|
ÖZET: Başvuru, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında vazife malulü aylığı alan bir kişinin, 5434 sayılı Kanunun ek 86. maddesi gereğince kendisine ödenen aylık ile görevdeki emsalinin aylığı arasındaki farkın artırılmasını talep etmesi üzerine yapılmıştır. Başvuran, mevcut emsal maaşının gerekçe gösterilerek kendisine ek ödeme yapılmadığını belirtmiş, ancak kanunda böyle bir sınırlama olmadığını savunmuştur.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan açıklamada, başvuranın aldığı vazife malullüğü aylığının, ilgili mevzuat çerçevesinde hesaplandığı ve emsal maaşın alt sınır olarak belirlendiği ifade edilmiştir. Ayrıca, 5434 sayılı Kanunun ek 86. maddesi uyarınca yapılan artışların yalnızca başvuranın hesaplanan vazife malullüğü aylığına uygulanacağı, aksi takdirde mükerrer ödemelere yol açacağı vurgulanmıştır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu belirterek, başvuruya ilişkin işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmediğini bildirmiştir. Başvuranın, SGK’nın kararına karşı yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2025/2496-S.25.3754
BAŞVURU NO : 2024/11679
KARAR TARİHİ : 03.03.2025
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
3713 sayılı Kanunun kapsamında vazife malulü aylığı alan başvuranın,
BAŞVURUNUN KONUSU :
anılan Kanunun 21 inci maddesi uyarınca tarafına ödenen görevdeki emsalinin aylık tutarı ile hesaplanan kendi vazife malullüğü aylığı arasındaki tutara 5434 sayılı Kanunun ek 86 ncı maddesi uyarınca artış yapılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 20.09.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, 3713 sayılı terörle Mücadele Kanunu kapsamında vazife malulü olduğunu, 5434 sayılı
Kanuna 7456 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile eklenen ek 86 ncı madde ile emekli maaşlarına artış yapıldığını ancak 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesi uyarınca tarafına yapılan ödeme ile hesaplanan vazife malullüğü aylığı arasındaki fark tutarı için tarafına söz konusu ödemenin yapılmadığını, buna gerekçe olarak hâlihazırda emsal maaş almasının gösterildiğini oysa kanunda bu yönde bir sınırlama olmadığını belirterek söz konusu emsal maaş-hesaplanan maaş farkı için de ek 86 ncı madde uyarınca tarafına ödeme yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 30.01.2025 tarihli ve – – – sayılı yazı ve eklerinde ilgili mevzuat hükümlerine yer verilmek suretiyle özetle; 2.1. 5434 sayılı Kanuna göre bağlanan vazife malullüğü aylığının, fiili ve itibari hizmet müddetleri toplamı (30) yıla kadar olanlara (30) yıl üzerinden, (30) yıl ve daha yukarı olanlara fiili ve itibari hizmet
müddetleri toplamı esas alınarak belirlenen aylık bağlama oranı esas alınarak hesaplanacak normal malullük aylıklarına 1 ila 6 arasında değişen malullük derecelerine göre %15 ila %60 arasında değişen oranlarda zam yapılmak (vazife malullüğü zammı tutarı eklenmek) suretiyle bağlandığının ve bu aylıkların her yıla bir kademe ve her üç yıla bir derece yükseltilmek suretiyle Kanunda belirtilen rütbe, unvan veya derece ve kademe üst sınırına kadar yükseltildiği, 2.2. Diğer yandan 3713 sayılı Kanun kapsamında malul hale gelen veya hayatını kaybedenlerin kendilerine veya hak sahiplerine bağlanan aylık tutarının 2330 sayılı Kanuna göre %25 oranında artırımlı ödendiği ve bu aylığın da her yılın 1 Eylül tarihinde 5434 sayılı Kanunun ek 77 nci maddesinde belirtilen esas ve usullere göre yükseltilerek ödendiği, ilgilinin görev/rütbesi itibariyle makam, yüksek hakimlik ile temsil veya görev tazminatına müstahak olması halinde söz konusu tazminatların vazife malullüğü aylığına ayrıca ilave edildiği, 2.3. Öte yandan, 3713 sayılı Kanunun yine 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile Kanun kapsamındaki vazife malullerine bağlanacak aylık bakımından alt sınır belirlendiği, buna göre, yukarıda açıklanan hükümlere göre zam, tazminat, ilave ve ek ödemeler şeklindeki tüm unsurlar dahil edilerek hesaplanan vazife malullüğü aylığının toplam tutarının, malul olan veya vefat eden kamu görevlisinin, görevdeki emsalinin almakta olduğu görev aylığı tutarından az olamadığı, 2.4. Böylece, ilgililer adına temel aylık tutarı, vazife malullüğü zammı tutarı, %25 oranında yükseltme tutarı ile varsa makam ve temsil veya görev tazminatı tutarlarının toplamı esas alınarak hesaplanan vazife malullüğü aylığı toplam tutarı, ilgilinin görevdeki emsalinin almakta olduğu görev aylığı tutarı ile karşılaştırıldığı ve söz konusu tutarlardan yüksek olanın ödendiği, bu çerçevede söz konusu uygulama ile alt sınır aylığı tutarı belirlendiği, 2.5. 375 sayılı KHK’nın ek 40 ncı maddesi ile Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına
Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme hükümleri gereğince kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerinde 01.07.2023-31.12.2023 tarihleri arasındaki dönem için enflasyon farkı dahil yapılması öngörülen artışa ek olarak maddede sayılan ve halen görevde olan kamu görevlilerine her ay (15.965) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda ilave ödeme yapılması düzenlendiği, 2.6. Halen görevde bulunan kamu görevlilerine yapılan söz konusu ilave ödemeye paralel olarak kamu görevlisi emeklilerinin aylık düzeylerinde iyileştirme yapılmak üzere bu defa 5434 sayılı Kanuna ek 86 ncı madde eklendiği, bu düzenleme ile 5434 sayılı Kanuna göre emekli, adi malullük, vazife malullüğü aylığı ile dul ve yetim aylığı bağlananlara ödenen aylıkların %6,34’ü oranında ayrıca ilave ödeme yapılmasının, ilave ödeme matrahına 5434 sayılı Kanunun ek 81 inci ve ek 85 inci maddeleri uyarınca yapılan ek ödemeler hariç aylıklarla birlikte her ay yapılan ödemelerin de dahil edilmesinin öngörüldüğü, 2.7. Bu çerçevede 3713 sayılı Kanun kapsamındaki vazife malullüğü aylıklarının; [(%25 artırımlı Vazife Malullüğü Aylığı Tutarı) + (Makam, Temsil, Görev Tazminatı Tutarı)] x 1,0634 formülüne göre hesaplanmaya başlandığı, hesaplanan bu tutar ile ilgililerin görevdeki emsalinin almakta olduğu görev aylığı tutarının karşılaştırılarak yüksek olanın ödendiği, netice olarak 3713 sayılı Kanunun 21/a maddesindeki “bağlanacak aylığın toplam tutarı” ibaresi gereği görevdeki emsalinin aylığı alt sınır aylığı olarak ödenen bu kişilerin söz konusu aylık tutarlarının ayrıca %6,34 oranında artırılmadığı,
İfade edilmiş, idarece ayrıca sosyal güvenlik mevzuatındaki (5434 sayılı Kanunun mülga ek 19 uncu, 5510 sayılı Kanunun 55 inci ve ek 19 uncu maddelerinde düzenlenen) alt sınır tutarlarının belirlenmesine ve
5454 sayılı Kanun uyarınca yapılan ek ödemeye yönelik kurallara ve bunların uygulanmasına ilişkin
açıklamalara yer verilmek suretiyle başvuranın ifade ettiği şekilde bir değerlendirmenin sonuçlarına yönelik açıklamalarda bulunulmuştur.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi; “Bu kanun kapsamına girenlerden; a) Engelli hale gelerek bağlı oldukları sosyal güvenlik mevzuatına göre emekliye sevk edilenlere görev malullüğü aylığı bağlanır.
b) Emekli aylığı almakta iken engelli hale gelenlerin almakta oldukları aylıkları görev malullüğü aylığına dönüştürülür.
c) Ölenlerin kendilerine bağlanması gereken görev malullüğü aylığı, dul ve yetimlerine intikal ettirilir.
Bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıklar, %25 artırılarak ödenir.” 6. 3713 sayılı terörle Mücadele Kanununun “Yardım” başlıklı 21 inci maddesi; “kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hale gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca; a) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir.
…”
7. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 86 ncı maddesi; “Bu Kanuna göre emekli, adi malullük, vazife malullüğü aylığı ile dul ve yetim aylığı bağlananlara, ödenen aylıklar ve bu Kanunun ek 81 ve ek 85 inci maddeleri uyarınca yapılan ek ödemeler hariç aylıkları ile birlikte her ay itibarıyla yapılan ödemeler toplamının %6,34’ü oranında ilave ödeme yapılır.
Bu ödeme Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenmesini izleyen iki ay içinde faturası karşılığında
Hazineden tahsil edilir.
Bu madde uyarınca yapılacak ödeme, 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesi uyarınca yapılacak ek ödemenin matrahına dâhil edilmez.
Yukarıdaki hükümler 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamındaki sigortalılar ile hak sahipleri hakkında ilgisine göre uygulanır.” şeklindedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ ABDULLAH CENGİZ MAKAS’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran özetle, 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesi uyarınca tarafına ödenen görevdeki emsalinin aylık tutarı ile hesaplanan kendi vazife malullüğü aylığı arasındaki tutara 5434 sayılı Kanunun ek 86 ncı maddesi uyarınca artış yapılmasını talep etmektedir.
10. SGK tarafından özetle, 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesi uyarınca başvurana yapılan emsal maaş ödemesinin bir alt sınır uygulaması olduğunu, söz konusu emsal maaş tutarının görevdeki memurların tabi olduğu mevzuata göre belirlendiğini, 5434 sayılı Kanunun ek 86 ncı maddesi ile memur emeklilerine yapılan artışın aynı dönemde memur maaşlarına 375 sayılı KHK’nın ek 40 ıncı maddesi ile yapılan artışın yansıması niteliğinde olduğu, bu nedenle ek 86 ncı madde uyarınca yapılan artışın sadece başvuranın hesaplanan vazife malullüğü aylığına yapıldığı, aksi yöndeki bir uygulamanın mükerrer ödemeye neden olacağı gibi diğer alt sınır aylık uygulamalarında da Kanunlarla amaçlanmayan sonuçlara yol açacağı ifade edilmektedir.
11. Bu çerçevede uyuşmazlığın, başvurana 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesi uyarınca ödenen emsalinin görev aylığı ile başvuranın hesaplanan kendi vazife malullüğü aylığı arasındaki tutara, bir diğer deyişle başvurana ödenen emsal aylığın tamamına 5434 sayılı Kanunun ek 86 ncı maddesi uyarınca artış yapılıp yapılmayacağında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
12. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi iken 1997 yılında geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak başvurana 15.11.2004 tarihinden geçerli olmak üzere 3713 sayılı
Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlandığı anlaşılmıştır.
13. 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinde anılan Kanunda belirtilen şartlarda malul hale gelen veya hayatını kaybedenlerin kendileri veya hak sahipleri hakkında 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanacağı düzenlenmiştir. 2330 sayılı Kanunda da anılan Kanun kapsamına girenlere, bağlı oldukları sosyal güvenlik mevzuatına göre emekliye sevk edilmeleri halinde, görev (vazife) malulü aylığı bağlanacağı ve bunlara bağlanan aylıkların %25 artırılarak ödeneceği düzenlenmiştir.
14. 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinde ayrıca, Kanun kapsamında vazife malulü olanlara bağlanacak aylığın toplam tutarının, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan az olamayacağı, bu çerçevede “fazla olarak yapılan ödemelerin” ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca faturası karşılığı Hazineden tahsil edileceği düzenlenmiştir.
15. Diğer yandan, 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı bağlananlara, hâlihazırda kendilerine bağlanan aylıklarla birlikte, Kanunda farklı adlarla ifade edilmiş başkaca ödemeler yapılması da öngörülmüştür.
16. Bu çerçevede; 5434 sayılı Kanunun ek 68 inci maddesindeki şartları taşıyanlara makam veya yüksek hâkimlik ile temsil veya görev “tazminatları”, ek 81 inci maddesindeki unvanlar ve şartlar esas alınarak aylık bağlananlara 100 TL “ayrıca ödeme”, ek 84 üncü maddesindeki unvanlar esas alınarak aylık bağlananlara değişen gösterge rakamları esas alınarak “ilave ödeme”, ek 85 inci maddesindeki unvanlar ve şartlar esas alınarak aylık bağlananlara 1.200 TL “ayrıca ödeme”, ek 86 ncı maddesine göre de emekli, adi malullük, vazife malullüğü aylığı ile dul ve yetim aylığı bağlananlara, ödenen aylıklar ve bu Kanunun ek
81 ve ek 85 inci maddeleri uyarınca yapılan ek ödemeler hariç aylıkları ile birlikte her ay itibarıyla yapılan
ödemeler toplamının %6,34’ü oranında “ilave ödeme” yapılmaktadır.
17. Yukarıda sayılanlardan başka, 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde anılan maddede sayılan
Kanunlara (5434, 2330 ve 3713 sayılı Kanunlar dâhil) göre aylık veya gelir bağlanmış olanlara, harp malullüğü zammı ve tazminatlar dâhil aylık veya gelir olarak her ay ödenecek tutarın %4’ü ya da %5’i oranında ayrıca “ek ödeme” yapılacağı düzenlenmiştir.
18. Buna göre, emekli aylığı bağlanan kişilere nihai olarak ödenen tutar salt aylıktan oluşmamakta, mevzuatta “tazminat”, “ek ödeme”, “ilave ödeme” şeklinde ve kimi zaman farklı maddelerde düzenlenmesine rağmen aynı şekilde ifade edilmiş birden fazla unsurdan oluşabilmektedir. Bu çerçevede,
3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olması nedeniyle aylık bağlanan bir kamu görevlisine yapılan
ödeme de ilgilinin salt görev (vazife) malulü aylığından oluşmamakta, bu aylığın yanında; 2330 sayılı
Kanuna göre artırımlı olarak hesaplanan tutar, varsa 5434 sayılı Kanuna göre hak kazandığı “ilave” ya da
“ek ödemeler” ve son olarak da bunların toplamı üzerinden 5454 sayılı Kanun uyarınca hesaplanan “ek ödeme”nin toplamından oluşmaktadır.
19. Nitekim somut olayda başvurana görevdeki emsali esas alınarak yapılan nihai ödeme de esasen;
5434 sayılı Kanuna göre bağlanan vazife malullüğü aylığı tutarı (A), 2330 sayılı Kanuna göre %25 artırım
tutarı (B), 3713 sayılı Kanuna gereği bu iki tutarın toplamı ile görevdeki emsalinin aylığı arasındaki fark nedeniyle başvurana “fazla olarak yapılan ödeme” (C) ve 5454 sayılı Kanuna göre hak kazanılan “ek ödeme” tutarının (D) toplamından oluşmaktadır.
20. 14.07.2023 tarihli ve 7456 sayılı Kanunla 5434 sayılı Kanuna eklenen ek 86 ncı maddede 5434 sayılı Kanuna göre emekli, adi malullük, vazife malullüğü aylığı ile dul ve yetim aylığı bağlananlara,
ödenen aylıklar ve bu Kanunun ek 81 ve ek 85 inci maddeleri uyarınca yapılan ek ödemeler hariç aylıkları ile birlikte her ay itibarıyla yapılan ödemeler toplamının %6,34’ü oranında ilave ödeme yapılacağı, söz konusu ödemenin Hazineden karşılanacağı, 5454 sayılı Kanun uyarınca yapılan ek ödemenin matrahına dâhil edilmeyeceği ve 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) kapsamında aylık alanlara da uygulanacağı düzenlenmiştir. 5434 sayılı Kanun dışındaki Kanunlara bağlı olarak emekli aylıklarıyla birlikte ilgililere yapılan diğer ödemelerin ek ödeme matrahına dâhil edileceğine yönelik bir düzenlemeye ise gidilmemiştir.
21. Emekli memurlara ek ödeme yapılmasını öngören başvuruya konu ek 86 ncı madde ile görevdeki memurların aylıklarında seyyanen (15.965 gösterge rakamının memur maaş katsayısı ile çarpımı sonucu bulunan tutar kadar) artış yapılmasını öngören 375 sayılı KHK’nın ek 40 ıncı maddesi 7456 sayılı Kanunun sırasıyla 2 nci ve 28 inci maddeleriyle ihdas edilmiştir. Esasen her iki düzenleme de görevdeki ve emekli memurların aylıklarında mevzuat gereği yapılması gereken olağan artışların dışında bir artış öngörmüştür.
Bu düzenlemelerin 3713 sayılı Kanun kapsamındaki vazife malulleri yönünden sonucu, hem hesaplanan vazife malullüğü aylık tutarlarının hem de görevdeki emsalleri esas alınarak ödenen aylık tutarlarının artışı olmuştur. Ancak her iki tutar arasındaki farkın ayrıca ek ödemeye konu edileceğine yönelik bir düzenlemeye ise gidilmemiştir.
22. Buna göre, 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) kapsamında aylık bağlanan emeklilere, 5434 sayılı Kanunun ek 81 ve ek 85 inci maddelerindeki ek ödemeler hariç, ödenen aylıkları ve 5434 sayılı Kanuna göre aylıkları ile birlikte yapılan ödemeler toplamı üzerinden ek 86 ncı maddeye göre ek ödeme yapılması gerekmektedir. Aynı çerçevede, ilgilisine aylıklarıyla birlikte ödenmekle birlikte
5434 sayılı Kanunda yer verilmemiş ya da başka bir Kanun gereği herhangi bir ad altında yapılan
ödemelerin ek 86 ncı maddeye göre yapılan ek ödemenin matrahında esas alınmaması gerekmektedir.
23. Bu durumda, somut olayda hesaplanan %25 artırımlı vazife malulü aylığı ile görevdeki emsalinin aylığı arasındaki fark nedeniyle başvurana 3713 sayılı Kanun gereği “fazla olarak yapılan ödeme”nin (C)
5434 sayılı Kanun kapsamında yapılan bir ödeme olmadığı, dolayısıyla ek 86 ncı maddenin matrahına dâhil
edilmemesi gerektiği anlaşılmaktadır.
24. Nitekim aksi yönde bir değerlendirmenin, ilgililere dosya başına ödenen en az tutarı belirleyen 5510 sayılı Kanunun ek 19 uncu maddesini uygulamasını da bozacağı ve madde ile belirlenen alt sınır aylık tutarının 4/1-(c) kapsamındaki emekliler yönünden Kanunda belirlenen tutardan farklı olarak uygulanması (başvurunun yapıldığı tarih itibarıyla Kanunda yazılı olan 12.500 TL yerine 13.292,50 TL ödeme yapılması) sonucunu doğuracağı anlaşılmaktadır. Bu durumun, Kanunun lafzı ile çeliştiği gibi ek 19 uncu maddede öngörülen “alt sınır” uygulamasının sistematiğine de ters düşeceği değerlendirilmektedir.
25. Bu çerçevede Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuranın 3713 sayılı Kanunun
21 inci maddesi uyarınca tarafına ödenen emsalinin görev aylığı ile hesaplanan kendi vazife malullüğü
aylığı arasındaki tutara da 5434 sayılı Kanunun ek 86 ncı maddesi uyarınca artış yapılması talebinin idarece reddi işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 26. İyi yönetim ilkeleri yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; SGK’dan istenen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, anılan idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, hesap verilebilirlik, makul sürede ve gerekçeli karar verme, kararın
geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak başvurana hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, dolayısıyla iyi yönetim ilkelerinden karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup idarelerin bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
27. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verilmiştir.
Mehmet AKARCA
Kamu Başdenetçisi