ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından belirlenen malullük derecesinin 4. dereceden 6. dereceye düşürülmesine itiraz ederek, maluliyet derecesinin yeniden 4. derece olarak tespit edilmesini ve geçmiş aylık farklarının ödenmesini talep etmiştir. Başvuranın durumu, SGK Sağlık Kurulu tarafından yapılan incelemeler sonucunda 6. derece olarak belirlenmiş, bu karar Yüksek Sağlık Kurulu tarafından da onaylanmıştır. Başvuranın itirazı üzerine, Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan değerlendirmede de vazife malulü olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın maluliyet derecesinin tespiti konusunda yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirlemiştir. SGK’nın başvurana yönelik işlemlerinin yasal çerçevede yürütüldüğü, ancak başvurana hangi mercilere itiraz edebileceği konusunda bilgi verilmediği tespit edilmiştir. Bu durum, iyi yönetim ilkelerine aykırılık olarak değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın talebi reddedilmiş ve karar SGK’ya iletilmiştir. Başvuran, bu ret kararına karşı Ankara İdare Mahkemesi’nde dava açma hakkına sahiptir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/11172-S.21.17980

BAŞVURU NO : 2020/96546

KARAR TARİHİ : 03/08/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Vazife malullüğü derecesinin tespiti hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 15/09/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından 1053 Sayılı Vazife Malullüklerinin

Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamnamesine göre ilk olarak 4. Derece olarak tespit edilen malullük derecesinin, mahkeme kararı gereği vazife malulü olduğuna karar verilmesi sonrasında maluliyetine sebebiyet veren hastalığın aynı hastalık olması ve hastalık tanımında herhangi bir değişiklik olmamasın rağmen 6 ncı derece olarak tespit edildiğini belirterek Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca 6 ncı derece olarak tespit edilen maluliyet derecesinin daha önceki maluliyet derecesi olan 4 ncü dereceye yükseltilmesini ve vazife malullüğü aylığının 4 ncü dereceden bağlanmasını, buna bağlı olarak 01.01.2019 tarihinden geçerli olmak üzere ortaya çıkan geçmiş aylık farklarının tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun incelenmesi kapsamında 22/12/2020 tarihli ve sayılı yazımız ile

SGK’dan başvuranın maluliyet derecesinin tespitine yönelik yapılan iş ve işlemlerle ilişkin bilgi ve belgeler talep edilmiş olup SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan 24/02/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde ilgili mevzuat hükümlerine yer verilmek suretiyle özetle; 2.1. Başvuranın 1/8/2017 tarihli ve 07835 sayılı Kurum Sağlık Kurulu kararı ile adi malul sayıldığı ve

Türk Silahlı Kuvvetleri Dayanışma Vakfınca bir defaya mahsus yapılacak yardıma esas derecesinin dört (4) olarak belirlendiği, 2.2. Başvuranın bu kez vazife malulü olduğunun tespiti amacıyla yaptığı başvuru üzerine Kurum Sağlık

Kurulunca yapılan incelemede “hastalığının görevinin neden ve etkisiyle meydana gelmediği” karar verildiği, bu karara istinaden açtığı iptal davasında Ankara 12. İdare Mahkemesince verilen 25/12/2019 tarihli ve sayılı karar uyarınca Kurum Sağlık Kurulunca bu kez başvuranın sayılı

nizamnameye göre vazife malullüğü derecesinin 6 (altı) olduğuna ve maluliyetinin sürekli olduğuna karar verildiği, buna istinaden yeni maluliyet derecesinin ilgili vakfa bildirildiği, 2.3. Başvuranın belirlenen yeni maluliyet derecesine itirazı üzerine durumunun bu kez Yüksek Sağlık

Kurulunca değerlendirildiği ve maluliyet derecesinin yine altı (6) olarak belirlendiği, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ”, 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 5.1. “Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu” başlıklı 58’inci maddesinin dördüncü fıkrası; “Kurul, sigortalılar hakkında vazife malullük derecesi, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik derecesi tespiti ile çalışma gücünün maluliyeti gerektirecek derecede kaybına ilişkin Kurumca verilen kararlardan itiraza konu olanları inceleyerek karara bağlar.” 6. 20/04/1982 tarihli ve 17670 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu

Kanunu’nun; 6.1. “Görev” başlıklı 2 nci maddesinin (a) bendi; “Mahkemeler, hâkimlikler ve savcılıklar ile

Kurumun uygun gördüğü alanlarda kamu kurum ve kuruluşları tarafından gönderilen adlî tıpla ilgili konularda bilimsel ve teknik görüş bildirmek” 6.2. “İhtisas Kurullarının görevleri” başlıklı 16 ncı maddesinin (II) numaralı bendinin (c) alt bendi; “Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulu: Maluliyetler, meslekte kazanma gücü kaybı, beden çalışma gücü kaybı, meslek hastalıkları, hapis cezalarının infazının ertelenmesi, sürekli hastalık, engellilik ve kocama sebepleri ile belirli kişilerin cezalarının hafifletilmesi veya kaldırılmasına ilişkin işlemler … hakkında bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmek.” 7. 13/7/1953 tarihli ve 4/1053 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenlenen Vazife Malullüklerinin

Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamnamenin 1 inci maddesi; “5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti

Emekli Sandığı Kanununun 52 nci maddesinde 6 derece olarak belirtilen vazife malûllüklerinin nevileri ilişik cetvelde gösterilmiştir.

Cetvelde gösterilenler dışında görülecek malûllüklerin hangi dereceye girecekleri Türkiye Cumhuriyeti

Emekli Sandığı Sağlık Kurulunca tayin olunur.”

Şeklindedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran özetle, 1053 sayılı Nizamnameye göre maluliyet derecesinin ilk olarak 4. Derece olarak belirlendiğini, mahkeme kararı gereği vazife malulü olduğuna karar verilmesi sonrasında 6. Dereceye düşürüldüğünü belirterek maluliyet derecesinin 4. Derece olarak tespitini ve bundan doğan aylık farklarının tarafına ödenmesini talep etmektedir.

10. SGK tarafından özetle, hakkında verilen mahkeme kararı sonrasında Kurum Sağlık Kurulunca 1053 sayılı Nizamnameye göre yeniden yapılan incelemede başvuranın maluliyet derecesinin 6. Derece olduğunun tespit edildiği, başvuranın itirazı üzerine bu kez Yüksek Sağlık Kurulunca yapılan incelemede de başvuranın maluliyet derecesinin 6. Derece olduğunun tespit edildiği ifade edilmektedir.

11. Bu çerçevede uyuşmazlığın, 1053 sayılı Nizamnameye göre başvuranın maluliyet derecesinin tespiti noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.

12. Somut olayda sağlık kayıtlarının incelenmesine bağlı olarak maluliyet derecesinin tespiti yönünden tüketilmesi gerek idari tüm yolların (sırasıyla Kurum Sağlık Kurulu ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık

Kurulu) başvuranca tüketildiği görülmektedir. Bu durumda, söz konusu maluliyet tespitinin tıp bilgisi ve uzmanlığını gerektirdiği anlaşıldığından, başvuranın sağlık durumu ve buna bağlı olarak maluliyet derecesinin tespitine yönelik başvuran tarafından Kurumumuza sunulan ve SGK’dan temin edilen tüm bilgi, belge ve kayıtlar bilirkişi incelemesi yapılmak üzere 5/3/2021 tarihli ve sayılı yazımızla

Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na gönderilmiştir.

13. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu’nca başvuranın sağlık kayıtlarının ve 21/05/2021 tarihinde kendisinin muayene edilmesi neticesinde verilen 7/6/2021 tarihli ve 10320 sayılı mütalaada başvuranın 13.07.1953 tarihli ve 4/1053 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan

Vazife Malüllüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname kapsamında vazife mallüllüğü olmadığı oy birliği ile mütalaa edilmiştir.

14. SGK tarafından sigortalı ve hak sahiplerinin malullüğe dayalı iddialarının kabul edilmediği ve

Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararlarının yargıya taşındığı durumlarda Yargıtay tarafından verilen ve yerleşik içtihat haline gelmiş kararlarda, sigortalının maluliyetinin, çalışma gücü kayıp oranının, maluliyet derecesinin ve varsa maluliyetin başlangıç tarihinin Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla tespit ettirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yönünde hüküm kurulduğu görülmektedir.

15. Bu çerçevede Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, SGK Sağlık Kurulunun ve

Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun başvuranın maluliyet derecesinin altı (6) olduğu yönündeki kararlarının ardından Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi mütalaasında da 1053 sayılı Nizamname kapsamında vazife malulü olmadığı yönünde sonuca ulaşılan başvuranın, maluliyet derecesinin 4. Derece olarak tespit edilmesi talebinin reddedilmesi işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkeleri yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; SGK’dan istenen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, anılan idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, hesap verilebilirlik, makul sürede ve gerekçeli karar verme, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak başvurana hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, dolayısıyla iyi yönetim ilkelerinden karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup idarelerin bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi