedir.
Vatandaşlık başvurularında, milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak ile iyi ahlak sahibi olmak gibi hususlar devletin takdir yetkisi kapsamında ayrıca değerlendirilebilmektedir.
25. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre; başvuranın annesinin Bulgaristan’dan savaş gerekçesi ile göç ettiği, başvuranın 19/01/1997 tarihinde Türkiye sınırları içerisinde Bursa Zübeyde Hanım
Doğumevinde doğduğu, doğduğu tarihte annesinin Türk Vatandaşı olmadığı, böylelikle bebeğin anneden dolayı Türk Vatandaşlığını kazanamadığı, aynı zamanda anneden dolayı Bulgaristan Vatandaşlığına da kaydedilmediği, annesinin ise 2001 yılında Türk Vatandaşlığını kazandığı, ancak başvuranın yine Türk
Vatandaşlığına geçirilmediği ve günümüze kadar vatansızlık durumunu sürdürdüğü, başvuranın çok sayıda
Türk vatandaşlığı başvurusu yaptığı, doğduktan sonraki yürürlükte olan mevzuata göre yapılan vatandaşlık başvurusunun reddedildiği, ilkokul hayatını geçici kimlik belgesi ile tamamladığı, lise döneminde önce bu
/
belgeye istinaden eğitimine devam edemediği, sonrasında okul eğitimi döneminde e-okul sistemine kaydı yapılamadığı için mağduriyet yaşandığının okul idaresi tarafından İl Nüfus Müdürlüğüne bildirildiği, 21/09/2017 tarihli başvurusuna istinaden Bursa Valiliği ile etkileşim halinde oldukları ancak sonuç alamamaları üzerine zımni ret gerekçesi ile dava açtıkları, davanın ilk derece mahkemesince kabul edildiği, istinaf mahkemesince kararın kaldırıldığı, 16/07/2020 tarihinde tekrar vatandaşlık başvurusunda bulundukları, gerekli belgeler ile başvuru yapılması gerektiği yönünde cevap verildiği, belgeler ile başvuru yaptıkları ancak sürecin yine sürüncemede kaldığı, sürüncemede kalan bu süreç sonrasında hala başvurana yönelik gerekli belgeler ile başvuru yapılması halinde vatandaşlık durumu hakkında bir karar alınabileceğinin belirtildiği, başvuranın her başvurusuna elinde bulunan, doğum belgesi, ikametgâh belgesi, doğum raporu, doğum formu, annesine ait nüfus kaydını ibraz ettiği, 26. Yargılama sürecinde ilk derece mahkemesi olan Ankara 9. İdare Mahkemesi ve numaralı kararında, başvuranın 19/09/2017 tarihli vatandaşlık başvurusu hakkında 60 günlük cevap verme süresi içerisinde kesin bir işlem tesis edilmediği gerekçesi ile iptal kararı verdiği, Ankara
Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin numaralı kararında ise, Valiliğe yapılan başvuru sonrasında oluşturulacak dosyanın Bakanlığa gönderilmesi ile vatandaşlık başvurusu hakkında idari işlem tesis edileceği, başvuranın Valilik tarafından görüşmeye çağrıldığı, Valilik birimlerince bir dosya hazırlanıp Bakanlık birimlerine intikal ettirilmediği, böylelikle zımnen ret koşullarının oluşmadığı belirterek ilk derece mahkemesi kararını kesin olarak kaldırdığı anlaşılmıştır.
27. Yürürlükte olan mevzuata göre, Türk vatandaşlığının doğumlu veya sonradan kazanılabileceği, bu kapsamda bir yabancı, soybağı ve doğum yeri esasına göre, genel ve istisnai olarak, yeniden alınma, evlenme ve evlat edinme yoluyla Türk Vatandaşlığını kazanabilmektedir.
28. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuranın Türkiye’de doğduğu, başka bir ülkenin vatandaşı olmadığı, vatansız durumda olduğu, vatansızlık durumunun hayatını olumsuz etkilediği ve mağduriyetlere sebep olduğu, annesinin ise hâlihazırda Türk Vatandaşı olduğu, başvuranın Türk vatandaşı ana veya babadan doğmadığı için Türk vatandaşlığını doğumla kazanamadığı, 29. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin oldukça açık ve yönlendirici olduğu, öncelikle doğum yeri esasına göre Türkiye’de doğan ve yabancı ana ve babasından dolayı doğumla herhangi bir ülkenin vatandaşlığını kazanamayan başvuranın Türk vatandaşı olarak kabul edilmesi gerektiği, 30. Başvuran ve avukatı tarafından annesinin doğum öncesi babasından ayrıldığı, babasının hayatını kaybettiği ve haber alınamadığı gibi çeşitli durumlardan bahsedildiği, başvuranın babasının durumunun ilgili idarece araştırılmadığı, babanın durumu ve doğum yeri esasına göre tesis edilecek işlemde istenen çocuğun ana ve babadan dolayı herhangi bir devletin vatandaşlığını kazanamadığını ispatlayan belge için
Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin ‘Başvuru belgelerinin temin edilememesi’ başlıklı 39 uncu maddesi doğrultusunda işlem tesis edilmediği, söz konusu Yönetmelik hükmünde; Türk vatandaşlığını kazanma müracaatında bulunan yabancının vatansız olması halinde (somut olayda başvuran vatansız durumda), bu durumun Bakanlığa bildirileceği ve alınacak talimata göre işlem yapılacağına ilişkin açık düzenleme olmasına rağmen ilgili İl Müdürlüğünce bu doğrultuda işlem yapıldığına ilişkin bir tespit yapılamadığı, kaldı ki bahsi geçen Yönetmelik hükmü ve iyi yönetim ilkeleri kapsamında; Türkiye’de doğan, yaklaşık 24 yıldır Türkiye’de vatansız durumda yaşayan ve annesi Türk vatandaşı olan başvuranın mağduriyetini gidermek adına, ana ve babasından dolayı başvuranın herhangi bir devletin vatandaşlığını kazanıp kazanmadığına ilişkin inceleme ve araştırmanın İdarece yapılmasının/yaptırılmasının mümkün olduğu gibi temin edilemeyen belgenin istenmemesi yolunda
Bakanlıkça talimat da verilebileceği,
31. Başvuranın Yönetmelikte ‘Türk vatandaşlığının sonradan kazanılmasının eş ve çocuklar bakımından sonuçları’ başlıklı 37 inci madde kapsamında Vatandaşlık kazanabilmesi için babasının durumuna uygun seçenek ile Türk Vatandaşlığını kazanmasının yine mümkün olduğu, 32. Bu kapsamda özetle, evlilik birliği içinde ana veya babadan birinin Türk vatandaşlığını kazanması durumunda, Türk vatandaşı olmayan eşin muvafakat etmesi, Türk vatandaşlığını kazanan ana veya babanın
Türk vatandaşlığını kazandığı tarihte velayeti kendisinde bulunan çocuğu, Türk vatandaşı olmayan eşin muvafakat etmesi halinde ana veya babaya bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanacağı, muvafakat verilmemesi halinde ana veya babanın mutad meskeninin bulunduğu ülkedeki hakim kararına göre işlem yapılacağı, ana veya babadan birinin ölmüş olması halinde çocuğun, Türk vatandaşlığını kazanan ana veya babaya bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanacağı, Türk vatandaşlığını kazanan ananın evlilik birliği dışında doğan çocuğu anaya bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanacağı seçeneklerinden durumuna uygun olan hüküm ile işlem yapılabileceği, 33. Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuran ana veya babanın çocuklarının ana veya baba ile birlikte işlem görmesi esas iken, başvuranın eski Kanun döneminde yine vatandaşlığa kabul edilmediği, zira Mülga
403 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde; “Küçük çocuklar Türk vatandaşlığına alınan babalarına bağlı olarak
Türk vatandaşı olurlar. Türk vatandaşlığına alınan kadının küçük çocukları, a) Babanın ölmüş bulunması, … ç) Çocuğun vatansız olması, … hallerinde çocuğun milli kanunu engel olmadığı takdirde analarına bağlı olarak Türk vatandaşı olurlar.” hükmünün bulunduğu, bu mülga Kanun hükmü kapsamda; Türkiye’de doğan, başka bir ülkenin vatandaşlığını kazanmamış, vatansız olduğu için milli kanunu bulunmayan ve annesi Türk vatandaşı olan başvuranın, Türk vatandaşlığına geçiş işlemlerinin annesine bağlı olarak da yapılabilmesinin mümkün olduğu, Ankara 9. İdare Mahkemesinin sayılı kararının da bu yönde olduğu, her ne kadar bahsi geçen İdare Mahkemesi kararı, Ankara Bölge İdare
Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi tarafından kaldırılmış ise de bu durumun gerekçesinin işin esasına ilişkin olmadığı (başvuranın dava dilekçesinin zımnen reddinin söz konusu olmadığı ve davalı idarece tesis edilmiş bir işlem bulunmadığı gerekçesine dayandığı), 34. Yine aynı yönetmelik hükmünde, ana veya babanın Türk vatandaşlığını kazandığı tarihte kendileri ile birlikte işlem görmeyen çocukları ergin olduktan sonra Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvurdukları takdirde haklarında 15 inci maddedeki hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, mevzuatta kural olarak
Valilik ve Komisyon tarafından ön inceleme ve hazırlık aşamalarının gerçekleştirildiği, genel kazanmada kararın Bakanlık tarafından verileceğinin düzenlendiği, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre başvuranın ilgili Yönetmeliğin ‘Türk vatandaşlığının genel olarak kazanılması’ başlıklı 15 inci maddesi kapsamında Türk Vatandaşlığını kazanabilecek durumda olduğu, 35. Mevzuatta kural olarak Valilik ve Komisyon tarafından ön inceleme ve hazırlık aşamalarının gerçekleştirildiği, genel kazanmada Kararın Bakanlık tarafından verileceğinin düzenlendiği, bununla birlikte, Anayasamızda yer alan ifade ile İdarenin, kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve idarenin bütünlüğü ilkesinin uygulama alanı bulduğu, bu kapsamda Valilik birimine yapılan bir Vatandaşlık başvurunun kesin ve yürütülebilir bir işlem olarak ele alınması gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde başvuranın talebinin reddi işleminin hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden 36. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin, karara karşı başvuru yollarının
gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
37. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu
Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara
İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvuranın 19/01/1997 tarihinde Türkiye’de doğmuş olması ve annesinin 02/07/2001 tarihinden itibaren
Türk vatandaşlığını kazanmış olmasına ilişkin bilgi ve belgeler ile herhangi bir ülkede vatandaşlığının bulunmaması ve babasının da vefat ettiğine yönelik beyanlarının dikkate alınması suretiyle başvuranın Türk vatandaşlığını kazanılmasına engel olabilecek somut bir tespit yapılamadığı takdirde gerekli incelemelerin ivedilikle tamamlanarak başvuranın Türk Vatandaşlığını kazanmasına yönelik işlem tesis edilmesi durumunun değerlendirilmesi hususunda İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İçişleri Bakanlığınca bu karar üzerine
tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURAN VEKİLİNE ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi